Yerel Haberler
Eskişehir
Minikler 23 Nisan’ı coşkuyla kutladı 23 Nisan 2026 Perşembe - 18:22:34 Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü minik öğrencilerinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. Ellerinde Türk bayrakları ve balonlarla birlikte Kreş ve Gündüz Bakımevinden Rektörlüğe kadar yürüyen minik öğrenciler Rektörlük önünde 23 Nisan’a özel şarkılar söylediler. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ve Genel Sekreter Ecevit Öksüz çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak kendilerine hediyeler verdi. Ardından minikler Rektörlük Makamına oturdular ve 23 Nisan mesajlarını paylaştılar. "Geleceğin emanetçileri bizlerle" Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileriyle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, çocukları Anadolu Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek onların, geleceğin en değerli emanetleri olduğunu vurguladı. Üniversite olarak çocukların gelişimine katkı sunacak her türlü çalışmayı önemsediklerini belirten Adıgüzel, bu tür buluşmaların hem çocuklar hem de üniversite camiası için anlamlı olduğunu ifade etti. Öğrencileri temsilen söz alan Durulay İncedere ve Meriç Keçili, Rektör Adıgüzel ile samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Büyüdüğünde moda tasarımcısı olmak istediğini belirten Durulay İncedere, tüm dünya çocukları için daha güzel bir gelecek temennisinde bulunurken itfaiyeci olmayı hayal eden Meriç Keçili ise arkadaşları adına bayram kutlaması yaptı. Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencilerinden sonra ise Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü minikleri Senato Odasında Rektör Adıgüzel ile bir araya gelerek 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladılar.
23 Nisan 2026 Perşembe - 18:19 İletişim Buluşmaları’nda Yönetmen İncekol öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından düzenlenen "İletişim Buluşmaları" kapsamında "Kamera Önü Oyunculuğu ve Reji Atölyesi" başlıklı etkinlik gerçekleştirildi. Yönetmen Jale İncekol’un konuk olduğu atölye İBF Uygulama Birimi Stüdyo 1’de düzenlendi. Atölye kapsamında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri ile İBF Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencileri bir araya geldi. "İnsan kalabilen her zaman kazanacak" Yönetmen Jale İncekol konuşmasında yapay zekânın insanın asla yakalayamayacağını belirtti. İncekol bunun sebebini ise şu sözlerle açıkladı: "Ben bizim yaptığımız iş adına hiçbir zaman insanın önüne geçemeyeceği düşüncesinde olan biriyim. Çünkü biz milyonlarca yılın özelliklerini taşıyoruz DNA’larımızda. Sahip olduğumuz o içsel bilgiye sahip olmasına olanak yok. Kaldı ki bahsettiğimiz yalnızca bilgi değil. Bizde var olan, sadece bize özgü olan, benim elimin ürettiği bir şey. İnsan kalabilen, yani şu anda bildiğimiz formunda insan kalabilen her zaman kazanacak ama bu kazanç tabii ki ekonomik kazanç değil, değer de kazanacak." "Sizi asıl besleyecek olan gözlem yapmak" Yapay zekânın bir asistan olarak kullanılabileceğini söyleyen Jale İncekol bunun dışında insanları asıl besleyen hususun gözlem olduğunu ifade etti. İncekol gözlemin izleyici üzerindeki etkisini "Asistan olarak orada sizin için bir anlamı olsun yapay zekânın. Onun dışında sizi besleyecek olan okumak, gözlem yapmak. Hem de her yerde gözlem yapmak. Bunlarla beslenecek olan insanlarız ki bizim ürettiğimiz işlerden diğer insanlar etkilenebilsin ve değerli olduğunu düşünebilsin." sözleriyle anlattı. "Gençlerin ısrarı çok önemli" Genç isimlerin sektörde yer edinme konusundaki endişesine de değinen Yönetmen Jale İncekol öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Gençlere ısrarcı olmalarını öğütleyen İncekol talebin bu konudaki önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Size tavsiyem; gidin çalın kapılarını, dalın setlerine. Gösterin kendinizi. ’Biz izlemek istiyoruz, görmek istiyoruz, öğrenmek istiyoruz’ deyin. Sizin ısrarınız, sizin talebiniz, sizin tercihiniz çok önemli. Evet çok şanslısınız ama bunu katlamak, bunu artırmak, mutlaka hedefiniz doğrultusunda bir şeyler yapabilmek sizin sorumluluğunuzda ve size bağlı. Sektörde gerçekten çalışan, işini özveriyle yapan, seven herkes başarılı oluyor. Sayı çok ama iyi çalışan kişi sayısı çok fazla yok." "Daha derinlikli işler izleyebiliriz" Televizyonda yayınlanan yapımların yüzeyselliğine değinen Jale İncekol bu konudan duyduğu rahatsızlığı ise şöyle dile getirdi: "Ben televizyonu ne zaman açsam birbirine bağıran, yüksek perdeden, altını doldurmadan, satır aralarını okumadan yapılmış, çekilmiş sahneler görüyorum. Bu beni rahatsız ediyor. Biliyorum ki o sahneler çok daha farklı biçimlerde yorumlanıp çekilebilse, bunun için zaman olsa, bunu yapan insanlar gerçekten bununla ilgili zaman bulsa, emek harcasa, düşünseler daha farklı, daha derinlikli işler izleyebiliriz." İletişim Buluşmaları’nın devamında "Kamera Önü Oyunculuğu ve Reji Atölyesi" başlıklı atölyede Yönetmen Jale İncekol öğrenciler ile interaktif olarak kamera önü ve reji çalışmaları yaptı. Atölye, Jale İncekol’a teşekkür belgesinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Ebeler Haftası kutlama etkinliği
24 Nisan 2025 Perşembe - 16:26 Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Ebeler Haftası kutlama etkinliği Eskişehir Şehir Hastanesi’nde, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Hastane Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Fatih Alper Ayıldız, Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu ve hastane personellerinin katılımı ile Ebeler Haftası kutlama etkinliği düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından ardından konuşan Hastane Başhekimi Ayyıldız, ebeliğin sağlık hizmetlerinin temel taşlarından biri olduğunu belirtti. Ebelerin doğum sürecinin önemli bir parçası olduğuna işaret eden Ayyıldız, "Hamilelikten doğuma, ve hatta sonrasına kadar, ebeler anne ve bebeklerin sağlık ve refahını korumak için önemli bir rol üstlenirler. Bugün, sizlerin değerini ve katkılarını kutlamak için özel bir gün. Bu günü, sizlere teşekkür etmenin ve minnettarlığımızı ifade etmenin bir yolu olarak düşünmekteyiz. Sizlerin emeklerine ve özverilerinize bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Hastane Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nurcan Turan ise konuşmasında; "Ebelerimiz doğum öncesi ve sonrası süreçte annelerimizin yanında olup insanoğlunun başına gelen en büyük olaylardan birine yardım ve şahitlik etmektedir. Sağlık sisteminin vazgeçilmez birer parçasısınız. Ben de bu vesileyle, tüm ebe arkadaşlarımı yürekten kutluyor, sağlıklı, mutlu başarılı bir meslek hayatı diliyorum." diye konuştu. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici de "Önce İnsan diyerek halka hizmet şiar edinmiş, insanların sağlıkları için çok önemli ve kutsal bir görevi ifa eden, şefkatli şifalı elleriyle ömürlerini hayat kurtarmaya adamış, bu yüce mesleğin mensubu bütün fedakar ve cefakar ebelerimizin Ebeler Haftasını kutluyorum.’’ diye belirtti. Hastanenin en genç ebesi Nurseda Koyuncu, "Bu mesleğe yeni başlamış bir ebe olarak taktir edersiniz ki mesleğimiz zor yolumuz uzun hep bunun farkında olarak ama yolda ki güzelliklere odaklanarak yürümeyi öğrendim. Bu yüzden ebelik mesleğinde uzun yıllardır bulunan ,iş hayatımda bir yerlere güzel dokunuşlar yapan, bana mesleğimi daha da sevdiren tanıdığım bütün ebelere teşekkürü bir borç bilirim." dedi. En kıdemli ebe Nilüfer Dogumsel, meslekte 40 yıldır çalıştığını anlattı ve "Şahsıma doğum odasında 3 bine yakın doğum yaptırdım. Bir daha dünyaya gelsem yine ebe olarak çalışmak isterdim. Tüm ebe arkadaşlarıma çalışma hayatlarında empati kurmalarını mesleklerini sevmelerini ve özveriyle çalışmalarını tavsiye ediyor, tüm ebelerin Ebeler Haftasını kutluyorum.’’ diye konuştu. Programın akabinde meslekte 30 yılını tamamlamış ebelerimize teşekkür plaketleri takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
UDEMKO 2025, Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde başladı
24 Nisan 2025 Perşembe - 15:30 UDEMKO 2025, Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde başladı Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde başlayan 8. Uluslararası Katılımlı Ulusal Disiplinlerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi (UDEMKO 2025) 4 gün sürecek. Erken Çocuklukta Müdahale Derneği’nin (EÇOMDER) ve Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsün ile birlikte düzenlediği, Dünya Erken Müdahale Birliği (International Society on Early Intervention-ISEI) ve Avrupa Erken Çocuklukta Müdahale Derneği’nin (Eurlyaid-The European Association on Early Childhood Intervention-EAECI) desteklediği UDEMKO 2025, Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda başladı. Dört gün sürecek olan kongrenin açılış töreninin açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel gerçekleştirdi. Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi olarak farkındalık oluşturacak bu kongreye ev sahipliği yaptığımız için büyük gurur duyuyoruz. Topluma katkı alanında yaptığımız çok sayıda çeşitli ve kapsamlı işler mevcut. Bu anlamda çalışmalar yapmaya, farkındalık oluşturmaya devam edeceğimizin sözünü buradan vermek istiyorum. Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü’nü yerinde ziyaret ettiğimde gerçekleştirdikleri ve üzerinde çalıştıkları projeler adına fazlaca gurur duydum. Faaliyetlerde birçok alandan çok sayıda kişinin büyük emeği mevcut. Buradan kongrede emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Burada paylaşılacak bilgiler, gerçekleştirilecek tartışmalar ile kongrenin teması olan erken çocuklukta müdahale konusunda etkin, faydalı aktarımlar olacağına eminim. Bu vesile ile çocuklarımıza erken müdahalenin ulaştırılması ve uygulanması adına hepimiz bilinçlenecek ve bunun önemini daha iyi anlayacağız. Özel ihtiyaçlı çocuklar dediğimizde bizim dışımızda birinin meselesiymiş gibi davranmak doğru değil. Özel ihtiyaçlı bireyler farklı yerlerde çok sayıda insanın hayatında mevcut. Onların hayatına güzel dokunuşlar yapmak, yardım etmek hepimizin görevi ve bu konuda bilinçli olunmalı. Türkiye’nin her yerinden bu konuda bilgisi ve ilgisi olan çok sayıda insanı bir araya getirmek oldukça önemli. Kongrenin burada bulunan herkes için bilinçlendirici şekilde verimli olmasını diliyorum" dedi. "Bilim sadece bilgi üretmek değil, o bilgiyi insanlık yararına dönüştürmektir" Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, konuşmasında kongrenin önemini vurgulayarak, "Konuşmama insanlık için yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutan Anadolu’nun manevi mimarlarından Yunus Emre’nin anlam yüklü dizeleriyle başlamak istiyorum. Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmasın. Bugün burada toplanmamızın da özü aslında farklı şehirlerden, ülkelerden, disiplinlerden gelen katılımcılarımız ile küçük çocukların daha sağlıklı, mutlu, umut dolu bir geleceğe ulaşabilmeleri. Tanış olalım ki bilgimizi paylaşabilelim, işi kolay kılalım ki çocuklarımıza yardımı kolaylıkla ve etkili ulaştırabilelim. Sevelim sevilelim ki yaptığımız her işin merkezinde insan kalabilsin. Bilim sadece bilgi üretmek değil o bilgiyi insanlık yararına dönüştürmektir. Bu düşünceyle Yunus Emre’nin başka bir sözünü hatırlatmak istiyorum, ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen bu nice olmaktır.’ Kongremizin ana merkezi olan Erken Müdahale ve Gelişimsel Destek Hizmetleri de aslında tam bu noktada anlam kazanıyor çünkü çocukları tanımak onların gelişimsel özelliklerini fark etmek sadece bir mesleki beceri değil, aynı zamanda bir insanlık vazifesidir. Bilmek yalnızca ölçmek ve değerlendirmek değil; anlamak, hissetmek ve yol göstermektir. UDEMKO’da paylaşacağımız her bilgi, kuracağımız her cümle yapacağımız her öneri sadece akademik bir katkı değil, aynı zamanda geleceğin çocuklarına açılan bir kapıdır. Bu yılın teması olan erken çocuklukta tanıdan müdahaleye ile her çocuğun potansiyeline ulaşabildiği, her ailenin destek gördüğü, her uzmanın birlikte ürettiği bir sistem için buradayız. Bu vesileyle kongremize katkı sağlayan hepinize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Daha eşit, daha adil, daha kapsayıcı bir gelecek sunabilmek amacıyla buradayız" UDEMKO’nun amacından ve faydalarından konuşmasında bahseden Bebek, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Psikoterapist Doç. Dr. Ümit Işık ise, şunları söyledi: "Bugün burada Prof. Dr. İbrahim Halil Diken Hoca’nın öncülüğünde çok değerli bir ekiple birlikte, erken çocuklukta müdahaleye gönül vermiş sizlerle benim de naçizane olarak katkı verme fırsatı bulduğum UDEMKO’nun 8’incisini gerçekleştiriyoruz. Bence UDEMKO sadece bir kongre değil, ortak bilgiyle, kolektif emek örgütlü bir imece. Aslında bir umut köprüsü. Çünkü bizler bu alanda çalışanlar olarak biliyoruz ki bir çocuğun hayatına ne kadar erken dokunursak, o çocukta o kadar çok derin izler bırakabiliriz. Erken müdahale sadece bir bilimsel yöntem değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Bunun altını çizmek gerekiyor çünkü büyük bir vicdani sorumluluğumuz da var. Çocukların potansiyeline duyduğumuz inanç, onların ihtiyaçlarına gösterdiğimiz bu anlamlı hassasiyet bizim için en kıymetli yolculuklardan biri. Özellikle de özel yetiye sahip olan çocuklar için bizim yapmış olduğumuz mücadeleler, erken müdahale bir yoldaşlık demektir. Bizler ülkemizin dört bir yanından bu çocukların bir şekilde hayatına dokunabilmek için buraya geldik. Bilgimizi, deneyimimizi, kalbimizi onlarla birleştirmeye geldik. Çocuklarımıza daha eşit, daha adil, daha kapsayıcı bir gelecek sunabilmek amacıyla buradayız." Kongre 27 Nisan Pazar gününe kadar devam edecek UDEMKO 2025, 27 Nisan Pazar gününe kadar Anadolu Üniversitesi’nde devam edecek. Kongrede 30 panel düzenlenecek ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen akademisyenler bilgilerini katılımcılarla paylaşacak. Toplamda 28 poster, 217 sözlü bildiri ve çok sayıda çevrim içi bildiri gerçekleştirilecek. Bunların yanı sıra toplam bin 500’e yakın kayıtlı konferans katılımcısı kongrede yer alacak. Açılış törenine Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ve Bebek, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Psikoterapist Doç. Dr. Ümit Işık başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi.
Yunus Emre Devlet Hastanesi ebelerinden ‘Doğal olan normal doğum’ çağrısı
24 Nisan 2025 Perşembe - 15:29 Yunus Emre Devlet Hastanesi ebelerinden ‘Doğal olan normal doğum’ çağrısı Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Gebe Okulu’nda ebe olarak görev yapan personeller, normal doğum yönteminin anne adayları açısından önemine ve faydalarına dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Doğal olan normal doğum’ projesiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince anne adayları bilgilendirilirken, Yunus Emre Devlet Hastanesi Gebe Okulu’nda görev yapan personel ‘Neden normal doğum yapmalıyız?’ sorusunu cevapladı. Alanında uzman sağlık personelleri, normal doğum sürecinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha yararlı olduğunu vurguladı. "Normal doğan bebeklerde daha az solunum problemi oluşur" Ebe Ayşe Banu Deniz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Doğum sürecinde anne tarafından salgılanan hormonlar sayesinde bebek doğar doğmaz annenin sütü gelir ve anne bebeğini hemen emzirmeye başlayabilir. Ayrıca, bebek doğum kanalından geçerken akciğerlerinin uğradığı baskıyla yuttuğu suyu kolaylıkla çıkarabilir ve normal doğan bebeklerde daha az solunum problemi oluşur. "Normal doğumda sezaryene göre günlük hayata dönmek çok daha kolaydır" Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görev yapan ve 41 yıllık ebe olan Zeynep Büyüköz de normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından daha faydalı olduğunu dile getirdi. Konuya ilişkin Büyüköz, "Normal doğum yapmak hastaneden ayrılma sürenizi kısaltır ve sezaryene göre günlük hayata dönmek çok daha kolaydır" dedi. "Normal olan tıbbi bir zorunluluk olmadığı sürece normal doğumdur" Normal doğumun önemine ilişkin açıklamalarda bulunan bir başka ebe, annelerin sosyal hayatlarına hızlıca dönebilmeleri açısından normal doğumun en sağlıklı yöntem olduğunun altını çizerek, görüşlerini şu sözlerle aktardı: "Bir ebe olarak annelerin en özel anında normal doğuma tanıklık etmenin çok mutluluk verici bir deneyim olduğunu ifade etti. "Normal olan, tıbbi bir zorunluluk olmadığı sürece normal doğumdur. Üstelik annelerimiz, normal doğum sonrası sosyal yaşantılarına çok daha kısa bir sürede dönebilmektedir." "Normal doğumda ilk temas çok önemli, doğar doğmaz annesi onu hissediyor" Konuyla ilgili konuşan ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yeni doğum yapmış olan bir anne, normal yöntemle doğum yaptığını ve 1 gün içinde ayağa kalkıp gündelik hayatına devam edebildiğini belirtti. Bununla birlikte doğum yapmış olan annenin eşi de, "Normal doğumda ilk temas çok önemli. Doğar doğmaz annesi onu hissediyor ve bu esnada bilincinin açık olması da çok önemli. Bir baba olarak normal doğum sürecinde eşimin hep yanındaydım ve ona destek oldum, bence en güzeli de bu şekilde" ifadelerini kullandı.
Esnaf, fırsatçılara karşı ithalat önerisinde bulundu
24 Nisan 2025 Perşembe - 13:29 Esnaf, fırsatçılara karşı ithalat önerisinde bulundu Geçtiğimiz günlerde yurdun birçok bölgesinde yaşanan zirai don olayını fırsata çevirmek isteyenler sebebi ile Eskişehir’de kuru meyve fiyatları artmaya başladı. Daha yeni ürünler çıkmadan önceki yılın fiyatları artıyor. Geçtiğimiz günlerde yurt genelinde tarihin en büyük zirai don olaylarından birisi meydana geldi. Don afeti sonucunda birçok şehirde meyve ciddi miktarda üretim kaybı oluşurken, yaşanan olumsuz durum şimdiden tezgahlara yansımaya başladı. Eskişehir’de kuru meyve satan yapan esnaf, bazı ürünlerin fiyatlarının ikiye katlandığını ve ilerleyen günlerde etiketlerin daha da yükselebileceğini ifade etti. Özellikle kuru kayısı gibi ürünlerin fiyatlarının arttığını anlatan esnaf, fırsatçılara karşı ithalat yapılması önerisinde bulundu. "Devlete çağrımız, fiyatlara bir düzenleme getirmeleri" Konuyla ilgili açıklamada bulunan esnaf Ahmet Dönder, "Kuru meyvelerimiz mevcut. Şu an ülke genelinde don olayları etkili olduğu için kayısıya, gün kurusuna, elek altı kayısıya, incire, cevize, fındığa ve bademe zam geldi. Biz de maalesef bu zamları fiyatlara yansıttık. Tüketici çok sıkıntılı bir durumda, fiyatlar artması oldukça üzgün. O yüzden buradan devlete çağrımız, fiyatlara bir düzenleme getirmeleri ve bizim de elimizdeki malları satabilmemiz. Tek temennimiz bu. Mesela, kayısımız 320 liraydı, 700 TL oldu. Gün kurumuz 350 liraydı, 700 TL oldu. Gönül ister ki daha ucuza satalım. Kayısı eve götürülemeyecek kadar pahalı oldu" dedi. "Elinde ürün olan toptancılar fiyat vermiyor" Esnaf Enver Özdil ise "Söylediklerine göre meyveler soğuklardan yüzde 90 oranında yanmış. Şu anda elinde ürün olan toptancılar fiyat vermiyor. Çünkü yarın ne olacağı belli değil. Şimdi bizim açımızdan sıkıntı. Neden sıkıntı? Biz bu ürünleri stok yapamıyoruz. Yani bunlar günler içinde satmamız gereken ürünler olduğu için fazla stoklu çalışamıyoruz. Zannımca, 15-20 güne kadar etiket fiyatları 1-2 kat artacak. Bu ürünleri anca buzdolabında saklarsanız, bir müddet kullanabilirsiniz. 2-3 ay, belki 4 ay. Tabii bu ürünün lezzetini bozuyor. Şu anda elimizde bulunan ürünlerin fiyatlarını biz kendi kârımızdan kısarak belirledik, ama tahminime göre, bu sene 500 TL’den aşağı kayısı olmayacak. Esnaf, fırsatçılara karşı ithalat önerisinde bulundu Kuru meyve satışı yapan aktar Koray Özkılıç ise "Dünya kayısı üretiminin büyük kısmı Türkiye’de Malatya’dan gidiyor, tıpkı fındıkta olduğu gibi. Kayısı işiyle uğraşan 7 ilçesi var. Normalde bu 7 ilçeden 3 tanesine don vurursa, 4 tanesine vurmuyordu ve bir şekilde piyasa dengeleniyordu. Maalesef bu sene 7 ilçenin tamamı dondan etkilendi. Bu yüzden otomatikman fiyatlar uçacak. Sadece kayısıda mı? Fındıkta da aynı durum var. İncirde de aynı durum var. Bunun akabinde Alaşehir’de, İzmir üzümünde de aynı durum söz konusu. Bu sene muhtemelen, eğer yurt dışından ithalat yapılmazsa kuru meyvede sıkıntı yaşayacağımız kesin. Bunu engellemenin yolu da maalesef her üründe yaptığımız gibi ithalata yönelmek."