Yerel Haberler
Gaziantep
GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi 17 Mart 2026 Salı - 16:36:52 Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra firmaların yaşadığı sıkıntılar ve sektörel gelişmeler değerlendirildi; ayrıca Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerden biri olduğunu belirterek, ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. Konuşmasında sanayi sektörünün mevcut ekonomik ve bölgesel gelişmeler karşısındaki durumuna değinen Konukoğlu, sanayicilerin bölgede yaşanan savaş hali, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan maliyet baskılarına rağmen üretim gücünü korumak için büyük bir gayret gösterdiğini vurguladı. Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Konukoğlu, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği ve bu süreci atlatabilmesi için sanayi sektörünün rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantıda yaptığı konuşmada, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke olarak birçok alanda mücadele verildiğini belirtti. Ünverdi, "Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor. Daha önce Irak-İran savaşı, Irak’taki siyasi istikrarsızlıklar ve Suriye’deki iç savaşın etkilerini yaşamıştık. 18 gün önce başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bugün tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır. Savaştan herkes etkileniyor, ancak en büyük zorluğu bölgeye yakınlığımız sebebiyle bizler yaşıyoruz" dedi. Gaziantep’in bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret hacmine sahip şehri olduğunu vurgulayan Ünverdi, kentin komşu ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika, körfez ülkeleri ve tüm Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ifade etti. Ünverdi, "Özellikle Irak bizim en önemli pazarlarımızdan biridir ve geçtiğimiz yıl yaptığımız 1 milyar 758 milyon 523 bin dolarla şehrimizin ihracatında ilk sırada yer almaktadır. Ancak savaşla birlikte Irak’a ihracatımızda ciddi düşüş ve aksamalar yaşıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine yapılan ihracatımız da bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam etmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığını dile getiren Ünverdi, "Navlun ve sigorta maliyetleri de buna bağlı olarak yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretimi etkiliyor. Devletimiz Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarının önüne geçti ancak bu nereye kadar devam edebilecek öngörmek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Savaş ortamının dünya ticaretini ve özellikle üretim ile ihracat yapan kesimi etkilediğini belirten Ünverdi, "Sanayiciler olarak girdi maliyetlerimiz yüksek oranlarda arttı. Hammadde tedarikinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Karayolu taşımacılığında da maliyet artışları ve gümrüklerde çeşitli sorunlar yaşanıyor" dedi. "Biz ülkemizin, devletimizin gücüne inanıyoruz, bugünleri de atlatacağımıza inancımız tamdır" diyen Ünverdi, "Ancak bu süreçte finansman maliyetleri başta olmak üzere, sanayicilerimizin girdi maliyetlerini azaltacak, tedarik süreçlerimizdeki aksamaların önüne geçecek adımların atılmasını beklediğimizi belirtmek istiyorum. Bununla birlikte, ihracatçılarımızı olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi dış ticaretimiz açısından önem taşıyor. İş dünyası olarak bölgemizi ateş çemberine çeviren ve ticaretimize ağır darbe vuran savaşın son bulması bizim en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı şubat ayında 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,2 ile tekstil ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 35 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ikinci, yüzde 12,9 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısının son bölümünde, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, Sani Konukoğlu Vakfı’nın yürüttüğü proje ve çalışmaları sunum eşliğinde anlatarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
17 Mart 2026 Salı - 15:48 Şehitkamil’de Kadir Gecesi’ne özel program Şehitkamil Belediyesi, mübarek Kadir Gecesi’nde düzenlediği özel programla vatandaşlara manevi bir atmosfer yaşattı. Hacı Nazire Eruslu Camisi’nde gerçekleşen etkinlik, dünyaca ünlü Mısırlı Kur’an-ı Kerim kârîsi Mahmoud El-Shahat Anwar’ın muhteşem tilavetiyle taçlandı. Programda, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda vatandaş bir araya geldi. Katılımcılar, aynı safta oturmanın ve Kur’an tilavetini dinlemenin manevi huzurunu derinden hissetti. Binlerce kişi, programı televizyon kanalları ve sosyal medya üzerinden takip ederek Kadir Gecesi’nin bereketine ortak oldu. Mahmoud El-Shahat Anwar, güçlü sesi ve derin kıraatiyle dinleyenleri adeta mest etti. Gecede, Kur’an-ı Kerim’in yüce mesajları eşliğinde dualar edildi, kalplerin birliği ve maneviyatın önemi bir kez daha vurgulandı. Öte yandan teravih namazı öncesi ve sonrasında Şehitkamil Belediyesi tarafından vatandaşlara tesbih, lokum ve pamuk şekeri ve çeşitli ikramlıklar dağıtıldı. "Mübarek gecede bir aradaydık" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, program sonrası yaptığı açıklamada, "Kadir Gecesi, ruhumuzu arındırdığımız, dualarımızın kabulünü dilediğimiz çok özel bir zaman. Bu mübarek gecede hemşehrilerimizle bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık. Rabbim, yapılan duaları kabul etsin ve birliğimizi daim kılsın" diye konuştu. Katılımcılar, hem camideki manevi atmosferi yaşamanın hem de televizyon ve sosyal medya aracılığıyla etkinliğe ortak olmanın mutluluğunu paylaştı.
17 Mart 2026 Salı - 15:14 Ressam Ağbal SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Ressam Bünyamin Ağbal, "Bünyamin Ağbal ile Toprak Renginde Zaman Ötesi" resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Bünyamin Ağbal, sergi açılışında yaptığı konuşmada "Zamanın Sessiz Tanıklarının", izleyiciyi Anadolu’nun kadim geçmişiyle çağdaş sanat arasında kurulan güçlü bir bellek yolculuğuna davet ettiğini söyledi. Sergide yer alan eserlerde; tarih, mitoloji ve kültürel hafızayı, tuval üzerinde özgün bir plastik dil ile yeniden yorumladığını anlatan Ağbal, "Resimlerimde özellikle Hitit Uygarlığına ait semboller, figüratif anlatımlar ve mitolojik göndermeler ön plana çıkıyor. Toprak, mavi ve turkuaz tonlarının hâkim olduğu renk paleti; zamanın katmanlarını, insanın doğayla ve geçmişle kurduğu ilişkiyi görünür kılıyor. Her bir eserim, geçmişin sessiz ama güçlü tanıklığını bugünün izleyicisine aktaran görsel bir anlatı niteliği taşımaktadır" dedi. Öğretmenlik ve sanat eğitmenliği kimliğinin de etkisiyle, üretimlerinde yalnızca estetik bir arayış değil; kültürel süreklilik, bellek ve toplumsal sorumluluk duygusunun da ön planda yer aldığına değinen Ağbal, "Zamanın Sessiz Tanıkları", geçmişi romantize eden bir bakıştan ziyade; onu sorgulayan, yeniden okuyan ve çağdaş bir yorumla bugüne taşıyan bir sergi olarak dikkat çekiyor" dedi. Ağbal, serginin, izleyicileri yalnızca resimlere bakmaya değil zamanın izlerini, toprağın hafızasını ve Anadolu’nun kadim anlatılarını düşünmeye davet eden güçlü bir sanat buluşması sunduğuna dikkat çekti. Gaziantep kültür ve tarih deneyimi oldu Eserlerini SANKO Sanat Galerisi ev sahipliğinde Gaziantepli sanatseverlerle buluşturmaktan duyduğu memnuniyete vurgu yapan Ağbal, "Gaziantep benim için sadece bir sergi şehri değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve tarih deneyimi oldu" diye konuştu. Gaziantep’in zengin kültürel mirası, tarihi ve eşsiz güzellikleriyle özel bir şehir olduğuna değinen Ağbal, "Gaziantep’in tarih kokan sokaklarını keşfetmek, köklü kültürünü hissetmek ve dünyaca ünlü Gaziantep mutfağının eşsiz lezzetlerini tatmak benim için çok özel bir deneyim oldu. Çorum ve Gaziantep’in, Hitit uygarlığı dolayısıyla bağı ortak noktamız. Bu atmosfer içinde Hitit temalı eserlerimi sanatseverlerle buluşturmak da ayrı bir anlam taşıdı. Eserlerimi Gaziantepli sanatseverler ile buluşturan SANKO Sanat Galerisi Yönetimine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından öğretmen ressamlar Aysel Sayın ve Nurten Çatıkkaş, SANKO Holding‘in yayınladığı "Belkıs Zeugma ve Mozaikleri" isimli kitabı Bünyamin Ağbal’a takdim etti. Sergi açılışına SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Can Gizir, Amasya Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Korkut Şahin, Görsel Sanatlar Öğretmeni Erhan Çakır, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, Ressam Hasan Erdoğan ve sanatseverler katıldı. "Bünyamin Ağbal ile Toprak Renginde Zaman Ötesi" resim sergisi SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisinde 3 Nisan 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında gezilebilecek.
TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem başladı: Kobi’lere 25 milyar TL destek
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:37 TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem başladı: Kobi’lere 25 milyar TL destek Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, KOBİ’lere finansman desteği sağlamak amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nde yeni dönemin başladığını duyurdu. Akıncı, yaptığı açıklamada, TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle oluşturulan Nefes Kredisi’nin, reel sektörün özellikle de KOBİ’lerin en büyük ihtiyacı olan uygun şartlarda finansmana erişim noktasında büyük önem taşıdığını söyledi. Yeni dönem başvurularının 2 Ekim 2025 itibarıyla alınmaya başlanacağını aktaran Akıncı, krediye TOBB’a bağlı oda ve borsa üyesi işletmelerin başvurabileceğini dile getirdi. Bir firmanın azami 1,5 milyon TL kredi kullanabileceğini belirten Akıncı, kredilerin 6 ay anapara ödemesiz, azami 36 ay vadeli olacağını, faiz oranının ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde yüzde 32 olarak belirlendiğini söyledi. Akıncı, kredi hacminin toplam büyüklüğünün ise 25 milyar TL olacağı bilgisini paylaştı. KOBİ’lerin finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Akıncı, "TOBB Nefes Kredisi, işletmelerimizin nakit akışını korumaları, üretim ve istihdamı sürdürülebilir kılmaları açısından oldukça kıymetli bir imkân sunmakta. Çarkların dönmesi, ekonomimizin canlılığını koruması ve KOBİ’lerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için Nefes Kredisi gerçekten bu anlamda büyük bir destek oluşturmakta. Gaziantep gibi üretim ve ihracat odaklı şehirlerde KOBİ’lerin ayakta kalması, sadece yerel değil, ülke ekonomisinin geleceği açısından da hayati önem taşıyor. Her sağlanan finansman, yeni bir üretim, yeni bir istihdam ve yeni bir ihracat anlamına geliyor" dedi. İşletmelerin kredi başvurularını bankaların şubelerinden yapabileceklerini hatırlatan Akıncı, "TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere KGF yönetimine ve destek veren tüm banka yöneticilerine teşekkür ediyor, bu kredinin KOBİ’lerimiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Aktoprak ve Nesimi’de yol çalışmaları tamamlandı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:36 Aktoprak ve Nesimi’de yol çalışmaları tamamlandı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Aktoprak ve Nesimi Mahallelerinde devam eden yol çalışmalarını yerinde inceledi. Şehitkamil’in dört bir yanında yol yapım, asfaltlama ve arazi yolu açma çalışmalarının seferberlik havasında geçtiğini söyleyen Yılmaz, "Hemşehrilerimiz hak ettiği güvenli ve konforlu yollar kavuşması için çalışmalarımız sürecek" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın kent merkezi ve kırsal mahallelerde yaşam kalitesini artırmak amacıyla başlattığı yol yapım, asfaltlama ve arazi yolu açma çalışmaları büyük bir titizlikle devam ediyor. İlçenin dört bir yanında adeta bir seferberlik havasında devam eden çalışmalar sayesinde, vatandaşların ulaşım konforu artarken tarımsal üretim yapan çiftçilerin de hayatı kolaylaşıyor. Nesimi’de çalışmalar tamamlandı Belediye ekipleri, Başkan Umut Yılmaz’ın talimatları doğrultusunda farklı mahallelerde eş zamanlı olarak çalışmalar yürütüyor. Özellikle altyapısı tamamlanan bölgelerde hızlı bir şekilde asfalt serim süreci başlatılırken, kırsal bölgelerde de üreticilerin tarlalarına daha kolay ulaşabilmesi için yeni yollar açılıyor. Nesimi Mahallesi’nde altyapısı bitirilen sokaklarda freze çalışmaları tamamlandı. Mahallede yürütülen bu çalışmalardan memnuniyet duyan vatandaşlar, yıllardır çamur ve toz sorununa neden olan yolların kısa süre içinde modern ve güvenli hale geleceğini belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti. Aktoprak’ta yeni arazi yolları açılıyor Aktoprak Mahallesi’nde ise park düzenleme ve çevre düzenlemesi çalışmalarıyla birlikte yeni arazi yolları da açılıyor. Bu sayede hem mahalle sakinleri modern bir yaşam alanına kavuşacak hem de bölgedeki çiftçiler tarım arazilerine daha rahat ulaşabilecek. Mahalle halkı, hem sosyal yaşamı zenginleştiren parkların hem de üretimi kolaylaştıran yol çalışmalarının eş zamanlı yürütülmesinden dolayı memnuniyetini dile getirdi. "Gece gündüz çalışıyoruz" Başkan Yılmaz, yapılan yatırımların önemine dikkat çekerek, Şehitkamil’de artık ulaşımın sorun olmaktan çıkacağını vurguladı. Yılmaz, "Vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştırmak, üreticilerimizin emeğini desteklemek için gece gündüz çalışıyoruz. Her mahallemizde hizmetin izini göreceksiniz. Amacımız, Şehitkamil’de hem şehir merkezinde hem de kırsalda ulaşım sorununu tamamen ortadan kaldırmak. Modern yollarla ilçemizin çehresini değiştiriyoruz" diye konuştu.
Uzm. Dr. Emine Kolu: "Ozon tedavisi, vücutta temel olarak antioksidan kapasiteyi artırır"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 13:34 Uzm. Dr. Emine Kolu: "Ozon tedavisi, vücutta temel olarak antioksidan kapasiteyi artırır" SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Emine Kolu, ozonun vücutta temel olarak antioksidan kapasiteyi artırdığını söyledi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalında görev yapan Uzm. Dr. Emine Kolu ozon’un oksijenin üç atomlu hali olup renksiz ve yüksek enerjili bir gaz olduğunu ve vücutta temel olarak antioksidan kapasiteyi artırdığını söyledi. Uzm. Dr. Kolu, "Ozon vücutta temel olarak antioksidan kapasiteyi artırır. İmmünomodülasyon (Bağışıklık sistemini etkileyerek hastalıklarla mücadeleye yardımcı tedavi yöntemi) ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar. Hücre yenilenmesi ve dokuların oksijenlenmesini artırır. Dışarıdan maruz kaldığımız tüm kimyasallar, sigara ve paketli ürünlerin toksik etkisini vücudumuzdan doğal yolla atmamıza yardımcı olur. Saç dökülmesini azaltır ve antiaging (Yaşlanma karşıtı) etki sağlar" dedi. Ozon tedavisinin kullanıldığı başlıca hastalıkları sıralayan Uzm. Dr. Kolu, "Diyabet, arteriyel dolaşım bozukluğu, fibromiyalji, kas iskelet sistemi hastalıkları, kronik yorgunluk, uyku bozukluğu, akne, alerjik hastalıklar, migren, Romatoid Artrit vb. otoimmün hastalıklar, enfeksiyon ve yara yeri iyileşmesi. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, bazı onkolojik hastalıkların kemoterapi ve radyoterapi sürecindeki yan etkilerinin azaltılmasında kullanabilmekteyiz. Bu süreçte ozon tedavisi hastaların kronik hastalıkları nedeni ile kullanmakta oldukları ilaç ve tedavileri ile etkileşmez" ifadelerine yer verdi. Temel uygulama yöntemlerinin, majör otohemoterapi olarak adlandırılan ozon gazının steril şartlarda ve ozona dayanıklı malzemeler kullanılarak, hastanın kendi kanıyla işleme alınıp damar yolundan tekrar hastaya verilmesi şeklinde olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Kolu, diğer uygulama yöntemleri konusunda, "Bu işleme ek olarak akne ve alerjide sıklıkla tercih ettiğimiz diğer uygulama yine hastanın kendi kanı ile ozon gazının steril uygun bir enjektörde karıştırılarak kas içine yavaşça enjekte ettiğimiz yöntemdir. Diğer bir yöntem ise, ozona dayanıklı özel torbalar kullanılarak deri lezyonları, ülser, yaralar, diyabetik ayak ve yanıklarda kullandığımız bölgesel tedavi yöntemidir. Diz, omuz vb. ağrılı eklemler içine ve çevre dokulara uyguladığımız enjeksiyonlar ile ağrıyı kontrol altına almayı, azaltmayı ve hareket kabiliyetini artırmayı hedefleriz. Bölgesel kas spazmlarında, tetik nokta tedavilerinde, kas içi ozon enjeksiyon uygulaması yapmaktayız. Herpetik deri lezyonlarında, zonada lezyon çevresi enjeksiyon uygulaması ile iyileşme sürecini hızlandırmayı hedefleriz. Diğer bir uygulama şekli rektal yoldan uygulama olup, uygulama kolaylığı ve uyumu açısından genellikle damar yolu problemi olan hastalarda ve çocuk hastalarda tercih etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Ozon tedavisini her hastaya ve hastalığına özgü yapılan ön değerlendirmeler sonrası belirli doz ve sıklıkta hastaya uygun yöntemleri seçerek uyguladıklarını kaydeden Uzm. Dr. Kolu, "Kış mevsimine girme sürecinde bağışıklığınızı güçlendirmek, antiaging etkisinden faydalanabilmek, kronik yorgunluk ,uyku bozukluğu, yaygın kas eklem ağrılarınız ve ek hastalıklarınız için bütüncül tedavi yöntemi olarak kullanabilirsiniz" diye konuştu.
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 818. doğum yıl dönümü için anma programı düzenlendi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 13:29 Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 818. doğum yıl dönümü için anma programı düzenlendi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri’nin doğumunun 818’inci Yıl dönümü dolayısıyla "Tasavvuf Musikisi İcra ve Sema" programı Onat Kutlar Tiyatro Salonu’nda düzenlendi. Tasavvuf musikisinin manevi derinliği ve semanın sembolik anlamı ile zenginleşen etkinlikte, Antepli divan şairlerinin eserlerinden seçilen gazellerin tasavvuf musikisi icraları dinleyicilere sunuldu. Böylece hem Mevlana’nın evrensel mesajı hem de Gaziantep’in divan edebiyatına katkıları bir arada hatırlatıldı. Etkinlikte ayrıca, Gaziantep Sanat ve Meslek Eğitim Kursları’nda (GASMEK) eğitim gören kursiyerler tarafından hazırlanan 30 eserden oluşan Hüsn-ü Hat Sergisi sanatseverlerle buluştu. Geleneksel İslam sanatlarının en zarif örneklerinden biri olan hat sanatı, kursiyerlerin emeği ve ustalığıyla izleyicilere estetik bir şölen sundu. Programın bir diğer önemli bölümü ise Gazikültür Yayınları tarafından yayımlanan, Zeyneb Türkoğlu’nun kaleme aldığı "Gaziantep’te Dini Musiki" adlı kitabın tanıtımı oldu. Bu eser, şehrin zengin dini musiki geleneğini belgeleyen ve akademik açıdan önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Etkinlik aracılığıyla hem Mevlana’nın hoşgörü, sevgi ve birlik çağrısını yeniden gündeme taşımak hem de kentin kültürel mirasını sanatın farklı dallarıyla buluşturmak amaçlandı. Gazikültür AŞ Genel Müdürü Halil İbrahim Yakar, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin doğumunun 818’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, "Gaziantep’te Mevlevihane denince akla Tekke Cami gelir. Ama aslında Şirvani Camii de bir Mevlevihanedir. Burası da ibadete açılmıştır. Tekke Camii’nin kitabesinde Farsça bir ifade var: ‘Bişnev ez ney’ yani Mesnevi’nin ilk mısrası. Bu mısradaki harflerin toplamı caminin yapılış tarihini verir. Bu, Mevlana Hazretleri’nin manevi izinin asırlar öncesinden bu topraklara yansıdığını gösterir" diye konuştu.
Suriyelilerin ülkelerine dönmesi ayakkabı sektöründe eleman sıkıntısına neden oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06 Suriyelilerin ülkelerine dönmesi ayakkabı sektöründe eleman sıkıntısına neden oldu Suriyelilerin ülkelerine dönmeye başlaması, sanayi şehri Gaziantep’te başta ayakkabı ve tekstil olmak üzere birçok sektörde eleman açığına yol açtı. Suriye’deki iç savaştan kaçarak geldikleri Türkiye’de farklı şehirlere yerleşen ve çeşitli sektörlerde çalışan sığınmacılar, 61 yıllık Esad rejiminin yıkılmasıyla ülkelerine dönmeye başlamıştı. 500 bini aşkın Suriyelinin bulunduğu Gaziantep’te de başta ayakkabı, tekstil ve oto sanayii olmak üzere çeşitli sektörlerde çalışan Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle birlikte eleman problemi baş gösterdi. Özellikle emek yoğun sektörlerde nitelikli ve yetişmiş eleman bulunamıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden olan Gaziantep’te dünyanın birçok ülkesine yılda 10 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştiren 5 Organize Sanayi Bölgesi’ndeki ayakkabı firmaları, son yıllarda yaşanan ara eleman sıkıntısının Suriyelilerin ülkelerine dönmesiyle daha da arttığına dikkat çekti. İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci ayakkabı üretim merkezi olan Gaziantep’te, Suriyelilerin yoğun olarak çalıştığı sektörlerden biri olan ve kalifiye eleman sıkıntısı yaşanan sektörde işçi açığı oluştu. "Suriyelilerin en çok ayakkabı sektöründe çalışıyordu" Gaziantep Ayakkabıcılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Emin İnce, 80 bin kişinin çalıştığı ayakkabı ve terlik sektöründe yıllardır var olan eleman sıkıntısının Suriyelilerin ülkelerine dönmeye başlamasıyla arttığını söyledi. Ayakkabı sektöründe yaklaşık 10 bin Suriyeli sığınmacının istihdam edildiğini bildiren İnce, "Suriyeliler normalleşme ile birlikte ülkelerine dönmeye başladılar. Gaziantep’te yaşayan Suriyeliler en çok ayakkabı ve terlik sektöründe çalışıyordu. Suriyelilerin en çok çalıştığı sektörler arasında ayakkabı sektörü yer alıyordu. Fakat bu geri dönüşler başladıktan sonra iş gücünde olumsuz yönde bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık. Suriyeli işçilerimiz ülkelerine dönmeye başladılar. Bu da ciddi oranda sektörde istihdam kaybına neden oldu. Gidişlerin ana sebeplerinden bir tanesi de yaşanan ekonomik sıkıntılar. Yurt dışında ayakkabı terlik sektörü olarak fiyat tutturmakta bu süre içerisinde zorluk çekmekteyiz. Ümit ediyorum ki kalan süre içerisinde bir kısım ayakkabı ve terlik imalatçımızı Uzak Doğu pazarıyla, bir kısmını da Avrupa pazarıyla rekabet edebilir hale getiririz. Bunun için de oda olarak birtakım çalıştaylar düzenleyeceğiz" dedi. Ayakkabı sektörünün Gaziantep’teki üç büyük sektörden birisi olduğunu anlatan İnce, kentte bin 200 ayakkabı imalatçısı, 400 terlik imalatçısı, 200 yan sanayici ve bin 575 tanesi de perakende sektöründe faaliyet gösteren 3 binin üzerinde işletme olduğunu söyledi. "Çobanbey’de ayakkabı sitesi kuruldu" Türkiye’nin ayakkabı ihracatının yüzde 27’sini karşıladıklarını belirten İnce, "Gaziantep genç, dinamik bir altyapıya sahip, güçlü bir lokasyonda, eli çok kuvvetli bir şekilde ayakkabı sektörü Gaziantep’in en büyük üç sektöründen bir tanesidir. Anadolu’nun da en büyük üreticisi olma yolunda emin adımlarla varlığını sürdürmek zorunda. Suriyeli imalatçılarımız ayakta durmakta zorluk çektikleri için devletimiz tarafından Türkiye sınırının sıfır noktasında Çobanbey’de ayakkabı sitesi kuruldu" şeklinde konuştu. "Gaziantep’ten 70 bin Suriyeli ülkesine döndü" Gaziantep’in üretim gücünü kaybetmesini istemediklerini belirten İnce, "Bundan sonraki süreçte de Gaziantep’in üretim üssü olarak devam etmesini istiyoruz. Göç İdaresi’nin kayıtlarına göre Gaziantep’te bulunan geçici koruma altındaki kardeşlerimizin 7 bin 500 tanesi ayakkabı sektöründe usta ve kalfa olduğunu ifade etmişti. Suriyeli sığınmacıların hemen hemen büyük bir çoğunluğu bizim sektörde çalışıyordu. Gidişlere baktığımız zaman devletimizin açıkladığı rakamlara göre, Gaziantep’ten yaklaşık 70 bine yakın kişi Suriye’ye dönmüş. İŞKUR rakamlarına baktığımız zaman resmi rakamlara göre, yüzde 14’lük bir iş gücü kaybımız söz konusu. Ama biz sahada dolaştığımız zaman çoğu işletmede büyük bir oranda iş gücü kaybıyla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. "Suriyeliler dönmeye başladı, eleman sıkıntısı çoğaldı" Ayakkabı sektörünün kalifiye eleman sıkıntısı nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını ifade eden ayakkabı ustası Murat Arar da, "8 yaşından beri bu meslekteyim ve 50 yıldır bu meslekte çalışıyorum. Şu anda 60 yaşındayım. Mesleğe gelen yok, çocuğunu mesleğe gönderen yok. Suriyeliler dönmeye başladı, eleman sıkıntısı çoğaldı" ifadelerini kullandı. "Suriyeli arkadaşlarımız ülkelerine dönmeye başladı" Suriyeli ayakkabı ustası Eyüp İbrahim ise birçok Suriyelinin ülkeye döndüğünü ve kısa bir süre sonra kendisinin de ülkesine döneceğini belirterek, "Halep’te ayakkabıcıda çalıştık, Gaziantep’te de ayakkabıcı olarak çalışıyoruz. Suriyeli arkadaşlarımız ülkelerine dönmeye başladı, inşallah biz de yakında döneriz. 14 sene oldu hemen hemen buradayız. Türk Devleti’ne, halkına teşekkür ediyoruz" dedi.
GKV’liler Celal Ersoy’u unutmadı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:08 GKV’liler Celal Ersoy’u unutmadı Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları kurucularından, sanayici iş insanı Yusuf Celalettin Ersoy’un vefatının birinci yılı sene-i devriyesinde Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarında bir anma töreni düzenlendi. Geçirdiği rahatsızlık sonucu geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları kurucularından Yusuf Celal Ersoy’un vefatının birinci yılında GKV Özel Okulları’nda bir anma töreni düzenlendi. GKV Özel Ortaokulu öğretmenleri ve öğrencileri tarafından hazırlanan anma törene GKV Mütevelli - Yönetim Kurulu Başkanı Nüket Ersoy, Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Gaziantep Şahinbey Lions Kulübü Üyeleri, GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, GKV Özel Okulları idareci ve öğretmenleriyle öğrenciler katıldı. Celal Ersoy’a hüzünlü anma töreni Saygı duruşu ve istiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını GKV Özel Ortaokulu Müdürü Seçil Güldemet ve Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Tokatlı’nın yaptığı tören, uzun yıllar okulumuza büyük hizmetler veren Necmiye Karataş’ın görüntülü mesajı ve Yusuf Celalettin Ersoy’un biyografi sunumu ile devam etti. Ardından Zeynep Duru Akbulut’un "Öğrencilerden Mektup Var" isimli konuşması, Öykü Basmacı’nın şiiri ile ’’Bir Adam Var" isimli oratoryo gösterisi, Ada Yanık’ın okuduğu "Dünya’nın Bütün Çiçekleri" isimli şiiri ve Gaziantep Kolej Vakfı Özel Ortaokulu öğrencilerinin hazırlamış olduğu oratoryo gösterisi sunuldu. Asmin Mira Gülsever’in seslendirdiği "Unutma Beni" isimli şarkının ardından Gaziantep Kolej Vakfı Özel Anaokulu öğrencilerinin hazırladığı dans gösterisi ve Nüket Ersoy’a karanfil takdimi ile tören sona erdi.