Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’te ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları protesto edildi 06 Mart 2026 Cuma - 22:14:31 Gaziantep’te düzenlenen basın açıklaması ile ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları protesto edildi. Gaziantep Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından Balıklı Parkı Meydanı’nda cuma namazının ardından düzenlenen basın açıklamasında sık sık "Kahrolsun İsrail" ve Kahrolsun ABD" sloganları atılarak, tekbir getirildi. Basın açıklamasını okuyan Dernek Başkanı Muhammed Ata Yaçin, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki saldırılarının son bulması için İslam ülkelerine çağrıda bulundu. "Müslümanlar ayağa kalkmalıdır" ABD ve İsrail’in İslam beldelerinde katliam yaptığını belirten Yaçin, "Katil Amerika’nın, soykırımcı siyonist barbarların bir kez daha bir İslam beldesi olan İran’a vahşi bir şekilde saldırılarına tanıklık ediyoruz. Bu vahşi saldırılar ilk olmadığı gibi karşı çıkılmadıkça son saldırı da olmayacaktır. Müslümanların topraklarını işgal eden, kaynaklarını sömüren bu kan içici zalimler, her gün yeni bir İslam beldesine saldırı düzenlemekte, barbarca katliamlar gerçekleştirmektir. Dün Afganistan’da gerçekleştirdikleri katliamlarını Irak’ta devam ettirdiler. Libya’da ve Yemen’de taş üstünde taş bırakmadılar. Milyonlarca Müslümanı katlettiler, milyonlarca Müslümanı yurtlarından ederek mülteci durumuna düşürdüler. Suriye’yi, Lübnan’ı yeni icat ettikleri silahların deneme alanı haline getirerek on binlerce Müslümanı acımasızca kıyımdan geçirdiler. Yine on binlerce aileyi parçaladılar, yüzbinlerce insanı evsiz barksız bir şekilde mülteci kamplarına mahkûm ettiler" dedi. "Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız saldırılar devam ediyor" ABD ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da devam ettiğini belirten Yaçin, "Üç yıldan fazladır katil ABD ve vahşi siyonistler, Gazze’de yüzyılın en büyük soykırımını gerçekleştirdiler. Çocukları açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölüme mahkum ettiler. Halen Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız bir şekilde vahşi saldırılar devam ettirilmekte, dünyanın gözü önünde çocukların açlıktan ölmesi için ablukayı gaddarca sürdürmektedirler" şeklinde konuştu. "Zulüm burada durmayacak" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayan Yaçin, "Bir haftadan bu yana bu katiller sürüsü İran’ı en vahşi şekilde bombalamaktadırlar. Sadece bir ilkokulda 160’tan fazla kız çocuğunu füzelerle katlettiler, binlerce Müslümanı şehit ettiler. Bu vahşi saldırılar halen devam etmektedir. Bütün bir İslam coğrafyasını siyonist işgalcilerin güvenliğini bahane ederek kan gölüne çevirdiler. Çıkardıkları kaos ve kargaşalarla milyonlarca Müslümanı evinden, yurdundan ederek mülteci durumuna düşürdüler. Biz biliyoruz ki zulüm burada durmayacak, yeni işgal ve katliamlarla siyonist barbarların güvenliği bahane edilerek milyonlarca Müslüman’ın kanı akıtılacaktır. Afganistan, Suriye ve Gazze ile yetinmeyen bu katil emperyalistlerin İran ile de yetinmeyeceklerini çok iyi bilmemiz lazımdır. Eğer İran’da istediklerini elde ederlerse sırada başka yerlerin de olacağını söyleyerek bizi tehdit edip durmaktadırlar. Hiçbir bir kutsalı, hiçbir ahlaki değeri tanımayan bu insan kılıklı vahşilerin vahşette de sınır tanımadıklarını Gazze’de gerçekleştirdikleri soykırımdan hepimiz çok iyi biliyoruz" ifadelerini kullandı. "Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin" Yaçin, "Ülkelerinde Amerika’ya askeri üs kurma izni verenler de şunu iyice bilmelidirler ki her üs işgal için bir adımdır ve hepiniz tehlikedesiniz. Amerika bu üsler ile sizi koruma derdinde değil, aksine yeri ve zamanı geldiğinde işgale zemin hazırlamaktadır. Nitekim bu üslerin soykırımcı siyonist çetenin saldırılarında herhangi bir karşılık vermediğine herkes şahit olmuştur. Bu ülkelere ve halklarına çağrımız şudur; sömürgecilerin kaynaklarınızı sömürmesine, işgalin öncü gücü durumundaki askeri üslere izin vermeyin. İslam dünyasında adım adım yürütülen işgal ve katliamların bir gün size de uğrayacağını unutmayın. Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin. Küçük çocuklara tecavüz edip öldüren ve kanlarını içip etlerini yiyecek kadar insanlıktan çıkan vahşilerin karar verici konumda oldukları bir dünyada yaşıyoruz. İpleri küresel siyonist çetenin elinde olan pedofili sapkınlar dünyaya kaos, karmaşa ve vahşetten başka bir şey veremezler. Bu barbarlara karşı ayağa kalkıp dur deme zamanı çoktan gelmiştir. Bütün insanların izzetli bir şekilde ayağa kalkarak bu aşağılıkları alaşağı etmeleri, zulüm düzenlerini yerle bir etmeleri gerekir" diye konuştu.
06 Mart 2026 Cuma - 14:20 Şahinbey’de engel atlama heyecanı Şahinbey Belediyesi ile Türkiye Binicilik Federasyonu iş birliğinde düzenlenen Engel Atlama Binicilik Teşvik Yarışmaları, sporculara heyecan dolu anlar yaşattı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen biniciler, yeteneklerini sergilemek için parkura çıktı. Yarışmalar, Şahinbey Belediyesi’nin önemli spor yatırımlarından biri olan Şahinbey Belediyesi Geleneksel Sporlar Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Organizasyona Konya, Adana ve Gaziantep illerinden çok sayıda sporcu ve kulüp katılım sağladı. Genç sporculara teşvik Teşvik niteliği taşıyan yarışmalarda özellikle genç binicilerin performansı dikkat çekti. Sporcular, farklı yüksekliklerde kurulan parkurlarda hem zamana karşı yarıştı hem de hatasız atlayış yapabilmek için kıyasıya mücadele etti. Tribünleri dolduran aileler ve sporseverler ise yarışmacılara alkışlarla destek verdi. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu tür organizasyonların amacının binicilik sporunu tabana yaymak, gençleri geleneksel ve modern spor dallarına yönlendirmek ve spor kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade etti. Spor turizmine katkı Şahinbey’de düzenlenen organizasyon, şehir dışından gelen sporcu ve misafirlerle birlikte spor turizmine de katkı sağladı. Yarışma boyunca centilmenlik ön planda tutulurken, dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Geleneksel Sporlar Merkezi’nde benzer organizasyonların artarak devam edeceğini belirterek, Gaziantep’i binicilik ve geleneksel sporlar alanında önemli bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
SANKO Üniversitesi Akademik Yıl açılışı ve Tıp Fakültesi beyaz önlük giyme töreni
14 Aralık 2025 Pazar - 16:10 SANKO Üniversitesi Akademik Yıl açılışı ve Tıp Fakültesi beyaz önlük giyme töreni SANKO Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı Açılış ve Beyaz Önlük Giyme Töreni, Abdulkadir Konukoğlu Kültür ve Spor Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, atama ve yükseltmeleri tamamlanan 30 akademisyene cüppe, tıp fakültesi birinci sınıfta öğrenim gören 54 öğrenciye de beyaz önlük giydirildi. Mütevelli Heyet Başkanı Zeki Konukoğlu törende yaptığı konuşmada, "Ülkemizin gelişimine ve insanlığın ilerlemesine katkıda bulunmayı en temel görevimiz olarak görüyoruz" dedi. "Sağlıkta yeniliği, sürdürülebilirliği ve insan merkezliliği bir arada ele alarak ülkemizin geleceğine katkı sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz" diyen Konukoğlu, öğrencilere şu önerilerde bulundu: "Amacınız çok büyük; insan sağlığını koruma, iyileştirme ve yaşatma. Üniversitemiz, bu amaca ulaşmanız için ihtiyacınız olacak değerlere sahip olmanız, merak eden, sorgulayan, üreten bireyler olarak yetişmeniz için tüm imkânlarını seferber etmektedir. Bu değerlerle amacınıza hizmet ederken bilimin rehberliğinde, vicdanın ışığında ve etik ilkelerin çizdiği yolda ilerleyin. Beyaz önlük yalnızca bir giysi değildir. O; bilimin, vicdanın, insan sevgisinin ve sorumluluğun simgesidir. Bugün sizler, bu önlüğü giyerek o emaneti kabul ediyor, bu kutsal yola ilk adımlarınızı atıyorsunuz. Her birinizin bu yolculukta kendi potansiyelini ortaya çıkaracağına hem kendinize hem topluma değer katacağınıza yürekten inanıyorum." Konukoğlu, "SANKO Üniversitesi’ni tercih ederek bu vizyonu paylaşan tüm öğrencilerimizi tebrik eder, değerli akademisyenlerimize, idari personelimize ve sevgili öğrencilerimize sağlıklı ve başarılı bir akademik yıl geçirmelerini dilerim" diyerek sözlerini tamamladı. "Dönüşüme yön veren bir üniversite olma kararlılığındayız" SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ise üniversitelerin görevinin; bilgi üretmek ve bunu insanlık yararına kullanmak, bilimin ışığında toplumun sorunlarına çözüm üretip ülkenin kalkınmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti. Çevreye duyarlı, etik değerlere bağlı, yeniliğe açık bir üniversite kültürü oluşturmak için kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, "Her alanda olduğu gibi bilim dünyası da hızla değişiyor; teknoloji, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik artık günlük yaşamda vazgeçilmez bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu dönüşüm döngüsünün bir parçası olmak yerine, dönüşüme yön veren bir üniversite olma kararlılığındayız" şeklinde konuştu. "Sevgili öğrencilerim, sizler ailemizin en değerli parçasısınız" diyen Prof. Dr. Dağlı, öğrencilere şöyle seslendi: "Üniversitemizde geçireceğiniz yıllar, sadece bir eğitim yolculuğu değil, aynı zamanda yaşam becerileri, etik değerler ve sosyal sorumluluk bilinci kazanacağınız yıllar olacaktır. Burada kazandığınız her bilgi ve deneyim, geleceğinizi şekillendirecek, üstelik sadece sizin değil, ülkemizin geleceğine de yapılan en büyük yatırım olacaktır. Sorgulayan, üreten, paylaşan ve fark oluşturan bireyler olmanız için çok çaba göstermelisiniz. Beyaz önlük, her daim sizlere bilge bir insan olmayı, saflığı, dürüstlüğü, sabırlı olmayı, empatiyle yaklaşmayı ve etik değerlere bağlı kalmayı hatırlatsın. Çünkü önlüğü giydiğiniz andan itibaren artık sadece bir öğrenci değil, insan yaşamına dokunacak birer sağlık elçisi olacaksınız. Onu her zaman onurla, ama en önemlisi sorumluluk bilinciyle taşıyın. Bilimin ışığında yürüyün, insan sevgisini ve merhametinizi hiç kaybetmeyin." Prof. Dr. Dağlı, "Yeni akademik yılımızın yeni başlangıçlar ve başarılarla geçmesini temenni ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmaların ardından, atama ve yükseltmeleri tamamlanmış olan öğretim üyeleri cüppe giydi. Açılış dersini Prof. Dr. Önder Ergönül verdi 2025-2026 Akademik Yılı Açılış dersini "Bilim Yolunda Küçük Adımlar, Büyük Hedefler" başlıklı sunumu ile Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) Direktörü Prof. Dr. Önder Ergönül anlattı. Açılış dersinin tamamlanmasının ardından Prof. Dr. Önder Ergönül’e Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Feray Yılmaz, Mütevelli Heyet Başkanı Zeki Konukoğlu ve Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı tarafından armağan, teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi. Ayrıca 2024-2025 eğitim öğretim yılı içerisinde projeleri TÜBİTAK tarafından desteklenen ve bilimsel çalışmaları dış kurumlar tarafından ödüle layık görülen 11 öğretim elemanı ile 32 öğrenciye teşekkür belgesi ve armağan takdim edildi. Beyaz önlük töreni Akademik yıl açılış programının ardından, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bu öğretim yılında kayıt yaptıran 54 öğrenciye beyaz önlük giydirildi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, bugüne kadar altı dönem mezun verdiklerini hatırlatarak, "SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin klinik, poliklinik, ameliyathane, klinik laboratuvar vb. birimlerindeki uygulama imkanlarının varlığı da eğitimimize yansıyan güçlü yönlerimizin başında geliyor. İkinci olarak; farklı köklü ekollerden gelen, birikimli ve deneyimli öğretim üyelerinin, çok iyi yetişmiş genç akademisyenler ile buluştuğu çok güçlü bir öğretim kadrosuna sahibiz. 2025 yılı hedefimiz öğretim elemanı sayımızın 120’yi aşması idi. Bugün Tıp Fakültesi kadromuzda 126 öğretim elemanımız yer alıyor ve bunların 89’u öğretim üyesi. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı açısından bakıldığında bugün ülkemiz sınırları içerisinde eğitime devam eden tıp fakülteleri arasında oldukça iyi bir yerde bulunduğumuzu, usta-çırak ilişkisi çerçevesinde birebir eğitim uygulama fırsatı oluşturan tıp fakültelerinden biri olduğumuzu gururla ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimizin giydiği ilk önlükler, insana hizmet eden en kutsal mesleklerin başında gelen hekimlik mesleğimizde, beyaz renkleri ile saflığı, tarafsızlığı ve temizliği ifade etmektedir" diyen Prof. Dr. Akkın, öğrencilerine şöyle seslendi: "Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği akıl ve bilim yolundan ayrılmayacağınız inancıyla, tıp biliminin aydınlığı ve hekimlik sanatının ışıltısının siz sevgili öğrencilerimizin hekimlik mesleği yolculuğunda şimdiden rehber olması, beyaz önlüklerinizin tertemiz kalması arzusuyla; sizleri 2030’lu yılların genç hekimleri arasında görmekten duyacağımız mutluluk ve gururu şimdiden paylaşıyor, hepinize başarılı bir öğrenim hayatı diliyorum." Prof. Dr. Akkın, "Başta sevgili hocalarımız olmak üzere, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak eğitim ve akademik faaliyet deneyimlerimize değer katan tüm bileşenlerimize şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Tören, hekimliğe adım atan öğrencilere beyaz önlüklerinin "hekim ustaları" tarafından giydirilmesi, pasta kesimi ve birlikte fotoğraf çekimi ile sona erdi. Törene; SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Sami Konukoğlu, Mütevelli Heyeti üyeleri İhsan Akyol, Dr. İbrahim Konukoğlu, SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, Gaziantep Kent Konseyi Onursal Başkanı Dr. Samet Bayrak katıldı.
Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı Türkiye Güreş Şampiyonası sona erdi
14 Aralık 2025 Pazar - 16:05 Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı Türkiye Güreş Şampiyonası sona erdi Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Büyükler Türkiye Güreş Şampiyonası, 5 gün süren heyecan dolu müsabakaların ardından sona erdi. Türkiye Güreş Federasyonu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Şahinbey Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Büyükler Türkiye Güreş Şampiyonası 907 sporcunun katılımı ile gerçekleşti. 8-12 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Büyükler Türkiye Güreş Şampiyonası’nda 60’dan fazla şehirden gelen 200’den fazla kulüp 907 sporcu katıldı. Beş gün süren karşılaşmalarda izleyenlere büyük heyecan yaşatan sporcular, Türk güreşinin gücünü ve potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Müsabakalar boyunca fair-play ruhu ön planda olurken, tribünleri dolduran güreş severler de sporculara yoğun ilgi gösterdi. Dereceye giren sporcular Serbest stilde 57 kiloda Yusuf Demir, 61 kiloda Emrah Ormanoğlu, 65 kiloda Ahmet Duman, 70 kiloda Abdullah Toprak, 74 kiloda Ömer Faruk Çayır, 79 kiloda Okan Tahtacı, 86 kiloda Osman Göçen, 92 kiloda Fatih Altunbaş, 97 kiloda Emirhan Kılıç, 125 kiloda Feyzullah Aktürk, birinci oldu. Grekoromen stilde 55 kiloda Muhammet Emin Çakır, 60 kiloda Ekrem Öztürk, 63 kiloda Enes Başar, 67 kiloda Murat Fırat, 72 kiloda Muhammed Ali Göçmen, 77 kiloda Yunus Emre Başar, 82 kiloda Yüksel Sarıçiçek, 87 kiloda Doğan Kaya, 97 kiloda Beytullah Kayışdağ, 130 kiloda Fatih Bozkurt, birinciliği elde etti. Kadınlarda 50 kiloda Zehra Demirhan, 53 kiloda Zeynep Yetgil, 55 kiloda Tuba Demir, 57 kiloda Elvira Süleyman, 59 kiloda Bediha Gün, 62 kiloda Sevim Akbaş, 65 kiloda Beyza Nur Akkuş, 68 kiloda Ayşe Erkan, 72 kiloda Derya Nur Karaduman, 76 kiloda Elmira Yasin, kürsünün en üst basamağında yer aldı. Organizasyonun sonunda dereceye giren sporculara madalya ve kupaları düzenlenen törenle takdim edildi. Şampiyona, hem sportif kalitesi hem de katılım yoğunluğu ile son yılların en kapsamlı Büyükler Türkiye Güreş Şampiyonalarından biri olarak değerlendirildi.
Trendyol Süper Lig: Gaziantep FK: 0 - Göztepe: 0 (İlk yarı)
14 Aralık 2025 Pazar - 15:27 Trendyol Süper Lig: Gaziantep FK: 0 - Göztepe: 0 (İlk yarı) Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında Göztepe’yi konuk ediyor. Müsabakanın ilk yarısı golsüz eşitlikle sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 9. dakikada sağ kanattan Dennis’in ortasına ön direkte Arda Okan’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarı çıktı. 25. dakikada Gaziantep FK’nın paslaşarak kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası solunda topla buluşan Rodrigues’in yerden sert vuruşundan meşin yuvarlak kalenin yanından dışarı gitti. 28. dakikada Göztepe’nin sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde seken topa yay üzerinde bulunan Miroshi’nin vuruşunda meşin yuvarlak, Boateng’den döndü. 38. dakikada Olaitan’ın sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içinde savunmadan seken topu Janderson ağlara gönderdi. Maçın hakemi Cihan Aydın, VAR’ın uyarısıyla Janderson’un elle oynama gerekçesiyle golü iptal etti. Stat: Gaziantep Büyükşehir Hakemler: Cihan Aydın, Mehmet Salih Mazlum, Murat Ergin Gözütok Gaziantep FK: Zafer Görgen, Luis Perez, Semih Güler, Arda Kızıldağ, Kevin Rodrigues, Ogün Özçiçek, Drissa Camara, Deian Sorescu, Kacper Kozlowski, Emmanuel Boateng, Mohamed Bayo Yedekler: Mustafa Burak Bozan, Juninho Bacuna, Christopher Lungoyi, Myenty Abena, Ali Osman Kalın, Enver Kulasin, Rob Nizet Teknik Direktör: Burak Yılmaz Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Malcom Bokele, Arda Okan Kurtulan, Anthony Dennis, Novatus Miroshi, Cherni, Junior Olaitan, Juan Santos, Janderson Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Allan Godoi, Sabra, Efkan Bekiroğlu, İsmail Köybaşı, Ruan, Furkan Bayır, Tibet Durakçay, Ogün Bayrak Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Sarı kartlar: Ogün Özçiçek, Kevin Rodrigues (Gaziantep FK), Janderson (Göztepe)
Gaziantepli tescilli ’Yüzüklerin Efendisi’ ABD ile davalık oldu
14 Aralık 2025 Pazar - 11:26 Gaziantepli tescilli ’Yüzüklerin Efendisi’ ABD ile davalık oldu Türk Patent Kurumu ve ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun onayı ile "Yüzüklerin Efendisi" isminin 35 ticari daldaki haklarını kullanma hakkını almayı başaran Gaziantepli gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, davalık oldu. Gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, "Yüzüklerin Efendisi" ismi ile Türk Patent Kurumu’ndan aldığı isim nedeniyle "Yüzüklerin Efendisi" ve "Hobbit" isimli eserlerin sinema filmi ve sahne uyarlamaları gibi haklarının sahibi Middle-Earth Enterprises LLC ile karşı karşıya geldi. Kendileri adına tescilli olan markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla gümüş yüzük ustası Çakmak’a dava açan Middle-Earth Enterprises LLC, Çakmak’ın "Yüzüklerin Efendisi" markasını izinsiz bir şekilde tescil ettirdiği ve ticari kar elde ettiğini öne sürerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden silinmesini talep etti. 6 yıl önce patentini aldığı isim nedeniyle mahkemelik oldu ABD’deki Uluslarası Ticaret Komisyonu tarafından onaylanan "Yüzüklerin Efendisi" isminin patentini 2019 yılında Türk Patent Kurumu’ndan alan gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, filmle dünyada değer kazanan ismin ABD’de koruma altına alınması nedeniyle zorlu bir mücadele döneminin 6 yıldır patentini aldığı isim nedeniyle mahkemelik oldu. Middle-Earth Enterprises LLC şirketinde markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla dava Gaziantep’te "Yüzüklerin Efendisi" ismi ile faaliyet gösteren Çakmak, ismi filmden çok daha öncesinde Türkiye’de kullanmaya başladığını ve bu isimle ticari faaliyet yürüttüğünü kanıtlamasına rağmen söz konusu ismi izinsiz kullandığı ve tescil ettirdiği gerekçesiyle kendisi hakkında dava açıldı. Yüzük ustası Çakmak’a, sinema filmi, sahne uyarlamaları, video oyunu ve ticari ürünlerinin dünya çapındaki hak sahibi Middle-Earth Enterprises LLC şirketi tarafından markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla dava açtı. Yapım şirketi ihtarname göndererek marka başvurularından feragat etmesini ve tüm kullanımların durdurulmasını talep etti Çakmak’a noter aracılığıyla ihtarname göndererek marka başvurularından feragat etmesini ve tüm kullanımların durdurulmasını talep eden yapım şirketinin talebine Çakmak itiraz etti. Talebe olumsuz yanıt veren ve markayı kullanmayı sürdüren Çakmak’a yapım şirketi, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Söz konusu markanın Türkçe ve İngilizce isimlerinin birebir kopyalanarak kötü niyetle kullanıldığı belirtilen dilekçede yapım şirketi, Çakmak’ın "Yüzüklerin Efendisi" markasını izinsiz şekilde tescil ettirip ticari kazanç elde ettiğini öne sürerek, bu tescilin iptal ettirilmesini istedi. "Amerika Birleşik Devletleri ile aramızda uluslararası bir hukuki süreç başladı" Firması hakkında açılan davaya itiraz eden Çakmak, Yüzüklerin Efendisi isminin sadece ticaret dalında patentini aldıklarını söyledi. Türk Patent Kurumu’na yaptığı başvurudan sonra ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun onayı ile "Yüzüklerin Efendisi" isminin 35 ticari daldaki haklarını kullanma hakkını almasına rağmen açılan davaya tepki gösteren Çakmak, "Yüzüklerin Efendisi ismini biz 2019 yılında resmi bir Türk patent kararıyla tescilledik. Yüzüklerin Efendisi aslında Amerika Birleşik Devletleri’ne ne kadar bir film şirketi olsa da biz kendi ülkemizde, kendi sektörümüzde patentini alıp ve limitet şirketi olarak hizmet etmeye devam ediyoruz. 2022 yılında bizlere noter aracılığıyla gönderilen evraklarda şunlar belirtildi. Bu ismin hak talep edildiğini, bu ismi kullanmamam gerektiğiyle alakalı, izinsiz kullandığımla alakalı birçok suçlamalarda bulundu. Biz resmi bir kararla, kendi patentimiz olduğu için ve isim hakkına sahip olduğumuz için bunları kulak ardı edip hiçbir şekilde ilgilenmedik. Şu anki süreçte de Amerika Birleşik Devletleri’nde bir film şirketinin yapımcısı bize dava açtılar. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri ile aramızda uluslararası bir hukuki süreç başladı. Biz kazanacağımıza inanıyoruz. Şirketimizle alakalı gerek patent avukatlarımız, gerek firma avukatlarımızın tamamı bütün savunmalarımızı, dilekçelerimizi ve bizim bu işi filmle alakalı değil ya da filmden bir kazanç elde edemiyoruz. Hizmet etmek için ya da markayı kötülemek için değil. Tam tersine kendi işimizde, kendi birimimizde, Türk Patent Kurumu’nun bizlere sunmuş olduğu sınıflar içerisinde kendi hizmetimizi vermeye devam ediyoruz. Bu hukuki süreçten sonra Amerika Birleşik Devletleri bu davayı kazanır mı derseniz, biz devletimize inanıyoruz. Mahkeme uluslararası. Nasip olursa kazanacağımıza inanıp ve ismimizle yine halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. "İsmi vermeyi planlamıyoruz" Son dönemde sosyal medyada popüler olmalarıyla birlikte ismi tekrar talep ettiklerini söyleyen Çakmak, "Dava edilme gerekçemiz son dönemdeki Yüzüklerin Efendisi takı firmasının sosyal medya ve Türkiye’deki popülerlikten dolayı filmdeki kişilerle bizim birbirimize karıştırılma sebebimizdi. Ama bununla alakalı bir karıştırılma sebebi imkansız düzeyde. Çünkü onlar bir film şirketi ve animasyon filmi çekiyorlar. Ben kendim gümüş yüzük ustasıyım. Türkiye’de ve sosyal medya mecralarında satış yapıyoruz. Bununla alakalı zaten yaklaşık 5 yıldır da biz şirket halinde hizmet veren bir firmayız. Bizim son dönemdeki sosyal medyadaki profesyonel, popülerliğimizin dikkatini çekmesi sebebiyle ismi tekrardan bizden talep ettiler. Ama ismi vermeyi planlamıyoruz. Allah nasip ederse de bu işte muvaffak çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Yüzüklerin Efendisi şahsıma ait, resmi bir kararla verilmiş isim patentidir" İsim hakkının izinsiz kullanımı dolayısıyla tüm sitelerine erişim engeli getirildiğini söyleyen Çakmak, kararının kaldırılmasıyla alakalı bütün evrakları mahkemeye sunduklarını ifade etti. Çakmak, "Şu anda İstanbul Sınai Mahkemesi’nden dava açıldı. Bizim firmamıza ait Yüzüklerin Efendisi sosyal medya hesaplarına bir erişim engeli getirildi. Bu erişim engeli tedbir kararıyla getirildi. Biz tedbir kararının kaldırılmasıyla alakalı bütün evraklarımızı İstanbul Sınai Mahkemesi’ne sunduk. Bütün belgeler teslim edildi. Şu anda Sınai Mahkemesi’nin vereceği karara inanıyoruz. Tedbir kalktıktan sonra biz kullanımlarımıza devam edeceğiz. Çünkü herkesin unuttuğu bir şey var. Yüzüklerin Efendisi şahsıma ait, resmi bir kararla verilmiş isim patentidir. Bu şekilde de ilerliyoruz. İlerleyen süreçlerde de nasibini göreceğiz. Şu anda tedbir kararı kalkıp ve ismin bize ait olduğu ile alakalı ve onların talep ettiği bütün grupları bu şekilde sınıflandırıp savunmalar yapılacak. Burada aslında bize karşı bir hırsızlık suçlaması, aslında izinsiz kullanımla alakalı, alakalı bir suçlama var. Tam tersine biz bu ismin patent sahibiyiz. Gaziantep’te hizmet veren bir esnafız. Faaliyet gösteren bir şirketiz. Tam tersine bunların söylediği ile alakalı hiçbir şey çalışmıyor maalesef" şeklinde konuştu. "Yüzüklerin Efendisi Gaziantep’indir, böyle kalmaya da devam edecektir" Açılan davanın Gaziantep’in üstünde devleti ilgilendiren bir dava olduğunu söyleyen Çakmak, "Türk Patent Kurumu’ndan faaliyet belgelerimizin talebi yapıldı. Türk Patent Kurumu’ndan bizim 5 yıllık süre içerisinde vermiş olduğumuz hizmetlerin tamamının evrakları delilli belgeli bir şekilde dosyalara eklenip savunma olarak mahkemeye sunuldu. Şu anda uluslararası mahkemeden gelecek kararları bekliyoruz, savunmalar yapılıyor. Türk Patent Kurumu’ndaki faaliyet belgeleri, evrakların tamamı alınıp teslim edildi. Bundan sonrası artık hukuki süreçte ve yine söylüyoruz biz de kimsenin hakkını çalmadık ya da birilerine benzemek için iş yapmadık. Biz Gaziantepli bir esnaf olarak, Gaziantep’ten uzanan bir başarı hikayesi diyebilirim ben buna. Bir şirket avukatlarımız, patent avukatlarımızın tamamı bu konuyla alakalı ilgileniyor. Şu ana kadar durum çok güzel gidiyor. Gaziantep’in en büyük gümüş mağazasına sahibiz. Hizmet verdiğimiz bir süre var ki burası bir limitet şirketi. Devletimiz bunların hiçbirini göz ardı etmeyecektir. Onlar bizden talep ettiği bu ismin faaliyetini, Gaziantep’te vermiyorlar ya da Türkiye’de vermiyorlar. Ama biz Yüzüklerin Efendisi’nin ismiyle Türkiye’de son 5 yıldır durmadan hizmet veren ve faaliyet gösteren bir firmayız. Yüzüklerin Efendisi Gaziantep’indir. 5 yıldır da böyledir, böyle kalmaya da devam edecektir" dedi. "Biz bir film çevirmiyoruz, yüzük yapıyoruz" Film çevirmediklerini, yüzük yaptıklarını belirten Çakmak, "Biz bir film çevirmiyoruz ya da biz bir dizi, bir film, bir dergi yapmıyoruz. Bizler insanların ömür boyunca parmağında taşıyabileceği, Osmanlı’dan kalan bütün eserleri gümüşten işleyip, sizlere böyle hizmet ederekten bunların mücadelesini verip, filmden ziyade, biz yüzük yapıyoruz. Bizim işimiz yüzük ve bu yüzden de bizler Yüzüklerin Efendisi’yiz" diye konuştu.
Gaziantepli tescilli ’Yüzüklerin Efendisi’ ABD ile davalık oldu
14 Aralık 2025 Pazar - 11:18 Gaziantepli tescilli ’Yüzüklerin Efendisi’ ABD ile davalık oldu Türk Patent Kurumu ve ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun onayı ile "Yüzüklerin Efendisi" isminin 35 ticari daldaki haklarını kullanma hakkını almayı başaran Gaziantepli gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, davalık oldu. Gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, "Yüzüklerin Efendisi" ismi ile Türk Patent Kurumu’ndan aldığı isim nedeniyle "Yüzüklerin Efendisi" ve "Hobbit" isimli eserlerin sinema filmi ve sahne uyarlamaları gibi haklarının sahibi Middle-Earth Enterprises LLC ile karşı karşıya geldi. Kendileri adına tescilli olan markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla gümüş yüzük ustası Çakmak’a dava açan Middle-Earth Enterprises LLC, Çakmak’ın "Yüzüklerin Efendisi" markasını izinsiz bir şekilde tescil ettirdiği ve ticari kar elde ettiğini öne sürerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden silinmesini talep etti. 6 yıl önce patentini aldığı isim nedeniyle mahkemelik oldu ABD’deki Uluslarası Ticaret Komisyonu tarafından onaylanan "Yüzüklerin Efendisi" isminin patentini 2019 yılında Türk Patent Kurumu’ndan alan gümüş yüzük ustası Mehmet Çakmak, filmle dünyada değer kazanan ismin ABD’de koruma altına alınması nedeniyle zorlu bir mücadele döneminin 6 yıldır patentini aldığı isim nedeniyle mahkemelik oldu. Middle-Earth Enterprises LLC şirketinde markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla dava Gaziantep’te "Yüzüklerin Efendisi" ismi ile faaliyet gösteren Çakmak, ismi filmden çok daha öncesinde Türkiye’de kullanmaya başladığını ve bu isimle ticari faaliyet yürüttüğünü kanıtlamasına rağmen söz konusu ismi izinsiz kullandığı ve tescil ettirdiği gerekçesiyle kendisi hakkında dava açıldı. Yüzük ustası Çakmak’a, sinema filmi, sahne uyarlamaları, video oyunu ve ticari ürünlerinin dünya çapındaki hak sahibi Middle-Earth Enterprises LLC şirketi tarafından markanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla dava açtı. Yapım şirketi ihtarname göndererek marka başvurularından feragat etmesini ve tüm kullanımların durdurulmasını talep etti Çakmak’a noter aracılığıyla ihtarname göndererek marka başvurularından feragat etmesini ve tüm kullanımların durdurulmasını talep eden yapım şirketinin talebine Çakmak itiraz etti. Talebe olumsuz yanıt veren ve markayı kullanmayı sürdüren Çakmak’a yapım şirketi, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Söz konusu markanın Türkçe ve İngilizce isimlerinin birebir kopyalanarak kötü niyetle kullanıldığı belirtilen dilekçede yapım şirketi, Çakmak’ın "Yüzüklerin Efendisi" markasını izinsiz şekilde tescil ettirip ticari kazanç elde ettiğini öne sürerek, bu tescilin iptal ettirilmesini istedi. "Amerika Birleşik Devletleri ile aramızda uluslararası bir hukuki süreç başladı" Firması hakkında açılan davaya itiraz eden Çakmak, Yüzüklerin Efendisi isminin sadece ticaret dalında patentini aldıklarını söyledi. Türk Patent Kurumu’na yaptığı başvurudan sonra ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun onayı ile "Yüzüklerin Efendisi" isminin 35 ticari daldaki haklarını kullanma hakkını almasına rağmen açılan davaya tepki gösteren Çakmak, "Yüzüklerin Efendisi ismini biz 2019 yılında resmi bir Türk patent kararıyla tescilledik. Yüzüklerin Efendisi aslında Amerika Birleşik Devletleri’ne ne kadar bir film şirketi olsa da biz kendi ülkemizde, kendi sektörümüzde patentini alıp ve limitet şirketi olarak hizmet etmeye devam ediyoruz. 2022 yılında bizlere noter aracılığıyla gönderilen evraklarda şunlar belirtildi. Bu ismin hak talep edildiğini, bu ismi kullanmamam gerektiğiyle alakalı, izinsiz kullandığımla alakalı birçok suçlamalarda bulundu. Biz resmi bir kararla, kendi patentimiz olduğu için ve isim hakkına sahip olduğumuz için bunları kulak ardı edip hiçbir şekilde ilgilenmedik. Şu anki süreçte de Amerika Birleşik Devletleri’nde bir film şirketinin yapımcısı bize dava açtılar. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri ile aramızda uluslararası bir hukuki süreç başladı. Biz kazanacağımıza inanıyoruz. Şirketimizle alakalı gerek patent avukatlarımız, gerek firma avukatlarımızın tamamı bütün savunmalarımızı, dilekçelerimizi ve bizim bu işi filmle alakalı değil ya da filmden bir kazanç elde edemiyoruz. Hizmet etmek için ya da markayı kötülemek için değil. Tam tersine kendi işimizde, kendi birimimizde, Türk Patent Kurumu’nun bizlere sunmuş olduğu sınıflar içerisinde kendi hizmetimizi vermeye devam ediyoruz. Bu hukuki süreçten sonra Amerika Birleşik Devletleri bu davayı kazanır mı derseniz, biz devletimize inanıyoruz. Mahkeme uluslararası. Nasip olursa kazanacağımıza inanıp ve ismimizle yine halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. "İsmi vermeyi planlamıyoruz" Son dönemde sosyal medyada popüler olmalarıyla birlikte ismi tekrar talep ettiklerini söyleyen Çakmak, "Dava edilme gerekçemiz son dönemdeki Yüzüklerin Efendisi takı firmasının sosyal medya ve Türkiye’deki popülerlikten dolayı filmdeki kişilerle bizim birbirimize karıştırılma sebebimizdi. Ama bununla alakalı bir karıştırılma sebebi imkansız düzeyde. Çünkü onlar bir film şirketi ve animasyon filmi çekiyorlar. Ben kendim gümüş yüzük ustasıyım. Türkiye’de ve sosyal medya mecralarında satış yapıyoruz. Bununla alakalı zaten yaklaşık 5 yıldır da biz şirket halinde hizmet veren bir firmayız. Bizim son dönemdeki sosyal medyadaki profesyonel, popülerliğimizin dikkatini çekmesi sebebiyle ismi tekrardan bizden talep ettiler. Ama ismi vermeyi planlamıyoruz. Allah nasip ederse de bu işte muvaffak çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Yüzüklerin Efendisi şahsıma ait, resmi bir kararla verilmiş isim patentidir" İsim hakkının izinsiz kullanımı dolayısıyla tüm sitelerine erişim engeli getirildiğini söyleyen Çakmak, kararının kaldırılmasıyla alakalı bütün evrakları mahkemeye sunduklarını ifade etti. Çakmak, "Şu anda İstanbul Sınai Mahkemesi’nden dava açıldı. Bizim firmamıza ait Yüzüklerin Efendisi sosyal medya hesaplarına bir erişim engeli getirildi. Bu erişim engeli tedbir kararıyla getirildi. Biz tedbir kararının kaldırılmasıyla alakalı bütün evraklarımızı İstanbul Sınai Mahkemesi’ne sunduk. Bütün belgeler teslim edildi. Şu anda Sınai Mahkemesi’nin vereceği karara inanıyoruz. Tedbir kalktıktan sonra biz kullanımlarımıza devam edeceğiz. Çünkü herkesin unuttuğu bir şey var. Yüzüklerin Efendisi şahsıma ait, resmi bir kararla verilmiş isim patentidir. Bu şekilde de ilerliyoruz. İlerleyen süreçlerde de nasibini göreceğiz. Şu anda tedbir kararı kalkıp ve ismin bize ait olduğu ile alakalı ve onların talep ettiği bütün grupları bu şekilde sınıflandırıp savunmalar yapılacak. Burada aslında bize karşı bir hırsızlık suçlaması, aslında izinsiz kullanımla alakalı, alakalı bir suçlama var. Tam tersine biz bu ismin patent sahibiyiz. Gaziantep’te hizmet veren bir esnafız. Faaliyet gösteren bir şirketiz. Tam tersine bunların söylediği ile alakalı hiçbir şey çalışmıyor maalesef" şeklinde konuştu. "Yüzüklerin Efendisi Gaziantep’indir, böyle kalmaya da devam edecektir" Açılan davanın Gaziantep’in üstünde devleti ilgilendiren bir dava olduğunu söyleyen Çakmak, "Türk Patent Kurumu’ndan faaliyet belgelerimizin talebi yapıldı. Türk Patent Kurumu’ndan bizim 5 yıllık süre içerisinde vermiş olduğumuz hizmetlerin tamamının evrakları delilli belgeli bir şekilde dosyalara eklenip savunma olarak mahkemeye sunuldu. Şu anda uluslararası mahkemeden gelecek kararları bekliyoruz, savunmalar yapılıyor. Türk Patent Kurumu’ndaki faaliyet belgeleri, evrakların tamamı alınıp teslim edildi. Bundan sonrası artık hukuki süreçte ve yine söylüyoruz biz de kimsenin hakkını çalmadık ya da birilerine benzemek için iş yapmadık. Biz Gaziantepli bir esnaf olarak, Gaziantep’ten uzanan bir başarı hikayesi diyebilirim ben buna. Bir şirket avukatlarımız, patent avukatlarımızın tamamı bu konuyla alakalı ilgileniyor. Şu ana kadar durum çok güzel gidiyor. Gaziantep’in en büyük gümüş mağazasına sahibiz. Hizmet verdiğimiz bir süre var ki burası bir limitet şirketi. Devletimiz bunların hiçbirini göz ardı etmeyecektir. Onlar bizden talep ettiği bu ismin faaliyetini, Gaziantep’te vermiyorlar ya da Türkiye’de vermiyorlar. Ama biz Yüzüklerin Efendisi’nin ismiyle Türkiye’de son 5 yıldır durmadan hizmet veren ve faaliyet gösteren bir firmayız. Yüzüklerin Efendisi Gaziantep’indir. 5 yıldır da böyledir, böyle kalmaya da devam edecektir" dedi. "Biz bir film çevirmiyoruz, yüzük yapıyoruz" Film çevirmediklerini, yüzük yaptıklarını belirten Çakmak, "Biz bir film çevirmiyoruz ya da biz bir dizi, bir film, bir dergi yapmıyoruz. Bizler insanların ömür boyunca parmağında taşıyabileceği, Osmanlı’dan kalan bütün eserleri gümüşten işleyip, sizlere böyle hizmet ederekten bunların mücadelesini verip, filmden ziyade, biz yüzük yapıyoruz. Bizim işimiz yüzük ve bu yüzden de bizler Yüzüklerin Efendisi’yiz" diye konuştu.
75 yaşındaki Fatma teyzenin Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi
14 Aralık 2025 Pazar - 10:58 75 yaşındaki Fatma teyzenin Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi Gaziantep’te kadınlar için açılan kursa katılan 75 yaşındaki Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi gençlere ve yaşıtlarına örnek oluyor. Şahinbey ilçesinde yaşayan, 3 çocuk ve 8 torun sahibi Fatma Akıcı, yıllar süren arzusunu 75 yaşında gerçekleştirmeyi başardı. Şahinbey Belediyesi tarafından ilçenin Bostancı Mahallesi’nde tarihi Bostancı Mektebi Kültür Evi’nde kadınlar için açılan Kur’an-ı Kerim kursuna katılan Fatma Akıcı, ilerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen her gün düzenli olarak kursa katılıyor. Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor Kursunu hiç aksatmayan ve elinde Kur’an-ı Kerim’i ile birlikte kursa gidip gelen Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor. Büyük bir heyecanla Kur’an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşayan Fatma Akıcı, kurs eğitmeni Fehime Katırcı’nın destekleri ile her gün Kuran-ı Kerim öğrenmek için derslere katılıyor. Azmi ile hem yaşıtlarına hem de gençlere örnek olan Akıcı, Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin mutluluğu ile birlikte gösterdiği azim ve gayretle Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yaşının olmadığını gösteriyor. "Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum" Kur’an-ı Kerim kursunda gösterdiği azim ve gayretle büyük bir başarıya imza atarak eğitimde yaşın öneminin olmadığını gösteren Fatma Akıcı, her gün büyük bir sevinç ile kursa geldiğini belirtti. Kursa yeni katıldığını belirten Akıcı, "Bu kursa Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyorum. Daha önce hiç Kur’an-ı Kerim öğrenmeye gitmemiştim. Şimdi sabahları erkenden kalkıp kursa geliyorum. İnşallah Kur’an-ı Kerim öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenmediğim zaman ağlıyorum. Bildiğim ve öğrendiğim kadarıyla okuyorum. Hocamı çok takdir ettim. ’Ben Kur’an-ı Kerim öğreneceğim hocam’ dedim. ’Ben gelirsem, arkadaşlarımda gelir. Birbirimize yardımcı olalım’ dedim. Kur’an-ı Kerim öğrenmek çok güzel ve herkese Kur’an-ı Kerim öğrenmeyi tavsiye ediyorum. Kurslara gelsinler Kur’an-ı Kerim’i öğrensinler. Çocukken hiçbir yere gitmedik, Kur’an-ı Kerim öğrenemedik. Önce çok gelmek istedim. Fakat bir türlü dilim dönmedi, öğrenemedim. Şimdi hocamı çok seviyorum. Sabah hiç şey yapmazsam bile buraya geliyorum. Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum. Çok şükür iyi gidiyor. Öğrenebiliyorum, hocam sağ olsun bana güzel gösteriyor. Benimle çok ilgileniyor, hep arkadaşlarıma ’siz öğrenirsiniz ama ben öğrenemem’ derdim. Ama ben de öğrendim. Çok şükür, bu kadar öğrendiğime bile seviniyorum" dedi. "Fatma teyzeyi gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" Kur’an kursu eğitmeni Fehime Katırcı ise, "Şahinbey Belediyemizin hanımlara yönelik açtığı Kur’an kursumuz hem gençlerimize hem de yaşlı teyzelerimize hitap ediyor. Fatma teyzemiz de bu teyzelerimizden bir tanesi. Üç ay oldu kursumuz açılalı. Üç ay içinde Kur’an-ı Kerim’i tam anlamıyla öğrenmeye çalışıyor ve yeni Kur’an-ı Kerim’e geçti. Fatma teyzeye Kur’an-ı Kerim’i öğretmeye çalışıyoruz. Hem gençler geliyor hem yaşlı teyzelerimiz kursa geliyor. Fatma teyze Kur’an-ı Kerim’i öğrenmede zorlandığı zaman ağlıyor, üzülüyor. Herkesten daha çok gayretli. Kursa en erken gelen sınıfımız öğrencilerimizden bir tanesi. Severek ve isteyerek geliyor. Kur’an-ı Kerim’i severek okuyor. Bütün öğrencilerden önce gelip bir an evvel dersini vermek için uğraşıyor. Fatma teyzeyi kendime örnek alıyorum. Gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" diye konuştu.
Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular
14 Aralık 2025 Pazar - 10:43 Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular Gaziantep’te geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar ile el uyuşması, uyumama ve sinir sıkışması gibi rahatsızlıkları olan Hacer Kurt, akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuştular. Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan son değişiklikle 15 Haziran 2025’te yürürlüğe giren düzenleme kapsamında aile hekimleri, hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecek. Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerine katkı sağlayacak bu yenilik sayesinde vatandaşlar modern tıpla birlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp imkanlarından da birinci basamakta faydalanabilecek. Ağrı tedavisi, sigara bırakma ve çeşitli rahatsızlıkların destekleyici tedavisinde etkili olan akupunktur, eğitimli aile hekimleri tarafından uygulanıyor. Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlıklarına kavuştular Özellikle kronik ağrı, kas-iskelet sistemi sorunları ve stres yönetimi sorunu yaşayan vatandaşlar, Şehitkamil ilçesi Seyrantepe Mahallesi’ndeki 28 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde başlayan akupunktur tedavisi için ilgili hekimlere başvuruyor. 2 ay önce geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar (29) ile ellerinde sinir sıkışması ve sürekli baş ağrısı çeken Hacer Kurt (61), tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlığına kavuştu. Aile Hekimi Uzmanı Doktor Abdurrahman Seyda, akupunktur tedavisinin normal medikal tedavilerle birlikte yapılabilen bir tedavi olduğunu ve herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Hem modern tıbbın hem de geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın entegrasyonuna vurgu yapan Seyda, Gaziantep’te aile sağlığı merkezlerinde uzun süredir sunulan koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine akupunktur uygulamalarının da eklendiğini bildirdi. Aldığı eğitimler ve tamamladığı sertifikasyonlar doğrultusunda akupunkturu bilimsel temellere dayalı ve güvenilir bir yöntem olarak gördüğünü belirten Seyda, akupunkturun özellikle ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve bazı kronik hastalıkların semptomlarının hafifletilmesinde etkili olduğuna dikkat çekerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki önerilerine işaret etti. "Sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce akupunktur uygulamaları da eklendi" Vatandaşların akupunktur için doğrudan ilgili hekime başvurabildiğini ifade eden Seyda, hafta sonları ve resmi tatil günlerinde de uygun görülmesi halinde hizmetin sürdürülebildiğini söyledi. Her hastayı bütüncül bir yaklaşımla değerlendirdiklerini belirten Seyda, tüm tedavi planlarının kişiye özel oluşturulduğunu vurgulayarak, "Aile sağlığı merkezlerinde uzun süredir yürüttüğümüz koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce akupunktur uygulamaları da eklenmiş bulunmaktadır. Bu alanda aldığım eğitimler ve tamamladığım sertifikasyonlar doğrultusunda hem modern tıbbın hem geleneksel tıbbın hem de tamamlayıcı tıbbın uygulamalarının güçlü yönlerini bir arada kullanarak vatandaşlarımıza daha kapsamlı ve uygun hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Akupunktur ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve hastaların hastalıklarındaki birçok semptomun gerilemesinde ve sağlığına kavuşmasında desteklemesi amacıyla birçok konuda etkili bir yöntem olduğu için uygulamaları yapıyoruz. Uzun süre ilaca bağlı hastalık veya semptomların tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından tekrardan akupunktur önerilen bir yöntemdir. Tabi bizim için önemli olan her hastayı bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve bilimsel temellere uygun olarak güvenli bir tedavi süreci oluşturmaktır. Bu nedenle tüm uygulamalar kişiye özel yapılır ve akupunktur ile ilgili randevu almak için önceden akupunktur uygulayan hekime gidip hekimin kendisinden randevu alması gerekmektedir" dedi. "Akupunktur ile daha iyi ve hızlı bir şekilde iyileşme sürecim oldu" Akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuşan hastalardan Ertuğrul İrfan Tunalar, "İki ay kadar önce omzumdan bir darbe almıştım. Daha öncesinden de bir spor sakatlığım vardı. Sol omuzumda ağrı düzenli olarak devam ediyordu. Yıllardır çektiğim bir acıydı. İki ay önce de sağ omuzumdan bir darbe sonucu sorun yaşadım. Fizik tedavi denedim. Ortopedi doktorunda ilaçlı tedaviler denedim. Sonrasında egzersizleri denedim. Hiçbirinde fayda göremedim. Sonrasında tavsiye üzerine doktor Abdurrahman Seyda ile tanıştım ve akupunktur tedavisi yaptığını öğrendim. Şu ana kadar 9 seans tedavi gördüm. 9 seansın ortalama 5-6 seansından sonra omuz ağrılarım yüzde 60-70 civarında azaldığını hissettim. Daha efektif bir şekilde omuzlarımı kullanabilmeye başladım. Bunun öncesinde hiç omuzlarımı kullanamıyordum. Bir ağırlığı ve en ufak bir kitabı bile kaldıramıyordum. Akupunktur ile tanıştıktan sonra daha iyi bir şekilde, hızlı bir şekilde iyileşme sürecimi gerçekleştirdim. Bu 9 seansı bir ay kadar kısa süre içerisinde aldım ve şu an neredeyse yüzde 100’e yakın bir iyileşme söz konusu diyebilirim" şeklinde konuştu. "Akupunktur ile çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum" Yıllardır çektiği sıkıntılarından akupunktur tedavisi sayesinde kurtulduğunu belirten Hacer Kurt ise, "7 seneden beri elimin içi ağrıyordu. Gitmediğim, hastane ve doktor kalmadı. Abdurrahman bey bana akupunktur tedavisini önerdi. Ben de kabul ettim. Akupunktur tedavisinin ben çok faydasını gördüm. Kulağımda çınlama vardı, geçti. Ateşim çıkıyordu, çok terliyordum. Yatağa yattığım zaman huzursuz oluyordum. Elimin ağrısından namazı bile kılamıyordum. Hiç rahat değildim. Çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum. Allah Abdurrahman beyden razı olsun" diye konuştu.
Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular
14 Aralık 2025 Pazar - 10:27 Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular Gaziantep’te geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar ile el uyuşması, uyumama ve sinir sıkışması gibi rahatsızlıkları olan Hacer Kurt, akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuştular. Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan son değişiklikle 15 Haziran 2025’te yürürlüğe giren düzenleme kapsamında aile hekimleri, hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecek. Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerine katkı sağlayacak bu yenilik sayesinde vatandaşlar modern tıpla birlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp imkanlarından da birinci basamakta faydalanabilecek. Ağrı tedavisi, sigara bırakma ve çeşitli rahatsızlıkların destekleyici tedavisinde etkili olan akupunktur, eğitimli aile hekimleri tarafından uygulanıyor. Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlıklarına kavuştular Özellikle kronik ağrı, kas-iskelet sistemi sorunları ve stres yönetimi sorunu yaşayan vatandaşlar, Şehitkamil ilçesi Seyrantepe Mahallesi’ndeki 28 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde başlayan akupunktur tedavisi için ilgili hekimlere başvuruyor. 2 ay önce geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar (29) ile ellerinde sinir sıkışması ve sürekli baş ağrısı çeken Hacer Kurt (61), tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlığına kavuştu. Aile Hekimi Uzmanı Doktor Abdurrahman Seyda, akupunktur tedavisinin normal medikal tedavilerle birlikte yapılabilen bir tedavi olduğunu ve herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Hem modern tıbbın hem de geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın entegrasyonuna vurgu yapan Seyda, Gaziantep’te Aile Sağlığı Merkezlerinde uzun süredir sunulan koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine akupunktur uygulamalarının da eklendiğini bildirdi. Aldığı eğitimler ve tamamladığı sertifikasyonlar doğrultusunda akupunkturu bilimsel temellere dayalı ve güvenilir bir yöntem olarak gördüğünü belirten Seyda, akupunkturun özellikle ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve bazı kronik hastalıkların semptomlarının hafifletilmesinde etkili olduğuna dikkat çekerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki önerilerine işaret etti. "Sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce akupunktur uygulamaları da eklendi" Vatandaşların akupunktur için doğrudan ilgili hekime başvurabildiğini ifade eden Seyda, hafta sonları ve resmi tatil günlerinde de uygun görülmesi halinde hizmetin sürdürülebildiğini söyledi. Her hastayı bütüncül bir yaklaşımla değerlendirdiklerini belirten Seyda, tüm tedavi planlarının kişiye özel oluşturulduğunu vurgulayarak, "Aile Sağlığı Merkezlerinde uzun süredir yürüttüğümüz koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce Akupunktur uygulamaları da eklenmiş bulunmaktadır. Bu alanda aldığım eğitimler ve tamamladığım sertifikasyonlar doğrultusunda hem modern tıbbın hem geleneksel tıbbın hem de tamamlayıcı tıbbın uygulamalarının güçlü yönlerini bir arada kullanarak vatandaşlarımıza daha kapsamlı ve uygun hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Akupunktur ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve hastaların hastalıklarındaki birçok semptomun gerilemesinde ve sağlığına kavuşmasında desteklemesi amacıyla birçok konuda etkili bir yöntem olduğu için uygulamaları yapıyoruz. Uzun süre ilaca bağlı hastalık veya semptomların tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından tekrardan akupunktur önerilen bir yöntemdir. Tabi bizim için önemli olan her hastayı bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve bilimsel temellere uygun olarak güvenli bir tedavi süreci oluşturmaktır. Bu nedenle tüm uygulamalar kişiye özel yapılır ve akupunktur ile ilgili randevu almak için önceden akupunktur uygulayan hekime gidip hekimin kendisinden randevu alması gerekmektedir" dedi. "Akupunktur ile daha iyi ve hızlı bir şekilde iyileşme sürecim oldu" Akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuşan hastalardan Ertuğrul İrfan Tunalar, "İki ay kadar önce omuzumdan bir darbe almıştım. Daha öncesinden de bir spor sakatlığım vardı. Sol omuzumda ağrı düzenli olarak devam ediyordu. Yıllardır çektiğim bir acıydı. İki ay önce de sağ omuzumdan bir darbe sonucu sorun yaşadım. Fizik tedavi denedim. Ortopedi doktorunda ilaçlı tedaviler denedim. Sonrasında egzersizleri denedim. Hiçbirinde fayda göremedim. Sonrasında tavsiye üzerine doktor Abdurrahman Seyda ile tanıştım ve akupunktur tedavisi yaptığını öğrendim. Şu ana kadar 9 seans tedavi gördüm. 9 seansın ortalama 5-6 seansından sonra omuz ağrılarım yüzde 60-70 civarında azaldığını hissettim. Daha efektif bir şekilde omuzlarımı kullanabilmeye başladım. Bunun öncesinde hiç omuzlarımı kullanamıyordum. Bir ağırlığı ve en ufak bir kitabı bile kaldıramıyordum. Akupunktur ile tanıştıktan sonra daha iyi bir şekilde, hızlı bir şekilde iyileşme sürecimi gerçekleştirdim. Bu 9 seansı bir ay kadar kısa süre içerisinde aldım ve şu an neredeyse yüzde 100’e yakın bir iyileşme söz konusu diyebilirim" şeklinde konuştu. "Akupunktur ile çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum" Yıllardır çektiği sıkıntılarından akupunktur tedavisi sayesinde kurtulduğunu belirten Hacer Kurt ise, "7 seneden beri elimin içi ağrıyordu. Gitmediğim, hastane ve doktor kalmadı. Abdurrahman bey bana akupunktur tedavisini önerdi. Ben de kabul ettim. Akupunktur tedavisinin ben çok faydasını gördüm. Kulağımda çınlama vardı, geçti. Ateşim çıkıyordu, çok terliyordum. Yatağa yattığım zaman huzursuz oluyordum. Elimin ağrısından namazı bile kılamıyordum. Hiç rahat değildim. Çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum. Allah Abdurrahman beyden razı olsun" diye konuştu.