Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’te Mardinlilerin buluşma adresi MAREV 21 Mart 2026 Cumartesi - 11:20:45 Gaziantep’te yaşayan Mardinliler, Ramazan Bayramı nedeniyle MAREV hizmet binasında bir araya gelerek bayramlaştı. Kısa adı MAREV olan Mardinliler Eğitim Dayanışma Vakfı’nda düzenlenen bayramlaşma töreninde Gaziantep’te yaşayan Mardinliler bir araya gelerek bayramlaştı. Günün erken saatlerinden itibaren bayramlaşma törenine büyük katılım sağlayan Mardinliler Gaziantep merkezinde bulunan vakıf binasını doldurdu. Düzenlenen törene Gaziantep İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Mardinli Sanayici ve İş Adamı Altunkaya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya ve Şahinbey Belediye Meclis Üyesi Av. M. Rıdvan Bekiroğlu’nun yanı sıra Mardinli sanayici ve iş adamlarıyla Gaziantep’te yaşanan ve kendi sektörlerinde önemli başarılara imza atan Mardinliler de katıldı. MAREV Başkanı Abdülkerim Arslan, Gaziantep İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir ve Mardinli Sanayici İş Adamı Mahsum Altunkaya yaptıkları konuşmalarda birlik ve beraberlik çağrısı yaparken doğdukları kent kadar yaşadıkları kentlere ve Türkiye’ye hizmet etmenin önemine değinerek bayramın dünya barışına katkı sağlaması temennisinde bulundu. Ramazan ayının önemine dikkat çeken Gaziantep İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir yaptığı konuşmasında Türkiye, bölge ve dünya gündemini değerlendirerek İslam aleminin her zamankinden çok birbirine kenetlenmesi ve herkesin işini en iyi şekilde yapması gerektiğini vurguladı. "Ülkemize, doğduğumuz ve yaşadığımız kentlere hizmet etmeye devam etmeye devam edeceğiz" Mardinli sanayici ve iş adamı Altunkaya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahsum Altunkaya da birlik ve beraberliğin önemine değinerek, "Sizlerle birlikte doğduğumuz kentin gelişimine büyük destek ve katkılar sağlarken, yaşadığımız şehirlerin de ekonomisine ve gelişimine büyük özverilerle destek sunmaya, yüksek katma değerler oluşturarak faydalar sağlamaya devam ediyoruz. Bundan sonraki süreçte de aynı inanç ve gayretle gerek yaşadığımız kentlere gerekse doğup büyüdüğümüz kentimiz olan Mardin’e her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Mardinli olmak hepimiz için önemli bir ayrıcalıktır. Vakfımız eğitim ve dayanışma yönünden üstlendiği misyonu başarıyla sürdürürken bundan sonra da bizler Mardinli sanayici ve iş adamları olarak vakfımızın üstlendiği bu zorlu misyonu daha büyük kitlelere ulaştırması için ne gerekirse yapmaya devam edeceğiz. Ramazan Bayramı birlik ve beraberliğimizin güçlenmesi, dayanışma ve yardımlaşmamızın artması için önemli bir fırsattır. Hepinizin bayramını kutluyor sağlık ve esenlikler diliyorum" dedi. "Önceliğimiz eğitim olmaya devam edecektir" MAREV Başkanı Abdülkerim Arslan ise, "Değerli dostlarım, çok şükür bugün sizlerle kucaklaşma, dertleşme, sohbet etme ve bayramlaşma fırsatı bulduk. Vakfımız bu süreçte üstlendiği misyonu yerine getirmek için amaçlarına uygun olarak diğer faaliyetlerini sürdürdü. Birlik ve beraberliğimizi arttırmak, yardımlaşma ve dayanışma duyguları içerisinde birçok çalışmamıza devam ettik. Bundan sonraki süreçte de yine sizlerle kucaklaşarak, sürekli istişare ederek, yeni çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz. Elbette her zaman olduğu gibi bütün önceliğimiz gençlerimizin nitelikli eğitimi olmaya devam edecektir. Hepinizin bayramını yürekten kutluyorum" diye konuştu. MAREV’de düzenlenen törende yapılan konuşmaların ardından gündemle ilgili konular masaya yatırılarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
20 Mart 2026 Cuma - 14:06 GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan Ramazan Bayramı mesajı Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kara mesajında, bayramların, paylaşmanın, dayanışmanın ve manevi değerlerin en yoğun şekilde hissedildiği günler olduğuna değinerek, toplumda birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren en özel zamanlar olduğunu ifade etti. Kara mesajında, "birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini "Ramazan Bayramı’nın; başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Paylaşmanın, dayanışmanın ve manevi değerlerin en yoğun şekilde hissedildiği bu müstesna günlerin, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayı boyunca sabır, hoşgörü ve yardımlaşma duygularıyla pekişen toplumsal bağlarımız, bayramın coşkusuyla birlikte daha anlamlı bir hale gelmektedir. Bayramlar; kırgınlıkların geride bırakıldığı, sevgi ve kardeşlik duygularının ön plana çıktığı, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinin sergilendiği özel zamanlardır. GAGİAD olarak, genç iş insanlarıyla birlikte ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlama sorumluluğunun bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş dünyasında güven, iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını güçlendirerek, daha güçlü bir gelecek inşa etmek için kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Bu anlamlı bayram vesilesiyle; başta şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm büyüklerimizi rahmetle anıyor, Gaziantep halkının ve milletimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın, sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur içinde geçmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
20 Mart 2026 Cuma - 13:04 Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi Gastronomi şehri Gaziantep’te bayram ziyaretlerinde ikram edilen Türk kahvesi geçmişten gelen kültürel bir gelenek olarak öne çıkıyor. Bayramlarda Türk kahvesine olan ilgi geleneksel ikram kültürü nedeniyle artarken, bayram ziyaretine gelen misafirlere baklavadan sonra ikram edilen, sohbetleri tatlandıran ve "kırk yıl hatırı" olan Türk kahvesi, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Baklava ve kurabiye gibi yapılan ikramlarla bayramı renklendiren Türk kahvesi, hem kültürel hem de sosyal açıdan önemli bir yere sahip olmanın yanı sıra kahve, sohbetlerin eşlikçisi olarak da öne çıkıyor. Geleneksel Türk kahvesiyle başlayan bayram ziyaretlerinde gün boyu misafirliklerde kahve ikramları devam ediyor. Ramazan Bayramı’nda kahve tüketimi bayram ziyaretleri sırasında farklılık gösteriyor. Ailelerin bir araya geldiği bayram sabahında Türk kahvesi hem koyu sohbetin eşlikçisi oluyor hem de bayramın değişmez lezzetleri olan baklava, fıstık ezmesi ve kurabiye gibi tatlılarla birlikte sunuluyor. Türk kahvesi bayramdaki bu özel anları daha keyifli hale getirirken, sindirim sistemine yardımcı olması nedeniyle özellikle ağır yemeklerin ardından tercih ediliyor. Bayramda kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir araya gelerek geçirilen değerli zamanların da bir simgesi haline geliyor. Ramazan Bayramı’na saatler kala UNESCO tarafından gastronomi dalında fark oluşturan şehirler ağına dahil edilen Gaziantep’te bayram hazırlıkları hız kazandı. Vatandaşlar çarşı ve pazarlarda alışverişlerini sürdürürken en fazla talep ise Türk kahvesine oldu. Tarih ve kültür şehri Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesinde geleneksel Türk kahvesine artan ilgiyle karşılaşan esnaf, özellikle bayram öncesi günlerde kahve satışlarında ciddi bir artış yaşandığını ifade ediyor. Türk kahvesinin yanı sıra Gaziantep mutfağına ait özel lezzetlerden birisi olan ve Türkiye’de coğrafi işaret tescilinin alınmasının ardından Avrupa Birliği’nde de tescillenen Menengiç kahvesine de büyük bir ilginin olduğunu belirten esnaf, Bayram sabahı hem Türk hem de menengiç kahvesinin ziyarete gelen misafirlere ikram edilen geleneksel bir içecek olduğunu vurguluyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda kahve çekimi ve satışı yapan Berat Aydın, Türk ve menengiç kahvesinin kentte köklü bir kültüre sahip olduğunu belirtti. Kahve kültürünün bayramların yanı sıra normal günlerde de halk arasında oldukça yaygın bir kültür olduğunu belirten Aydın, "Vatandaşlarımız bayramda evlerine gelen misafirlerine ikram etsinler diye hem Türk hem de Avrupa Birliği tarafından tescillenen menengiç kahvesi çekiyoruz. Bayram nedeniyle yoğunluk var. Hem Türk hem de menengiç kahvesine büyük ilgi var. Menengiç kahvesi Antep fıstığının olmamış halidir. Türk kahvesi de zaten Türklere ait olduğu için ilgi görüyor. her iki kahve de bayramda eve gelen misafirlere ikram ediliyor. Hemen hemen her iki kahveye ilgi var. Menengiç kahvesine daha fazla ilgi oluyor. Çünkü geçmişten de günümüze geldiği ve Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş bir ürün olduğu için menengiç kahvesine fazla ilgi var. Fakat Türk kahvesi de menengiç kahvesi kadar ilgi görüyor" dedi. Bayram öncesinde özellikle tek çekimlik Türk kahvesi satışlarının yoğunluk kazandığını belirten Aydın, vatandaşların misafirlerine taze kahve ikram etmek için alışverişlerini genellikle bayrama birkaç gün kala yaptığını söyleyerek, "Kahve çekirdeğimiz Brezilya’dan geliyor. Burada seçtikten sonra kavurarak çekiyoruz. Menegiçte bizim yakın köylerden geliyor. Adıyaman ve Besni gibi yerlerden geliyor. Şu an bayram arifesi olduğu için bayağı bir yoğunluğumuz var" ifadelerini kullandı. Kahve fiyatlarıyla ilgili de bilgi veren Aydın, "Fiyatlarımızı enflasyona inat uygun şekilde tutmaya çalışıyoruz. Meningiç kahvesinde 1 kilogram taze çekimi 250 TL ve Türk kahvesinin 1 kilogram taze çekimi ise 500 TL’dir. Kahvelerimizi vatandaşımızın gözünüzün önünde çekip taze taze kendilerine ikram ediyoruz" şeklinde konuştu. Türk kahvesinin bayramların olmazsa olmaz ikramı olduğunu belirten vatandaşlardan Mehmet Davut Öztün ise, "Kahve Türk milletinin bir kültürüdür. Allah eksikliğini vermesin ve Gaziantepliler hem Türk hem de menengiç kahvesini tercih ediyoruz. İkisi de güzeldir" diye konuştu.
Gaziantep’te 705 bin öğrenci ders başı yaptı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 12:32 Gaziantep’te 705 bin öğrenci ders başı yaptı Gaziantep’te, yeni eğitim öğretim yılının başlaması ile birlikte 705 bin öğrenci ders başı yaptı. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1,2 milyon öğretmen, ilk ders zilinin çalmasıyla yeni eğitim öğretim yılına başladı. Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’te de yaz tatilinin sona ermesiyle okul öncesi ve birinci sınıflar için uyum eğitimi geçtiğimiz hafta tamamlanırken, bugün de diğer sınıflar için ilk ders zili çaldı. 2 bin 250 eğitim kurumunda 705 öğrenci ve 35 binin üzerinde öğretmenin ders başı yaptığı kentte okula yeni başlayan öğrencilerin heyecanlı olduğu gözlemlendi. Anneleri ve babaları ile birlikte okula gelen çocukların büyük çoğunluğu sevinçli iken bazı çocukların da ağladığı görüldü. Yeni eğitim öğretim dönemi dolayısıyla Şahinbey ilçesindeki Mehmet Erdemoğlu İlkokulu’nda törene Vali Yardımcısı Sedat Sezik, İl Milli Eğitim Müdürü Erdal Kılınç, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, protokol üyeleri, okul idaresi, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Vali Yardımcısı Sedat Sezik ve beraberindekiler, okuldaki sınıfları dolaşarak öğrenciler ile sohbet etti ve öğrencelere çeşitli hediyeler verdi. Gaziantep genelinde 705 bin öğrencinin ders başı yaptığını bildiren Vali Yardımcısı Sedat Sezik, "Yeni eğitim-öğretim yılımız Gaziantep’imize ve ülkemize hayırlı olsun. Gaziantep’te 2 bin 250’ye yakın eğitim kurumumuz, 35 binin üzerinde eğitim camiamızın neferleri ve 705 bin öğrencimiz ile eğitim-öğretime başladık. Bu kapsamda 58 bin 500’e yakın öğrencimiz de ilk defa birinci sınıf olarak eğitime başladılar. Gaziantep’imizin sınavlardaki başarısı bu yıl ortadaydı, bu yıl da inşallah bu başarıyı korumayı hedefliyoruz. Yine okul etraflarında ve çevrelerinde emniyet ve jandarmamız tarafından güvenlik önlemleri alındı. Okul çevrelerinde belediye ve tarım müdürlükleri ekipleri tarafından işletmelere gerekli denetimler yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Yine okul servisleri ile alakalı da emniyet ve jandarma ekipleri tarafından gerekli denetimler yapılıyor. Gaziantep olarak eğitim ve öğretime hazırız" diye konuştu. Öte yandan, Şahinbey Belediyesi’nce öğrencilere boyama seti hediye edilirken, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü de "Okula Başlangıç" temalı etkinlik düzenledi Etkinlikte 351. sınıf öğrencisinin kırtasiye ihtiyaçları karşılandı ve hazırlanan kırtasiye setleri, öğrencilere teslim edildi. Okula başlayan öğrenciler ise uzun bir yaz tatilinin ardından okullarına, öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuştukları için mutlu olduklarını dile getirdi.
Gaziantep’te 705 bin öğrenci ders başı yaptı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 12:31 Gaziantep’te 705 bin öğrenci ders başı yaptı Üç aylık yaz tatilinin ardından Gaziantep’te 2025-2026 eğitim öğretim yılının başlaması ile birlikte 705 bin öğrenci bugün ders başı yaptı. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1,2 milyon öğretmen, ilk ders zilinin çalmasıyla yeni eğitim öğretim yılına başladı. Türkiye genelinde olduğu gibi Gaziantep’te de yaz tatilinin sona ermesiyle okul öncesi ve birinci sınıflar için uyum eğitimi geçtiğimiz hafta tamamlanırken, bugün de diğer sınıflar için ilk ders zili çaldı. 2 bin 250 eğitim kurumunda 705 öğrenci ve 35 binin üzerinde öğretmenin bugün ders başı yaptığı Gaziantep’te okula yeni başlayan öğrencilerin heyecanlı olduğu gözlemlendi. Anneleri ve babaları ile birlikte okula gelen çocukların büyük çoğunluğu sevinçli iken bazı çocukların da ağladığı görüldü. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımladığı okul kıyafet değişikliği yönetmeliği ile okullardaki kılık ve kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişiklik nedeniyle üniformasız okula gelen öğrenciler içeri alınmadı. Yeni eğitim öğretim dönemi dolayısıyla Şahinbey ilçesindeki Mehmet Erdemoğlu İlkokulu’nda tören düzenlendi. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene Vali Yardımcısı Sedat Sezik, İl Milli Eğitim Müdürü Erdal Kılınç, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, protokol üyeleri, okul idaresi, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Vali Yardımcısı Sedat Sezik ve beraberindekiler, okuldaki sınıfları dolaşarak öğrenciler ile sohbet etti ve öğrencelere çeşitli hediyeler verdi. Gaziantep genelinde 705 bin öğrencinin ders başı yaptığını bildiren Vali Yardımcısı Sedat Sezik, Yeni eğitim-öğretim yılımız Gaziantep’imize ve ülkemize hayırlı olsun. Gaziantep’te 2 bin 250’ye yakın eğitim kurumumuz, 35 binin üzerinde eğitim camiamızın neferleri ve 705 bin öğrencimiz ile eğitim - öğretime başladık. Bu kapsamda 58 bin 500’e yakın öğrencimizde ilk defa birinci sınıf olarak eğitime başladılar. Gaziantep’imizin sınavlardaki başarısı bu yıl ortadaydı, bu yılda inşallah bu başarıyı korumayı hedefliyoruz. Yine okul etraflarında ve çevrelerinde emniyet ve jandarmamız tarafından güvenlik önlemleri alındı. Okul çevrelerinde belediye ve tarım müdürlükleri ekipleri tarafından işletmelere gerekli denetimler yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Yine okul servisleri ile alakalı da emniyet ve jandarma ekipleri tarafından gerekli denetimler yapılıyor. Gaziantep olarak eğitim ve öğretime hazırız" diye konuştu. Öte yandan, Şahinbey Belediyesi tarafından öğrencilere boyama seti hediye edilirken, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından da "Okula Başlangıç" temalı sosyal sorumluluk etkinliği yapıldı. Etkinlik çerçevesinde, okulda öğrenim görecek olan 350 birinci sınıf öğrencisinin kırtasiye ihtiyaçları karşılandı ve hazırlanan kırtasiye setleri, öğrencilere teslim edildi. Okula başlayan öğrenciler ise uzun bir yaz tatilinin ardından okullarına, öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuştukları için mutlu olduklarını dile getirdiler.
Prof. Dr. Şirikçi’den inme riski ile ilgili uyarı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 11:47 Prof. Dr. Şirikçi’den inme riski ile ilgili uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme riski sıcakla artıyor, dikkatli olun, önlem alın" dedi. İnme (felç), günümüzde en sık karşılaşılan ve en ciddi sonuçlara yol açan sağlık problemlerinden biridir. Sadece ölüm nedenleri arasında değil, aynı zamanda kalıcı sakatlıkların da başlıca sebebi olarak öne çıkar. Araştırmalar, inme riskinin 55 yaşından sonra her 10 yılda iki katına çıktığını göstermektedir. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "Son dönemde artan hava sıcaklıklarının inme riskini arttırabileceği için halkımızı bu konuda açıkça uyarmayı görev biliyoruz. Çünkü bu tehlike, çoğu kişinin farkında olmadığı kadar yakın ve ciddi" dedi. "Sıcaklar sadece bunaltmıyor, felce de zemin hazırlıyor" Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, "İnme riskini arttıran klasik faktörler zaten biliniyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve stres. Ancak artık listeye bir madde daha eklenmiş durumda aşırı sıcaklıklar" ifadelerini kullandı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, bu yeni risk faktörüne karşı özellikle kronik hastalığı olan bireylerin çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Şirikçi, "Çünkü sıcak hava, vücudun doğal dengesini bozarak bir dizi zincirleme etkiye neden oluyor. Biyolojik ritim bozuluyor. Gece tansiyonu düşmüyor. Sıvı kaybı pıhtılaşmayı artırıyor. Damar tıkanıklığı veya beyin kanaması oluşabiliyor. Metabolizma hızlanıyor, kalp-damar sistemi zorlanıyor" şeklinde konuştu. "Bilimsel veriler endişe verici" Prof. Dr. Şirikçi, "Çin’de yapılan bir araştırma, dış ortam sıcaklığının 32 dereceyi aştığında inme riskinin iki kat arttığını ortaya koymuştur. Üstelik sıcaklık etkisi, maruziyet sona erdikten sonra bile 10 saate kadar devam edebilmektedir. Bu da günlük yaşamda karşılaştığımız sıcak hava dalgalarının ne kadar uzun süreli bir tehdit oluşturabileceğini açıkça göstermektedir" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, sıcak havalarda inme riskine karşı alınması gereken önlemleri de sıraladı. Şirikçi, "Güneşin en dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın. Bol su tüketerek sıvı kaybını önleyin. Uyku ve dinlenme düzeninize özen gösterin. Serin, havalandırması iyi ortamlarda kalmaya çalışın. Tansiyon, şeker ve kalp hastalıkları kontrol altında tutulmalı. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar yakından izlenmeli" ifadelerine yer verdi. "Erken müdahale önemli, ama asıl hedef inmeden korunmak olmalı" Şirikçi, "Beyin dokusu, oksijen eksikliğine karşı son derece hassastır. İnme geçiren bir kişiye ilk saatlerde müdahale edilse bile, her zaman beklenen iyileşme sağlanamayabilir. Üstelik bu tür ileri girişimler sadece belirli merkezlerde yapılabildiğinden, hastaların önemli bir kısmı bu tedavilere ya ulaşamıyor ya da geç ulaşıyor" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, ‘’İnmenin en etkili tedavisi, hiç oluşmamasını sağlamaktır" diyerek inmenin bireylerin hayatını kalıcı olarak değiştiren, aileleri etkileyen ve sağlık sistemine büyük maliyetler yükleyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu, değişen iklim koşullarının bu riski daha da artırdığını vurguladı. Halkın bilinçlenmesi, çevresel koşullara karşı daha duyarlı davranması ve önleyici sağlık alışkanlıklarını benimsemesinin büyük önem taşıdığını da aktaran Medical Point Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, bu farkındalığı artırmak adına toplumun her kesimini sıcak havalarda daha dikkatli olmaya davet etti.
15 bin başvurunun yapıldığı Umre ziyareti projesinin ilk talihlileri belli oldu
07 Eylül 2025 Pazar - 15:15 15 bin başvurunun yapıldığı Umre ziyareti projesinin ilk talihlileri belli oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin, 2025 Aile Yılı kapsamında başlattığı "Umre Ziyareti" için protokol imza töreni düzenlendi. Projeye 15 bin başvuru yapıldı, bir ay sonra ilk 300 kişilik kafile yola çıkıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde imzaları atılan protokol, Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Törene, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, törende yaptığı konuşmada projeyi hayırlı bir girişim olarak değerlendirerek, "Evliliği sürdürmek, sürdürebilmek uzun yıllar bir sanat işidir, bir tahammüldür, bir sabırdır ve ailenin kutsiyetine inanmakla olabilecek bir şeydir. Siz bunu ödüllendiriyorsunuz, biz de Diyanet İşleri Başkanlığı olarak size destek oluyoruz" dedi. "Başkan Fatma Şahin’in teşebbüsleri çok hayırlı" Erbaş, bu projenin gençler için de teşvik edici olacağını dile getirerek, "Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür ederim. Teşebbüsleri çok hayırlı, uğurlu bir teşebbüs. Allah yar ve yardımcımız olsun. Hayırla gitsinler, hayırla dönsünler inşallah" diye konuştu. "Bu aile yılında çok önemli bir çalışma oldu" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise uzun yıllardır evli olup daha önce Umre’ye gitmemiş çiftlerden gelen taleplere dikkat çekerek, "15 bin talep geldi. Diyanet ile birlikte çok güzel bir çalışma yaptık. Bugün bunu imzalıyoruz. İnşallah bir ay sonra ilk kafilede 300 kişi olacak şekilde yola çıkıyor. Bu aile yılında çok önemli bir çalışma oldu. Bütün destekleriniz için Diyanetimize, başkanımıza ve bütün hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Yolları açık olsun, hayırla gidip hayırla gelsinler" diye konuştu.
Bakan Kacır: "Türkiye, 50’ye yakın ülkenin semalarını muhafaza eden en kritik sistemleri, insansız hava aracı platformlarını üreten, ihraç eden bir ülke haline geldi"
07 Eylül 2025 Pazar - 13:25 Bakan Kacır: "Türkiye, 50’ye yakın ülkenin semalarını muhafaza eden en kritik sistemleri, insansız hava aracı platformlarını üreten, ihraç eden bir ülke haline geldi" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep’te düzenlenen ÖNDER 22. İmam Hatipliler Kurultayı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, Afrika kıtasının semalarını baştan başa Türk SİHA’larıyla muhafaza ettiğini söyleyerek, Türkiye’nin, 50’ye yakın ülkenin semalarını muhafaza eden en kritik sistemleri, insansız hava aracı platformlarını üreten, ihraç eden bir ülke haline geldiğini belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Akkent Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ÖNDER 22. İmam Hatipliler Kurultayı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, savunma sanayinin geldiği noktayla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Kacır, Afrika kıtasının semalarını baştan başa Türk SİHA’larıyla muhafaza ettiğini söyleyerek, Türkiye’nin, 50’ye yakın ülkenin semalarını muhafaza eden en kritik sistemleri, insansız hava aracı platformlarını üreten, ihraç eden bir ülke haline geldiğini belirtti. "Türkiye savunma sanayinde son 22 yıllık dönemde muazzam başarılar elde etti" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin savunma sanayinde son 22 yılda muazzam başarılar elde ettiğini belirterek, "Türk milletinin şerefli misyonunu en uygun şekilde icra edebilmesi için gayret göstermeyi sürdürüyoruz. Bugün de sizlerle bu vesileyle Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzu paylaşmak, tabi Milli Teknoloji Hamlesi dediğimizde Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık yolculuğundan söz ediyoruz. Neye ihtiyacı varsa, O ihtiyacını kendi imkanlarıyla karşılayabilen, üretebilen, kendi öz evlatlarının alın teriyle, geleceğini bilen bir Türkiye’de bahsediyoruz. Aynı zamanda daha yüksek katma değer üreterek inşa eden bir Türkiye’den bahsediyoruz. Tabii milli teknoloji dediğimizde öncelikle savunma sanayindeki muhteşem başarılarımız akla geliyor. Allah’a hamdolsun, birazdan daha detaylıca da konuşacağız. Türkiye savunma sanayinde gerçekten özellikle son 22 yıllık dönemde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde muazzam başarılar elde etti. Dosta güven, düşmanlara endişe veren bir destan yapıyoruz. Sanayinin, teknolojinin tüm alanlarında kritik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayamayan bir ülkenin bugünün dünyasında teknolojik varlıktan, dolayısıyla ekonomik bağımsızlıktan ve siyasi bağımsızlıktan bahsetmesi açıkçası mümkün değildir. Bizlerin hedefi savunma sanayinde nasıl başarmışsak, nasıl başarmaktaysak sanayinin, teknolojinin diğer alanlarında da ulaştırmadan enerjiye, tarımdan, gıdaya, sağlığa, finansal tüm alanlarda benzer bir yaklaşımla kendi teknolojisini, kendi üreten bir Türkiye’yi inşa etmek. Bunu yapabilmek adına büyük bir ekosistem inşa ettik. Bizim iktidarlarımız döneminde Türkiye Avrupa’nın en önemli üretim güçlerinden biri oldu. Bugünün Türkiye’si 40 milyar dolara yakın otomotiv ihracatı yapıyor. 30 milyar dolardan fazla kimya ihracatımız var. Ticari araç üretiminde, güneş paneli üretiminde, beyaz eşya üretiminde Avrupa’da bir numarayız. İhracatımızı 36 milyar dolardan 270 milyar dolara çıkarttık. Dünya ihracatından aldığımız payı binde 5’ten yüzde 1’in üzerine yükselttik. İhtiyacımızda yüksek ve orta, yüksek teknoloji ürünlerinin payını adım adım yükselttik, 100 milyar doların üzerine çıkarttık. Bütün bunlar dile kolay ama kurulan dev sanayi altyapılarıyla, gayretle, azimle, mümkün oldu. Bakın 30 yıl öncesinin Türkiye’si dünyada çok vasat bir yerdeydi. Hem üretebildiğimiz ürün çeşidi açısından hem rekabetçi ihracat yapabildiğimiz ülke sayısı açısından dünyada ancak ortalarda bir yerde dururduk. Gördüğünüz gibi 30 yıl öncesinin Türkiye’si hem ürün sayısından hem rekabetçi ihracat yapılabilen ülke sayısı açısından hem de ihracat büyüklüğü açısından son derece vasat bir noktadaydı. Bugünün Türkiye’si ise Çin’den sonra Avrupa’ya kadar uzanan geniş coğrafyada hem rekabetçi şekilde üretim yapılan ürün sayısı açısından, hem rekabetçi şekilde ihracat yapılabilen ülke sayısı açısından, hem de ihracat büyüklüğü açısından çok büyük bir başarı elde etti" dedi. "Çin’den sonra bu geniş coğrafyanın en güçlü üretim ülkesiyiz" Bakan Kacır, "Biz Çin’den sonra bu geniş coğrafyanın en güçlü üretim ülkesiyiz. Tabii bütün bu başarının arkasında araştırma, geliştirme, inovasyona harcadığımız kaynak, ayırdığımız kaynak çok önemli bir rol oynuyor. Araştırma, geliştirmeyi milli gelirimizden harcadığımız payı binde 5’ten yüzde 1,4 düzeyine yükselttik. Türkiye’de 22 yıl önce yılda 1,2 milyar dolar araştırma, geliştirme harcaması yapılıyordu. Geçtiğimiz yıl 16 milyar dolar ARGE faaliyeti yürüttük. Özel sektör toplam ARGE harcamalarının ancak yüzde 29’unu gerçekleştiriyordu. Şimdi özel sektörümüz Türkiye’deki ARGE harcamalarının 3’te 2’sine imza atıyor. Araştırma, geliştirme, insan kaynağımız ancak 29 bindi. Şimdi Türkiye’de 290 binin üzerinde bir ARGE ordusu var. Bütün ülkede yapılan yıllık patent başvurusu sayısı sadece 414 oluyordu. Bir patent kurumumuz yine vardı. Düşünün ki o kuruma günde bir patent başvurusu ancak veriliyordu. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 10 binden fazla patent başvurusu yapıldı. Çokça konuşuluyor. Türkiye’nin dört bir yanında üniversiteler kurduk. Bunu eleştirenler olduğunu görüyorum. Ve üniversitelerin yeterli bir tepki olmadığı görüldüğü bazı şeyler söyleniyor. Peki bunun en objektif kriterlerinden biri nedir? Üniversitelerin en somut çıktısı nedir; bilimsel verilerdir. Bakınız bundan 20 yıl önce Türkiye’nin üniversitelerinde bir yıl boyunca yapılan bilimsel yayın sayısı sadece 9 bindi. Geçtiğimiz yıl Türk üniversitelerinde 52 bine yakın bilimsel yayın gerçekleşti. Demek ki atılan tohumlar, inşa edilen müesseseler Allah’ın izniyle adım adım sonuç veriyor. Tabi dev bir araştırma, geliştirme, inovasyon ekosistemini inşa etmemizde bu sonuçlarla mümkün oldu. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında bin 700’den fazla araştırma, geliştirme ve tasarım merkezi var. Bugün 110 teknoparkımızda 11 bin 500’den fazla firma teknoloji geliştiriyor, inovasyon üretiyor. 22 yıl önce Türkiye’de sadece iki teknopark vardı. Bu iki teknoparkta 56 şirket araştırma, geliştirme, inovasyon yapmaktaydı. Şimdi 110 Teknopark’ta 11 bin 500 inovasyon olarak çalışan, yenilik üreten şirketimiz var" şeklinde konuştu. "Afrika kıtası, semalarını baştan başa Türk SİHA’larıyla muhafaza ediyor" Bakan Kacır, "Türkiye’nin savunma sanayisi bizim için bir hayat meselesidir. İhtiyaç duyduğumuz savunma sistemlerini müttefik olduğumuz ülkeler parasını ödesek de dahi bize vermemekteydi. 40 yıla yakın zamandır terörle mücadele eden bir ülke olarak bu mücadelemizde dostumuz olması gereken aynı ittifakın içinde olduğumuz ülkeleri çoğu zaman yanımızda göremiyor. Hatta onları maalesef Hatta onlar maalesef, çoğunlukla mücadele ettiğimiz terör örgütlerinin etrafında arkasında görüyorduk. Onlardan nadir aldığımız savunma sistemleri de çoğunlukla terörle mücadelede, ihtiyacımızı karşılamıyor bize başarı getiremiyordu. Böyle bir atmosferde 2004 yılında bir Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısı yapıldı. O tarihte Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dı. Savunma Sanayi İcra Komitesi’nin başkanı olarak önüne getirilen 100 milyar dolarlık ithalata dayalı tedarik planlarının üzerinde çizdi. ’Bütün bunları kendi imkanlarımızla geliştirmek ve üretmek zorundayız’ dedi. Allah’a hamdolsun 20 yıl gibi bir zaman içinde Türkiye’de savunma sanayinde yerli sistemlerimizin payı yüzde 20’lerden yüzde 85’lere yükseldi. Türkiye ihtiyaç duyduğu neredeyse tüm kritik sistemleri, hava araçlarını, kara araçlarını hatta uzay uydu sistemlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretilebilen bir ülke oldu. Savunma ve havacılık İhracatımız 248 milyon dolardan geçtiğimiz yıl 7 milyar doların üzerine, bu yıl inşallah 30 milyar doların üzerine yükselmiş olacak. Bazıları diyorlar ki, savunma sanayini siz inşa ettiniz, bu şirketler, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, sizden önce kurulmuş şirketlerdi. Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı çatısı altında 70’li yıllardan itibaren temelleri atılmış şirketlerdir. Bu şirketlerin çok büyük başarılara imza attığı dönem işte son 20-22 yıllık dönemdir. Türkiye, 50’ye yakın ülkenin semalarını muhafaza eden en kritik sistemleri, insansız hava aracı platformlarını üreten, ihraç eden bir ülke haline geldi. Afrika kıtası, baştan başa Türk SİHA’larıyla semalarını muhafaza etmiştir. Bütün bunlar Türk milletinin yüzyıllar sonra, asırlar sonra yeniden tarih sahnesine çıkmasını ifade ediyor. İnşallah bu alanda Allah’ın izniyle yapacak çok işimiz var" diye konuştu. Kapanış konuşmasını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş yaptı Kurultayın kapanış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise imam hatiplerin öneminden bahsederek Gazze’de yaşanan İsrail zulmüne dikkat çekti. Erbaş, imam hatiplerin yıllardır süren ve son 2 yıldır daha da şiddetlenen Gazze’deki zulmü dünyaya duyurma noktasında çok önemli bir görev üstlendiğini de belirtti. Erbaş, Filistin’deki zulmün bir an önce sona ermesi için topyekun bir tepki gerektiğini de belirterek sessiz kalınmaması çağrısında bulundu.
Yılmaz’dan eğitime bir destek daha
07 Eylül 2025 Pazar - 13:10 Yılmaz’dan eğitime bir destek daha Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yeni eğitim-öğretim yılında da öğrencileri yalnız bırakmadı. Yılmaz, 100 bin öğrenci için hazırladıkları çantalı boyama seti ve resim defterinden 40 binini öğrencilerine sıralarına bıraktıklarını belirterek, "Çocukların mutluluğu benim en büyük motivasyonum. Her zaman yanınızdayım" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, eğitim alanındaki desteklerini sürdürerek ilçede öğrenim gören 100 bin öğrenciye çantalı boyama seti ve resim defteri hediye etti. Yılmaz’ın talimatıyla belediye ekipleri tarafından hazırlanan setlerin ilk bölümünde 40 bin öğrenciye hediyeler ulaştırıldı. Kalan 60 bin setin dağıtımı ise kısa süre içinde tamamlanacak. "Eğitim desteklerimiz devam edecek" Öğrenci ve ailelerini mutlu eden hediye seti ile eğitimde fırsat eşitliği ve çocukların sanatsal yönlerinin gelişimine de katkı sunmayı amaçladıklarını belirten Yılmaz, "Bizim için her bir öğrencimiz çok kıymetli. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eğitim hayatında başarılı olmaları için her zaman yanlarında olacağız. Onların hem derslerine hem de sanatsal gelişimlerine katkı sağlayacak projeler üretmeye devam edeceğiz. Eğitim yolculuklarında kardeşlerimizin destekçisi olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Mutluluğumu tarif edemem" "Çocukların mutluluğu benim mutluluğum" diyen Yılmaz, "Bütün öğrenci kardeşlerim bu yılın ilk ders saatinde hediye setlerini sıralarında görmüş olacak. Belediye Başkanlığı adaylığımdan önce bir görüntü izlemiştim. Bir çocuk resim yaparken, yanındaki arkadaşı onu izliyordu. Bu beni çok üzmüştü. Şimdi de bütün çocuklarımız aynı anda resim yapsınlar istedim. Allah bana bugünü nasip etti. Şu an yaşadığım mutluluğu tarif edemem" ifadelerini kullandı. "Bütün çocuklar gülecek" 100 bin kırtasiye setinden 40 bin adedinin okul sıralarına bırakıldığını 60 bin setin de öğrencilere teslim edileceğini ifade eden Yılmaz, her zaman öğrenci kardeşlerinin yanında olacağını vurgulayarak, "100 bin öğrencimiz için çantalı boyama seti ve resim defterinden oluşan kırtasiye malzemelerimizi hazırladık. 40 binini dağıttık. 60 bin setin dağıtımı da gerçekleştireceğiz. Allah izin verirse belediye başkanlığım döneminde Şehitkamil’de hiçbir çocuk arkadaşını izlemeyecek. İnşallah pazartesi günü çocuklarımız okulundaki ilk gününde kırtasiye malzemelerini görmüş olacak ve bütün çocuklar gülecek" diye konuştu.
Fırat’ın incisi Rumkale’ye ilgi artıyor
07 Eylül 2025 Pazar - 13:02 Fırat’ın incisi Rumkale’ye ilgi artıyor Gaziantep’te antik dönemden kalma mavi ile yeşilin buluştuğu Fırat’ın eşsiz güzelliğinde bulunan tarihi Rumkale, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin en görkemli 13 kalesi listesinde gösterilen ve her geçen gün ziyaretçi sayısı artan Fırat’ın incisi tarihi Rumkale’ye olan ilgi artıyor. Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin en büyük cam terasının yapıldığı tarihi Rumkale, tekne turlarıyla geziliyor. Cam terastan Fırat’ın eşsiz ve bir o kadar da muhteşem güzelliği izleniyor Fırat Nehri ve Rumkale’yi karşıdan gören sarp kayalıklar üzerine inşa edilen Türkiye’nin en büyük cam terasından Fırat’ın eşsiz ve bir o kadar da muhteşem güzelliğini izleyen ziyaretçiler, "saklı cennet" olarak nitelendirilen Rumkale’nin eşsiz manzarası karşısında adeta büyüleniyor. Merzimen Çayı’nın Fırat Nehri ile birleştiği noktada ve dik kayalar üzerinde yer alan, Roma ve Orta Çağ dönemine ait izlerde taşıyan Rumkale’yi ziyaret eden vatandaşlar, tekne turları ile keyif dolu bir gezi yapıyor. Roma dönemine ait kalıntılar da büyük bir ilgi görüyor Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Fırat’ın incisi Rumkale’nin eteklerinde bulunan ve suyun altında kalan Roma dönemine ait kalıntılar da büyük bir ilgi görüyor. Rumkale ve çevresi bünyesinde barındırdığı tarihi yapıların yanı sıra özellikle yazın Fırat Nehri boyunca uzanan doğal güzellikleriyle de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekiyor. Fırat’ın eşsiz güzelliğinde tekne turu Fırat’ın eşsiz güzelliğinde tekne turu yapan ve tarihle iç içe keyif dolu bir yolculuğa çıkan ziyaretçiler, gezi esnasında doyasıya eğleniyor. Muhteşem manzaralar eşliğinde unutulmaz bir deneyim yaşayan ziyaretçiler, tekne turu ile Rumkale, Erenköy, Gümüşgün, Kamışlı ve Halfeti arasında tarihe yolculuk yapıyor. Rumkale ile Halfeti arasında kalan tarihi yerleri gezerek eğlenme fırsatı bulan ziyaretçiler, Rumkale yakınlarında sular altında kalan batık camiyi de görme fırsatı buluyor. Teknelerle gezerek bu tarihi yolculuğun zevkini çıkaran ziyaretçiler, şarkılar eşliğinde bol bol eğleniyor. Bölgenin tarihi yerlerini yakından görme fırsatı bulan ziyaretçiler, Rumkale’nin ve Fırat’ın güzelliğini cam terasta izleyerek keyif dolu bir gün geçiriyor. "Rumkale tarihi ve doğallığı ile çok güzel" Saklı bir cennet olan Fırat’ın eşsiz güzelliklerini keşfeden ve tarihin derinliklerinde adeta unutulmaz bir yolculuğa çıkan ziyaretçiler, Rumkale’ye hayran kaldıklarını dile getirdiler. Rumkale gezisinde keyif dolu bir gün geçirdiklerini dile getiren ziyaretçilerden Meryem Ersek, "Adana Ceyhan’dan Gaziantep’e gezmeye geldim. Rumkale çok güzel. Hava sıcak ama doğal güzelliği çok beğendim. Mezopotamya’da bulunan Rumkale tarihi ve doğallığı ile çok güzel. Coğrafyası ve tarihi açıdan da Rumkale çok iyi bir bölgede bulunuyor. Rumkale gezip görülmesi gereken bir yer ve konum olarak da yakın mesafede yer alıyor" dedi. "Rumkale dikkat çekici bir mimariye sahip" Rumkale gezisinin kendileri için güzel geçtiğini, gezi boyunca doyasıya eğlendiklerini ve Rumkale’yi çok beğendiğini belirten dile getiren Arap Geleç, "Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden Gaziantep’i gezmeye geldim. Rumkale tarihi bir yer. Coğrafyası da zor bir yer olmasına rağmen Rumkale’nin o şartlarda nasıl yapıldığı dikkatimi çekti. Rumkale dikkat çekici bir mimariye sahip olması da dikkatimi çekti" diye konuştu. Almanya’dan gelen misafirlerine Rumkale’yi gezdirdiğini belirten İbrahim Orhan da arkadaşlarının Gaziantep’e, Rumkale ve Zeugma Mozaik Müzesi gibi tarihi mekanlar ile lezzetli yemeklerine hayran kaldıklarını anlattı. Yabancı turistler de Rumkale’yi çok beğendiklerini ve Rumkale başta olmak üzere Gaziantep’in tarihi mekanlarının mutlaka görülmesi ve gezilmesi gerektiğini dile getirerek, beyran, lahmacun ve baklava gibi kentin lezzetlerini de tattıklarını söyledi.