Yerel Haberler
Gaziantep
15 Mart 2026 Pazar - 12:46 SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi. Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi. Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı. Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti. Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı. Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı. Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde" Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu. Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi. 3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Şehit Piyade Er Eyüp Güner, son yolculuğuna uğurlandı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 13:40 Şehit Piyade Er Eyüp Güner, son yolculuğuna uğurlandı Tokat 48. Piyade Alay Komutanlığı’nda rahatsızlanarak şehit olan Piyade Er Eyüp Güner, memleketi Gaziantep’in Nizip ilçesi Salkım Mahallesi’nde son yolculuğuna uğurlandı. Tokat 48. Piyade Alay Komutanlığı’nda vatani görevini yapan Piyade Er Eyüp Güner (22), eğitim esnasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Piyade Er Eyüp Güner, şehit oldu. Şehit Güner’in naaşı, sabah erken saatlerde Tokat’ta düzenlenen törenin ardından memleketi Gaziantep’e uğurlandı. Gaziantep Havalimanı’nda resmi törenle karşılanan şehit Eyüp Güner’in naaşı, Nizip ilçesi kırsal Salkım Mahallesi’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenazede, şehidin annesi Habibe, babası Settar Güner ve kardeşleri ile diğer yakınları göz yaşı dökerek feryat etti. Cenaze namazına şehidin ailesi, yakınları, mahalle halkı ile Gaziantep Valisi Kemal Çeber, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdin Kaya, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, AK Parti Grup Başkanvekili Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz ile askeri erkan katıldı. Şehidin naaşı, Salkım Mahallesi Mezarlığı’na defnedildi.
Türkiye-Suriye ilişkilerinde hedef 5 milyar dolar ticaret hacmi
18 Ekim 2025 Cumartesi - 11:49 Türkiye-Suriye ilişkilerinde hedef 5 milyar dolar ticaret hacmi MÜSİAD Gaziantep Şubesi ev sahipliğinde Türkiye-Suriye arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla ‘Suriye Bilgilendirme’ paneli düzenlendi. Panel öncesi açıklamalarda bulunan MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, "Çok kısa bir zaman içerisinde 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalayacağımız konusunda şüphemiz yok" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gaziantep Şubesi, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerini geliştirmek, yeni dönem iş birliği perspektiflerini belirlemek amacıyla ‘Suriye Bilgilendirme’ paneli düzenledi. MÜSİAD Gaziantep Şubesi Sektör Kurulu Komisyon Başkanı Yardımcısı Mehmet Salih Balta moderatörlüğündeki panele, MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, Halep Ticaret Odası Başkanı Muhammed Said Şeyh El-Kar, Uluslararası İş Formu Başkan Yardımcısı Gazi Mısırlı, Halep Sanayi Odası Başkanı Imad Taha Alkasem, Halep Ticaret Odası Başkanvekili Hüseyin İsa, Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosluk Ticaret Ateşeleri Tekin Çitoğlu, Sefa Akgül ve ile 200’ü aşkın iş insanı katıldı. "Tabir caizse Halep’i Gaziantep’e getirdik, hedefimiz 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalamak" Panelin öneminde bahseden ve hedeflerinin 2 ülke arasında 5 milyar dolar ticaret hacmi olduğunu söyleyen MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, "Bu toplantıyla tabir caizse Halep’i Gaziantep’e getirdik. Gaziantep ve komşu illerdeki iş insanlarımız Halep’teki en güncel durumlarla alakalı bilgi sahibi olacaklar. Mevcut gümrük rejiminden, oradaki şirket kurulumlarına gibi birçok sorunun cevabını bu panelde almış olacaklar. Yeni dönemle birlikte başta ticaret bakanımız Ömer Bolat’ın da çalışmalarıyla çok hızlı bir şekilde biz inşallah savaş döneminden önceki gibi dış ticaret hacminin de çok kısa bir sürede üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Çok kısa bir zaman içerisinde 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalayacağımız konusunda şüphemiz yok" dedi. "Toplantı 2 ülke arasındaki ticari faaliyetlere büyük katkı sağlayacak" Panelin 2 ülke ticaretini önemli katkılar sağlayacağını söyleyen Halep Ticaret Odası Başkanı Muhammed Said Şeyh El-Kar, "MÜSİAD gibi bir kurumun organize ettiği bu gibi toplantılar iki ülke arasındaki ticari faaliyetlere ve sanayiciler arasındaki görüşmelere büyük katkı sağlayacağını biliyoruz. Özellikle Halep ile Gaziantep’in stratejik ortaklığı anlamında Gaziantepli işadamlarınım yapacakları projeler çok büyük rol alacaktır. Bunun yanı sıra ülkemizin kalkınmasında Türk sanayicileri ve özellikle Gaziantep’te bulunan sanayicilere büyük rol düşüyor. Yapacakları çalışmalarla ve ortak projelerle ayağa kalkmamız da ve yeniden ihya olmamız da büyük bir katkılar olacaktır" ifadelerini kullandı. "Suriye ile nasıl iş yapılır, nasıl ticaret yapılır ve nasıl yatırım yapılır gibi konularda fikir alışverişinde bulunacağız" İş insanlarını Suriye’deki ticaret ve yatırımlar konusunda bilgilendirmenin öneminden bahseden Uluslararası İş Formu Başkan Tardımcısı Gazi Mısırlı ise, "Bugün güzel bir panel yapıyoruz. Burada iş adamlarına Suriye ile nasıl iş yapılır, nasıl ticaret yapılır ve nasıl yatırım yapılır gibi konularda fikir alışverişinde bulunacağız. Bence bu panel bu nedenle çok önemli. Bugün MÜSİAD üyeleri ve Gaziantepli iş insanları için çok önemli bir program hazırladık. Ekonominin babaları şu anda buradalar. Onlara soru soracaklar, cevap alacaklar ve orada nasıl ticaret yapılacağını anlamaya çalışacaklar" şeklinde konuştu. "İki ülkenin karşılıklı pozitif menfaati için bu toplantı yapılıyor" Halep Sanayi Odası Başkanı Imad Taha Alkasem de 2 ülkenin ekonomik iş birliği için panelin önemli olduğunu vurgulayarak, "İki ülkenin karşılıklı pozitif menfaati için bu toplantı yapılıyor. Bu toplantı sayesinde 2 tarafın neler yapabileceğini, birbirine nasıl yardımcı olabileceğini, Suriye’deki yatırımların nasıl sağlanacağını ve kolaylaştırılacağını konuşmak amacıyla iş adamlarıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu.
İş Bankası’ndan Muzalar Evi’ne koruma desteği
18 Ekim 2025 Cumartesi - 11:12 İş Bankası’ndan Muzalar Evi’ne koruma desteği Zeugma Antik Kenti’nin en iyi korunmuş Roma konutu örneklerinden biri olan Muzalar Evi’ndeki kazılara 2012-2019 yılları arasında katkıda bulunan Türkiye İş Bankası, 938 eserin gün yüzüne çıkarılarak Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne kazandırıldığı kazı çalışmalarının ardından desteğini devam ettirdi. Fırat nehri kıyısında farklı kültürlerin izlerini barındıran Zeugma Antik Kenti’nin en iyi korunmuş Roma konutu örneklerinden biri olan Muzalar Evi’nde Gaziantep Valiliği tarafından Türkiye İş Bankası’nın katkılarıyla inşa edilen korugan yapı tamamlandı. Muzalar Evi’nde hem mozaikleri dış etkenlerden koruyacak hem de ziyaretçilerin rahatlıkla gezebilmesini sağlayacak olan korugan yapının bulunduğu alan yakında ziyarete açılacak. Türkiye’nin arkeolojik varlığının gün yüzüne çıkarılarak dünya kültür mirasına kazandırılması, korunarak gelecek kuşaklara aktarılması ve bu alandaki bilimsel araştırmalara imkân sağlanması amacıyla arkeolojiyi kurumsal sosyal sorumluluk alanlarından biri olarak gören Türkiye İş Bankası, Zeugma Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen kazı çalışmalarına destek verdi. İş Bankası’nın desteğiyle Muzalar Evi’nden 938 eser çıkarıldı Zeugma Antik Kenti’ne ilk olarak 2000 yılındaki kazılar sırasında katkıda bulunan İş Bankası, daha sonra kentin en iyi korunmuş Roma konutu örneklerinden biri olan Muzalar Evi’ndeki arkeolojik çalışmaları da destekledi. 2007 yılında, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay başkanlığındaki ekip tarafından başlatılan, 2012’den itibaren İş Bankası’nın da katkı sağladığı Muzalar Evi’ndeki kazı çalışmaları 2019 yılında tamamlandı. Muzalar Evi’nde 2012-2019 yılları arasında yapılan arkeolojik kazılarda 938 eser gün yüzüne çıkarılarak Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne kazandırıldı. Banka, klasik Yunan eğitiminin vazgeçilmez parçası olan lirik şiir, tarih, müzik, astronomi ve felsefe gibi konuların esin perileri sayılan dokuz Muzanın betimlendiği mozaikten dolayı "Muzalar Evi" olarak adlandırılan arkeolojik değerin korunmasına yönelik de desteğini devam ettirdi. Banka, Gaziantep Valiliği tarafından Muzalar Evi’ne yaptırılan, hem mozaiklerin dış etkenlerden korunmasına hem de ziyaretçilerin rahatlıkla gezebilmelerine imkân sağlayan, bölgenin iklim şartlarına göre tasarlanan korugan yapının inşasına da destek oldu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten ve bir grup gazeteci Zeugma Antik Kenti ve Muzalar Evi’ni ziyaret etti. Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay da Muzalar Evi ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aktardı. "Kadim bir geçmişin sessiz tanıkları olan antik kentlerden arkeolojik mirasımızı daha güçlü biçimde ortaya koyan pek çok yeni eser ve bilgi çıkarılıyor" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, arkeolojik kazı çalışmalarıyla binlerce yıllık tarihsel ve kültürel hafızanın gün yüzüne çıktığını, kazıların sadece geçmişe değil bugüne ve geleceğe de ışık tuttuğunu vurguladı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasında Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Romalılara, Bizanslılardan Selçuklu ve Osmanlı’ya binlerce yıllık tarihsel birikimin izlerinin görüldüğünü ifade eden Sözen, şöyle konuştu: "Farklı kültürlerin buluştuğu, değişik uygarlıkların birikimlerinin birer tanığı olan arkeolojik zenginliklerin bugünkü nesillere ulaştırılması ve korunarak geleceğe aktarılabilmesi büyük bir önem taşıyor. Yoğun emek ve çabayla, istikrarla ve sabırla yürütülmesi gereken bu çalışmalar ancak desteklemesi durumunda uzun soluklu ve sürdürülebilir bir şekilde devam edebilir, ortaya çıkan değerler korunarak geleceğe taşınabilir. Biz de Muzalar Evi’ndeki kazıların ardından buranın korunmasına yönelik de sorumluluk hissettik ve korugan yapının inşasına destek olduk. Korugan yapı sayesinde Muzalar Evi hem dış etkenlerden korunacak hem de ziyaretçiler burayı rahatlıkla gezebilecek, daha çok yerli ve yabancı turistin tur rotasına dahil olabilecek." Antik kentlerde gerçekleştirilen kazılardaki bilimsel ilerlemelere bakıldığında ülkemizin dünya mirasına sunduğu ve sunacağı çok büyük bir zenginliğe sahip olduğunun her seferinde yeniden görüldüğünü ifade eden Sözen, "Kadim bir geçmişin sessiz tanıkları olan antik kentlerden arkeolojik mirasımızı daha güçlü biçimde ortaya koyan pek çok yeni eser ve bilgi çıkarılıyor" dedi. "Muzalar Evi’ndeki bulgular mozaik tarihini değiştirdi" Prof. Dr. Kutalmış Görkay da değişik medeniyetlerin buluştuğu bir coğrafyada yer alan, Doğu ve Batı kültürlerinin kaynaştığı, yeni sentezlerin ortaya çıktığı bir kent olan Zeugma’da uygarlıkların izlerini, geride bıraktıklarını, en önemlisi de onların gerçek hikayelerini arkeolojik çalışmalarla anlamaya çalıştıklarını vurguladı. Muzalar Evi’nin zengin mimari dekorasyonu, iyi korunmuş mozaik ve freskleriyle Zeugma’daki en önemli Roma konutu örneklerinden biri olarak gösterildiğini belirten Prof. Dr. Görkay, Muzalar Evi’nde yaptıkları kazı çalışmalarında ortaya çıkan bulguların mozaik tarihini değiştirdiğini, Muzalar Evi’nin tasarımının büyük ihtimalle MS. 1’inci yüzyıl sonu 2’nci yüzyılın başlarında gerçekleştiğini tahmin ettiklerini ifade etti. İç dekorasyonunun önemli kısmının MS 2’nci yüzyıl başlarında, büyük olasılıkla İmparator Hadrian Dönemi veya hemen sonrasında tamamlandığını söyleyen Prof. Dr. Kutalmış Görkay, evleri ve avluları süsleyen mozaiklerin ve duvar resimlerinin dönemin sosyal hayatı konusunda pek çok ipucu verdiğini anlattı. İş Bankası’nın arkeoloji alanındaki diğer destekleri Banka Zeugma dışında Aydın’da Nysa Antik Kenti, Muğla’da Stratonikeia Antik Kenti ile Denizli’deki Tripolis ve Laodikeia antik kentlerindeki kazı çalışmalarını da destekliyor. 1985 yılından bu yana Kırşehir Kaman’da kazı çalışmalarını sürdüren Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’ne de Banka tarafından muhtelif katkılar sağlanıyor. İş Bankası, geçtiğimiz yıllarda Antalya’da Patara Antik Kenti, İzmir’de Teos Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarını da destekledi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından ayrıca arkeoloji alanındaki akademik çalışmaların gelecek nesillere aktarılması amacıyla kazı başkanları tarafından hazırlanan eserler de basılıyor. Bugüne kadar Zeugma, Patara, Teos, Nysa ve Stratonikea kitapları yayınlandı.
Kadınlar el sanatı kurslarında yeteneklerini keşfediyor
18 Ekim 2025 Cumartesi - 09:50 Kadınlar el sanatı kurslarında yeteneklerini keşfediyor Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi tarafından açılan el sanatları kursunda hem geleneksel el sanatları yaşatılıyor hem de kadınların el becerilerini geliştirerek bu alanda ekonomik kazanç elde etmelerinin önü açılıyor. Birçok alanda meslek edindirme kursları açarak kadınlara eğitimler veren Şahinbey Belediyesi, açtığı kurslarla kadınları üretmeye teşvik etmeyi sürdürüyor. Binevler Sosyal Tesisi’nde açılan el sanatları kursunda kadınlar, öğrendikleri bilgiler ışığında yaptıkları ürünleri hem çeyizlik olarak saklıyor hem de satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Tel kırma, Antep işi nakışı ve zarif el nakışı işleme teknikleri öğretiliyor Geleneksel el sanatlarına yönelik gerçekleştirilen atölyelerde Anadolu kültürünün önemli bir parçası olan tel kırma, Antep işi nakışı ve zarif el nakışı işleme tekniklerini öğretiliyor. Kadınlar kursta Antep işi, tel kırma, iğne oyası, dikiş, nakış ve mefruşat öğreniyorlar. Çeyizlik nakış ve benzeri işleri öğrenen kadınlar, bir taraftan çocukları için çeyiz hazırlarken, diğer taraftan da yapmış oldukları ürünleri satarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Kurs ortamında kendilerini çok daha iyi hissettiklerini belirten kadınlar, kursta çok keyifli zaman geçirdiklerini söyledi. Ürettikleri el ürünleri satma ve ekonomilerine katkı sağlama imkanı bulduklarını ifade eden kadınlar, kursun kendileri için aynı zamanda bir aile ortamı olduğunu dile getirdi. "Çeyiz hazırlayan kursiyerlerimiz ve çalışıp para da kazanabilen kursiyerlerimiz de var" Kursa ilişkin açıklamada bulunan el sanatları eğitmeni Sultan Akdoğan, "Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Binevler Sosyal Tesisleri’ndeki el sanatları sınıfımızda sim sırma, Antep işi nakışı teknikleri, geleneksel nakışlarımızı yapıyoruz. Çocukları için çeyiz hazırlayan kursiyerlerimiz olduğu gibi sipariş üzerine de çalışıp para da kazanabilen kursiyerlerimiz de var. Kursiyerlerimiz hem meslek öğreniyorlar hem de sertifika alıyorlar ve isteyen kendi iş yerini açabiliyor, bu nakış teknikleriyle sipariş çalışabiliyorlar" Çocuklarının çeyizlerini hazırlayanlarda oluyor, o zaman kursiyerler daha yoğun geliyorlar" dedi. "Ailemize katkıda bulunabiliyoruz" Kursta eğitim gördüğü için çok mutlu olduğunu belirten kursiyerlerden Gülsen Hanım ise, "Dört yıldır bu tesise geliyorum. Gayet memnunum. Evdeki bütün her şeyi bırakıp burada olmak bana çok zevk veriyor. Arkadaşlarım, hocamız, müdürümüz ve tesisimiz çok güzel. Bize verdiği bu imkandan dolayı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Burada biz her türlü nakışı yapabiliyoruz. Geleneksel el sanatları, unutulmuş olan el sanatlarını değerlendiriyoruz. Antep işi, altın işi, telle yapılan işler, sim sırma ve gibi el işlerini yapabiliyoruz. Ailemize katkıda bulunabiliyoruz ve bütçemize çok güzel faydalarımız var. Kendi kızımın çeyizini ben buradan kazandığım kazançla yapabildim" şeklinde konuştu. Öğrendikleri bilgiler ışığında yaptıkları ürünleri hem çeyizlik olarak yaptıklarını hem de satarak aile bütçelerine katkı sağladıklarını belirten Zeynep Bağcıgil de, "Üç yıldır bu kursa geliyorum. Değişik şeyler üretmeye çalışıyoruz ve değişik teknikleri öğreniyoruz. Çocuklarımıza da çeyiz hazırlıyoruz. Sınıfımız çok iyi, hocamızdan çok memnunuz. Burada çok güzel bir atmosfer ve ortamımız var. Gelmediğimiz zamanlar kursu özlüyoruz. Bir şeyler üretmeyi seviyorum. Evde tek başıma oturmaktansa hem arkadaş ortamım oluyor, hem de üretim yapıyorum" diye konuştu.
GSO’da IPARD programı tanıtım ve bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi
17 Ekim 2025 Cuma - 16:49 GSO’da IPARD programı tanıtım ve bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD III Programı 10. Başvuru Çağrısı tanıtım ve bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Program kapsamında verilecek destekler ile başvuru süreçleri hakkında katılımcılara detaylı bilgilerin verildiği toplantıya GSO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler, TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen ve çok sayıda firma temsilcisi katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler, "Gaziantep tarıma dayalı sanayi, üretim, ihracat ve bu alanda sağladığı istihdamla İstanbul’dan sonra ikinci sırada bulunmaktadır. 2024 yılında şehrimizden yapılan ihracatta, tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ihracatı yüzde 34 ile tekstilden sonra ikinci sırada yer almakta olup, toplam ihracatımızda önemli bir paya sahiptir. Geçtiğimiz yıl şehrimizden 2.9 milyar dolarlık tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ihracatı gerçekleştirilmiştir" dedi. Sektörün potansiyelini en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Özgüler, ‘’IPARD programı Gaziantep’te tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin gelişimine destek olmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan TKDK tarafından onuncu başvuru çağrı ilanına çıkılmıştır. Tarım, süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve ürünleri, kanatlı eti ve ürünleri, meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması konularında fiziki varlıklara yönelik yatırımlar, yapım işi, makine-ekipman, hizmet ve görünürlük alımları destek kapsamında değerlendirilmektedir. Tarım teknolojilerinin geliştiği ve akıllı tarım uygulamalarının hayata geçirildiği bir dünyada, Gaziantep olarak fırsatları değerlendirerek işletmelerimizin sürdürülebilirliğini ve sektörümüzün çok daha yukarıya taşıyabileceğimize yürekten inanıyorum’’ şeklinde konuştu. TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy ise konuşmasında, ‘’IPARD Programı, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak finansmanı ile yürütülmektedir. Bu yıl ikinci çağrı dönemine girdiğimiz programımızın fonunun yüzde 50’si Avrupa Birliği, yüzde 50’si ise Türkiye tarafından karşılanmaktadır. Bu çağrı döneminde 50 milyon Euro’luk bir bütçe ayrılmış durumda. Hibe oranlarımız yatırımın türüne göre yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişmektedir. Program kapsamında hayvancılık, işletme ve pazarlama sektörleriyle birlikte çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme alanlarında yatırım yapacak girişimcilerimizi destekliyoruz. Gaziantep’in üretim gücü ve girişimci potansiyeliyle bu desteklerden en üst düzeyde yararlanabileceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı, başvuru sürecine ilişkin bilgilendirmelerin yapılmasının ve katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Şahinbey Belediyesi’nden Gazze’ye kardeşlik eli
17 Ekim 2025 Cuma - 16:01 Şahinbey Belediyesi’nden Gazze’ye kardeşlik eli Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, kardeş Gazze Belediye Başkanı Dr. Yahya Al Sarraj ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, savaşın yaralarını sarmak ve Gazze’deki ihtiyaçları karşılamak amacıyla yürütülebilecek iş birliği imkânları konuşuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı diplomasi anlayışıyla sağlanan ateşkes sürecinin ardından, Şahinbey Belediyesi de Gazze’ye yönelik insani destek çalışmalarını hızlandırdı. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, yapılan görüşmede Gazze’deki ihtiyaçların karşılanması ve iş birliği imkânlarının geliştirilmesi konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. "Gazze halkının yanındayız" Başkan Tahmazoğlu, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen barış diplomasisiyle ateşkesin sağlanması, bölge halkı için büyük bir umut olmuştur. Biz de kardeş belediyemiz Gazze Belediyesi ile koordineli bir şekilde sürece destek vereceğiz. Gazze’deki ihtiyaçların karşılanması için her türlü desteği sunmaya hazırız. İlçemizin tüm imkânlarıyla Gazze’nin yanında olacağız" dedi. Görüşmede, savaş nedeniyle büyük yıkıma uğrayan Gazze’de altyapı, sağlık, gıda ve barınma gibi öncelikli alanlarda yapılabilecek destek projeleri ele alındı. Şahinbey Belediyesi’nin bu doğrultuda insani yardım ve kardeşlik projeleri geliştirmesi bekleniyor. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey halkının her zaman mazlum coğrafyaların yanında olduğunu vurgulayarak, "Gönül coğrafyamızın kalbinde yer alan Gazze’ye desteğimizi artırarak sürdüreceğiz" diye konuştu.
Avrupa Konseyi üyelerinden Dülük’e ziyaret
17 Ekim 2025 Cuma - 15:29 Avrupa Konseyi üyelerinden Dülük’e ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’in binlerce yıllık geçmişine ışık tutan Dülük Antik Kenti’nde, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyelerini ağırladı. Konuk parlamenterlere Dülük’ün tarihi geçmişi, devam eden kazı çalışmaları ve elde edilen tanı hakkında kapsamlı bilgi veren Yılmaz, Dülük’ün yalnızca Gaziantep için değil, insanlık tarihi açısından çok önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, bir dizi programa katılmak üzere Gaziantep’e gelen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyelerini Dülük’te misafir etti. Başkan Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Avrupa Konseyi heyetini ilk olarak Dülük Antik Kenti kazı alanında ağırladı. Burada heyete çalışmalar ve bölgenin tarihi hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Programda belediye yönetim kadrosu ile meclis üyeleri de hazır bulundu. Taş Ocağı’nda görsel şölen Dülük programı kapsamında ikinci durak ise Dülük Mahallesi içerisinde bulunan Taş Ocağı oldu. Burada kaya mezarları ve yaşam alanlarını inceleyen konuk parlamenterlere, kazı alanında görev yapan arkeologlar ve sanat tarihçileri de eşlik etti. İncelemenin ardından Taş Ocağı’nda düzenlenen sergiyi gezen heyet, Dülük’ün tarihini anlatan sinevizyon gösterimini izledi. Misafirlere Antik Roma mutfağından lezzetler ikram edildi Programda ayrıca, bölgenin tarihi dokusuna uygun biçimde hazırlanan Antik Roma dönemi mutfağından özel lezzetler konuklara ikram edildi. Dönemin özgün tatlarını yansıtan çeşitli sunumlar, yabancı misafirlerden tam not aldı. "Bütün dünya ülkelerinin geçmişi Dülük’te" Misafirlere bir sunum yapan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Dülük’ün dünyanın en eski yerleşim yeri olduğuna dikkat çekerek, "Biz Belediye Başkanı olmadan önce burada bir yılda yapılan çalışma süresi 45 gündü. Biz bunu yılın 12 ayına böldük. Bu konuda çok ısrarcıyız, Dülük’ü dünyaya tanıtacağız. Romalılar, Bizanslılar, Osmanlılar burada yaşamış. Bütün dünya ülkelerinin geçmişi burada. Dinler arası geçişin olduğu, dünyadaki tek yer Dülük. Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin ile koordineli çalışıyoruz. Kendisine desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum" dedi. "Dülük, geleceğe yön verecek" Başkan Yılmaz, Dülük’ün yalnızca Gaziantep için değil, insanlık tarihi açısından çok önemli yer tuttuğunu söyledi. Yılmaz, "Dülük, 400 bin yıllık tarihi ile dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bugün burada yürütülen kazı çalışmaları tamamlandığında, yeni tanılar insanlık tarihinin seyrini değiştirecek. Bu topraklarda ortaya çıkacak her bir eser, geçmişimize ışık tutacak ve geleceğimize yön verecek" diye konuştu. "Dülük’ü dünyaya tanıtacağız" Başkan Yılmaz, Dülük’te sürdürülen arkeolojik kazıların uluslararası bilim insanlarıyla iş birliği içerisinde yürütüldüğünü belirterek, elde edilen sonuçların dünya tarih literatüründe önemli bir yer tutacağını ifade etti. Yılmaz, "Bizler Şehitkamil Belediyesi olarak bu değeri korumayı, yaşatmayı ve en doğru şekilde dünyaya tanıtmayı görev biliyoruz. Dülük’ü sadece Gaziantep’in değil, Türkiye’nin kültürel miras vitrini haline getireceğiz" ifadelerini kullandı. "Gelecek nesillere bırakılacak en büyük miras" Şehitkamil Belediyesi’nin, tarihi ve kültürel mirasın korunması konusunda yürüttüğü çalışmaların örnek bir nitelik taşıdığını belirten Yılmaz, "Dülük Antik Kenti, yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakacağımız büyük bir mirastır. Biz bu mirası yaşatmak için kararlıyız" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, Roma ve Hitit döneminin en güzel eserlerinin Dülük’te olduğunu ifade ederek, verdiği değerden dolayı Başkan Umut Yılmaz’a teşekkür etti.