Yerel Haberler
Gaziantep
GAÜN’de insan hakları konferansı
13 Aralık 2024 Cuma - 12:51 GAÜN’de insan hakları konferansı Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Oğuzeli Meslek Yüksekokulu’nda “İnsan Hakları Koruma Mekanizmaları Çerçevesinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu” konulu konferans düzenlendi. Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Hukuk Bölümü Öğr. Görevlileri Ali Altunbaş ve Ayşe Bahar tarafından koordine edilen konferansta, konuşmacı olarak Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Gaziantep Bürosu’nda uzman olarak görev yapan Mustafa Aslan yer aldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Öğr. Gör. Ali Altunbaş, “İnsan Hakları, insanın kişiliğine ve onuruna sıkı sıkıya bağlı olup, herkese karşı, her zaman öne sürülebilen, devredilemez, bölünmez, vazgeçilmez ve dokunulmaz nitelikte mutlak haklardır. Bunların korunması, sahip olunması kadar önemlidir” diyerek Türk hukukundaki insan hakları koruma mekanizmalarını öğrencilerle paylaştı. Mustafa Aslan ise konferansta, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun yapısı, görevleri ve yetkilerini anlatarak, kuruma başvuru yolları ve TİHEK’in verdiği somut kararlarla ilgili örnekler sundu. GAÜN Oğuzeli Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Memet Şahin, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle günümüzde giderek daha fazla önem kazanan insan hakları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir konferans düzenlediklerini belirterek, emeği geçen öğretim görevlilerine ve konferansı veren Mustafa Aslan’a teşekkür etti.
Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu
13 Aralık 2024 Cuma - 10:08 Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivali, ödüllerin sahiplerini bulduğu görkemli gala gecesi ile sona erdi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivali, 10-12 Aralık 2024 tarihlerinde rekor katılımla gerçekleşti. Birbirinden ünlü isimlerin jüri üyesi olduğu festival, ödüllerin sahiplerini bulduğu görkemli gala gecesi ile sona erdi. 103 ülkeden 1555 film başvurusu Hasan Kalyoncu Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen film festivaline kurmaca, belgesel, animasyon ve yapay zeka kategorilerinde olmak üzere 103 ülkeden toplam bin 555 başvuru yapıldı. Geleceğin yönetmenleri, festival boyunca katıldıkları atölye çalışmaları, film gösterimleri, söyleşiler ve kültür gezileri ile kendilerini geliştirme fırsatını yakaladı. Dev jüri kadrosu ile uluslararası bir festival Festivalin jüri başkanlığını Prof. Dr. Nezih Orhon üstlenirken, jüri üyeleri arasında oyuncu Oktay Kaynarca, film eleştirmeni Mehmet Açar, oyuncu Didem Uğurlu, oyuncu Eylül Tumbar yer aldı. Üç gün süren festivalde öğrenciler hem jüri üyeleri ile hem de sinema dünyasının sevilen isimleriyle söyleşiler gerçekleştirdi. Festivalin sürpriz konuğu ise genç oyuncu Gökhan Mumcu oldu. Genç sinemacıların “Buluşma noktası” Festivalin gala gecesinde davetlilere seslenen HKÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Haluk Kalyoncu, "Çeşitli ülkelerden ve farklı üniversitelerden gelen öğrencilerimizi sanatseverlerle üniversitemiz çatısı altında buluşturduğumuz için son derece mutluyuz. Bu festivalin en temel özelliği sadece öğrencilerin katılabiliyor olması ve amatör ruhla başlayan çalışmaların profesyonel sektöre taşınmasına destek ve teşvik için keşfedilmelerini sağlamaktır. Altın Baklava Film Akademisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin araştırma, eğitim ve lisans programlarının yanı sıra, sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlere de önem vermektedir. Özellikle öğrencilerin potansiyel yeteneklerini keşfetmelerine ve bu alanda ortaya çıkan kabiliyetlerini kullanmalarına destek verdiği atölye çalışmalarından eserlerinin jüri incelemesi ile ödüllendirildiği öğrenci filim akademisidir. Siz kaliteli eserler ürettikçe, Hasan Kalyoncu Üniversitesi de sizlere desteğini sürdürecek; sizleri film yapımcılarıyla, sanatçılarla buluşturmaya devam edecektir. Bu süreçte çalışmalarınıza profesyonelleşme yolunda eşlik etmek için buraya gelen tüm sanatçılarımıza, jüri üyelerimize, oyuncularımıza ve yönetmenlerimize üniversite yönetimi ve öğrencilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Gençlerimizi rekabetin yoğun olduğu sinema sektörüne hazırlamayı hedeflemekteyiz Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli ise genç sinemacılara özel olarak seslenerek, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, gençlerimize en iyi eğitimi sunmanın yanı sıra onları rekabetin yoğun olduğu sinema sektörüne hazırlamayı hedeflemekteyiz. Film akademisi niteliği taşıyan Altın Baklava Uluslararası Öğrenci Film Festivali’nin, sinema endüstrisinin dinamik geleceğine katkı sağlayacak çeşitli atölyeler, söyleşiler ve film gösterimleri ile uluslararası platformda daha da tanınır hale geleceğine inanmaktayım” dedi. 4 kategoride 19 filme ödül Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca", "Belgesel", "Animasyon" ve "Yapay Zeka" kategorilerinde 19 film ödüle layık görüldü. 9. Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca" kategorisinde yönetmenliğini Achille Balthazar’ın yaptığı "Strange Bird" filmi birinci olurken, "Yapay Zeka" kategorisinde birincilik ödülünü "White Dove" filmi ile yönetmen Berkay Ellek aldı. Belgesel kategorisinde birincilik ödülünü "Shattered Memory" filmi ile yönetmen Hayat Labban alırken, Animasyon kategorisinde ise birincilik ödülünü "My Father’s Car" filmi ile yönetmen Cerine Raouraoua aldı. Özel ödüller geceye damga vurdu "Özel Ödüller" kategorisinde ise "Jüri Özel Ödülü" Hazal Beril Çam yönetmenliğindeki "Squashed" ile Mert Erez yönetmenliğindeki "The Contact" adlı filmlere verildi. 2008 yılında Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin temellerini atarak ülkeye, bölgeye ve şehre kıymetli bir eser bırakan merhum Hasan Kalyoncu anısına her yıl verilen "Hasan Kalyoncu Özel Ödülü" ise yönetmenliğini Dilara Kuyanç ve Emirhan Özcan’ın yaptığı "Yavuz" adlı filmin oldu. Ödülü Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli takdim etti.
Diş sağlığında yeni dönem başladı
12 Aralık 2024 Perşembe - 12:01 Diş sağlığında yeni dönem başladı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren İnayet Topçuoğlu Hastanesi’ne bağlı diş polikliniği, 24 Ekim 2024’te modern bir diş hastanesine dönüştürülerek “Diş Hekimi Aylin Dilbaz Çetin Diş Hastanesi” adıyla hizmet vermeye başladı. 2020 yılında poliklinik olarak hizmet vermeye başlayan merkez, pandemi döneminde bölgedeki diğer diş hastanelerinin kapalı olması nedeniyle hasta yoğunluğuyla karşılaştı. Artan talep yeni diş hekimlerinin atanmasıyla karşılanırken, verilen hizmetlerin kapsamı da genişletildi. 2024 yılı itibariyle bu yapı, bir diş hastanesine dönüştürüldü. Merkeze, depremde hayatını kaybeden diş hekiminin adı verildi İnayet Topçuoğlu Hastanesi’nin karşısında bulunan diş hastanesine 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden Aylin Dilbaz Çetin’in adı verilip, mesaisinde kullandığı hasta koltuğu diğer adıyla fotöy ise hastane girişine konularak vefa örneği sergilendi. Hastanede diş çekimi, dolgu, diş taşı temizliği, porselen kaplama gibi geniş bir hizmet yelpazesi sunuluyor. Günlük ortalama 300 hastaya tedavi hizmeti veren hastane, Gaziantep’in sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı kesimlerine destek sağlıyor. “Hastanede günlük ortalama 300 hastaya bakılıyor” Bu kapsamda Diş Hekimi Aylin Dilbaz Çetin Diş Hastanesi Başhekim Yardımcısı Taner Özcan, yaklaşık 3 ay önce yeni merkezlerinde hasta kabul etmeye başladıklarını belirterek, “Hastanede 6 hekimimiz bulunuyor. Gün içerisinde yaklaşık 300 hastaya bakıyoruz. Burada diş çekimi, diş taşı temizliği, porselen kaplama ve protez işlemleri gibi tedavi hizmetlerini gerçekleştiriyoruz. Hastanemizde randevu sistemi yok. Hastalarımız gün içerisinde kayıtlarını yaptırarak tedaviden faydalanma imkanına sahip. Bu durum acil müdahale gerektiren durumlarda ya da gün içinde vakit bulma sıkıntısı yaşayan hastalarımız için bir avantajdır” diye konuştu.
Suriyeli çocuklar hiç görmedikleri ülkelerine gidecek olmanın heyecanını yaşıyor
12 Aralık 2024 Perşembe - 11:59 Suriyeli çocuklar hiç görmedikleri ülkelerine gidecek olmanın heyecanını yaşıyor Ülkelerindeki iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi sonrasında Suriye’ye dönmek için hazırlıklara başlarken Türkiye’de doğan ve ülkesine ilk defa gidecek olan çocukları heyecan sardı. Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından Gaziantep’te yaşayan Suriyeli aileler, yıllar sonra da olsa ülkelerine dönmek için hazırlıklara başladı. Dünyaya geldiklerinde kendilerini iç savaşın içinde bulan, henüz bebek oldukları halde mülteci olan, Türkiye’de büyüyen ya da Türkiye’de doğan ve ülkesini hiç görmeyen Suriyeli çocukları ise farklı bir heyecan sardı. Çocuklar, hiç görmedikleri yada hatırlamadıkları ülkelerine geri dönecek olmanın heyecanını yaşıyor. “Türkiye bize kapılarını açmasaydı, belki bugün hayatta olmayacaktık” 2,5 yaşında ailesi ile Türkiye’ye geldiğini belirten 14 yaşındaki lise öğrencisi Envar Veys, çok merak ettiği Suriye’ye gideceği için mutlu olduğunu söyledi. Suriye’de akrabalarının olduğunu dile getiren Envar Neys, “Ben Suriye’yi çok merak ediyorum. Çünkü Suriye’yi hiç görmedim. Ninem, dedem ve diğer akrabalarımın hepsi Suriye’de kaldılar. Hem Suriye’yi hem de akrabalarımı görmek istiyorum. Akrabalarımız bize, ‘Suriye’de her şey çok iyi diyorlardı’ ama hep bizi sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Suriye’de savaş çıktı. Suriye’de çok kötü şeyler oldu. Ülkemi ve akrabalarımı özlüyorum. Nenem vefat etti, nenemin cenazesine bile katılamadık. Çünkü Suriye’ye gidemedik. İnşallah hiçbir ülkede savaş çıkmasın. Çocuklar hep böyle mutlu kalırlar. Herkes mutlu olsun. Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok teşekkür ederiz. Türkiye bize kapılarını açmasaydı, belki bugün hayatta olmayacaktık. Okula gidemeyecektik” dedi. “Suriye’yi çok merak ediyorum” Suriye’de iç savaş başladığında dünyaya geldiğini ve bir buçuk yaşında iken mülteci olduğunu belirten 13 yaşındaki Rimah Veys, “Suriye’den geldiğimde bir buçuk yaşındaydım, şu anda ise 13 yaşındayım. İlk doğduğumda Suriye’de savaş başlamış. Ailem adımı Rimah koymuş. Ülkemizden ayrılmak istemiyorduk. Fakat savaş olduğu için Türkiye’ye gelmek zorunda kaldık. Şu an Suriye’ye gidip gitmeyeceğimiz belli değil. Suriye’yi çok merak ediyorum. Bütün akrabalarımız Suriye’de ve hepsini özledik. Suriye’ye gidersem akrabalarımı tanıyamam. Suriye’ye gitmek istiyorum. Suriye’ye ilk gittiğimde Halep kalesine gideceğim. Nenemin mezarlığına gideceğim. Keşke bu savaş olmasaydı. Savaş olduğu ülkemizden göç etmek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı. “4 yaşında Türkiye’ye geldim, şimdi 12 yaşındayım” Türkiye’de yaşadığı süre içerisinde çok mutlu olduğunu anlatan Bisan Abdu, “4 yaşında iken ailemle Türkiye’ye geldim. Şu an 12 yaşındayım. Türkiye halkına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bizi Türkiye’ye kabul ettiği için çok teşekkür ederim. Türk devletine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve komşularımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu.