Yerel Haberler
Eskişehir
Kalp hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler 04 Mart 2026 Çarşamba - 18:02:03 Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, Ramazan ayında kalp hastalarının oruç kararı almadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirterek, "Her kalp hastası için tek tip bir kural yok. Karar hastalığın tipi ve hastanın klinik durumuna göre verilmelidir" dedi. Ramazan ayının hem manevi hem de fiziksel disiplin gerektiren özel bir dönem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, kalp-damar hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ve bu nedenle genel bir ’yasak’ ya da ’serbest’ yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı. Uygun şartlarda ve hekim kontrolünde birçok kalp hastasının oruç tutabileceğini belirten Doç. Dr. Kaplangöray, özellikle tansiyonu ilaçla kontrol altında olan ve klinik olarak stabil seyreden hastaların dikkatli bir planlamayla bu süreci geçirebileceğini söyledi. Ancak bazı hasta gruplarında orucun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kaplangöray, "İleri evre kalp yetersizliği olanlar, son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, yeni stent veya bypass operasyonu yapılanlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar ve ciddi ritim bozukluğu yaşayan hastalar doktorlarına danışmadan oruç tutmamalıdır" diyerek uyarıda bulundu. "İlaç düzeni mutlaka yeniden planlanmalı" Ramazan ayında en sık yapılan hatanın ilaç saatlerini rastgele değiştirmek olduğunu belirten Doç. Dr. Kaplangöray, bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Oruç sürecinde ilaç saatleri mutlaka yeniden planlanmalıdır. Özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda düzensiz kullanım pıhtı riskini artırabilir. Atriyal fibrilasyon, mekanik kapak ya da stent sonrası tedavi gören hastalar Ramazan öncesinde kardiyoloji kontrolünden geçmelidir" ifadelerini kullandı. Kalp hastaları için Ramazan önerileri Doç. Dr. Kaplangöray, oruç tutabilen kalp hastaları için şu önerileri paylaştı: "İftar, ara öğün ve sahur şeklinde üç öğün düzeni oluşturulmalı, lifli sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve protein ağırlıklı besinler tercih edilmeli. Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınılmalı. Sahura mutlaka kalkılmalı ve iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmeli." "Oruç kararı kişiye özeldir" Bireysel değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğini vurgulayan Kaplangöray, "Ramazan ölçü ve denge ayıdır. Bu denge korunursa hem manevi hem de bedensel kazanç sağlanabilir. Ancak kalp sağlığı riske atılmamalıdır" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:48 "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.
AK Parti Eskişehir İl Yürütme Kurulu’nda görev değişimi
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18 AK Parti Eskişehir İl Yürütme Kurulu’nda görev değişimi AK Parti Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe başkanlıklarına yapılan atamaların ardından İl Yürütme Kurulunda görevlendirilen yeni isimler belli oldu. AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, yürütmede yapılan revizyon kapsamında, Odunpazarı İlçe Başkanı olan Mustafa Kemal Bandırma’nın sürdürdüğü Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı görevine Abdulkadir Sönmez, Tepebaşı İlçe Başkanı olan Serhat Tunç’un sürdürdüğü AR-GE Başkanlığı görevine ise Fatih Mehmet Özlü atandı. Albayrak’ın başkanlığındaki yeni Yürütme Kurulu listesinde görev dağılımı şu şekilde oldu: Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı - Burçin Acar Teşkilat Başkanı - Erkan Koca Seçim İşleri Başkanı - Halide Akay Tanıtım ve Medya Başkanı - Muhsin Cihan Dış İlişkiler Başkanı - Furkan Ay Sosyal Politikalar Başkanı - Halil İbrahim Taşdöner Yerel Yönetimler Başkanı - Şükrü Akbıyık Ekonomi İşleri Başkanı - Serkan Dağ Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı - Abdulkadir Sönmez Mali ve İdari İşler Başkanı - Halil Karahisar AR-GE Başkanı - Fatih Mehmet Özlü İnsan Hakları Başkanı - Işın Mediha Haskol Şahin Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı - Abdullah Törü Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı - Fatih Gürbüzer Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı - Metin Bilgesoy Sağlık Politikaları Başkanı - Ayhan İnan Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı - Cevahir Manas İl Sekreteri - Esat Girgin
Türkiye’nin ilk Yargıtay binası müzeye dönüşüyor
14 Ocak 2026 Çarşamba - 14:26 Türkiye’nin ilk Yargıtay binası müzeye dönüşüyor Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 1923’ten 1935’e kadar faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk Yargıtay binasının yenilenerek Yargıtay Müzesi’ne dönüştürülmesi için çalışma başlatıldığını açıkladı. Binanın restorasyonuna ilişkin ihale işlemleri Eskişehir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca resmen başlatıldı. Projenin, hukuk tarihinin önemli bir parçası olan Yargıtay binasının yenilenerek gelecek kuşaklara güvenle aktarılması amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. İhaleye ilişkin işlem dosyası hazırlanarak sürecin başlatıldığı, tamamlanmasına müteakip restorasyon aşamasına geçireceği ifade edildi. "İhale süreci tamamlanmak üzere" Konuyla ilgili detayları paylaşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Cumhuriyetimizin ilk kurulduğu yıl olan 1923’te Yargıtay, Eskişehir’de konumlandırıldı ve Cumhuriyet’in ilanından çok kısa bir süre sonra çıkan bir kanunla Yargıtay, Eskişehir’de hizmet vermeye başladı. 1923’ten 1935’e kadar Yargıtay, Eskişehir’de hizmet verdi. Eskişehir’de hizmet verdiği binanın Yargıtay Müzesi’ne dönüştürülmesiyle ilgili olarak valiliğimiz koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılığımız ve Yargıtay Başkanlığımızla koordineli bir şekilde çalışma başlattık. O dönemde kullanılan binanın Kültür ve Turizm Bakanlığımızdan Yargıtay 1. Başkanlığı’na tahsisi gerçekleştirildi. Binanın restorasyonuyla ilgili projeler hazırlandı ve kurulun onayından çıktı. Şu anda Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığımız tarafından binanın onarımı ve restorasyonuyla ilgili ihale süreci tamamlanmak üzere" dedi. "Öğrencilerin Eskişehir’i daha iyi tanımaları için oldukça önemli" Vali Aksoy, sözlerinin devamında, "Yine ihale süreci tamamlanıp restorasyon kısmı bittikten sonra, içinin dijital dönüşümüyle ilgili müze haline getirilmesi konusunda da BEBKA’ya müracaatımızı yaptık. İçinin dizaynı yapılarak Eskişehir’de Yargıtay Müzesi hayata geçirilmiş olacak. Eskişehir, tematik müzeler bakımından oldukça zengin bir il ve buna bir de Yargıtay Müzesi’ni ekleyerek, Eskişehir’in Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren Yargıtay’a ev sahipliği yapmış olmasını vurgulaması bakımından oldukça önemlidir. Eskişehir’de 2 hukuk fakültesi vardır; Osmangazi Üniversitemiz ve Anadolu Üniversitemiz hukuk fakülteleri burada eğitim öğretime devam etmektedir. Bu anlamda da öğrencilerimiz için Yargıtay’ın ilk görev yeri olan Eskişehir’i daha iyi tanımaları ve anlamaları bakımından oldukça önemli ve anlamlıdır. Bu çalışmalar büyük bir hızla devam edecek ve Eskişehir’e Yargıtay Müzesi olarak bundan sonra hizmet vermeye devam edecektir" şeklinde konuştu.
Sivrihisar’dan TBMM çıkartması
14 Ocak 2026 Çarşamba - 11:18 Sivrihisar’dan TBMM çıkartması Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Belediye Meclis Üyeleri, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, İlçe Başkanı Faruk Ertaş ve CHP Sivrihisar İlçe Teşkilatı üyeleri TBMM’de ziyaretlerde bulundu. CHP Grup toplantısına katılan Başkan Dökmeci ve beraberindeki heyet, CHP Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer’in misafirperverliğinde TBMM’de istişarelerde bulundu. CHP Grup Toplantısının ardından ise Başkan Dökmeci ve Sivrihisar teşkilatı CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Genel Başkan Özgür Özel’e günün anısına Sivrihisar’ın değerlerini oluşturan bir tablo hediye etti. "Sivrihisar’ın yeri bizim için çok özel" Genel Başkan Özgür Özel "Sivrihisar ekibine nazik ziyaretleri için çok teşekkür ederim. 74 yıl sonra aldıkları büyük zaferle bizleri gururlandırdılar. Sivrihisar’ın yeri bizim için çok özel. En kısa süre içerisinde bir program düzenleyerek Sivrihisar’lı hemşehrilerimle bir araya geleceğim" dedi. "Çok değerli ve anlamlı bir görüşme gerçekleştirdik" Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci ise şunları söyledi: "Genel Başkanımıza bizleri kabulleri için çok teşekkür ediyorum. Çok değerli ve anlamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Ayrıca bizleri TBMM’de ağırlayan CHP Eskişehir Milletvekillerimiz İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer’e de şahsım ve ekibim adına çok teşekkür ederim" dedi.
Bağışıklık sistemi için doğal kürlere ilgi çok
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:44 Bağışıklık sistemi için doğal kürlere ilgi çok Eskişehir’de kış mevsiminin sert yüzünü göstermesiyle birlikte vatandaşların ıhlamur, kuşburnu ve zencefil gibi ürünlere ilgisinin arttığını belirten esnaf Burak Şahin, özellikle sirke ve bal gibi ürünlerdeki hile riskine karşı tüketicileri uyardı. Hava sıcaklıklarının düşüşüyle birlikte vatandaşların bitkisel çözüm arayışına girdiğini belirten aktar Burak Şahin, piyasada "şifa" adı altında satılan pek çok üründe hile yapılabildiğine dikkat çekti. Yaklaşık sekiz yıldır sektörün içerisinde olduğunu ve son bir buçuk yıldır kendi dükkanını işlettiğini ifade eden Şahin, özellikle enfeksiyonlara karşı en çok tercih edilen ürünlerin başında gelen sirke ve ıhlamur konusunda bilgiler verdi. "İyi sirke meşe fıçısında iki yıl beklemeli" Sirkedeki hile durumunun piyasada çok yaygın olduğunu vurgulayan Şahin, gerçek sirkenin özelliklerini şu sözlerle anlattı: "Sirkede hile durumu çok fazla oluyor. İçerisine asit yükleyerek herhangi bir sirke grubunu iyi veya bekletilmiş sirke olarak satan birçok yer bulunabiliyor. Oysa iyi sirke, en az iki sene meşe fıçılarında bekletilen sirkedir. Bunlar hakiki sirke olarak geçer, içimi yumuşaktır ve enfeksiyonu öldürme özelliği bulunur. Bir vatandaşın bakarak sirkenin sahte olup olmadığını anlaması çok zordur. Burada en önemli kriter, alışveriş yapılan yere duyulan güvendir." "Ihlamur fiyatları 2 bin liranın üzerinde" Bitki çaylarındaki fiyat aralıklarına ve talebe değinen Şahin, "İnsanlar en çok çiçek ıhlamur, kuşburnu, zencefil ve zerdeçalı tercih ediyor. Gribal enfeksiyon ve boğaz ağrısı için bu bitkiler çok etkili. Fiyatlar gramajına göre 80 liradan başlayıp 200 liraya kadar çıkabiliyor. Ancak ıhlamurda fiyatlar her sene olduğu gibi yüksek. İyi bir ıhlamurun perakende kilogram fiyatı 2 bin ile 2 bin 300 lira arasında değişiyor" ifadelerini kullandı. Karışım ürünlere ilgi büyük Son dönemde en çok sattıkları ürünler arasında "atom çayı" ve özel karışımların olduğunu belirten Burak Şahin, "Propolis ilaveli atom çayları çok tercih ediliyor. Ayrıca müşterilerimiz iyi balın içerisine zencefil, zerdeçal ve karabiber karıştırarak kendi kürlerini hazırlıyor. Bizim sektörümüzde hile potansiyeli yüksek olduğu için tazelik ve kalite çok önemli. Aradaki 5-10 liralık fark insan sağlığını etkileyebilir. Vatandaşlarımız bildikleri, güvendikleri yerlerden alışveriş yapmaya dikkat etsinler" dedi.
Eskişehir’in ayazında inşaatta bahar havası
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:29 Eskişehir’in ayazında inşaatta bahar havası Eskişehir’de etkili olan dondurucu soğuklar hayatı olumsuz etkilerken, inşaat sektöründe çalışan işçiler zorlu kış şartlarına karşı kendi çözümlerini üretiyor. 25 yıllık seramik ustası Nail Deniz, kurdukları ısıtma sistemi sayesinde dışarıdaki dondurucu havaya rağmen içeride mont giymeden çalışabildiklerini söyledi. Eskişehir’de son bir aydır termometrelerin gece sıfırın altında seyretmesi, açık havada çalışan işçileri zorluyor. Kent merkezindeki İstiklal Mahallesi’nde devam eden bir inşaatta seramik ustalığı yapan Nail Deniz, kış şartlarında çalışma şartlarını anlattı. Dış cephe işlerinin durma noktasına geldiğini belirten Deniz, iç mekanlarda ısıtıcılar sayesinde çalışma ortamını 25 dereceye kadar çıkardıklarını ifade etti. "En az 20-25 derece sıcaklık sağlıyoruz" Çalışma ortamındaki sıcaklığı korumak için özel önlemler aldıklarını belirten Nail Deniz, "Havalar soğuk ama bizim içeride altı tane ısıtıcımız var. Camlar takılı olduğu için içeride herhangi bir sıkıntımız yok. Dışarıda hava çok soğuk olduğundan dolayı kimse çalışamaz; özellikle dış cephede çalışma yapılması mümkün değil. Ancak biz içeride kurduğumuz 5-6 tane ısıtıcıyla ortamı ısıtıyoruz. İçerideki ısıyı 20-25 derecenin altına düşmeyecek şekilde sabit tutuyoruz" dedi. "Kalın montlarla çalışmak imkansız" İnşaat işçiliğinin hareket gerektirdiğini ve kalın kıyafetlerin hareket kabiliyetini kısıtladığını vurgulayan Deniz, "Üzerimizde mont veya yelek var ama çalışırken o kalın montları giyemeyiz, onlarla iş yapamayız. Isıtıcılar sayesinde montsuz bir şekilde rahatça çalışabiliyoruz. Ben şu an bu şekilde çalışıyorum, üzerime mont giymeme gerek kalmıyor. İçerisi sıcak olduğu için montlarımızı çıkarıp işimize odaklanabiliyoruz" diye konuştu. "Aşırı soğuklarda iş duruyor" Hava şartlarının çalışmaya engel teşkil ettiği durumlarda iş sağlığı ve güvenliği gereği ara verdiklerini belirten tecrübeli usta, son olarak şunları söyledi: "Çok soğuk olduğu günlerde eğer çalışılmayacak durumdaysa zaten iş yapılmıyor. Kurumlar da bu konuda titiz; aşırı soğuklarda çalışmamıza izin vermiyorlar. Hem onlar izin vermiyor hem de biz sağlığımız için çalışmıyoruz. Bu yüzden hava şartları kaynaklı ciddi bir mağduriyet yaşamıyoruz."