Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’te arkadaşı tarafından bıçaklanan 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı
23 Ekim 2025 Perşembe - 13:27 Gaziantep’te arkadaşı tarafından bıçaklanan 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Gaziantep’te tartıştığı yakın arkadaşı tarafından vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan 13 yaşındaki Fatih Demir, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 3 günlük yaşam savaşını kaybetti. Olay sonrası yakalanan 15 yaşındaki katil zanlısı ise tutuklandı. Olay, Şahinbey ilçesi Ulaş Mahallesi’nde 3 gün önce akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, 13 yaşındaki Fatih Demir, konuşmak için yakın arkadaşı A.A. (15) ile buluştu. Görüşme sırasında Fatih Demir ile arkadaşı arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma yaşadı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken A.A. isimli şahıs, üzerinde taşıdığı bıçakla arkadaşı Fatih Demir’i vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. 13 yaşındaki Fatih 3 günlük yaşam savaşını kaybetti Ağır yaralanan 13 yaşındaki çocuk, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede 3 gündür tedavi gören Demir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 3 günlük yaşam savaşını kaybetti. Demir’in cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Kaçan katil zanlısı çocuk, önce yakalandı sonrası tutuklandı Öte yandan olay sonrası kaçan katil zanlısı suça sürüklenen 15 yaşındaki A.A. isimli çocuk ise cinayet büro amirliği ekiplerince yakalandı. Yakalanan zanlı, emniyette tamamlanan işlemlerin ve sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Katil zanlısı çocuk, adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Prof. Dr. Gül: "Her bademcik sorunu ameliyat demek değil"
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:57 Prof. Dr. Gül: "Her bademcik sorunu ameliyat demek değil" Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, bademcik ameliyatının gerekliliği kadar, hangi durumlarda yapılmaması gerektiğinin de doğru bilinmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, "Bademcikler, boğazın her iki yanında yer alan ve vücudun savunma sisteminde önemli rol oynayan dokulardır. Çocukluk çağında sık görülen bademcik iltihapları, bazı durumlarda cerrahi müdahale (tonsillektomi) gerektirebilir. Ancak her bademcik büyümesi veya iltihabı ameliyatla tedavi edilmez" dedi. "Her bademcik sorunu ameliyat demek değil" Prof. Dr. Aylin Gül, "Bademcikler, özellikle çocukluk döneminde bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Bu nedenle her bademcik büyümesi veya sık iltihaplanması ameliyatla sonuçlanmamalıdır. Öncelikle medikal (ilaçla) tedavi yöntemleri değerlendirilmelidir. Aktif enfeksiyon döneminde: Hastanın bademcikleri akut iltihaplıyken ameliyat önerilmez. Kanama bozukluğu olan hastalarda: Öncelikle kanama riski kontrol altına alınmalıdır. Anesteziye uygun olmayan genel sağlık durumu: Kalp, akciğer veya sistemik hastalıklar ameliyat riskini artırabilir. Hafif ve seyrek bademcik iltihapları: Yılda bir veya iki kez görülen enfeksiyonlar genellikle cerrahi gerektirmez. Bademcik büyümesinin solunumu veya yutmayı etkilemediği durumlar: Sadece görsel büyüklük, tek başına ameliyat nedeni değildir" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Gül, günümüzde bademcik ameliyatlarında farklı cerrahi tekniklerin kullanılabildiğini belirterek, "Klasik yöntemlere ek olarak lazer veya plazma enerjisiyle gerçekleştirilen buharlaştırma (vaporizasyon) teknikleri de bazı vakalarda tercih edilebilmektedir. Bu yöntemlerde bademcik dokusu tamamen alınmak yerine, yüzeysel olarak buharlaştırılarak küçültülür. Ancak her hasta bu yönteme uygun olmayabilir ve buharlaşma yöntemi de diğer cerrahiler gibi belirli durumlarda uygulanmamalıdır. Özellikle aktif enfeksiyon veya ciddi kanama riski olan hastalarda bu tür işlemler de ertelenmelidir. Ameliyat kararı, sadece tekrarlayan enfeksiyonlar veya bademcik büyüklüğüne bakılarak değil, hastanın genel sağlık durumu, solunum ve yutma fonksiyonları, yaşam kalitesi göz önünde bulundurularak verilmelidir" diye konuştu.
Gaziantep’te havaların soğumasıyla vatandaşlar aktarların yolunu tuttu
23 Ekim 2025 Perşembe - 12:28 Gaziantep’te havaların soğumasıyla vatandaşlar aktarların yolunu tuttu Gaziantep’te kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bitkisel ürünlere olan ilgi arttı. Gaziantep’te sonbahar mevsiminin gelmesiyle bağışıklık sistemini güçlendiren kış çaylarına ilgi arttı. Özellikle ıhlamur, zencefil, hatmi çiçeği, zahter ve tarçına talebin yoğun olduğu kaydedildi. "Kışa yaklaşırken vatandaşların bitkisel ürünlere ilgisi artıyor" Havaların soğumasıyla aktarlara ilginin yoğun olduğunu söyleyen esnaf Sedat Akbayram, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da sonbaharın gelmesiyle birlikte kış hazırlıkları başladı. Kışa yaklaşırken vatandaşların bitkisel ürünlere ilgisi artıyor. Bu dönemde en çok tercih edilen ürünlerin başında ada çayı, dağ keki (dağ çayı), ıhlamur ve hatmi çiçeği geliyor. Ada çayı ve dağ keki, özellikle limonla birlikte içildiğinde hem lezzetli hem de faydalı oluyor. Bunun yanında ıhlamur da müşterilere tavsiye ediliyor. Hatmi çiçeği ise özellikle öksürük ve balgam gibi rahatsızlıklarda etkili. Sütle kaynatıldığında kısa sürede rahatlama sağlıyor" şeklinde konuştu. "İnsanlar artık ilaçlar yerine bitkisel ürünleri tercih ediyor" Vatandaşların bitkisel ürünlere talebinin daha fazla olduğunu ifade eden esnaf Akbayram, "Ayrıca andız pekmezi, kozalak pekmezi ve şurubuyla hazırlanan doğal karışım macunları da büyük ilgi görüyor. İnsanlar artık ilaçlar yerine bitkisel ürünleri tercih ediyor. Bilinç arttıkça doğala yönelim de artıyor. Geçen yıla göre fiyatlarda artış yaşandı. Geçen sene ada çayının kilosu 500 liradan satılırken, bu yıl 800-900 lirayı bulması bekleniyor. Kış çaylarının 200 gramlık paketleri ise geçen yıl 100 lirayken, bu yıl 150 liraya çıkarılacak" diye konuştu. Bitki çayı almak için aktara geldiğini söyleyen Esin Doğan, her yıl doğal bitki çayları kullanarak hastalıklardan korunduğunu ifade etti.
Gaziantep Forum II, GİBTÜ ev sahipliğinde başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:46 Gaziantep Forum II, GİBTÜ ev sahipliğinde başladı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen Gaziantep Forum II, bu yıl "İslâm Dünyası Nereye?-Güçlü Bir Gelecek için Perspektif" temasıyla gerçekleştirildi. Forumda konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, "İslam ümmeti ve bir bütün olarak insanlık için parlak bir gelecek hazırlığı, hakikate, bilinç ve basirete dayalı stratejik planlarla sağlanabilir" dedi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) öncülüğünde Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Şahinbey Belediyesi işbirliğinde düzenlenen Gaziantep Forum II, bu yıl "İslâm Dünyası Nereye? - Güçlü Bir Gelecek için Perspektif" temasıyla gerçekleştirildi. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen Gaziantep Forum’da İslâm dünyasının mevcut meseleleri, gelecek vizyonu ve küresel ölçekteki rolünün ele alındı. "Müslümanların her alanda iş birliği geliştirmekten ve müşterek kurumsal yapılar oluşturmaktan başka bir çıkış yolu yok" Forumda konuşan ve Filistin’de yaşanan İsrail zulmüne dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, toplumların, adaletsizliğe, haksızlığa, açlık ve yoksulluğa mahkum edildiğini ifade ederek, "Özellikle Filistin ve Gazze ekseninde yaşananlar göstermiştir ki Müslümanların ilmi, fikri, siyasi, iktisadi, askeri ve benzeri alanlarda iş birliği geliştirmekten ve müşterek kurumsal yapılar oluşturmaktan başka bir çıkış yolu bulunmamaktadır. Maddi ve manevi krizlerin dünyayı kuşattığı bir zamanda yaşıyoruz. 20. yüzyılın başlarında yaşanan iki büyük dünya savaşından sonra kurulan küresel sistemin her yönüyle iflas ettiği bir süreçten geçiyoruz. Sözde dünya barışını tesis etmek için kurulmuş olan uluslararası yapılar, hukuk sistemleri ve ortaya konulan normlar, etkisini yitirmiş ve yeryüzü tam anlamıyla bir kaos ve kargaşa ortamına sürüklenmiştir" dedi. "İslam dünyası, acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorunda" İslam dünyasının acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorunda olduğuna değinen Arpaguş, "İslam dünyası, acilen bir öze dönüş yolculuğu başlatmak zorundadır. Kendi imkan ve potansiyelinin farkına varmak ve yaşadığı sorunlara Kur’an, sünnet ve kendi medeniyet köklerinden çözümler bulmak durumundadır. Bu, bağımsızlığın ilk adımı olacaktır. Zira ilmi ve fikri bağımsızlığını sağlayamayan toplumlar, başka fikirlerin ve kültürlerin tahakkümüne karşı bir direnç ve direniş gösteremeyecektir" şeklinde konuştu. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aileden eğitime, siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültüre kadar her alanda uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "İslam ümmeti ve bir bütün olarak insanlık için, parlak bir gelecek hazırlığı, hakikate dayalı bilinç ve basirete dayalı stratejik planlarla sağlanabilir. Aileden eğitime, siyasetten ekonomiye, teknolojiden kültüre kadar her alanda uzun vadeli stratejiler geliştirmeliyiz" şeklinde konuştu. Forumun açılış programında Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci de birer konuşma yaptı. İslam dünyasının güncel meselelerinin ele alınacağı ve 10’dan fazla ülkeden akademisyenin katıldığı forum, 24 Ekim’de sona erecek. Foruma, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, dünyanın dört bir yanından akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve ilgili paydaşlar katılım sağladı.
İklim Kanunu’nun İş Dünyasına etkileri GTO’da konuşuldu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:42 İklim Kanunu’nun İş Dünyasına etkileri GTO’da konuşuldu Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ile T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı iş birliğinde "Türkiye İklim Kanunu ve İş Dünyasına Yansımaları" toplantısı düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı Projesi (EEN) kapsamında gerçekleştirilen toplantıda Türkiye İklim Kanunu’nun iş dünyası üzerindeki yasal, stratejik ve operasyonel etkileri değerlendirilerek işletmelerin bu süreci nasıl yöneteceklerine dair yol haritası oluşturuldu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taner Özdurak, hem ülkemizin hem de işletmelerin geleceğini yakından ilgilendiren bir dönüşüm sürecinin başladığını ifade ederek, "Bu süreç zorluklar barındırıyor. Ama aynı zamanda inovasyonu, verimliliği ve rekabet gücünü artıracak yeni fırsatlar da getiriyor. Bugün doğru adımlar atabilirsek Gaziantep bölgenin en güçlü yeşil üretim merkezlerinden biri olabilir" dedi. "GTO olarak bu süreci bir yük değil bir fırsat olarak görüyoruz" Konuşmasında GTO olarak bu süreci bir yük değil bir fırsat olarak gördüklerini vurgulayan Özdurak, "Ancak şunu da belirtmek isterim: dönüşüm sürecinde iş dünyasının aktif katılımı ve KOBİ’lerin desteklenmesi çok önemli. Kanun, bazı yükümlülükler getiriyor ve özellikle küçük işletmelerimizin teknik ve finansal kapasitesi bu dönüşümde kritik. Bu nedenle GTO olarak Yeşil Dönüşümü Destekleme Merkezimiz ile enerji verimliliği, karbon yönetimi ve sürdürülebilir üretim konularında eğitim ve danışmanlık desteği sağladığımızı hatırlatmak isterim. Biz, bu dönüşümün içinde aktif rol almaya, üyelerimizi bu yeni döneme hazırlamaya kararlıyız" şeklinde konuştu. Toplantının devamında T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı 1. Hukuk Müşaviri Av. Emel Ünal "Türkiye İklim Kanununa Genel Bakış", İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut "Türkiye Yeşil Taksonomisi ve İklim Finansmanı", Çevre ve Şehircilik Uzmanı Muhittin Aslan ise "Emisyon Ticaret Sistemi ve Denkleştirme" konularında sunum gerçekleştirdi. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Gaziantep ve bölgede zeytin hasadı başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:41 Gaziantep ve bölgede zeytin hasadı başladı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep ve çevresinde zeytin hasadının başladığını duyurdu. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, zeytinin yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da Gaziantep için kritik bir ürün olduğunu vurgulayarak, fıstıktan sonra bölge ekonomisine en fazla katma değer sağlayan tarımsal ürünün zeytin olduğunu ifade etti. GTB Başkanı Akıncı, zeytinin Gaziantep ve bölge tarımındaki önemine dikkat çekerek, "Şehrimizde Antep fıstığından sonra en fazla üretimi yapılan zeytin hem çiftçimizin geçim kaynağı hem de bölge ekonomisinin can damarlarından biridir" dedi. Türkiye genelindeki zeytin üretimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akıncı, "Türkiye, sofralık ve yağlık zeytin üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumunda. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) verilerine göre geçen yıl ülkemizde toplam 3 milyon 600 bin ton zeytin üretildi. Bunun 750 bin tonu sofralık, 2 milyon 850 bin tonu ise yağlık zeytin olarak gerçekleşti. Zeytinyağı üretimi yaklaşık 475 bin ton civarındaydı. Bu rakamlar, Türkiye’nin hem iç tüketimde hem de ihracatta ne kadar stratejik bir konumda olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu yıl Türkiye genelinde zeytin üretiminde bazı bölgelerde rekolte farklılıkları yaşanabileceğini belirten Akıncı, "İklim ve üretim şartlarına bağlı olarak Ege ve Akdeniz bölgelerinde kısmi rekolte düşüşleri öngörülüyor. Ancak üreticilerimiz hasada hazır ve kaliteyi koruma konusunda son derece bilinçli hareket ediyor" diye konuştu. Gaziantep özelinde de değerlendirmelerde bulunan Akıncı, "Soğuk hava, don ve iklim değişiklikleri zeytin üretimini etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz kış döneminde yeterli yağış alınamaması ve özellikle aşırı sıcaklık ile don olayları üretimi etkiledi" dedi. Gaziantep’in zeytin üretiminde markalaşma ve ürün kalitesinin korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, "Gaziantep zeytini, kendine has aroması ve yüksek yağ kalitesiyle öne çıkan bir üründür. Bu değerin korunması için üretimden tüketime kadar tüm zincirde titizlikle hareket edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Taklit ve tağşişe karşı farkındalığın artırılması gerektiğini dile getiren Akıncı, "Ürünlerimizin markalaşması sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir meseledir. Gerçek zeytinyağının değeri korunursa hem üreticimiz kazanır hem de tüketicimiz sofralarına güvenle kaliteli ürünü taşır" diye konuştu.