Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı
05 Mart 2026 Perşembe - 19:42:07
Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:28
Karısını boğduktan sonra 7’nci kattan atladığı ortaya çıktı
Eskişehir’de 7’nci katındaki evinden aşağı atlayarak yaralanan şahsın, olaydan önce karısını boğarak öldürdüğü belirlendi. Suçunu kabul eden katil zanlısı, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı. Olay, 27 Şubat 2026 tarihinde Zafer Mahallesi Özaydın Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Mehmet K. (58), 7’nci kattaki evden aşağıya atlayarak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağ dizi yaralanan adam sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne sevk edilirken, durumdan şüphelenen polis ekipleri şahsın ikametine giriş yaptı. İçeride, Mehmet K.’nin eşi Sevim Ö.’nün (50) cansız bedenine ulaşıldı. Birkaç gün önce hayatını kaybettiği tespit edilen kadının ölümü şüpheli olarak değerlendirildi. Olayın cinayet olduğu ortaya çıktı Yapılan otopsi sonucu, Sevim Özdemir’in boğularak öldüğü belirlendi. Şüpheli Mehmet K., Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Eskişehir Şehir Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde eşini boğarak öldürdüğünü kabul eden şüpheli, ’Eşe Karşı Kasten Öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:33
Fren yapmak yerine gaza basan otomobil süpermarkete girdi
Eskişehir’de sürücüsünün fren yapmak isterken yanlışlıkla gaz pedalına basması sonucunda kontrolden çıkan otomobil süpermarkete girdi. Olay, Batıkent Mahallesi Kardak Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Gülden T.(46) idaresindeki 26 AFN 112 plakalı otomobil, sürücüsünün fren pedalına basması gereken yerde gaz pedalına basması sonucunda kontrolden çıktı. Yol kenarındaki süpermarketin camından içeri giren otomobil, büyük maddi hasara neden oldu.Kazada şans eseri yaralanan olmadı. Polis ekipleri tarafından olayla ilgili inceleme başlatıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:17
Rusya vatandaşı Alena Knaub, Müslüman oldu
Eskişehir İl Müftülüğü’nde düzenlenen ihtida merasiminde Rusya vatandaşı Alena Knaub, Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu ve ’Aleyna’ adını aldı. İl Müftüsü Muharrem Gül ve şahitlerin katıldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İlk olarak, İslam dininin temel inanç esasları hakkında bilgilendirme yapıldı ve ihtida sürecine dair açıklamalarda bulunuldu. Merasimde konuşan İl Müftüsü Muharrem Gül, İslam’ın insan hayatını her yönüyle kuşatan, barış, merhamet ve kardeşliği esas alan bir din olduğunu ifade etti. Müslüman olmanın samimi bir niyet ve bilinçli bir tercih olduğunu belirten Müftü Gül, Aleyna’ya yeni hayatında huzur, mutluluk ve istikamet temennisinde bulunarak kendisini tebrik etti. Konuşmanın ardından Alena Knaub, şahitler huzurunda Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu ve ’Aleyna’ ismini aldı. Programın sonunda İl Müftüsü Muharrem Gül tarafından Aleyna’ya İhtida Belgesi takdim edilerek Rusça Kur’an-ı Kerim meali ve çeşitli dini yayınlar hediye edildi. Merasim yapılan dua ile sona erdi.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:33
Eskişehir’de hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde
Eskişehir’de hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerine çıkarak 10 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu olacağı tahmin ediliyor. Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın ise batı ve güneybatı (Lodos) yönlerinden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli eseceği öngörülüyor. Öte yandan, Eskişehir’de en yüksek hava sıcaklığının 10 derece ile Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde olacağı değerlendiriliyor.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:30
58 yaşındaki Dilek Mutlu’nun deriyle yazılan başarı hikayesi
Eskişehir’de yaşayan 58 yaşındaki Dilek Mutlu, üç yıl önce Halk Eğitim Merkezi’nde başladığı deri sanatını tutkuya dönüştürdü. Makine kullanmadan, her bir ürünü el iğnesiyle ilmek ilmek işleyen Mutlu, lise diploması engeline rağmen usta öğreticilere taş çıkartan eserler üretiyor. Halk Eğitimi merkezinde aldığı eğitimle deri sanatına adım atan Dilek Mutlu, bugün evindeki mütevazı imkanlarla deri yakma, kabartma (vaketa) ve renklendirme tekniklerini ustalıkla uyguluyor. Hazır deri kullanmak yerine "vaketa" adı verilen ham deriyi kendi elleriyle boyayan ve şekillendiren Mutlu, çantadan cüzdana, kartlıktan gözlük kılıfına kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor. "Asla makine kullanmıyorum, her bir parçayı puzzle gibi birleştiriyorum" Deri işleme sürecinin sadece bir hobi değil, büyük bir sabır sınavı olduğunu belirten Dilek Mutlu, üretim aşamalarındaki titizliğini şu sözlerle ifade etti: "Deri ürünleri oluştururken beni zorlayan hiçbir aşama yok çünkü bu işi çok büyük bir sevda ile yapıyorum. Bir ürünü daha bitirmeden zihnimde bir sonrakinin tasarımını yapıyorum. Benim için en kıymetlisi, hazır boyanmış deri kullanmak yerine ’vaketa’ dediğimiz ham deriyi alıp onu kendi ellerimle renklendirmek ve desen çıkarmaktır. Özellikle kabartma ve yakma teknikleriyle uğraşmak bana büyük keyif veriyor. Çantalarımın kalitesini artıran en önemli unsur ise dikişlerimdir; asla makine kullanmıyorum. Bütün ürünleri elde, tek tek delerek ve iki iğne kullanarak dikiyorum. Bir kartlık deyip geçmeyin; o küçük parçayı oluşturmak için bazen onlarca parçayı bir puzzle gibi bir araya getirip milim şaşmadan birleştiriyorum." "Marka takıntısı el işçiliğinin değerini gölgeliyor" Piyasadaki tüketim alışkanlıklarının el emeği sanatçılarını zorladığına dikkat çeken Mutlu, "Fiyatlarımız aslında yurt dışı piyasasına ve harcanan emeğe bakıldığında oldukça makul. Ancak günümüzde insanların ciddi bir marka takıntısı var. Sürekli bilindik logoların ve seri üretim markaların peşinden gidildiği için bizler gibi butik ve el yapımı üretim yapanların emeği bazen hak ettiği değeri göremiyor. Eskişehir bir öğrenci şehri olduğu için genellikle kartlık gibi daha küçük ve ekonomik ürünler tercih ediliyor. Biz de gençlerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz; hem spor hem de laptop çantalarından gözlük kılıflarına kadar her yaşa ve zevke hitap edecek tasarımlar yapıyorum. Her şeyini, boyasından cilasına kadar kendim yaptığım için bu ürünler aslında birer sanat eseri değerinde" şeklinde konuştu. "Sanatın sertifikası el becerisidir, diploma değil" Eğitim hayatı ve usta öğreticilik konusundaki bürokratik engellere de değinen Dilek Mutlu, sanatın sadece kağıt üzerinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak sözlerini şöyle sonlandırdı: "Halk eğitiminde çok kaliteli bir eğitim aldım; derinin cinsinden, nerede nasıl kullanılacağına kadar her şeyi uygulamalı ve yazılı sınavlarla öğrendik. Aslında bu birikimimle usta öğreticilik yapabilirim ancak önüme lise diploması şartı çıkıyor. 60 yaşına gelmiş, deriyi her türlü işleyebilen biri olarak, lise diplomam yok diye bu bilgiyi resmi yollardan aktaramıyorum. Etrafımda liseyi bitirip birkaç ay eğitimle ustalık belgesi alanlar var ama öğretebilecekleri şeyler çok sınırlı. Bence el sanatlarında kişinin lise diplomasına değil, elinin ustalığına, işinin kalitesine ve üretimindeki zenginliğine bakılmalı. Sanatın gerçek diploması, o elin becerisidir."
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:58
Nesli tükenme tehlikesi altında olan bin 200 Ankara keçisine gözleri gibi bakıyorlar
Eskişehir’de faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde özenle bakılan nesli tehlike altındaki bin 200 Ankara keçisinin kış bakımı titizlikle devam ederken bu yıl 550 ile 600 oğlak doğması bekleniyor. Nesli tükenme tehlikesi altında olan tarihte Angora ırkı olarak bilinen, halk arasında Ankara keçisinin ırkı Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde koruma altında. Gen kaynağı büyük bir titizlikle korunan Ankara keçilerinin bakımı kışın da büyük bir titizlikle sürdürülüyor. Tiftik keçisi olarak da bilinen küçükbaşlar, Esenbel mevkiindeki Keçicilik Şubesi’nde bakılıyor. 1815 yılında Osmanlı döneminde Sultan 2. Mahmud tarafından "Çiftlikat-ı Hümayun" olarak faaliyetlerine başlayan işletmede 550’si anaç olmak üzere toplamda bin 200 baş Ankara keçisi bulunuyor. Türklerin Anadolu’ya beraberinde getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşen Ankara keçilerinin eti ve sütünden daha çok ziyade kürkünden yapılan kaliteli kumaş ile ön plana çıkıyor. Mart ve Nisan ayında doğum yapan Ankara keçilerinden 550-600 oğlak doğması bekleniyor. Dondurucu soğuklarda 5 kişilik ekip bin 200 keçiye gözü gibi bakıyor Eksi seviyelerde düşen hava sıcaklıklarında 5 kişilik ekip bin 200 Ankara keçisinin üzerinden gözlerini adeta bir an bile ayırmıyorlar. Sabah saat 07.00’da başlayan bakım mesaisi akşama gün boyu kademe kademe devam ediyor. Müdürlüğün bilgisi dahlinde hastalılara karşı aylık ve yıllık periyotlarda aşılanan keçiler için tüm riskler minimize ediliyor. Hastalık gibi sürüye zarar verebilecek hayvan saldırılarına karşıda Keçicilik Şubesi’nin çevresi anbean gözetleniyor. "550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, "Nesli tükenmekte olan Ankara Keçisi, Türklerin Anadolu’ya gelişiyle beraber getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşmiş çok özel bir hayvandır. Bu keçi türü, özellikle kıymetli tiftiğiyle ön plana çıkmaktadır. Süt verimi düşük olduğu ve eti halk arasında çok tercih edilmediği için sadece tiftik amaçlı yetiştirilmektedir. Bu nedenle nesli tükenme tehlikesi altındadır ve genetik yapısının korunması büyük önem taşımaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) bünyesinde, uzun yıllardır işletmemizde koruma amacıyla yetiştirilmektedir. Şu an işletmemizde toplam bin 200 hayvanımız mevcuttur; bu yıl 550 ana başı keçiyi yavru almak üzere tekeye verdik. Mart-Nisan aylarındaki doğum sezonunda yaklaşık 550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" dedi. "5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz" İşletmedeki çalışmalar ve keçilerin bakımı hakkında işletmede görevli veteriner hekim Ayhan Biçer, "İşletmemizdeki bin 200 keçinin bakımı 5 kişilik bir ekip tarafından titizlikle yürütülmektedir. Mesai sabah saat 07.00’de kesif ve kaba yemlerin verilmesiyle başlar, akşam 17.00 civarında yemler yenilenir. İki ay sürecek teke katımının ardından, 5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz. Ankara Keçisi, Türkiye’deki toplam keçi popülasyonunun sadece yüzde 2 buçuğunu oluşturmaktadır. Genetik saflığı korumak adına işletmemize dışarıdan kaynağı belirsiz hayvan girişi kesinlikle yapılmamaktadır. Her yıl tekeler ve keçiler, genetik özelliklerine bakılarak özenle seçilmekte; Ankara Keçisi özelliğini tam yansıtmayan hayvanlar sürüden çıkarılmaktadır. Ayrıca temel amacımız hayvanları hastalandıktan sonra tedavi etmek değil, korumaktır. Bu doğrultuda Genel Müdürlüğümüzün bilgisi dâhilinde, teknik personelimiz tarafından aylık ve yıllık aşı programları eksiksiz bir şekilde uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 07:15
Yarış uğruna 3 genci hayattan koparan sürücü, kaçtığı adreste yakalandı
Eskişehir’de 2 aracın yarıştığı anda 3 yayaya çarpan ve onları hayattan kopardıktan sonra kayıplara karışan Muhammed D. ve beraberindekiler gözaltına alındı. Odunpazarı ilçesi 75. Yıl Mahallesi Selami Vardar Bulvarı üzerinde meydana gelen trafik kazasında, Muhammed D. idaresindeki 26 ADU 714 plakalı otomobil, tramvaydan inen Eray Akyol(21), Ayşegül Seliti(14) ve Samiye Saygı(21)’ya çarpmıştı. Kaza da yaya 3 kişinin de olay yerinde hayatını kaybetti. Kaza yerine yaklaşık 1 kilometre uzakta araç terk edilmiş halde buldu. Yarış yaparken kaza gerçekleşti Ekiplerin başlattığı çalışmalarda, Muhammed D. idaresindeki otomobil ile başka bir aracın yarıştığı ve bahse konu sürücünün aracı geçmek için otomobiliyle tramvay yoluna girdiği öğrenildi. Kazanın ardından Muhammed D.’nin kendi otomobilini yol kenarında bıraktığı ve başka bir araca binerek kaçtığı belirlendi. Polis tarafından yapılan çalışmalardan 71 Evler Nahallesi’nde bir evde olduğu belirlenen sürücü, Odunpazarı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipler tarafından gözaltına alındı. Kazada Muhammed D.’nin kullandığı araçta bulunan Fırat D., Emin D., Volkan Ş. ile yarıştığı araçta bulunan Sefa A. ve Musa Can A. da gözaltına alındı. 3 kişininim ölümüne neden olan Muhammed D., Yunus Emre Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından polis merkezine götürüldü.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 02:21
Eskişehir’deki feci kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Eskişehir’de otomobilin süratle çarpması sonucunda ölen yayaların kimlikleri belli oldu. Hayatını kaybeden 3 kişiden birisi olan 20 yaşındaki Eren Akyol’un 5 gün sonra askere gitmeye hazırlandığı öğrenildi. Odunpazarı ilçesi Sultandere Mahallesi Selami Vardar Bulvarı’nda ismi M.D. olduğu iddia edilen şahsın idaresindeki 26 ADU 714 plakalı süratli otomobil, sürücüsünün hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tramvaydan inen yayalara çarptı. Kazanın ardından aracı 1 kilometre uzaklıkta bırakıp kaçan sürücünün yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürerken; Eren Akyol (20), Ayşegül Seliti (14) ve Samiye Saygı olay yerinde hayatını kaybetti. Eren Akyol’un 5 gün sonra askere gitmeye hazırlandığı öğrenildi. Samiye Saygı’nın ise Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hizmetli olarak çalıştığı bilgisi edinildi. Hayatını kaybeden yayaların cenazeleri, otopsileri için hastane morguna kaldırıldı. 3 kişinin ölümüne sebep olan otomobil incelendi Olay yeri inceleme ekipleri olay yerinden 1 kilometre uzaklıkta bulunan otomobilde inceleme başlatıldı. Ekipler, hava yastıkları patlayan ve kullanılamayacak duruma gelen aracın içerisini detaylıca kontrol etti.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 01:27
Eskişehir’de katliam gibi kaza: 3 ölü
Eskişehir’de süratli bir otomobilin tramvaydan inen yayalara çarpması sonucunda 3 kişi feci şekilde hayatını kaybetti. Aracı olay yerinden 1 kilometre uzaklıkta bırakıp kaçan sürücünün yakalanması için çalışma başlatıldı.
04 Ocak 2026 Pazar - 20:45
Kumar oynatılan mekana kapıyı ikiye bölerek giren polis, çatıdan kaçmaya çalışanları yakaladı
Eskişehir’de yasa dışı kumar oynatılan mekandaki demir kapıyı ikiye bölerek içeri giren polis ekipleri, kumar makinesiyle çatıdan kaçmaya çalışan şüphelileri film sahnelerini aratmayan operasyonla yakalandı. Kumar oynayan 43 kişiye toplam 498 bin 972 TL cezai işlem uygulandı.
04 Ocak 2026 Pazar - 19:09
Eskişehir’de gün batımı görsel şölen sundu
Eskişehir’de gün batımıyla gökyüzünde oluşan renkler güzel görüntüler ortaya çıkardı. Eskişehir’de günün batışıyla birlikte gökyüzünde kartpostallık bir manzara oluştu. Güneşin batış anında yansıyan renkler, şehrin siluetiyle birleşerek seyirlik bir görüntü meydana getirdi. Akşam saatlerinde beliren bu doğal güzellik, şehrin pek çok noktasından eşsiz bir manzara sundu.
04 Ocak 2026 Pazar - 13:41
Gürhan Albayrak, Talat Yalaz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösterdi
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ın Venezuela’da yaşanan gelişmeler üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerini eleştirdi. Albayrak, CHP’li yerel yöneticilerin önceliğinin Eskişehir’in yerel sorunları olması gerektiğini belirterek, "Küresel siyaseti konuşmak yerine Eskişehir’de hangi caddeye duba dikip üç gün sonra hangisinden geri sökeceğinize, köstebek yuvasına dönen yolları hangi asırda yamayacağınıza, musluktan akan suyun kalitesini artırıp hemşehrilerimizin derdine nasıl derman olacağınıza kafa yorun" dedi. Başkan Albayrak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: "Genel Başkanı Türkiye’yi Batı’ya şikâyet etme kuyruğuna girmiş, kapı kapı ’randevu dilenip’ yüz bulamayınca ’terk edildik’ diye ağlayan bir partinin yerel temsilcisi olarak, bağımsızlıktan bahsetmeniz tam bir siyasi akıl tutulmasıdır. Recep Tayyip Erdoğan, dünya siyasetinde masayı kuran küresel bir liderdir, sizin gibi ’çapsız siyaset’ anlayışıyla Batı’dan aferin bekleyenlerin bunu anlamasını beklemiyoruz. Siz CHP’liler olarak ancak slogan atarsınız, biz ise ecdadımızdan miras aldığımız o tam bağımsızlık ruhunu bugün Mavi Vatan’da, Karabağ’da, Suriye’nin kuzeyinde ve dünyanın pek çok noktasında yerli ve millî teknolojilerimizle sahada yaşatırız. Sayın Yalaz, siz bırakın küresel diplomasiyi de Eskişehir’de hangi caddeye duba dikip üç gün sonra hangisinden geri sökeceğinize, köstebek yuvasına dönen yolları hangi asırda yamayacağınıza, musluktan akan suyun kalitesini artırıp hemşehrilerimizin derdine nasıl derman olacağınıza kafa yorun. Vizyonunuz bir kaldırımı boyamaktan, başarınız ise Eskişehir trafiğini kördüğüm yapmaktan ibaretken, Türkiye’nin dünya siyasetindeki rotasına dair cümle kurmanız ancak bir mizah konusu olabilir. Önce yönettiğiniz şehirdeki sorunları çözün, sonra cihan siyaseti üzerine konuşmaya heves edin. Kendinizi gülünç duruma düşürmeyin. Haddinizi ve yerinizi bilin."
04 Ocak 2026 Pazar - 12:07
Donan Porsuk Çayı’nın buzu erimeye başladı
Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde dondurucu soğukların etkisiyle neredeyse tamamen buz tutan Porsuk Çayı, hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte çözülmeye başladı. Şehrin simgelerinden olan çayda oluşan buz, yerini yavaş yavaş eriyerek eski görüntüsüne bırakmaya başladı. Yaklaşık 15 gündür donmuş bir vaziyette olan Porsuk Çayı, Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre; Eskişehir ve çevresinde hava sıcaklıkları hissedilir derecede artış göstermesiyle bu sabah itibarıyla erimeye başladı. Hafta başında sıfırın altında 12 derecelere kadar düşen sıcaklıkların, bugün itibarıyla mevsim normallerinin 3 ila 6 derece üzerine çıkması, buz tabakasının erimeye başlamasını sağladı. Bazı kısımlarda su akışı tekrar başladı.
04 Ocak 2026 Pazar - 10:37
Porsuk Barajı’nda geriye çekilen su tedirgin etti
Eskişehir’in içme ve kullanma suyunu temin eden Porsuk Barajı’nın karla kaplı hali dron ile havadan görüntülendi. Eskişehir’in içme ve kullanma suyunun sağlanması ile sulamada kullanılan 454 milyon metreküp işletme hacmine sahip Kütahya’nın Kalburcu Çiftliği Mahallesi’nde bulunan Porsuk Barajı’nın karla kaplı hali dronla görüntülendi. Beyaza bürünen baraj manzarası güzel görüntüler sundu. Fakat 2024 yılının Nisan ayında aynı noktadan çekilen görüntülerle şu ankiler karşılaştırıldığında, kışa rağmen geriye çekilen su göze çarptı. Geçtiğimiz Ağustos ayında ise Porsuk Barajı’nın doluluk oranı yüzde 35 olarak açıklanmıştı.
04 Ocak 2026 Pazar - 10:11
Eksi 22 derecede olta buz tuttu
Eski 22 derecede balık tutmak isteyen Eskişehirli kampçı Çağlar Memiş’in oltası buz tuttu. Eskişehir’den yola çıkan Çağlar Memiş ve arkadaşları, Bilecik’in Söğüt ilçesine kamp yapmak için gitti. Zemzemiye Göleti kenarında kamp kuran macera tutkunları, soğuk havaya rağmen balık tutmak için oltalarını suya attı. Eksi 22 dereceyi bulan havada gölet yaklaşık 7 santimetre kalınlığında buz tuttu. Oldukça soğuk olan havda Memiş ve arkadaşlarının göle attığı oltaları buz tuttu. Donan oltalarını gören ve şaşıran kampçılar, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder