Yerel Haberler
Eskişehir
21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı 05 Mart 2026 Perşembe - 19:42:07 Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Anadolu Üniversitesi 2025’te 27 bin aday öğrenciyi Eskişehir’de ağırladı
06 Ocak 2026 Salı - 13:27 Anadolu Üniversitesi 2025’te 27 bin aday öğrenciyi Eskişehir’de ağırladı Geçen yıl Anadolu Üniversitesi’ni ziyaret eden yaklaşık 27 bin lise öğrencisine yüz yüze tanıtım sağlandığı açıklandı. Anadolu Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü Tanıtım Ofisi tarafından organizasyonu yapılan kampüs turlarıyla aday öğrenciler Anadolu Üniversitesini tüm yönleriyle tanıma şansına sahip oluyor. Tanıtıcı kampüs turları alanında deneyimli kampüs rehberleri eşliğinde gerçekleştiriliyor. Rehberler, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nü gezdirirken; aynı zamanda kampüs, spor, yemekhane, kütüphane, burs ve barınma imkanları ile öğrenci kulüpleri ve benzeri konular hakkında öğrencilere bilgi veriyor. Ayrıca fakülte ziyaretleri de gerçekleştirilerek öğrencilerin merak ettikleri konularla ilgili sorularını öğretim üyelerine sorma imkânı sağlanıyor. Üniversite tanıtım gezileri ise, öğrencilerin kariyer planları yapmalarında ve seçimlerinde yol gösterici oluyor. Sınava hazırlanan 12’nci sınıf öğrencilerinin hedeflerini netleştirmelerine yardımcı olabilmek, motivasyonlarını artırmak, istedikleri ve hedefledikleri fakülteleri yerinde ziyaret etmelerini sağlamak adına düzenlenen tanıtım gezileri tüm hızıyla devam ediyor. Tüm Türkiye’den aday öğrenciler Anadolu’nun kalbi Yunus Emre Kampüsü’nde buluşuyor Anadolu Üniversitesi, İzmir’den Muğla’ya, Edirne’den İstanbul’a, Ankara’dan Konya’ya, Ordu’dan Samsun’a, Antalya’dan Adana’ya, Diyarbakır’dan Gaziantep’e dek uzanan her ilden liseleri ağırlamaktan mutluluk duyuyor. Paylaşılan bilgilere göre, 2025 yılında 467 lise Anadolu Üniversitesi’ni ziyaret etti ve yaklaşık 27 bin öğrenciye üniversitenin tanıtımı yüz yüze sağlandı. Her geçen yıl liselerin ziyaret talebinin arttığı Anadolu Üniversitesinde 2025 yılı için de müracaatlar yoğun bir şekilde devam ediyor. Ziyaret edilen fakülteler/yüksekokullar genellikle liselerin alanlarına göre tercih ediliyor. Tanıtım gezisi başvurularının üniversite web sayfasında ’Aday Öğrenciler’ kısmında yer alan ’Tanıtım Gezisi Başvuru Formu’ üzerinden online olarak yapıldığı belirtildi.
Bu bölge için tedbir şart
06 Ocak 2026 Salı - 11:28 Bu bölge için tedbir şart Eskişehir’de geçtiğimiz gece 3 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasının yaşandığı yerde, önceki yıllarda da iki ayrı kazada 2 kişi daha hayatını kaybetti. Kazalara, hızı azalmak için konulan kasisi atlatmak için tramvay yolundan süratle geçen araçların sebep olduğunu anlatan mahalle sakinleri, bilinçsiz sürücülere karşı önlem alınmasını istiyor. Odunpazarı ilçesi geçtiğimiz gün gece saatlerinde meydana gelen kazada, Muhammed D. idaresindeki 26 ADU 714 plakalı süratli otomobil, tramvaydan inen yaya Eray Akyol (20), Ayşegül Seliti (14) ve Samiye Saygı’ya (20) çarpıp feci şekilde yayaların ölümüne sebep oldu. Yaklaşık 2 sene önce yine olay yerine sadece 200 metre ilerisinde 26 PS 658 plakalı hafif ticari aracın sürücüsü 19 yaşındaki İ.F.E., iddiaya göre süratli bir şekilde yol üzerindeki kasisten yavaşlayarak geçmek yerine tramvay yolundan geçip 72 yaşındaki Mustafa Yılmaz’a çarparak ölümüne sebep olmuştu. Yine aynı yıl 26 ST 682 plakalı 19 yaşındaki M.Ö.’nün kullandığı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan 76 yaşındaki Cafer Özyıldırım’a çarparak hayattan koparmıştı. Süratlı sürücülerin sırf kasisten yavaşlamamak için yaralanmalı ve ölümlü kazalara sebep olması mahalleliyi canından bezdirdi. Vatandaşlar, özellikle alkollü sürücülerin adeta cirit attığı Selami Vardar Bulvarı için belediyeden önlem beklerken, polisin ise daha çok mahallede devriye faaliyeti yapmasını talep ediyor. "Araçlar kasisten kaçmak için tramvay yolundan hızlı vaziyette geçmekte" 75. Yıl Mahalle Muhtarı Ahmet Koyuncu ise "Mahalle sayfalarımızda ve sosyal medya hesaplarımızda duyurular yapmıştık. Bu yolların sıkıntılı olduğunu, gençleri bu konuda özellikle uyardığımızı ifade etmiştik. Maalesef bir sonuca ulaşamadık. Aslında durağımız çevresinde araçların geçmesi gereken noktada bir bariyer bulunuyor. Araçlar kasisten kaçmak için tramvay yolundan hızlı vaziyette geçmekte. Bununla ilgili Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden demir bariyerler talep ettim. Kavşağı kadar, yaklaşık 200-250 metrelik bir bariyer istedim. Kavşaklar haricindeki tramvay yolunun tamamen asfalttan ayrılmasını, buranın bariyerle korunmasını istiyorum, çünkü bu ilk olayımız değil. Birkaç sene önce de cami dernek başkanımız Cafer amcayı aynı noktada elim bir trafik kazasında kaybettik. Bu tarz olayların tekrar yaşanmaması için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden böyle bir talebim olacak. Dilekçeli olarak müracaatımı yaptım. UKOME’de bunu değerlendirecekler, umarım olumlu sonuçlar alınır. Yetkililerden, buradaki trafikle ilgili önlem alınmasını talep ediyorum. Gerçekten çok üzgünüz" şeklinde konuştu. "Karakol yapılırsa, bu tarz olaylarda biraz daha caydırıcı olur" Muhtar Koyuncu, sözlerine şöyle devam etti: "Devriyelerin sıklaştırılmasını talep ediyorum. Aslında burası olayların çok az olduğu, temiz bir mahalle. Burası rahat olduğu için, başka mahallelerde kanuna uymayan kişiler geliyorlar. Çünkü polis noktamız yok, karakol yok. Eskiden burası jandarma bölgesiydi, devriyeler çok daha fazlaydı ve bu tarz olaylar daha az yaşanıyordu. Artık polisimiz bakıyor. Tabii onlar da görevlerini yerine getiriyorlar, dakika başı burada olmaları mümkün değil ama burada bir karakol olursa daha iyi olur. Mahallemizin en büyük taleplerinden birisi bu. Yaklaşık 20 bin nüfusa sahip bir mahalleyiz. Eğer ki karakol yapılırsa, bu tarz olaylarda biraz daha caydırıcı olur. Mahallemizde sadece trafik kazaları olmuyor, son dönemlerde Türkiye’nin genelinde olduğu gibi uyuşturucu vakaları artmaya başladı. Mahallede birkaç noktada kamera var ama yetersiz. Bu sebeple, mahalle girişlerine de kameralar kurulursa bu tarz vakalarda suçluların yakalanması noktasında fayda sağlayacaktır." "Bu tedbirler insanlar, çocuklar ölmeden getirilmeli" Yaklaşık 30 yıldır 75. Yıl Mahallesi’nde yaşayan 77 yaşındaki Fikret Atasoy, "Burada bizim komşumuz olan bir hacı ölmüştü. O olaydan sonra belediye set yaptı. Bu defa arabalar tramvay yoluna girmeye başladılar. En çok eczane arabaları, ilaç getirenler ve acele gidenler buraya giriyorlar. Tramvay yoluna girmek zaten tehlikeli, yasak. Aslında giremezsin ama kasiste frene basmamak için tam gaz giriyorlar. Belediyenin önlem alması gerekiyor. Şu demir yolunu biraz bozun, tırtıklı hale getirin, adamlar buraya girmesinler. Bu tedbirleri insanlar, çocuklar ölmeden getirmeleri lazım ama bu olmayacak, illa bir kişi ölecek" dedi.
Köprüde kayan otomobil önce servis aracına, ardından bariyerlere çarptı
06 Ocak 2026 Salı - 10:11 Köprüde kayan otomobil önce servis aracına, ardından bariyerlere çarptı Eskişehir’de köprüde ıslak zeminin etkisiyle sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil karşı şeride geçerek önce bir servis aracına, ardından bariyerlere çarptı. Kazada 1 kişi hafif şekilde yaralandı. Olay, dün akşam saat 23.00 sıralarında Sümer Köprüsü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Basın Şehitleri Caddesi istikametinden Çilem Caddesi’ne doğru seyir halinde olan M.A. isimli şahsın idaresindeki 06 AL 1767 otomobil, ıslak zeminin etkisiyle sürücüsünün kontrolünden çıktı. Kayan otomobil önce R.A. isimli şahsın idaresindeki 26 S 2027 plakalı servis aracına, ardından bariyerlere çarptı. Yaşanan çarpışmanın etkisiyle otomobilin ön tarafı adeta paramparça olurken, servis aracında ufak çaplı maddi hasar oluştu. Otomobilde yolcu olarak bulunan F.K.A. isimli kadın şahıs hafif şekilde yaralandı. Yaralı kadın hastaneye kaldırıldı İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı olan F.K.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Kadının genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan kaza sebebiyle aksayan trafik ise, polis ekiplerinin olay yerini fotoğraflaması ve araçların hareket ettirilmesinin ardından normale döndü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Fırından kalbe sıcak bir yolculuk: Eskişehirli pidecinin 35 yıllık köz geleneği
06 Ocak 2026 Salı - 09:53 Fırından kalbe sıcak bir yolculuk: Eskişehirli pidecinin 35 yıllık köz geleneği Eskişehir’deki pide ustası Mustafa Çubuk, modern ısıtıcılara inat 35 yıldır fırınından çıkardığı közlerle hem dükkanını hem de müşterilerinin içini ısıtıyor. Eskişehir’de soğuklar etkisini sürdürürken, İstiklal Mahallesi Konuk Sokaktaki kentin emektar pide ustalarından Mustafa Çubuk, modern çağın ısıtıcılarına meydan okuyan yarım asırlık bir geleneği dükkanında yaşatıyor. Fırından yükselen 400 derecelik ateşin közlerini bir tenekeye sığdırarak dükkanın tam ortasına yerleştiren Çubuk, sadece mekanı ısıtmakla kalmıyor, köz başında yaptığı sohbetlerle müşterilerini çocukluk yıllarının o karlı ve mutlu kışlarına doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. "35 senedir bu közle ısınırım" Kış aylarında fırındaki közleri bir tenekenin içine doldurarak dükkanını ısıtan Mustafa Çubuk, "Ben bu yöntemi tam 35 senedir devam ettiriyorum. Müşterilerimin de çok hoşuna gidiyor bu durum; görünce hemen eskiler akıllarına geliyor, ’Köyde biz de böyle ısınıyorduk’ diyorlar. Müşterilerimle közün başında hem ısınıyor hem sohbet ediyoruz. Şimdi ben bunu buradan kaldırsam, yerine elektrikli soba koysam ne bu zevki alabiliriz ne de bu tadı. Bu başka bir şey" dedi. "Yazın soran yok ama kışın keyfimiz yerinde" Yılların pidecisi Çubuk, "Bizim meslekte yazın halimizi hatırımızı soran pek olmaz, o sıcakta fırın başında çalışmak zordur. Ama kış gelince bizim için işler değişiyor. Soğuklar bastırınca herkes üşüdüğü için biraz üzülür ama ben iş bakımından seviniyorum. Fırınım 400 dereceye kadar çıkıyor, şu an bile 300 derece sıcaklığı var. Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, o fırının sıcaklığı bize yetiyor. Kışın burası bizim için çok rahat oluyor" şeklinde konuştu. "Şimdinin çocukları karı bilmiyor" Eski kışlara duyduğu özlemi dile getiren Mustafa Çubuk, "Vallahi nerede o eski kışlar... Şimdi yağan karlar yalancı bahar gibi gelip geçiyor hemen. Bizim çocukluğumuzda yarım metre kar olurdu, sokaklarda yürüyemezdik. Şimdinin on yaşındaki çocukları kar nedir, nasıldır bilmiyorlar bile. Özlüyoruz o günleri, özlenmez mi hiç! Eskiden yokluk vardı ama huzur vardı, mutluluk vardı. Şimdi dükkanın ortasında bu eski usul közümüz yanıyor ama dışarıya bakıyorum, o beklediğimiz eski karlar artık yok" diye belirtti.
Ortasından çevre yolu geçen mahallede yaşlılar ve engelliler yolun karşı tarafına geçemiyor
06 Ocak 2026 Salı - 09:38 Ortasından çevre yolu geçen mahallede yaşlılar ve engelliler yolun karşı tarafına geçemiyor Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde ortasından geçen çevre yolu nedeniyle ikiye bölünen Gündoğdu Mahallesi’nin iki yakasını birbirine bağlayan üst geçidi yaklaşık 1 saatte tırmanan yaşlılar, başta sağlık olmak üzere birçok hizmete ulaşmakta güçlük çekiyor. Engelliler ve çocuklu aileler de yolun karşı tarafına geçmekte büyük zorluk yaşıyor. Odunpazarı ilçesinde bulunan Gündoğdu Mahallesi’nin ortasından geçen çevre yolu bölgeyi ikiye bölüyor. Mahallenin bir kısmından diğerine geçmek için ise 3 adet üst geçit ve araçlar için 1 altgeçit kullanılıyor. Oldukça yüksek olan üst geçidi kullanmak istemeyen bazı duyarsız vatandaşlar akan trafiğin arasından mahallenin karşı yakasına geçmeye çalışıyor. Bölgede yolun karşı tarafına geçmeye çalışan yayalara araç çarpması sonucunda birçok trafik kazası meydana geliyor. Üst geçidi kullanmak ise yürümekte güçlük çeken yaşlı vatandaşları oldukça zorluyor. Yürümekte güçlük çeken vatandaşlar eczane, alışveriş ve hastaneye ulaşım konusunda bahse konu üst geçitlerin basamaklarını güçlükle tırmanıyor. Yaşlıların üst geçidi kullanarak karşıya geçmesi ise 1 saat sürüyor. Mahallede sakinleri daha hızlı ve güvenli şekilde karşı tarafa geçebilmek için üst geçitlere asansör yapılmasını talep ediyor. "Üst geçidi kullanarak karşıya geçmesi ise 1 saat sürüyor" Gündoğdu Mahalle Muhtarı Adem Karaman, "Gündoğdu Mahallesi’ni çevre yolu ikiye böldüğü için mahallemiz sağlı sollu ayrılmış durumda. Böyle olunca ne oluyor? Sağlık ocağı, su bankamatiği, ekmek büfesi, pazar yeri ve eczane; hepsi tek bir tarafta kalıyor. Ancak mahallemiz tam ortadan bölündüğü için nüfusun neredeyse yarısı diğer tarafta yaşıyor ve bu insanlar ihtiyaçları için karşıya geçmek zorunda kalıyor. Çevre yolu bizi ikiye bölüyor ancak üst geçitlerde asansör olmadığı için halkımız karşıya geçemiyor, mağdur oluyor. Çoğu insanımız mecburen anayoldan geçmeye çalışıyor; bu yüzden maddi hasarlı ve maalesef ölümlü birçok kaza yaşandı. Mahallemizdeki 3 üst geçidin üçü de sadece merdivenli. Bu yüzden engellilerimiz, tekerlekli sandalyeye bağlı olanlar, yaşlılarımız ve çocuk arabalı aileler buradan geçemiyor. Göreve geldiğimizden beri sürekli "asansör" diyoruz" dedi. "Asansör olsun, bize de kolaylık olsun" Konuyla alakalı konuşan 84 yaşındaki Halil Eren, "Çoğu zaman karşıya geçemiyorum. Dolaşmak zorunda kalınca da yol 1 saate yakın sürüyor" diye konuştu. Yürüme güçlüğü çeken 75 yaşındaki Ayşe Eren şöyle konuştu: "Benim içim buruk yavrum, ameliyat oldum, yürüyemiyorum. Kalp var, böbrek hastalığı var, anjiyo oldum; zor oluyor. Karşıya geçemiyoruz. Ancak oğlumun arabasıyla geçebiliyorum, başka türlü imkânım yok. Asansör olsun yavrum, bize de kolaylık olsun; tek derdimiz bu. Arabaya inip binerken bile zorluk çekiyorum."
Yüzde 76 engeli olmasına ekmek parasını kazanmak için eksi 17 derecede simit satıyor
06 Ocak 2026 Salı - 09:30 Yüzde 76 engeli olmasına ekmek parasını kazanmak için eksi 17 derecede simit satıyor Eskişehir hava sıcaklığının eksi 17 dereceye kadar düştüğü kentte, yüzde 76 engeli bulunan bir vatandaş, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte açtığı simit tezgahında geçimini sağlamaya çalışıyor. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte kentte hava sıcaklıkları sıfırın altında 10 ila 17 derecelere kadar geriledi. Bu durum, yüzde 76 engelli olduğunu belirten Abdülkadir Erşahinli’yi ise olumsuz etkiledi. Zorlu kış şartlarına rağmen haftanın beş günü pazar tezgahı açarak yaşam mücadelesi vermeye çalışan Erşahinli, her gün sabah 04.30’da kalktığını ve 06.30’dan akşam 18.00’e kadar mesai yaptığını ifade etti. Ayak düşmesi ve kısmi felç gibi sağlık sorunlarına rağmen hem geçimini sağlamak hem de vatandaşa hizmet etmek için çalıştığını dile getiren Erşahinli, ısınmak için teneke içinde ateş yakmaktan başka bir imkanı olmadığını söyleyerek, dondurucu soğuklar nedeniyle yetkililerden çalışmalarını sürdürebileceği kapalı bir alan talep ediyor. "Yüzde 76 engelli bir birey olarak bu şartlarda çalışmak hayatımızı gerçekten çok zorlaştırıyor" Yüzde 76 engelliyle zor şartlar altında çalıştığını anlatan Abdülkadir Erşahinli, "Malum, bu sene hava oldukça soğuk; sıcaklıklar şu an eksi 17 derecelere kadar düşmüş durumda. Biz de bu dondurucu soğukta açık alanda çalışıyoruz. yüzde 76 engelli bir birey olarak bu şartlarda çalışmak hayatımızı gerçekten çok zorlaştırıyor. Ancak hem vatandaşımıza hizmet etmek hem de kendi geçimimizi sağlamak için bu zorluklara göğüs geriyoruz. Çalışma tempomuz oldukça yoğun; sabah saat 04.30’da kalkıyorum, 06.30’da tezgahımızı açıyoruz ve akşam saat 18.00’e kadar kesintisiz devam ediyoruz. En büyük sıkıntımız ısınmak; elimizde sadece ufak bir teneke var, onun içinde ateş yakıp ısınmaya çalışıyoruz. Ateş sönünce çaremiz kalmıyor. Başka bir ısınma imkanımız olmadığı için yetkililerden neticede kapalı, korunaklı bir alan talep ediyoruz. Ayak düşmesi ve kısmi felç gibi ciddi sağlık sorunlarım olduğu için bu soğuklar engelimi daha da zor bir hale getiriyor. Tüm bu imkansızlıklara rağmen ekmeğimizin peşinde koşturmaya devam ediyoruz" dedi.