Yerel Haberler
Gaziantep
Şehitkamil’de binlerce kişi ilk iftarını aynı sofrada açtı
20 Şubat 2026 Cuma - 16:08 Şehitkamil’de binlerce kişi ilk iftarını aynı sofrada açtı Ramazan ayının bereketi ve maneviyatı Şehitkamil’de kurulan gönül sofralarında hissedildi. Şehitkamil Belediyesi tarafından ilçe genelinde düzenlenen ilk iftar programında binlerce vatandaş aynı sofrada bir araya gelerek orucunu açtı. Belediye tarafından 20 ayrı noktada kurulan iftar sofralarında yaklaşık 15 bin kişi hep birlikte iftar yaptı. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu yansıtan programlarda, birlik ve beraberlik ortamı hâkim oldu. Aileleriyle birlikte iftar sofralarına gelen vatandaşlar, aynı anda ezanın okunmasıyla oruçlarını açmanın huzurunu yaşadı. Unutulmaz anlar yaşandı İftar öncesi ve sonrasında düzenlenen etkinlikler, programa katılan her yaştan vatandaşa unutulmaz anlar yaşattı. Çocuklara yönelik oyunlar, gösteriler ve etkinlikler büyük ilgi görürken, yetişkinler de sohbetler ve manevi programlarla Ramazan ayının anlamını birlikte paylaştı. Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahiler, iftar sofralarına ayrı bir manevi atmosfer kattı. Başkan Yılmaz’dan davet Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Ramazan ayı boyunca iftar sofralarının ilçe genelinde farklı mahallelerde kurulmaya devam edeceğini söyledi. Amaçlarının, Ramazan’ın bereketini ve maneviyatını Şehitkamil’in dört bir yanında yaşatmak olduğunu ifade eden Yılmaz, tüm vatandaşları bu birlik sofralarına davet etti. Vatandaşlardan teşekkür Vatandaşlar, kurulan iftar sofralarının yalnızca bir yemek organizasyonu olmadığını, aynı zamanda gönüllerin buluştuğu, paylaşmanın ve kardeşliğin güçlendiği bir ortam sunduğunu ifade etti. Birçok katılımcı, Ramazan ayının ruhuna uygun bu tür organizasyonların toplumsal birlikteliği pekiştirdiğini belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
‘Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri’ etkinliği yapıldı
20 Şubat 2026 Cuma - 15:10 ‘Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri’ etkinliği yapıldı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na hazırlanan öğrencilerin, sınav sürecini daha sağlıklı, planlı ve verimli bir şekilde sürdürmesi amacıyla SANKO Üniversitesi ile Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri" etkinliğinin dördüncüsü Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, programda yaptığı konuşmada "Doğru tercih, geleceğinizin anahtarıdır" dedi. "Cumhuriyetimizin emanetçileri, yarınlarımızın teminatı sevgili gençler" sözleriyle hitap ettiği öğrencilere üniversiteye yerleşmenin ve seçilen bölümde eğitime başlamanın, bireyin geleceğini şekillendiren önemli bir karar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dağlı, sözlerine şöyle devam etti: "Başarı; sabırla, kararlılıkla ve inançla yürüyenlerin yol arkadaşıdır. Ülkemizi daha ileriye taşıyacak bireyler olmak istiyorsanız, karşılaştığınız zorluklar karşısında yılmadan, öğrenme isteğinizi canlı tutarak ilerlemelisiniz. Kendinize güvenin; azminiz ve disiplinli çalışmanız sizi hedeflerinize ulaştıracaktır. Hedeflerinize ulaşma yolunda da size akademik açıdan güçlü bir altyapı sunacak, aynı zamanda kişisel gelişiminize katkı sağlayacak, ufkunuzu genişletecek bir üniversiteyi seçmeye özen gösterin. Doğru tercih, geleceğinizi şekillendirecek en önemli adımlardan biridir." Öğretmenlerin ve ailelerin bu süreçte en büyük destek unsuru olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, gençlere çıktıkları bu yolda başarı dileklerini ileterek sözlerini tamamladı. "Sınav kaygısı hem başarıyı hem de yaşam kalitesini etkileyebilir" SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, etkinlik kapsamında "Sınav Kaygısı ve Yönetimi" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda sınav kaygısının düzeyine göre öğrenciler üzerindeki etkilerinin farklılaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, kaygı seviyesi normal sınırlar içinde olan öğrencilerin sınavı, bilgi ve emeklerinin karşılığını gösterebilecekleri bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Buna karşılık, yoğun sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin ise sınavı bir tehdit unsuru olarak algıladıklarını ve bu durumun performanslarını olumsuz etkileyebildiğini dile getirdi. Yüksek düzeyde sınav kaygısının; bedensel, duygusal, bilişsel ve davranışsal pek çok belirtiyle kendini gösterebildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, bu belirtilerin öğrencinin hem sınav başarısını hem de genel yaşam kalitesini etkileyebileceğini söyledi. "Sınav sabahı ağır ve sindirimi zor yiyeceklerden kaçının" SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak, "Akademik Başarı ve Beslenme" başlıklı sunumunda sınav döneminde doğru beslenmenin öğrencilerin zihinsel performansı üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Sınava hazırlık sürecinde uygulanan dengeli bir beslenme programının hem odaklanmayı artırdığını hem de stresle baş etmeyi kolaylaştırdığını ifade eden Prof. Dr. Karabudak, özellikle sınav günü yapılacak hatalı besin tercihlerinin performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Öğrencilere sınav sabahı için önerilerde bulunan Prof. Dr. Karabudak, kahvaltıda ağır ve sindirimi zor yiyecekler yerine güne mutlaka sağlıklı bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini, erken saatlerde yapılan dengeli bir kahvaltının kan şekerini düzenleyerek sınav boyunca enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olacağını söyledi. Ayrıca yeterli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Karabudak, doğru beslenme alışkanlıklarının hem sınav başarısına hem de genel sağlık durumuna katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. "Zihin ve beden dengesi başarıyı destekler" Zihin ve beden dengesinin başarıyı desteklediğine dikkat çeken SANKO Üniversitesi SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Meltem Uzun ise, "Gelecek Senin! Nefes Al, Hareket Et, Hedefe Odaklan" konusuyla, sınav hazırlık sürecinde fiziksel ve zihinsel dengenin korunmasının önemine vurgu yaptı. Uzun süreli masa başı çalışmanın hem kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu hem de zihinsel verimi düşürdüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Uzun, doğru nefes teknikleri ve hafif düzeyli egzersizlerin stres yönetiminde etkili bir destek sağladığını kaydetti. Programda öğrencilerle basit egzersizler de yaptıran Dr. Öğr. Üyesi Uzun, sınav öncesinde ve sınav sabahı uygulanabilecek pratik hareketleri adım adım göstererek öğrencilere düzenli hareket etmeyi günlük rutinlerinin bir parçası haline getirmeleri önerisinde bulundu. Sunuculuğunu SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Hilal Aslan’ın yaptığı etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Şehitkamil’de Ramazan coşkusu ay boyunca sürecek
20 Şubat 2026 Cuma - 14:30 Şehitkamil’de Ramazan coşkusu ay boyunca sürecek Şehitkamil Belediyesi, birlik, paylaşma ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’i dolu dolu yaşatmak amacıyla hazırladığı kapsamlı etkinlik programıyla vatandaşların gönüllerine dokunuyor. İlçe genelinde Ramazan ayının manevi iklimini güçlendirmeyi hedefleyen belediye, her yaştan vatandaşa hitap eden etkinliklerle bu yıl Ramazan’ı daha anlamlı hale getiriyor. Ramazan ayı boyunca bir AVM önünde bulunan Vagonlu Meydan’da 30 gün sürecek programlar kapsamında alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek sohbetler, Kur’an-ı Kerim tilavetleri, çocuklara özel animasyon gösterileri, Hacivat-Karagöz oyunları ve Aşık ile Maşuk tarzı geleneksel sahne etkinlikleri vatandaşlarla buluşturulacak. Hem maneviyatı güçlendiren hem de kültürel değerleri yaşatan bu etkinliklerle Ramazan coşkusu Şehitkamil’in dört bir yanında hissedilecek. Çocuklar gönüllerince eğlendi Ramazan etkinliklerinin ilk günü, "İftara Doğru Sohbet Programı" ile başladı. Programın moderatörlüğünü yapan Yakup Erdoğan, ilk yayında Şehitkamil İlçe Müftüsü Abdullah Bekiroğlu’nu konuk etti. Manevi sohbet havasında geçen programda Ramazan ayının önemi, orucun birey ve toplum üzerindeki etkileri, paylaşma ve dayanışmanın değeri ele alındı. Öte yandan çocuklar da animasyonlar, Hacivat-Karagöz gösterileri ile Aşık ile Maşuk tarzı geleneksel etkinlikler ve yüz boyama, çocuk etkinlikleri, orta oyunu, balon şov ve tahta bacak gösterileri ile birbirinden keyifli anlar yaşadı. Etkinlikler, Ramazan ayı boyunca sürecek Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Ramazan ayı boyunca düzenlenecek etkinliklerle hem manevi değerlerin pekiştirileceğini hem de geleneksel kültürün yeni nesillere aktarılacağını ifade etti. Özellikle çocuklara yönelik hazırlanan gösterilerle Ramazan sevincinin küçük yaşlarda hissedilmesinin amaçladıklarını belirten Yılmaz, Şehitkamil’de Ramazan ayı süresince devam edecek etkinliklerin, birlik ve beraberliği güçlendirmesinin yanı sıra vatandaşlara huzur ve maneviyat sağlamayı hedeflediklerini bildirdi.
GKV’li öğrenciler dünyanın farklı ülkelerinde gençlik kamplarına gidecek
20 Şubat 2026 Cuma - 13:37 GKV’li öğrenciler dünyanın farklı ülkelerinde gençlik kamplarına gidecek Katıldıkları sınavları kazanarak 2026 yılında dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenecek olan yurt dışı gençlik programlarına katılmaya hak kazanan GKV Özel Liselerinden üç öğrenciye düzenlenen törenle başarı belgeleri verildi. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri GAD (Gençler Arası Değişim) Programı sınavlarına katılarak büyük bir başarıya daha imza attı. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri öğrencilerinden Zümranur Osanmaz, Ghina Alhamidi ve Ceren Toksin, başarılı sınav sonuçlarıyla 2026 yılında dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenecek olan yurtdışı gençlik programlarına katılmaya hak kazandı. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, "GAD (Gençler Arası Değişim) Programı sınavlarında öğrencilerimiz önemli bir başarı elde etmiştir. Türkiye genelinde yapılan değerlendirme sonucunda okulumuzdan 3 öğrencimiz Türkiye sıralamasında ilk 15 içerisinde yer alarak dikkat çekici bir başarıya imza atmıştır. Öğrencilerimizi başarılarından dolayı tebrik eder, süreç boyunca destek veren öğretmenlerimize ve GAD Programı yetkililerine teşekkür ederiz. Bu başarı sayesinde öğrencilerimiz 2026 yaz sezonunda dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenecek yurtdışı gençlik kamplarına katılmaya hak kazanmıştır. Program kapsamında öğrencilerimiz uluslararası düzeyde kültürel etkileşim, liderlik, takım çalışması ve kişisel gelişim imkânı elde edecektir. Başarıda büyük emeği geçen öğrenci, öğretmen ve idarecilerimizle velilerimizi kutluyorum" dedi.
GKV’li öğrenciler geçmişten geleceğe kültür yolculuğuna çıktı
20 Şubat 2026 Cuma - 13:32 GKV’li öğrenciler geçmişten geleceğe kültür yolculuğuna çıktı Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu öğrencileri, kenti mercek altına alarak tarihi dokuya sahip mahalle ve semtlerde inceleme yaparken etnografik eserlerin sergilendiği müzeleri de ihmal etmedi. Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri, IB PYP Disiplinlerüstü teması olan "Bulunduğumuz Mekân ve Zaman" kapsamında Gaziantep’i mercek altına alarak öğretmenlerinin rehberliğinde kültür gezisi düzenledi. Düzenlenen etkinlikle ilgili bir değerlendirme yapan GKV Özel İlkokulu Müdürü Ali Dirgen, "Öğrencilerimiz yaşadıkları kenti daha iyi tanımak ve sahip oldukları kültürel değerlerin farkında olmak için kent genelinde bir kültür gezisi düzenlemiştir. Gezi, Gaziantep’in en önemli tarihi dokusunu yansıtan Bey Mahallesi’nde başladı. Öğrenciler, Atatürk’ün nüfusa kayıtlı olduğu bu tarihi mahallede yer alan Atatürk Anı Müzesi’ni ziyaret ettiler. Müze gezisi sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’e gelişine dair bilgiler edinirken Millî Mücadele ruhunun şehir halkını nasıl bir araya getirdiğini öğrenme fırsatı buldular. Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde ise geçmişten günümüze oyuncakların geçirdiği değişimi gözlemleyerek farklı ülkelere ait oyuncakları incelediler ve kültürlerin çeşitliliğini keşfettiler. Daha sonra GKV Özel İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri tarihi sokaklardan müzelere uzanan bu öğrenme yolculuğu sayesinde bakış açısı ve sorumluluk kavramlarını somut deneyimlerle ilişkilendirerek öğrenmelerini derinleştirdiler; kültürel değerlerin toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirdiğini yaşayarak deneyimlediler" dedi.
Gaziantep’te mukabele geleneği tarihi camilerde sürdürülüyor
20 Şubat 2026 Cuma - 12:37 Gaziantep’te mukabele geleneği tarihi camilerde sürdürülüyor Gaziantep’te Ramazan ayının önemli sünnetlerinden ve geleneklerinden olan mukabele geleneği, başta tarihi camiler olmak üzere tüm camilerde sürdürülüyor. Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okuması olarak bilinen mukabele geleneği, Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’teki camilerde de başladı. Ramazan ayının sünnetlerinden biri olan mukabele, camiler başta olmak üzere mescitlerde ve evlerde başladı. Camilerde Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okunması olarak bilinen mukabele sünneti ve geleneği için sabah, öğle ve ikindi namazlarından sonra Kur’an-ı Kerim’den bir cüz okunuyor. Ramazan ayının gelmesiyle beraber vatandaşlar, mukabele halkalarına katılmaktan geri durmayarak genci ve yaşlısıyla camilere akın ediyor. Kentteki tüm camilerde başlatılan mukabele, bu yıl da yoğun katılımla gerçekleşiyor. Camilerin kubbelerinden hoş bir seda yükseliyor Camilerde imam hatipler ve hafızlar, Kur’an-ı Kerim’i sesli olarak okurken, mukabeleye katılanlar ise okunan ayetleri takip ediyor. Kur’an-ı Kerim’i okumasını bilmeyenler de huşu içerisinde dinliyor. Vatandaşların ilgisiyle devam eden mukabele ile cami imam hatipleri ile hafızların tilaveti, camilerin kubbelerinden hoş bir seda olarak yükseliyor. Tarihi Alaybey Camii’nde asırların geleneği mukabele sürüyor Vatandaşların büyük bir özlemle takip ettiği mukabelenin yapıldığı camilerden biri olan tarihi Alaybey Camii’nde asırların geleneği mukabele sünneti her yıl ki heyecanıyla devam ettiriliyor. Miladi 1595, Hicri 1224 yılında Şahinbey ilçesi Alaybey Mahallesi’nde Alaybeyi olan bir komutan Gami Bey tarafından yaptırılan tarihi Alaybey Camii’nde mukabeleye katılan vatandaşlar, tarihin gölgesinde yapılan mukabelenin manevi yönden havasını teneffüs ediyor. "Tarihi camimizde asırlardır bu sünneti sürdürüyoruz" Alaybey Camii Müezzin Kayyımı Cuma Deniz, mukabele geleneğinin Ramazan ayında asırlardır devam ettiğini belirterek, "Öncelikle tüm İslam aleminin Ramazan ayı mübarek olsun ve Ramazan ayı İslam alemi için hayırlara vesile olsun. Camimizde her yıl öğle namazından sonra mukabele yapılmaktadır. Mukabele Peygamber Efendimiz ile Cebrail (as) Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okuyorlardı. Mukabele sünneti Peygamber Efendimizin döneminden günümüze kadar gelen bir sünnettir. Biz de bu tarihi camimizde asırlardır bu sünneti sürdürüyoruz. Rabbim mukabelelerimizi, tuttuğumuz oruçları ve bu ayda yapacağımız tüm ibadetleri kabul eylesin" dedi. "Gençliğimden beri mukabeleye katılıyorum" 50 yıldır tarihi Alalbey Camii’nin cemaati olduğunu ve her sene Ramazan ayında camide mukabeleye katıldığını belirten Mehmet Murtaza Yiğit ise, "İmam hatip lisesi öğrencisi olduğum dönemden beri cami cemaatiyim. Her Ramazan ayında da mukabeleye katılıyorum. Nice hafızlarımızı gördük ve nice güzel insanlar buradan gelip geçti" diye konuştu.
Dr. Eskalen’den Ramazan ayında oruç tutacak gebelere öneriler
20 Şubat 2026 Cuma - 11:30 Dr. Eskalen’den Ramazan ayında oruç tutacak gebelere öneriler Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Eskalen, gebelik döneminde oruç tutulup tutulamayacağı konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Eskalen, her gebeliğin kendine özgü olduğunu belirterek, "Anne adayının genel sağlık durumu, gebeliğin kaçıncı haftasında olduğu ve ek bir hastalığının bulunup bulunmadığı oruç kararında belirleyicidir" dedi. "İlk 3 ay daha riskli" Gebeliğin özellikle ilk trimester döneminde bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikâyetlerin yoğun görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Şerife Eskalen, uzun süreli açlık ve susuzluğun sıvı kaybına yol açabileceğini vurguladı. Bu durumun tansiyon düşüklüğü, halsizlik ve bayılma riskini artırabileceğini söyledi. "Riskli gebeliklerde oruç önerilmiyor" Şeker hastalığı, tansiyon problemi, kansızlık, erken doğum riski veya gelişme geriliği bulunan gebelerde oruç tutulmasının önerilmediğini belirten Op. Dr. Şerife Eskalen, "Bu tür durumlarda uzun süreli açlık hem anne hem de bebek açısından ciddi riskler oluşturabilir. Mutlaka hekim kontrolünde karar verilmelidir" diye konuştu. Oruç tutacak gebelere öneriler Sağlık açısından engeli bulunmayan ve doktor kontrolünde oruç tutmasına izin verilen gebelere de önemli tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Şerife Eskalen, "Sahur mutlaka yapılmalı ve protein ağırlıklı beslenilmelidir. Gün içinde susuz kalmamak için iftar ve sahur arasında yeterli sıvı tüketilmelidir. Aşırı sıcak ve efor gerektiren ortamlardan uzak durulmalıdır. Baş dönmesi, kasılma, bebek hareketlerinde azalma gibi durumlarda oruç hemen bırakılmalı ve sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Anne adayları dini sorumluluklarını yerine getirmek isterken sağlıklarını ikinci plana atmamalıdır. İslam dininde sağlık önceliklidir. Bu nedenle her gebelik için bireysel değerlendirme şarttır" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te meyan şerbeti iftar sofralarındaki yerini aldı
20 Şubat 2026 Cuma - 11:12 Gaziantep’te meyan şerbeti iftar sofralarındaki yerini aldı Osmanlı mutfağının vazgeçilmez içeceklerinden meyan şerbeti, Gaziantep’te iftar sofralarındaki yerini aldı. UNESCO’nun gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağında olan Gaziantep’te meyan şerbeti sindirimi kolaylaştırıcı özelliğiyle Ramazan ayında da rağbet görüyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle de yaz aylarında bolca tüketilen meyan şerbeti, Ramazan ayı kış aylarına denk gelmesine rağmen iftar sofralarında bulunduruluyor. Kendine has aroma, tadı ve lezzetiyle sağlık açısından pek çok faydası bulanan meyan şerbeti, iftara doğru Gaziantep’te hemen her köşe başında satılıyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis Diyarbakır ve Mardin gibi İllerde yetişen ve şerbet olarak hazırlanan meyan şerbeti, Ramazan ayında büyük bir ilgi görüyor. Susuzluğu giderici, serinletici ve hazmettirici özelliğinin yanı sıra böbreklere iyi gelmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi dolayısıyla tüketilen meyan şerbeti, iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında bulunuyor. Hazırlanması saatler sürüyor Meyan şerbetinin zorlu yolculuğu sabahın erken saatlerinden itibaren başlarken, meyan bitkisi dev kazan ve ahşap haznelere dolduruluyor, üzerine ise buz bırakılarak damla damla akıtılıyor ve şerbet kıvamına getiriliyor. Bol buzla demlenerek şerbet haline getirilen ve daha sonrada poşet ya da şişelere konularak satılan meyan şerbeti, iftar saatine dakikalar kala meyan şerbeti satılan iş yerlerinin yolunu tutuyor. Litresi 50 TL’ye satılıyor Doğal yollarla elde edilmesi ve koyu rengi nedeniyle halk arasında "doğal kola" olarak bilinen meyan şerbetinin litresi 50TL’ye satılıyor. Suyla karıştırıldığında 2 litreye ulaşan ve uygun fiyatıyla her kesime hitap eden meyan şerbeti, iftara davet edilen misafirler tarafından hediye olarak da götürülüyor. Meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiriyor Kentte meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiren Halil Gezer, meyan şerbetinin çok sevildiğini ve Ramazan ayının kış mevsimine denk gelmesine rağmen büyük bir ilgi gördüğünü belirtti. Faydaları saymakla bitmeyen meyan şerbetine Ramazan ayı nedeniyle talebin arttığını belirten Gezer, "Ramazan ayı başladı ve bizim de yoğun mesaimiz başladı. Ramazan ayı olunca meyan şerbetine halk büyük bir ilgi gösteriyor. Meyan şerbeti Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezidir" dedi. "Meyan şerbeti birçok hastalığa iyi geliyor" Meyan şerbetinin sağlığa faydalarından bahseden Gezer, "Ramazan geldiği zaman vatandaşlar, meyan şerbetini sofralarından eksik etmez. Meyan şerbeti mideyi rahatlatır, mide ilaçlarının yüzde 70’inde vardır. Börek taşlarına, idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelmesiyle bilinir. Meyan şerbetinin Ramazan aylarında apayrı bir özelliği var. Yaz aylarından ziyade Ramazan ayında daha çok talep görüyor. Meyan kökü, Karkamış ilçesi Fırat nehri kenarından geliyor fakat Batman, Şırnak, Birecik ve Hatay’da da var. Genellikle bizler sulak yerin meyanını tercih ediyoruz. Çünkü sulak arazilerde yetişen meyan daha tatlı olur, lezzetli olur. Vatandaşlar doğal olduğu için yoğun ilgi gösteriyor. Benim ürettiğim şerbet tansiyon yapmaz. Şerbeti hazırlarken meyan dışında sadece tarçın kullanıyoruz. Başka bir şey yok. Teknelerin içine meyanı koyuyoruz, üzerine buz atıyoruz ardından devir daim ederek bir çay nasıl demlenirse, meyan şerbetini de aynı şekilde demliyoruz. Ondan sonra paketleme işleminden geçiriyoruz ve gelen müşterilerimizde ikram ediyoruz" dedi. "Düzenli olarak meyan şerbeti içiyoruz" Meyan şerbetini sofralarından eksik etmediklerini, iftarda ve sahurda düzenli olarak tükettiklerini söyleyen vatandaşlardan Murat Kaya, "Meyan şerbeti yaz-kış içtiğimiz bir içecektir. Özellikle yazın daha çok içiyoruz. Sahurda ve iftarlarda muhakkak sofralarımızda bulunduruyoruz. Çok güzel bir içecek. Mideye iyi gelmesiyle biliniyor, ağrılarını gideriyor. Böbrek taşlarına çok faydası var. Düzenli olarak içiyoruz. Herkese de tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
Gaziantep’te Ramazan ayının vazgeçilmezi meyan şerbeti
20 Şubat 2026 Cuma - 11:06 Gaziantep’te Ramazan ayının vazgeçilmezi meyan şerbeti Osmanlı mutfağının vazgeçilmez içeceklerinden olan ve günümüzde yaz aylarının yanı sıra özellikle Ramazan ayında sofraların vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan meyan şerbeti, iftar sofralarındaki yerini aldı. UNESCO’nun gastronomi dalında "fark oluşturan şehirler" ağında olan gastronomi şehri Gaziantep’te sindirimi kolaylaştırıcı özelliği nedeniyle Ramazan ayında iftar sofralarında yer alan meyan şerbeti, bu ayda vatandaşlar tarafından en çok tercih edilen içecekler arasında yer alıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle de yaz aylarında bolca tüketilen meyan şerbeti, Ramazan ayı kış aylarına denk gelmesine rağmen iftar sofralarında bulunduruluyor. Kendine has aroma, tadı ve lezzetiyle sağlık açısından pek çok faydası bulanan meyan şerbeti, iftara doğru Gaziantep’te hemen her köşe başında satılıyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis Diyarbakır ve Mardin gibi İllerde yetişen ve şerbet olarak hazırlanan meyan şerbeti, Ramazan ayında büyük bir ilgi görüyor. Susuzluğu giderici, serinletici ve hazmettirici özelliğinin yanı sıra böbreklere iyi gelmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi dolayısıyla tüketilen meyan şerbeti, iftar sofralarının vazgeçilmez içecekleri arasında bulunuyor. Hazırlanması saatler sürüyor Meyan şerbetinin zorlu yolculuğu sabahın erken saatlerinden itibaren başlarken, meyan bitkisi dev kazan ve ahşap haznelere dolduruluyor, üzerine ise buz bırakılarak damla damla akıtılıyor ve şerbet kıvamına getiriliyor. Bol buzla demlenerek şerbet haline getirilen ve daha sonrada poşet ya da şişelere konularak satılan meyan şerbeti, iftar sofralarındaki yerini alıyor. Ramazan ayında meyan şerbeti almak isteyen vatandaşlar, iftar saatine dakikalar kala meyan şerbeti satılan iş yerlerinin yolunu tutuyor. Litresi 50 TL’ye satılıyor Doğal yollarla elde edilmesi ve koyu rengi nedeniyle halk arasında "doğal kola" olarak bilinen meyan şerbetinin litresi 50TL’ye satılıyor. Suyla karıştırıldığında 2 litreye ulaşan ve uygun fiyatıyla her kesime hitap eden meyan şerbeti, iftara davet edilen misafirler tarafından hediye olarak da götürülüyor. Meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiriyor Gaziantep’te meyan şerbetçiliğini 6’ıncı kuşak olarak devam ettiren ve yarım asrı aşkın süredir meyan şerbeti satarak geçimini sağlayan Halil Gezer, meyan şerbetinin Ramazan ayının vazgeçilmez içeceği olduğunu söyledi. Meyan şerbetinin çok sevildiğini ve Ramazan ayının kış mevsimine denk gelmesine rağmen büyük bir ilgi gördüğünü belirten Gezer, Osmanlı mutfağından günümüze uzanan bir lezzet olan meyan şerbeti için yoğun mesai yaptıklarını dile getirdi. Faydaları saymakla bitmeyen meyan şerbetine Ramazan ayı nedeniyle talebin arttığını belirten Gezer, "Ramazan ayı başladı ve bizim de yoğun mesaimiz başladı. Ramazan ayı olunca meyan şerbetine halk büyük bir ilgi gösteriyor. Meyan şerbeti Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezidir" dedi. "Meyan şerbeti birçok hastalığa iyi geliyor" Meyan şerbetinin Ramazan aylarında çok talep gördüğünü ve birçok hastalığa iyi geldiğini belirten Halil Gezer, "Ramazan geldiği zaman vatandaşlar, meyan şerbetini sofralarından eksik etmez. Meyan şerbeti mideyi rahatlatır, mide ilaçlarının yüzde 70’inde vardır. Börek taşlarına, idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelmesiyle bilinir. Meyan şerbetinin Ramazan aylarında apayrı bir özelliği var. Yaz aylarından ziyade Ramazan ayında daha çok talep görüyor. Meyan kökü, Karkamış ilçesi Fırat nehri kenarından geliyor fakat Batman, Şırnak, Birecik ve Hatay’da da var. Genellikle bizler sulak yerin meyanını tercih ediyoruz. Çünkü sulak arazilerde yetişen meyan daha tatlı olur, lezzetli olur. Vatandaşlar doğal olduğu için yoğun ilgi gösteriyor. Benim ürettiğim şerbet tansiyon yapmaz. Şerbeti hazırlarken meyan dışında sadece tarçın kullanıyoruz. Başka bir şey yok. Teknelerin içine meyanı koyuyoruz, üzerine buz atıyoruz ardından devir daim ederek bir çay nasıl demlenirse, meyan şerbetini de aynı şekilde demliyoruz. Ondan sonra paketleme işleminden geçiriyoruz ve gelen müşterilerimizde ikram ediyoruz" dedi. "Düzenli olarak meyan şerbeti içiyoruz" Meyan şerbetini sofralarından eksik etmediklerini, iftarda ve sahurda düzenli olarak tükettiklerini söyleyen vatandaşlardan Murat Kaya, "Meyan şerbeti yaz-kış içtiğimiz bir içecektir. Özellikle yazın daha çok içiyoruz. Ramazan’da da Sahurda olsun, iftarlarda olsun muhakkak sofralarımızda bulunduruyoruz. Çok güzel bir içecek. Mideye iyi gelmesiyle biliniyor, ağrılarını gideriyor. Böbrek taşlarına çok faydası var. Düzenli olarak içiyoruz. Herkese de tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
GSO ev sahipliğinde "Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:55 GSO ev sahipliğinde "Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde ve Innovation for Development (I4D) teknik desteğiyle "İşletmelerde Kurumsallaşma, Dönüşüm ve İhracat Eğitimi" düzenlendi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yürütülen, "Türkiye’de Deprem Sonrası KOBİ’lerin Yeniden Yapılanmasına Destek Programı" kapsamında düzenlenen eğitim programı işletmelerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi, yönetim süreçlerinin daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, krizlere karşı dayanıklılıklarının artırılması, değişen ekonomik şartlara uyum kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve ihracat yetkinliklerinin artırılması hedefiyle gerçekleştirildi. EBRD KOBİ Finansmanı ve Kalkınma Grubu Kıdemli Proje Uzmanı Dilek Küçükoğlu, EBRD’nin depremin hemen sonrasında bölgenin yeniden yapılanmasını ve ekonomik toparlanmasını desteklemek amacıyla yaklaşık 1,5 milyar avroluk bir finansman paketi mobilize ettiğini belirtti. Küçükoğlu, bu kapsamda finansmanın yanı sıra KOBİ’lerin dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik eğitim ve seminer programlarının da yürütüldüğünü ifade etti. Eğitim kapsamında alanında uzman isimler tarafından detaylı sunumların yapıldığı programda, GSO Yönetim Kurulu Üyesi Bora Tezel, "Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Kuşak Geçişi ve Sürdürülebilir Yönetim" başlığında, aile şirketlerinde yönetim yapılarının güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Dr. Begüm Şahin, "İşletmelerde Kurumsal Dayanıklılık ve Kriz Yönetimi" başlığı altında kurumsal risk yönetimi ve sürdürülebilirlik konularında katılımcılara önemli bilgiler aktardı. "Dijital ve Yeşil Dönüşüm Odaklı İş Modelleri" başlığı altında bir sunum yapan Dr. Fatih Balcı da rekabet gücünü artıran yeni nesil iş modellerine dikkat çekti. GSO Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan ise yaptığı sunumda, firmalara yönelik dış pazar çalışmaları ve sunulan destek mekanizmalarının altını çizerek, "İhracat Yönetimi, Pazar İstihbaratı ve Destek Mekanizmaları" başlığında firmaların uluslararası pazarlara açılım süreçlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Program kapsamında ayrıca katılımcılar, firmalarının mevcut durumunu analiz edebilecekleri "İşletme Dayanıklılık, Dönüşüm ve İhracata Hazırlık Hızlı Değerlendirme Aracı" üzerinden güçlü ve gelişime açık yönlerini değerlendirme ve kendi stratejik yol haritalarını oluşturma imkânı elde etti. Eğitim programı, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi.