Yerel Haberler
Gaziantep
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:16 Gaziantep Büyükşehir’den doğum sürecine destek için ebe eşliği modeli Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nce "Ebe desteğiyle sağlıklı gebeler sağlıklı nesiller" sloganından hareketle hazırlanan proje hayata geçiriliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi ve İŞKUR iş birliğinde, Gaziantep Valiliği koordinasyonuyla "Ebe Süreklilik Bakım Modelinin Maternal ve Neonatal Klinik Sonuçlara Etkisi: Belediye Temelli Paralel Gruplu Randomize Kontrollü Çalışma" başlıklı proje hayata geçiriliyor. Hizmete alınacak projede, aynı ebenin gebelikten lohusalığa kadar eşlik ettiği bakım modeliyle sezaryen oranlarının düşürülmesi, doğum korkusunun azaltılması ve doğum memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Semra Akköz Çevik’in yürütücülüğünü üstlendiği projede, gebelik, doğum ve lohusalık sürecinde aynı ebenin kadına eşlik ettiği bakım modelinin sonuçları incelenecek. "Ebe desteğiyle sağlıklı gebeler sağlıklı nesiller" sloganından hareket ederek hazırlanan projede, son yıllarda artan sezaryen oranları, doğum korkusu (tokofobi - doğuma yönelik yoğun korku), travmatik doğum deneyimleri ve doğum sonrası depresyon gibi kadın merkezli bakım ihtiyacını artıran başlıklar incelemeye alınıyor. Bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü’nün süreklilik temelli ebe bakımını önerdiği ve bu modelin müdahaleli doğum oranlarını azaltabileceğine işaret ediliyor. Araştırma kapsamında, gebeliğin 16-27’nci haftaları arasında bulunan ve belediye kadın sağlığı merkezine kayıtlı 120 gebe çalışmaya dahil edilecek. Katılımcılar, 60 müdahale ve 60 kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrılacak. Gebelere haftalık 90 dakika eğitim ve danışmanlık programı sunulacak Müdahale grubunda yer alan gebelere, 8 hafta boyunca haftada bir gün 90 dakika süren ebe liderliğinde eğitim ve danışmanlık programı uygulanacak. Programda doğum fizyolojisi (doğumun doğal işleyişi), doğum korkusuyla baş etme, nefes ve gevşeme teknikleri, doğum pozisyonları, ağrı yönetimi, baba-partner katılımı, emzirme ve doğum sonrası psikolojik uyum başlıkları ele alınacak. Ayrıca gebelere aynı ebe tarafından doğum öncesi takip sağlanacak, doğumda eşlik edilecek ve lohusalık döneminde iki ev ziyareti gerçekleştirilecek. Katılımcılara telefonla 7 gün 24 saat ulaşılabilirlik imkanı sunulacak. Amaç, müdahaleli doğum oranlarını azaltmak Çalışmanın birincil sonucu sezaryen oranı olarak belirlenirken, müdahaleli doğum oranı, preterm doğum (erken doğum), doğum süresi, doğum korkusu düzeyi, doğum memnuniyeti ve doğum sonrası depresyon ikincil sonuçlar arasında yer alıyor. Ölçümler, başlangıçta, gebeliğin 36-38’inci haftalarında ve doğum sonrası 6’ncı haftada yapılacak. Elde edilecek verilerle, belediye temelli ebe süreklilik bakım modelinin etkinliğinin ortaya konulması ve sezaryen oranlarının azaltılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje çıktıları doğrultusunda toplum temelli ebe danışmanlık sisteminin güçlendirilmesi ve politika öneri raporu hazırlanması planlanıyor. Ebelik okuyan öğrenciler, gebelerin doğum sürecine eşlik edecek Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yaptığı açıklamada "Ebelerle birlikte, sağlıklı gebeler ve sağlıklı nesiller" sloganının çok önemli bir projeyi içerisinde barındırdığımı belirterek, "Ailelerimizin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için anne sağlığı çok önemli, bebek sağlığı çok önemli, gebenin sağlığı çok önemli. Üniversitemize çok teşekkür ediyorum. 3. sınıf öğrencilerimizden başlamak üzere her gebenin bir ebesi olacak. Aynen aile hekimi gibi düşünün ve o süreci takip edecek. Doğum sonrası 6 hafta boyunca da takip edecek" dedi. Programa katılmak isteyen öğrenciler İŞKUR’a başvuracak İşgücü Uyum Programı (İUP) projesinin Cumhurbaşkanlığı Staj Programı’nın İŞKUR’a katıldığını hatırlatan Başkan Fatma Şahin, "İUP programına ben de katılmak istiyorum diyen 3’ncü sınıf ebe öğrencilerinin 31 Mart’a kadar İŞKUR’a başvurması gerekiyor. Başvuran öğrencilerimizin içerisinde biz gebelerimizle birlikte çalışmaya başlayacağız. Biz de belediye bünyesinde bu projeyi destekleyen bir dijital yazılım hazırlayacağız. Bir takip sistemi koyacağız. Bunu talep eden öğrencilerimizle bunu talep eden gebelerimizi bir araya getirdikten sonra hocalarımız eğitime başlayacaklar. Günün sonunda ebesiyle, gebesiyle, çocuğuyla huzurlu bir neslin devamı olacak" diye konuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:30 TİGEM’in 15 bin ton mısır satışı GTB’de gerçekleşti Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi tarafından satışa sunulan 15 bin 107 ton mahsul dane mısır, Gaziantep Ticaret Borsası’nda (GTB) düzenlenen ihale ile alıcı buldu. Borsa şartlarında ve açık artırma yöntemiyle gerçekleştirilen satış, sektörde faaliyet gösteren tüccar ve sanayicilerin katılımıyla rekabetçi bir ortamda tamamlandı. 2025 yılı istihsali olan dane mısırlar, GTB GATEM Buğday Pazarı Tescil Bürosu Satış Salonu’nda düzenlenen organizasyon kapsamında 34 parti halinde satışa sunuldu. Şeffaflık ve rekabet esasları doğrultusunda gerçekleştirilen ihale, ürünlerin piyasa şartları içerisinde işlem görmesine imkan sağladı. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, ihale ilgili yaptığı değerlendirmede tarım ürünlerinin organize piyasa yapısı içerisinde işlem görmesinin hem ticaretin güvenli şekilde yürütülmesi hem de fiyat oluşumunun sağlıklı ve dengeli bir zeminde gerçekleşmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. TİGEM ile gerçekleştirilen bu tür satış organizasyonlarının, tarım ürünlerinin kurallı ve güvenilir piyasa yapısı içerisinde ticarete konu edilmesine katkı sunduğunu aktaran Akıncı, bu süreçlerin aynı zamanda tüccar, sanayici ve sektör temsilcileri açısından güçlü bir ticaret zemini oluşturduğunu dile getirdi. Gerçekleştirilen ihalenin bölgedeki hububat ve yem sanayisi açısından önemli bir tedarik kaynağı oluşturduğuna dikkat çeken Akıncı, "Bu tür organizasyonlar, sektörün hammadde ihtiyacının karşılanmasına katkı sunarken, aynı zamanda piyasada istikrarın sağlanmasına da destek olmaktadır" diye konuştu.
Büyükşehir’den personeline güçlü destek
29 Temmuz 2025 Salı - 14:46 Büyükşehir’den personeline güçlü destek Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, çalışanlarının barınma ihtiyacını karşılamaya yönelik örnek bir projeyi daha hayata geçiriyor. GBB Konut A.Ş. ile BEM-BİR-SEN Gaziantep Şubesi arasında imzalanan protokolle, belediye personelinin uygun şartlarda konut sahibi olması hedefleniyor. Kuzeyşehir ve Güneyşehir bölgelerinde yer alan 14 bin konutluk dev projede, sendika üyelerine yönelik başvurular 4 Ağustos 2025 tarihinde başlayacak. Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyeciliğin en somut örneklerinden biri olan bu projeyle çalışanlarının yaşam standardını yükseltmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında 2+1 ve 3+1 daireler için başvuru yapılabilecek. Anlaşmalı bankalar aracılığıyla uygun faiz oranlarıyla kredi imkanı sunulacak. Başvurular, 4-22 Ağustos 2025 tarihleri arasında BEM-BİR-SEN Gaziantep Şube Başkanlığı tarafından alınacak. Detaylar için www.gbbkonut.com.tr adresi ziyaret edilebilir. "Herkesin kira korkusu yaşamadan uyuduğu bir şehir inşa ediyoruz" Barınma sorununun kişisel bir mesele olduğunu vurgulayan Başkan Şahin, "Memur olmanın kolay olmadığını biliyoruz. Bu görev, iddia ve fedakârlık ister. Türkiye Yüzyılı belediyeciliğini Gaziantep’te ete kemiğe büründüren asıl kahramanlar sizlersiniz. Gerçek olan sizsiniz. Ben de kiracı olmanın zorluğunu yaşadım. Bu yüzden bugün, memurumuzun da vatandaşımızın da kira yükü altında ezilmemesi için bu projeleri hayata geçiriyoruz. Kuzeyşehir ve Güneyşehir’de büyük bir konut seferberliği başlattık. Amacımız herkesin başını yastığa kira korkusu yaşamadan koyabilmesi. Bu sadece belediye projesi değil, aynı zamanda bir devlet politikasıdır" dedi. "Bu projede, empatiyle yöneten bir başkan var" BEM-BİR-SEN Genel Başkanı Levent Uslu da konuşmasında, "Gaziantep’te bir Fatma Şahin gerçeği var. Kentin dört bir yanında yapılan çalışmaları gördükçe gurur duyuyorum. Bu projede emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Bu yaklaşım, çalışanını kendi yerine koyan bir yönetim anlayışıdır. Başkanımız, ‘Benim çalışanım çocuğuna bir şey alabilsin, evine bir tas daha fazla götürebilsin’ diye düşünerek bu adımı attı. Bu empatiyle yapılan bir iştir" diye konuştu.
Ekranla büyüyen çocuklarda dijital denge ve ruh sağlığına dikkat
29 Temmuz 2025 Salı - 14:45 Ekranla büyüyen çocuklarda dijital denge ve ruh sağlığına dikkat SANKO Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, ekranla büyüyen çocuklarda dijital dengenin sağlanmasının ruh sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Yaz mevsiminin çocukların uzun eğitim döneminin ardından dinlendiği, eğlendiği ve yeni deneyimler kazandığı zaman dilimi olduğunu ancak teknolojinin günlük yaşantıda bu denli yoğun yer kaplamasının, yaz tatillerini de ekransız hayal etmeyi zorlaştırdığını ifade eden Uzm. Psikolog Turan, "Tablet, telefon, televizyon ya da bilgisayar fark etmeksizin, ekranla geçirilen zaman her gün artıyor. Bu durum yalnızca fiziksel olmakla kalmayıp, duygusal ve sosyal gelişimi de etkileyebiliyor" dedi. Yaz tatilinde dijital dengenin sağlanmasının çocukların ruh sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Psikolog Turan, "Ekran süresinin kontrolsüz şekilde artması dikkat dağınıklığı, uyku bozukluğu, öfke nöbetleri, sosyal geri çekilme ve ilişki kurma becerilerinde zayıflama gibi pek çok sorunu beraberinde getiriyor. Oysa yaz tatili, dijital detoksun en kolay uygulanabileceği bir fırsat dönemidir. Bu da hem fiziksel sağlığı hem de duygu düzenleme becerilerini olumsuz etkiliyor. Üstelik küçük yaşta ekranla kurulan yoğun ilişki, çocukların gerçek hayattaki oyunlara, arkadaşlık ilişkilerine ve aile etkileşimlerine karşı duyarsızlaşmasına yol açabiliyor. Dijital dengeyi sağlamak yasaklayıcı ya da cezalandırıcı bir yaklaşımla değil, yönlendirici ve sınır koyan bir tutumla mümkün olabilir" ifadelerini kullandı. "Ekranla sağlıklı bir ilişki kurmanın beş temel adımı" Ekranla sağlıklı bir ilişki kurmanın beş temel adımını sıralayan Uzm. Psikolog Turan, "Zaman Sınırı Koyun: 2 yaşından küçük çocuklarda mümkün olduğunca ekrandan uzak durmak önerilirken, okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarda ise günlük toplam ekran süresi bir saati geçmemelidir. Ekran süresini çocuğunuzun yaşını 10 ile çarparak sağlıklı süre hesaplaması yapabilirsiniz. Aynı zamanda süre belirlerken birlikte bir zaman çizelgesi oluşturmak, çocuğun da bu sürece katılımını sağlar. İçeriği Birlikte Seçin: Hangi çizgi filmin, oyunun ya da uygulamanın çocuğunuza uygun olduğunu belirlemek ebeveynin sorumluluğundadır. Kaliteli içerikler tercih edilmeli ve mümkünse çocukla birlikte izlenmeli. Bu hem denetimi kolaylaştırır hem de paylaşım anına dönüşür. Ekran Yerine Alternatif Sunun: Sadece "Hayır, izleyemezsin" demek yerine, "Bugün birlikte parka gidelim mi?" ya da "Yeni bir masa oyunu denemek ister misin?" gibi alternatifler sunmak çocuğun ekran dışı zamanla olumlu bağ kurmasına yardımcı olur. Yatmadan En Az Bir Saat Önce Ekranı Kapatın: Uyku kalitesiyle doğrudan ilişkili olan mavi ışık, ekran başında geçirilen sürenin uzamasıyla çocuklarda uykuya dalmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle ekranla vedalaşma saati belirlemek önemlidir. Rol Model Olun: Çocuklar söylediğimizi değil yaptığımızı örnek alır. Eğer elimizden telefon düşmüyorsa, çocuğun ekranla sağlıklı bir ilişki kurması da zorlaşır. Dijital denge önce ebeveynle başlar. Bu nedenler aile içindeki tutum belirleyicidir" şeklinde konuştu. Teknoloji yasaklanmaz, yönetilir Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkartmanın mümkün ya da gerekli olmadığını hatırlatan Uzm. Psikolog Turan, "Ancak çocukların gerçek hayatla temas kurabilmesi, bedensel hareketlerini artırması, hayal gücünü kullanabileceği oyunlar oynaması ve sosyal becerilerini geliştirebilmesi için ekran kullanımının sınırlı ve denetimli olması büyük önem taşıyor. Çocuklar için en kıymetli ekran aslında ebeveynlerin yüzüdür. Onlarla göz göze gelin, birlikte gülün, birlikte oynayın. Yaz tatili yalnızca güneşli günlerin değil, bağların da güçlendiği bir zaman olabilir" diye konuştu.
GTB, gıda sektörünü küresel pazarlara taşıyor
29 Temmuz 2025 Salı - 14:42 GTB, gıda sektörünü küresel pazarlara taşıyor Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), kentin gıda sektöründe faaliyet gösteren firmalarının uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmaları ve ihracat kapasitelerini artırmaları amacıyla yeni bir projeyi daha hayata geçirdi. T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından, 5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ve bu karara dayanılarak yayımlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Proje Desteğine İlişkin Genelge kapsamında hazırlanan "Gaziantep Ticaret Borsası Gıda Sektörü 3. UR-GE Projesi", 22 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla Bakanlık tarafından onaylanarak resmen başladı. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, üç yıl sürecek çalışmanın Gaziantep’in dış ticaret kapasitesini nitelikli biçimde artırmayı, firmalar arası iş birliğini güçlendirmeyi ve bölgeyi gıda sektöründe küresel ölçekte daha görünür hale getirmeyi hedeflediğini söyledi. Projeye dahil olan firmaların ihtiyaç analizi, eğitim, danışmanlık, yurt dışı pazarlama faaliyetleri ve alım heyetleri gibi çeşitli desteklerden faydalanacağını anlatan Akıncı, "36 ay sürecek projemizle, katılımcı firmalarımıza yüzde 75 oranında kamu desteği sağlanacak" dedi. GTB koordinasyonunda yürütülecek projeyle, firmaların ihracat yolculuklarında birlikte büyüme vizyonuyla hareket edeceğini aktaran Akıncı, "Üyelerimizin küresel pazarlarda sürdürülebilir başarı elde etmeleri için onları sadece bugünün değil, geleceğin ticaret şartlarına da hazırlıyoruz. Proje aynı zamanda, dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan ‘ikiz dönüşüm’ yaklaşımıyla firmalarımızın dijital altyapılarını geliştirmelerini ve yeşil üretim uygulamalarına geçişlerini de teşvik edecek" şeklinde konuştu. Projeye dahil olan firmaların her birinin ihracat potansiyeli, kurumsal kapasitesi ve hedef pazarlara yönelik stratejik beklentilerinin titizlikle ele alınacağını kaydeden Akıncı, "Bu analizler doğrultusunda firmalarımızın en fazla faydayı sağlayabileceği yol haritası oluşturulacak. Eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle birlikte firmalarımızın rekabet gücü artacak, uluslararası pazarlara erişimleri kolaylaşacak. Amacımız, firmalarımızı sadece ihracatçı yapmak değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve katma değerli ihracat yapan bir yapıya kavuşturmak" diye konuştu. İlk etapta 30 firmanın proje dahilinde yer aldığını vurgulayan Akıncı, amaçlarının Gaziantep’in üretim gücünü ve girişimci ruhunu, bu projeyle uluslararası vitrine daha güçlü bir şekilde taşımak olduğunu sözlerine ekledi.
Başkan Şahin, yaz okullarından faydalanan çocuklar ile bir araya geldi
29 Temmuz 2025 Salı - 13:45 Başkan Şahin, yaz okullarından faydalanan çocuklar ile bir araya geldi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaz okullarından faydalanan çocukları ziyarette bulundu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (GASMEK) Fatih Sultan Mehmet Eğitim Akademisinde öğrencilerle bir araya gelen Başkan Fatma Şahin yaz okulunun işleyişi, eğitimler ve yapılan aktiviteler hakkında bilgi aldı. Çocuklarla ve velilerle sohbet eden Şahin görüş ve önerileri dinledi. Çocuklar sohbetinde eğlenerek öğrendikleri bir yaz tatilini GASMEK ile geçirdiklerini ifade etti. Veliler ise çalışmalardan dolayı Başkan Şahin’e teşekkür etti. "Bilgiye ulaşmak için birçok dilde kendimizi geliştirmemiz lazım" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin çocuklara spor ve kitap okuma alışkanlıkları edinmelerini tavsiye ederek planlama ile başarının yakalanacağını ifade ederek, "Çocuklarımı tebrik ediyorum. Burası çok önemli bir muhit. Bu mahalledeki çocuklarımızın daha iyi yetişmesi için 2021 yılında Fatih Sultan Mehmet Han’ın adını verdiğimiz çok güzel bir GASMEK açtık. Herkes tatildeyken çocuklarımız buraya İngilizce öğrenmek için geliyor. Bir ayda çocuklardaki gelişimin çok fazla olduğu belirtiliyor. Artık bilgi ekonomisindeyiz. Bir dil bir insan. Bilgiye ulaşmak için birçok dilde kendimizi geliştirmemiz lazım. Şu anda biz 7 dilde GASMEK’lere kurs açtık. Kim ne öğrenmek istiyorsa 16 kişi birleştiğinde biz hemen kurs açabiliyoruz. Hangi dilde eğitim almak istiyorlarsa onu açabileceğimiz bir altyapı oluşturduk. Çocuklarımızın ben yabancı dilimi ilerletmek istiyorum demesi çok kıymetli. Bu verilen fırsatlar günün sonunda büyük bir başarıya dönüşüyor. GASMEK’ler deki başarı oranımız yüzde 85" dedi. Yaz okulları ile çocuklar tatili eğlenceli ve verimli geçiriyor "Eğitim Şehri Gaziantep" vizyonu ile 23 Haziran’da başlayıp 31 Ağustos’ta sona erecek yaz okulları ile çocuklara kültürel, sanatsal ve mesleki alanlarda zengin bir eğitim imkanı sunuluyor. Bu yıl 32 merkezde, 60 farklı branşta, 8-15 yaş aralığındaki 8 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Yaz okullarında bilişim teknolojileri, robotik kodlama, gastronomi eğitimi, din eğitimi, resim ve sanat eğitimi, dil eğitimi, el sanatları, Türk-İslam sanatları, müzik ve sağlık eğitimleri gibi alanlarda çocuklara hem öğretici hem de keyifli bir yaz tatili sunuluyor. Ücretsiz hizmet verilen kursların sonunda Ağustos sonunda GASMEK Yaz Olimpiyatları yapılması planlanırken, yaz okullarından faydalanmak isteyen veliler çocukları adına online olarak www.gasmek.org.tr adresi üzerinden kayıt yaptırabilecek.
Sıcak havalarda telefon kullanımına dikkat
29 Temmuz 2025 Salı - 10:25 Sıcak havalarda telefon kullanımına dikkat Gaziantep’te 8 yıldır telefon tamiri üzerine çalışan Erhan Demir, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte cep telefonlarında aşırı ısınma sorunları yaşayan vatandaşları uyardı. Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte cep telefonlarında da aşırı ısınma sorunları sıkça yaşanmaya başladı. Telefon tamircileri, özellikle sıcak havalarda şarjda kullanılan telefonların ciddi riskler taşıdığı konusunda vatandaşları uyardı. Gaziantep’te 8 yıldır telefon tamiri üzerine çalışan Erhan Demir, yaz mevsiminde telefon ısınmalarının artmasının başlıca nedenlerini ve alınması gereken önlemleri anlattı. "Şarjda kullanılan telefon daha hızlı ısınıyor" Demir, vatandaşların en sık yaptığı hatanın telefonu şarj ederken aynı anda kullanmak olduğunu belirterek, "Telefon şarjdayken oyun oynanması ya da video izlenmesi cihazın normalden çok daha fazla ısınmasına neden oluyor. Özellikle şu günlerde Antep çok sıcak. Şarjda oynanan telefon bu havada çok hızlı bir şekilde ısınıyor ve zarar görebiliyor" dedi. "Orijinal olmayan şarj aletleri tehlike oluşturuyor" Telefonun ısınmasına neden olan bir diğer önemli faktörün kalitesiz ve orijinal olmayan şarj aletleri olduğunu vurgulayan Demir, "Vatandaşlarımız genellikle fiyatı daha uygun diye orijinal olmayan şarj aletleri tercih ediyor. Ancak bu durum telefonun içindeki entegre parçalara zarar verebilir. Aşırı ısınma sonucu bu parçalar arızalanabiliyor ve telefon aniden kapanabiliyor" ifadelerini kullandı. "Günde bir kez şarj yeterli, klima altında şarj edin" Demir, telefonların ideal şartlarda günde bir kez şarj edilmesi gerektiğini belirterek, "Telefon çok sık şarja takılmamalı. Oyun oynayan kullanıcılar doğal olarak daha fazla şarja ihtiyaç duyuyor, fakat bu durumda dahi telefonu serin bir ortamda, mümkünse klima altında şarj etmek cihaz sağlığı açısından önemli. Şarj aletlerinden dolayı birkaç kablonun eridiğini gördük. Bu da aslında büyük bir risk. Orijinal olmayan şarj cihazları yalnızca telefona değil, kullanıcıya da zarar verebilir" şeklinde konuştu. "Şarj işlemi mümkünse serin bir ortamda yapılmalı" Telefonların ısınmaması için önerilerde bulunan Demir, "Telefon şarjdayken kullanılmamalı, orijinal şarj aletleri tercih edilmeli, şarj işlemi mümkünse serin bir ortamda yapılmalı, gereğinden fazla oyun oynanarak cihaz zorlanmamalı. Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde, telefon kullanıcılarının bu basit ama etkili önlemleri dikkate almaları, hem cihaz ömrünü uzatmak hem de güvenliği sağlamak açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.