Yerel Haberler
Eskişehir
21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı 05 Mart 2026 Perşembe - 19:42:07 Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
AK Parti’ye 8 bin 650 yeni üye
05 Ocak 2026 Pazartesi - 17:01 AK Parti’ye 8 bin 650 yeni üye AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, geçen yıl partilerine 8 bin 650 yeni üye kazandırdıklarını, Eskişehir’de üye sayısını 98 bin 436’ya yükselttiklerini açıkladı. Başkan Albayrak, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla kenetlenen AK Parti ailemizin büyüme heyecanını Eskişehir’den tüm Türkiye’ye paylaştıklarını belirtti. Yargıtay tarafından açıklanan son veriler ile milletin partilerine olan sarsılmaz güveninin bir kez daha tescillemiş olduğunu anlatan Albayrak, "2025 yılı boyunca şehrimizin dört bir yanında, "AK Parti Seninle" sloganıyla kurduğumuz üye çadırlarımızda ve saha çalışmalarımızda hemşehrilerimizle gönül köprüleri kurduk. Bu çalışmalar neticesinde 2025 yılı içerisinde 8 bin650 yeni üyemizi partimize kazandırdık. Böylelikle Eskişehir’deki toplam üye sayımızı 98 bin 436’ya yükselttik. Bu rakamlar sadece birer istatistik değil; Eskişehir’in geleceğine, Türkiye Yüzyılı’na ve Sayın Cumhurbaşkanımızın davasına verilen sözün, duyulan güvenin bir tezahürüdür. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi; AK Parti bir millet hareketidir. Bizim kapımız; ülkesine sevdalı, şehrine hizmet etmek isteyen, Eskişehir’in kalkınması için "Ben de varım" diyen her bir ferde sonuna kadar açıktır. "AK Parti Seninle" diyerek çıktığımız bu yolda, Eskişehir’in her sokağında, her mahallesinde vatandaşımızın derdiyle dertlenmeye ve ailemizi büyütmeye devam edeceğiz" diye belirtti. Teşkilata teşekkür AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, teşkilat üyelerine de teşekkür ederek, "Eskişehir’in her köşesinde, soğuk-sıcak demeden üye çadırlarımızda nöbet tutan, kapı kapı dolaşarak gönüllere giren ana kadememize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza ve tüm mahalle başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Türkiye’nin güçlü geleceği için, durmadan yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" diye kaydetti.
Feci kazada hayatını kaybeden 14 yaşındaki kız son yolculuğuna uğurlandı
05 Ocak 2026 Pazartesi - 16:10 Feci kazada hayatını kaybeden 14 yaşındaki kız son yolculuğuna uğurlandı Eskişehir’de bir araçla yarışan otomobilin çarpması sonucunda hayatını kaybeden 3 kişiden birisi olan Ayşegül Seliti (14), gözyaşları içinde toprağa verildi. 75. Yıl Mahallesi Selami Vardar Bulvarı’nda Muhammed D. idaresindeki 26 ADU 714 plakalı otomobil; tramvaydan inen Eray Akyol (21), Ayşegül Seliti (14) ve Samiye Saygı’ya (21) çarptı. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, yayaların olay yerinde hayatlarını kaybettikleri belirlendi. Otomobilini 1 kilometre uzakta terk ederek firar eden sürücü ve beraberindekiler polis ekiplerince yakalandı. Muhammed D., bugün adliyeye sevk edildi. Küçük kız gözyaşları içinde toprağa verildi Feci kazada hayatını kaybeden 3 kişiden birisi olan Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu’nda 8/C sınıfının öğrencisi Ayşegül Seliti’nin cenaze töreni, 100. Yıl Camii’nde gerçekleştirildi. Çok sayıda vatandaş, cenazeye katılarak Seliti ailesinin acısını paylaştı. Yüreği yanan baba Bülent Seliti, taziyeleri kabul etti. Ayakta durmakta güçlük çeken anne Gülden Seliti ise, kızının tabutu başında ağlarken baygınlık geçirdi. Küçük kızın cenazesi, ikindi namazına müteakip Asri Mezarlığı’na defnedildi. Aynı saatlerde cenaze töreni gerçekleştirilen Samiye Saygı, Cevizli Mezarlığı’nda toprağa verildi. Eray Akyol’un cenazesinin ise yarın öğle namazına müteakip Hz. Ömer Camii’nden kaldırılacağı öğrenildi. Öte yandan Ayşegül Seliti’nin fotoğrafı, okuduğu sınıfta oturmuş olduğu sıranın üzerine konuldu.
Vahşi cinayet zanlısı önce boğmuş sonra 2 gün art arda yakmış
05 Ocak 2026 Pazartesi - 13:42 Vahşi cinayet zanlısı önce boğmuş sonra 2 gün art arda yakmış Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ı boğduktan sonra cesedine benzin döküp yakan zanlı, yargılandığı mahkemede korkunç olayı anlatırken "Deniz’in boğazını sıktım, bıraktığımda hırlıyordu, olay günü değil ertesi gün korkup aynı yere gidip Deniz’in cesedine benzin döküp yaktım. Ertesi gün yine benzin döküp yaktım" dedi. Eskişehir’de kaybolduktan 1 hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahallelerinin arasında bulunan Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda araştırma yapan polis ekipleri yakılmış kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede yanarak hayatını kaybeden kadının, 1 haftadır kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğu belirlendi. Deniz Oktay’ı boğduktan sonra 2 gün art arda cesede benzin dökerek yakan İdris Gökmen ilk kez bugün hakim karşısına çıktı. Eskişehir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık İdris Gökmen, Deniz Oktay’ın yakınları ve 5 tanık hazır bulundu. "Deniz’in cesedine benzin döküp yaktım. Ertesi gün yine benzin döküp yaktım" Mahkemede ifade veren sanık İdris Gökmen, "Tepebaşı Belediyesi’nde Park ve Bahçelerde çalışıyordum. Deniz’in kardeşi Elvan ile ilişkim olmuştu. Deniz ile 2 ay ilişkim oldu. Ramazan Bayram’ında Deniz gezmek istedi ben de ehliyetimin olmadığını söyledim. Deniz, "Ehliyetin olan arkadaşın varsa onu çağır" dedi. Hamdi, Deniz ve ben gece mangala gittik. Ben arabada uyumuştum. Uyandığımda Deniz arabada değildi. Hamdi’yle Deniz’i, Hamdi’nin arabasında cinsel ilişkiye girerken gördüm. Bir tartışma olmadı aramızda. Sadece, "Ne yapıyorsun sen" dedim. Deniz de, "Sigara almaya gittim" dedi. Ben de, "5-6 paket sigara aldım çantanda sigara vardı" dedim. Sonra Deniz’i eve bıraktım. 1 hafta 10 gün Deniz’i aramadım. Olay günü akşam 5-6 gibi işten çıkınca Elvan beni aradı buluşmak istedi. "Yeşiltepe Mahallesi’nde köprüye yakınım" dedi. Elvan’la buluştuk alkol içtik. Bu parkın karşı tarafında Hamdi ve Deniz alkol alıyormuş bunu sonra öğrendim. Sonra Elvan’ı gece geç saatte eve bıraktım. Deniz, beni atlatıp gezmek istedi, ben de kabul etmedim. Israr edince kendi evimin önünden Deniz’i evinden gece geç saatlerde aldım. Deniz bana köy tarafına gidelim dedi. Ben de hava yağışlı gitmeyelim dedim. Buldukpınar’a gittik. Ben burada aracı kaydırdım. Özgür Çakmak’ı arayarak yardım istedim. Özgür benim aracımı kurtardı. Sonra Deniz köyün üst tarafına gidelim dedi. Su deposunun oraya gidip oturduk. Arabada otururken saat 2-3 gibi gece bana saldırmaya, ağır küfürler etmeye başladı. Ben Deniz’in elinden tutup arabadan aşağıya ittim. Sonra Deniz, arabaya binip bana tekrar saldırdı. Ben şoför mahallindeydim o da yolcu koltuğundaydı. Sonra aşağı indim arbede dışarda devam etti. Ben de Deniz’in boğazını sıktım. Ne kadar sıktığımı hatırlamıyorum. Deniz’in boğazını bıraktığımda deniz hırlıyordu. Arabanın benzini azdı. Devamlı yukarı gitmeden önce benzin aldım az miktarda. Devamlı araçta benzin olurdu. Deniz’i almadan önce mi yoksa köye gitmeden önce mi aldım hatırlamıyorum. Boğuşma esnasında arka koltuktaki benzini kendi yanına almış. Benim üzerime benzini dökmek istedi. Ben geri çekildim benzin yere döküldü. Kokusundan Deniz’in benzini aldığını fark ettim. Olay günü değil ertesi gün korkup aynı yere gidip Deniz’in cesedine benzin döküp yaktım. Ertesi gün yine benzin döküp yaktım. Tanık Hamdi’nin beyanını kabul etmiyorum. Deniz’e hiç mesaj atmadım. Tanık Yusuf İslam’ı tanımıyorum. Yusuf İslam’ı tanık Emine Dumanoğlu evine çağırmış 2 erkek daha varmış. Yaşlı birine evlilik için para karşılığı Deniz’i vermeye çalışmam doğru değil. Süleyman Budak arkadaşım, ama Deniz ile evlendirmek için girişimde bulunmadım. Pişmanım" dedi. "Deniz, İdris’e ‘enişte enişte’ diyordu" Mahkemede konuşan Deniz’in kız kardeşi Elvan Oktay, "İdris’le 5-6 yıldır tanışırım. Son zamanlarda arkadaş gibiydik. Deniz, İdris’e ‘enişte enişte’ diyordu. 11 Nisan tarihinde sanık İdris’i aramadım. Ocak ayında ben Yeşiltepe mahallesinde kuaföre gittim. İdris beni aramış işim bitince İdris’i aradım. Yeşiltepe’de bir parkta oturduk çekirdek yiyip kahve içtik. Kardeşim Deniz’in kayıp olduğunu öğrenince ‘karakola gideceğim’ dedim. İdris, ‘Beraber gidelim ben de geleyim’ dedi. Emine’nin evinde kalıyordu Deniz. Şikayetçiyim" dedi. "Telefonun hoparlörü açıktı ‘Arabaya gel sigara içeceğiz’ dedi" Deniz Oktay’ın ev arkadaşı tanık Emine Dumanoğlu(50), "İdris’i tanımam, Denizle 2017 beri aynı evdeyim. Ben lokantada işçi olarak çalışırım. Deniz de benim çalıştığım lokanta da 2-3 ay çalıştı işi bıraktı. Olay tarihimde işi yeni bırakmıştı. Beni aradı ‘Dışarı çıkacağım Hamdi’ye pikniğe gideceğim’ dedi. Saat 12 buçuk gibi Hamdi’yle mangaldan geldi. 15 dakika kadar durdu İdris ile aradı, ‘Arabaya gel sigara içeceğiz’ dedi. Telefonun hoparlörü açıktı ‘Arabaya gel sigara içeceğiz’ dedi. Deniz aslında birileriyle kavga etmişti. İdris arayınca çıkmakla çıkmamak arasında kararsız kaldı. ‘Abla gideyim’ mi dedi. Gitme dedim beni dinlemedi gitti. Çıktı gece evin anahtarını ve telefonu alıp çıktı kimliğini almadı. İdris zaman zaman eve gelirdi 5-6 kez eve geldiğini gördüm. Hamdi gelmezdi. Sanık İdris’i tanımam Deniz’in söylediğine göre ablasının eski nişanlısıymış" diye anlattı. "‘İdris aradı çıkayım mı’ dedi" Tanık Hamdi Özcan ise, "Sanık arkadaşım, maktulü de İdris sayesinde tanıyorum. Şaban, Yavuz Soner Yavuz, İsmail Gökmen Deniz ve ben İsmail Gökmen’in yerinde mangal yaptık. Buldukpınar’dan Soner ve İsmail kendi. Biz de 3’müz ayrıldık. Deniz’i evine bıraktım. Eve geldim Deniz aradı, ‘İdris aradı çıkayım mı?’ dedi. ‘Sen bilirsin’ dedim. ‘Sen de gelir misin?’ dedi tamam dedim Şaban Yavuz’u alıp Deniz’in evine gittim. Ama burada kimse yoktu. Sonra Deniz’i Sakintepe tarafında aradım bulamadım ben de gidip yattım. Beni Deniz aradığını İdris’in bağırdığını söyledi. Ramazan Bayramı’nda İdris Deniz ve ben mangala gitmiştik. Ben kendi arabamda yatıyordum. İdris’le Deniz kendi arabalarındaydı. Deniz sonra camı çaldı, ‘Oturabilir miyiz?’ dedi, ben de ‘gel’ dedim. Sohbet ettik aramızda cinsel ilişki de yaşandı. İdris benim aracımın yanına gelmedi. Bu ifademde telefonla konuşmadım desem de ilk ifadem dediğim gibi Deniz beni aradı sesi geliyordu fakat cevap vermedi. Deniz’in ‘Beni nereye götürüyorsun beni eve bırak’ dediğini duydum. İdris ve Deniz sevgili değildi ama her akşam takılırlardı" dedi. "Sanıkta ‘O yanımdaki Deniz değil’ dedi" Sanık İdris Gökmen’n aracını battığı yerden kurtara tanık Özgür Çakmak(43) ise, Avlamış köyünde bekçilik yaparım, gece saat 2-3 gibi İdris, beni aradı aracını battığını söyledi. Mevkiini bana söyledi. Ben de o köyden birini çağır dedim. Sanıkta ‘Ben kimi çağırayım" dedi. Traktörle gittim bir bayan vardı arabada. Aracı battığı yerden çıkardım. Asfalta kadar çıktık. Buldukapan’a kadar arkamda devam etti sonra bir yerde de durdu. Bana, Hamdi, İsmail, Soner isimli şahısların bir bayanın kayıp olduğunu sordular. Ben de İdris’e sorun dedim. Bunlar da İdris’in telefonunu açmadığını söylediler. Ben aradım açmadı mesaj atıp beni aramasını söyledim. ‘Yanındaki bayan kayıpmış nerdeyse ortaya çıkar’ dedim. Sanıkta ‘O yanımdaki Deniz değil’ dedi. Deniz Oktay’ın yakınları sanıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu, sanık hakkında fuhuştan soruşturma açılmasını talep etti. Mahkeme, Sanık İdris Gökmen’in tutukluluk durumuna devamına, duruşmaya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevlilerinin de dâhil olmasına hükmederken, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için davayı 9 Mart 2026 tarihine erteledi.
Elektrik sayaçlarını uydudan okuma dönemi başladı
05 Ocak 2026 Pazartesi - 11:04 Elektrik sayaçlarını uydudan okuma dönemi başladı Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, Eskişehir’in Sarıcakaya ilçe kırsalında bir alandaki tüm abonelerin sayaçlarını uydu üzerinden okuyan bir sistemi devreye aldı. Uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S iş birliğiyle geliştirilen proje sayesinde özellikle kış aylarında ulaşımı güçleşen bölgeye sayaç okuması için araçla gidilmesine artık gerek kalmayacak. Böylece süreç daha hızlı ve güvenli ilerlerken karbon ayak izi de azaltılacak. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), geçtiğimiz yıl uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S ile iş birliği yaparak elektrik şebekeleri ve aydınlatmalarda oluşabilecek arızaları uydu üzerinden takip edebileceği bir sistemi devreye aldı. Proje kapsamında Afyonkarahisar’daki kırsal bir bölgede yapılan pilot uygulamada başarılı sonuçlar elde edildi. Projenin ikinci fazında ise bu kez bir köydeki tüm abonelerin sayaçları uydu üzerinden okunmaya başlandı. Sayaç verileri modem aracılığıyla uyduya iletiliyor Proje kapsamında iklimi nedeniyle "Eskişehir’in Akdeniz’i" olarak bilinen, seracılık ve tarım faaliyetleriyle öne çıkan Sarıcakaya ilçesinin kırsal bir bölgesi pilot alan olarak belirlendi. Bölgedeki abonelerin sayaçlarına, elektrik kullanımı gerektirmeyen ve uzun ömürlü pillerle çalışan modemler takıldı. Plan-S uyduları bu modemler üzerinden günde 2 ila 3 kez veri alıyor. Veriler sayaçlardan otomatik olarak okunduğu için görevlilerin Eskişehir şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki bölgeye gitmesine gerek kalmıyor. Özellikle kış aylarında ulaşımın zorlaştığı düşünüldüğünde yeni sistem iş güvenliği açısından da önemli bir avantaj sağlıyor. Araç kullanımının azalmasıyla birlikte karbon ayak izi de düşürülüyor. Proje kapsamında sayaçlara takılan modemler ve yürütülen çalışmaların maliyeti abonelere yansıtılmıyor. Proje 5 ile yayılacak OEDAŞ’ın hizmet verdiği beş ilde benzer özellikte bölgeler belirlenerek test çalışmalarına başlandı. Projenin ilerleyen aşamalarında, ekipler uydu üzerinden arızayı tespit ederek hızlı şekilde müdahale edebilecek. Sistem, herhangi bir afet durumunda da GSM şebekesinden bağımsız çalıştığı için iletişime katkı sağlayabilecek. Yalçın: "Akıllı, çevreci ve güvenli sistemler geliştiriyoruz" OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Enerji altyapısında dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık birbirini tamamlayan iki öncelik haline geldi. Biz de OEDAŞ olarak, uydu teknolojilerini elektrik dağıtım süreçlerimize entegre ederek hem hizmet kalitemizi hem de erişilebilirliğimizi artıran yenilikçi bir adım attık. Bu proje, teknolojiyi destekleyici bir unsur olmanın ötesine taşıyarak işimizin merkezine yerleştirdiğimiz yaklaşımın güncel bir örneğini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de enerji dağıtımında daha akıllı, çevreci ve güvenli sistemler geliştirmeyi sürdüreceğiz." Gümüşay: "Enerji altyapısının dijital dönüşümüne katkı sağlayan bir model" Plan-S Genel Müdürü Özdemir Gümüşay ise "OEDAŞ ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, uydu tabanlı IoT haberleşme teknolojilerinin artık bir gelecek vizyonu olmaktan çıkıp sahada somut değer üreten bir altyapı çözümüne dönüştüğünün en net göstergesi. Sayaçların uydularımız üzerinden okunması; erişimi güç, GSM kapsamasının zayıf olduğu bölgelerde dahi enerji dağıtım süreçlerinin daha kesintisiz, verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetilebileceğini ortaya koyuyor. Bu iş birliğini, ülkemizin enerji altyapısının dijital dönüşümüne katkı sağlayan ve karbon ayak izini azaltan ölçeklenebilir bir model olarak görüyoruz" dedi.