Yerel Haberler
Gaziantep
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52 Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Şehitkamil’de asfalt seferberliği devam ediyor
15 Kasım 2024 Cuma - 17:20 Şehitkamil’de asfalt seferberliği devam ediyor Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın konforlu ve güvenli ulaşım hedefi doğrultusunda ilçe genelinde yılların kronik problemi asfalt, sorun olmaktan çıkıyor. Yılmaz’ın göreve başladığı andan itibaren başlattığı asfalt seferberliği ile ilçe genelinde yaklaşık 100 bin ton asfalt, bozuk ve yeni yollara döküldü. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın başlattığı asfalt seferberliğinde önemli bir mesafe kat edildi. Şehitkamil’in kronik sorunları arasında yer alan asfaltlama çalışmalarını kısa sürede çözüme kavuşturmayı hedefleyen Yılmaz’ın talimatıyla yatırımlar devam ediyor. “Asfalt sorunu Şehitkamil’e yakışmadı” 1 Nisan itibariyle göreve başlayan Yılmaz ilk olarak asfalt seferberliği başlattı. Mahalle ziyaretlerinde ve belediyeye doğrudan ulaşan şikayetlerin en başında olan asfalt sorununun Şehitkamil’e yakışmadığını söyleyen Yılmaz, “Göreve başladığımız ilk günlerinde ummadığımız bir şikayetle karşılaştık. 21. yüzyılda bölgesinde Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi, toplu konut alanları ve küçük sanayi siteleri ile nüfusu ile Türkiye’de 50’den fazla şehirden büyük olan Şehitkamil’de asfaltın halen bir sorun olmasına acil olarak adeta bir seferberlik başlattık” dedi. “7 ayda 100 bin ton asfalt döküldü” Asfaltlama çalışmalarında 7 ayı aşkın süredir önemli bir mesafe kat ettiklerini anlatan Yılmaz, “Öncelikli hedefimiz halkımızın güvenli ve konforlu yollarda seyahat etmeleri. Maalesef sorumluluk bölgelerimizdeki yolların kullanılamaz durumda ya da yamalıydı. Biz de. Öncelikli yolları belirleyerek, hemen çalışmalara başladık. Şu ana kadar da 100 bin ton asfalt dökümü gerçekleştirdik” şeklinde konuştu. “Yaşanabilir bir Şehitkamil için” Hedeflerinin hayatın her alanında yaşanabilir bir Şehitkamil inşa etmek olduğunu ifade eden Yılmaz, “Özellikle araç ve yaya trafiğini yoğun bölgelerde asfaltlama çalışmalarımızı tamamladık. Birçok bölgemizde de çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızla sürekli istişare halinde olarak hep birlikte daha yaşanabilir bir Şehitkamil için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
ÇEİS 60. kuruluş yılını kutladı
15 Kasım 2024 Cuma - 16:04 ÇEİS 60. kuruluş yılını kutladı Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın (ÇEİS) 60. kuruluş yılını kutladığı organizasyonda, çimentonun estetik ve yenilikçi kullanımını teşvik etmek için düzenlediği Yapı Tasarım Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. Çimento sektörünün köklü kuruluşu Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) “Geleceğe Sağlam Adımlarla” mottosuyla 60 yıldır; hukuk ve endüstri ilişkileri, iş sağlığı ve güvenliği, eğitim, araştırma/istatistik ve mesleki yeterlilik alanındaki proje ve faaliyetleri ile üyelerinin çalışma hayatının gelişimine katkı sunmaktadır. ÇEİS’in 60. Kuruluş Yıldönümü ve ÇEİS Yapı Tasarım Yarışması 2023’ün Ödül Töreni için Ankara’da düzenlenen etkinliğe, ÇEİS Yönetim Kurulu ve üye Fabrikaların Genel Müdürleri ile sektöre emek veren değerli paydaşlar, Yapı Tasarım Yarışması’nın jüri üyeleri ve ödül alan yarışmacıları katılmıştır. 14 Kasım 2024 tarihinde Anıtkabir ziyaretiyle başlayan program, Yapı Tasarım Yarışması 2023 sergisi ve ödül töreni ile devam etmiş ve 60. Yıl Kutlama Yemeği ile sona ermiştir. ÇEİS’in 60. Kuruluş yılı için açıklamalarda bulunan ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Sendikamızın sektöre kattığı değer ve vizyon, aynı zamanda ülkemizin gelişimi için de büyük önem taşıyor. Bu bilinçle 60 yıllık tecrübemizi daha güçlü bir şekilde geleceğe aktarmak ve sektörümüzü geleceğe hazırlamak için çok kıymetli adımlar atıyoruz. Çimento sektörünün Ülkemizdeki 110 yıllık tarihinin 60 yılına tanıklık etmiş olan ÇEİS, sektörün gelişimi ve refahı için çaba sarf eden, projeler geliştiren, sektöre ciddi anlamda yol gösteren bir kurum olmuştur. Üyelerine sağladığı eşsiz eğitim ve gelişim imkanları, belgeli işgücünün temini ve nitelikli gençleri sektöre çekme çabaları, sektörde tesis ettiği sosyal diyalog köprüsü ve geliştirdiği katma değeri yüksek projelerle üstlendiği görevi layığıyla yerine getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir” dedi. Ödül töreninde toplam 14 ödül dağıtıldı 2023 yılında, “Kamusal Alanda Bir Arada” teması ile kamusal fayda sağlayacak tasarımların ön plana çıkmasını hedefleyen yarışmaya, öğrenci ve profesyonel kategorilerinde toplam 139 proje başvurdu. Ödüllerin sahiplerini bulduğu gecede, profesyonel kategoride Kürşad Keçeci, Resul Ekrem Zengin, Doğukan Cengiz; 58 projenin arasından sunduğu yenilikçi yaklaşım ile jürinin en beğendiği proje olan ÇARK projesi ile birincilik ipini göğüsledi. Kategorinin ikincilik ödülü, Yadigar Esin Esen’in Açık Meclis projesinin olurken, kategorinin üçüncülük ödülü Bahadır Asım’ın SYMBIOSIS projesine verildi. DERZ, Kaleydoskop, Kamusal Alanda Akupunktur ve Sustainable Dissolve projeleri ise kategorinin Eşdeğer Mansiyon ödüllerini almaya hak kazandı. Öğrenci kategorisinde ise Sude Turan, Kayra Suner ve Tugay Tuncay Can’ın, Harmoni projesi birincilik ödülüne layık görüldü. İkincilik ödülünün sahibi, (Con)Create projesiyle Khusniddin Khakimov, Berkay Aksu ve Abyan Muhammad Fikri’nin oldu. Kategorinin üçüncülük ödülü, Muhammed Esad Gündoğdu, Berrenur Yalçın ve Senay Özsaydı’nın Midsommar isimli projesine gitti. Öte yandan, AlgCrete, Esnek Beton, Orantes ve Pulse projeleri Eşdeğer Mansiyon ödüllerinin sahibi oldu. Ödül töreninde Yarışma süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento ve beton becerikli ellerde çok estetik, yenilikçi ve sıra dışı formlara evirilebiliyor. Böylelikle hayatımızı ciddi anlamda kolaylaştırabiliyor. Biz de ÇEİS olarak üçüncü dönemini tamamladığımız yarışma ile geleceğe yön verecek çevreci, güçlü ve yenilikçi tasarımları yarışmacılarla birlikte keşfetmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda 2023 yılı yarışmamızda ödüle layık görülen projelerin sahiplerini huzurlarınızda bir kez daha gönülden tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Jüri Üyelerimize de yarışma boyunca verdikleri kıymetli katkılar için teşekkür ediyorum” dedi. Yapı Tasarım Yarışması ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.yapitasarimyarismasi.com/ adresinden ulaşılabiliyor. Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) hakkında Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), üyelerinin çalışma ilişkilerinde; haklarını korumak ve geliştirmek, üyelerinin verimli çalışmalarına destek olmak, toplu iş sözleşmesi süreçlerini yönetmek, iş sağlığı ve güvenliğini geliştirmek amacıyla 1964 yılında kurulmuş bir işveren sendikasıdır. ÇEİS, endüstri ilişkileri ve insan kaynakları faaliyetleriyle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitim, meslek standartları ve mesleki yeterlilikler ile istatistik faaliyetlerini yürütmektedir. Çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 95’inin üyesi bulunduğu ÇEİS, bugün, 34 kuruluşa bağlı 66 tesisi yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda platformda temsil etmektedir.
GAÜN Hastanesi’nde dünya diyabet günü etkinlikleri düzenlendi
15 Kasım 2024 Cuma - 13:43 GAÜN Hastanesi’nde dünya diyabet günü etkinlikleri düzenlendi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde"14 Kasım Dünya Diyabet Günü" kapsamında diyabete farkındalık kazandırmak amaçlı bilgilendirme standı açıldı ardından ise eğitim toplantısı düzenlendi. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında, diyabet farkındalığını artırmak ve bu konuya dikkat çekmek amacıyla GAÜN Hastanesi’nde hastaneye gelen vatandaşların bilinçlendirilmesi için sağlıklı beslenme standı, ücretsiz kan şekeri ölçümü standı ve ayak sağlığı merkezi(podoloji) standı açıldı. Standa gelen vatandaşlara gerekli bilgilendirmelerin ve kan şekeri ölçümlerinin yapılmasının ardından, hastanenin seminer salonunda diyabet ile ilgili eğitim toplantısı düzenlendi. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı’nın diyabet günü ile ilgili yaptığı ortak açıklamada, “14 Kasım tarihi dünya diyabet günü olarak değerlendiriliyor. Ülkemizde kabaca her on kişiden bir kişi diyabetli. Bununda büyük kısmını tip 2 diyabet oluşturuyor. İyi tedavi edilmeyen diyabet maalesef özellikle göz, böbrek, kalp ve damarlarımıza organlarımıza zarar verebilir. Diyabeti iyi tedavi ederek, diyabetle birlikte sağlıklı yaşamayı başarmak tabii ki mümkün. Bizler de dünya diyabet gününde, diyabetli kişilerin çeşitli sorunlarını ele almaya çalışıyoruz. Obezite, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam diyabete zemin oluşturan en sık sebepler arasında yer alıyor. Bu yıl da hastanemizde hastalarımızın diyabet tedavilerini sürdürmede karşılaştıkları sorunları dinledik. Diyabetin organ hasarı yapmaması için gereken önlemleri ve diyabetle birlikte sağlıklı yaşamanın yollarını konuştuk” ifadelerine yerildi. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişkin Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı’nın düzenlemiş olduğu etkinlikler kapsamında diyabetle ilgili tüm merak edilenler konuşularak, diyabetli hastaların soruları yanıtlandı.
Gürültü yaptığı gerekçesiyle öldürülen çocuğun sanığından pes dedirten savunma
15 Kasım 2024 Cuma - 13:14 Gürültü yaptığı gerekçesiyle öldürülen çocuğun sanığından pes dedirten savunma Gaziantep’te gürültü yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ı vuran sanık Mühsün Taşkın ilk duruşmada verdiği ifadede, "Ben çocukları Suriyeli zannediyordum. Türk olan çocukların bu kadar terbiyesiz olduğunu düşünmedim. Bu çocukların mahalleden olmadıklarını bilmiyordum. 20 metre uzaklıktan sıktım diyebilirim. Benim ne çocukla ne de ailesiyle hiçbir düşmanlığım bulunmamaktadır” dedi. Gaziantep’te gürültü yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması bugün Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya, sanık Mühsün Taşkın, sanık avukatları, maktul çocuğun ailesi, maktul avukatları, görgü tanıkları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında görevli memur katıldı. Sanık avukatları, sanığın sağlık sorunlarının olduğunu, sanığın yaşında yanlışlık olduğunu ve bu sebeple sanığın gerçek yaşının ortaya çıkması için kimlik yaşına bakılmasını talep etti. Duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan sanık Mühsün Taşkın, çocukları korkutmak amacıyla ateş ettiğini söyleyerek, “Ben çok pişmanım. Olay günü çocuklar dükkanın önüne gelip bana tahrik edici hareketler yapıyordu. İş yerime taş atıyorlardı. Benim amacımda çocukları korkutmaktı. Daha önce birçok kez çocuklara patates, soğan attım fakat çocuklar beni rahatsız etmekten vazgeçmedi. Orada 5 çocuk vardı. Ben rastgele ateş açtım. Çocuğun öldüğünü bilmiyordum. Ben pandemi döneminde hasta oldum. Aşıdan sonra dilim peltek oldum. Ne yaptığımı hatırlayamaz hale geldim. Oğlumun evine gittim. Silahı ne yaptığımı bilmiyorum. Dükkanımın karşısında kamera var. Oradaki kamera kayıtlarında çocukların bana yaptığı tahrik edici hareketler görünür. Ben bu çocukla aramda herhangi bir sorun yok. Benim tek amacım korkutmaktı. Benimle konuşamadığım için dalga geçiyordu. Ben çocukları Suriyeli zannediyordum. Türk olan çocukların bu kadar terbiyesiz olduğunu düşünmedim. Bu çocukların mahalleden olmadıklarını bilmiyordum. 20 metre uzaklıktan sıktım diyebilirim. Benim ne çocukla ne de ailesiyle hiçbir düşmanlığım bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. “En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” Duruşmada konuşan Anne Tülay Bayındır, sanığın ifadesinin yalan olduğunu söyleyerek, “Olay günü oğlunun yanında arkadaşları vardı. Sanığın ifadeleri hepsi yalan. Görgü tanıkları var. Sanık oğlumu köşeye sıkıştırıp öldürmüş. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi. “Benim oğlumun da her çocuk gibi sokakta oynamaya hakkı var” Baba Celal Bayındır, “Benim çocuğum küfür etmez. Bize hiçbir şekilde şikayet gelmedi. Her çocuk gibi benim çocuğumun da oyun oynaması en doğal hakkı. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” ifadelerine yer verdi. Görgü tanıkları dinlendi Duruşmada konuşan görgü tanığı Emine Şule, “Yemek yapmak için mutfağa gittim. Gözüm pencereye takıldı ve sanığın elinde silah vardı. Sonra camdan aşağı baktım. Aşağıda 2 çocuk vardı. Sanık silahı çocuklara doğru uzatmış şekilde tehdit ediyordu. Sonra ben yemek yapmaya devam ettim. 15 dakika sonra bir ses duydum ve aşağıya baktığımda çocuğu yerde hareketsiz bir şekilde gördüm” şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, olay günü Emir Baki Bayındır’ın yanında olan arkadaşının ifadesinin alınmasına ve eksik hususların giderilerek sanığın tutukluluğunun devamına hükmederek davayı 31 Ocak 2025’e erteledi. Ne olmuştu ? Olay, Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde 26 Ağustos tarihinde akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır aynı mahallede esnaflık yapan manav Mühsün Taşkın tarafından fazla ses yaptığı iddiasıyla pompalı tüfek ile vurularak ağır yaralandı. Çevredeki vatandaşlar tarafından hemen yakındaki özel bir hastaneye götürülen 10 yaşındaki çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Emir Baki Bayındır’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Yeşilkent Mezarlığı’nda toprağa verilirken katil zanlısı tutuklandı.
Güneydoğu’nun10 aylık hububat ihracatı 2,8 milyar dolar
15 Kasım 2024 Cuma - 10:10 Güneydoğu’nun10 aylık hububat ihracatı 2,8 milyar dolar Güneydoğu Anadolu’nun en fazla ihracat gerçekleştiren sektörü hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında bölgenin 10 aylık ihracat geliri 2,8milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık 1 milyon ton daha az temel gıda ihracı gerçekleştirilen bölgede, miktar bazındaki yüzde 22,2 azalmaya karşın ortalama ihracat birim fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle ihracat gelirlerindeki düşüş yüzde 7,5 seviyesinde kaldı. Aylık bazda verilerle; Ekim’de bölgeden 76,7 bin ton makarna, 31,4 bin ton ayçiçek yağı, 13 bin tonun üzerinde tatlı bisküvi ve gofret ile çikolata ve kakao içeren ürün ihraç edildi. BölgeEkim ayında toplam hububat ihracatından 291 milyon dolar kazandı. “Dubai Çikolatası fenomeni, tüm işletmeler için iyi bir örnek” Miktar bazındaki azalışta buğday unu ihracatındaki gerilemenin etkili olduğunu belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgenin ortalama ihracat birim fiyatlarındaki yükselişin yüzde 19’a yaklaştığını belirterek şunları söyledi: “10 aylık süreçte toplam ihracatımızın 120 bin tona yaklaşığı tatlı bisküvi ve gofret ile çikolata ve kakao içeren ürünlerin bölgemize toplam getirisi 430 milyon doları buldu. Bu ürünlerin ortalama ihracat birim fiyatları şu sıralar 3,5 ila 4 dolar arasında değişiyor ve maddi getirisi yıldan yıla daha da artıyor. Biz, hızlı tüketime uygun bu raf ürünlerinin imalatında yıldız markalara ev sahipliği yapan ve bu ürünlerden yılda 500 milyon dolara yakın ihracat geliri elde eden bir bölgeyiz. Fakat bölgenin bu değerlerinin farklı pazarlama çalışmalarıyla daha fazla tanıtılması, dünyadaki tüketici trendlerine uygun şekilde öne çıkarılması gerekir. Son dönemde yaşanan Dubai Çikolatası fenomeni, tüm işletmeler için iyi bir örnek. Hem çikolata hem de fıstık hem de fıstıktan yapılan mamullerin üretiminde güçlü ve rekabet gücü yüksek bir şehir olan Gaziantep, dünyadaki bu yükselişe çok önceden yön verebilirdi. Bundan sonraki süreçte katma değerli ürün sayımızı artırabilir ve bunları sosyal medya gibi yeni nesil iletişim kanallarını da kullanarak yurt dışındaki tüketicilere daha iyi tanıtabilirsek, tüm dünya Gaziantep’i konuşur.” “Çiftçiye yeni teşvik ve destekler verimliliği artırır” Bu yıl yağışlardaki azalmaya bağlı olarak hububat ekimlerinde aksamalar yaşandığını ve bu durumun üreticilerin tarımsal verimliliğe yönelik endişeleri artırdığını belirten Kadooğlu, “Güneydoğu’daki yağışlar, Ekim’de geçen yılın yüzde 80 altında gerçekleşti. Ekimler için hayati öneme sahip mevsimsel yağışlar, Kasım itibarıyla da artmamış durumda. Hububat ekimlerini olumsuz etkileyen kuraklık, gelecek yılın mahsulüne dair soru işaretleri doğuruyor. Tarımsal üretimde su tasarrufu sağlayan modern sistemler kurabilmek için çiftçimiz yeni teşvik ve krediler bekliyor. Bu yıl 35. yaşını kutlayan GAP projesi, bölgemizdeki tarım arazilerinin suya kavuşması konusunda bugüne kadar büyük katkılarda bulundu. Devletimiz bölgedeki illerinin kalkınması için çok değerli projeler geliştirdi. Küresel iklim değişikliğine bağlı sorunların çözümünde çiftçiye yönelik yeni destekler, bugüne kadar yapılan yatırımların verimliliğine de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.