Yerel Haberler
Gaziantep
Gaziantep’te 4 ve 5. sınıf öğrencilerine ücretsiz deneme sınavı 13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:51:49 İstanbul Lider Koleji Gaziantep kampüsünde uluslararası öğrenci değerlendirme programı olan PISA yaklaşımı baz alınarak hazırlanan yeni nesil ölçme ve değerlendirme uygulaması, 28 Nisan’da gerçekleştirilecek. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA yaklaşımından ilham alınarak hazırlanan yeni nesil ölçme ve değerlendirme uygulaması, Gaziantep’te 4 ve 5’inci sınıf öğrencileriyle buluşuyor. İstanbul Lider Koleji tarafından düzenlenecek ücretsiz sınav ile öğrencilerin yalnızca bilgi düzeyleri değil; analitik düşünme, problem çözme ve bilgiyi günlük yaşamda kullanabilme becerileri de ölçülecek. Uzman eğitimciler ve uluslararası standartlarda soru geliştirme deneyimine sahip kaynak yazarlarının katkılarıyla hazırlanan sınav, öğrencilere dünya genelinde uygulanan yeni nesil değerlendirme anlayışına yakın bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bu sayede katılımcı öğrenciler, üst düzey düşünme becerilerini geliştirme fırsatı yakalayacak. İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, eğitim anlayışlarının merkezinde ezber yerine düşünme ve üretmenin yer aldığını belirterek, "İstanbul Lider Koleji olarak amacımız; ezberi değil düşünmeyi, analiz etmeyi ve üretmeyi merkeze alan bir eğitim anlayışıyla öğrencilerimizi geleceğin dünyasına en güçlü şekilde hazırlamaktır" dedi. Sınav, Türkiye genelindeki İstanbul Lider Koleji kampüslerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Gaziantep Kampüsü’nde ise 28 Nisan Salı günü saat 10.00’da yapılacak sınava 4 ve 5’inci sınıf öğrencileri ücretsiz katılabilecek.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:51 Gaziantep’te 24 yaşındaki gencin ölümünde acılı anneden şok iddia Gaziantep’te eşiyle görüşmek üzere evden çıkan ve ardından öldürülen 24 yaşındaki Mehmet Polat’ın ailesi, ölümün arkasındaki sır perdesinin açılmasını istiyor. Acılı anne ise cinayeti gelinin azmettirdiğini öne sürdü. Gaziantep’te 16 Mart 2024 tarihinde Şahinbey ilçesi Kıbrıs Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 24 yaşındaki Mehmet Polat silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. İddiaya göre, Polat olay eşinin çağırması nedeni ile görüşme için dışarı çıktı. Kısa süre sonra kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından silahlı saldırıya uğrayan genç, ağır yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Mehmet Polat kurtarılamadı. Aile olayın planlı bir saldırı olduğunu öne sürdü Acılı aile ise olayın planlı bir saldırı olduğunu öne sürdü. Anne Selma Polat, oğlunun bir kişi tarafından görüşme bahanesiyle çağrıldığını ve burada pusuya düşürüldüğünü iddia etti. Olayda herhangi bir husumet bulunmadığını belirten anne Polat, saldırıyı gerçekleştiren kişileri tanımadıklarını ifade etti. Yetkililer olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. "Benim oğlum pusuya düşürüldü" Oğlunun pusuya düşürüldüğünü söyleyen anne Polat, "Hayatını kaybeden Mehmet Polat’ın annesiyim. Oğlum vurulduğunda henüz 24 yaşındaydı. Oğlumun hiçbir husumeti yoktu. Haberlerde söylenenlerin aksine kimseyle bir düşmanlığı bulunmuyordu. Benim oğlum pusuya düşürüldü. Buna yürekten inanıyorum. Olaydan önce oğlum beni aradı. Eşiyle ufak bir tartışma yaşadıklarını söyledi. Bana, ‘Anne, pazartesi günü anlaşmalı boşanacağız. Artık birlikte olamayız’ dedi. Ortada büyütülecek bir kavga yoktu. Daha sonra eşi, oğlumu arayıp simitçiye çağırmış. ’Altınlarını vereceğim’ demiş. Oğlum da bunun üzerine oraya gitti. Amacı sadece konuşmak ve meseleyi tatlıya bağlamaktı. Olay yerine gittiğinde, onu oraya çağıran kişinin aslında simitçi olmadığını öğrenmiş. Telefonla tekrar aradıklarında ’Geliyoruz’ demişler. Oğlum onların gelmesini beklerken araçtan inen kişiler bir anda saldırıya geçmiş. İki kişi maskeliymiş. İçlerinden biri oğlumun boğazını tutup sırtını hedefe çevirmiş, diğeri ise pompalı tüfekle ateş etmiş. Oğlumun sırtından vurularak öldürüldü" dedi. "Oğlumu o noktaya çağıran, yönlendiren oydu" Suçluların en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen anne Polat, "Bu kişileri biz tanımıyoruz. Kendileri de ifadelerinde tanımadıklarını söylüyor. Oğlumun nerede olduğunu, nereye gideceğini bilen tek kişi eşiydi. Ben bu olayın planlı olduğunu düşünüyorum. Oğlumun eski eşi ve ailesinin bu işin içinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü oğlumu o noktaya çağıran, yönlendiren oydu. Benim tek isteğim adalet. Oğlum için adalet istiyorum. Bu olaya karışan herkesin ortaya çıkarılmasını ve hak ettikleri cezayı almasını istiyorum" diye konuştu. Olay sonrası açılan davada mütalaa açıklanmıştı Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıklar A.N.Y., M.Y., M.F.Y., A.D., M.C.D. ve suça sürüklenen çocuk E.D.’nin, eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdikleri gerekçesiyle "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını istemişti. Mahkeme heyeti ise sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe ertelemişti.
Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ikizler, mesleği yaşatıyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:56 Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ikizler, mesleği yaşatıyor Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ustası çift yumurta ikizleri, unutulmaya yüz tutmuş kalaycılık mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Gaziantep’in tarihi dokusuyla öne çıkan Kalealtı bölgesinde unutulmaya yüz tutmuş kalaycılık, 35 yaşındaki ikiz kardeşler Abdullah ve Ökkeş Toprak tarafından yaşatılıyor. Çocukken babalarının yanında başladıkları kalaycılık mesleğini 28 yıldır devam ettiren kardeşler ailelerinden devraldıkları kalaycılık zanaatını sürdürüyor. 3’üncü kuşak kalaycılar, bir yandan bakır kapları parlatmaya devam ederken bir yandan da mesleğin gelecek nesillere aktarılması için çaba harcıyor. Çocukluklarından itibaren dükkanda babalarının yanında yetişen ikiz kardeşler, sanayileşmeyle birlikte unutulmaya başlayan kalaycılığı hem geçim kaynağı hem de kültürel miras olarak görüyor. "Mesleğe aşık olduk ve o günden beri de hiç bırakmadık" Kalaycılık mesleğini aşkla yaptığını söyleyen ikizlerden Abdullah Toprak, "Kalaycılık mesleği bizde dededen babaya, babadan da bize geçti. Şimdi bu mesleği ikiz kardeşimle birlikte devam ettirmeye çalışıyoruz. Evet, biz ikiziz. Küçük yaşlardan itibaren babamızla birlikte heyecanla bu işi yapmaya başladık. Zamanla mesleğe aşık olduk ve o günden beri de hiç bırakmadık. Yaklaşık 7 yaşından beri kalaycılık yapıyoruz" dedi. "Kalay yapılmadığında bakır zehirleyebilir" Kalaycılıkla ilgili bilgi veren Abdullah Toprak, "Kalaycılık ilk olarak bakırcılıktan çıktı. Bakır eşyaların sağlıklı ve dayanıklı olması için kalaylama işlemi şart. Kalay yapılmazsa yemeğin tadı da sağlıklı olmaz. Bazıları artık kalayın gereksiz olduğunu söylüyor ama bu doğru değil. Kalay yapılmadığında bakır zehirleyebilir. Kalaylama hem sağlık açısından önemli hem de bakırın ömrünü uzatıyor. Yaptığımız işin fiyatı eşyaya göre değişiyor. Mesela bir tabak yüz lira, bir kazan gelirse üç yüz lira oluyor. Tencere gibi büyük parçalar bin lirayı bulabiliyor. Alanın büyüklüğüne göre fiyat da değişiyor" şeklinde konuştu. "Kardeşimle birlikte öğrendik ve birlikte çalışıyoruz" Mesleği ikiziyle yapmaktan mutlu olduğunu söyleyen Ökkeş Toprak da, "Dükkanımız yaklaşık üç metre, çok büyük değil ama işimizi görüyor. Bu işi yabancıyla değil, tanıdığımızla yapmayı tercih ederiz. Hem daha güvenli hem de daha iyi sonuç alıyoruz. Mesleğimizi seviyoruz. Zaten çoğu kişi bu işe pek girmediği için rekabet de az. Kardeşimle birlikte öğrendik ve birlikte çalışıyoruz. Bu bizim baba mesleğimiz ve biz de gururla sürdürüyoruz" diye konuştu.
Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ikizler, mesleği yaşatıyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:50 Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ikizler, mesleği yaşatıyor Gaziantep’te 3’üncü kuşak kalaycı ustası çift yumurta ikizleri, unutulmaya yüz tutmuş kalaycılık mesleğini 28 yıldır yaparak ayakta tutmaya çalışıyor. Gaziantep’in tarihi dokusuyla öne çıkan Kalealtı bölgesinde unutulmaya yüz tutmuş bir meslek olan kalaycılık, çift yumurta ikizleri sayesinde ayakta durmaya çalışıyor. Çocukken babalarının yanında başladıkları kalaycılık mesleğini 28 yıldır devam ettiren 35 yaşındaki ikiz kardeşler Abdullah ve Ökkeş Toprak, ailelerinden devraldıkları kalaycılık zanaatını sürdürüyor. 3’üncü kuşak kalaycılar, bir yandan bakır kapları parlatmaya devam ederken bir yandan da mesleğin gelecek nesillere aktarılması için çaba harcıyor. Çocukluklarından itibaren dükkanda babalarının yanında yetişen ikiz kardeşler, sanayileşmeyle birlikte unutulmaya başlayan kalaycılığı hem geçim kaynağı hem de kültürel miras olarak görüyor. "Mesleğe aşık olduk ve o günden beri de hiç bırakmadık" Kalaycılık mesleğini aşkla yaptığını söyleyen Abdullah Toprak, "Kalaycılık mesleği bizde dededen babaya, babadan da bize geçti. Şimdi bu mesleği iki kardeşimle birlikte devam ettirmeye çalışıyoruz. Evet, biz ikiziz. Küçük yaşlardan itibaren babamızla birlikte heyecanla bu işi yapmaya başladık. Zamanla mesleğe aşık olduk ve o günden beri de hiç bırakmadık. Yaklaşık 7 yaşından beri kalaycılık yapıyoruz" dedi. "Kalay yapılmadığında bakır zehirleyebilir" Kalaycılıkla ilgili bilgi veren Abdullah Toprak, "Kalaycılık ilk olarak bakırcılıktan çıktı. Bakır eşyaların sağlıklı ve dayanıklı olması için kalaylama işlemi şart. Kalay yapılmazsa yemeğin tadı da sağlıklı olmaz. Bazıları artık kalayın gereksiz olduğunu söylüyor ama bu doğru değil. Kalay yapılmadığında bakır zehirleyebilir. Kalaylama hem sağlık açısından önemli hem de bakırın ömrünü uzatıyor. Yaptığımız işin fiyatı eşyaya göre değişiyor. Mesela bir tabak yüz lira, bir kazan gelirse üç yüz lira oluyor. Tencere gibi büyük parçalar bin lirayı bulabiliyor. Alanın büyüklüğüne göre fiyat da değişiyor" şeklinde konuştu. "Kardeşimle birlikte öğrendik ve birlikte çalışıyoruz" Mesleği ikiziyle yapmaktan mutlu olduğunu söyleyen Ökkeş Toprak, "Dükkanımız yaklaşık üç metre, çok büyük değil ama işimizi görüyor. Bu işi yabancıyla değil, tanıdığımızla yapmayı tercih ederiz. Hem daha güvenli hem de daha iyi sonuç alıyoruz. Mesleğimizi seviyoruz. Zaten çoğu kişi bu işe pek girmediği için rekabet de az. Kardeşimle birlikte öğrendik ve birlikte çalışıyoruz. Bu bizim baba mesleğimiz ve biz de gururla sürdürüyoruz" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde "Atıksız Mutfaklar" ideathon başladı
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:35 Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde "Atıksız Mutfaklar" ideathon başladı Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) ev sahipliğinde Gaziantep Ticaret Odası (GTO), Gıda Kurtarma Derneği ve FAZLA iş birliğiyle düzenlenen "Gıda ve Gastronomi Sektöründe Atıksız Mutfaklar İçin Yenilikçi Uygulamalar" konulu Ideathon başladı. HKÜ Turizm Fakültesi, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, GTO Gaziantep Gastronomi Akademisi’nin destekleriyle iki gün boyunca sürecek. Etkinliğin ilk gününde gıda israfına karşı yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. HKÜ Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekerek, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak bizler, sıfır atık bilinciyle hareket eden, yeşil kampüs anlayışını benimseyen ve her alanda inovasyon odaklı eğitim sunan bir kurumuz. Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümümüz, bu Ideathon’la yalnızca teknik bilgi üretmiyor, aynı zamanda değer, farkındalık ve dönüşüm üretiyor. Bu etkinlik sayesinde sektör temsilcileriyle öğrencileri aynı masa etrafında buluşturuyor; fikirlerin projeye, projelerin çözüme, çözümlerin ise sürdürülebilir bir geleceğe dönüşmesini amaçlıyoruz" dedi. Açılışta konuşan Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım ise, "Gıda sektörü yalnızca üretim ve tüketim zincirinden ibaret değil, aynı zamanda bir kültür ve sorumluluktur. Gaziantep olarak yalnızca geçmişin mutfağını yaşatmakla yetinmemeli, geleceğin tarifini de yazmalıyız" ifadelerini kullandı. Gıda Kurtarma Derneği Başkanı ve FAZLA Genel Müdür Yardımcısı Berat İnci, "Her yıl yaklaşık 1 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Bu, sadece bir rakam değil, aynı zamanda israf edilen umut ve kaynak demektir. Bu nedenle gençlerin bu konuda farkındalık oluşturması son derece kıymetlidir" diye konuştu. Etkinliğin ilk oturumu olan "ZeroBite Atıksız Mutfaklar İçin Yenilikçi Uygulamalar" başlıklı panelin moderatörlüğünü HKÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Furkan Baltacı üstlendi. Panelde HKÜ’den Dr. Öğr. Üyesi Fulya Harp Çelik, Toros Üniversitesi MYO İkram Hizmetleri ve Aşçılık Programı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kamuran Öztop, Gıda Kurtarma Derneği Genel Sekreteri Devrim Barçak Potok ve GTO Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Uğur Acıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlik, yarın gerçekleştirilecek fikir geliştirme ve sunum oturumlarıyla devam edecek.
Başarılı by-pass cerrahisi ile hayata tutundu
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:21 Başarılı by-pass cerrahisi ile hayata tutundu Göğüs ve nefes darlığı şikayetiyle başvuran hasta, Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı bypass operasyonu ile sağlığına kavuştu. Şanlıurfa’da yaşayan 56 yaşındaki Halil Balcı, uzun zamandır göğüs ve nefes darlığı şikayeti yaşıyordu. Daha önce farklı bir hastanede anjiyo olan ancak şikayetleri geçmeyen Halil Balcı, Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’ne başvurdu. Balcı, ANKA Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından muayene edildi. Yapılan ileri tetkik ve tahliller sonucu 3 ana damarının tıkalı olduğu tespit edilen hastaya Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından by-pass ameliyatı yapılmasına karar verildi. 3 ana damar koroner bypass yapılan hasta kısa süre sonra sağlığına kavuştu. Anka Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyon sonrası sağlığına kavuşan Balcı, kendisini sağlığına kavuşturan Prof. Dr. Gökhan Gökaslan ve hastane yönetimine teşekkür ziyaretinde bulundu. Balcı, "Damarlarımın tıkalı olduğunu duyunca çok korktum. Bir an öleceğimi düşünüp, umutsuzluğa kapıldım. Doktorumun başarılı operasyonu ile hayata tutundum. Hastane yönetimi de benim her ihtiyacımda yanımdaydı. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır" dedi. Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, tıkalı olan koroner kalp damarlarının açılması için yapılan by-pass ameliyatının başarıyla geçtiğini dile getirerek, "Hastamızın sağlığına kavuşmasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz" şeklinde konuştu. Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Koç da, "Hastalarımızın sağlığına kavuştuğunu görmek bizim için mutluluk verici. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak için çabalarken onlara kendilerini evlerinde gibi hissettirmeye çalışıyoruz. Sağlık en önemli hazine. Biz de hastalarımızın kısa sürede sağlığına kavuşmaları için özveri ile çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Depremde hasar alan tarihi Kurtuluş Camii yeniden ibadete açıldı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 17:21 Depremde hasar alan tarihi Kurtuluş Camii yeniden ibadete açıldı Asrın felaketinde ağır hasar alan Gaziantep’teki tarihi Kurtuluş Cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan restorasyonun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantı ile katıldığı programla yeniden ibadete açıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kuruluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende bu yıl restorasyonu tamamlanan 101 eserin açılışı gerçekleştirildi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören Tarihi Kurtuluş Cami, titizlikle yürütülen restorasyon sürecinin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğünün 101înci kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantısıyla ibadete açıldı. Restorasyonun ardından eski ihtişamına kavuşan, kentin simge yapıları arasında yer alan, tarihi ve mimari özellikleriyle de bilinen Tarihi Kurtuluş Cami, 1892 yılında "Valide Meryem Kilisesi" olarak inşa edildi. Uzun yıllar cezaevi olarak kullanıldıktan sonra 1960 yılında camiye dönüştürüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 101. kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda, restorasyonu tamamlanan Tarihi Kurtuluş Cami’de konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, tarihi miras olan Kurtuluş Cami’nin ibadete açıldığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Gaziantep’te 40 tarihi eserin hasar aldığını ve şu ana kadar 9 caminin ibadete açıldığını ifade eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, diğer hasar alan 31 eserin ise yıl sonuna kadar tamamlanarak açılacağını söyledi. Çeber, "Bugün Türkiye genelinde toplam 101 tane restorasyonu tamamlanan eser açılışı yapıldı. Çünkü bu yıl Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kuruluşunun 101’inci yıl dönümü. Gaziantep Vakıflar Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında kayıtlı toplam 87 tarihi eserimiz var. Bu eserlerin 40 tanesi maalesef değişik oranlarda 6 Şubat depremlerinde zarar gördü. Kurtuluş Camimiz de en fazla hasar gören eserlerden birisiydi. 40 eserle ilgili depremin ardından hemen çalışmaya başladık ve şöyle bir vaadimiz olmuştu. Normal binalar için ne kadar süre istiyorsak tarihi ve kültürel eserler için iki katı süre istiyoruz dedik. Çünkü burada çok aşırı hassasiyetle çalışıyoruz. Depremden hemen sonra çalışmaya başladık ve bugün itibariyle 9 camimizi eserimizi açmış bulunuyoruz. Kalan 31 eserimizi de yıl sonuna kadar peyderpey açacağız" diye konuştu. Tarihi Kurtuluş Cami açılış programına Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve kent protokolü katıldı. Vali Çeber, açılışın ardından tarihi camide incelemelerde bulundu.
Depremde hasar alan tarihi Kurtuluş Camii yeniden ibadete açıldı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 17:19 Depremde hasar alan tarihi Kurtuluş Camii yeniden ibadete açıldı Asrın felaketinde ağır hasar alan Gaziantep’teki tarihi Kurtuluş Cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan restorasyonun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı canlı bağlantı ile yeniden ibadete açıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kuruluşunun 101’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende bu yıl restorasyonu tamamlanan 101 eserin açılışı gerçekleştirildi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören Tarihi Kurtuluş Cami, titizlikle yürütülen restorasyon sürecinin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 101. kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantısıyla ibadete açıldı. Restorasyonun ardından eski ihtişamına kavuşan, kentin simge yapıları arasında yer alan, tarihi ve mimari özellikleriyle de bilinen Tarihi Kurtuluş Cami, 1892 yılında "Valide Meryem Kilisesi" olarak inşa edildi. Uzun yıllar cezaevi olarak kullanıldıktan sonra 1960 yılında camiye dönüştürüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 101. kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda, restorasyonu tamamlanan Tarihi Kurtuluş Cami’de konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, tarihi miras olan Kurtuluş Cami’nin ibadete açıldığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Gaziantep’te 40 tarihi eserin hasar aldığını ve şu ana kadar 9 caminin ibadete açıldığını ifade eden Gaziantep Valisi Kemal Çeber, diğer hasar alan 31 eserin ise yıl sonuna kadar tamamlanarak açılacağını söyledi. Çeber, "Bugün Türkiye genelinde toplam 101 tane restorasyonu tamamlanan eser açılışı yapıldı. Çünkü bu yıl Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kuruluşunun 101’inci yıl dönümü. Gaziantep Vakıflar Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında kayıtlı toplam 87 tarihi eserimiz var. Bu eserlerin 40 tanesi maalesef değişik oranlarda 6 Şubat depremlerinde zarar gördü. Kurtuluş Camimiz de en fazla hasar gören eserlerden birisiydi. 40 eserle ilgili depremin ardından hemen çalışmaya başladık ve şöyle bir vaadimiz olmuştu. Normal binalar için ne kadar süre istiyorsak tarihi ve kültürel eserler için iki katı süre istiyoruz dedik. Çünkü burada çok aşırı hassasiyetle çalışıyoruz. Depremden hemen sonra çalışmaya başladık ve bugün itibariyle 9 camimizi eserimizi açmış bulunuyoruz. Kalan 31 eserimizi de yıl sonuna kadar peyder pey açacağız" diye konuştu. Tarihi Kurtuluş Cami açılış programına Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve kent protokolü katıldı. Vali Çeber, açılışın ardından tarihi camide incelemelerde bulundu.
"GİBTÜ Bilim Söyleşileri" tamamlandı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 17:09 "GİBTÜ Bilim Söyleşileri" tamamlandı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen iş birliği protokolü ile hayata geçirilen "GİBTÜ Bilim Söyleşileri" programı, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencileri bilim dünyasıyla birleştirerek tamamlandı. 12 ayrı söyleşiden oluşan etkinlik öğrenciler tarafından büyük bir beğeni ve ilgiyle takip edildi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), Bilim İletişimi Ofisince hazırlanan bilim söyleşileri gençlerin akademik ve mesleki gelişimlerine ilham vererek bilimsel bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sağladı. "GİBTÜ Bilim Söyleşileri" programı, 2025 yılı boyunca 12 farklı okulda, GİBTÜ’nün alanında uzman akademisyenleri tarafından yürütüldü. Her söyleşi, farklı bilimsel temaları merkeze alarak gençleri bilime yakınlaştırmayı, onları hem düşünmeye hem üretmeye teşvik etmeyi hedefledi. Programın koordinatörlüğünü üstlenen GİBTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, "Bilimsel farkındalık yalnızca kampüslerde değil, toplumun her alanında oluşmalı. Bu program, gençleri geleceğin bilim insanları olarak cesaretlendirmeyi amaçladı. 12 ayrı söyleşiden oluşan etkinliğin finali önümüzdeki günlerde düzenlenecek olan dev organizasyonla tamamlanmış olacak" dedi. "YÖK vizyonuyla uyumlu, yerelde öncü bir uygulama" GİBTÜ’nün bu programı, geçtiğimiz ay Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bünyesinde kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin "Bilim Kafe" adıyla başlattığı ulusal bilim iletişimi hareketiyle doğrudan örtüşüyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın bilim iletişimi vizyonunu yansıtan, "Bilim iletişimini Türkiye’deki bilimsel bilgi tecrübesini, sadece ulusal sınırlarla değil, dünyayla paylaşmanın bir vasıtası olarak görmeliyiz" sözleri, GİBTÜ’nün bu alandaki kararlılığını da ortaya koyuyor. Bu yaklaşımla, GİBTÜ’nün kendi bünyesinde kurduğu Bilim İletişimi Ofisi, üniversite-toplum etkileşimini sürdürülebilir, planlı ve kurumsal bir yapıya dönüştürüyor. GİBTÜ, bu yönüyle hem bilgiyi topluma taşıyan bir üniversite hem de ulusal bilim iletişimi vizyonunun bölgesel öncülerinden biri olarak konumlanıyor.
Yılın ilk buğdayı GTB’de işlem gördü
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:17 Yılın ilk buğdayı GTB’de işlem gördü 2025 yılının ilk buğdayı, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Hububat-Bakliyat Satış Salonu’nda düzenlenen seansla işlem gördü. Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı kırsal Belören Mahallesi’nde hasadı yapıldıktan sonra Gaziantep’e getirilen 2025 yılının ilk ürün ekmeklik buğdayı, kilogramı 13 lira 50 kuruştan alıcı buldu. Türkiye genelinde buğdayda hasat sezonu resmen başladı. Tarım sektörünün bel kemiğini oluşturan buğdayda yılın ilk hasadı, sıcak iklimiyle bilinen Adana bölgesinde gerçekleştirilip Gaziantep’te satışa sunuldu. Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı kırsal Belören Mahallesi’nde yetiştirilen ve tüccar Mustafa Nazik tarafından Gaziantep’e sevk edilen yılın ilk mahsul ekmeklik buğdayı, Güneşoğlu Tarım tarafından Gaziantep Ticaret Borsası Hububat-Bakliyat Satış Salonu’nda satışa sunuldu. Satışa çıkan ürün, Öz Un Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 13 lira 50 kuruşluk kilogram fiyatıyla satın alındı. Yılın ilk buğdayının işlem gördüğü satış seansı, Gaziantep Ticaret Borsası’nda yoğun ilgi gördü. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen seansa, GTB Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Alagöz ve Orhan Özdemir ile Meclis Üyesi Hakkı Kılıç da katıldı. Yeni sezonun ilk ürünü olması nedeniyle sektör temsilcileri ve tüccarların ilgiyle takip ettiği satışta, buğdayın kalitesi kontrol edildi. Seans, hem sembolik değeri hem de piyasaya verdiği ilk sinyaller açısından önem taşıdı. "Haziran başında hasat başlıyor" Sezonun ilk ürünüyle birlikte değerlendirmelerde bulunan GTB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Alagöz, Gaziantep ve çevresinde buğday hasadının Haziran ayının ilk haftasından itibaren başlayacağını belirtti. Mevsimsel şartların üretim üzerinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Alagöz, bu yıl özellikle kıraç arazilerde kuraklığa bağlı olarak verimde kısmi de olsa bir düşüş yaşanabileceğini ifade etti. Alagöz, "Sulu tarım yapılan alanlarda daha iyi bir verim bekliyoruz ancak kıraç arazilerde maalesef kuraklık kendini hissettirdi. Bahar yağışlarının yetersiz kaldığı bölgelerde verim beklentisi geçen yıla kıyasla daha düşük olabilir" dedi. Buğdayın tarımsal üretimdeki stratejik önemine de dikkat çeken Alagöz, yılın ilk mahsulünün piyasaya sunulmasının hem üretici hem de tüccar açısından sezonun seyrini anlamak adına önemli bir gösterge olduğunu sözlerine ekledi. "Ürün kalitesi yüksek" Satışı gerçekleştiren Güneşoğlu Tarım yetkilisi Ahmet Güneş ise yaptığı değerlendirmede yılın ilk buğdayının kalite açısından beklentileri karşıladığını belirtti. Güneş, Türkiye’de buğday hasadının genellikle Adana gibi sıcak iklim bölgelerinde başladığını, kendilerinin de son birkaç yıldır Adana’dan gelen ilk ürünleri Gaziantep Ticaret Borsası’nda satışa sunduklarını ifade etti. Güneş, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Adana’da erken hasat edilen buğdayı Gaziantep piyasasına ilk sunan firma olmanın gururunu yaşıyoruz. Ürünün kalitesi yüksek ve sezonun genel seyrine dair olumlu yanıt veriyor. Yeni hasat döneminin tüm üreticilerimize bereket ve kazanç getirmesini diliyoruz" dedi. Satın alımı gerçekleştiren Öz Un Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özmen de, yeni sezonun tüm üreticiler için bereketli ve verimli geçmesi temennisinde bulundu.
Gaziantep ve Semerkant kardeş şehir oldu
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:15 Gaziantep ve Semerkant kardeş şehir oldu Tarihi İpek Yolu’nun iki kadim şehri Gaziantep ile Semerkant, güçlü iş birliği için ilk adımı atarak kardeş şehir protokolünü imzaladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın riyasetinde imzalanan kardeş şehir protokolü tarih, kültür, gastronomi, turizm, eğitim, akıllı şehir uygulamaları ve kültürel mirasın korunması gibi alanlarda önemli iş birlikleri gerçekleştirilecek, karşılıklı tecrübe paylaşımı sağlayacak. Kardeş şehir protokolüyle iki kentin ilişkilerinde yeni bir dönemin kapıları aralanırken, aynı zamanda tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlanmasına da vesile olması hedefleniyor. Protokol, iki şehir arasındaki ilişkilerin dostluk ve iş birliğine katkı sunacak Kültürel ve ekonomik açıdan önemli bir köprü vazifesi görecek olan protokolde yaptığı konuşmada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan Gaziantep - Semerkant kardeşliğine şahitlik etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, protokolün iki şehir arasındaki ilişkilerin ötesinde Türkiye ve Özbekistan arasındaki dostluk ve iş birliğine de katkı sunacağına inandığını belirtti. "Kardeş ve kadim dost Semerkant’ta olmaktan mutluyuz" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada, Semerkant’ta bulunmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, "Gaziantep’in tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerini üst düzey katılımcılarla paylaşıyoruz. İki şehir arasında kurulacak iş birliklerinden büyük heyecan duyuyoruz. Semerkant yetkililerini Gaziantep’te düzenlenecek Gastronomi Festivali’ne davet ediyorum" diye konuştu. Konuşmasının devamında Şahin şehrin dünya ölçeğindeki unvanlarına ve ticaret sanayi alanında sahip olduğu cazibeye dikkat çekerek bu yılki düzenlenecek gastronomi festivalinde "Özbek Pilavı Yarışması" planladıklarını aktardı. Özbekistan tarihi şehri Semerkant’ta düzenlenen protokole Türkiye’den Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi Öznur Çalık, T.C. Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve T.C. Semerkant Başkonsolosu Ufuk Ulutaş katıldı. Özbekistan’dan ise Semerkant Bölgesi Birinci Vali Yardımcısı Abilov Feruz Nematullayevich, Semerkant Belediye Başkanı Umara-ov Fazliddin Karimovich, Semerkant Belediye Başkan Yardımcısı Radjabov Erkinjon Fazilovich, Semerkant Bölgesel Yoksulluk Azaltma ve İstihdam Dairesi Başkanı Makhmudov Timur Asomiddinovich yer aldı.
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde KOAH Hastalarına bronkoskopik hacim küçültücü coıl tedavisi uygulaması başladı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 12:50 SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde KOAH Hastalarına bronkoskopik hacim küçültücü coıl tedavisi uygulaması başladı SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) hastalarına bronkoskopik hacim küçültücü COIL (Akıllı sarmal tel) tedavisi başladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Elbeyli, KOAH’ın başta sigara içen kişilerde olmak üzere, hava kirliliği, biyoyakıtlar gibi nedenlerle akciğerin normal dokusu yerine hava keseciklerinin (Amfizem) oluştuğu bir hastalık olduğunu söyledi. "Amfizem alanları hastanın nefes kapasitesine katkı sağlamamakta, hastada nefes darlığına ve efor kapasitesinde azalmaya sebep olmaktadır. Bu durum hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir" diyen Prof. Dr. Elbeyli, şöyle devam etti: "İleri evre KOAH hastalarında amfizem alanlarının azaltılmasına yönelik cerrahi ve cerrahi dışı girişimler yapılmaktadır. Cerrahi işlemler bu hastaların mevcut ek hastalıkları nedeni ile riskli olduğundan daha az tercih edilmektedir. Son zamanlarda giderek yaygınlaşan bronkoskopik tedavi yöntemleri KOAH hastaları için umut ışığı olmuştur. Herhangi bir cerrahi kesi olmadan tamamen endoskopik (Bronkoskopik) olarak yapılan bu işlemde COIL adıyla bilinen hafızalı sarmal tel akciğerin amfizemli bölgelerine yerleştirilerek amfizemli akciğer hacminin azaltılmasını ve böylece sağlam akciğer dokusunun havalanmasına imkan sağlamaktadır. Yaklaşık olarak 30-40 dakika süren bu işlemde hastalar sonraki gün taburcu olmaktadır." Uluslararası birçok çalışmada COIL tedavisinin uygulandığı KOAH hastalarında nefes darlığı hissinde azalma, günlük işlerini daha kolay yapma, merdiven inip çıkmada kolaylık, yürüme mesafesinde artmanın beklendiğini kaydeden Prof. Dr. Elbeyli, sözlerini şöyle tamamladı: "Nefes darlığı nedeni ile sürekli hastaneye başvuran KOAH hastalarında yaşam kalitesi artıran bu tedaviyi SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahi ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı olarak sunmaktan mutluluk duymaktayız."