Yerel Haberler
Gaziantep
28 Nisan 2026 Salı - 11:27 Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, Kilis’te Üniversitelilerle buluştu Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde düzenlenen "Kariyer Yolu" etkinliğinde öğrencilerle bir araya gelerek iş hayatına dair tecrübelerini paylaştı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde gerçekleşen söyleşinin moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Seher Maşkaraoğlu yaptı. Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zekeriya Akman, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, "Tecrübe kolay kazanılmıyor. Bu nedenle üniversite olarak başarılı insanları öğrencilerimizle buluşturarak tecrübelerinden faydalanmayı önemsiyoruz. Bugün de Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu’nu aramızda görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kendisine bizleri kırmayarak etkinliğimize katıldığı için teşekkür ediyoruz" dedi. Kilis’te doğan ve ilkokulu Kilis’te tamamlayan Mustafa Topçuoğlu, üniversiteli gençlerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikteki konuşmasına, "Bizimki kişisel başarı hikayesi olmaktan çok bir ailenin başarı hikayesidir" diyerek başladı. Topçuoğlu ailesinin ticari hayatının temellerinin 1940’lı yıllarda dedesinin mütevazı bir başlangıcıyla atıldığını belirten Mustafa Topçuoğlu, "Bizim hikâyemiz 1940’lı yılların başında Kilis’te başladı. Dedem Mustafa Hilmi Topçuoğlu, 3 tonluk bir kamyonun bir tekerine ortak olarak işe başlamış. Daha sonra açtığı dükkanla ticarete atılmış. Ticaret hacmimiz genişleyince 1967 yılında Gaziantep’te kamyon ve traktör bayiliği ile yeni bir aşamaya geçtik" ifadelerini kullandı. "Risk almadan başarı gelmiyor" Ticarette önemli bir noktaya gelen Topçuoğlu ailesinin hedefinde hep sanayi yatırımının olduğunu hatırlatan Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu, 1976 yılında sünger yatak üretimiyle sanayiye adım attıklarını, 1983’te ise çuval üretimine başladıklarını söyledi. 1983 Yılında üniversiteyi bitirdikten sonra ailenin çuval üretim tesisinde çalışma hayatına devam ettiğini belirten Topçuoğlu, Irak hükümetinin düzenlediği bir ihalenin ailenin ticari hayatında belirleyici bir rol üstlendiğini anlatarak, "90 çalışanla çuval üretimine başladık. Bir yıl sonra rahmetli Başbakan Turgut Özal ihracat seferberliği başlattı. Irak ile petrol karşılığı ihracat anlaşması yapıldı. Ben 24 yaşında Irak hükümetinin açtığı çuval ihalesine girmek için Basra’ya gittim. Daha doğrusu önce Ürdün’e, sonra taksi ile Basra’ya gittim. Geceyi askerî sığınakta geçirdim. İhaleye katılan tek kişi bendim. Çünkü savaş ortamında kimse ihaleye gelmemişti. Numunelerimiz de beğenildiği için ihale bizde kaldı. O gün orada o riskleri aldığımız için 1989’a kadar Irak’ın çuval ihtiyacını karşıladık" dedi. Gülsan’ın yatırımı halı sektörünü değiştirdi Aile birliği ve cesur yatırım kararlarının başarıda belirleyici olduğunu ifade eden Topçuoğlu, 1990’lı yıllarda polipropilen halı ipliği üretimine geçiş sürecini de anlattı. Gülsan Holding’in 1994 yılında yaptığı BCF halı ipliği yatırımının Gaziantep’in makine halısında dünyanın en büyük üretim merkezi olmasına öncülük ettiğini hatırlatan Topçuoğlu, "1990’lı yılların başıydı. Amcam rahmetli Naci Topçuoğlu Gaziantep Sanayi Odası’nın meclis başkanı idi. Gaziantep’ten bir grup makine imalatçısı, Sanayi Odası’nın organizasyonu ile İtalya’da bir fuara gidiyor. İtalya’ya giden amcam orada polipropülen (PP) halı ipliğini görüyor. Bu iplikle yapılan halıların Avrupa’da büyük rağbet gördüğünü, trend olduğunu görüyor. Gaziantep’e dönünce de halı sektörüne yönelik iplik yatırımı kararı alınıyor. Halı üreticilerinin olumsuz görüşlerine rağmen 1994 yılında BCF halı ipliği tesisi kuruluyor. O dönemde halıların geneli akrilik iplikle üretiliyor. Polipropülen akriliğe göre çok daha avantajlı. Leke tutmuyor, kolay temizleniyor, tüylenmiyor ve renk değiştirmiyor. Ancak bunlara rağmen halı sektörü yeniliklere karşı direnerek bu ipliği kullanmak istemiyor. Bunun üzerine biz bir halı tezgahını kiralayarak PP iplikle halı üretimi yapmak için kolları sıvadık. Tam 50 gün sonra büyük zorlukları aşarak istediğimiz kalitede halıyı ürettik. İnsanların karar vermesi için görmeleri dokunmaları gerekiyordu. Biz bunu yaptık. Halı imalatında PP ipliğin kullanılmaya başlanması ile sektörde yeni bir sayfa açıldı. Yatırım, üretim ve ihracat hızlı bir şekilde artmaya başladı. Gaziantep böylece makine halısı üretiminde dünyanın en önemli merkezi haline geldi" şeklinde konuştu. "Dünyadaki 10 büyük üreticiden biriyiz" Uluslararası fuarları ve sektörlerdeki yenilikleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Mustafa Topçuoğlu, büyük ilgi gören söyleşide, "Araştırmayı hiçbir zaman bırakmadık. 1998 yılında yine bir fuarda bebek bezi üretimini gördük. O zaman bebek bezi kullanımı çok yeni idi. Sektörün önünün açık olduğunu keşfettik. Bebek bezinde ve hijenik pedlerde kullanılan kumaşları üretelim dedik. 2002 yılında bu ürünün üretimine başladık. Şu anda dünyadaki 10 büyük üreticiden biriyiz. Kaliteye ve insana yatırım yaptık. Doğru düzgün çalıştık. 20 kişi ile başladığımız bu yolda 2 bin 500 civarında çalışanla Türkiye’nin en büyük 130 firmasından birisi haline geldik" şeklinde konuştu. "Çalışacağınız şirketi iyi inceleyin" Üniversite öğrencilerine, çalışma hayatında başarıya giden yoldaki tecrübelerini aktaran Mustafa Topçuoğlu, "Başarıya giden yolda sabır, istikrar ve çalışkanlık çok önemlidir. Öncelikle çalışmak için başvurduğunuz firmayı iyi inceleyin, tanıyın. Şirket dinamik, yenilikçi ve istikrarlı şekilde büyüyen bir şirket mi? İhracatı var mı? Etik değerlere önem veriyor mu? Bu soruların cevabı ‘evet’ ise çalışmak için o şirketi tercih edin. Sık sık işyeri değiştirmeyin. Kısa sürede terfi beklemeyin. Tez canlı olmayın. Mesela bizde çalışmak için birisi başvuruyor. CV’sine bakıyoruz. 5 yıllık tecrübesi var, ama 4 işyeri değiştirmiş. Bu kişiden kesinlikle bize bir fayda gelmeyecektir. Sabır önemli. İstikrarlı olun. İşinizi sevin ve heyecanla çalışın. Parayı değil başarıyı hedefleyin. Başarı olursa para da gelecektir. Hayatta her zaman zorluklar, engeller olacaktır. Sorunsuz bir hayat yok. Siz sorunlara karşı mücadele edin, işinizi doğru ve kaliteli yapın. Ama en önemlisi de olayların detaylarına inerek fark oluşturun. Sadece verileni yapmayı değil, oraya ne katabilirsiniz bunu hedefleyin. İşiniz tutkunuz olsun. İşinizi sadece mesai saatlerinde yaşamayın. Bir ağabeyimiz, ‘Eğer işin ya muhtacı ya da aşığı değilseniz başarılı olamazsınız’ derdi. Çok doğru bir söz. Hayallerinizi yüksek tutun, asla vazgeçmeyin. Hepimizin ailemize, şehrimize ve ülkemize karşı sorumlulukları var. Onun için paylaşmayı bilmeliyiz. İmkanlarımız ölçüsünde sosyal sorumluluk projeleri ile yaşadığımız topluma katkı sağlamalıyız. Zor günlerde, zorda olan insanların yanında olun. Sivil toplum kurumlarında görev alın. Hayatın içinde olun. Kibir ve gururlanmak dünyanın en kötü davranışıdır. Mütevazı ve saygılı olun, karşınızdakine güven verin. Hiçbir zaman hayata olumsuz bakmayın. Olaylara pozitif bakın. Olumsuz düşünen kişilerle arkadaş olmayın. Yoksa sorunları çözemezsiniz. Türkiye kolay bir ülke değil. Kolay bir coğrafyada değiliz. Bunları bileceğiz ama hiçbir zaman umutsuz olmayacağız. Vatanı, evi olmayan insanlar var. Depremi hatırlarsınız. Hep yukarı bakarak mutsuz olmayın. Suriye ortada. Irak 1989 yılından beri huzur bulmadı. Bizim ülkemiz çok şükür güçlü. Bir duruşu var. Bu nedenle şanslıyız. Diploma tek başına yetmez. Heyecanınız, azminiz sizi bir yere taşır. Sadece teorik bilgi de başarıya götürmez. Yüzde 50 eğitimli, yüzde 50 de sokak çocuğu olmalısınız. Sokak çocuğu derken sokağın yani hayatın gerçeklerini bilmelisiniz. Mücadeleci olun. Kolay pes etmeyin ama olmayacak hayale kapılmayalım. Hırsınız, hiçbir zaman aklınızın önüne geçmesin. Günümüzde yabancı dil çok önemli. Mutlaka ve mutlaka İngilizce’yi çok iyi öğrenin. Artık imkanlar çok geniş. Yurt dışına gitmeden de yabancı dil öğrenebilirsiniz. Başarıda aile çok önemlidir. Aileye zaman ayırmak gerek. Biz yoğun iş hayatı dolayısıyla çocukların büyüdüğünü görmedik. Sağ olsun eşim bu konudaki yükü omuzladı. Ben bir yılda 180 gün şehir dışında kaldığım zamanlar oldu. Yakın zamana kadar günde ortalama 13-14 saat çalıştım. Bu arada eşinizi iyi seçin. Kültürümüze, ailenize uygun birini seçin. Evinizde mutlu iseniz hayatta da mutlu olursunuz. Ülkenin size ihtiyacı var. Sizler geleceğimizsiniz, sizlere güveniyoruz" diye konuştu. "Kariyer Yolu" isimli etkinliğin sonunda Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zekeriya Akman tarafından Mustafa Topçuoğlu’na teşekkür plaketi verildi.
28 Nisan 2026 Salı - 11:08 İkiz kardeşler baba mesleğini yaşatıyor Gaziantep’te unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin başında gelen kalaycılık mesleği, aile ocağında ikiz kardeşler tarafından sürdürülüyor. Kalaycı ustası olan babalarından öğrendikleri kalaycılığı aynı dükkanda çalışarak sürdürmeye devam eden 33 yaşındaki Ökkeş ve Ramazan Toprak, baba mesleğini sürdürmenin gururunu yaşıyor. Babalarından miras kalan ocakta, zamanın aşındıramadığı el emeğiyle bakır mutfak eşyalarını bin bir emek ve zahmetle kalaylayan kardeşler, baba mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Günümüzün teknolojisine rağmen kalaycılık mesleğini omuz omuza vererek sürdüren kardeşler, 26 yıldır sürdürdükleri baba mesleği sayesinde her birinin aylığı 80 bin TL’ye geliyor. Ailelerinin geçimini baba mesleğiyle sağlayan kardeşlerden Ramazan Toprak 2 çocuk babası, Ökkeş Toprak ise 3 çocuk babası olarak ekmek mücadelesi veriyor. Kalaycılık yapan babalarının yanında 7 yaşında mesleği öğrenmeye başlayan ve zamanla kendilerini geliştiren kardeşler, kentin aranan ustalarından oldu. Müşterilerinin getirdikleri mutfak eşyalarını geleneksel yöntemlerle kalaylayarak yeni görünüme kavuşturan kardeşler, mesleklerini severek yapıyor. Sabahın erken saatlerinde tarihi Gaziantep Kalesinin karşısında bulunan iş yerini açan ve gün boyunca yoğun tempoyla mesai yapan kardeşler, unutulmaya yüz tutmuş baba yadigarı meslekte yetiştirecek çırak bulamamaktan yakınıyor. Henüz 7 yaşındayken mesleğe babasının yanında başladığını söyleyen Ökkeş Toprak, "Kalaycılık baba mesleği ve ikiz kardeşimle birlikte küçükken babamın yanında çalışmaya başladık. Kardeşimle birlikte babamın yanında çalışırdık. Babamın mesleğine heves ettik ve mesleği öğrendik. 7 yaşından beri baba mesleğini sürdürüyoruz. Şu anda 33 yaşındayız. Baba mesleğini canlandırmaya çalışıyoruz. Çok şükür mesleğimiz güzel, müşterilerimizin işlerini yetiştirmeye çalışıyoruz. Kardeşimle birlikte omuz omuza vererek baba mesleğini sürdürüyoruz. Babamızın bize miras olarak bıraktığı mesleği göğüslemeye çalışıyoruz" dedi. 26 yıldır ikiz kardeşiyle birlikte kalaycılık mesleğini yaptıklarını belirten Ramazan Toprak ise, "İkiz kardeşiz. Baba mesleğinin birlikte sürdürüyoruz. 7 yaşından beri birlikteyiz. Hep birlikte çalıştık, hiçbir zaman birbirimizden ayrılmadık. Şu anda 33 yaşındayız ve halen mesleğimizi sürdürüyoruz. Allah’a şükürler olsun geçimimizi sağlıyoruz" diye konuştu.
Ünverdi: "Gaziantep deprem bölgesinin toparlanmasına öncülük etti"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 14:44 Ünverdi: "Gaziantep deprem bölgesinin toparlanmasına öncülük etti" Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Deprem ve afetlerde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, içimizi yakan bu acıların bir daha yaşanmamasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Bundan iki yıl önce Gaziantep ile birlikte toplam 11 ilde istesek de unutamayacağımız bir felaketle karşı kaşıya kaldık" diyen Ünverdi, "Asrın felaketinde maalesef 50 binden fazla insanımızı kaybettik, binlerce insanımız yaralandı ve engelli kalan kardeşlerimiz oldu. İnsani yönüyle ilk andan başlayarak arama kurtarma çalışmaları ile başlayan süreçte yaralarımızı sarmak için olağanüstü bir dayanışma ve tüm kurumların koordinasyonuyla sosyal, psikolojik ve ekonomik anlamda önemli mesafeler kat ettik. Bu noktada aziz milletimizin göstermiş olduğu hassasiyet ve fedakarlıkları asla unutmayacağız. Devletimizin bölgemize yönelik öncelikli ihtiyaçlardan başlayarak kalıcı ihtiyaçların karşılanması ve ekonomik toparlanmaya sağladığı destek, üst kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının bölgeye yönelik acil çözüm önerileri ve destek projeleri bu süreçte önemli rol üstlenmiştir. Bizler de Gaziantep Sanayi Odası olarak üyelerimizle birlikte ilk andan itibaren insanımızın yanında olduk, fabrikalarımızı ve hizmet binalarımızı insanımızın hizmetine sunduk. Öncelikli ihtiyaçların karşılanması için elimizden geleni yaptık. Sektörlerimizden gelen talepleri raporlar halinde ilgili Bakanlıklar, kurumlar ve üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne ileterek çözüme kavuşmasında önemli bir işlevi tamamladık. Kamu tarafından sağlanan mücbir sebep kapsamında bölgemize yönelik teşvik, destek ve kolaylaştırıcı adımlar atıldı. Yıkılan fabrikalarımız ve zarar gören makine parkurlarımıza rağmen üretim ve ticaretimiz ile kritik öneme sahip olan istihdamın devam etmesini sağlamak hep önceliğimiz oldu. Deprem bölgesinde, sanayimizin ve istihdamın yeniden toparlanabilmesi için Gaziantep Sanayi Odamız ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile ‘Üretim Sektörünün Deprem Etki Analiz ve Raporlama Çalışması’nı gerçekleştirdik. Rapor ile depremden etkilenen 11 ilden 5 tanesi için (Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Antakya illeri) üretim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler ile bunların çalışanlarının yaşanan depremlerden etkilenme durumlarını ortaya koyduk ve bu illerle birlikte bölgenin sanayiye dayalı yapılanma ve iyileştirme süreçlerinin kısa-orta ve uzun vadeli eylem planlarının oluşturduk" ifadelerini kullandı. Ünverdi, "TOBB bünyesindeki 12 sanayi odasının başkanları olarak TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu Başkanlığında bir araya gelerek, deprem bölgesine yönelik 5 projenin hayata geçirilmesi konusunda görüş birliğine vardık. Tedarikçim Deprem Bölgesinden, Ulusal Gıda Perakendecileri Çalışması, E-ticaret pazaryerlerinden pozitif ayrım, Teknik Destek Temini, Çalışanlara İlave Gelir Desteği konularında çalışmalar başladı. Bununla birlikte TOBB tarafından, ‘El Verin Ev Yapalım Konut Seferberliği’ başlatıldı. Gaziantep Sanayi Odası, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Ticaret Borsası, Gaziantep Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri olarak evsiz kalan depremzede kardeşlerimiz için konteyner ev kampanyası düzenledik. Yurt dışından gelen alım heyetlerinin bu bölgeye yönlendirilerek firmalar ile buluşturulması konusunda çalışmalar yürüttük. Halen de bölgemizin inşası ve eski günlerine kavuşması için çalışmalar devam etmektedir. Bölgemiz sosyal ve ekonomik anlamda desteklenmeye devam edilmelidir. Yaşadığımız felaketlerde altı çizilmesi gereken en önemli unsur ise can güvenliği ve önceden tedbir almak gerekliliğidir. Evimiz, iş yerimiz, ortak alanlar ve yaşamın her alanında deprem, kaza, yangın gibi afetler gelmeden önce her türlü güvenlik önlemi titizlikle alınmalıdır. Çok acı bir tecrübeyle deprem gerçeği bize kendisini hatırlattı. Artık hepimiz biliyoruz ki ülkemiz bir deprem ülkesi ve bunu asla unutmamalıyız. Yeni yerleşim alanlarını buna göre belirlemeli, deprem riski olan eski yapıları buna göre ıslah ve revize etmeli, yaşanacak bir depremde müdahale edilebilecek fiziki şartları oluşturmalı ve en başta depreme dayanıklı güvenli yapılar inşa etmeliyiz. Canlarımızı yitirmemek, yarınlarımıza umutla bakmak ve gelecek nesillerimizi yaşatmak için güvenliğimiz önceliğimiz olmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, 6 Şubat depreminde, diğer afetlerde ve en son Bolu’daki yangın felaketinde kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet, yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Allah böylesi acıları ülkemize ve hiç kimseye bir daha yaşatmasın" diye konuştu.
Yılmaz’dan 6 Şubat mesajı
05 Şubat 2025 Çarşamba - 14:41 Yılmaz’dan 6 Şubat mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Böylesi bir felaketin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan Başkan Yılmaz, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, yayımladığı mesajda, "6 Şubat 2023. Saatler 04:17’yi gösterdiğinde Türkiye, insanlık tarihine kara harflerle yazılacak bir felakete uyandı. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde milyonlarca insanın hayatını altüst etti. On binlerce insan enkaz altında can verdi, evsiz kaldı. Bugün, kaybettiklerimizi anarken sadece yas tutmak yetmez. Bu felaketin ve aynı acıların tekrar yaşanmaması için mücadele etmek zorundayız. Çünkü felaketler doğaldır ama ihmaller göz ardı edilemez. 6 Şubat’ta vatandaşlarımızı gerçekten anmak istiyorsak, onları unutmadan depreme dayanıklı kentler oluşturmak zorundayız. Çünkü, liyakatsizliğin, ihmalkarlığın ve rant odaklı politikaların bedelini ağır bir şekilde ödedik. Bu felaketin ardından, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması gerekiyor. Halkın güvenliğini ve refahını önceleyen, bilimsel verilere dayalı, şeffaf ve hesap verebilir yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. 6 Şubat’ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu acı, değişim ve dönüşüm için bir çağrı olacak. Yüz yılın felaketinde yaşamını yitiren vatandaşlarımızın ruhu şad, mekanı cennet olsun. Allah, güzel ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Kahramanmaraş da, Hatay da, Adıyaman da bizim. Acılarımız da sevinçlerimiz de ortak’’ ifadelerini kullandı.
GTB Başkanları, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 14:39 GTB Başkanları, "6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 6 Şubat depremlerinin 2’nci yıl dönümü dolayısıyla anma mesajı yayımladı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle yad eden GTB Başkanları, "Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünen 6 Şubat, aslında bir milletin hafızasına kazınan, derin yaralar açan ve büyük bir dayanışma ruhunu ortaya çıkaran tarihlerden biri oldu. 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, sadece binaları değil, hayatları, hayalleri ve umutları da enkaz altında bıraktı. Ancak bu büyük felaket, aynı zamanda bir gerçeği de bizlere hatırlattı. Biz, birbirine tutunarak ayakta kalan bir milletiz. Depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, yaşanan acılar hâlâ tazeliğini koruyor. O karanlık geceyi ve sonrasında yaşananları asla unutmadık. Yitirdiğimiz binlerce canın acısı hâlâ yüreğimizde, bıraktıkları boşluk hala derin. Deprem, yalnızca binaları yıkmadı milyonlarca insanın hayatını da derinden etkiledi. Ancak bu büyük felaketin ardından milletçe gösterdiğimiz dayanışma, umudun yeniden doğmasını sağladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yardımlar, birlik ve beraberliğin en güçlü göstergesi oldu. Depremden etkilenen bölgelerde, ilk andan itibaren devlet, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve gönüllüler seferber oldu. Bizde borsa olarak, ilk günden itibaren elimizden geleni yaptık ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Depremin hemen ardından hizmet binamızın kapılarını sonuna kadar açarak, depremzedelerimiz için barınma, gıda ve temel ihtiyaç destekleri sağladık. İslâhiye ve Nurdağı başta olmak üzere, büyük yıkım yaşayan bölgelerde ekonomik toparlanma için var gücümüzle çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki depremin yaralarını sarmak, sadece binaları yeniden inşa etmekle değil, umutları da yeniden yeşertmekle mümkündür. Felaketin ardından geçen iki yıl, yalnızca kayıpların değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkma mücadelesinin de tarihi oldu. Sevdiklerini yitirenlerin acısını biliyoruz, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını da. Ama kaybettiklerimize layık olmak için daha güçlü, daha bilinçli, daha hazırlıklı bir gelecek inşa etmek zorundayız. Gaziantep, tarih boyunca zor zamanları dayanışmayla aşmış bir şehirdir. Bugün de aynı inanç ve azimle üretmeye, çalışmaya ve ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam etmekte. 6 Şubat, sadece bir felaketin değil, aynı zamanda dayanışmanın ve yeniden doğuşun da tarihidir. Yaşanan acıları unutmamak, gelecekte benzer kayıpların önüne geçmek için alınacak tedbirlerin önemini kavramaktan geliyor. Unutmayacağız, çünkü hatırlamak, yalnızca geçmişe değil, geleceğe de sahip çıkmaktır. Allah, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Depremde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, geride kalanlara sabır diliyoruz. 6 Şubat’ı unutmadık, unutmayacağız" ifadelerini kullandı.
Milletvekili Bozgeyik: "Depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:18 Milletvekili Bozgeyik: "Depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız" AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin ikinci yılında yaptığı açıklamada, "Depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız" dedi. Resmi verilere göre 11 ilde 14 milyonu aşkın nüfusu etkileyen 6 Şubat depremlerinde, 40 bin bina yıkıldığını, 200 binden fazla binanın hasar aldığını ve 50 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, "Depremin ikinci yılında kaybettiklerimizin acısı yüreklerimizdeki tazeliğini korumaya devam ediyor. Bu büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum" dedi. "Cumhurbaşkanı yakından takip ediyor" Deprem sonrası devlet-millet dayanışması ile yaraların hızla sarıldığına dikkat çeken Milletvekili Bozgeyik, "Böyle bir felaketin altından kalkacak ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Türkiye depremin yol açtığı yaraları kısa sürede büyük ölçüde sararak dünyaya örnek oldu. Bu başarıda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük rolü var. Çünkü Gaziantep milletvekilleri olarak bir araya geldiğimiz her toplantıda mutlaka deprem bölgesini soruyor. Yapılan işleri yakından takip ediyor, rapor istiyor ve yaraların sarılması için her türlü imkanı seferber ediyor" şeklinde konuştu. "Acılardan ders çıkarmak zorundayız" Yaşanan acılardan ders çıkarılmadığı zaman yeni acıların kapısının aralanacağına vurgu yapan Bozgeyik, "6 Şubat’ı unutmayacağız ve unutturmayacağız. Çünkü unutmak demek yaşanan acılardan ders almamak demektir. Ülkemiz deprem kuşağında yer alıyor. Biliyoruz ki deprem değil ihmaller ve bilinçsizlik öldürüyor. Bu nedenle ülke olarak depreme hazırlıklı olmaktan başka çaremiz yoktur" diye konuştu.
Gaziantep Büyükşehir, afet yönetiminde örnek belediyecilik sergiledi
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:15 Gaziantep Büyükşehir, afet yönetiminde örnek belediyecilik sergiledi Gaziantep ve çevresinde yıkıcı bir etki bırakan 6 Şubat depremlerinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, hızla harekete geçerek hem şehri yeniden ayağa kaldırmak hem de depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak için önemli projelere imza attı. Altyapı, arama kurtarma, geçici yaşam alanlarında hayata geçirdiği çalışmalarla bölge halkının yanında oldu. Deprem sonrası altyapı sorunlarını çözmek için büyükşehir, ilk olarak şehirde içme ve kullanma suyunu tekrar sağlama çalışmalarına başladı. Depremin ikinci gününde şehir merkezine dönüşümlü olarak su verilmeye başlandı. Dördüncü günde ise Nurdağı ve İslahiye dahil olmak üzere tüm ilçelere içme suyu ulaştırıldı. Çadır ve konteyner kentlerde içme suyu ve kanalizasyon bağlantıları eksiksiz şekilde tamamlandı. Ayrıca, Düzbağ Tüneli ve 2 bin 600 milimetrelik çelik boru hattında oluşan büyük hasar hızla onarıldı. 5 bin 850 ton sıcak asfalt, 17 kilometrelik sathi kaplama Yol çalışmaları da şehrin yeniden canlanmasında kritik bir rol oynadı. Gaziantep-Nurdağı bağlantı yolu depremden hemen sonra ulaşıma açıldı. Toplamda 5 bin 850 ton sıcak asfalt döşenirken, kırsal mahallelerde 17 kilometre sathi kaplama işlemi gerçekleştirildi. Geçici yaşam alanlarının çevre düzenlemeleri kapsamında 34 bin 973 metrekare kilit taşı döşendi. Arama kurtarma çalışmalarında zamanla yarış Depremin ardından, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 68 farklı noktada 418 personel ve 72 araçla arama kurtarma çalışmaları yürüttü. Çalışmalar sonucunda 191 kişi enkazdan sağ olarak kurtarıldı. Deprem bölgesindeki çadır kentlerde yangın güvenliğini sağlamak için itfaiye ekipleri 24 saat esasına göre görev yaptı. Nurdağı, İslahiye, Şahinbey ve Şehitkamil’de kurulan çadır kentlerde toplam 17 itfaiye aracı ve onlarca personel bu hizmeti kesintisiz olarak sürdürdü. Ayrıca GASKİ koordinasyonunda, iş makineleri ve vinçler deprem bölgelerine sevk edilerek hem kurtarma hem de iyileştirme çalışmalarına destek sağlandı. Acil yıkım ve geçici yaşam alanları kazandırma çalışmaları hızlıca gerçekleşti Depremde hasar gören ve yıkılma riski taşıyan binalar, acil yıkım ekipleri tarafından hızlı bir şekilde müdahale edilerek ortadan kaldırıldı. Nurdağı kırsalında 299 bina ve 7 minarenin, İslahiye kırsalında ise 272 bina ve 5 minarenin yıkımı gerçekleştirildi. Bu süreçte toplam 10 ekip ve 58 personel görev aldı. Geçici yaşam alanlarının kurulumu ve düzenlemeleri de Gaziantep Büyükşehir’in öncelikleri arasında yer aldı. İslahiye ve Nurdağı’nda toplam 2 bin 763 konteynerin elektrik, su ve kanalizasyon bağlantıları tamamlandı. Ayrıca, İslahiye ve Nurdağı’nda yüzme havuzlarına kurulan geçici çamaşırhane alanlarında toplamda 26 çamaşır ve 26 kurutma makinesi hizmete sunuldu. İslahiye’ye 29, Nurdağı’na ise 50 duş ve soyunma kabini yerleştirildi. Dayanışmayla yeniden ayakta durma mücadelesi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin bu süreçteki çalışmaları, yalnızca fiziksel yaraları sarmakla kalmadı; aynı zamanda depremzedelerin sosyal yaşamlarını kolaylaştıracak çözümler sunmaya da odaklandı. Elektrik ve su bağlantılarının yanı sıra çevre düzenlemeleri hızla tamamlanarak geçici yaşam alanları daha yaşanabilir hale getirildi.
"Eski Yeniler" sergisi SANKO Sanat Galerisi’nde açacak
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:11 "Eski Yeniler" sergisi SANKO Sanat Galerisi’nde açacak Ressam Beşir Bayar, tuval üzerine akrilik ve karışık teknikle yaptığı resimlerinden oluşan "Eski Yeniler" isimli resim sergisini, 7 Şubat 2025’te SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Beşir Bayar, sergide 2005-2025 yılları arasında ürettiği ve figür/mekan ilişkisini irdelediği eserlerinin yer alacağını söyledi. Resimlerde mekan, insanı çevreleyen kurgusal ve gizemli bir atmosfere karşılık gelirken insan ve nesnelerin mekana tanıklık ettiğini anlatan Bayar, "Olayların, hikayelerin geçtiği yerler büyük alanlar, meydanlardır. Resimlerimde alanı ve meydanları mekana çeviren geometriyi de resme dahil ediyorum. Kent, geometri, perspektif ve ışık-gölge yeni sentezler oluşturup, bütünleşerek bir anlatım diline dönüşüyor" dedi. Beşir Bayar’ın 30 eserinin yer alacağı "Eski Yeniler" temalı resim sergisi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 7 Şubat 2025 Cuma günü saat 17.30’da açılacak. Beşir Bayar, 1978 yılında Şanlıurfa’da doğdu. 1997’de Şanlıurfa Endüstri Meslek Lisesi Yapı Ressamlığı bölümünden mezun oldu. 2002 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Resim-iş öğretmenliğini bitirdi, 2023 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü resim ana sanat dalında yüksek lisansını yaptı. Yurt içinde 15, yurt dışında bir kişisel sergi açtı, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda sergiye katıldı. Yurt içi ve yurt dışında katıldığı yarışmalarda çalışmaları sergilendi. 2016’da İtalya’nın Forli kentindeki Vernice Sanat Fuarı’nda Vernice Art Fair & Euroexpoart Gran Premio Europa ödülü ve aynı yıl Saküder’in 11. Kuruluş yılı amacıyla düzenlenen resim yarışmasında üçüncülük ödülünü aldı. 2018 yılında Turgut Pura Vakfı 37. Resim Yarışmasında mansiyon alan sanatçı, çalışmalarına Mersin’deki atölyesinde devam etmektedir.
Taşdoğan’dan 6 Şubat mesajı
05 Şubat 2025 Çarşamba - 13:10 Taşdoğan’dan 6 Şubat mesajı Taşdoğan Tarım Yönetim Kurulu Başkanı ve 27. dönem MHP Gaziantep Milletvekili Doç. Dr. A. Muhittin Taşdoğan, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Depremde 60 akrabasını kaybeden Dr. Taşdoğan, hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet dileyerek, "Allah bu millete bir daha böyle bir felaketi yaşatmasın" dedi. Asrın felaketi olarak nitelendiren depremin yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan Dr. Taşdoğan, "Depremde akrabalarımdan 60, köylümüz 433, partilimizden ise bin kişi hayatını kaybetti. Hatıralarımıza ve acılarımızı paylaştığım birçok insan rahmetli oldu. Zor günlerdi. Cenab-ı Allah inşallah milletimize bir daha böyle zor günler yaşatmaz. Depremde insanları enkaz altından çıkarabilme, yaşayanların soğuktan donmamasını önleme, hastalık bulaşmasını önleme, bir çadıra yerleşmesini sağlayabilme, sonrasında konteyner kentlere yerleştirme çabamız vardı. Devletimiz müşvik yönünü gösterip vatandaşımızın evlerini yeniden yapmaya, kalıcı konutlarla yerleştirmeye iki yıldır devam ediyor. Önemli bir yol kat edildi. Binlerce konut sahiplerine verildi. Doğal afete karşı önceden hazırlıklı olmak gerekiyor. Örneğin depremde evlerin sobalarının yıkılması sonucu yangın çıkan evler oldu. Bu tür hadiseler başımıza gelmeden önce tedbir almamız gerekiyor. İnşallah bu acı tecrübelerimizle yeni yapılan binalarda, iş yerlerinde önleyici tedbirler alınır. Devletimiz bu konuda yeterli çalışmalar yapmaya gayret ediyor. Milletimizde artık bu konuda duyarlı" ifadelerine yer verdi. "Depremde hatıralarım yıkıldı" Taşdoğan, "Depremin ilk anından itibaren sürekli deprem bölgesindeydik. Etkilendiğimiz çok hadise oldu. Mesela deprem bölgelerine gittik. Evler kibrit çöpü gibi yıkılmıştı. Adeta bir korku filminin içinde geziyor gibiydik. Bireysel olarak çok yakınlarımı kaybettim. Doğduğum ev, doğduğum hastane, ilkokulu okuduğum okul yıkıldı. Arkadaşlarımı, dostlarımı, akrabalarımı kaybettim. Herkesin kendine ait bir hikayesi var. Çok zor günler. Milletimize sabır diliyorum. Devletimiz, baba yönünü göstererek yaraları sarmaya devam ediyor. Bir babanın evladını sarıp sarmaladığı gibi elinden gelen imkanları seferber ediyor. Depremde Türk milletinin yardımlaşma ve dayanışma duygusunun perçinleştiğini bir kez daha gördük. Türkiye’nin her yerinden yardımlar geldi. Bölgede yaraların sarılmasına herkes katkı sağlamaya çalıştı. Millet olmak budur. Birlik ve beraberlik içinde olmaktır. Millet olmak anıda ve acıda beraber olmaktır. Türk milleti depremde millet olma, yardımlaşma şuurunun ne kadar yüksek olduğunu gösterdi. Herkesten Allah razı olsun. 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Böylesi bir felaketin ne ülkemizde ne de dünyada bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum" diye konuştu.