Yerel Haberler
Eskişehir
AK Parti MKYK Üyesi Ünal: "Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyaç var" 04 Mart 2026 Çarşamba - 20:44:47 Eskişehir’e gelen AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, "Bugün bölgemiz adeta bir ateş çemberine dönmüşken Recep Tayyip Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyacımız var" dedi. Ali Güven Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen programa önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanı ve AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "2028 seçimlerinde Eskişehir’i AK Parti ile tanıştıracağız" Programda konuşma yapan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Birlik beraberliğimizi zirveye çıkartacağız. İnşallah 2028 seçimleri ve devamında da 2029 seçimlerinde Eskişehir’i AK Partimizle tanıştırarak gerçek hizmet anlayışını ortaya koyan bir şehir olacağız. Allah tutmuş olduğumuz oruçları, yapmış olduğumuz ibadetleri kabul etsin" dedi. "Siyasetin tek limanı ahlaktır" AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, "Bizim geleneğimizde, bizim siyaset anlayışımızda siyaset statüyle yapılmaz. Siyaset şahsiyetle yapılır. Biz varlığımıza, kıymetimize, anlamımıza, kişiliğimize, karakterimize ve şahsiyetimize bağlı siyaset yaparız. Bunu en baştan ifade etmemin amacı; bizim vefayı anlamak için önce bu ilkeyi koymamız lazım. Çünkü vefa statüye değil, vefa kişiliğedir. Vefa şahsiyetedir. Eskilerin ifadesiyle içi dışı bir olmaklığı, dürüstlüğüdür. Bizim siyasetimiz tam da bu dürüstlük üzerine kuruludur. Bakın bizim il başkanlıklarımızda Cumhurbaşkanımızın bir cümlesi vardır; ’Siyasetin tek limanı vardır, o da ahlaktır’ cümlesi yazar" ifadelerini kullandı. "Seçimi kaybetme pahasına popülizm yapmadı" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 seçimleri öncesindeki Suriyeli sığınmacılar konusundaki tavrını ’ahlaki bir duruş’ olarak nitelendiren Ünal, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bütün herkes ’Suriyeliler gitsin’ derken, Cumhurbaşkanımıza 2023 seçimlerinden önce sordular: ’Suriyelileri gönderecek misiniz?’ dediler. Popülizm yapmadı; ahlaki, insani duruşunu, kalbinde ve zihninde olanı açıkça söyledi. Ne dedi? ’Onlar bizim kardeşlerimizdir. Biz onları ölüme gönderemeyiz’ dedi. Ne pahasına dedi? Seçimi kaybetme pahasına bunu söyledi." "Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyaç var" Jeopolitik gelişmelere de değinen Ünal, "Bugün bölgemiz adeta bir ateş çemberine dönmüşken her zamankinden daha çok AK Partili kadrolara ihtiyaç var. Her zamankinden daha çok vefalıya, her zamankinden daha çok bu dava adamlarına ihtiyaç var ve her zamankinden daha çok Recep Tayyip Erdoğan’a ihtiyacımız var kardeşlerim. Rabbim bizi Ramazan’a eriştirdiği gibi inşallah bayrama da kavuştursun" diye belirtti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:02 Kalp hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, Ramazan ayında kalp hastalarının oruç kararı almadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirterek, "Her kalp hastası için tek tip bir kural yok. Karar hastalığın tipi ve hastanın klinik durumuna göre verilmelidir" dedi. Ramazan ayının hem manevi hem de fiziksel disiplin gerektiren özel bir dönem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, kalp-damar hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ve bu nedenle genel bir ’yasak’ ya da ’serbest’ yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı. Uygun şartlarda ve hekim kontrolünde birçok kalp hastasının oruç tutabileceğini belirten Doç. Dr. Kaplangöray, özellikle tansiyonu ilaçla kontrol altında olan ve klinik olarak stabil seyreden hastaların dikkatli bir planlamayla bu süreci geçirebileceğini söyledi. Ancak bazı hasta gruplarında orucun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kaplangöray, "İleri evre kalp yetersizliği olanlar, son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, yeni stent veya bypass operasyonu yapılanlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar ve ciddi ritim bozukluğu yaşayan hastalar doktorlarına danışmadan oruç tutmamalıdır" diyerek uyarıda bulundu. "İlaç düzeni mutlaka yeniden planlanmalı" Ramazan ayında en sık yapılan hatanın ilaç saatlerini rastgele değiştirmek olduğunu belirten Doç. Dr. Kaplangöray, bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Oruç sürecinde ilaç saatleri mutlaka yeniden planlanmalıdır. Özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda düzensiz kullanım pıhtı riskini artırabilir. Atriyal fibrilasyon, mekanik kapak ya da stent sonrası tedavi gören hastalar Ramazan öncesinde kardiyoloji kontrolünden geçmelidir" ifadelerini kullandı. Kalp hastaları için Ramazan önerileri Doç. Dr. Kaplangöray, oruç tutabilen kalp hastaları için şu önerileri paylaştı: "İftar, ara öğün ve sahur şeklinde üç öğün düzeni oluşturulmalı, lifli sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve protein ağırlıklı besinler tercih edilmeli. Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınılmalı. Sahura mutlaka kalkılmalı ve iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmeli." "Oruç kararı kişiye özeldir" Bireysel değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğini vurgulayan Kaplangöray, "Ramazan ölçü ve denge ayıdır. Bu denge korunursa hem manevi hem de bedensel kazanç sağlanabilir. Ancak kalp sağlığı riske atılmamalıdır" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:48 "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.
ESOGÜ’de ’İdari Personele Emeklilik Töreni’
13 Ocak 2026 Salı - 16:34 ESOGÜ’de ’İdari Personele Emeklilik Töreni’ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü’nce emekli olan üniversite idari personeli için özel bir tören gerçekleştirildi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan törende konuşan Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, "Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, öğrencisiyle, mezunuyla, tüm akademik ve idari personeliyle, köklü ve büyük bir ailedir. Kurumları var eden, onlara hayat veren insanlardır. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ni bugün olduğu noktaya sizler ve halen görevlerine devam eden personelimizle hep birlikte taşıdık. Aynı şekilde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi de bizlerin profesyonel ve sosyal yaşamlarını şekillendirdi, kendimizi her şeyden önce bir Eskişehir Osmangazi Üniversiteli olarak tanımladık, bu aidiyet bilincini hep birlikte yaşadık. Bugün burada toplanmamızın nedeni üniversitemize uzun yıllar emeği geçmiş siz değerli personelimize teşekkür etmek ve bu emeğe saygı göstermektir. Sizler bu üniversiteye yıllarını vermiş, hayatının en kıymetli, en verimli günlerini bu üniversite için çalışarak geçirmiş, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ailesinin, bu köklü çınarın en güçlü dalları olarak burada çalışmış bulunmaktasınız" dedi. "Bu ailenin bir üyesi olmaya devam edeceksiniz" Rektör Çolak, sözlerinin devamında, "Artık emeklilikle birlikte hayatınızda yeni bir dönem başladı. Her gün üniversite içinde sürdürdüğünüz mesainiz sona erdi. Ancak sizler Eskişehir Osmangazi Üniversiteli kimliğinizi her zaman üzerinizde gururla taşıyacak, bu ailenin bir üyesi olmaya devam edeceksiniz. Sizlerin emekli olduktan sonra, ardınızda tertemiz bir iş hayatı bırakmanın onurunu içinizde taşıdığınıza inanıyor, burada geçirdiğiniz günleri güzel günler olarak, mutlulukla anmanızı diliyorum. Bu üniversiteye sağladığınız değerli katkılar için tüm Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ailesi adına sizlere teşekkürlerimi sunuyor, hepinize sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz sağlıklı ve mutlu bir emeklilik yaşamı diliyorum" ifadelerini kullandı. Emekli olan idari personele teşekkür belgeleri ve hediyelerinin takdim edilmesi ile sona eren törene Rektör Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Y. Murat Bulut ile diğer yöneticiler ve idari personel katıldı.
Eskişehir’in ihracatı 4,8 milyar dolar oldu
13 Ocak 2026 Salı - 15:05 Eskişehir’in ihracatı 4,8 milyar dolar oldu Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin 2025 yılı ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 6,84 artarak 4,8 milyar doları aştığını açıkladı. Kesikbaş, sanayicilerin zorlu şartlara rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirterek, 2026 hedefinin 5 milyar dolar olduğunu vurguladı. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de faaliyet gösteren firmaların Aralık 2025’te 465,1 milyon dolar ihracat yaptığını söyledi. Eskişehir ihracatının 2025 yılında önemli bir artış yakaladığını belirten Kesikbaş, "Açıklanan verilere göre, Eskişehir ihracat rakamı 2025 yılının tamamında geçen yıla göre yüzde 6,84 oranında artarak 4,8 milyar doları aştı. Ülkemizde ve dünyada yaşanan kısıtlara rağmen üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam eden firmalarımızı ve çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. İhracat güçlü üretim yapısıyla desteklenmeli Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, ihracattaki yükselişin memnuniyet verici olduğunu ancak bunun güçlü bir üretim altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Kesikbaş, "Sanayicilerimiz tüm zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ediyor. Bu tablo, Eskişehir sanayisinin direncini ve kararlılığını ortaya koyuyor. Ancak kalıcı başarı için imalat yatırımlarının daha güçlü şekilde desteklenmesi şarttır" dedi. İthalatta bağımlılık azaltılmalı İthalatta ilk 10 ülkenin payının yüzde 58’in üzerinde olmasının risk oluşturduğunu belirten Kesikbaş, "Sınırlı sayıda ülkeye aşırı bağımlılık, tedarik güvenliğimizi zayıflatmaktadır. Hem ihracatta hem ithalatta pazar çeşitliliğini artırmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Kesikbaş, alternatif pazarlara erişimin güçlendirilmesi, sanayicinin finansmana daha kolay ulaşması ve enflasyon başta olmak üzere yatırım ortamını bozan unsurların azaltılmasının, üretimi ve ihracatı sürdürülebilir kılacağını vurguladı. Hedefimiz 2026’da 5 milyar doları aşmak Kesikbaş, Eskişehir’in ihracat potansiyeline olan inancını vurgulayarak, "Bugün ortaya koyduğumuz performans, doğru politikalar ve güçlü destek mekanizmalarıyla çok daha ileri taşınabilir. Sanayicimizin üretim azmi, yatırım iştahı ve ihracat kabiliyeti sayesinde 5 milyar dolarlık ihracat hedefimizi 2026 yılında yakalayacağımıza yürekten inanıyoruz. Eskişehir, Türkiye’nin üretim ve ihracat yolculuğunda daha güçlü bir konuma ulaşacaktır" dedi.