Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Barajın taşan suyu mahalle girişini kapattı, vatandaşın evine doldu
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:42:29
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) idaresindeki Aşağı İçme Suyu Barajı taşarak mahallenin karayolunu kapattı, bazı evlerin bahçesi su ile doldu. Odunpazarı ilçesi Aşağı Ilıca Mahallesi’nde bulunan ve 2008 yılında yapımı tamamlanan Eskişehir Aşağı Ilıca İçme Suyu Barajı, yaklaşık 15 gün önce sağanak yağışlar sonrasında taştı. Taşan sular mahallenin girişinde bulunan karayolunu kapatırken, bir müstakil evin bahçesi yaklaşık 20 santimetre yüksekliğinde su ile doldu. Mahallelinin iddiasına göre yağışlar sonrası taşma ihtimaline karşı barajın sorumlusu Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki ESKİ (Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürlüğü’ne durum bildirilse de herhangi bir çalışma ya da önlem alınmadı. Mahalleli araçlarını girişte bırakarak dağdan tırmanarak evlerine ulaşmaya çalışıyor. Suyun bazı elektrik panoların yaklaşması ise olası tehlikeyi gözler önüne seriyor. "Yol kapandı, yukarıdan dağdan yayan giriyoruz" Evinin önü su ile dolan 70 yaşındaki Ali Önder, "6 senedir buradayım ama şu anda mağduruz. Her yerimize su girdi, evimize girmek üzere, bir karış daha yükselirse içeri girecek. Yetkililere ve herkese söyledik ama bir önlem alınmadı. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız, neden kimse bir şey yapamıyor? Bir haftayı geçti durum böyle. Su yükselmeden önce yetkililere barajın kapaklarını açın yarın su yükselir buraya girer dedim, tamam önlem aldık dediler ama nerede önlem. Yol kapandı, yukarıdan dağdan yayan giriyoruz. Hanımım rahatsız, gelirken üç sefer düştü, kolu bacağı kırılsa ne yapacaktık? Burası su altında kaldı, komple. Belediye ve valiliğe gidip her şeyi söyledik ama Kırka’nın tarlasına su girer diye kapakları açtıklarını söylüyorlar. Bir daha yağmur yağarsa sular yine dolar, bu sefer evimiz komple yıkılır. Buranın yapılırken istimlakla bir ilgisi yok, patronun tapulu malı burası. Şu anda bodrum katı su doldu, evin altında kalmaktan korkuyoruz. Gece burada kalıyoruz ama aşağıda değirmen ve trafo var, yarın orası da suyla dolduğu zaman her yeri elektrik çarpacak" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 08:51
Kamu yönetimine Yunus Emre’den dersler
Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, Yunus Emre’nin bilinen ‘Divan’ı dışındaki tek eseri olan ‘Risâletü’n Nushiyye’ kitabını kamu yönetimi bağlamında değerlendiren bir makale hazırladı. Bir ilk olan makale, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi’nde (ICAR) yayınlanırken, Felemenkçe yayınlanan ‘Yunus’un İzinde Adım Adım’ kitabında da yer aldı. Makale, yazarı tarafından Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" panelinde de anlatıldı. Eser ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı Anadolu’da yetişen tasavvuf ehli ve halk şâiri Yunus Emre’nin Risâletü’n-Nushiyye, ‘Nasihatlar Kitabı’ isimli eseri, kamu yönetimi açısından ilk defa Meryem Ülkü Aygül tarafından ele alındı. Yaklaşık 562 beyitten oluşan ve orijinal nüshası Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Fatih Kitaplığı bölümünde bulunan eser başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanları dışında ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı. Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisi Yaptığı çalışmayla ilgili bilgi veren Meryem Ülkü Aygül, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olduğunu, hâlen Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ana bilim dalında yüksek lisans yaptığını anlattı. Çalışmalarını, ‘Afet yönetimi’ ve ‘Yaşadığı şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğü Eskişehir tarihi’ olarak iki kanatta ilerlettiğini anlatan Aygül "Çalışmamın konusu Yunus Emre’nin Risâletü’n Nushiyye adlı öğüt kitabıdır. Yunus Emre’nin 1307 yılında yazdığı Risâletü’n Nushiyye eseri ise bilindiği kadarıyla Kutadgu Bilig’den sonra Türk edebiyatının üçüncü, Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisidir Moğol istilası, isyanlar, şehzadeler arasındaki mücadeleler ile devletin karışık durumu ve devlet idaresinde bulunanların keyfî tutumlarına şahitlik eden Yunus, nasihat dilinin konuştuğu bu eseriyle gördüğü eksiklikleri ve bozuklukları dile getiren bir tenkitçi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yunus’un ve eserinin önemine rağmen yaptığımız literatür taramasında esere yeterli ilginin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Eserle ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar ise başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanlarındadır. Yunus’un genel olarak şiirlerine dair sosyal bilimler kapsamında tezler, kitap ve makaleler bulunmakla birlikte kamu yönetimi bağlamında bir çalışmaya ulaşılmamıştır." dedi. "Terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler veriyor" Meryem Ülkü Aygül, Risâletü’n Nushiyye gibi kamu yönetiminin temel unsuru olan "İnsan"a nasihatlerde bulunan kitapların, sadece edebî eser olarak değerlendirilemeyeceğini anlattı. Bu tür eserlerin, döneme dair bilgiler sunarken bir zihniyeti, bir anlayışı, bir kültürü ortaya koyduğunu belirten Aygül, şunları belirtti: "Araştırmada, ‘Risâletü’n Nushiyye, kamu yönetimi bağlamında okunduğunda Yunus Emre, bizlere neler sunacaktır?’ sorusuna cevaplar aranmıştır. Eseri incelediğimde tasavvufi öğütlerin sembollerle yüklü bir dil ile hikâyeleştirilerek anlatıldığı Risâletü’n Nushiyye’nin kamu yönetimi bağlamında da ele alındığında sosyal ve siyasi yapı, ideal yönetici ve yönetim anlayışı bakımından önemli bulgular sunduğunu gördüm. İyi bir yöneticinin özellikleri, kamu düzeninin nasıl sağlanacağı ve günümüzde kullanılan terimle ifade edecek olursak terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler vermektedir. Sembollerin ardındaki yönetim anlayışında ise kamu düzeninin esas alındığı görülmektedir. Devletin temel varlık nedenlerinden biri olan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasında Yunus, somut tedbirler önermektedir. Suça, suçluya göz açtırmayan bir yaklaşım söz konusudur. Terörle mücadelede ise askerî operasyon ve sınır dışı etmekten bahsetmektedir. Devlete bağlılığın sağlanması ve devlete sadakatin pekiştirilmesi esastır. Göktürk Kitabelerindeki "başlıya baş eğdirmek, dizliye diz çöktürmek" deyimiyle ifadesini bulduğu üzere Yunus Emre’ye göre devletin ihtişamı ve gücü gösterilmelidir. Hatta silahlı mücadele dışında kalanların da, yani teröre destek verenler de statüsü ne olursa olsun seçkin bir kesime mensup olsalar bile onların kamu hizmetlerinden, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması gerektiği işaret edilir. Ancak terörle mücadelede sapla samanın ayrılması gerektiği yönünde de bir uyarı mevcuttur. Meşru otoriteye başkaldıran, yasayı çiğneyen, hakkı olmayana el uzatanlar sıfır toleransla ağır bir şekilde cezalandırılırken "suçu olmayan kişinin eli bağlanmaz". "Eser, günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır" Risâletü’n Nushiyye’nin; devlet kurma geleneğine sahip Türklerin yönetim anlayışına dair mirasını devam ettirdiğini anlatan Meryem Ülkü Aygül "Bu köklü mirasa ve dönem itibarıyla Türkçeyle kaleme alınması bakımından yüksek öneme sahip olan eserden istifade edilmesi günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Türk devlet geleneğinin neşvünema bulması Yunus gibi değerlerimizin öğütlerine kulak vermek ve bunu titizlikle hayata geçirmekle mümkündür" diye anlattı. Çalışmayı tanıtmak için yapılan faaliyetler Aygül, "Bu çalışmam, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi"ne (ICAR) kabul edildi, Kongre Kitabı’nda da tam metni yayınlandı. Çalışmamın bir versiyonu da Felemenkçeye çevrildi ve ortak yazarlı kitapta Avrupa’da okurlarla buluşuyor. Kitabın adı "In Yunus’ voetsporen stap voor stap" (Yunus’un İzinden Adım Adım). Ayrıca bu yıl Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" paneline konuşmacı olarak davet edildim ve konu hakkında konuşma yaptım" diye anlattı. "Yaşadığım şehre vefa borcum olduğunu düşünüyorum" Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, yaşadığım şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğünü de anlatarak, "Mesela mezuniyet tezim, bir kitap bölümü olarak yayınlandı. 1956 Eskişehir depreminde afet yönetimini ele aldım. Yine köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocaklarına ilk kez Eskişehir’den baktık. Eskişehir Türk Ocaklarının Osmanlı döneminden itibaren tasfiye edildiği 1931 yılına kadar faaliyetleri, teşkilatlanması arşiv belgelerinden, dönemin basınından ve özel koleksiyonlardan elde ettiğimiz bulguları önce uluslararası kongreye sunduk, kabul edildi, hatta tam metni de yayınlandı. Akabinde bu çalışmayı genişleterek ortak yazarlı kitap olarak yayımladık. Aslında benim Eskişehir’e dair araştırmalarım lise yıllarıma dayanıyor. Osmanlı döneminde 1911-1912 yıllarında Eskişehir’de çıkan "Hakikat-Anadolu Sesleri" gazetesinden şehrin tiyatro, tıp, sanayi ve iş dünyasına dair ilanlarını analiz ettim. Hatta 2017 yılında TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na sunmuştum, kabul edilmemişti ancak yaşadığım şehrin tarihine ait daha önce ortaya konmamış bilgileri kazandırmak, kabul edilmekten daha önemliydi benim için" dedi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:53
Futbolcu ve teknik adam Nihat Atacan hayatını kaybetti
Eskişehirspor’un efsane isimlerinden, Türk futboluna damga vurmuş eski futbolcu ve teknik direktör Nihat Atacan hayatını kaybetti. Eskişehirspor camiası, kulüp tarihinin önemli figürlerinden biri olan Nihat Atacan’ın vefat haberini paylaştı. "Derin üzüntü içindeyiz" Siyah-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Atacan’ın kaybından dolayı derin üzüntü duyulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Şanlı tarihimizin unutulmaz ismi, efsane futbolcumuz ve antrenörümüz Nihat Atacan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Nihat Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm taraftarlarımıza başsağlığı dileriz." Cenaze programı belli oldu Efsane ismin cenaze törenine ilişkin detaylar da paylaşıldı. Nihat Atacan’ın naaşı, 10 Mayıs 2026 Pazar günü öğle namazını müteakip Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak. Törene Eskişehirspor yönetimi, taraftarlar ve spor camiasından çok sayıda ismin katılması bekleniyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:46
Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir Barosu arasında iş birliği protokolü imzalandı
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın tarafından ’Yaz Stajı İş Birliği Protokolü’ imzalandı. Protokol, hukuk eğitiminin uygulama boyutunu güçlendirmek ve öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Hukuk Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda yürütülecek yaz stajı programı çerçevesinde öğrencilerin adliye, hukuk büroları ve kurum ortamlarında uygulamalı eğitim almaları amaçlanıyor. İş birliği ile hukuk fakültesi öğrencilerinin teorik bilgi birikimlerini uygulama alanına taşıyarak mesleki deneyim kazanmaları, avukatlık mesleğinin etik ve teknik yönlerini yakından tanımaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri amaçlanıyor. Ayrıca üniversite ile meslek kuruluşları arasındaki akademik ve mesleki iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Hukuk Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülecek programın, öğrencilerin meslek hayatına hazırlanmalarında önemli katkılar sunması bekleniyor.
19 Aralık 2024 Perşembe - 10:57
Başkan Hamamcı hayvan su içme oluğunu çiftçilerin hizmetine açtı
İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, gerçekleştirdiği mahalle ziyaretleri kapsamında ilçedeki çiftçilerden gelen talepleri değerlendirdi. Başkan Hamamcı, geçtiğimiz günlerde İnönü’nün merkez ilçelerinden olan Yenice Mahallesi ziyareti sırasında vatandaşlarla bir araya geldi. Mahalle sakinlerinden gelen talep ve istekleri dinleyen Hamamcı, bu talepleri kısa süre içinde yerine getirmek için çalışmalara başladı. Yenice Mahallesi çiftçilerinin talepleri doğrultusunda Başkan Hamamcı, atıl halde bulunan ve çiftçilerin mağduriyetine sebep olan hayvan su içme oluğunun kısa sürede yapılarak hizmete sunulması için harekete geçti. İnönü Belediyesi ekiplerince iki gün içerisinde tamamlanıp hizmete açılan oluk ilçe çiftçilerini memnun ederken İnönü Belediyesi, vatandaşlardan gelen talep ve isteklerin en kısa sürede yerine getirilerek, mağduriyetlerin giderilmesi adına çalışmalara devam edileceğini belirtti.
19 Aralık 2024 Perşembe - 10:17
Genç nesil sahaflara yön veriyor
Genç neslin kitaplar konusunda dijitalleşmeye ayak uydurmadığını dile getiren Devran Gökay, sahafların genç kuşağa uyum sağlamasını ve yeni nesil sahaflığa geçiş yapılması gerektiğini ifade etti. Eskişehir’de uzun yıllardır sahaflık yapan Devran Gökay, dijitalleşmenin her alanda olduğu gibi kitaplarda da olduğunu söyledi. E-kitap ve sesli kitap gibi yeniliklerin ortaya çıktığını ama sahaflara etkisi olmadığını dile getiren Gökay, bu durumun genç nesil üzerinde etkisi olmadığını ifade etti. Gökay, genç kuşağın sahaflara daha çok ilgili olduğunu ve sahafların yönünü değiştirebileceklerini belirtti. E-kitapların vatandaşların somut olarak kitap alma arzularını engellemediğini söyleyen Devran Gökay, “Kitapla ilgili her şeyi seven bir kitle var. Kitapla ilgili satın alabilecekleri ürünlere merak gösteriyorlar. E-kitap, sesli kitap gibi kitapla ilgili yeniliklere sıcak davranıyorlar. Yeniliklere de mutlaka bir ilgi gösteriyorlar, ama bu vatandaşların genel sevgisi kitap olduğu için çok büyük oranda bir kitap satışının düşüşün etkilerinin olduğunu düşünmüyorum. E kitaplara ilgi bu anlamda mutlaka oldu. İşin yasal olan ve yasal olmayan bir boyutu var. Yasal olan boyutunda kitaba erişmek tamamen yayınevlerine kalmış bir durum. Yayınevi kitabı E-kitap olarak piyasaya sürerse vatandaşlar bunlara sitelerden ulaşabilir. Yayınevleri genelde E-kitap olarak ürünleri piyasaya sürmeye çalışıyorlar ama yeteri kadar stokları var oluğunu düşünmüyorum. O yüzden vatandaşların somut olarak kitap alma isteklerini engellemesi zor. Daha mobilize insanlar için iyi bir kitap okuma aracı olmuş olabilir. Sürekli seyahat etmek zorunda olan vatandaşların kitap okuma okuma arzularını iyi yönde karşılamıştır. Özellikle gençler üzerinde bir etkisi olmadığını söyleyebiliriz. Tam tersine günümüzde genç nesil sahaflara daha çok ilgili ve sahafların yönünü değiştirecek gibi gözlemleniyor” dedi. “Dükkânın içini yeniden dizayn edip, gençlere de hitap etmesini sağlıyoruz” Gökay, dijitalleşmenin yanış sıra müşterilerinin genelinin genç nesil olduğunu ve dükkânını onlara göre dizayn ettiğini şu cümlelerle dile getirdi: “Dijital çağın sahaflara iki yönde etki edebileceğini düşüyorum. Kent üzerinde yerel bir satıcı olmaktan çıkıp, ülke genelinde isteyen herkese ulaştırılabilir. Bu herkesin yapabileceği bir şey olduğu için rekabete dönüşür. Rekabet olduğu zaman da fiyatlar da düşer, böylelikle de vatandaş kitaba daha kolay erişir. Dezavantaj olarak baktığımızda ise bir şeyin internetten satılması, internet satışının artması, gerçek dükkânlarda bir süre sonra depo satışı olmaya başlar. Birinci dereceden sahafla iletişim kurduğumuz versiyon azalır, gerçek sahaf dükkânı açmak isteyenlerde de azalma görülür. Depo üzerinden satış yapmak isteyen vatandaşların sayısı artar. Bu sahaflığın kendisine çok büyük olmamakla birlikte zarar verir. Sahaflığın kaybolacağını düşünmüyorum ama bir şekil değişmeye de ihtiyacı var. Türkiye’de geleneksel sahaflık belli bir yaş grubunu dışarıda tutuyor. Sattıkları kitaplardan ya da fiyatlardan ötürü belli bir yaş grubuna hitap etmeyen sahaflar mevcut. Bizim çabaladığımız, yapmak istediğimiz hatta kendimizi adlandırdığımız sahaflık, yeni nesil sahaflık olarak geçiyor. Yeni neslin dükkânın içinde gezmesini, gezerken keyif almasını sağlayacak şekilde dizayn yapıp, ürünler getiriyoruz. Çok eski baskı kitaplarında yanı sıra biraz daha kolay elde edilebilir kitaplara da yer veriyoruz. Dükkâna genç nesle hitap edecek ürünler getirmeye çalışıyoruz, kitaplar dışında da kartpostallar, stickerlar, duvar süslemeleri gibi ürünlere de yer veriyoruz. Dükkânın içini yeniden dizayn edip, gençlere de hitap etmesini sağlıyoruz. Dijitalleşmenin genç nesil üzerinde etkisinin olmadığını ve müşterilerin genelini genç neslin oluşturduğunu söyleyebilirim. Genç kitle sahaflara tekrar yön veriyor diyebiliriz.” “Yeni nesil sahaflık artık şart” Genç kuşağın orta yaş grubuna kıyasla daha tutkulu olduğunu, sahaflığın artık kitlesinin değiştiğini ifade eden Gökay, “Orta yaş grubunu yeni nesil ile kıyasladığımız zaman, yeni nesil daha tutkulu. Genç kuşağın sahaflara yönelmesi, sahaflarında onlara yönelik bir şeyler getirme konusunda isteklerini arttırıyor. Daha genç yaşlardaki sahaflarda yavaş yavaş artmaya başlıyor. Sahaflık artık emeklilerin, çıraklıktan başlayıp dükkân açmış kişilerin işi olmaktan çıkıyor. 20-30 yaşlarında kitap sevgisi olanlarında sahaf dükkânı açtığı bir şeye dönüşmeye başladı ve bunun motivasyonunu bu yaştaki kitlede etkiliyor. Genç kitle sahafları da değiştiriyor. Filmlerin ve dizilerinde büyük etkisi ile genç nüfus sürekli artmaya başladı ve sahafların dinamiğini de etkiliyorlar. Gençlerin orta yaş grubundan daha az bütçesi olmasına rağmen eşyalarla bağ kurmaya daha tutkulu oldukları için kendi bütçesini aşarak alımları yapıyor. Eski neslin yeni nesle ayak uydurması lazım. Yeni nesil sahaflık artık şart” diye konuştu.
19 Aralık 2024 Perşembe - 10:07
Eskişehir güne yoğun sisle başladı
Eskişehir’de sabahın erken saatlerinden itibaren bölgeye yoğun sis hakim olurken, görüş mesafesinin 100 metreye kadar düşmesi araç sürücülerine zorluk yaşattı. Eskişehir’de sabahın erken saatlerinden itibaren bölgeye yoğun sis hakim oldu. Meydana gelen yoğun sis, vatandaşlara ve araç sürücülerine zorluk çıkarttı. Özellikle şehrin yüksek kesiminde bulunan Çankaya Mahallesi’nde etkili olan sis nedeniyle, görüş mesafesi yaklaşık 100 metreye kadar düştü. Öte yandan, hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte zeminde yer yer ince buz tabakalarının oluştuğu ve yolun kayganlaştığı görüldü. Araç sürücüleri, trafikte muhtemel kazalara karşı temkinli şekilde hareket ederken, vatandaşların da yoğun sisten etkilenmemek adına atkı ve şallarla önlem aldı.
19 Aralık 2024 Perşembe - 09:47
Eskişehir’de sahte içki operasyonu, 1 kişi tutuklandı
Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda çok miktarda sahte ve kaçak alkol ile malzemeleri ele geçirildi, olayla ilgili yakalanan 1 kişi tutuklandı. KOM Şube Müdürlüğümüzce, kaçak ve sahte alkol satışını önleme amacıyla yapılan çalışma neticesinde; 795 adet sahte alkollü içki bandrolü, 510 adet sahte alkollü içki etiketi, 500 adet sahte alkollü içki kapağı, 130 adet sahte alkollü içki kapüşonü, 60 adet sahte alkollü içki dolumunda kullanılan şişe, 25 litre doluma hazır sahte viski, 10 litre etil alkol, 6 şişe satışa hazır sahte viski, 3 adet sahte viski yapımında kullanılan kit ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan şüphelilerden H.C. isimli şahıs adli makamlarca tutuklandı.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 16:59
Başkan Albayrak’tan yıkılması için dava açılan Hal Camii ile ilgili açıklama
AK Partu Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Hal Camii’nin yıkılması için açılan davanın reddedilmesi ile ilgili olarak, "Belediyeler yıkma yerleri değil, aksine mevcudu bozmadan millete hizmet etme ve eser üretme yerleridir" dedi. Başkan Albayrak, açıklamasını resmi sosyal medya hesapları üzerinden yayımladı. Bu haberi vatandaşlarla paylaşmaktan mutluluk duyduğunu belirterek sözlerine başlayan Başkan Albayrak, "CHP’li Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Hal Camii’nin yıkılması için açılan dava, Eskişehir 1. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Yani, yarım asrı geçkindir Tepebaşı ilçemizin Eskibağlar Mahallesi’nde bulunan Şirin Camii’miz yıkılmayacak, aksine korunacak. Belediyeler yıkma yerleri değil, aksine mevcudu bozmadan millete hizmet etme ve eser üretme yerleridir. Bu doğrultuda, hemşehrilerimizin haklarını savunmayı her daim sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 16:57
Başkan Hamamcı mahalle sakinleriyle bir araya geldi
İlçe sakinleri ile bir araya gelerek vatandaşların taleplerini yerinde inceleyen İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, yapılacak çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Başkan Serhat Hamamcı, ilçede yapılacak çalışmalar öncesi mahalle sakinleri ile her fırsatta bir araya geliyor. Son olarak Başkan Hamamcı, ilçeye bağlı Oklubalı Mahalle sakinleri ile Aşağı Mahalle Kıraathanesi’nde bir araya geldi. Çay ve sohbet eşliğinde gerçekleştirilen toplantı sonrası Hamamcı, mahalle sakinlerinin taleplerini yerinde inceledi. Mahalle sakinleri, yapılacak çalışmalar noktasında vatandaşların fikirlerine önem veren Başkan Hamamcı’ya teşekkür ederek, kısa sürede gerçekleştirdiği birçok çalışmadan dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnönü Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın mahalle sakinlerinden gelen talepleri yerinde incelediği ve gelen talepler doğrultusunda ortak akıl ile yeni projeleri hayata geçirdiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, Oklubalı Mahallesi’nde halen 12 bin metre kare kilitli parke taşı çalışmasının devam ettiği belirtilirken, taleplerin devam etmesi halinde bu rakamın arıttırılacağı aktarıldı.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 16:55
’Filistin’in Kayıp Nesli: Sessiz Çığlıklar’ sergisi Büyükelçi Mustafa’nın katılımıyla açıldı
Eskişehir’de ’Filistin’in Kayıp Nesli: Sessiz Çığlıklar’ fotoğraf sergisine katılan Filistin Ankara Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa, "Cesur Türk halkının bugün yaptığı bu sergi, her zaman Filistin halkının yanında durmaları, aramızdaki kardeşliği ve bağı pekiştirmektedir" dedi. Filistin’de yaşanan zulüm, soykırım, adaletsizlik ve işgale dikkat çekmek amacıyla Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından ’Filistin’in Kayıp Nesli: Sessiz Çığlıklar’ fotoğraf sergisi düzenlendi. Filistin halkının ve özellikle çocukların yaşadığı zorlukları yansıtan çarpıcı karelerin yer aldığı serginin açılığı bugün saat 15.00’da gerçekleştirildi. Açılış programına katılan Filistin Ankara Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa, halkının yaşadığı zorlukları anlatan serginin Eskişehir ve Gazze arasındaki irtibatı sağlayan bir kardeşlik göstergesi olduğunu söyledi. "Türk halkı her zaman mazlumların yanında durmuştur" Serginin açılışında bir tercüman eşliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Büyükelçi Dr. Mustafa, "Öncelikle bu güzel sergiyi düzenledikleri, katkı sundukları için bütün Eskişehir’de bulunanlara teşekkür etmek istiyorum. Valilik, İl Kültür Müdürlüğü ve bütün paydaşlara teşekkür ediyorum. Bugün düzenlenen bu sergi Filistin halkının yaşadıklarını, acılarını, umutsuzluklarını ve ölümlerini anlatan; Eskişehir ve Gazze bölgesinin arasındaki irtibatı sağlayan bir kardeşlik ve bağ göstergesidir. Bu da aynı zamanda, değerli Türk halkının Filistin meselesine gösterdiği önemin, aradaki bağın devamıdır. Sergi, Filistin halkının yaşadığı acıları, aynı zamanda çektiği zorlukları, işgal güçlerinin onlara yaptığı zulmü yansıtmaktadır. Cesur Türk halkının bugün yaptığı bu sergi, her zaman Filistin halkının yanında durmaları, aramızdaki kardeşliği ve bağı pekiştirmektedir. Bu, o sayılı bağlardan biridir. Türk halkı her zaman mazlumların yanında durmuştur. Düzenlenen bu sergi tarihe bir not düşecektir, Filistin halkının çektiği zorlukları, onun yanında duran şerefli ve haklı insanların duruşunu anlatacaktır" dedi. Programda Filistin Ankara Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa’ya Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik ve diğer protokol mensupları eşlik etti.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 16:30
Vali Aksoy Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin yeni otoparkını inceledi
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin yeni otoparkında incelmelerde bulunup yetkililerden bilgi aldı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin yeni otoparkında inceleme yapıp, yetkililerden bilgi aldı. İncelemeye Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu katıldı. Günde yaklaşık 10 bin hastanın giriş yaptığı Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin bin 200 araç kapasiteli otoparkına 4 bin metrekare parke taşı döşendiği aktarıldı. "4 bin metrekare parke taşı döşeyerek bir park alanı oluşturduk" Otoparkla alakalı konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “Yunus Emre Devlet Hastanemiz özellikle Eskişehir’de halkın yoğun olarak müracaat ettiği yerlerden birisi. Günde ortalama 10 bin kişi buradan çeşit kollarla ilgili sağlık hizmeti almak için hastanemize intikal etmekte. Hastanemize gelen insanların araçlarını park edebilecekleri ve güvenli bir şekilde hastaneye ulaşabilecekleri noktada eksikliklerimiz vardı. Hastane başhekimimiz ve İl Sağlık Müdürlüğümüz bu talebi Valiliğimize aktardı. Valiliğimiz de Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı’nın imkânlarıyla burada 4 bin metrekare parke taşı döşeyerek bir park alanı oluşturduk. Amacımız vatandaşlarımızın sağlı hizmetlerini daha güzel bir şekilde alabilmelerine imkân sağlamak; araçlarını hastanenin içine ve yakınına kadar park etmelerine fırsat oluşturmak. Bugün yapılan bu çalışmayı yerinde görmek üzere buraya geldim. Süreç içerisinde buranın çizimleri de hava şartlarının iyileşmesine bağlı olarak yapıldı. Amacımız, vatandaşımızın en iyi şekilde hizmet almasını sağlayacak çalışmaları ortaya koymak. Bu amaçla yapılan bu çalışmayı da bugün yerinde gördüm. Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımıza sunulacak bu hizmetin kalitesini daha da artırmak için bundan sonra da çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 16:03
"Puşkin’in Eserlerinde Doğu: Algı, Anlayış, Kavrayış" konulu sempozyum
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Kazakistan Korkut Ata Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen, "Puşkin’in Eserlerinde Doğu: Algı, Anlayış, Kavrayış" sempozyumu, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyuma, Rusya Federal Ajansı Türkiye Cumhuriyeti Temsilciliği Başkan Yardımcısı Andrey Rıjenkov, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Anadolu Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Makbule Sabziyeva, Dokuz Eylül Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu, Kızılorda Korkyt Ata Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeine Orazbekova, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım gösterdi. Sempozyumun I. oturumu kapsamında düzenlenen müzikli gösterilerde, Aleksandr Puşkin’in eserlerinin derinliği sahneye taşıyarak katılımcılara unutulmaz anlar yaşatıldı. Puşkin’in şiirlerinden ve edebi metinlerinden uyarlanan performanslarda müzik, dans ve dramatik okumalar bir araya geldi. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, “Rusya’nın önemli kurumlarından gelen misafirlerimiz, sevgili meslektaşlarım ve sevgili öğrenciler öncelikle bu sempozyumu düzenleyen ve emeği geçen bütün hocalarıma çok teşekkür ediyorum. Müzikal gösterileri gerçekleştiren öğrencilerimiz çok etkileyiciydi. Bu sempozyum bu yönüyle misyonumuzu da etkiliyor. Bu misyon, Doğu ve Batı arasında bir köprü işlevi görüyor. Puşkin de bunu başarabilen değerli yazarlardan birisidir. Bu önemli sempozyumda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara ve bu salonda bulunan her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Sabziyeva ise, “Puşkin’in zengin mirasının gelecek nesillere aktarılmasına bu sempozyumun vesile olacağını düşünüyoruz. Puşkin, Doğu’nun mistik atmosferini, aşkını, coşkusunu ve melankoliyi Rus edebiyatına taşımıştır. Bu sempozyum Puşkin’e olan saygımızı ifade etmenin yanı sıra onun eserlerini bir kez daha hatırlayarak bize bıraktığı zengin mirasın geleceğe aktarılmasında da vesile olacağını düşünüyoruz.” dedi. Sempozyuma çevrimiçi olarak katılım gösteren Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu şunları söyledi: “Dünya edebiyatına adını altın harflerle yazdıran Aleksandr Puşkin’in doğumunun 225. yılı tüm dünyada kutlanıyor. Bugünkü sempozyum da bu kutlamalar kapsamında düzenlendi. Puşkin 37 yıllık kısa hayatında edebiyatın tüm eser türlerine yer verdi. Sempozyumu düzenleyen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.” Doç.Dr. Zeine Orazbekova açılış konuşmasında Puşkin’in bütün eserleri sadece Rus Edebiyatı için değil, bütün Dünya Edebiyatı için önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Son olarak Andrey Rıjenkov ise, “Anadolu Üniversitesi’ne sempozyum için teşekkür ediyorum. Puşkin Dünya Edebiyatı’nda çok önemli bir yere sahiptir. Umarım bugün gördüğümüz öğrenciler, Türk-Rus ilişkilerine büyük bir katkı sağlayacaktır. Anadolu Üniversitesi’ne bu sempozyumu gerçekleştiği için teşekkür ediyorum.’’ dedi. Üç oturumun gerçekleştirildiği sempozyumda Puşkin’in eserleri, edebi anlayışı ve hayatı üzerine sunumlar katılımcılara aktarıldı.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 15:56
Eskişehir’de çocuklara gıda güvenilirliği ve gıda israfı eğitimi verildi
Eskişehir’de ilköğretim öğrencilerine gıda güvenilirliği ve gıda israfı eğitimi verildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen programda, ilköğretim 2, 3 ve 4’üncü sınıf öğrencilerine yönelik “Gıda Güvenirliliği ve Gıda İsrafı” konulu bir eğitim gerçekleştirildi. Eğitim, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü’nde görev yapan gıda mühendisi Müge Çimen tarafından verildi. Eğitimde güvenilir gıdanın ne anlama geldiği, gıdada oluşabilecek tehlikeler ve bu tehlikelerden korunma yolları hakkında bilgiler verdi. Ayrıca Çimen el yıkamanın önemi ve gıdaların uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi gibi temel hijyen kurallarına dikkat çekerek gıda israfının önlenmesinin, gelecekte gıdaya erişimin sürdürülebilirliği açısından hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Eğitim sonunda, gıda israfının maskotu "CANO" ile fotoğraf çektiren çocuklara süt ve kek ikram edildi.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 15:46
Sevimli köpeğin güneş sefası görenleri gülümsetti
Eskişehir’de, güneşli havayı fırsat bilerek uzanan sevimli köpeğin görüntüsü çevreden geçenleri gülümsetti. Yenikent mahallesindeki kaldırımda sere serpe uzanan sokak köpeği, hareketleri ile dikkat çekti. Soğuk havaya rağmen ara ara yüzünü gösteren güneşi fırsat bilip uzanan köpek, vatandaşları gülümsetti. Sırtını sıcak kaldırıma, karın bölgesine güneş ışıklarına tutup ısınmaya çalışan sevimli köpek güzel görüntüler oluşturdu. Çevreden geçen bazı vatandaşlar da köpeği sevip bol bol fotoğrafını çekti.
18 Aralık 2024 Çarşamba - 15:18
Son 1 haftada kontrol edilen 8 bin 540 araçtan 3 bin 466’sına ceza yazıldı
Eskişehir’de polis ekiplerince son 1 hafta içerisinde 8 bin 540 araç kontrol edilirken, 3 bin 466 adet cezai işlem uygulandı. Edinilen bilgilere göre, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince 11-17 Aralık 2024 tarihleri arasında çalışma yapıldı. Ekiplerce 8 bin 540 aracın kontrol edildiği çalışma sonucunda; 50 alkollü araç kullanmak, 98 sürücü belgesiz araç kullanmak, bin 465 park yasağı, 602 hız, 239 kırmızı ışık, 31 taşıma kanunu, 88 emniyet kemeri, 4 abart egzoz, 38 kask kullanmamak ve başlıca diğer maddeler olmak üzere toplam 3 bin 466 araca işlem uygulandı. Ayrıca 131 araç trafikten men edilirken, 2 sürücü belgesinin daimi iptal olduğu öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder