Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de play-off mücadelesi olaylı bitti 08 Mayıs 2026 Cuma - 23:09:02 TFF 3. Lig Play-off rövanş mücadelesinde Eskişehirspor ile Ayvalıkgücü Belediyespor arasında oynanan karşılaşmanın son bölümlerinde çıkan gerginlikte ev sahibi ekip 2 kırmızı kart görürken, konuk ekip sahadan çevik kuvvet kalkanları eşliğinde çıkarıldı. Eskişehirspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor, play-off maçlarının 2. turunca Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İki takımın da TFF 2. Lig’e çıkma ihtimalinin olduğu maçta tansiyon yükseldi. Karşılaşmanın 90+4. dakikasında siyah-kırmızı formalı Elias Durmaz hakem ile tartışmasının sonucunda kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Ardından 90+6. dakikada Akın Akman, rakibine yönelik müdahalesi gerekçesiyle kırmızı kart görerek takımının sahada 9 kişi kalmasına neden oldu. Kırmızı kartların yanı sıra siyah-kırmızılı ekip 4, Ayvalıkgücü Belediyespor ise 5 sarı kart gördü. Konuk ekip sahayı polis eşliğinde terk etti Maçın bitiş düdüğüyle birlikte tribünlerden sahaya yabancı maddeler atıldı. Olayların büyümesi üzerine güvenlik güçleri saha içerisinde geniş önlemler aldı. Ayvalıkgücü Belediyesporlu futbolcular ve teknik heyet, tribünlerden atılan maddelerden korunmak amacıyla çevik kuvvet polislerinin kalkanları altında soyunma odasına ulaştı. Polis ekipleri, stadyum çevresinde de güvenlik tedbirlerini artırdı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:03 Medeniyet hareketi olarak ahilik Akademisyen tarihçi Kâzım Ceylan, ahiliği, Anadolu’nun vatanlaşması, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ettiği. Eskişehir Türk Ocağı’nda "Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik" başlıklı bir sunum yapan Kâzım Ceylan, ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatlanması değil; sosyal, siyasal, kültürel, dini ekonomik ve hatta idari alanda Türk milletini derinden etkileyen medeniyet hareketi olduğunu belirtti. Bir yönetim, eğitim, iktisadî-ticari sistem ve Türk Milleti’nin insanlığa sunduğu bir ahlâk nizamı olan ahiliğin temellerinde, fütüvvet / Peygamber ahlâkı ve Türk töresi, kültürü olduğunu anlatan Kâzım Ceylan, "Milletimizin teşkilatlanma, dayanışma özellikleri ahilik teşkilatının doğmasında etkili olmuştur. Biz ahiliği imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ediyoruz. Ahi Evran Veli öncülüğünde Anadolu’da teşkilatlanan ahiler, yerli hıristiyan Bizans uygarlığına karşı Türk-İslâm Medeniyetini inşa etmişler, hayata geçirmişlerdir. Anadolu’yu vatan yapmamıza etki etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önce insan yetiştiren, üretimi ve dayanışmayı sağlayan Ahiler, kendilerine göre bir iktisadi-ticari sistemin kurulmasını sağlamışlar; gerektiğinde devletin yanında yer alarak mücadele etmişler, asayişi sağlayarak birlik ruhunu diri tutmuşlardır. Bir ahlâk nizamı içerisinde kaliteli üretimi, dayanışmayı, eğitimi, kardeşliği ve adaletli bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ahilerin kurmuş oldukları ahlâka ve yeteneklere göre eğitim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı günümüzdeki birçok probleminde çözümüne etki edecektir" diye konuştu. Kâzım Ceylan’a Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
"Suriye’de kurulacak istikrarlı bir yapı bütün Arap dünyasını etkiler"
03 Ocak 2025 Cuma - 15:17 "Suriye’de kurulacak istikrarlı bir yapı bütün Arap dünyasını etkiler" İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (İRCİCA) Başkanı Prof. Dr. Cengiz Tomar Suriye’de istikrarlı bir yapının kurulmasının Lübnan’ı ve bütün Arap dünyasını etkileyeceğini belirterek, "Suriye’de istikrarlı, halkın iradesine, eşit vatandaşlık anlayışına dayalı bir yönetim kurulabilirse bunun çok isabetli olacağını düşünüyorum. Aksinden Allah korusun” dedi. Eskişehir Türk Ocağı’nda “Orta Doğu ve Suriye” konulu konferansta konuşan İRCİCA Başkanı Prof. Dr. Cengiz Tomar, Osmanlı Devleti’nin yıkılışının ardından bir türlü durulmayan merkezi İslam coğrafyasının (Orta Doğu) yeni bir dönüşümün eşiğinde bulunduğunu anlattı. “Değişim dönüşüm günleri, tarihi günler yaşıyoruz. Bir ay önce konuştuklarımız, şahitlik yaptıklarımız değişiyor” diyen Tomar, “Sovyetlerin apansız beklemeksizin dağılmasından sonra şimdi de ikinci bir benzerini Orta Doğu’da yaşıyoruz. Bin yılı aşkın bir süredir bu coğrafyadayız. Esasen 1450 yıllık İslam tarihinin 1200 yılı da Türk hâkimiyeti ile geçti. Biz bu bölgenin seçkin aktörüyüz. Esasen bu bölgede değişim 19. yüzyıl sonlarından itibaren başladı. 19. yüzyılda bir paradigma değişimi oldu, imparatorluklar gitti yerine ulus devletler kuruldu. Kabaca baktığımızda 1918-1920 sonrası Orta Doğu’da pek çok ulus devletin kurulduğunu görüyoruz. Aslında İngilizler Şerif Hüseyin’e büyük bir Arap krallığı sözünü vermişlerdi. Hâlbuki şu anda bu bölgede sınırları emperyalistlerce düz bir şekilde çizilmiş Arap devletlerinin sayısı yaklaşık 25 ki, bunların hepsi de Osmanlının terk ettiği topraklarda kuruldu. Osmanlıların ardından kurulan Arap ulus devletleri kabaca 1950’lilerden itibaren bağımsızlıklarını elde etmekle birlikte soğuk savaş dikotomisi içerisinde ve genellikle soğuk savaşın kutupları tarafından desteklenen askeri-seküler darbeci liderler tarafından yönetildi. Ancak 1948’de kurulan İsrail ile yapılan savaşlarda sürekli yenilgiye uğrayan bu seküler darbeci liderlerin ideolojisi olan Pan-Arabizm ve Arap milliyetçiliği de zayıfladı. Tabii bir de bu dönemde uygulanan sosyal adaletsizlik, baskılar ve yolsuzluk gibi problemler halkları hem bu ideolojiye hem de liderlere karşı yabancılaştırdı. Bu bölgede yaşananların esas kaynağı Osmanlı’nın 20.yy’a kadar temsil ettiği mutedil, tasavvufa dayalı İslam anlayışının ortadan kalkması, bunun yerine radikal selefi Sünni ve radikal selefi Şii anlayışının o tarihten itibaren hâkim olmasının yanı sıra diğer bir sebebi de 1948’de İsrail’in kurulmasıdır” ifadelerini kullandı. “Yeni yönetim halkoyuna dayalı bir rejim kurulabilirse tüm bölge için bir ümit ışığı olabilir“ Prof. Dr. Cengiz Tomar, 1979 İran devriminin bölgedeki etkileri ve buna karşı Arap dünyasında ortaya çıkan radikal selefilik mücadelesinin, Orta Doğu’da daha dini niteliği ağır basan yapılanmaların ortaya çıkmasına yol açtığını belirterek şunları söyledi; "1989’da Sovyetler Birliği’nin çökmesi bölgeyi daha ziyade ABD etkisine açık hâle getirdi. Ancak bazı liberalleşme çabaları olmakla birlikte halk açısından değişen bir şey olmadı. En organize muhalefet hareketi olan Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) 1982’de Hama’da olduğu gibi ezildi. 2010 sonunda başlayan Arap Baharı isyanları ilk planda Batı ve ABD tarafından desteklenmekle birlikte daha sonra, Mısır örneğinde olduğu gibi, Müslüman Kardeşler ve benzeri yapıların iktidara gelmesi karşı devrimlerin desteklenmesine yol açtı. Suriye’de de aynı durum yaşandı. Ancak 2024 sonunda hiç beklenmedik bir şekilde Suriyeli muhaliflerin Şam’a ilerleyişi ve Esad rejiminin düşüşü, şayet yeni yönetim, eşit anayasal vatandaşlığı ve halkoyuna dayalı bir rejim kurulabilirse, tüm bölge için bir ümit ışığı olabilir.“ “Fırat’ın doğusu olmadan batısının yaşaması mümkün değil” Tomar, “Şu anda herkes Trump’ın gelmesini bekliyor. Trump ne diyecek? Toprakların yüzde 29’unu elinde tutan PYD’ye silahlarınızı bırakın ve yapının içinde yer alın mı diyecek, yoksa aksi mi? Esasen Fırat’ın doğusu olmadan batısının yaşaması mümkün değil. Bütün enerji kaynakları doğu da olduğu gibi, su kaynakları da doğu da. Bu sorunun cevabını 20 Ocak’tan sonra duyacağız. Suriye’de istikrarlı bir yapının kurulması Lübnan’ı ve bütün Arap dünyasının etkiler. Çok kritik bir aşamadayız. Suriye bir turnusol kâğıdı gibi, kurulacak istikrarlı, halkın iradesine, eşit vatandaşlık anlayışına dayalı bir yönetim kurulabilirse bunun çok isabetli olacağını düşünüyorum. Aksinden Allah korusun” dedi Program, Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın Tomar’a plaket takdimi ile sona erdi.
Mavi Masa ile 38 bin 810 talep karşılık buldu
03 Ocak 2025 Cuma - 15:03 Mavi Masa ile 38 bin 810 talep karşılık buldu Tepebaşı Belediyesi, Mavi Masa ve WhatsApp iletişim kanalları aracılığıyla ilçe sakinlerinin her an ulaşabileceği bir belediye olmaya devam ediyor. 2024 yılında, ilçe sakinleri tarafından belediyeye iletilen 38 bin 810 talep başarıyla çözüme kavuşturuldu. Tepebaşı Belediyesi, ilçedeki problemlerin daha hızlı çözülmesi amacıyla oluşturulan Mavi Masa ve WhatsApp hattı ile vatandaşlardan gelen istek, soru ve önerilere çözüm odaklı yanıt veriyor. Vatandaşlarla kurulan tüm iletişim kayda alınarak ilgili birimlere aktarılması ve takibi titizlikle yapılıyor. 444 44 26 numaralı Mavi Masa hattı, vatandaşların geri bildirimlerini değerlendirerek işlemlerin sonuçlanması sürecinde önemli bir köprü işlevi görüyor. Gelen müracaatlar, Strateji Geliştirme Müdürlüğü tarafından kayıt altına alınarak eksiksiz bir şekilde takibi yapılıyor. 2024 yılında vatandaşlar tarafından iletilen 38 bin 810 talep çözüme kavuşturuldu. Hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşuyor Kent sakinleri, Tepebaşı Belediyesi’ne Mavi Masa’nın yanı sıra WhatsApp üzerinden de ulaşabiliyor. 0 (532) 131 30 32 numaralı WhatsApp hattı üzerinden şikayet ve talepler hafta içi 08.00-20.00, hafta sonu ise 08.00-17.00 saatleri arasında yanıtlanıyor. WhatsApp üzerinden sunulan hizmet sayesinde, vatandaşlar karşılaştıkları sorunları anında belediyeye iletebiliyor ve yetkililerle gerçek zamanlı olarak iletişim kurabiliyor. Kent halkı belediyeye fotoğraf ve video da gönderebilirken, problemlerin daha hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşması sağlanıyor. Öte yandan, belediyenin www.tepebasi.bel.tr adresinde bulunan canlı destek hizmeti aracılığıyla da Eskişehirliler istek, şikayet ve önerilerini hafta içi 08.00-20.00 ve hafta sonu 08.00-17.00 saatleri arasında Mavi Masa aracılığı ile yetkililere iletebiliyor.
Çallı İmzalı Atatürk Portresi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde Eskişehir ile buluşuyor
03 Ocak 2025 Cuma - 14:59 Çallı İmzalı Atatürk Portresi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde Eskişehir ile buluşuyor Atatürk’ü şahsen tanıyan ve onun portrelerini defalarca resmeden ünlü ressam İbrahim Çallı’nın torunu, çağdaş Türk resminin öncülerinden Yaşar Çallı imzalı Atatürk portresi, Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde Eskişehir halkı ve ziyaretçilerle buluşuyor. Anadolu Üniversitesinin sanata ve kültürel mirasa verdiği önemi simgeleyen özel portre, Eskişehir’in turistik merkezlerinden biri olan ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde yerini aldı. Öncesinde Rektörlük ofisinde yer alan ve Sakıp Sabancı tarafından 1984 yılında Anadolu Üniversitesine armağan edilen tablo, Türk resim sanatında ’Çallı Kuşağı’ olarak bilinen ekolün izlerini yansıtan önemli bir eser olarak öne çıkıyor. Paha biçilemez bu özel tablo, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait koleksiyonun yer aldığı bölümde sergileniyor. Resim Bölüm Başkanı Prof. Coşkun: “Çallı geleneğinin sanatsal ve tarihi mirası kentimizle buluşuyor Ülkemiz resim sanatının en önemli temsilcilerinden İbrahim Çallı geleneğinin sanatsal ve tarihi mirasını yaşatan torunu Yaşar Çallı imzalı Atatürk portresinin kentimizle buluşmasının önemine değinen Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölüm Başkanı, Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü ve Anadolu Üniversitesi ATAP bünyesinde Teknopark’ta faaliyet gösteren Umay Müze Tasarım ve Teknolojileri’nin kurucusu Prof. Rıdvan Coşkun, konuya ilişkin şunları söyledi: “Ülkemizin tarihi mirasını temsil eden ve kamusal değeri bulunan sanat eserlerimizin kapalı alanlardan ve arşivlerden çıkarılarak halkımız ve gençlerimizle buluşturulması, tarih bilinci, kültürel aktarım ve sanat eğitimi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Anadolu Üniversitesi olarak, sergilediğimiz yenilikçi müzecilik anlayışı doğrultusunda sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmak ve erişilebilir kılmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. İbrahim Çallı’nın torunu Yaşar Çallı imzalı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portresi, Çallı kuşağının sanatsal mirasını temsil eden, tarihi değeri yüksek ve genç sanatçılar için ilham verici boyutlarıyla öne çıkan kıymetli bir eserdir. Gençlerimize ve genç sanatçılarımıza ilham kaynağı olacak bu eserin Cumhuriyet Tarihi Müzemizde sergilenmesi, sanatın ve kültürel tarihi mirasımızın toplumla buluşmasını destekleyen bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, kentimizde kültürel mirasımızın kapalı alanlardan, az kişinin görüp erişebildiği ortamlardan çıkıp daha geniş kitlelere ücretsiz olarak ulaşmasını sağlamak açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.” Cumhuriyet Tarihi Müzesi ziyaretçilerini bekliyor Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı ile Cumhuriyet tarihine ışık tutan ve ücretsiz olarak ziyaret edilebilen müze, değerli tabloyu yakından görmek ve yakın tarihe dair bilgi, belge ve görselleri incelemek isteyen ziyaretçilerini bekliyor.
Tarihi Ulu Camii’de Regaip Kandili özel programı ile tarihi bir gün yaşandı
03 Ocak 2025 Cuma - 12:03 Tarihi Ulu Camii’de Regaip Kandili özel programı ile tarihi bir gün yaşandı UNUSCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Tarihi Ulu Camii’de Regaip Kandili özel programı ile tarihi bir gün yaşandı. Sivrihisar Belediyesi Başkanı Habil Dökmeci, Sivrihisar İlçe Müftülüğünün girişimleri, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve 22.Dönem Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin’in emekleriyle düzenlenen Kandil Özel Programı TRT 1 ve Diyanet TV’den canlı yayınlandı. Sivrihisar Ulu Camii’nde düzenlenen Regaip Kandili programında, Sivrihisarlılar ve TRT 1 ile Diyanet TV’nin canlı yayını ile birlikte tüm Türkiye, manevi bir atmosferi paylaşmanın huzurunu yaşadı. Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahilerin okunduğu gecede, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş gönüllere dokunan sohbeti ve duaları anlamlı geceye ayrı bir güzellik kattı. Tarihi Ulu Camii’nde gerçekleştirilen Regaip Kandili Özel Programına Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, İlçe Kaymakamı Hüseyin Sayın, Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen ve Sivrihisar İlçe Müftüsü Mustafa Budak katılım sağladı. Sivrihisar Belediyesi ise düzenlenen programın ardından lokma ikram ederek gecenin bereketini vatandaşlarla paylaştı. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ise “Programın düzenlenmesinde emeği geçen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici ve 22. Dönem AK Parti Eskişehir Milletvekili Sayın Fahri Keskin başta olmak üzere, katılım sağlayan tüm hemşehrilerimize ve programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın da katılımları hem bizleri hem de hemşerilerimizi mutlu etti. Bu özel ve mübarek geceyi birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşadık” dedi. Başkan Dökmeci program sonrasında ise Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a günün anısına hediye takdim etti.
İl Sağlık Müdürlüğü’nden Sağlıkta Dijital Dönüşüm duyurusu
03 Ocak 2025 Cuma - 11:55 İl Sağlık Müdürlüğü’nden Sağlıkta Dijital Dönüşüm duyurusu Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetlerinde Dijital Dönüşüm konulu bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İl Sağlık Müdürü Bildirici, yaptığı açıklamada, sağlık hizmetlerinde dijitalleşme ve entegrasyon çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. Bildirici, "Bakanlığımızın belirlediği hedefler doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek, aile hekimliği ve hastane hizmetlerini daha etkin sunmak için birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonunu dijital sistemler üzerinden sağlamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı. Aile hekimlerine, kendi hastalarına özel kontenjan tanınacak Sağlıkta dijital dönüşüm çerçevesinde hayata geçirilen yeni uygulamalar sayesinde vatandaşların daha kesintisiz ve kaliteli sağlık hizmeti alabileceğini dile getiren Bildirici, "İşte bu uygulamalardan bazı örnekler verdi. Bu kapsamda Aile hekimleri, hastalarına özel hastane randevu kontenjanları oluşturabilecek. Aile hekimleri ve hastane doktorları arasında elektronik ortamda sevk ve geri bildirim notları paylaşılacak. Aile hekimleri, hastalarına özel kodlar oluşturarak direkt olarak laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerini isteyebilecek. Hastanelerdeki kayıt işlemleri kolaylaştırılacak ve hasta yönlendirmeleri hızlanacak. Uygun hastalar, sağlıklı yaşam merkezlerine yönlendirilecek ve danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilecek. Tüm sağlık verileri e-Nabız üzerinden görüntülenebilecek. Bu uygulamalar sayesinde sağlık hizmetlerindeki bürokratik işlemler azalacak, hasta memnuniyeti artacak ve sağlık çalışanlarının iş yükü hafifleyecek. Sağlık sistemimizin tüm paydaşlarının bu dönüşüme katkı sağlaması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.
Genç hafız 2 yıllık eğitim sürecini 6 ayda tamamladı
03 Ocak 2025 Cuma - 10:19 Genç hafız 2 yıllık eğitim sürecini 6 ayda tamamladı Eskişehir’de yaşayan ve 2 yıl süren hafızlık eğitimini 6 ay gibi bir sürede tamamlamayı başaran 20 yaşındaki Cansu Güngör, “Yoğun olarak çalıştım, sadece yemek için ara veriyordum. Hiçbir şekilde telefonla, tabletle falan uğraşmadım” dedi. Odunpazarı İlçesi Çamlıca Mahallesi’nde bulunan bir Kur’an-ı Kerim kursunda eğitim alan 20 yaşındaki Cansu Güngör, yaşıtlarına göre büyük bir başarı elde etti. Aldığı eğitimle birlikte yoğun bir çalışma temposu içine giren Güngör, 2 yıl kadar süren hafızlık eğitimini, 6 ay gibi bir sürede tamamladı. Genç yaşta hafızlık eğitimini tamamlamasıyla dikkat çeken Cansu Güngör, takdir topladı. Eğitmeni ve müftülük temsilcileri tarafından genç hafıza, umre hediye edildi. “Sadece yemek için ara veriyordum” Yoğun bir tempoyla çalıştığını ve sadece yemek yemek için ara verdiğini belirten Cansu Güngör, “Hafızlık eğitimini 6 ayda tamamlamak için çok uğraşmam gerekti, yoğun olarak çalıştım. Mesela, sadece yemek için ara veriyordum. Onun haricinde hiçbir şekilde telefonla, tabletle falan uğraşmadım. Yani sürekli ders yapıyorum, başka hiçbir şeyle uğraşmıyorum. Tabii ki onur verici bir şey, ben de çok mutlu oldum. Başta böyle olacağını düşünmüyorum, ama çok şükür, bu sürede bitirebildim. Hem kendi çalışma azmim, hem ailemin desteği, hem de hocamın emekleriyle, gayretleriyle ve gösterdiği sabırla bu sürede bitirdim. Tebrik edenler, şaşıranlar oluyor. Bu kadar kısa sürede bitmesinden dolayı tebrik ettiler. Çok şaşırıp, ’Nasıl bu kadar kısa sürede bitirdin?’ diyerek nasıl çalıştığımı soranlar oldu” dedi. “Gayret göstererek 2 yıllık bir süreci yaklaşık 6 ay içerisinde bitirdi” Öğrencisinin yoğun çaba sonucunda 2 yıllık süreci 6 ayda tamamladığını belirten eğitmen Hamide Arslan ise şu ifadeleri kullandı: “Hafızlık hazırlık sürecimiz 1 yıl, hafızlık ise 2 yıldır. Yani toplam 3 yıl sürüyor. Cansu kızımız, olağanüstü bir gayret göstererek 2 yıllık bir süreci yaklaşık 6 ay içerisinde bitirmiş bulunmaktadır. Hafızlık sabır, azim, kararlılık ve her şeyden öte fedakarlık isteyen bir süreçtir. Cansu kızımızda da bunların hepsi mevcuttu. Her şeyden öte, ahlakı beni çok etkiledi. Beni hiçbir zaman kırmadı, istenilen sayfaları denilen süreçte yapıp getirdi.”