Yerel Haberler
Gaziantep
Feci kaza baba ve 2 oğlunu hayattan kopardı 26 Nisan 2026 Pazar - 12:43:15 Gaziantep’te otomobilin tıra arkadan çarptığı kazada ölü sayısı 3’e yükseldi. Kazada hayatını kaybeden sürücü baba ve büyük oğlunun ardından hastanede tedavisi devam eden küçük oğlu da müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaza, önceki gün gece saatlerinde Gaziantep-Nizip D-400 kara yolu Çaybaşı Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Açıkgöz idaresindeki (50) 02 KN 523 plakalı otomobil, Hasan Ö. (27) kontrolündeki 63 AFK 958 plakalı tıra arkadan çarptı. Feci kaza sonrası otomobil hurda yığınına dönerken araçtaki sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet (20) ve Baran Açıkgöz (14) ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Baba ve büyük oğlu defnedildi Olay yerine gelen sağlık ekipleri, kazada ağır yaralanan sürücü İbrahim Açıkgöz ile oğulları Ahmet ve Baran Açıkgöz’ü ilk müdahalenin ardından çeşitli hastanelere kaldırdı. Yaralılardan İbrahim Açıkgöz ile büyük oğlu Ahmet Açıkgöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden baba-oğulun cenazeleri, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemler sonrası Karkamış ilçesi Teketaş Mahallesi Açıkgözler mezrasında defnedildi. Ağır yaralanan küçük oğul da hayatını kaybetti Kazada ağır yaralanan ve Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisi devam eden küçük oğul Baran Açıkgöz de gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Baran Açıkgöz’ün cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin, önceki gün defnedilen babası ve ağabeyinin yanına defnedileceği öğrenildi. Kazada hayatını kaybeden esnaf baba ve 2 oğlunun hafta sonunu köylerinde geçirmek için yola çıktıkları ve kazanın meydana geldiği öğrenildi. Tır sürücüsü Hasan Ö.’nün tutuklandığı kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:49 Eşine yardım için gitti kendi işinin patronu oldu Gaziantep’te 4 çocuk annesi kadın, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu. Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı. Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı. Kadınlara ilham kaynağı oluyor Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi. "Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim" Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ’kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi. "Ev hanımlığından geliyorum" Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu. "Yapamazsın diyenler çok oldu" Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yemeklerin hepsini ben yapıyorum" Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi. "Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim" Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:45 Dövme bakır kazanlar geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor Gaziantep’te dövme bakır kazanlar, özellikle Türkiye’de köklü bir mutfak ve el sanatı geleneği olarak geleneksel yöntemlerle usta ellerde üretilmeye ve kullanılmaya devam ediyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bakırcılık sanatı Gaziantep’te halen yaşatılırken, köylerde, kırsalda ve şehirde günlük hayatta kullanılan kazanlar kültürel bir miras olarak yaşatılıyor. Bakır işlemeciliğinin patentini elinde bulunduran Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle hazırlanan dev kazanlar, köylerde tarhana, bulgur, pekmez, sütlü tatlılar, helva ve aşure gibi lezzetlerin pişirilmesinde kullanılıyor. Geleneksel lezzetlerin üretiminde kullanılıyor Bakır kazanlar, özellikle kışlık hazırlık dönemlerinde bulgur, tarhana, salça ve pekmez yapımı gibi özel lezzetlerin üretiminde kullanılıyor. Kentte geleneksel kaplar kategorisi altında sınıflandırılan mutfak eşyalar, kullanım amaçlarına ve boyutlarına göre farklı isimler alıyor. Taban çapı 100 santimetreye ulaşan büyük kazanlara "Masere Kazanı" adı veriliyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda her biri yarım asrı aşkındır bakır işleyen ustalar, gelişen teknolojiye ve zamana direnerek mesleklerine devam ediyor. Kentte ismini bir zamanlar kazan yapan ustalardan alan tarihi çarşının yarım asırlık ustaları, ilk günkü heyecanla mesleklerini yaşatmaya çalışıyor. Bakır eşyaların Gaziantep’in kültürel belleğini yaşatan değerli eserler olduğunu ifade eden Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, kentin kırsal kesimlerinde ve şehir merkezinde halen aktif şekilde kullanıldığını bildirdi. "Bakır işlemeciliğinin patenti Gaziantep’e aittir" Açık, büyük bakır kazanların modern teknolojiye rağmen geleneksel lezzetlerden vazgeçmeyenler için vazgeçilmez bir mutfak aracı olmaya devam ettiğini belirterek, "Bakırcılık sanatı insanlık tarihine yansıyan bir zanaattır. Çünkü Erzincan, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa gibi çevre illerimizde de bakırcılık mesleği var. Her yörenin bakırcılığı farklıdır. Ama bakır işlemeciliğinin patenti Gaziantep’te ve 2010’da bakırcılığın coğrafi işaretini aldık" dedi. "Bakır işlemeciliği bizim tarihimiz ve kültürümüz" Gaziantep’teki bakır ustalarının sürekli yeni modellerle bakırcılık mesleğini ayakta tutmak için büyük bir çaba gösterdiğini belirten Açık, "Zaten ayakta durmak için de sürekli yenilikçi olmak veya tasarım yapmak lazım. Bunun yanı sıra müşterileri iyi dinlemek lazım. Artık mutlaklara da giriyoruz. Onun için Gaziantep bakır işlemeciliğinde coğrafi işareti aldı. Bunun için de bizlere düşen ise arkamızda bir eser bırakabilirsek bu bizi mutlu ediyor. Çünkü bakır işlemeciliği bizim tarihimiz ve kültürümüz. Çünkü biz sadece bakırcılık yapmıyoruz. Bakır eşyaların üzerine Osmanlı ve Selçuklu motifleri işliyoruz. Böylece bakırı canlandırıyoruz. Tarihimizi ve kültürümüzü canlandırdığımız için bakır işlemeciliğinin çok önemli bir zanaat olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Ustalarımızın sayısı her geçen gün azalıyor" Dövme kazanların geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten Açık, "Bakır ustalarımız bu kazanları binbir emek ve zahmetle hazırlıyor. Tamamen el işçiliği ile hazırlanan büyük bakır kazanların yapımı 3-5 gün sürüyor. Bizim çocukluğumuzdan beri dövme dev kazanlar, tencereler ve sürahiler geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Bu ürünleri arkadaşlarımız talebe göre yapıyorlar. Kazan, tencere sürahi ve diğer bakır eşyaları geleneksel yöntemlerle hazırlayan ustalarımızın sayısı da her geçen gün azalıyor. Zaten biz bunları korumaya çalışıyoruz. El işçiliği ile kazan yapan ustalar her ürünü yapabilir" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:42 Bulaşıkçıydı, patron oldu Gaziantep’te 4 çocuk annesi Fatma Kalkan, aşçı olan eşine destek amaçlı başladığı restoranda kendi işinin patronu oldu. Fatma Kalkan’ın eşi Abdullah Kalkan 7 yıl önce aşçı olarak çalıştığı iş yerinden ayrılarak kendi iş yerini açmaya karar verdi. Şehitkamil ilçesindeki KÜSGET Sanayi Sitesi’nde Gaziantep’in yöresel yemeklerini yapıp sattığı restoranı tek başına çalıştırmakta zorlanan eşine destek amacıyla iş yerinde çalışmaya başlayan 35 yaşındaki Fatma Kalkan, ilk önce temizlik ve yemek işlerini yaptı. Daha sonra eşine yemek yapımında yardım etmeye başlayan Kalkan, erkek egemen bir sektör olarak bilinen yemek sektöründe gösterdiği başarıyla adından söz ettirmeye başladı. Firik pilavı, yuvalama, içli köfte, malhıtalı köfte ve dolma gibi yöresel yemekleri de mevcut olan menüye ekleyen Kalkan’ın yaptığı yemekler büyük bir ilgi görünce restorandaki tüm yemekleri kendisi yapmaya başladı. Kadınlara ilham kaynağı oluyor Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı restoranın patronu olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşayan Kalkan, kadınların istedikten sonra başaramayacakları hiçbir işin olmadığını söyledi. "Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim" Aşçı olan eşine destek olmak amacıyla adım attığı sektörde yükselişinin diğer kadınlara örnek olmasını dileyen Kalkan, "Eşim aşçıydı, aşçılığı bıraktıktan sonra ‘kendi iş yerimizi açalım’ dedik. Eşim kendi işini kurduktan sonra ‘bana destek olur musun?’ dedi. Ben de eşime ‘sana her türlü destek olurum’ dedim. Bu şekilde başladık. Gaziantep’imizi daha iyi temsil etmek için bize ait yöresel yemeklerimizi yapmaya başladım. Normalde toplu yemek yapıyorduk. Sonra yöresel yemek satışı yapıp satan restoran olarak devam etmeye başladık. Gaziantep’imizi tanıtmak istedim. Ben Baraklı’yım ve tezgahımızda da kendi kültürümü yansıtmak istedim" dedi. "Ev hanımlığından geliyorum" Çocukluğundan beri yemek yapmayı sevdiğini belirten Kalkan, "İlk yola çıktığımızda çok zorluklarla karşılaştık. Ben ev hanımlığından geliyorum. Çok küçük yaşta evlendim, hep yemeğin içerisindeydim. Dolayısıyla eşin de aşçı olunca daha çok yemeğin içerisinde oluyorsun. 4 çocuk annesiyim. İlk iş yerimi açtığımızda küçük kızım 9 aylıktı. Kızımı da kendimle iş yerime getiriyordum. O dönem daha çok stok olarak çalışıyordum. İçli köftemi, yuvalamamı, mantımı ve mercimekli köftemi stok halinde yapıyor ve satıyordum" şeklinde konuştu. "Yapamazsın diyenler çok oldu" Yakınlarının ve çevresindekilerin "Kadınsın, yapamazsın, çok zorlanırsın" demesine rağmen yılmadan azim ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini belirten Kalkan, "Ben bir kadınım diye bana çok zorbalık yapan da oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler çok oldu. Çevremden o desteği pek fazla göremedim. Annem ve babam bana çok destek oldu. ‘Ben bu işe başladım ve bu işi devam ettireceğim’ dedim. Azim, hırs ve kararlılıkla işimi devam ettirdim. Bu yolda batmak da var, yükselme de var’ dedim. Rabbim yardımcı oldu. Allah’a şükür iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yemeklerin hepsini ben yapıyorum" Eşine destek olmak amaçlı çıktığı bu yolda patron olduğunu belirten Kalkan, "Ben hep kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalıştım. İş yerimin bütün kontrolünü elime aldım. Buradaki bütün her şey benim kontrolümdedir. Dışarıdan asla kesinlikle bir ürün almıyorum. Yemeklerin hepsini ben yapıyorum ve yemeklerde kullandığım salça, baharat ve zeytinyağını da ben yapıyorum. Hem ev hanımı olarak hem de çalışan bir bayan olarak yoluma devam etmek istiyorum. Çünkü benim geçmişim ev hanımlığından geliyor. 7 senedir çalışma hayatının içerisindeyim. Eğitimimi sonradan tamamladım" dedi. "Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim" Temizlik ve yemek yapmak için eşinin yanında çalışmaya başladığı işini şimdilerde ise patron olarak sürdürdüğünü söyleyen Kalkan, "Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen her kadın bunu başarır. Ev hanımlığını da yaşadım. Kendi ayaklarım üzerinde de durdum. Gerçekten bir kadının kendi parasını harcaması gibisi yoktur. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak, güçlü bir kadın olmak kadar güzel bir şey yoktur. Birisinden bir şeyler istemek çok zor. Ama kendi ayaklarının üzerinde durursan, kendi paranı kazanırsan daha güçlü olursun. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran kadınlar daha güçlü olur diye düşünüyorum ve daha değer görür" diye konuştu.
Şahinbey Belediyesi’nden sıkı denetim
26 Şubat 2025 Çarşamba - 17:34 Şahinbey Belediyesi’nden sıkı denetim Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, zabıta ekipleriyle birlikte ilçede geniş kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Denetimler sırasında işletme sahipleri ve çalışanlarla sohbet eden Başkan Tahmazoğlu, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu vurguladı. Kurallara uymayan işletmelere gerekli işlemler yapıldı. İşletmeler tek tek kontrol edildi Denetimler sırasında iş yerlerinde hijyen şartları, ürünlerin son kullanma tarihleri, gramaj kurallarına uygunluk, fiyat etiketleri, saklama şartları ve genel temizlik durumu detaylı olarak gözden geçirildi. Özellikle ekmek fırınlarında ekmeklerin gramajlarının eksik olup olmadığı, kasaplarda etlerin tazeliği ve saklama şartları, marketlerde ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçip geçmediği titizlikle kontrol edildi. Başkan Tahmazoğlu, denetimler sırasında esnafla da sohbet ederek, hijyen ve kurallara uyulması konusunda uyarılarda bulundu. İşletme sahiplerine gerekli bilgilendirmeleri yapan Başkan Tahmazoğlu, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir ürünlere ulaşmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu vurguladı. Kurallara uymayan işletmelere uyarı ve yaptırım Denetimlerde bazı işletmelerin hijyen kurallarına uymadığı, ürünlerin saklama şartlarının eksiklikler olduğu ve fiyat etiketi konusunda hatalar bulunduğu tespit edildi. Belediye zabıta ekipleri tarafından gerekli uyarılar yapılarak eksikliklerin giderilmesi için süre tanındı. Kurallara uymamakta ısrar eden işletmelere ise cezai işlem uygulanacağı belirtildi. Başkan Mehmet Tahmazoğlu, denetimlerin aralıksız süreceğini ifade ederek, "Halkımızın sağlığı bizim için her şeyden önemli. Bu yüzden işletmelerin hijyen ve gıda güvenliği kurallarına tam olarak uymasını istiyoruz. Kurallara riayet eden esnafımıza teşekkür ederiz. Ancak vatandaşımızın sağlığını tehlikeye atan hiçbir duruma müsamaha göstermeyeceğiz." Vatandaşlardan denetimlere tam destek Denetimlerden memnuniyet duyan vatandaşlar, Başkan Tahmazoğlu ve ekibine teşekkür etti. Özellikle marketlerdeki fiyat kontrolleri ve gıda güvenliği konusundaki hassasiyetin kendilerini rahatlattığını belirten vatandaşlar, bu tür denetimlerin sık sık yapılmasını talep etti.
MYK Belge zorunluluğu kapsamı genişletildi
26 Şubat 2025 Çarşamba - 15:46 MYK Belge zorunluluğu kapsamı genişletildi Tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfına giren mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi alma zorunluluğunun genişletildiği yeni tebliğde, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Yeterlilik Sınav Belgelendirme ve Danışmanlık A.Ş.’nin (GASBEM) belgelendirme yetkisine sahip olduğu Dokuma Operatörü ve Atkılı Örme Operatörü meslekleri de yer aldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 5544 sayılı Kanun kapsamında tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfına giren mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYK) zorunluluğu kapsamını genişletti. Bakanlık tarafından yürütülen ve yeni mesleklerin de dahil edildiği 8. Tebliğ çalışması 21 Şubat 2024 tarihinde tamamlandı. 8. Tebliğ kapsamında 61 meslek için ön onay alındı. Bu meslekler arasında, Gaziantep sanayisinin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak belirlenen Dokuma Operatörü ve Atkılı Örme Operatörü meslekleri de yer alıyor. Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Yeterlilik Sınav Belgelendirme ve Danışmanlık A.Ş. (GASBEM) 2021 yılından itibaren bu alanlarda belgelendirme yetkisine sahip olup, sektör çalışanlarının belge alma sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Yeni tebliğ hakkında görüşlerini dile getiren GSO Yönetim Kurulu Üyesi ve GASBEM Yönetim Kurulu Başkanı Bora Tezel, ’’Mesleki Yeterlilik Belgesi, ilgili meslek gruplarında çalışanlar için yasal bir zorunluluk haline gelirken, belgesiz çalışanlara işverenler tarafından istihdam sağlanamayacak. Bu nedenle, Gaziantep’te faaliyet gösteren işçiler ve işverenler, süreci geciktirmeden gerekli belgeleri temin etmeli. GASBEM olarak MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi verme yetkimiz bulunan ve yeni tebliğde ön onayı alınarak zorunlu hale gelen Dokuma Operatörü ve Atkılı Örme Operatörü MYK Belgelerini 2021 yılından bu yana vermekteyiz’’ dedi. Bora Tezel, ’’MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni almak isteyenler, Gaziantep Sanayi Odası kuruluşu olan GASBEM A.Ş. ile iletişime geçerek başvurularını gerçekleştirebilirler. Hem iş güvenliği hem de yasal süreçlere uygunluk açısından kritik önem taşıyan bu belgeyi almak için vakit kaybetmemek gerekiyor. Dokuma Operatörü ve Atkılı Örme Operatörü olmak isteyen ve bu mesleklerde MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi almak isteyen herkesi GASBEM’e bekliyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Şehitkamil kütüphanelerine ziyaretçi rekoru
26 Şubat 2025 Çarşamba - 14:35 Şehitkamil kütüphanelerine ziyaretçi rekoru Şehitkamil Belediyesi bünyesindeki kütüphaneler son 1 yılda rekor ziyaretçi ağırladı. İçerisinde bulunan kitap ve kaynaklarla öğrencilere geniş yelpaze sunan kütüphanelerin ziyaretçi sayısı 1 milyon 55 bin 319 oldu. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıracaklarını belirterek, geleceğin mimarı gençler için her türlü desteği vereceklerini söyledi. Şehitkamil Belediyesi’ne bağlı kütüphaneleri 2024 yılında ziyaretçi rekoru kırdı. Kentin birçok noktasından öğrenciler zamanlarını en faydalı şekilde değerlendirmek için Şehitkamil Belediyesine bağlı kütüphanelerine akın etti. İlçenin hemen her noktasında bulunan kütüphaneler, öğrencilere uygun ortamlarda ders çalışma ve kitap okuma olanağı tanıyor. "Öğrencilere ücretsiz ikram" Sami Benli Kütüphanesi, Şehitkamil Sanat Merkezi Kütüphanesi’nin dışında kentin farklı bölgelerinde bulunan 22 gençlik kütüphanesi, 2 çocuk kütüphanesi ile öğrencilere fırsat eşitliği sağlayan Şehitkamil Belediyesi, sabahın erken saatlerinden itibaren ders çalışmaya gelen öğrencilere atıştırmalık ikramında bulunarak, tüm imkanlarını ücretsiz bir şekilde sunuyor. "Fırsat eşitliği sağlıyoruz" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için büyük bir çaba sarf ettiklerini söyledi. Bunun için Şehitkamil Belediyesi’ne bağlı kütüphanelerde şartların iyileştirildiğini anlatan Yılmaz, "Gençlerimiz, geleceğimizin en büyük mimarı. Onlar geleceğe hazırlanırken, bu şehrin idarecileri olarak uygun ortamları sağlayarak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak zorundayız" dedi. "Kentimize yeni kütüphaneler kazandıracağız" Şehitkamil’de kütüphane sayısını artıracaklarını belirten Yılmaz, "Halihazırda 22’si gençlik, 2 çocuk ve M. Sami Benli Kütüphanesi, Şehitkamil Sanat Merkezi Kütüphanesi olmak üzere toplamda 26 kütüphanede gençlerimize hizmet veriyoruz. Ancak bu bizim için yeterli değil. Bu yıl içerisinde ilçemize ve kentimize yeni kütüphaneler kazandıracağız" diye konuştu. "Ziyaretçi sayısı 1 milyonu aştı" 26 kütüphanede 2024 yılı Nisan ayından bu yana 1 milyon 55 bin 319 öğrenciyi ağırladıklarını paylaşan Yılmaz, "Kütüphanelerimizde hizmet ağını genişlettik. Öğrencilerimiz burada hayal ettikleri, lise, üniversiteye hazırlanıyor. Kimi öğrencilerimiz akademik çalışma yürütürken, kimisi beklediği atama için ders çalışıyor. Sabahtan gece yarılarına kadar ders çalışan öğrencilerimiz var. Bunlar için de sabahtan başlamak şartıyla son öğrenciye kadar çay, kahve, meyve suyunun yanında çeşitli atıştırmalıklar ikram ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te ’Dezenformasyonla Mücadele Kurumlar Arası İşbirliği’ protokolü düzenlendi
26 Şubat 2025 Çarşamba - 14:22 Gaziantep’te ’Dezenformasyonla Mücadele Kurumlar Arası İşbirliği’ protokolü düzenlendi Gaziantep’te düzenlenen törende kurumların katılımıyla "Dezenformasyonla Mücadele Kurumlar Arası İşbirliği" protokol imzaları atıldı. Gaziantep’te dezenformasyonla mücadelede kurumlar arası işbirliğini güçlendirmek, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yayılmasını önlemek, gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesi amacıyla T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürlüğü tarafından Gaziantep Valiliği Fuaye alanında "Dezenformasyonla Mücadele Kurumlar Arası İşbirliği" protokolü imza töreni düzenlendi. Protokol dezenformasyonla mücadeleyi hedefliyor Protokol kapsamında, dezenformasyonla mücadelede kurumlar arası işbirliğini güçlendirerek, bireylerin doğru bilgiye ulaşmasını kolaylaştırmak ve sorumlu medya kullanımı konusunda farkındalık oluşturmak amaçlanıyor. Bu protokol, dezenformasyonla mücadele etmek üzere taraflar arasında gerçekleştirilecek eğitim, bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarını kapsamaktadır. Protokol kapsamında, eğitim programları, gönüllü eğitmenler aracılığıyla yürütülecek faaliyetler, bilgilendirici materyallerin hazırlanması ve toplumsal bilinçlendirme kampanyalarının düzenlenmesi planlanıyor. "Yalan ve yanlış bilginin önüne hep beraber geçmemiz lazım" Dezenformasyon konusunun herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu ve yalan yanlış bilginin önüne hep beraber geçilmesi gerektiğini söyleyen Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Bu konu aslında çok geniş kapsamlı. Biz masanın bu tarafındakiler ve aslında siz masanın diğer tarafındakiler ve herkesi ilgilendiren bir konu. Bakanımın söylediği gibi bazen gerçekten bizi ya bu kadar da olmaz dedirtecek düzeye varan dezenformasyon konusuyla artık baş başayız. İletişim çok çeşitlendi, çok güçlendi sanal alem büyüdü. Dijital alemde her şey yapılabilir hale geldi ve bu her zaman iyi niyetli ve doğru amaca dönük olmuyor. Bazen toplumu, bazen kurumları, bazen kişileri yaralayacak, üzecek, aslı astarı olmayan tamamen dezenformasyon yani yalan ya da yanlış içerikli olabiliyor. Biz gayet iyiyiz. Biz gayet iyi niyetli bir şekilde bunun önüne geçebilme anlamında neler yapabilirizi aslında ortaya koymaya gayret ediyoruz. Bir taraftan da toplumu yanıltıcı, yaralayıcı, üzücü, kırıcı haberlerin önüne, eğer bu yalan ve yanlışsa bence hep beraber geçmemiz lazım" dedi. "Amacımız kamuoyunu doğru, hızlı ve etkili şekilde bilgilendirmek" Ortak amacın kamuoyunu doğru, hızlı ve etkili şekilde bilgilendirmek olduğunu aktaran Vali Çeber, "Bu işi medya anlamında yapanlar olarak söylüyorum ve kamu kurumları olarak söylüyorum. Toplumumuzun bu noktadaki ortak amacımız kamuoyunu doğru, hızlı ve etkili şekilde bilgilendirme. Bilgi ihtiyacını giderme ve biz bunun için varsa eksiklerimiz onları da gidererek en doğrusunu yapmaya gayret edeceğiz. Ama bu dezenformasyon meselesi de cidden çok acı bir hale geldi. Gerçekten çok acı bir hale geldi. Bazen verdiğiniz bir isimle, verdiğiniz bir yanlış ölüm haberiyle, verdiğimiz yanlış bir bilgiyle o kadar çok insanı üzüyoruz. Bazen şunu belki gözden kaçırıyoruz. Onların muhatabı olan kurumlar ya da oradaki insanların da anneleri, babaları, kardeşleri, aileleri, sevenleri, arkadaşları var. Herkes bunu okuyor ve gerçekten bundan etkilenebiliyor. Bu anlamda ben takip eden herkesin hem medyayı kullanırken hem de özellikle sosyal medyayı kullanırken çok daha duyarlı olmasını temenni ediyorum. Öyle olması gerektiğini düşünüyorum ve dezenformasyonla mücadele noktasında gayret sarf etmemiz, hep beraber gayret sarf etmemiz gerektiğine inanıyorum. Bugün biz imzası olanlar ve bu programa katılacak olanlar öyle bir yolu da buna eklemiş oluyoruz. Ama herkesin bu mücadeleye katılmasını da bekliyoruz diyorum. Atacağımız imzanın bu noktada fayda sağlaması ümidiyle hayırlı olsun diyorum" dedi. "Doğru bilgi toplumun en temel ihtiyacı" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, olağanüstü bir dönemden geçildiğini söyleyerek doğru bilginin önemine değindi. Şahin, "Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Doğru bilgi toplumun en temel ihtiyacı. Doğru bilgiye doğru araçlarla ulaşmak, doğruyla yalanın birbirinden ayrıldığı bir döneme ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi doğru ayağa kalkana kadar bazen yalan, dünyayı dolaşıyor. buna tedbir almak buna kurumlar arası iş birliğiyle fikir ve eylem birliğiyle bugün bu imzayı atacağız. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Yalanla mücadele konusunda geniş çaplı bir bilgilendirme ve eğitim çalışması yapacağız" Düzenlenen imza törenine ev sahipliği yaptığı için Vali Çebere teşekkür eden T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürü Mücahit Taşkın, "Bugün Valimiz Kemal Çeber’in başkanlığında ‘dezenformasyonla mücadelede kapsamında bir protokol imza töreni için bir aradayız. Amacımız gündemimizi sıkça meşgul eden dezenformasyon ve yalanla mücadele konusunda geniş çaplı bir bilgilendirme ve eğitim çalışması yapmak. Kamu, kurum ve kuruluşlarla çalışanlarını kapsayan bir eğitim programımız olacak. şimdiden destekleriniz için herkese teşekkür ederim" dedi. "Topyekûn bir mücadeleyle ancak bu işte başarı sağlanabilir" T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İletişim Uzmanı Ümmühan Yücel ise "Dezenformasyon sadece küresel çapta değil küresel bir tehdit, Dünya Ekonomik Formunun son raporuna göre birinci sırada yerini aldı. Dezenformasyona göre. Bu anlamda farkındalık çalışmalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Dezenformasyonla mücadele merkezi olarak topyekûn bir mücadeleyle ancak bu işte başarı sağlanabilir" diye konuştu. Düzenlenen protokole T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Gaziantep Bölge Müdürlüğü, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü, Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü, Gaziantep Müftülüğü, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü kurum yetkilileri katıldı.
Gaziantep’teki kitap fuarı devam ediyor
26 Şubat 2025 Çarşamba - 11:54 Gaziantep’teki kitap fuarı devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Şule Yüksel Şenler Vakfı iş birliğinde düzenlenen "Şule Yüksel Şenler 2’inci Kitap ve Kültür Günleri" ziyaretçi akınına uğruyor. Gaziantep’te gençlerin ve çocukların okuma alışkanlığı kazanması için düzenlenen "Şule Yüksel Şenler 2’inci Kitap ve Kültür Günleri"ne aileler ve çocuklar yoğun ilgi gösteriyor. Sanat Merkezi’nde düzenlenen kitap günleri çocukların ve gençlerin oldukça ilgisini çekiyor. Kitap günlerine katılan çocuklar düzenlenen müzikaller ve gösterilerle oldukça eğlenceli anlar yaşıyor. Çocuklar, maskot oyuncaklarla ve düzenlenen oyun etkinlikleriyle doyasıya eğlenirken, anne ve babalar ise çocuklarına uygun olan kitapları daha uygun fiyatlara stantlardan alarak evlerini adeta bir kütüphaneye çeviriyorlar. 5 gün sürecek kitap günlerinde yazarlar ve yayınevleri, çocukların dünyalarını renklendiriyor. Çocuklar için hayal güçlerini zenginleştirecek sesli masal saatleri ve eğlenceli çocuk müzikali büyük ilgi görüyor. Kitap stantlarının yanı sıra oluşturucu atölyeler, tiyatro gösterileri, alanında uzman konuklarla söyleşi ve imza günlerinin de düzenlendiği etkinlikte "Her Çocuğa Bir Kitap" bağış kampanyası da yer alıyor. Kitapseverler dopdolu içeriklerle buluşurken, sanata ilgi duyanlar da çeşitli etkinliklerle kendilerini keşfetme fırsatı yakalıyor. Etkinlik, 28 Şubat’a kadar devam edecek. "Kitap okumak insanı medeniyete götüren bir gerçeklik oluyor" Kitap günlerine katılan Yazar Talat Özer, "Gaziantep’te Şule Yüksel Şenler Vakfı’nın düzenlemiş olduğu kitap günlerindeyiz. Gaziantepli okurlarımızla buluşuyoruz. Kitap okumak insanı medeniyete götüren bir gerçeklik oluyor. Kitaplarla buluşan çocuklarımızın yüzlerindeki mutluluğu, umudu ve huzuru görüyoruz. İyi ki kitaplar var. Kitapları bizi yarına götüren gerçeklikler olarak görüyoruz. Bu projede emeği olan herkese çok ama çok teşekkür ediyoruz. Kitaplar var olsun, herkesin gönlü güzelliklerle dolsun" dedi. "Çünkü kitaplar onların gelişim dünyaları için büyük bir keşiftir" Kitap günlerine olan ilgiden memnun olduklarını ifade eden Özer, Fuara ilgi çok güzel. Çocuklarımız buraya sevinçle geliyor. Çocuklar buraya geldikleri zaman burası bir çocuk bahçesine dönüşüyor ve gençlerde nitelikli kitapları gördükleri zaman mutlu oluyorlar. Çünkü kitaplar onların gelişim dünyaları için büyük bir keşiftir. Akşamüzeri ise aileler geliyorlar. Aileler çocuklarıyla birlikte kitaplara bakıyor ve burada güzelliklerle kıymetli anlar oluşturuyorlar" diye konuştu. "Kitap fuarları çok değerli ve kitap okuma çok önemli" Çocuğuyla birlikte fuarı ziyaret eden Gülbeniz Akıcı, "Kitap fuarları çok değerli ve kitap okuma çok önemli. Bu yüzden de çocuğumu alıştırmak için kitap fuarlarını geziyoruz. Güzel bir kitap fuarı olmuş. Daha çok kitap beklerdim. Biraz küçük geldi ama yine de olsun güzel bir kitap fuarı olmuş" şeklinde konuştu.
Gaziantep’te cinayetin altından çocuk kavgası çıktı
25 Şubat 2025 Salı - 13:58 Gaziantep’te cinayetin altından çocuk kavgası çıktı Gaziantep’te iki grup arasında çıkan ve 1 kişinin ölümü, 2 kadının da yaralanmasıyla sonuçlanan olayın çocukların kavgasına ailelerin dahil olması nedeniyle yaşandığı ortaya çıktı. Olayda hayatını kaybeden şahsın cenazesi ailesine teslim edilirken 2 zanlı yakalandı. Olay, dün gece saatlerinde Şahinbey ilçesi Güneykent Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, iki grup arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşmüş ve silah ile bıçakların kullandığı olayda Ahmet Alkurt hayatını kaybederken isimi öğrenilemeyen 2 kadın yaralanmıştı. Hayatını kaybeden şahsın cenazesi yakınlarına teslim edildi Yaşanan olayın ardından hayatını kaybeden Ahmet Alkurt’un cenazesi Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Yaralanan 2 kadının tedavisinin ise sürdüğü öğrenildi. 2 zanlı yakalandı, olayın altından çocuk kavgası çıktı Olay sonrası geniş çaplı çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, katil zanlısı olarak tespit edilen M.Ş. ve C.A. isimli şahsı gözaltına aldı. Gözaltına alınan 2 zanlı, emniyette tamamlanan yasal işlemlerin ardından tutuklanma talebiyle adli mercilere sevk edilirken olayın çocuklar arasında başlayan kavgaya iki aile üyelerinin dahil olması nedeniyle yaşandığı ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.