Yerel Haberler
Eskişehir
Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500’e yakın yeni istihdamı Eskişehir’imize kazandırzacağız" 01 Mayıs 2026 Cuma - 18:54:48 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı Eskişehir’imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu. Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir’e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye’nin dünyanın ilk 5’inde olmasını hedeflediklerini söyledi. "600 milyon dolarlık bir yatırım olacak" Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026’ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir’imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir’in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi. "Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış" Eskişehir’in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995’te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi’ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."
Bakan Yumaklı: "Ramazan boyunca zam beklemiyoruz
04 Mart 2025 Salı - 16:41 Bakan Yumaklı: "Ramazan boyunca zam beklemiyoruz Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ramazan boyunca yumurta, et, süt ve diğer gıda ürünlerinde herhangi bir eksikliğin kesinlikle söz konusu olmadığını belirterek, "Buna paralel olarak fiyat artışlarını hiçbir şekilde beklemiyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyaret için Eskişehir’e geldi. Bakan Yumaklı, programlarına Mahmudiye ilçesinde bulunan bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek başladı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Bakan Yumaklı’yı müdürlükte karşıladı. Bakan Yumaklı, Vali Aksoy ve beraberindeki heyet ile yapılan çalışmalarla ilgili incelemelerde yerinde bulundu. "İklim değişikliğinin etkisi ve göç yollarının bazı konuların daha dikkatli şekilde yönetilmesi ihtiyacını getirdi" Ziyaretinin sonunda açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biliyorsunuz Amerika’da kuş gribi var, çok yoğun bir mücadele ediyorlar. Bizim haberlerden izlediğimiz kadarıyla bayağı da problem yaşıyorlar. Elbette bu iklim değişikliğinin etkisi, göç yollarının değişmesi son zamanlarda hastalıkla alakalı bazı konuların daha dikkatli şekilde yönetilmesi ihtiyacını getirdi. Özellikle son dönemde bizim üreticilerimizin de iç piyasamızın ihtiyacı olan yumurtayı üretip fazlasını da ihraç etmek üzere biliyorsunuz çok yoğun bir çabaları var. Yine buradan sektörün tamamına hem hastalıklarla mücadelede hem de üretimde hem de ülkemizin ihtiyacını karşılamada gösterdikleri katkı için teşekkür ediyorum" dedi. "Yumurtada ve diğer gıda ürünlerinde herhangi bir eksiklik kesinlikle söz konusu değil" Bazı temel gıda maddelerinde fiyatlarla alakalı bir takım sorunlar oluşturulabildiğini ancak yumurta üretimi ile ilgili ve bunların fiyatıyla alakalı herhangi bir problem olmayacağının belirtildiğinden bahseden Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Ben de buradan bakanlığımızın ilgili birimlerinin geliştirdiği hatların, yani bu tavuk türlerinin üretmiş olduğu ürünlerden bu mesajı da vermiş olayım, Ramazan boyunca bizim ihtiyacımız fazlasıyla var. Yumurtada ve diğer gıda ürünlerinde, et ürünlerinde, süt ürünlerinde herhangi bir eksiklik kesinlikle söz konusu değil. Dolayısıyla buna paralel olarak fiyat artışlarını hiçbir şekilde beklemiyoruz. Eğer bununla ilgili herhangi bir tespitimiz olursa da hem Ticaret Bakanlığı hem de Hazine Maliye Bakanlığı kendi kulvarlarımızda gereğini yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programları devam eden Bakan Yumaklı, Eskişehir Valiliği’ne de ziyarette bulunarak şehirdeki tarım ve orman çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulunacak. Ardından AK Parti İl Başkanlığı’nı da ziyaret edecek olan Bakan Yumaklı, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenecek iftar programına katılım sağlayacak.
Anadolu Üniversitesinde "Obezite ile Mücadele" konuşuldu
04 Mart 2025 Salı - 16:14 Anadolu Üniversitesinde "Obezite ile Mücadele" konuşuldu Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından "4 Mart Dünya Obezite Günü" kapsamında düzenlenen "Obezite ile Mücadele" konferansı Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonunda gerçekleştirildi. Konferansa başta Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, SBF Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Erenoğlu Son, Halk Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Emrah Atay ve ESOGÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Emekli Öğretim Üyesi ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Belgin Efe olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Osman Son’un moderatör olduğu konferansın açılış konuşmalarını Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve ESOGÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Emekli Öğretim Üyesi, Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Belgin Efe yaptı. "Obezite 200 civarı hastalıkla ilişkilendiriliyor" Konferansın açılış konuşmasını yapan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici şunları söyledi: "Nüfus giderek yaşlanırken aynı zamanda da aşırı kilo ve obezite problemiyle karşı karşıya. Dün yayımlanan Türkiye İstatistikleri Yıllığı’na baktığımda neredeyse nüfusumuzun yüzde 60’ının ya obez ya da aşırı kilolu olduğunu gördüm. Halk Sağlığı hizmetleri içerisinde Türkiye’yi bekleyen 3-4 temel sorundan biri obezite. Obezitenin sağlık sistemindeki küresel boyutu, maliyet ve yük boyutu da oldukça ciddi oranlarda. Sigara ve alkol kullanımı, hareketsizlik ve karbonhidrat, rafine şeker, trans yağ oranı yüksek içerikli beslenme, dünyada insanları tehdit eden önlenebilir ölümlerin ortak özellikleri. Obezite 200 civarı hastalıkla ilişkilendiriliyor. Aslında toplumumuzun genelinde hastalık oluştuktan sonraki süreci yönetmeye dayalı bir görüş var. Oysaki bizim temel görevimiz hastalık oluşmadan süreci yönetmek." "Ülkemizde nüfusun üçte biri obez sınıfında" Obezitenin tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan ESOGÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Emekli Öğretim Üyesi ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Belgin Efe ise konuşmasında şunları aktardı: "Obezite gerek dünyada gerekse ülkemizde giderek artan ciddi bir sağlık sorunu. Ülkemizde nüfusun üçte biri obez, üçte biri ise kilolu. Obezite bir yandan fiziksel bir yandan ise sosyal kısıtlamalarla birlikte gelen bir problem. Obezitenin giderek artması bize önleme konusunda daha ciddi tedbirler almamız gerektiğini gösteriyor. Obezitenin tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor. Sonuç alınabilmesi için bütün disiplinlerin bir uyum içerisinde çalışmaları gerekiyor." "Obezite ile Mücadele" konferansı; Halk Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Emrah Atay’ın "Obezite ve Sağlık İstatistikleri ve Tanıtım-Bilgilendirme", Anadolu Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Erenoğlu Son’un "Obezitenin Beslenme Tedavisi", ESOGÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doktoru Prof. Dr. Göknur Yorulmaz’ın "Obezitenin Medikal Tedavisi" ve Eskişehir Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Doktoru Prof. Dr. Mustafa Cem Algın’ın "Obezitenin Cerrahi Tedavisi ve Obezite Merkezi" başlıklı sunumları ile devam etti. Konuşmacılara ve Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi ile sağlıklı kilolarına kavuşan kişilere teşekkür belgesi takdim edilmesiyle konferans sona erdi.
Sivrihisar ile Ankara Büyükşehir Belediyesi kardeş belediye oluyor
04 Mart 2025 Salı - 14:39 Sivrihisar ile Ankara Büyükşehir Belediyesi kardeş belediye oluyor Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bir araya geldiği görüşmede yapılan değerlendirmeler sonrası, iki belediye arasında kardeş belediye olma yolunda ilk adımlar atıldı. Yapılacak olan kardeş belediye protokolü ile özellikle Sivrihisar’da kırsal alanlarda yapılacak yatırımlar ve projeler, ilçenin daha da gelişmesini sağlayacak. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ın bir araya geldiği toplantıda, Yavaş’ın Sivrihisar’a büyük destek vereceği vurgulandı. Bu noktada Sivrihisar Belediyesi’nin de kırsal alanlarda, tarım destekleri ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi gibi önemli alanlarda Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden destek alacağı ifade edildi. Bu işbirliği ile Sivrihisar’ın doğal zenginlikleri korunarak, sürdürülebilir kalkınma sağlanacak Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, yaptığı açıklamada Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkürlerini sundu. Başkan Dökmeci, "Bu kardeş belediye olma yolunda ilerlediğimiz süreçte, Sivrihisar’ın hem kırsal hem de merkezi alanlarında büyük bir gelişim süreci başlayacak. Sayın Mansur Yavaş’a, bu değerli işbirliği için teşekkür ediyorum. İlçemiz adına hayırlı olacağına inanıyorum" dedi. Başkan Dökmeci, protokol ile Sivrihisar’ın tarım alanlarında önemli desteklerin sağlanacağı ve sosyal hizmetlerin arttırılacağına dikkat çekti. Dökmeci ayrıca, bu işbirliği ile Sivrihisar’ın doğal zenginliklerinin korunarak, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanacağını da ifade etti. Kardeş belediye protokolü sonrasında, her iki belediye tarafından ortaklaşa gerçekleştirilecek projeler için çalışmalar başlatılacağı aktarıldı. İlk aşamada ise, Sivrihisar’ın kırsal alanlarına yönelik tarımsal destek projelerinin ön plana çıkacağı ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla çeşitli kalkınma projelerinin üzerinde durulacağı belirtildi.
6 Yılda 676 hastayı 7 ton kilo kaybıyla mezun ettiler
04 Mart 2025 Salı - 14:39 6 Yılda 676 hastayı 7 ton kilo kaybıyla mezun ettiler Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle obezite sorununu kalıcı olarak çözmeyi hedefliyor. 6 yılda 676 hastayı 7 ton kilo kaybıyla mezun eden merkez, bireylerin hayatını dönüştürüyor. Obezite, günümüzde sigaradan sonra önlenebilir ölümlerin en büyük ikinci nedeni olarak öne çıkıyor. Kalp-damar hastalıklarından diyabete, kanserden solunum problemlerine kadar birçok sağlık sorununun temelinde yer alarak hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de ömrü kısaltıyor. Dünya çapında "pandemi" boyutuna ulaşan bu sorunla mücadele için Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi, 5 Aralık 2018’den beri kapılarını açık tutuyor. 10 kişilik uzman ekibiyle hizmet veren merkez, cerrahi müdahale olmadan sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla 2024’te 98 hastayı 1 ton, 6 yılda ise 676 hastayı toplam 7 ton kilo kaybıyla sağlıklı bir geleceğe uğurladı. "Obezite ile mücadelede en önemli faktör çevresel değişikliklerin oluşmasıdır" Merkezin Sorumlu Hekimi Spor Uzmanı Uzm. Dr. Ahsen Oğul, gerçekçi bir kilo kaybı sağlayarak obeziteye bağlı hastalık ve ölüm risklerini azaltmaya, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını belirtti. Vücut ağırlığında 6 aylık dönemde yüzde 10 azalmanın, obezitenin neden olduğu sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde önemli yarar sağladığını vurguladı. Oğul "Obezite ile mücadelede en önemli faktör çevresel değişikliklerin oluşmasıdır. Çünkü obezite sadece bireysel olarak mücadele edilebilecek bir durum değildir. Hastaların çevrelerinden gördüğü baskılar nedeniyle tedavileri yarım kalabiliyor. Biz burada verdiğimiz eğitimlerin merkezimize başvuran bireylerle sınırlı kalmayıp, çevrelerine ve dolayısıyla topluma yayılmasını sağlamayı da amaçlıyoruz." ifadeleriyle obezite ile mücadelede özellikle bireyin bulunduğu ortamın önemine dikkat çekti. "Obezite buzdağının sadece görünen kısmı" Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Diyetisyenlerinden Zeynep Zengin Obezite Merkezi’nde yeme davranışına odaklanıldığını belirterek şunları kaydetti: "Obezite buzdağının sadece görünen kısmı. Görünmeyen kısmı ise yeme alışkanlıklarımız ve davranışlarımızdır. Obezite Merkezi’mizde alışkanlıkları değiştirmek, yeme davranışını dönüştürmek için eğitimler düzenliyoruz. Grup eğitimlerimiz ne kadar ve ne yediğimizin yanı sıra nasıl ve niçin yediğimize odaklanan bir sisteme sahip. Obezite oranlarının düşürülmesini istiyorsak, yeme farkındalığını bu işin en temeline oturtmamız gerekir." "Obezite birçok farklı yönden ele Alınması gereken gir konudur" Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Psikologlarından Ümmügülsüm Semerci Obezitenin psikolojik boyutunun beslenme ve hareket kadar önemli olduğunu, duygusal açlık varsa kilo vermenin çok kolay olmadığını, verilen kiloların mutlaka geri alındığını belirterek şunları belirtti: "Beslenmeyle ilişkimiz doğum öncesi dönemden itibaren başlayarak yetişkinlikte de devam ediyor ve günlük yaşam tarzı, kültürel ögeler, davranışlarımız gibi birçok faktörle şekilleniyor. Merkezimizde standart bir diyet planı üzerinden ilerlemiyoruz. Hastalarımıza kendi kendilerini kontrol etme becerisi kazandırarak bu süreci yürütüyoruz. Böylelikle, hastalarımızın davranışlarının temellerini anlamalarını sağlayarak bunları daha farklı, daha sağlıklı düşüncelerle pekiştirmeleri ve bedenlerine ihtiyacı olanı verebildikleri, sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı kazandırmayı amaçlıyoruz. Eğer sizin de gece yemeleriniz varsa, yeme konusunda sunulan tekliflere hayır diyemiyorsanız, canınız sıkıldığında ya da öfkelendiğinizde yeme isteğiniz oluyorsa bu konuda bir Psikolog desteğine ihtiyacınız var demektir. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir kilo kaybı için sizleri merkezimize bekliyoruz." "Obezitenin en önemli nedenlerinden biri hareketsiz yaşam tarzıdır" Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Fizyoterapistlerinden Fizyoterapist Feride Çatal Obezitenin birçok kronik hastalığa zemin hazırlayan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekerek şu sözleri söyledi: "Hareketsiz yaşam tarzı obezitenin en önemli nedenlerinden biridir. Obezitenin önlenmesi ve sağlıklı yaşamın geliştirilebilmesi için haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik egzersiz (yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme vb.) yapılması gerekiyor. Obezitenin tedavisinde ise, haftada 250-300 dakikalık orta şiddette egzersiz ve vücudumuzdaki büyük kas gruplarını çalıştırmaya yönelik kuvvet ve esneklik egzersizleri yapılmasını tavsiye ediyoruz. Burada yaptığımız egzersizlerle hastalarımızın egzersiz alışkanlığı edinmelerini ve aktif bir yaşam tarzına geçmelerini hedefliyoruz." "Günümüzde obezite cerrahisi yaygınlaştı" Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. İhsan Burak Karakaua, günümüzde obezitenin tedavisinde cerrahi müdahalenin daha yaygın olarak kullanıldığını vurgulayan Karakaya konuşmasına şöyle devam etti: "Merkezimizde hastaların öncelikle sağlık beslenme ve yaşam tarzı benimseyerek kilo vermesini istiyoruz. Hastalarımızı mümkün olan en güvenli şekilde ameliyat ediyoruz ve çok kısa sürede şifa bularak taburcu olmalarını sağlıyoruz. Obezite cerrahisi yapılan hastalarımızı da en az 1 yıl boyunca hekim, psikolog ve diyetisyen eşliğinde merkezimizde takip etmeye devam ediyoruz. Bu açıdan ileri düzeyde bir merkeziz." "Eşim sayesinde Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi ile tanıştım" 40 yaşında, evli ve 3 çocuk babası olan Emrah Özkaner eşi sayesinde Eskişehir Şehir Hastanesi Obezite Merkezi ile tanıştığını söyleyerek şunları söyledi: "Daha öncesinde hiç kilo verme girişiminde bulunmamıştım. Obezite Merkezi başvuranlar için sağlıklı beslenme, diyet fiziksel egzersizlerin dışında psikolojik bir destek merkezi gibiydi. Her başvuranı doktorlar, diyetisyenler, psikologlar ve fizyoterapistlerden oluşan bir ekip yaklaşımıyla değerlendiriyorlar, yani tek yönlü bakılmıyor, olayın özüne iniliyor. Kilo veremememizin nedeninin yaşam tarzı ile ilgili olduğunu orada öğrendim. Bu sayede yaklaşık 20-25 kg verdim. İhtiyacı olan herkesin Obezite Merkezi’ne başvurmasını tavsiye ederim. Tüm ekibe teşekkür ederim. " "Kendimle barıştım, yaşam sevincimi tekrar kazandım" Obezite Merkezi’ne 2019 yılının Nisan ayında başladığını ve pandemi nedeniyle yaklaşık 1 yıl sonra herkes gibi merkeze gelmeyi bırakmak zorunda kaldığını fakat sonrasında tekrar kontrollerinin yapıldığını ifade eden Meltem Doğan "Kilolarım nedeniyle psikolojim de olumsuz etkilendi, fotoğraf bile çektirmiyordum. Artık başta kendim için harekete geçmem gerektiğini düşünerek Obezite Merkezi’ne başvurdum. Pandemiye rağmen burada bizi takip etmeyi hiç bırakmadılar, takiplerimizi yaptılar. Diyabet hastalığıma ve yaşıma rağmen 3 yıl içinde merkez sayesinde 50 kilo verdim. Burada öğrendiğim en önemli şey sürdürülebilirlik oldu. Kendimle barıştım, yaşam sevincimi tekrar kazandım. Herkese çok teşekkür ederim." "Hayatımda kendime yer açabilmeyi öğrendim" 7 aydır Obezite Merkezi’nde gelen ve 82 kilodan ideal kilosu olan 69 kiloya düşen Hüdaiye Erenoğlu "Burada sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğrendim. Ayrıca psikolojik ve duygusal yönden de hayatımda birçok şey değişti. Hayır diyebilmeyi, karşı koyabilmeyi, hayatımda kendime yer açabilmeyi öğrendim. Buradaki herkese ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. İyi ki buradayım!" sözleriyle Obezite Merkezi ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
"Tohoku, Japonya’nın Güzel El Sanatları" sergisi açıldı
04 Mart 2025 Salı - 14:14 "Tohoku, Japonya’nın Güzel El Sanatları" sergisi açıldı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Japonya Tanıtma Vakfı iş birliğiyle hazırlanan "Tohoku, Japonya’nın Güzel El Sanatları" sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Japon kültürünün yansımalarına ev sahipliği yapan sergi, 11 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, farklı kültürlerin sanat üretimlerini Eskişehir’de sanatseverlerin beğenisine sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda son olarak, binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Japon kültürünün yansımalarına ev sahipliği yapan "Tohoku, Japonya’nın Güzel El Sanatları"sergisi açıldı. Yirminci yüzyılın başlarında, "MingeiHareketi"nin kurucusu Soetsu Yanagi, Japonya’nın Tohoku bölgesini gezerken yerel el sanatlarının güzelliğine hayran kaldı ve ziyaretleri sırasında bulduğu eşyaları ve aletleri toplamaya başladı. Hareketin diğer etkili üyeleri, çömlekçiler Kanjiro Kawai ve Shoji Hamada, tekstil tasarımcısı Keisuke Serizawa ve önde gelen ahşap baskı ustası Shiko Munakata da Tohoku bölgesindeki el sanatlarından derinden etkilendi. Bu kapsamda Eskişehir’de açılan sergide sergilenen el sanatları eserleri, çanak çömlek, lake eşya, tekstil, metal işçiliği ve ahşap ve bambu işçiliği gibi farklı türleri kapsıyor. Sergide ayrıca, halk el sanatlarının güzel işçiliğinden ilham alan ve Tohoku’nun kültürel iklimini ve ruhunu yansıtan sanatçılar tarafından oluşturulan eserler de sunuluyor. Bu sergi modern Japonya’da unutulmaya yüz tutmuş eski el sanatlarının güzelliğini tanıtıyor Serginin açılışında ilk olarak konuşan Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği maslahatgüzar Koji Tahara, serginin 11 Mart 2011 tarihinde Tohoku bölgesinde meydana gelen büyük deprem ve tsunaminin birinci yıl dönümü anısına oluşturulduğunu belirterek, "Seçkin Tohoku el sanatlarının yer aldığı bu sergi, medeniyet ilerledikçe modern Japonya’da neredeyse unutulan eski el sanatlarının güzelliğini tanıtmaktadır. Sergi, seramik, lake, boyama ve dokuma, metal işçiliği, ahşap ve bambu el sanatları gibi çok çeşitli türlerde eserleri içeriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce başta olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum." dedi. "Eskişehir sergileriyle Anadolu’nun kültür başkenti sıfatını ziyadesiyle hak eden bir kent oldu" Eskişehir’in kültür ve sanat kenti olduğunu söyleyen Utku Çakırözer, "Sizlerin sayesinde Eskişehir sergileriyle, konserleriyle, oyunlarıyla, müzeleriyle, gerçekten Anadolu’nun kültür başkenti sıfatını ziyadesiyle hak eden bir kent oldu. Her hafta bizlerin ve Türkiye’nin diğer kentlerinden gelen yurttaşlarımızın seçmekte zorlandığı, ’nereye gitsem, hangisine gitsem’ dediği bir kent haline geldi. Bundan çok mutluyuz. Daha da fazla kültür sanat faaliyetlerinin hem Eskişehir’imize, Türkiye’mize ve dünyaya parlayan yıldız olarak yerleştireceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı. Sergi, iki ülke arasındaki bağları daha da artırdı "Tohoku, Japonya’nın Güzel El Sanatları" sergisi sayesinde iki ülke arasındaki dostluğuna güçleneceğine dikkat çeken Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, "Burada Japonya Büyükelçiliği ve Büyükşehir Belediye başkanlığımızın birlikteliğinde çok güzel bir serginin açılışını yapıyoruz. Japonya kültürünü harmanlayan; birlik, beraberlik ve dayanışmamızı artıran ve iki ülke arasındaki güçlerin bağlarını daha da artıran sergide birlikteyiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Bu sergi Japonya’nın unutulmuş el sanatlarını yaşatma ve bizlerle tanıştırma açısından da çok kıymetli" Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de, "Eskişehir biliyorsunuz deprem bölgesi, serginin geçtiği şehir de bir deprem bölgesi; sergi de 2011 yılında o depremin ve tsunaminin acılarıyla oluşan bir sergi. Dolayısıyla Türkiye bu acıları çok yaşamış bir ülke olarak ve Eskişehir’de deprem bölgesinde bir şehir olarak bu sergiyi çok anlamlı buluyorum. Aynı zamanda Japonya’nın unutulmuş el sanatlarını yaşatma ve bizlerle tanıştırma açısından da çok kıymetli. Eskişehirliler çok eski yıllarda Anadolu Üniversitesi içinde yer alan Japon Bahçesi ile Japon kültürü ile tanışmıştı. Sonrasında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Sazova Parkı içinde bulunan Japon Bahçesi açıldı. Mayıs ayında o güzel ağaçlar, Japonya’nın mimarisini ve peyzajını yansıtan bir park oldu. Ödüllü bir proje olan ve Japon mimar Kengo Kuma ve ekibi tarafından hazırlanan Odunpazarı Modern Müze’si şehrimizde açıldı. O nedenle Eskişehir ile Japonya arasındaki bu güzel kıymetli bağlar ve birbirlerine duyduğu sevgi, saygı ilişkisi bu sergiyle bugün taçlanmış olacak. İki ülkenin o güzel birlikteliğini yaşamış olacağız." şeklinde konuştu. Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra, Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği maslahatgüzar Koji Tahara, Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, CHP Milletvekili Utku Çakırözer ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Kahve alternatifi olan matcha çayına talep artıyor
04 Mart 2025 Salı - 11:57 Kahve alternatifi olan matcha çayına talep artıyor Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, son dönemde özellikle sosyal medyada herkes tarafından tüketilmesiyle birlikte popülerliği artan matcha çayına ilginin yoğun olduğunu dile getirdi. Öğütülmüş yeşil çay yapraklarından elde edilen bir ürün olan matcha çayı, Uzakdoğu kültüründe önemli bir yer taşıyor. Geleneksel yeşil çaydan farklı olarak güçlü antioksidan özelliğine sahip olan matcha, bağışıklık sistemini destekleyerek metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olabiliyor. Pek çok ünlü kahve zinciri de menülerine matcha bazlı içecekler ve tatlılar ekleyerek bu trende ayak uyduruyor. Eskişehir’deki aktar Koray Özkılıç, son dönemlerde büyük ilgi gören ve klasik kahveye alternatif bir seçenek olarak sunulan içecekle ilgili bilgilendirmede bulunarak, sosyal medya sayesinde popülerliğinin arttığını ve şimdi herkes tarafından ilgiyle tüketildiğini aktardı. Özkılıç, "Matcha çayı dediğimiz ürün aslında Paraguay’ın yerli içeceği. Biz nasıl siyah çay tüketiyorsak onlar da bu çayı tüketiyorlar. Biz nasıl termosa çay koyup yanımıza alıyorsak onlar da aynısını yapıyor. Aslında baktığımız zaman matcha çayı siyah çaydan daha sağlıklı. Vatandaşlar hem evlerine alıyor hem de kafelerde mekanlarda bolca tüketiliyor. Daha çok kahvenin yerine tercih ediliyor ama bunun da kafein oranı çok düşük diyemeyiz, günde 3-4 fincan kahve içmek yerine 1 ya da 2 fincan matcha çayı tüketilirse tabii daha az kafein alınabilir vücuda" ifadelerine yer verdi. Sağlıklı beslenme açısından da sıkça tercih ediliyor Son olarak matcha çayının sağlıklı beslenme açısından da sıkça tercih edildiğini ifade eden Özkılıç, "Özellikle sağlıklı beslenenler, sporcular ve diyet yapanlar sık sık bundan tüketiyor. İçinde bol miktarda antioksidan olduğu için vücuttaki yağın ve ödemin atılmasında etkili oluyor. Onun dışında etken maddesi dolayısıyla sakinleştirici ve dinlendirici bir özelliği var. Ayrıca vücuttaki gizli şekeri de dengelemeye yardımcı oluyor. Zaten kan şekerini dengelediği için şu an ondan dolayı da popülaritesi arttı. Yine de çok tüketmemek en sağlıklısı olacaktır, günde 2-3 bardak en ideali" şeklinde konuştu.
Eskişehir’i tercih ettiği için mutlu
04 Mart 2025 Salı - 11:54 Eskişehir’i tercih ettiği için mutlu İstanbul’da sıkça yaşanan asayiş olayları nedeniyle kentten ayrılan Burak Öztoprak, yeni taşındığı Eskişehir’in kendisini daha güvende hissettirdiğini ve yerel halkı sempatik bulduğunu dile getirdi. Yıllardır kitap satarak geçimini sağlayan Burak Öztoprak, yaklaşık 7 ay önce İstanbul’dan Eskişehir’e geldi. İstanbul’un her geçen gün daha da kalabalıklaşması ve asayiş olaylarının artması nedeniyle taşındığını belirten Öztoprak, Eskişehir’deki yaşam şartlarından memnun kaldığını söyledi. Eskişehir’in asayiş olayları bakımından da kendisini daha güvende hissettirdiğine vurgu yapan Öztoprak, yerel halkın kibar ve güler yüzlü olduğunu ifade etti. "Eskişehir’in yaşam şartlarından memnunum, burası huzurlu ve güvenli" Başından geçen süreci anlatan Öztoprak, "İstanbul’dan Eskişehir’e yaklaşık 7 ay önce geldim. Burada insanlar kibar ve güler yüzlü, yardımsever. Kentin yaşam şartlarından memnunum, burası huzurlu ve güvenli. Asayiş olayları İstanbul’a göre daha az. Ayrıca İstanbul kadar kültür karışımı yok. Klişe olacak ama İstanbul kalabalıklaştı. Üstüne bir de yozlaştı. Güvenli değil, her an her şey olabilir. Canımdan korktuğum için değil ama hiçbir insan durup dururken ölmek istemez. Ben oradayken Kağıthane ilçesinde yaşıyordum. Mesela orada bir börekçinin olduğu yerden geçtiğim sırada ateş etmişlerdi. Eskişehir hem bu yönüyle hem de maddi açıdan iyi" dedi