Yerel Haberler
Gaziantep
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:35 Antep fıstıklı badem şekeri Ramazan’da ağızları tatlandırıyor Gastronomi şehri Gaziantep’te üretilen Antep fıstıklı badem şekeri Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Gastronomi dalında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) şehirler ağına dahil edilen Gaziantep, zengin mutfağının yanı sıra tatlı ve şeker çeşitleriyle de adından söz ettiriyor. UNESCO’nun 116 şehir arasında gastronomi alanında fark oluşturan şehirler ağına Türkiye’den seçilen ilk şehir olan Gaziantep, eşsiz ve zengin mutfağıyla, baklava ve Antep fıstıklı badem şekeriyle de lezzet tutkunlarının ağızlarını tatlandırıyor. Osmanlı’dan miras kalan badem şekerini Antep fıstığıyla buluşturan kentteki şekerlemeciler, Ramazan’da artan siparişlere yetişmek için üretim kapasitesini artırdı. Osmanlı mirası şekerlemelerin başında gelen, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahların Ramazan sofralarını lezzetlendiren badem şekeri, asırlık lezzet olarak büyük ilgi görüyor. Kavrulan iri bademler döner kazanlara aktarıldıktan sonra, hazırlanan şerbet ve toz haline getirilen Antep fıstığı birkaç dakika arayla bademlerin üzerine belirli miktarda dökülüyor. Şekerle kaplanan bademler, yeşile, beyaza, maviye ve sarıya bürünüyor. Tadı, aroması ve gevrekliğiyle beğeni toplayan rengarenk badem şekerleri, Ramazan ayı boyunca hem ağızları tatlandırıyor hem de tezgahları süslüyor. Türkiye’de sadece Gaziantep’te üretilen Antep fıstıklı badem şekerinin kilogramı 400 TL’den satılıyor. Kente gelen ziyaretçilerin sıklıkla tükettiği ve hediyelik aldığı badem şekerini Gaziantepliler misafirlere ikram ediyor. İşletmelerin önüne kurulan bakır kazanlarda yoğun emekle üretimi gerçekleştirilen badem şekeri, limonlu, vanilyalı, çilekli, vişneli ve tarçınlı çeşitleriyle müşterilere sunuluyor. Tarihi Almacı Pazarı’nda çeşit çeşit badem şekeri müşterileri bekliyor Tarihi Almacı Pazarı’nda geleneksel yöntemlerle badem şekeri üretimi yapan şekerlemeci Kerim Kıssa, Antep fıstıklı badem şekerinin büyük bir ilgi gördüğünü, daha çok Ramazan aylarında ve bayramlarda tüketildiğini belirtti. Zahmetli bir çalışmayla hazırlanan Antep fıstıklı badem şekerinin Ramazan ayında daha çok misafirliklere gidildiğinde hediye olarak götürüldüğünü belirten Kıssa, "Ramazan ayında badem şekerine büyük ilgi var. İftardan sonra millet tüketiyor, badem şekeri iftardan sonra hoşlarına gidiyor. Çünkü badem şekeri vücudun şekeri ihtiyacını da karşılıyor. Bayramda yoğunluğumuz daha çok ama Ramazan’da da yine badem şekeri yoğunluğumuz var. Son zamanlarda badem şekerine böyle yoğun ilgi olmasının sebebi fiyatının uygun, kaliteli ve tadının güzel olması. Bundan dolayı son zamanlarda badem şekeri talep görmeye başladı. Herkesi badem şekeri almaya bekleriz" dedi. Antep fıstıklı badem şekerinin büyük ilgi gördüğünü belirten Kıssa, "Lahorlu, vanilyalı, fıstıklı, çilekli, portakallı, limonlu ve son zamanlarda yeni trend olan gül yapraklı olan badem şekerlerimizde var ama en çok Antep fıstıklı tercih ediliyor. Fıstık giren her ürün talep görmeye devam ediyor. Çeşidimiz çok. Ramazan’da büyük ilgi var. Vatandaş gündüz oruçlu olduğu için canı şeker çekiyor. Eve gidiyor, iftarını açıyor, tadına bakıyor ve badem şekeri hoşuna gidiyor. Badem şekerine bayramda daha çok talep olacak" ifadelerini kullandı. Badem şekerine yoğun talep olduğunu belirten Mehmet Yiğit ise "Ramazan ayında en çok tüketilen ürünlerimizden biri bizim kendi imalatımız, kendi ürünümüz olan badem şekerlerimizdir. Antep fıstıklı badem şekerimiz ve diğer çeşitlere büyük talep var. Ağız ve dil yarasına çok faydalı badem şekerimiz var. Gülden yaptığımız gül yapraklı şekerimiz var. Naneli şekerimiz var. Çilekli şekerimiz var, çok güzel. Keçi sütünden yaptığımız tırtıklı hayalet şekerimiz var ve müşterilerimizin denemelerini ısrarla talep ediyorum. İftardan sonra çay ve kahvenin yanında çok güzel oluyor. Ramazan nedeniyle ve halk yesin diye kilogram fiyatını 400 TL’de sabit tuttuk" diye konuştu.
Yılmaz: "Kadınların olduğu yerde düzen, üretim ve umut vardır"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:22 Yılmaz: "Kadınların olduğu yerde düzen, üretim ve umut vardır" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gazikent Bölge İrtibat Bürosu Biruni Sosyal Tesisleri’nde eğitim alan kadınlarla bir araya geldi. Yılmaz, kadınların yürüttüğü çalışmaları yakından incelerken, bölgeye yönelik planlanan yatırımlar hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Meclis Üyesi Burak Kaya ile birlikte Biruni Sosyal Tesisleri’nde açılan kurslarda eğitim alan kadınlarla tek tek sohbet etti. Kadınların taleplerini, beklentilerini ve önerilerini dinledi. Kadınların binbir emekle ortaya koyduğu el işi, üretim ve eğitim çalışmalarını inceleyen Yılmaz, ortaya çıkan ürünlerin hem aile ekonomisine hem de toplumsal hayata önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Kadınların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini ve kadın odaklı projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini bir kez daha vurguladı. "Kadınların emeği Şehitkamil’in gücüdür" Kadınların üretimde, eğitimde ve sosyal yaşamda daha güçlü yer almasının önemine dikkat çeken Umut Yılmaz, kadınlara yönelik projeleri artırarak sürdüreceklerini ifade etti. Yılmaz, "Üreten, öğrenen ve hayatın her alanında söz sahibi olan kadınlarımızın azmi bizlere bir kez daha umut verdi. Kadını merkeze alan, emeğini güçlendiren ve önünü açan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim için kadınlar sadece desteklenen bireyler değil, topluma yön veren, değişimi başlatan ve geleceği inşa eden öncü bireylerdir" dedi. "Planlanan yatırımlar anlatıldı" Ziyaret sırasında Gazikent bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan sosyal, kültürel ve altyapı yatırımları hakkında da bilgi veren Yılmaz, kadınların bu süreçteki görüş ve önerilerinin kendileri için çok kıymetli olduğunu belirtti. Yılmaz, "Bir bölgeyi geliştirirken orada yaşayan kadınların sesine kulak vermek zorundayız. Çünkü kadınların olduğu yerde düzen, üretim ve umut vardır" ifadelerini kullandı. Kadınlardan teşekkür Eğitim alan kadınlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek, Şehitkamil Belediyesi’nin kadınlara yönelik sunduğu imkânlar ve desteklerden dolayı Başkan Umut Yılmaz’a teşekkür etti. Kadınlar, bu tür sosyal tesislerin kendilerini hem geliştirdiğini hem de özgüvenlerini artırdığını belirtti.
Prof. Dr. Güler kadınları uyardı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:46 Prof. Dr. Güler kadınları uyardı Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Güler, rahim ağzı kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilen, ancak erken teşhisle tamamen kontrol altına alınabilen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Ayşe Güler, modern tıbbın sunduğu imkanlarla rahim ağzı kanserinin "korkulu bir rüya" olmaktan çıktığını belirterek, "Biz bu hastalığı henüz oluşmadan yakalayabiliyoruz. Ancak bunun tek bir şartı var, ertelememek. Kadınların kendini iyi hissetmesi, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmeyebilir. Çünkü, rahim ağzı kanseri özellikle erken evrede belirti göstermeyebiliyor. Özellikle adet dönemleri dışında görülen düzensiz kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, alışılmışın dışında ve kötü kokulu akıntılar ile geçmeyen kasık ağrıları en önemli uyarıcı işaretlerdir. Bu belirtilerden biri bile varsa, beklemek yerine mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır. Unutmayın, bu belirtiler her zaman kanser demek değildir, ancak kontrol altında olmak hayat kurtarır" dedi. Düzenli tarama testleri ve HPV aşısının hastalıktan korunmada önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Güler, "Smear testi ve HPV testi kanser oluşmadan önceki hücresel değişimleri bile gösterebilir. Böylece hastalık ortaya çıkmadan önlem almak mümkün hale gelir. Tarama programlarıyla birlikte değerlendirildiğinde hastalığın görülme riski ciddi ölçüde azalır" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ayşe Güler, çağrıda bulunarak, "Sessizce ilerleyen bu süreci, modern tıbbın gücüyle durdurmak elimizde. Kendinize bir iyilik yapın ve sağlığınızı şansa bırakmayın" diye konuştu.
Aile cinayetinde sanık İbrahim Halil Ö’den şoke den ifade: "Beni aile reisi olarak dinleyen yoktu, bu yüzden kendimi kaybettim"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:37 Aile cinayetinde sanık İbrahim Halil Ö’den şoke den ifade: "Beni aile reisi olarak dinleyen yoktu, bu yüzden kendimi kaybettim" Gaziantep’te tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan İbrahim Halil Ö., davasında 8’inci duruşma bugün görüldü. Sanık İbrahim Halil Ö, "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan İbrahim Halil Ö., davasında 8’inci duruşma bugün Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, maktul aile avukatları, sanık ve sanık avukatları hazır bulundu. Savunması alınan sanık İbrahim Halil Ö., "Her ne kadar soruşturma aşamasında verdiğim ifademde eşimin uyuşturucu madde kullandığından şüphelendiğimi belirtmiş olsam da, huzurda vermiş olduğum ifadem doğrudur ve geçerlidir. O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Ancak eşim ve oğlum benden kaçtıkları için, kendilerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarını hiç sormadım. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Tüfeği balkondan aşağı attım. Bıçağı çektim, Hanifi’nin üzerime bıçak ve tüfekle geldiğini düşündüm. Soruşturma aşamasında damadımı aradığımı ve yakalasaydım öldüreceğimi söylemiş olsam da, elimde yalnızca tüfek vardı, bıçak yoktu. Ayrıca yakalasaydım öldürmek gibi bir kastım bulunmamaktaydı, amacım yalnızca onu bulup konuşmaktı. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Her ne kadar bu olayda damadımı öldürmek istediğime dair bir beyanda bulunmuş olsam da, kimseyi öldürme kastım yoktur. En fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir. Bu nedenle huzurda vermiş olduğum ifadem esas alınmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay geçmişi Olay, 13 Mayıs 2024 tarihinde Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yaşadıkları evdeki aile içi tartışma sonrası cinnet getiren Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B.(23) ateş etti. Olay sonrası tüfekle vurulan eş Zeynep Ö. hayatını kaybederken İ.E.Ö. ile damat Hanifi B. ise ağır yaralandı. Olay sonrası yakalanan katil zanlısı Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Uzm. Dr. Sağlam’dan Lenfoma uyarısı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:32 Uzm. Dr. Sağlam’dan Lenfoma uyarısı Medical Point Gaziantep Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Buğra Sağlam, son dönemlerde toplumda farkındalığı artmasına rağmen hala birçok kişinin geç farkettiği lenfoma (lenf bezi kanseri) hakkında uyarılarda bulundu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Buğra Sağlam, birçok kişinin geç fark ettiği lenfoma (lenf bezi kanseri) hakkında uyarılarda bulundu. Dr. Sağlam, özellikle lenfomanın başlangıçta belirti vermeden ilerleyebildiğini ve bu nedenle erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Hastalar "geçer" diye bekliyor, hastalık ilerliyor" Uzm. Dr. Buğra Sağlam, lenfomanın çoğu zaman soğuk algınlığı veya halsizlik gibi basit durumlarla karıştırıldığını belirterek, "Boyunda, koltuk altında veya kasıkta ortaya çıkan ve geçmeyen şişlikleri ‘önemsiz’ sanıp aylarca bekleyen çok fazla hastayla karşılaşıyoruz. Ne yazık ki bu bekleme süresi hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor" dedi. Lenfomanın sık görülen belirtilerinden bahseden Uzm. Dr. Sağlam, "Gece terlemeleri, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli halsizlik, uzun süreli ateş, vücutta ele gelen şişlikler, iştahsızlık ve yorgunluk. Bu belirtilerden birden fazlasını yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekiyor. erken teşhis tedavi başarısını büyük ölçüde arttırıyor" ifadelerini kullandı. "Lenfoma artık tedavi edilebilir hastalıklar arasında" Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde kullanılan modern tanı yöntemleri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Buğra Sağlam, PET-CT, ileri kan tahlilleri ve biyopsi teknikleri sayesinde hastalığın doğru şekilde sınıflandırıldığını belirtti. Dr. Sağlam, "Lenfoma, doğru evrede yakalandığında yüksek oranda kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Artık çok sayıda tedavi seçeneğimiz var. Kişinin hastalık tipine, yaşına ve genel sağlık durumuna göre bireysel tedavi planı yapıyoruz" İfadelerine yer verdi. Dr. Sağlam, lenfomanın birçok alt türü olduğunu, her hastaya aynı tedavinin uygulanamayacağını ve tedavi sürecinin tamamen kişiye özel belirlendiğini ifade etti. Gaziantep’teki hastalar için hem tanı hem de tedavi sürecinin tek çatı altında, koordineli bir şekilde yürütülmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Dr. Sağlam, "Vücudunuzda normal olmadığını düşündüğünüz bir değişiklik fark ettiğinizde bunu hafife almayın. Erken tanı, lenfoma tedavisinin en kritik adımıdır. Ne kadar erken gelirseniz tedavi şansımız o kadar yüksek olur" diye konuştu. Lenfomanın günümüzde doğru tedaviyle büyük oranda kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Buğra Sağlam, toplumda farkındalığın artması gerektiğini belirtti. Hastalığın erken fark edilmesi için düzenli kontrollerin ve belirtilere karşı duyarlılığın önem taşıdığını söyledi.
Köpekleriyle birlikte mutluluğa "evet" dediler
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:46 Köpekleriyle birlikte mutluluğa "evet" dediler Gaziantep’te hayatlarını birleştirerek dünya evine giren Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, gelinlik ve damatlık giydirdikleri köpekleriyle birlikte mutluluğa "evet" dedi. Hayatlarını birleştiren Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, bugüne kadar benzerine rastlanmamış bir nikah töreni gerçekleştirdi. Nikah için Şahinbey Belediyesi Evlendirme Memurluğuna başvuran Dilek Öztürk ile Hakan Özbek, nikah salonuna gelinlik ve damatlık giydirdikleri Yorkshire teriyeri cinsi köpekleri ile geldi. Gelin ve damadın kucağında gelinlik ve damatlık giyen köpekleri gören davetliler, uzun süre şaşkınlıklarını gizleyemedi. "Barney" ve "Betty" ismini verdikleri köpekleri ile nikah masasına oturan Dilek ve Hakan çiftinin nikah akdi Şahinbey Belediyesi tarafından yapıldı. Üzerlerindeki gelinlik ve damatlıkla davetlilerin ilgi odağı olan köpekler, nikah bitimine kadar gelin ve damadın kucağından ayrılmadı. Nikah memuru Dilek Öztürk ile Hakan Özbek’in nikahını kıydıktan sonra gelinlik giyen "Betty" isimli köpeğe, damatlık giyen "Barney" isimli köpekle evlenmek istediğini sorunca "Betty" ve "Barney" birlikte havlayarak mutluluğa "evet" dedi. Köpekler, uzun süre havlayınca nikah memuru esprili bir şekilde "nikahınızı kıymam" dedikten sonra köpekler havlamayı bıraktı. Köpekler, davetliler tarafından büyük ilgi gördü. "Betty" ve "Barney" isimli köpekler, kıyılan nikahla sahipleri ile birlikte dünya evine girdi. Öte yandan, nikahlar kıyıldıktan sonra damat Hakan Özbek, gelin Dilek Öztürk’ten önce davranarak gelinin ayağına basınca renkli görüntüler ortaya çıktı.
Havalimanına ulaşım 6 dakikaya düşüyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:53 Havalimanına ulaşım 6 dakikaya düşüyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Mavikent ile Gaziantep Havalimanı arasında açacağı yeni yol ile ulaşım süresini 6 dakikaya indirecek. Kentin planlı, sağlıklı ve dengeli büyümesi hedefiyle çalışmalarını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yeni bir ulaşım projesi için harekete geçti. Şahinbey ilçesi Mavikent Bölgesi’nden Gaziantep Havalimanı’na ulaşımı kolaylaştıracak ve alternatif bir güzergâh oluşturacak yeni yol sayesinde hem zamandan tasarruf sağlanacak hem de şehir içi trafik yoğunluğu ile hava kirliliğinin önüne geçilecek. Yeni yol, aynı zamanda Körkün’de ihtisaslaşan Sanayi Sitesi ile yeni planlanan Trikotajcılar Sitesi’ne bağlantı sağlayacak. 3’er şeritli olarak projelendirilen ve 50 metre genişliğe sahip yol, bağlantı yollarıyla birlikte toplam 13 kilometre uzunluğunda olacak. Güncel maliyeti yaklaşık 400 milyon TL olan projede ihale sürecinde sona yaklaşılırken, yolun 1 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Proje tamamlandığında bağlantı bölgesinden mevcutta 20-25 dakika süren havalimanı ulaşımı, 6 dakikaya düşecek. GASKİ eş zamanlı altyapı yatırımlarını yürütecek Proje kapsamında GASKİ başta olmak üzere ilgili kurumlar da altyapı yatırımlarını eş zamanlı olarak gerçekleştirecek. GASKİ mühendisleri tarafından bölgede havza çalışmaları yapılırken, yağmur sularının yol üzerinden hızlı şekilde Sacır Deresi’ne aktarılmasını sağlayacak projeler hazırlandı. Ayrıca yeni imar alanları ile trikotajcılar ve ayakkabıcılar sitelerinin ihtiyaç duyacağı kanalizasyon ve içme suyu hatları da bu yol güzergâhı üzerinden planlandı. "Şehri irileştirmeden sağlığı büyütmek için bizim aslında yaptığımız şey öngörü belediyeciliği" Yeni proje için alanda teknik ekibiyle incelemede bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Şehir insanın, insan şehrin aynasıdır’ diyor ecdat. Vücutta iki şeyi akıtmamız lazım. Birincisi su, o bizim can damarımız. İkinci ulaşım. Şehri irileştirmeden sağlığı büyütmek için bizim aslında yaptığımız şey öngörü belediyeciliği. Öngörü belediyeciliği ile bugün şehrin içme suyuyla ilgili olağanüstü şartlara rağmen sorunu çözdük ve şehri susuz bırakmadan çalışmamıza devam ediyoruz. İkincisi yol meselesi. Havalimanından geldikten sonra şu yolu açmazsak dönüp dönüp duruyoruz. O dönüp dönüp durma bize ne getiriyor? Birincisi zaman kaybı. İkincisi havamız kirleniyor. Üçüncüsü büyük kuyruklanmalar yaşıyoruz şehirde. Büyük şehirlerin en büyük sorunlarından bir tanesi ulaşım. İşte aslında biz bir mühendis olarak biz aslında bir hipotenüs yapıyoruz. Bize matematikte öğrettikleri şey hipotenüstür. Kestirmeden yolu açmak ve dönmeyi önleyecek kısa yoldan muradımıza erişmek" şeklinde konuştu. "Yolu yapmadan önce bütün altyapıyı yapacağız" Açıklamasında yol çalışmasının diğer özellikleri ve önemli noktalarına değinen Başkan Fatma Şahin, "Şehirde trikotajcılar çok dağınık. Şehrin dışına çıkarıyoruz. Körkün Sanayisi, ihtisas organize sanayi oldu. Oraya ayakkabıcıları getiriyoruz. Eski Nizip Caddesi’nde o metruk binaların hepsinin yerine buraya Körkün’de ayakkabıcılar ihtisas organizeyi kuruyoruz. Bunların hepsi bir taraftan çalışırken öyle bir çalışma yaptı ki arkadaşlar Körkün Sanayisi’ne gelen bir sanayicimiz de işçimiz de ayakkabı üreticimiz de bu yolla çok kolay bir şekilde iş yerine ulaşmış olacak. Hızlı bir şekilde çalışmaya başladılar ve biz daha önce özellikle Mavikent’teki sanayi bölgesine bakarsanız şehrin bütün küçük sanayisini, makine sanayisini bu bölgede topladık. Bunların şu anda bizden en büyük talebi bu yolun açılması. Bu uzun yollar onları gerçekten yoruyor. Şehri yoruyor. Bir de biz yaptığımız bütün çalışmaları açık ihale olarak yapıyoruz. Bu aslında Türkiye Yüzyıl Belediyeciliğinde de şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik aslında, çok önemli. 42 tane firma yarıştı bu yolu açmak için. Şimdi son kararımızı veriyoruz. Yolu yapmadan önce bütün altyapıyı yapacağız. Şahinbey ilçesindeki bu bölgede yaklaşık dört yüz bin kişi yaşıyor. Bu 400 bin kişinin hızlı bir şekilde bu yola ulaşmasını sağlayıp havalimanına ulaştıracağız. O yüzden bu açıdan şehrin için çok önemli bir yoldu. Yaklaşık bir yıldan beri projesi çalışıldı. Mali olarak imkanlar zorlandı. Bir yıl gibi kısa bir sürede de bu işi tamamlamış olacağız. Yol medeniyettir" diye konuştu.
Gaziantep’te çocuklar tepsi, poşet ve leğenlerle kayarak eğlendi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:26 Gaziantep’te çocuklar tepsi, poşet ve leğenlerle kayarak eğlendi Gaziantep’te etkili olan kar yağışı sonrası boş araziyi kayak pistine çeviren çocuklar, tepsi, poşet ve leğenlerle kayarak doyasıya eğlendi. Geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının etkisiyle beyaza bürünen Gaziantep’te güneşli havayı da fırsat bilen çocuklar, karın tadını çıkardı. Hafta içi iki gün boyunca etkili olan ve kent merkezinde 30, kırsal ve kenar mahallelerde de 50 santimi aşan yoğun kar yağışı, hafta sonundan itibaren yerini güneşli havaya bıraktı. Kar yağışının sona ermesi ve güneşin yüzünü göstermesiyle kentte hareketlilik yeniden başladı. İki gün boyunca kar yağışının etkili olduğu kentte vatandaşlar, olumsuz hava şartlarının ardından güneşli ve sıcak havayı da fırsat bilerek dışarı çıktı. Çocuklar karla kaplı parklarda ve alanlarda oynamaya devam etti. Naylon, leğen ve tepsilerle kayak keyfi yaptılar Kar yağışı sonrası mahalledeki engebeli boş araziyi kayak pistine çeviren çocuklar, doyasıya eğlendi. Kar yağışıyla beyaza bürünen tepe, hem çocukların hem de ailelerin eğlence noktası oldu. Tepede yoğunluk oluşturan, naylon, leğen ve tepsilerle kayan çocuklar, doyasıya eğlendi. Boş arazideki tepeyi kendi imkanlarıyla düzelterek kızak pistine çeviren çocuklar, naylon, tepsi ve leğenlerle kayarak keyifli anlar yaşadı. Kimi ailelerin de çocuklarına eşlik ettiği kayak keyfinde renkli görüntüler oluştu. Çocukların eğlenceli anları kameralara yansıdı. Zaman zaman aynı poşetin üzerine oturarak birlikte kayan çocuklar, büyük mutluluk yaşadı. Tepsi, poşet ve leğenlerle kayarak çok eğlendiklerini belirten çocuklar, hep beraber eğlenmenin ve birlikte kaymanın çok keyifli olduğunu dile getirdiler. "Kar yağdığı için mutlu olduk" Karda oynayıp kaymayı çok sevdiğini belirten çocuklardan Reşat Ensar Yakut, "Kar yağdığı için mutlu olduk ve eğleniyoruz. Poşet, naylon ve tepsilerle kayıyoruz. Eğlendikçe eğleniyoruz ve karın tadını da çıkarıyoruz. Karın daha çok yağmasını istiyoruz. Çünkü daha çok kaymak ve arkadaşlarımızla eğlenmek istiyoruz. Poşet ve tepsi ile daha iyi kayak yapıldığını biliyorum. Onun için poşetle kayıyorum" dedi.
Kadınlar çocuklarıyla hayallerini tasarlıyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:44 Kadınlar çocuklarıyla hayallerini tasarlıyor Gaziantep’te kadınlar ve çocuklar için açılan Robotik Kodlama Atölyesi’nde anneler ve kızları, hem 3D yazıcıyla becerilerini ortaya koyuyor hem de robotik kodlama öğreniyor. Şahinbey Belediyesi tarafından kadınlara ve çocuklara teknolojiyi sevdirmek, teknolojinin çağ atladığı bu dönemde anneleri ve kızlarını geleceğin dünyasına hazırlamak amacıyla kurulan Robotik Kodlama Atölyesi, bilgi ve teknoloji atölyesi niteliği taşıyor. Şahinbey Belediyesi Karataş Kültür Merkezi’ndeki atölyede arduino setleri, çeşitli sensörler, ultrasonik programlama kitleri, MBlock robot kitleri ve 3D yazıcı gibi gelişmiş ekipmanlar kullanılıyor. Bu altyapı sayesinde çoğunluğu anne ve kızlarından oluşan kursiyerler, hem daha verimli projeler geliştiriyor hem de uygulamalı öğrenmenin keyfini yaşıyor. Hayallerindeki ürünleri tasarlama imkanı buluyorlar Çocukların, gençlerin ve kadınların teknoloji bağımlılıklarının olumlu yöne evrilmesi ve dijital dünyaya uyum sağlamaları amacıyla kurulan tam donanımlı atölyede "düşün, tasarla ve üret" mottosuyla güzel bir atölye ortamı oluştu. Atölyede aldıkları eğitimlerle kendilerini her geçen gün geliştiren anneler ve kızları, hayallerindeki ürünleri ise 3D yazıcılarla tasarlama imkanı buluyor. Atölye sayesinde hayal dünyalarını geliştiren, yeni ürünler üretmeye başlayan ve teknolojiyi olumlu yönde kullanan anneler ve kızları, robotik kodlama ile hayallerini tasarlıyor. Önce kodlama eğitimi verilen kursiyerlere daha sonra sıcaklık sensörü, kızıl ötesi kumanda ve rota izleyen robot gibi hayal gücüne bağlı projeler öğretiliyor. "Anne ve kızları kendi zevklerine göre ürün ortaya çıkartıyorlar" Atölyede hem ev hanımlarına hem de çocuklara robotik kodlama eğitimi verdiklerini belirten eğitmen Merve Çekiç, "Robotik kodlama eğitimlerinin ardından 3D tasarımlar yapıyoruz. Kursiyerlerimiz bütün tasarımları kendileri yapıyor. 3D tasarım cihazımızdan da yaptıkları projelerin çıktılarını alıp çocuklara ve ev hanımlarımıza hediye ediyoruz. Çıkarttığımız tasarımları boyayabiliyoruz. Atölyemizde anne ve kızları kendi zevklerine göre hem tasarlıyorlar hem de ürün ortaya çıkartıyorlar. Yaptıkları tasarımları evlerinde kullanılabilecek hale getiriyoruz. Kodlama eğitiminden sonra ise sensörlerle tanışıyoruz. Bir robot sadece dış iskelet değil, içinde birçok sensör ve kodlama barındırıyor. Mesafe, ses ve hareket sensörü gibi birçok sensörü tanıtıyoruz. Projemize uygun sensörleri seçerek ilerliyoruz. Bunları LCD ekrana entegre etmeyi öğreniyoruz ve bu tasarımları daha sonra birleştirerek projeler üretiyoruz" dedi. "Çocuklar sadece tüketim değil, üretimi de öğreniyor" Robotik kodlamanın günümüzde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çekiç, "Zaten yazılımın temelini atıyoruz. Çocuklar sadece tüketim değil, üretimi de öğreniyor. Mesela bir proje yaparken ya da bir oyun oynarken bile kendine göre önce devreleri kurmayı, tasarlamayı ve üretim yaparak, bir şey ortaya çıkarmayı öğreniyorlar. Bu şekilde de matematiksel beyinleri gelişiyor. Bu ev hanımlarımız için de çok önemli. Hem çocuklarımız hem ev hanımlarımız bir şeyler ürettikleri için çok mutlu oluyorlar. Robotik kodlama anlamında verilmesi gereken tüm eğitimleri veriyoruz" şeklinde konuştu. "Çocuklar daha verimli bir zaman geçiriyor" Kursiyerlerden Ülger Tiryaki ise, "Bu atölye hem çocuklarım hem benim için çok verimli oldu. Robotik kodlama eğitimi çocuklarım için daha iyi oldu. Çocuklar evde telefonla veya televizyonla zamanlarını öldüreceğine burada daha verimli bir zaman geçiriyorlar. Daha güzel bilgiler öğreniyorlar. Bu imkanı bize veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Çok güzel bilgiler öğreniyoruz" İki çocuğuyla birlikte kursa katıldığını belirten Hatice Tiryaki de, "Çocuklarımızla beraber Karataş Kültür Merkezi’ne robotik kodlama öğrenmek için geliyoruz. Çok güzel bilgiler öğreniyoruz. Ben aslında çocuğum için geldim ama Merve hocamızın sayesinde kursa devam ettim. Çok mutluyum. Hiç gelmeyi düşünmezken devam ettim. Çok güzel devam ediyoruz. Çocuklarımı da göndermeyi tekrar düşünüyorum" ifadelerinde bulundu. "Kursumuz güzel bir şekilde gidiyor" Özlem İşbilir de, "Ben aslında kızımı getirmiştim. Kızımı getirince kadınlar içinde eğitimin olduğunu öğrendim. Dedim beraber değerlendirelim. Güzel bilgiler öğrendik. Önce klavye öğrendik. Sonra da uygulamaları öğrendik. Kursumuz güzel bir şekilde gidiyor" şeklinde konuştu. "Robotik kodlama öğreniyoruz" Aysu Yalçın da, "Günümüzde robotlar bayağı gelişmiş durumda. Biz de bu merkeze gelip robotik kodlama öğreniyoruz, kendimizi geliştiriyoruz. Kursta büyükler de var, bizim gibi gençler de var. Kendi kendilerini geliştiriyorlar. Bizim için iyi oluyor. Her gün buradayız, gayet de güzel zaman geçiriyoruz ve kodlamayı öğreniyoruz. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederiz" diye konuştu.