Yerel Haberler
Gaziantep
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:52 Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te Yalçın Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Talha, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabii bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabii bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabii burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:47 Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te, kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te yaşayan Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin çocuğu olarak dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha Yalçın, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Daha sonra aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Gerçekleştirilen operasyon, tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabi bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında her hangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabi bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabi burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:32 Akıncı: "Antep Fıstığı, bu toprakların yeşil altını ve emeğin en kıymetli karşılığıdır" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 26 Şubat Dünya Antep Fıstığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Antep fıstığının bu topraklarda yalnızca bir tarım ürünü değil; asırlardır süregelen üretim kültürünün, emeğin ve bereketin en güçlü simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Gaziantep’te en fazla üretimi yapılan tarımsal ürün olan Antep fıstığının, doğrudan ve dolaylı olarak on binlerce ailenin en önemli geçim kaynağını oluşturduğunu belirten Akıncı, "Antep fıstığı; bu topraklarda ‘yeşil altın’ olarak anılan, emeğin ve sabrın berekete dönüştüğü en kıymetli değerlerden biridir. Tarladan sofraya uzanan bu yolculuk, aynı zamanda bir üretim geleneğinin nesilden nesile aktarılmasının en somut örneğidir" değerlendirmesinde bulundu. Antep fıstığının, toprağa emekle başlayan ve yıllar süren bir sabrın ardından değer bulan özel bir ürün olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Antep fıstığı kısa vadede sonuç alınan bir üretim değildir. Fidanın toprakla buluşmasından verim alınmasına kadar geçen süreç, üreticimizin sabrını, emeğini ve kararlılığını yansıtan uzun bir yolculuktur. Bu açıdan Antep fıstığı, emeğin en somut karşılık bulduğu ürünlerin başında gelmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’de Antep fıstığı üretiminin büyük bölümünün Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirildiğini vurgulayan Akıncı, "Üretimin çok büyük kısmı bu bölgede yoğunlaşmakta olup, başta Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt olmak üzere bu iller Türkiye toplam üretiminin yaklaşık yüzde 86’sını karşılamaktadır. Dünya genelinde ise Antep fıstığı üretiminde ABD, İran ve Türkiye öne çıkan ülkeler arasında yer almakta, bu üç ülke küresel üretimin büyük bölümünü karşılamaktadır. Türkiye ise özellikle kalite, aroma ve gastronomideki kullanım çeşitliliğiyle dünya piyasalarında ayrıcalıklı bir konumda bulunmaktadır" dedi. Antep fıstığının üretimden sanayiye, ihracattan gastronomiye kadar geniş bir değer zinciri oluşturduğunu kaydeden Akıncı, "Antep fıstığı; çiftçimizin emeğini, sanayicimizin üretim gücünü ve mutfak kültürümüzün zenginliğini bir araya getiren çok yönlü bir değerdir. Bu niteliğiyle hem bölgesel kalkınmaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır" şeklinde konuştu. Dünya genelinde sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte Antep fıstığına yönelik talebin de her geçen gün yükseldiğine işaret eden Akıncı, bu sürecin kalite, sürdürülebilirlik ve markalaşma açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Antep fıstığının sadece ekonomik değil, aynı zamanda güçlü bir marka değeri taşıdığını belirten Akıncı, bu değerin coğrafi işaret tescilleriyle koruma altına alındığını ifade ederek, "Antep fıstığı, coğrafi işaretle Gaziantep adına tescillenmiş, köklü bir üretim kültürünün en önemli simgelerinden biridir. Bu değerli ürün sadece ham haliyle değil, Antep fıstığı ezmesi başta olmak üzere katma değerli ürünleriyle de tescil altına alınmıştır. Gaziantep Ticaret Borsası olarak, Antep Fıstık Ezmesini Avrupa Birliği’nde tescil ettirerek bu ürünün uluslararası alandaki marka değerini daha da güçlendirmiş bulunuyoruz" ifadelerine yer verdi. Antep fıstığında kaliteyi korumak ve sağlıklı depoculuk sistemini yaygınlaştırmak amacıyla Türkiye’nin ilk Antep fıstığı lisanslı deposunu fıstığın başkenti Gaziantep’e kazandırdıklarını hatırlatan Akıncı, lisanslı depoculuk sisteminin üreticiye önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Akıncı, "Bu sistem sayesinde üreticilerimiz, ürünlerini güvenli ve sağlıklı şartlarda muhafaza edebilmenin yanı sıra finansmana erişim imkanı elde etmekte, çeşitli destek ve teşviklerden de faydalanabilmektedir. Lisanslı depoculuk hem ürün kalitesinin korunması hem de üreticimizin gelir güvencesinin sağlanması açısından önemli bir yapı sunmakta" şeklinde konuştu. Antep fıstığının aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir kültürel miras olduğuna da dikkat çeken Akıncı, "Antep fıstığı, bu topraklarda sadece bir üretim değil; köklü bir kültürün ve yaşam biçiminin en önemli parçasıdır. Geçmişten aldığımız bu güçlü mirası korumak, üreticimizin emeğini desteklemek ve Antep fıstığının dünya çapındaki marka değerini daha da ileri taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dünya Antep Fıstığı Günü’nün bu kıymetli ürüne yönelik farkındalığı artırmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Gaziantep’e gazilik unvanı verilişinin 105. yıl dönümü
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:10 Gaziantep’e gazilik unvanı verilişinin 105. yıl dönümü Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep’e "Gazi" unvanı verilişinin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Büyük fedakarlıklarla destan yazan şehrimizin Gazilik unvanıyla onurlandırılışının 105’inci yıl dönümü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in destansı mücadelesiyle örnek olduğunu ve kurtuluşa giden yolu açtığını belirten Ünverdi, mesajında, "Antep Savunması şanlı tarihimizde büyük bir kahramanlık destanı olarak yerini almıştır. Gaziantep’in Anadolu’da yaktığı meşale tüm Türkiye’ye örnek teşkil etmiştir. Yokluk içerisinde büyük zorluklarla verilen destansı mücadelede 6 bin 317 şehit veren Antep, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri kahramanlık örneği olarak alabilir’ sözlerine mazhar olmuştur. Anteplilerin gösterdiği şanlı direnişin neticesinde 8 Şubat 1921 tarihinde şehrimiz ‘Gazi’ unvanı ile onurlandırılmıştır. Bizler de bugün aziz atalarımızdan aldığımız güç, ilham ve inançla ülkemize sahip çıkıyor, her alanda daha gelişmiş bir Türkiye için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Gazi şehrin evlatları olarak bundan sonra da birlik ve beraberlik içerisinde sosyal yaşamdan ekonomiye kadar her alanda ülkemizin güçlü yarınları için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, şehrimize ‘Gazi’ unvanı verilişinin 105’inci yıl dönümünü kutluyor, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, destansı mücadelesiyle dünyaya örnek olan Antep Savunması ve tüm vatan kahramanlarımızı, saygı, rahmet ve şükranla anıyorum" ifadelerine yer verdi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Bozgeyik’ten ‘Gazilik Unvanı’ 105’inci yıl mesajı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:17 AK Parti Gaziantep Milletvekili Bozgeyik’ten ‘Gazilik Unvanı’ 105’inci yıl mesajı Gaziantep’e "Gazi" unvanının verilişinin 105. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Gaziantep’in tarihinden aldığı güçle bugün de Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. Gaziantep’in "Gazilik" unvanını alışının 105. yıl dönümünü büyük bir onur ve gururla idrak ettiklerini belirten Bozgeyik, Gaziantep’in imanla yoğrulmuş bir direnişin, inançla kazanılmış bir zaferin adı olduğunu ifade etti. Antep savunmasının, işgale karşı topyekûn ayağa kalkan bir milletin; kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla destan yazdığı eşsiz bir onur mücadelesi olduğuna dikkat çekti. 8 Şubat 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Antep’e "Gazi" unvanı verilmesinin, milletin yokluklar içinde dahi teslim olmayan iradesinin ve bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının açık bir göstergesi olduğunu kaydeden Bünyamin Bozgeyik, "Bu unvanın şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin fedakârlığıyla kazanılmış tarihî bir şeref nişanesidir. Bizler bu büyük mirasın emanetçileriyiz" dedi. AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Gaziantep’in işgal yıllarında sergilediği direnişin, milletin birlik ve beraberliğinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu ifade ederek, "Şehrin verdiği mücadelenin yalnızca kendi geleceğini değil, Anadolu’nun istiklal yürüyüşünü de etkiledi. Gazilik unvanı, bu onurlu mücadelenin tarihî bir tescilidir" diye konuştu. AK Parti olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihine sahip çıkan, değerlerinden güç alan, geçmişiyle gurur duyarken geleceği kararlılıkla inşa eden bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Bozgeyik, "Türkiye Yüzyılı vizyonu bu ruhun ve direncin geleceğe taşınmış halidir. Gaziantep bugün sanayisi, üretimi, ihracatı, gastronomisi ve girişimci ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biridir. Bu başarı dün cephede destan yazan ruhun bugün fabrikada, atölyede, tarlada ve ticarette yeniden hayat bulmuş halidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Gaziantep’te kalkınma, üretim ve güçlü şehir vizyonuyla çalışmaların aralıksız sürdüğünü de sözlerine ekleyen Bünyamin Bozgeyik, mesajının sonunda, "Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Antep savunmasının tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Gaziantep’imizin Gazilik unvanının 105. yıl dönümünü gururla kutluyor, bu kadim şehrin aziz insanlarını saygıyla selamlıyorum" diye konuştu.
Ateş başında 60 yıldır demir dövüyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:36 Ateş başında 60 yıldır demir dövüyor Gaziantep’te babasından kalan atölyesinde baba mesleği demirciliği sürdüren 67 yaşındaki Erol Gürban, 60 yıldır her sabah ocağını körükleyerek ateşin başına geçiyor. Şahinbey ilçesindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda çocuk yaşta babasından öğrendiği mesleğini 60 yıldır sürdüren sıcak demir ustası Erol Gürban, her sabah atölyesinin yolunu tutuyor. Küçük yaşlarda babasının yanında demirciliğin inceliklerini öğrenerek yetişen Gürban, sonraki yıllarda işin başına geçti. Çocuk yaşlarda öğrendiği işi için sabah erken saatlerde atölyesine gelen Gürban, ilk günkü heyecanla demir ocağını yakarak ateşin başına geçiyor. Kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor Tarihi çarşıdaki sayılı sıcak demir ustalarından biri olan Gürban, sipariş üzerine kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor. Gaziantep’teki kebapçıların yanı sıra Avrupa ülkelerindeki ve Türkiye’nin 81 ilindeki müşterilerine kebap şişi yapan Gürban, ocakta yaktığı ateşte demiri döverek şekil veriyor. "Meslekte 60 sene olmuş" 7 yaşından beri babasının mesleğine devam ettiğini söyleyen Gürban, "Çocukluğumuzdan beri biz bu işin içerisindeyiz. 5 yaşından beri bu dükkana geliyoruz. 5 yaşından beri bu işi yapıyoruz. Meslekte 60 sene olmuş ve biz çocukken hem okuyorduk hem de çalışıyorduk. O zaman insanlar bu kadar ileri bir teknolojiye sahip değildi. O dönem bütün işler beden gücüyle yapılırdı. Ama şimdi bazı şeylerde çok çok rahatsız, çok iyiyiz. Fakat şimdi de çalıştıracak eleman yoktur. Bizim eski günlerimiz daha iyiydi. Her dükkanda onlarca eleman vardı" dedi. "Artık kimse bu tür meslekleri yapmak istemiyor" Önceki yıllarda her dükkanda en az 5 elemanla çalışıldığını ancak son yıllarda artık çalıştıracak eleman bulamamaktan yakınan Gürban, "Eleman çok olunca işimizi rahatlıkla yapıyorduk. Bir de o zaman biz sadece kebap şişi yapmıyorduk. Şimdi tek işimiz kebap şişi. O zamanlar pencere belbenti, kapı ve kapı anahtarları gibi ürünler yapıyorduk. Yanımızda çalışan 11 elaman vardı. Şu anda 3 kişiyle çalışıyoruz. Birisi oğlum, biri benim ve bir tane de eleman var. Eleman yetişmiyor. Çünkü artık kimse bu tür işleri ve meslekleri yapmak istemiyor" şeklinde konuştu. "Çalıştıkça mutlu oluyorum" Mesleğini severek yaptığını belirten Gürban, "Sevmeden zaten bir iş yapılmaz. Bu bedenim sağlıklı ve Allah’ım bana nefes bağışladığı müddetçe mesleğimi devam ettireceğim. Ben çalışmayı seven biriyim. Bir gün gezeyim, üç gün çalışayım veyahut beş gün gezeyim bir gün çalışayım. Böyle bir çalışma şekli bizde olmaz. Biz çalışmaktan kaçmayız. Çalıştıkça mutlu oluyorum ve kendimi sağlıklı hissediyorum" diye konuştu.
Ateş başında 60 yıldır demir dövüyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:34 Ateş başında 60 yıldır demir dövüyor Gaziantep’te babasından kalan atölyesinde baba mesleği demirciliği sürdüren 67 yaşındaki Erol Gürban, 60 yıldır her sabah ocağını körükleyerek ateşin başına geçiyor. Şahinbey ilçesindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda çocuk yaşta babasından öğrendiği mesleğini 60 yıldır sürdüren sıcak demir ustası Erol Gürban, her sabah atölyesinin yolunu tutuyor. Küçük yaşlarda babasının yanında demirciliğin inceliklerini öğrenerek yetişen Gürban, sonraki yıllarda işin başına geçti. Çocuk yaşlarda öğrendiği işi için sabah erken saatlerde atölyesine gelen Gürban, ilk günkü heyecanla demir ocağını yakarak ateşin başına geçiyor. Kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor Tarihi çarşıdaki sayılı sıcak demir ustalarından biri olan Gürban, sipariş üzerine kebap şişi, balta, orak, keser, bel ve çapa gibi ürünler imal ediyor. Gaziantep’teki kebapçıların yanı sıra Avrupa ülkelerindeki ve Türkiye’nin 81 ilindeki müşterilerine kebap şişi yapan Gürban, ocakta yaktığı ateşte demiri döverek şekil veriyor. "Meslekte 60 sene olmuş" 7 yaşından beri babasının mesleğine devam ettiğini söyleyen Gürban, "Çocukluğumuzdan beri biz bu işin içerisindeyiz. 5 yaşından beri bu dükkana geliyoruz. 5 yaşından beri bu işi yapıyoruz. Meslekte 60 sene olmuş ve biz çocukken hem okuyorduk hem de çalışıyorduk. O zaman insanlar bu kadar ileri bir teknolojiye sahip değildi. O dönem bütün işler beden gücüyle yapılırdı. Ama şimdi bazı şeylerde çok çok rahatsız, çok iyiyiz. Fakat şimdi de çalıştıracak eleman yoktur. Bizim eski günlerimiz daha iyiydi. Her dükkanda onlarca eleman vardı" dedi. "Artık kimse bu tür meslekleri yapmak istemiyor" Önceki yıllarda her dükkanda en az 5 elemanla çalışıldığını ancak son yıllarda artık çalıştıracak eleman bulamamaktan yakınan Gürban, "Eleman çok olunca işimizi rahatlıkla yapıyorduk. Bir de o zaman biz sadece kebap şişi yapmıyorduk. Şimdi tek işimiz kebap şişi. O zamanlar pencere belbenti, kapı ve kapı anahtarları gibi ürünler yapıyorduk. Yanımızda çalışan 11 elaman vardı. Şu anda 3 kişiyle çalışıyoruz. Birisi oğlum, biri benim ve bir tane de eleman var. Eleman yetişmiyor. Çünkü artık kimse bu tür işleri ve meslekleri yapmak istemiyor" şeklinde konuştu. "Çalıştıkça mutlu oluyorum" Mesleğini severek yaptığını belirten Gürban, "Sevmeden zaten bir iş yapılmaz. Bu bedenim sağlıklı ve Allah’ım bana nefes bağışladığı müddetçe mesleğimi devam ettireceğim. Ben çalışmayı seven biriyim. Bir gün gezeyim, üç gün çalışayım veyahut beş gün gezeyim bir gün çalışayım. Böyle bir çalışma şekli bizde olmaz. Biz çalışmaktan kaçmayız. Çalıştıkça mutlu oluyorum ve kendimi sağlıklı hissediyorum" diye konuştu. (İK-SVY-Y)
Hasan Kalyoncu Üniversitesi, ‘Bölgesel Üniversiteler İş Birliği ve İstişare Buluşmaları’nda
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:48 Hasan Kalyoncu Üniversitesi, ‘Bölgesel Üniversiteler İş Birliği ve İstişare Buluşmaları’nda Hasan Kalyoncu Üniversitesi, ‘Bölgesel Üniversiteler İş Birliği ve İstişare Buluşmaları’nda yerini aldı Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin (HKÜ) paydaşı olduğu ve üniversiteler arası iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan, aynı zamanda İpekyolu Üniversiteler Birliği’nin temellerini oluşturacak "İstasyon Akademi" modeli kapsamında "Yerel Kalkınmada Güç Birliği: Avrupa Ekosistemine Ortak Yolculuk" temasıyla üçüncüsü düzenlenen "İstasyon Akademi Bölgesel İş Birliği ve İstişare Buluşması" Elazığ’da Fırat Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, HKÜ Araştırma Dekanı Doç. Dr. Serkan Aracı, HKÜ Kalyoncu İnovasyon ve Teknoloji Transfer Ofisi (KALİTTO) Müdürü Cengiz Helvacıkara ve HKÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi Koordinatörü İhsan Kuyumcu katılım sağladı. HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde üniversitelerin bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekerek, "İstasyon Akademi Modeli, üniversitelerimizin bilgi üretme gücünü yerel yönetimler ve sanayi ile buluşturarak somut çıktılara dönüştüren çok kıymetli bir yapı sunuyor. Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, Avrupa Birliği ekosistemiyle uyumlu, sürdürülebilir ve yenilikçi projelerde aktif rol almaya, bölgemizin kalkınmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ve kamu-üniversite-sanayi iş birliğini kurumsal bir yapıya kavuşturan İstasyon Akademi Modeli kapsamında düzenlenen bölgesel buluşmalar sürüyor. Bu kapsamda serinin ilki Adana’da Çukurova Üniversitesi, ikincisi Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilirken, üçüncü buluşma ise Elazığ’da Fırat Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi. Bu kapsamda düzenlenen buluşmalar serisinde Avrupa Birliği ekosistemiyle uyumlu, yenilikçi ve sürdürülebilir bölgesel kalkınma yaklaşımları ele alındı. Buluşma kapsamında, İstasyon Akademi bünyesinde yer alan 17 şehirden 26 üniversitenin rektörlerinden oluşan Danışma Kurulu, yerel yönetim temsilcileri, TOBB’a bağlı oda başkanları ve sanayi temsilcileri istişare toplantılarında bir araya geldi. Program çerçevesinde Ufuk Avrupa ve Erasmus+ Programları odağında gerçekleştirilen tematik çalıştaylarda, bölge paydaşlarının uluslararası hibe mekanizmalarına katılımı ve proje geliştirme kapasitelerinin artırılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı.
Altun’dan Gaziantep’e ’Gazilik Unvanı’ verilişinin 105. yıldönümü mesajı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:33 Altun’dan Gaziantep’e ’Gazilik Unvanı’ verilişinin 105. yıldönümü mesajı Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Gaziantep’e ’Gazilik Unvan’ verilişinin 105. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Gaziantep’e ’Gazilik Unvan’ verilişinin 105. yıldönümü mesajı yayımladı. Altun, yayımladığı mesajında, ’’Antepli onuru ve şerefi için yaşar. Antepli onurunu, şerefini çiğnetmez. Bunun için de vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını vermekten çekinmez. 105 yıl önce bu toprakları bize emanet eden ve bu büyük kahramanlık destanını yazan aziz kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum’’ ifadelerini kullandı. Hasan Altun, Antep’e ‘Gazilik’ unvanının verilişinin 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajının devamında, "Yürekleri ve vatan sevgileri memleket kadar büyük Anteplilerin düşman karşısında gösterdikleri duruşla yazdıkları kahramanlık destanı sonucu şehrimizin ‘Gazilik’ gibi anlamlı ve onurlu bir unvanla taçlandığı gündür bugün. Ellerinde silahları olmamasına rağmen gözü kara yiğitlerin gözlerini kırpmadan ölüme koşuşları başlattı bu şanlı tarihi. Antep’in Gaziantep yolculuğu azim ve kararlılığı ile açlık ve yokluk içinde, 11 ay boyunca, 6 bin 317 şehit ve sayısız kahramanla istiklal için mücadele etti ve kazandı. Bağımsızlığa giden bu yolda dik duruşuyla aldığı ‘Gazilik’ unvanını hakkaniyetle, bileğinin hakkıyla almıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar’ sözleriyle tanımladığı kahramanlık destanı ile Antep’in 8 Şubat 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı kanunla, ’Gazilik’ unvanını aldı. Bir şehrin adını değiştiren direniş, tarihe altın harflerle yazıldı. Tarihimiz her zaman bizim rehberimiz olmalı. Gaziantep’in kurtuluş mücadelesini unutmayacağız, unutturmayacağız. Bize bırakılan mirasa sahip çıkacak ve rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımızı ilelebet bu topraklar üzerinde dalgalandıracağız. Şairin de mısralarında bahsettiği gibi, ’Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, ışık ışık, dalga dalga bayrağım, senin destanını okudum, senin destanını yazacağım’. Türkiye’de doğmak büyük bir şanstır ama Gaziantepli olmak büyük bir ayrıcalıktır. Biz Gaziantepliyiz demenin onurunu yaşıyoruz. Bize bu onuru yaşatan atalarımızı, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerine yer verdi.
Mehmet Kaya’dan ’Gazilik unvanı’ 105. yıldönümü mesajı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:25 Mehmet Kaya’dan ’Gazilik unvanı’ 105. yıldönümü mesajı Gaziantep’in Araban ilçesinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren müteahhit Mehmet Kaya, Antep’e ’Gazilik’ unvanının verilişinin 105. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Arabanlı Müteahhit Mehmet Kaya yayımladığı mesajında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Şubat 1921 tarih ve 93 sayılı kanunla Antep’e ‘Gazi’lik unvanı verilerek taçlandırıldığını ifade etti. Kaya, mesajında, ’’Gazi Mustafa Kemal Atatürk de Gazianteplilerin bu kahramanlıklarını ‘Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü Gazianteplileri kahramanlık timsali olarak alabilirler’ sözüyle ifade etmiştir. Tarihe beşiklik etmiş bir şehir olan Gaziantep, Birinci Dünya Savaşı sonunda Fransız güçleri tarafından işgal edilmiştir. Gaziantepliler, bayrak şehidi Şahinbeylerin öncülüğünde 6 bin 317 şehit verme pahasına, tarihe mal olacak örnek bir savunma yaparak, 11 ay boyunca işgal kuvvetlerine karşı yokluk içerisinde kahramanca mücadele vererek Anteplinin himayeye girmeyeceğini tüm dünyaya göstermişlerdir. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu topraklarda efsaneleşen Antep ve Anteplilerin direnişi yurdumuzun her yerindeki direnişe de örnek olmuştur. Gaziantep ilimiz bugün de kültürel, ekonomik ve sosyal alanda göstermiş olduğu başarıyla geçmişte olduğu gibi örnek bir şehir olmaya devam etmektedir. Bizler de bu ülkenin bağımsızlığı için milli beraberliğimize, milli tarihimize, milli kültürümüze ve milli servetimize sahip çıkarak gelecek nesillerimize daha büyük Türk devleti bırakmalıyız. Mehmet Kaya İnşaat olarak Gaziantep ilimize ’Gazilik Unvanı’nın verilişinin 105. yıldönümünü kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını, bu mücadelede canlarını vatan için veren aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum’’ ifadelerine yer verdi.
Engellerini ampute futbolla aşıyorlar
07 Şubat 2026 Cumartesi - 09:42 Engellerini ampute futbolla aşıyorlar Geçirdikleri kaza sonucu engelli kalan ve bedensel engellerini sporla aşan ampute futbolcular, azim, gayret ve başarılarıyla engellilere umut oluyor. 365 gün engellilerin yanında olan ve her alanda engellilere destek veren Şahinbey Belediyesi tarafından 2009 yılında kurulan Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı’nın oyuncuları, altyapı ve sportif desteklerle birçok başarıya imza attı. Elde ettikleri başarılarla ve hayat hikayeleriyle dikkat çeken Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı’nın oyuncuları, futbolla engelleri aştı. Sporla toplumsal engelleri aşan ve başarılarıyla da engellilere umut aşılayan ampute futbolcular, azim ve başarılarıyla örnek oluyorlar. Türkiye’nin ve Gaziantep’in gururu oldular 2 defa Avrupa Ampute Futbol Şampiyolar Ligi şampiyonu, 4 defa Türkiye Ampute Futbol Süper Lig şampiyonu, 4 defa Türkiye Kupası şampiyonluğu ve bir defa da Ampute Futbol Milli Takım ile dünya şampiyonluğu yaşayan Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı’nın oyuncuları, Türkiye’nin ve Gaziantep’in gururu oldu. Başarılarını milli takıma da yansıtıyorlar Kadrosunun önemli bir kısmı Ampute Futbol Milli Takım’ında yer alan ve başarılarını milli takıma da yansıtan oyuncular, milli takımın altyapısını ve bel kemiğini oluşturuyor. Engelli bireylere rol model olan ve ampute futboluna ilgiyi arttıran oyuncular, yeni başarılara imza atmak için gayret ediyor. Sporla hem engellerini aşan hem de hayata tutunan oyuncular, takıma yeni oyuncular kazandırmak için de büyük gayret sarf ediyor. "Engelliler engelsiz olarak yaşasınlar istiyoruz" Şahinbey Belediye Spor Kulübü Başkanı Cuma Güzel, Şahinbey Belediyesi olarak engellilere, spora ve ampute futbol takımına büyük önem verdiklerini söyledi. Şahinbey Belediye Başkanı ve Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı Onursal Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun 365 gün boyunca engellilerin yanında olduğunu söyleyen Güzel, "Şahinbey Belediyesi olarak engellilere tüm desteği veriyoruz. Sadece futbolda değil, diğer engellilere elektrikli manuel sandalyeler veriyoruz, diğer bütün ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz. Tabi ki ampute takımımız, amputeye futboluna çok ciddi katkı sağladı. Oyuncularımıza Türkiye’deki en modern ampute sahasına sahip ve bunu bütün Türkiye biliyor. Tek amacımız engelliler engelsiz olarak yaşasınlar istiyoruz. Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı olarak bu işi iyi yaptığımıza inanıyoruz. Onursal başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’nun takımımıza her alanda destek veriyor. Teknik heyetimizde takıma çok ciddi önem veriyor. Sporcularımız tüm engellileri aşıyorlar ve başarılı oluyorlar" dedi. "Şampiyonluğu Gaziantep’e ve Şahinbey’e hediye edeceğiz" Avrupa ve Türkiye şampiyonluğu gibi önemli başarılar elde ettiklerini belirten Güzel, "İnşallah bu sene yine Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde Gaziantep’i ve Şahinbey’i temsil edeceğiz. Bu ligde de inşallah tekrar şampiyon olacağız. Şampiyonluğu Gaziantep’e ve Şahinbey’e hediye edeceğiz. Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde de yine Türkiye’yi temsil edeceğiz. En iyi sonuçla döneceğimize inanıyorum. Gaziantep bizim yanımızda olduğu müddetçe başarıların devamı gelecek" şeklinde konuştu. "Engellilerimizi sporla tanıştırmak için mücadele ediyoruz" Ampute Futbol Milli Takımı Yardımcı Antrenörü ve Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı Antrenörü Fatih Karakuş, "22 yıldır ampute futbolcusuyum. 10 yıl bu takımda kaleciydim ve kaleciliği bıraktıktan sonra takıma hocası oldum. 3 yıldır da antrenör olarak takımdayım. Amacımız bu futbol ile tüm engellileri tanıştırmak. Evde kalan engellilerimizi futbola, basketbola ve sporun diğer branşlarına katmak istiyoruz. Engellilerimiz yeter ki bize müracaat etsinler. Bir engellinin bile kalbine dokunursak bizim için büyük bir onur. Her zaman bunun için mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Ampute futbolla hayatım değişti" 16 yıl önce elektrik akımına kapılması sonucu sol ayağını kaybettiğini belirten Ampute Futbol Milli Takımı ve Şahinbey Ampute Futbol Takımı oyuncusu Halil İbrahim Esen ise, "Bu takıma geldiğimde 10 yaşındaydım, şu an ise 23 yaşındayım. 13 senedir Şahinbey Belediye Spor Kulübü’nde oynuyorum. Bu takımdan önce hayatım yoktu. Sıradan bir hayatım vardı ama ampute futboluyla tanıştıktan sonra hayatım değişti. Deplasmanlara gitmemiz, milli takımda oynamam ve kamplara gitmem hayatımda etkili oldu. Daha çok hayata tutunmamı sağladı" ifadelerini kullandı. "Kendimi engelli birey olarak görmüyorum" Hayatındaki engelleri ampute futbolla aştığını belirten Ahmet Harunoğlu da, "Geçirdiğim trafik kazasında elimi kaybettim. Elimi kaybettikten sonra dünya ile bağım kayboldu. Hep umutsuzdum. Fakat yaşantıma devam etmek zorundaydım. Şahinbey Belediyesi ile tanıştım. Şahinbey Belediyesi bize bu konuda yardımcı oldu. Engellileri ayağı kaldırdı. Kendimi engelli birey olarak görmüyorum. Şahinbey’de 10 yıldır futbol oynuyorum. Şahinbey Belediye Başkanı ve Şahinbey Belediye Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı Onursal Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na bize verdiği desteklerden dolayı ve ampute futbola önem verdiği için çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.