Yerel Haberler
Eskişehir
Kamu yönetimine Yunus Emre’den dersler 10 Mayıs 2026 Pazar - 08:51:54 Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, Yunus Emre’nin bilinen ‘Divan’ı dışındaki tek eseri olan ‘Risâletü’n Nushiyye’ kitabını kamu yönetimi bağlamında değerlendiren bir makale hazırladı. Bir ilk olan makale, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi’nde (ICAR) yayınlanırken, Felemenkçe yayınlanan ‘Yunus’un İzinde Adım Adım’ kitabında da yer aldı. Makale, yazarı tarafından Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" panelinde de anlatıldı. Eser ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı Anadolu’da yetişen tasavvuf ehli ve halk şâiri Yunus Emre’nin Risâletü’n-Nushiyye, ‘Nasihatlar Kitabı’ isimli eseri, kamu yönetimi açısından ilk defa Meryem Ülkü Aygül tarafından ele alındı. Yaklaşık 562 beyitten oluşan ve orijinal nüshası Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Fatih Kitaplığı bölümünde bulunan eser başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanları dışında ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı. Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisi Yaptığı çalışmayla ilgili bilgi veren Meryem Ülkü Aygül, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olduğunu, hâlen Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ana bilim dalında yüksek lisans yaptığını anlattı. Çalışmalarını, ‘Afet yönetimi’ ve ‘Yaşadığı şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğü Eskişehir tarihi’ olarak iki kanatta ilerlettiğini anlatan Aygül "Çalışmamın konusu Yunus Emre’nin Risâletü’n Nushiyye adlı öğüt kitabıdır. Yunus Emre’nin 1307 yılında yazdığı Risâletü’n Nushiyye eseri ise bilindiği kadarıyla Kutadgu Bilig’den sonra Türk edebiyatının üçüncü, Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisidir Moğol istilası, isyanlar, şehzadeler arasındaki mücadeleler ile devletin karışık durumu ve devlet idaresinde bulunanların keyfî tutumlarına şahitlik eden Yunus, nasihat dilinin konuştuğu bu eseriyle gördüğü eksiklikleri ve bozuklukları dile getiren bir tenkitçi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yunus’un ve eserinin önemine rağmen yaptığımız literatür taramasında esere yeterli ilginin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Eserle ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar ise başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanlarındadır. Yunus’un genel olarak şiirlerine dair sosyal bilimler kapsamında tezler, kitap ve makaleler bulunmakla birlikte kamu yönetimi bağlamında bir çalışmaya ulaşılmamıştır." dedi. "Terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler veriyor" Meryem Ülkü Aygül, Risâletü’n Nushiyye gibi kamu yönetiminin temel unsuru olan "İnsan"a nasihatlerde bulunan kitapların, sadece edebî eser olarak değerlendirilemeyeceğini anlattı. Bu tür eserlerin, döneme dair bilgiler sunarken bir zihniyeti, bir anlayışı, bir kültürü ortaya koyduğunu belirten Aygül, şunları belirtti: "Araştırmada, ‘Risâletü’n Nushiyye, kamu yönetimi bağlamında okunduğunda Yunus Emre, bizlere neler sunacaktır?’ sorusuna cevaplar aranmıştır. Eseri incelediğimde tasavvufi öğütlerin sembollerle yüklü bir dil ile hikâyeleştirilerek anlatıldığı Risâletü’n Nushiyye’nin kamu yönetimi bağlamında da ele alındığında sosyal ve siyasi yapı, ideal yönetici ve yönetim anlayışı bakımından önemli bulgular sunduğunu gördüm. İyi bir yöneticinin özellikleri, kamu düzeninin nasıl sağlanacağı ve günümüzde kullanılan terimle ifade edecek olursak terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler vermektedir. Sembollerin ardındaki yönetim anlayışında ise kamu düzeninin esas alındığı görülmektedir. Devletin temel varlık nedenlerinden biri olan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasında Yunus, somut tedbirler önermektedir. Suça, suçluya göz açtırmayan bir yaklaşım söz konusudur. Terörle mücadelede ise askerî operasyon ve sınır dışı etmekten bahsetmektedir. Devlete bağlılığın sağlanması ve devlete sadakatin pekiştirilmesi esastır. Göktürk Kitabelerindeki "başlıya baş eğdirmek, dizliye diz çöktürmek" deyimiyle ifadesini bulduğu üzere Yunus Emre’ye göre devletin ihtişamı ve gücü gösterilmelidir. Hatta silahlı mücadele dışında kalanların da, yani teröre destek verenler de statüsü ne olursa olsun seçkin bir kesime mensup olsalar bile onların kamu hizmetlerinden, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması gerektiği işaret edilir. Ancak terörle mücadelede sapla samanın ayrılması gerektiği yönünde de bir uyarı mevcuttur. Meşru otoriteye başkaldıran, yasayı çiğneyen, hakkı olmayana el uzatanlar sıfır toleransla ağır bir şekilde cezalandırılırken "suçu olmayan kişinin eli bağlanmaz". "Eser, günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır" Risâletü’n Nushiyye’nin; devlet kurma geleneğine sahip Türklerin yönetim anlayışına dair mirasını devam ettirdiğini anlatan Meryem Ülkü Aygül "Bu köklü mirasa ve dönem itibarıyla Türkçeyle kaleme alınması bakımından yüksek öneme sahip olan eserden istifade edilmesi günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Türk devlet geleneğinin neşvünema bulması Yunus gibi değerlerimizin öğütlerine kulak vermek ve bunu titizlikle hayata geçirmekle mümkündür" diye anlattı. Çalışmayı tanıtmak için yapılan faaliyetler Aygül, "Bu çalışmam, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi"ne (ICAR) kabul edildi, Kongre Kitabı’nda da tam metni yayınlandı. Çalışmamın bir versiyonu da Felemenkçeye çevrildi ve ortak yazarlı kitapta Avrupa’da okurlarla buluşuyor. Kitabın adı "In Yunus’ voetsporen stap voor stap" (Yunus’un İzinden Adım Adım). Ayrıca bu yıl Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" paneline konuşmacı olarak davet edildim ve konu hakkında konuşma yaptım" diye anlattı. "Yaşadığım şehre vefa borcum olduğunu düşünüyorum" Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, yaşadığım şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğünü de anlatarak, "Mesela mezuniyet tezim, bir kitap bölümü olarak yayınlandı. 1956 Eskişehir depreminde afet yönetimini ele aldım. Yine köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocaklarına ilk kez Eskişehir’den baktık. Eskişehir Türk Ocaklarının Osmanlı döneminden itibaren tasfiye edildiği 1931 yılına kadar faaliyetleri, teşkilatlanması arşiv belgelerinden, dönemin basınından ve özel koleksiyonlardan elde ettiğimiz bulguları önce uluslararası kongreye sunduk, kabul edildi, hatta tam metni de yayınlandı. Akabinde bu çalışmayı genişleterek ortak yazarlı kitap olarak yayımladık. Aslında benim Eskişehir’e dair araştırmalarım lise yıllarıma dayanıyor. Osmanlı döneminde 1911-1912 yıllarında Eskişehir’de çıkan "Hakikat-Anadolu Sesleri" gazetesinden şehrin tiyatro, tıp, sanayi ve iş dünyasına dair ilanlarını analiz ettim. Hatta 2017 yılında TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na sunmuştum, kabul edilmemişti ancak yaşadığım şehrin tarihine ait daha önce ortaya konmamış bilgileri kazandırmak, kabul edilmekten daha önemliydi benim için" dedi.
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Eskişehir’de gebe okulu ve doğuma hazırlık polikliniklerine ziyaret
19 Aralık 2024 Perşembe - 15:12 İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Eskişehir’de gebe okulu ve doğuma hazırlık polikliniklerine ziyaret Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Gebe Okulu ve Doğuma Hazırlık Ebe Polikliniği’ni ziyaret etti. Sağlık Bakanlığı’nın “Normal Doğumun Teşviki Eylem Planı” çerçevesinde gerçekleştirilen ziyaret sırasında Bildirici, normal doğumun teşvikiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bildirici, “Normal Doğumun Teşviki Eylem Planı ile gebelere yönelik eğitim ve destek hizmetlerini yaygınlaştırmayı, normal doğumu teşvik etmeyi ve anne adaylarını bilinçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Bildirici ayrıca, Gebe Okulu’nda uzmanlar tarafından anne adaylarına; ebelik ve lohusalık psikolojisi, doğum mekanizması, doğum ağrılarıyla baş etme yöntemleri ve gebelikte günlük yaşam gibi pek çok konuda eğitimler verildiğini belirtti. Eğitimlerin, haftanın her günü gruplar halinde gerçekleştirilebildiğini ve aynı zamanda online katılım imkânı da sunulduğunu ifade eden Bildirici, eğitimlerini başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifika verildiğini dile getirdi. Yanı sıra Bildirici, Doğuma Hazırlık Ebe Polikliniği’nde gebelere; normal doğumun faydaları, suda doğum, ilaç dışı ağrı yönetimi ve acil durum belirtileri gibi konularda rehberlik edildiğini vurguladı. Bildirici, konuyla ilgili olarak “Anne adaylarının doğum sürecinde kendilerine eşlik edecek ebe ekibiyle önceden tanışmaları büyük bir avantaj sağlıyor” şeklinde konuştu. Son olarak Bildirici, Eskişehir’de yürütülen bu çalışmaların anne adaylarına önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Bu tür hizmetlerin diğer illere de yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Tepebaşı’ndan ilkokul öğrencilerine beslenme desteği devam ediyor
19 Aralık 2024 Perşembe - 14:53 Tepebaşı’ndan ilkokul öğrencilerine beslenme desteği devam ediyor Tepebaşı Belediyesi’nin ilkokul öğrencileri için başlattığı beslenme desteği projesi, 2024-2025 eğitim öğretim yılında da öğrencilere ulaşmaya devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi tarafından 2023-2024 eğitim öğretim döneminde ilkokul öğrencileri için hayata geçirilen beslenme desteği projesi çok sevilmişti. 2024-2025 eğitim öğretim yılında da sürdürülecek olan bu çalışma, ağırlaşan ekonomik şartlarda vatandaşlara destek olmaya devam edecek. Bu kapsamda Nihal-İsmail Aşevi ekipleri tarafından özenle hazırlanan öğünler, belediye çalışanları tarafından öğrencilere beslenme olarak ikram ediliyor. Hazırlanan beslenmenin yanında çocuklara ceviz, badem ve kuru kayısı gibi besleyici gıdalar da veriliyor. Okul girişlerinde açılan stantlar ile beslenmeler çocuklara ulaştırılırken, proje velilerden de takdir topluyor. “Çocuklarımızın yüzündeki gülümseme bizim için en büyük ödüldür” Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, çocuklara sağlanan beslenme desteğine ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve başarılı bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak görevi. Bu görev ve sorumluluğun bir parçası olarak, okullarda beslenme desteği sağlama konusunda kararlı şekilde çalışıyoruz. Amacımız, her çocuğun eşit ve sağlıklı beslenme imkanlarına sahip olmasını sağlamaktır. Çünkü biliyoruz ki sağlıklı bir gelecek, sağlıklı nesillerle mümkündür. Çocuklarımızın yüzündeki gülümseme, bizim için en büyük ödüldür. Tepebaşı Belediyesi olarak tüm imkanlarımız ile çocuklarımıza destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Ünlü şef Buğra Özdemir Turizm Fakültesi öğrencileriyle buluştu
19 Aralık 2024 Perşembe - 14:08 Ünlü şef Buğra Özdemir Turizm Fakültesi öğrencileriyle buluştu Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerinin Geleneksel Ceket Giyme Töreni ve 6. Kariyer Günü etkinliklerine ünlü şef Buğra Özdemir’de katılıp öğrencilerle bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde, Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerinin Geleneksel Ceket Giyme Töreni ve Turizm Fakültesi 6. Kariyer Günü gerçekleşti. Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölünü mezunu olan ve yakın zamanda Michelin yıldızı kazanan şef Buğra Özdemir’de etkinlikte yer aldı. Öğrencilerle bir araya gelen ünü şef, onlara tavsiyelerde bulundu. Özdemir’e Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hakan Yılmaz tarafından günün anısına hediye taktim edildi. 37 firmanın yer aldığı Turizm Fakültesi 6. Kariyer Günü’nde stantları gezen Prof. Dr. Yılmaz ve Özdemir, bilgi aldı. “Bugün çifte etkinliğimiz var” Konuyla alakalı konuşan Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hakan Yılmaz, “Bugün, 6’ncısını düzenlediğimiz ’Kariyer Günleri’ etkinliğinde sektör temsilcileriyle öğrencilerimizi buluşturmuş bulunuyoruz. Tabii burada sektörün kıymetli paydaşlarıyla öğrencilerimizi buluşturmanın temel amacı, iş yaşamlarında ve kariyer yollarında karşılaşabilecekleri önemli fırsatlarını burada yakalamalarını sağlamak. Staj görüşmeleri ve iş başvuruları yapabiliyor, sektörün beklentilerini öğrenme anlamında doğrudan kendileri temas kurabiliyorlar. Turizm sektöründe kısmen daha düşük bir sezon olması ve sektör temsilcilerinin de buraya gelme imkanının daha yüksek olması dolayısıyla bu etkinliği aralık düzenledik. Öğrencilerimiz staj ve iş görüşmelerini bugün burada değerlendirmiş olabiliyorlar. Bugün çifte etkinliğimiz var. Bir de yukarıda Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümümüzün ceket giyme töreni oldu. Bu töreni topraklarımızda olan bir geleneğin devamı gibi düşünebiliriz. Kendinden sonrakine el verme, mahir kılma ve ’bu işi artık sen de yapabilirsin’ deme anlamında temsili bir anlamı var. Öğrencilerimiz ceketlerini giydiklerinde aslında o sorumluluklarını da hissediyorlar. Ayrıca beklenti ve sektöre hazırlık anlamında ilk adımlarını atmış oluyorlar. Bugün aramızda bizi de mutlu kılan ve onurlandıran Buğra Özdemir şefimiz var. O da bizim Gastronomi ve Mutfak Sanatı Bölümümüzün ilk mezunlarından. Burada ’Gastronominin Oscarları’ diye görebileceğimiz ’Michelin Yıldızı’ kazandı. Bu yakın zaman önce açıklandı. Kendisini davet ettik, ’Kariyer Günleri’nde bir mezunumuzun neleri başardığını öğrencilerimize anlatması açısından faydalı olacağını düşündük. O da bizi kırmadı ve bu süreçle ilgili hem öğrencilerimizle tanışmak hem de neler yaşadığını aktarma fırsatı buldu. Kendisine buradan tekrar teşekkür ediyor, başarılar diliyorum” dedi. “Burası kapıları açan bir üniversite” Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölünü mezunu ve Michelin Yıldızı kazanan Şef Buğra Özdemir ise mezun olduğu okulda kendiyle aynı bölümü aynı bölümden mezun öğrencilerle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Buğra Özdemir şöyle konuştu; “Anadolu Üniversitesi Gastronomi Mutfak Sanatları Bölümü’nden 2017 yılında mezun oldum. Şu anda da İstanbul Silivri’de bulunan bir restoranda mutfak şefliği yapmaktayım. Geçtiğimiz yıl, 5 Aralık’ta ’Michelin Guide’da tavsiye listesi ve ’Yeşil Yıldız’ ödülüne layık görüldük. Bu ödül biz şefler için çok önemli ve prestijli. Aslında her genç şefin hayali. Üniversite okurken bu ödülü alabilmek benim de hayalimdi. Şu anda Türkiye’de sadece İstanbul, İzmir ve Muğla’daki yerler ’Michelin Rehberi’ne girebiliyor. Buraya gelmeden önce mesaj atan çok öğrenci oldu. Bana sormak istedikleri sorular varmış, onlarla da birazdan görüşeceğim. Buraya bu şekilde gelmek ayrı bir duygu, çok farklı hissiyatlar içindeyim. Mezun olduğunuz bir yere yıllar sonra ödüllü bir şef olarak onlara tavsiye verebilecek birisi olarak gelmek gerçekten çok farklı bir duygu. Benim zamanımda ’Kariyer Günleri’ yoktu. Biz staj yerleri bulmakta çok zorlanıyorduk. Çünkü Eskişehir’de okuyorsunuz, küçük bir şehirden gelmişsiniz. Kendi çabamızla mailler atıyorduk, iletişim kurmaya çalışıyorduk. Ama, bu ’Kariyer Günleri’ sayesinde işletmelerin buraya gelip, buradaki öğrencilerle sohbet etme fırsatı yakalaması ve onlara staj imkanı sunması gerçekten çok önemli. Burada olduğum için söylemiyorum, Anadolu Üniversitesi gerçekten çok kaliteli bir üniversite. Çok kapıları açan bir üniversite. Buradan mezun olanlar çok iyi yerlerde çalışmaya devam ediyorlar.”
Can Dostlar projesi 17. Gönülden Ödüller’de ödüle layık görüldü
19 Aralık 2024 Perşembe - 12:47 Can Dostlar projesi 17. Gönülden Ödüller’de ödüle layık görüldü Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen 17. Gönülden Ödüller’de Can Dostlar sosyal sorumluluk projesi ile ödüle layık görüldü. Çalışan gönüllülüğü alanındaki tek ödülde başarıya ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Saha çalışanlarımızın önerisiyle başlayan ve tamamen gönüllülük esasıyla gelişen projemiz hem şirketimiz içerisinde hem de yerel yönetimler, STK’lar ve bölge halkı tarafından kısa zamanda sahiplenilerek büyütüldü. Bu ödül de gönüllülük ruhunun ne kadar büyük bir etki oluşturabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.” dedi. Öte yandan OEDAŞ bu ödülle birlikte 2024 yılı içerisinde dört farklı proje ile toplam beş ödül kazanmış oldu. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), sokak hayvanlarının yaşam şartlarını iyileştirmek ve göçmen kuşların elektrik direklerine konduklarında çarpılmasını önlemek amacıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk projesi Can Dostlar ile aldığı ödüllere bir yenisini ekledi. Şirket, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen 17. Gönülden Ödüller’de ‘Can Dostlar’ kategorisinde ödüle layık görüldü. İstanbul’da düzenlenen törende OEDAŞ adına ödülü Kurumsal İletişim Yöneticisi Sevi Yüzbaşıoğlu aldı. Muzaffer Yalçın: “Gönüllü çalışanlarımız ve paydaşlarımızla projemizi genişleteceğiz” Ödülle ilgili açıklama yapan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Can Dostlar projesi, 2021 yılında pandemi dolayısıyla yapılan sokağa çıkma kısıtlamalarında sokak hayvanlarının yaşam şartlarının güçleştiğini fark eden saha çalışanlarımızın önerisiyle başladı ve tamamen gönüllülük esasıyla gelişti. Projemiz hem şirketimizdeki farklı departmanlarda çalışan arkadaşlarımız hem de yerel yönetimler, STK’lar ve bölge halkı tarafından kısa zamanda sahiplenildi. Şu ana kadar binlerce kedi ve köpeğin kısırlaştırma operasyonları, tedavileri yapıldı. Öte yandan göç yolları üzerinde olan bölgemizde göçmen kuşların elektrik direklerine konduklarında çarpılmalarını önlemek için de çeşitli çalışmalar yürüyoruz. Bundan sonra da gönüllü çalışanlarımız ve paydaşlarımız ile birlikte projemizi genişletmeye devam edeceğiz. Bu ödül aynı zamanda gönüllülük ruhunun ne kadar büyük bir etki oluşturabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Can Dostlar projemizin Can Dostlar kategorisinde ödüle layık görülmesi ise bizim hiç hoş bir tesadüf oldu.” diye konuştu 2024’te 4 projeye 3’ü uluslararası 5 ödül Elektrik dağıtım hizmeti faaliyetlerini yürütürken toplumun, bölgenin ve dünyanın ihtiyaçlarına da yanıt vermeye odaklanan OEDAŞ’ın Can Dostlar projesi ile aldığı bu ödül, 2024 yılı içerisinde alınan beşinci ödül oldu. Şirket bu yıl Radyo Frekans ile Kısmı Deşarj Tespiti Projesi ile 9. İstanbul Karbon Zirvesi’nde Düşük Karbon Kahramanı seçildi. Aynı proje, uluslararası bir ödül programı olan Best Business Ödülleri’nde de ödüle layık görüldü. OEDAŞ, Enerjimiz Eşit projesiyle de Best Business Ödülleri’nden ödülle dönerken bir başka uluslararası program olan Stevie Uluslararası İş Ödülleri kapsamında da Müşteri Memnuniyetinde Başarı ödülünün sahibi oldu.
Başkan Kurt’a Basketbol Ligi şampiyonluk maçında büyük ilgi
19 Aralık 2024 Perşembe - 12:41 Başkan Kurt’a Basketbol Ligi şampiyonluk maçında büyük ilgi Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Erkekler Basketbol Ligi play-off finalini izlemeye gittiği Harb-İş ile Sümer karşılaşmasında taraftarlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Eskişehir Erkekler Basketbol Ligi’nde play-off final heyecanı yaşandı. Harb-İş ile Sümer Basket takımlarının kıyasıya mücadele ettiği final maçı 86-86 sonuçlandı. İlk maçı 7 farkla kazanan Harb-İş Spor, şampiyonluğunu ilan etti. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da maçı izleyenler arasındaydı. Başkan Kurt, her iki takım taraftarlarının da yoğun ilgisiyle karşılandı. Şahit Anıl Gül Spor Salonu’nda oynanan maçta iki takım tribünü de “Kazım Başkan” ve “Kazım Baba” tezahüratlarıyla inledi. "Eskişehir’de sporun her alanını desteklememiz, Eskişehir’in potansiyelini yükseltmemiz gerekiyor" Ligde şampiyonluğunu ilan eden Harb-İş ile ikinci olarak tamamlayan Sümer Basket, Basketbol Bölgesel Ligi’nde Eskişehir’i temsil etmeye hak kazandı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın ile birlikte takımlara kupa ve madalya takdim eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Güzel bir final maçı izledik. Hem şampiyon olan Harb-İşsporu hem de Sümerspor’u yürekten kutluyorum. İki takıma da Bölgesel Lig’de başarılar diliyorum. İki takımımıza da elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Eskişehir’de sporun her alanını desteklememiz gerekiyor. Eskişehir’in potansiyelini yükseltmemiz; sadece futbolda değil, basketbolda, hentbolda, voleybolda, atletizmde ve tüm spor dallarında daha iyi işler başarmamız gerekiyor. Bu da altyapıları güçlendirerek, amatör sporu kalkındırarak olur" şeklinde konuştu.