Yerel Haberler
Eskişehir
Akran zorbalığı davasında tahliye kararı tartışma çıkardı 29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:26:53 Eskişehir’de 4 öğrenci tarafından darp edilerek omuriliği zarar gören ve çenesinde kalıcı hasar oluşan Nail Kayra davasında, yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan 4 çocuğun adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine mağdur aile tepki gösterdi. Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan akran zorbalığı olayında sıcak bir gelişme yaşandı. Okul çıkışında bir grup öğrenci tarafından feci şekilde darp edilen, saldırı sonucu omuriliği zarar gören ve çenesindeki hasar sebebi ile uzun süre sıvı gıdayla beslenmek zorunda kalan Nail Kayra Altınkama’nın hukuk mücadelesinde ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu yargılanan çocuklar A.L., E.İ.A., O.G. ve Y.Z.’nin, yaşları ve tutukluluk süreleri göz önünde bulundurularak adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. Dava sonrası adliye çıkışında iki aile arasında gerginlik yaşanırken, suça sürüklenen çocukların ailelerinin mağdur tarafa "Adalet yerini buldu" demesi üzerine tartışma çıktı. "Yeğenim bir hafta sonra ameliyat masasına yatacak" Mağdur çocuğun hem akrabası hem de avukatı olan Muhammet Şirvan, mahkeme çıkışında yaşanan tartışmaya ve tahliye kararına tepki göstererek, "Ailenin avukatı olmamın ötesinde, bu zorbalığı bizzat yaşayan taraftan biriyim. Sekiz yıllık meslek hayatımda başıma böyle bir şey geleceğini düşünmezdim. Yeğenim Nail Kayra, hunharca bir zorbalığa maruz kaldı. Günlerce sıvı ile beslendi, ailece büyük eziyetler çektik. Bugün üç aylık tutukluluk neticesinde bir tahliye kararıyla karşı karşıyayız. Mahkemeden çıkıyoruz, ailenin bize tepkisi adaletin yerini bulduğu yönündedir. Bu ne kadar acı bir ifadedir. Benim yeğenimin bir hafta sonra burada ameliyatı var" dedi. "Muşta ile omuriliğine vuruldu, geleceği mahvoldu" Olayın vahametini kamera kayıtlarının açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Avukat Şirvan, "Kamera kayıtlarında her şey ortada; hiçbir şey söyleyemeden hunharca darp edildi. Muştayla omuriliğinden zedelendi ve çenesinde kalıcı hasar var. Yeğenimin geleceği mahvoldu ama aile adaletin yerini bulduğunu söylüyor. Adalet yerini falan bulmadı. Bu şekilde akran zorbalığının önüne geçemeyiz. Hakim bizi sosyal medyada kelimelerimize dikkat etmemiz konusunda uyardı; biz dikkat ederiz ama karşı tarafta bu bilinç yok" ifadelerini kullandı. Şirvan, karara itiraz edeceklerini dile getirdi. "Bu davanın örnek teşkil etmesini isterdim" Mağdur çocuğun babası Cahit Altınkama ise, karşı tarafın "Adalet yerini buldu" diyerek kendilerini tahrik ettiğini belirterek, "Ne denilebilir ki; adaletin yerini bulup bulmadığını bilemiyorum. Karardan kesinlikle memnun değilim. Her şey aileden ve çocuk terbiyesinden başlıyor. Eğitim ve öğretim yuvaları sadece sonraki aşamalardır. Çocuklar şiddete eğilimli yetiştiriliyor. Ben bu davanın toplumda bir örnek teşkil etmesini, akran zorbalığının cezalandırılacağını göstermesini isterdim ama maalesef tahliye edildiler" diye konuştu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:44 Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Resim Bölümü ve Özbekistan Sanat Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde gerçekleştirildi. Çalıştaya merkezlerini tanıtmak üzere sanatçılarla birlikte gelen heyet üyeleri Özbekistan Güzel Sanatlar Akademisi Merkezi Müdürü Davronbek Shukurov, Uluslararası İlişkiler Personeli Shahnozakhon Askarova ve Bilimsel Dergi Editörü Nodira Khasanova’nın yanı sıra Özbek sanatçılar Akramov Rixsitilla, Qosimov Shohruh, Quchqarov Azamat, Nurmatova Muazzam, Nomozov Otabek başta olmak üzere GSF öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Doç. Karaca: "Çalıştay’ın ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor" Uluslararası sanat iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan çalıştay hakkında bilgi veren GSF Resim Bölümü öğretim üyesi Doç. Gülçin Karaca: "Özbekistan Sanat Akademisi’nden bir grup sanatçı, akademinin merkez müdürü ve uluslararası ilişkiler koordinatörü ile birlikte üniversitemizi ziyaret etti. Gerçekleştirilen bu etkinliklerin, iki kurum arasında ilerleyen süreçte yapılacak ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor. Üç ayaktan oluşan programın ilk etabı Japon Bahçesi’nde düzenlenecek workshop çalışması. Resim Bölümü öğretim elemanları, öğrenciler ve Özbek sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlik, doğaya dayalı gözlem yöntemiyle yürütülecek. Bu çalışmada, hem Japon Bahçesi’nin estetik değerinin ve güzelliğinin öğrencilere aktarılması hem de doğanın sunduğu unsurların sanata yansıtılması amaçlanmakta. Programın ikinci ayağında, Özbek sanatı üzerine bir seminer düzenlenecek. Üçüncü ve son aşamada ise workshop sürecinde ortaya çıkan eserler GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda 30 Nisan Perşembe günü izleyicilerle buluşacaktır." şeklinde konuştu. "Açık Hava Resim Çalıştayı" kapsamında üretilen eserler, 8 Mayıs tarihine kadar GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda sergilemeye devam edecek.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ semineri
18 Mart 2025 Salı - 13:45 Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ semineri Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından ve Eko Avrasya Vakfı, TÜRKSİT ve POLSAM paydaşlığında ‘Türk Dünyası ve Ortak Türk Alfabesi’ Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi konferans salonunda semineri düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Fuat Güllüpınar, Eko Avrasya Vakfı Başkanı Dr. Hikmet Eren, Türksit Başkanı Kemal Kurnaz, POLSAM Başkanı Av. Ahmet Doğanses, Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Selahittin Tolkun, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen seminer büyük bir ilgi gördü. Program sunumunu; Şeker Aybala gerçekleştirdi. Dr. Hikmet Eren, konuşmasında, "Türk dünyasının ortak bir alfabeye sahip olması, kültürel bütünlüğümüzü pekiştirmek ve iletişimi güçlendirmek adına önemli bir adımdır. "Dilde, fikirde, işte birlik!" şiarıyla yürüdüğümüz bu kutlu yolda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Türk kültürünün gelecek nesillere aktarılması hususunda çalışmalar yapan kurumlar ile iş birliğini güçlendirmek, başta ülkemiz olmak üzere Türk dünyasının zenginliğine güç katan önemli adımlardır. Bizler de bu önemli etkinlikte dil ve kültür birliğinin ortak alfabe üzerinden daha da bütünleşmesine katkıda bulunmaktan mutluluk duymaktayız" dedi. TÜRKSİT Başkanı Kemal Kurnaz ise, "Türkiye’nin marka üniversitesi, Anadolu Üniversitesi’nde bulunmaktan dolayı yaşadığım heyecanı konuşmama başlarken özellikle ifade etmek isterim. TÜRKSİT Başkanı olarak; özellikle Türk Dünyası Sivil Toplum ve İş birliği sahasında ülkemiz ve Türk Dünyası adına katma değer üretmek, istihdam oluşturmak ve siz sevgili gençlere daha güzel yarınlar inşa edebilmek adına canla başla çalışıyoruz. Ortak Türk alfabesi, Türk dünyasının kültürel, ekonomik ve bilimsel entegrasyonunu güçlendirecek kritik bir adımdır. Bu alfabenin benimsenmesi, Türk halkları arasındaki dayanışmayı artırarak ortak bir gelecek inşa edilmesine katkı sağlayacaktır’’ dedi POLSAM Başkanı Av. Ahmet Doğanses, ‘’Türk dünyası ve ortak Türk alfabesinin önemine vurgu yaparak bu alfabe vesilesiyle Türk dünyasında dilde, fikirde ve işte birlik fikrinin daha da perçinlendi’’ dedi. Anadolu Üniversitesi edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, "Türk dünyası, Orta Asya’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada yayılan, ortak tarih, kültür ve dile sahip halklardan oluşan bir topluluktur. Bu geniş coğrafyada yaşayan Türk halkları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için ortak dil ve alfabe kullanımı büyük bir önem taşımaktadır. Ortak Türk alfabesinin tarihi arka planını iyi analiz etmeliyiz’’ dedi.
Büyükşehir zabıtadan yaya yollarında sıkı denetim
18 Mart 2025 Salı - 12:30 Büyükşehir zabıtadan yaya yollarında sıkı denetim Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından Ocak ayından beri yapılan denetimler kapsamında, yaya yollarına motosiklet, elektrikli bisiklet ve scooter ile giriş yapan 312 araca cezai işlem uygulandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri araç trafiğine kapatılarak yayalaştırılmış yollara motosiklet, elektrikli bisiklet ve scooter ile giriş yapanlara yönelik sıkı denetimlerini sürdürüyor. Ekipler, Ocak ayından bu yana toplam 312 araca cezai işlem uygulandığını duyurdu. Vatandaşların şehrin her köşesinde gönül rahatlığıyla vakit geçirmeleri için titizlikle çalışan Büyükşehir Belediyesi, yeşil alanlar, bisiklet yolları, kaldırımlar ve yürüyüş yollarında kullanımı yasak olan motorlu araçlar ve araçlarını park edenler için denetimlerine ara vermeden devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Trafik Ekipleri, UKOME kararıyla her türlü motorlu taşıtlara yasaklanan alanlara giren araç, motosiklet, elektrikli bisiklet ve scooter sürücülerine yaya güvenliğini tehlikeye düşürdükleri için "1 Ocak-13 Mart 2025 tarihleri arasında 36 adet araç ve 276 adet motosiklet olmak üzere toplam 312 adet cezai işlem uygulanmıştır." dediler. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri tarafından, denetimlerin devam edeceğini belirtilerek araç trafiğine kapatılmış ve yayalaştırılmış olan yollara motosiklet, elektrikli bisiklet ve scooter ile giriş yapılmaması ve kaldırımlara araç park edilmemesi konusunda uyarıda bulunuldu.
Şehit yakınları, gaziler ve aileleri Dede Korkut İftar Sofrası’nda buluştu
18 Mart 2025 Salı - 12:13 Şehit yakınları, gaziler ve aileleri Dede Korkut İftar Sofrası’nda buluştu AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde şehit yakınları, gaziler ve aileleri bir araya geldi. Dede Korkut Parkı’nda düzenlenen iftar programına, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Sosyal Politikalar Başkanı Mehmet Ali Çil, İl Başkan Yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, şehit yakınları, gaziler ve ailelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. "Soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum" Programda konuşan AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, "Ülkemizin, milletimizin emanetleri olan şehit ve gazi yakınlarımız, hepinizi muhabbet ve sevgiyle selamlıyorum. Ramazan’ın mübarek, iftarınız afiyet olsun. Bizim partimizin Eskişehir’de gösterdiği bir şey var ki o da birlik ve beraberlik. Bu birlik ve beraberliği hissettiğimiz en güzel günleri yaşıyoruz. Ramazan Ayı bizim için bereket, paylaşma ayıdır. Bu amaçla bu organizasyonu yapan tüm arkadaşlara, bu organizasyon için zahmete giren herkese çok teşekkür ediyorum. Allah iyiliklerini ve yardımlarını kabul etsin. Biz Eskişehir adına çok mutluyuz. Eskişehir bundan sonra çok daha güzel olacak. Bu birlik beraberliği görmek, bu kalabalığı görmek, bu kalabalık içerisinde hepinizden, öncelikle sayın Cumhurbaşkanımızın selamıyla diyorum ki dualarınızı bizden esirgemeyin. Sizlerin desteğiyle biz inşallah özelde Eskişehir’e genelde Türkiye’ye ve kendi coğrafyamıza sahip çıkacak ve bu coğrafyaya sahip çıkarken doğruyu, iyiliği, güzelliği ve çıkarsızlığı gösteren bir politika güdeceğiz. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun, Rabbim en güzel zamanda bayrama kavuşmayı nasip etsin" dedi. "Soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, her Ramazan Ayı’nda olduğu gibi bu yıl da iftar sofralarımızda değerli şehit yakınları ile birlikte olduklarını ifade ederek, "Soframızı şereflendirdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle 18 Mart Çanakkale Zaferimizin yıl dönümünde, sizlerle birlikte milletimizin bize emaneti olan 81 vilayetimizin tamamında bulunan şehit yakınlarımızı, sevgi, saygı ve hürmetle selamlıyorum. 18 Mart Çanakkale Zaferi, milletimizin direniş ve bağımsızlık mücadelesinin en güzel örneklerinden biridir. Çanakkale’de toprağa düşen her bir şehidimiz, vatanımızın bağımsızlığı ve özgürlüğü için gözünü bir an bile kırpmamıştır. Bu büyük zaferin 110’uncu yılında canlarını feda eden kahramanlarımızı, bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun" şeklinde konuştu. İftar programı sonrasında ise Eskişehirli Ozan İsmail Akar, şehitleri ve bağımsızlık mücadelesini anlatan türkülerle misafirlere duygusal anlar yaşattı.
Edebiyat Fakültesinde "Filistin Edebiyatı ve Gassân Kenefâni" söyleşisi gerçekleştirildi
18 Mart 2025 Salı - 11:50 Edebiyat Fakültesinde "Filistin Edebiyatı ve Gassân Kenefâni" söyleşisi gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğü Edebiyat Kulübü tarafından düzenlenen "Filistin Edebiyatı ve Gassân Kenefâni" başlıklı söyleşi Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yazar Prof. Dr. Fatıma Betül Üyümez’in konuşmacı olduğu söyleşiye; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi ve Edebiyat Kulübü Danışmanı Prof. Dr. Gökhan Tunç ve öğrenciler katılım gösterdi. "Edebiyatın kurşundan daha güçlü olduğunu anlamak ve anladığımı göstermek için ben de bu sahnedeyim" "Filistin’i kültür, sanat, edebiyat, bilim ve sporu da içerisine alan tüm disiplinleriyle konuşmalıyız." diyen Anadolu Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel etkinliğin açılış konuşmasında şunları söyledi: "Her zaman olduğu gibi bugün de Filistin’i sevdiğimizi ve yanında olduğumuzu bir daha söylemek için buradayız. Edebiyatın kurşundan daha güçlü olduğunu anlamak ve anladığımı da göstermek için ben de bu sahnedeyim. Bu kapsamda bizlere düşen görev her platformda Filistin’i konuşmak, anlamak ve anlatmaya devam etmek olacaktır. Biz de İbrahim’in yakılacağı ateşe su taşıyan karınca gibi küçük de olsa bir taş atmak üzere buradayız. Taş atanlara, taş atanların çok olduğunu bilerek bunları söylüyoruz." Rektör Adıgüzel konuşmasını Tim Blunk’ın "Bir Taş At" şiirini okuyarak sona erdirdi. "Hepimizin bildiği üzere Filistin, yüzyıllardır süregelen direnişin sabrın ve insanlık onurunun sembolüdür" Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fuat Güllüpınar ise "Filistin Edebiyatı ve Gassân Kenefâni" başlıklı söyleşinin açılış konuşmasında şunları söyledi: "Bugün burada insanlık tarihinin en kadim coğrafyalarından birinin edebiyatına odaklanmak ve Filistin halkının sesi olan Yazar Gassân Kenefâni’yi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Filistin yalnız bir coğrafyanın adı değildir. Hepimizin bildiği üzere Filistin, yüzyıllardır süregelen direnişin, sabrın ve insanlık onurunun sembolüdür. Edebiyat; bu onurlu halkın yaşadığı acıların, umutların ve özlemlerin en güçlü anlatıcısıdır. Çünkü edebiyat; zulme karşı direnişin, kimlik mücadelesinin ve özgürlük özleminin en etkili silahıdır. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, verimli bir etkinlik olmasını temenni ediyorum." "Filistin’in yaşadığı acılara duyarlı olmamız gerektiği gibi, edebiyatını da anlamalı ve tartışmalıyız" Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yazar Prof. Dr. Fatıma Betül Üyümez "Filistin Edebiyatı ve Gassân Kenefâni" başlıklı söyleşide öncelikle Filistin’in tarihini kısaca katılımcılara aktardı. Söyleşinin devamında Filistin Edebiyatı üzerine açıklamalarda bulunan Üyümez: "Filistin’in yaşadığı acılara duyarlı olmamız gerektiği gibi edebiyatını da anlamalı ve tartışmalıyız. Filistin edebiyatının en önemli isimlerinden biri Mahmud Derviş’tir. Filistin edebiyatı denilince akla gelen bir diğer önemli isim ise Gassân Kenefâni’dir. Kendisinin pek çok eseri Türkçeye çevrilmiştir. Kenefâni, arap coğrafyasında yaygın bir şekilde okunan bir yazar olmanın yanı sıra basın dünyasına da renk vermiş bir gazeteci, aktivist ve mücadele insanıdır. Kendisi 1955’de Kuveyt’e gitmiş ve siyasetin içerisine girmiş, öyküler yazıp gazetecilik yapmıştır. Şam’da Arap Dil ve Edebiyatı alanında üç yıl okumuştur. Kaynaklar Kenefâni’nin siyasi sebeplerden dolayı eğitimini tamamlayamadığını söylüyor. Erken yaşta vefat eden Gassân Kenefâni’nin yirmiye yakın basılmış kitapları ve öyküleri bulunuyor. Kendisinin ayrıca ölmeden önce tamamlayamadığı kitapları da var. Filistin üzerine yazdığı dört adet kitabı da bulunan Kenefâni, edebiyat eleştirisi üzerine de çalışmalar yapmıştır." Üyümez konuşmasının devamında Gassan Kenefânî’nin yazmış olduğu "Güneşteki Adamlar", "Hayfa’ya Dönüş" romanları ve "Hüzünlü Portakallar Diyarı" öyküsü eserleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Söyleşi, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Prof. Dr. Fatıma Betül Üyümez’e hediye takdimi ile sona erdi.
OEDAŞ sıfır atık vizyonuyla 8,7 ton atığı ekonomiye kazandırdı
18 Mart 2025 Salı - 11:49 OEDAŞ sıfır atık vizyonuyla 8,7 ton atığı ekonomiye kazandırdı 2030 yılına kadar atıklarını yüzde 50 azaltmayı, 2050’ye kadar ise sıfırlamayı hedefleyen elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, geçtiğimiz yıl 8,7 ton atığı ekonomiye kazandırdı. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliğini odağına alarak atıklarını sıfırlamaya yönelik çalışmalar yürütüyor. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, şirketin bu alandaki faaliyet ve projeleri hakkında bilgi verdi. "Atıklarımızı bir yılda yüzde 12 azalttık" 2030 yılına kadar atıklarını yüzde 50 azaltmayı, 2050’ye kadar ise sıfırlamayı hedeflediklerini söyleyen Yalçın, "OEDAŞ olarak, ‘Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ne sahip lokasyonlarımızla Sıfır Atık Yönetmeliği şartlarını yerine getiriyor; doğanın korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi, atık miktarının minimize edilmesi, insan sağlığı ve tüm kaynakların korunması hedefiyle yatırımlar gerçekleştiriyoruz. 2024 yılında da bu yaklaşımımız ve geliştirdiğimiz iyi uygulamalar sayesinde 2 bin934 ton karışık atık, 2 bin 385 ton kağıt, bin 657 ton evsel atık, bin 199 ton plastik, 526 kg cam ve 38 kg metal olmak üzere toplam 8,7 ton değerlendirilebilir atığı ekonomiye kazandırdık. Öte yandan atıklarımızı yalnızca ayrıştırmakla kalmıyor, aynı zamanda miktarını da azaltıyoruz. 2024 yılında da bir önceki yıla göre yüzde 12 daha az atık oluşturduk. Döngüsel ekonomiye kazandırdığımız 8,7 ton atık sayesinde 63 ağacı kesilmekten kurtardık. Bununla birlikte 5 bin 273 litre petrol, 1,40 ton ham madde, 27.394 kWh enerji ve 102,54 metreküp su tasarrufu sağladık" dedi. "Kapakları sandalyeye, hurdaları yuvaya dönüştürüyoruz" Ham madde kullanımı, emisyon azaltımı, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve geri dönüşüm uygulamalarına yönelik yatırımlarıyla çevresel performanslarını sürekli olarak iyileştirdiklerini ifade eden Yalçın, "Yatırımlarımızdan kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) çalışmalarımıza kadar her alanda bu prensiple hareket ediyoruz. Örneğin ‘Plastik Kapaklar Sandalyelere Dönüşüyor’ sloganı ile omurilik felçlisi bireylere destek olmayı hedefliyoruz. Hurdaya çıkan malzemelerle ise sokak hayvanları için kulübe, kuşlar için yuva yapıyoruz. Biyoçeşitlilik uygulamalarımız ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla da bölgemizden başlayarak ülkemize katkı sağlamak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için kararlılıkla çalışıyoruz." diye konuştu.