Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gaziantep
Kırmızı bültenle aranan 2 DEAŞ üyesi Gaziantep’te yakalandı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:58:05
Gaziantep’te emniyet güçlerinin yaptığı operasyonda uluslararası seviyede kırmızı bültenle aranan 2 DEAŞ terör örgütü üyesi yakalandı. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde DEAŞ silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve örgüt mensuplarının yakalanmasına yönelik operasyon yaptı. Yapılan operasyon neticesinde kırmızı bültenle aranan 2 DEAŞ terör örgütü üyesi yakalandı. Yakalanan şüpheliler hakkında yasal işlem başlatıldığı öğrenildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:54
Şehitkamil Belediyesi mayıs ayı meclis toplantısı tamamlandı
Şehitkamil Belediyesi Mayıs ayı Meclis Toplantısı’nın 2. birleşimi Yusuf Açıkgöz başkanlığında gerçekleşti. Toplantıda 27 madde görüşüldü. Şehitkamil Belediyesi Mart ayı Meclis Toplantısı’nın 2. Birleşimi gerçekleşti. Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde Başkan Vekili Yusuf Açıkgöz başkanlığında gerçekleşen toplantıda gündemdeki 27 madde görüşüldü. Komisyon raporları okunan 27 maddenin 11 madde oyçokluğu, 15 madde ise oybirliği ile kabul edildi. Açıkgöz, Haziran ayı Meclis Toplantısı 1. Birleşimi’nin 1 Haziran.2026 Pazartesi günü saat 16.00’da yapılacağını bildirerek, oturumu sonlandırdı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52
Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur"
SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:51
Araban Ovası’nda etkili olan yağışlar yeşil sarımsak hasadını geciktirdi
Gaziantep’in Araban ilçesinde, her yıl nisan ayı ortalarında başlayan yeşil firik sarımsak hasadı bu yıl aralıksız yağışlar nedeniyle gecikti. Gaziantep’in Araban ilçesinde, binlerce dönüm arazide ekili bulunan ve AB tesciline sahip Araban sarımsağında yeşil firik hasadı için hazırlıklar tamamlandı. Ancak son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Araban ilçesinde yeşil firik sarımsak hasadı gecikti. Arabanlı Sarımsak üreticisi Tahir Öztürk, ’’Önceki yıllarda Araban Ovası’nda Nisan ayı ortalarında başladığımız yeşil firik sarımsak hasadına bu yıl, bölge ve ilçe genelinde etkili olan aralıksız sağanak yağışlar ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi nedeniyle, yeşil firik sarımsak hasadımızda gecikme oldu. İlçe genelinde etkili olan ve aralıksız devam eden yağışlar nedeniyle sarımsak üretim alanlarımızda oluşan çamur nedeniyle tarlalara hasat yapmak için giremedik. Yabancı ot ilaçlaması yapmak için tarlaya giren traktörlerimiz çamur batağına dönen sarımsak alanlarımızda çöküyor ama kalite ve rekolte de hiçbir kaybımız olmadı. Hatta, yoğun yağışlar nedeniyle geçen yıllara oranla bu yıl kalite ve rekolte arttı" diye konuştu.
14 Kasım 2024 Perşembe - 11:32
GATHİB ve INDITEX, tekstil sektöründe sürdürülebilirlik için buluştu
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) iş birliğiyle, sürdürülebilirlik ve sosyal uygunluk alanındaki önemli gelişmeleri firmalarla paylaştı. Markalarla Sürdürülebilirlik Buluşmaları-INDITEX etkinliği, 12 Kasım 2024 Salı günü, GAİB Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Katılımcılara INDITEX’in sürdürülebilirlik ve sosyal uygunluk politikaları hakkında bilgilerin verildiği toplantıda, sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüm süreçleri hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunuldu. Etkinlik, TİM Başkan Vekili ile GAİB Koordinatör Başkanı Fikret Kileci’nin açılış konuşmalarıyla başladı. Kileci, ‘’Sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal yönleriyle de tüm sektörlerde köklü değişiklikler ve dönüşümler gerektiren bir olgu. Bu anlamda, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sürdürülebilir kalkınma ve sosyal sorumluluk, artık iş yapma biçimlerinin merkezine yerleşiyor. GATHİB olarak, bölgemizin sanayicilerinin ve girişimcilerinin bu dönüşüme uyum sağlamaları ve küresel rekabetçiliği arttırmaları için sürekli olarak yeni fırsatlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bugün burada, INDITEX gibi küresel bir liderin sürdürülebilirlik alanındaki tecrübelerinden faydalanarak, bu alandaki bilgi birikimimizi artıracağımıza ve karşılaştığımız zorluklarla ilgili çözüm önerileri geliştireceğimize inanıyorum’’ dedi. INDITEX Grubu temsilcilerinin konuşmalarıyla devam eden etkinlikte; INDITEX Sürdürülebilirlik Ülke Müdürü, Yasemin Mağden Gürek, INDITEX’in sürdürülebilirlik yolculuğundaki beklentileri ve hedefleri hakkında bilgi verdi. INDITEX Sosyal Uygunluk Sürdürülebilirlik Yöneticisi Fatma Yüksel Sendan ise firmaların sürdürülebilirlik yolculuklarında karşılaştığı başlıca sorunları ele aldı. Etkinliğin devamında 17S Sustainability Finance Consulting Kurucusu Tayfun Bahsi, tekstilde sürdürülebilirlik için üç dönüşüm alanına değindi. Yoğun katılımın yaşandığı etkinliğin Soru ile Cevap bölümünde ise firmaların sürdürülebilirlik süreçlerine ilişkin sorunları ve talepleri dinlendi, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
14 Kasım 2024 Perşembe - 11:32
Uzman Dr. Bayram: "Myers kokteyli ve Glutatyon bağışıklığı güçlendiriyor"
Gaziantep Özel Anka Hastanesi Uzamanı Dr. Cengiz Bayram, Myers kokteyli ve Glutatyon bağışıklığı ile ilgili bilgi verdi. Bağışıklık hücrelerinin işlevselliğini destekleyerek vücudun dışarıdan gelen zararlı etkenlere karşı savunma mekanizmalarının güçlenmesine katkıda bulunan Myers kokteyli ve glutatyon tedavisi, Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde uzman hekimler tarafından yapılıyor. Vücutta glutatyon seviyesinin düşmesinin, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve çeşitli hastalıklara yol açabileceğine dikkat çeken Anka Hastanesi Genel Müdürü Dr. Cengiz Bayram, “Glutatyon, insan vücudu için zararlı olan serbest radikaller ve reaktif toksinlerin nötrlenmesini sağlayan, vücudu koruyan güçlü bir antioksidan. Vücudun genel sağlığının korunması ve birçok hastalıktan korunma konusunda oldukça önemli olan glutatyon seviyesi yetersiz beslenme, çevresel toksinler, stres ve yaşın ilerlemesi ile eksilebilir. Glutatyon seviyesinin düşmesi ise, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve çeşitli hastalıklara yol açabilir. Bu nedenle güçlü bir bağışıklığa sahip olmak için glutatyon seviyesini dengede tutmak önemli” dedi. Hayatın yoğun temposunda strese maruz kalan bünyemizin bir süre sonra alarm verdiğini dile getiren Dr. Cengiz Bayram, “Glutatyon tedavisi ve myer kokteyli ile ihtiyaç duyduğunuz antioksidan ve vitamin yüklemesi yapılarak vücut direncinizin arttırmak amaçlanır. Daha güçlü bağışıklık sistemi, genel manada bütün hastalıklara karşı daha dirençli ve güçlü bir sağlığa sahip olmanız anlamına gelmektedir. Özel Gaziantep Anka Hastanesi’nde uzman doktor tarafından, hemşireler eşliğinde uyguladığımız serumumuzla glutatyon seviyesini istenilen düzeye getiriyoruz. Serum, ağrısız bir şekilde damardan enjeksiyon yoluyla uygulanıyor. Uygulamanın yaklaşık 30 dakikalık bir uygulama süresi var. Kaç seans uygulanacağı doktorumuz ve sizin ortak kararınız ile ihtiyaçlarınız ve sağlık durumunuz doğrultusunda alınıyor. Glutatyon tedavisi bağışıklık sistemini güçlendirir, cildin yenilenmesini hızlandırır, vücutta detoks etkisi oluşturur, karaciğer yağlanmasında hücre hasarını azaltır, saça, cilde bağırsak ve sindirim sistemine iyi gelir, vücuttaki vitamin seviyesini düzenler, Parkinson, Alzheimer, astım, kas zayıflığı, yorgunluk gibi durumların tedavisinde doktor kontrolü ile gerçekleştirilir. Myers kokteyli de, içerdiği vitaminlerle vücut direncini artırıyor. MYERS kokteyli terapisi de her hafta dört seans şeklinde uygulanması öngörülüyor. Tek seans, aktarım hızına bağlı olarak yaklaşık bir saat içinde tamamlanıyor. Myers kokteyli terapisi 4 hafta art arda uygulanıp olumlu sonuçlar gözlenmeye başlandıktan sonra ihtiyaca göre ayda bir kez tekrarlanabiliyor” diye konuştu.
14 Kasım 2024 Perşembe - 09:19
Gaziantep Zoo Parkı’nda bin 100 doğum sevinci yaşandı
Büyüklüğü ve barındırdığı hayvan türleri bakımından Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda bu yıl bin 100 yavrunun doğum sevinci yaşandı. 400 türden 7 bin 500 bin hayvana ev sahipliği yapan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın nüfusu yeni doğumlarla artmaya devam ediyor. Yılda ortalama 5,5 milyon ziyaretçinin ağırlandığı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda zebradan lamaya, yaban keçileri ve koyunlarından geyikler ile kanguru gibi birçok türde yeni doğum sevinci yaşanıyor. Birçok yırtıcı hayvan türü başta olmak üzere filden kızıl geyiğe, lamadan zebraya ve maymunlardan aslanlara kadar çok sayıda canlıyı bünyesinde barındıran Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen yeni yavrularla hayvan sayısı da arttı. Yaklaşık 1,5 milyon metrekare yeşil alan üzerinde kurulu, aralarında evcil ve yırtıcı hayvanlarında yer aldığı 400 türden 7 bin 500 bin hayvana ev sahipliği yapan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya yeni gelen cüce keçilerinin yavruları özellikle çocuk ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Yılda iki kez gebe kalan ve her doğumda 2-3 adet yavru veren cüce keçileri kucağına alan ziyaretçiler, yavru keçileri doyasıya sevdi. Ziyaretçiler, son derece sevimli ve cana yakın olan Batı Afrika kökenli ve minyatür hayvanlar olarak bilinen cüce keçilerle fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Avrupa’da ve Türkiye’de doğurganlık oranı en yüksek doğal yaşam parkı olduklarını söyledi. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın tür ve alan bakımından Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam parkına sahip olduklarını belirtti. Ocak ayından bu yana birçok hayvan türünde bin 100 doğumun gerçekleştiğini belirten Özsöyler, “Parkımızda hayvanların doğal ortamlarına uygun barınaklar dizayn ettiğimiz için hayvanlar mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar. Buda hayvanların üreme miktarlarını artırıyor. 2024 yılında Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’mızda 1100 doğum gerçekleşti. Dünyaya yeni gelen yavrular arasında balıklar, yılanlar, kanatlı hayvanlar, kangurular, aslanlar, kaplanlar, kızıl geyikler, ceylanlar ve karacalar gibi tüm hayvanlar doğumlarını gerçekleştirdi. Yeni doğumlar her geçen gün tür ve hayvan sayımızın artmasına neden oluyor. Bu durumda hayvanların parkımızda ne kadar mutlu ve üremeye de ne kadar meyilli olduklarını göstermektedir” dedi. Doğal ortamlarına yakın alanlarda barınan, iyi beslenen hayvanların çok mutlu ve huzurlu olduğunu belirten Özsöyler, bu durumun hayvanların doğurganlığını artırdığına dikkat çekerek, “Parkımızdaki hayvanlar mutlu oldukları için doğurganlık oranları yükseliyor. Yazlık, kışlık barınaklarımızda mutlu olan hayvanlarımız doğum yapıyor. Hayvanlarımız mutlu olmasa üreme yapamazlar” diye konuştu.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 17:09
Tahmazoğlu dağıttığı tohumları çiftçilerle ekti
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, çiftçilerin desteklenmesi için dağıttığı buğday tohumunu ve gübreyi çiftçilerle birlikte toprakla buluşturdu. Üretimin artması ve çiftçinin desteklenmesi için çiftçilere arpa-buğday tohumu, gübre, hayvan yemi, zeytin-fıstık fidanı, büyükbaş-küçükbaş canlı hayvan, mercimek, yonca ve İtalyan çimi dağıtımı gerçekleştirdi. Geçtiğimiz günler içerisinde çiftçilere buğday-arpa tohumu ve gübre dağıtımı yapan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Damlacık Köyü’ne giderek çiftçilerle birlikte tohum ve gübreyi toprakla buluşturdu. Çiftçilerimiz büyük emek veriyor Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, çiftçinin her zaman yanında olmaya çalıştıklarını belirterek, “Çiftçilerimize destek olmak, ekilmeyen tarlaların ekilmesini sağlamak amacıyla Şahinbey Belediyesi olarak, buğday arpa mercimek tohumu dağıtıyoruz. Çiftçilerimizle birlikte arpa tohumu ekimi yaptık. Şimdiye kadar 18 milyon 506 bin 400 kg sertifikalı tohum ve 19 milyon 59 bin 600 kg kimyevi gübre desteğinde bulunduk. İnşallah ekimlerimiz çok verimli olacak. Çiftçilerimiz büyük emek sarf ediyorlar. Yaz kış demeden hem kendi rızkını hem de vatandaşlarımızın gıda ihtiyacını karşılamak için çalışıyorlar. Biz de Şahinbey Belediyesi olarak kendilerine destek oluyoruz. Rabbim bol bereketli bir hasat mevsimi nasip etsin” diye konuştu.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 17:06
Gaziantep’te zeytin hırsızlığı şüphelisi tutuklandı
Gaziantep’te zeytin hırsızlığı yaptığı esnada jandarma ekiplerince suçüstü yakalanan şüpheli şahıs tutuklandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle hırsızlık olaylarına yönelik çalışma yapıldı. Çalışmalar kapsamında JASAT timlerince Şehitkâmil ilçesinde icra edilen önleyici kolluk devriyesi esnasında S.A. isimli şüpheli, zeytin bahçesinden zeytin çaldığı esnada suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. El konulan yaklaşık 50 kilogram zeytin ise sahibine teslim edildi. Gözaltına alınan S.A. isimli şüpheli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 14:46
Kuru meyve ihracatçıları yaşadıkları sıkıntılar için ortak mutabakat arıyor
Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, kuru meyve ihracatçılarının yaşadıkları sıkıntılar ile ilgili Gaziantep Valisi Kemal Çeber ile bir araya geldi. Son dönemde Antep fıstığı fiyatlarının uluslararası fiyatların çok üzerinde seyretmesi ve yaygın stokçuluk faaliyetleri ile birlikte Avrupa pazarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan kuru meyve ve mamulleri ihracatçıları, sorunların çözümü için ilgili kurumları ziyaret ederek çözüm önerilerini dile getirmeye ve mevcut pazarları korumaya çabalıyor. Bu kapsamda, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu son olarak Gaziantep Valisi Kemal Çeber’i ziyaret etti. “Antep fıstığının ekonomiye olan katkısı, tüm bölgenin potansiyel gelişimi için de önem arz ediyor” Yaşanan süreç ve Antep fıstığının öneminden bahseden Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çıkmaz, “Antep fıstığı bölge ekonomisine yıllık yaklaşık 5,5 milyar dolar katkı sağlayan, bölgemizin en önemli tarım ürünlerindendir. 2014 yılında 53 bin ton olan Antep fıstığı rekoltemiz 2024 yılında 500 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Diğer tarım ürünlerine göre çiftçisine de daha istikrarlı şekilde kazandıran Antep fıstığında özellikle 20 yıldır fide dikimi her sene artarak devam edilmektedir. Bu yılki rekoltemiz 500 bin ton olarak geçekleşmekte olup yeni ağaçların verimliliği ile 5 yıl sonraki öngörülen rekolte rakamı 1 milyon ton civarında olacaktır. Üretimin artışına paralel olarak gerek birliğimizin, firmaların ve odaların reklam, fuar ve ürün tanıtım gibi pazarlama çalışmalarıyla tüketimde de artış sağlanmıştır. Yılların bilgi ve emeğiyle üretilen, işlenilen ve satılan Antep fıstığı, son yıllarda büyük ve küçük ölçekli spekülatör stokçuların ilgi odağı olmuştur. Dolayısıyla hammadde olarak 2-3 yıl bekletilebilen Antep fıstığı, sosyal medyanın da etkisiyle sosyal medya platformunda herkes birbirinden etkilenerek, pazarda kimi zaman bollaşarak ani ve şiddetli fiyat düşüşüne, kimi zaman arz edilmemesinden ani ve şiddetli fiyat yükselmesine neden olmaktadır” dedi. Antep fıstığındaki fiyat istikrarsızlığı ile ilgili de konuşan Mehmet Çıkmaz, “Fiyat istikrarsızlığı ihracatı baltalıyor, Kuru Meyve ve Mamulleri ihracatçısının Antep fıstığına olan güvenini azaltıyor, dolayısıyla yeni istihdam, yatırım ve tanıtım faaliyetleri askıya alınıyor. Bu fiyat istikrarsızlığının neticesinde Antep fıstığı ihracat oranı artamamakta, yıllardır ihracatın payı yüzde 10’u geçememektedir. Rekoltenin her sene arttığı Antep fıstığında ihracat payı da aynı oranda artmazsa önümüzdeki aylarda ve yıllarda, yılların emeğiyle üretilen Antep fıstığı hak ettiği değeri elde edememektedir” ifadelerini kullandı. Kuru meyve ihracatında yaşanan en önemli sorunlara da dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Çıkmaz, “Antep fıstığında, mahsulün geçen yıla oranla yüzde 400 fazla olmasına binaen, ihracatçılarımız yeni ve hali hazırdaki ürünlerin tanıtım ve talep oluşturma çalışmalarına ağustos ayından itibaren ağırlık vermişlerdir. Bu talepleri oluşturmak için büyük masraflar yapılmış, yeni yatırımlar ve istihdam artışı sağlanmıştır. Böylelikle hasat sezonu olarak kabul edilen 1 Ağustos ile 31 Ekim 2024 arasındaki dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 94 oranında ihracat artışı sağlanmıştır. Ancak, ürünlerin uygunsuz amaç ve şartlarla aracılar tarafından depolarda bekletilmesi fiyatların çok aşırı yükselmesine neden olmuştur” dedi. Antep fıstığında hatalı depolama koşullarına da dikkat çeken Başkan Çıkmaz “Yine rekolte fazlalığına rağmen, uygunsuz bir şekilde depolarda bekletilen ve piyasaya arz edilmeyen Antep fıstığından ötürü doğrudan bir enflasyonist etki oluşmakta, Antep fıstığının yoğun şekilde kullanıldığı baklava, çikolata ve benzeri ürünlerde de fiyat artışları yaşanmaktadır. Depolarda uygun olmayan şartlarda bekletilen ürünler, mikrobiyolojik bakteri üretimine yol açmaktadır. Bu yıl rekoltenin yüksek olması ve son dönemde köylerde sayısı hızlıca artan fıstık işletmelerinin, gerek altyapı eksikliğinden gerekse de bilinçsizce faaliyet yürütmesinden ötürü geçtiğimiz yıllara kıyasla son dönemde Antep fıstığında mikrobiyolojik bakteriler daha sık görülmeye başlanmıştır. Böylelikle bin bir emek ve uğraşla oluşturulan yurt dışı talepleri, hızlı şekilde aynı ürünleri üreten, istikrarı sağlamış ve fiyat avantajı olan diğer üretici ülkelere kaymaktadır” ifadelerini kullandı. Yaşanan büyük sorunların kısa sürede çözüme kavuşturulmaması durumunda uzun yıllardır büyük emeklerle oluşturulan pazarların kaybedilmesi riskiyle karşı karşıya kaldıklarına da dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çıkmaz, sorunların çözümü için de, “Antep fıstığında arzın belli düzenlemelerle sürekli hale getirilerek dengelenmesi lazımdır. Şu anda yaptığımız girişimle, yurt içi arzda oluşan ve yıllardır süregelen problemlerden dolayı sanayici/ihracatçılarımıza Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurtdışından ham madde olarak Antep fıstığı tedariğinin müsaadesinin sağlanması ve bu yolla bölge ve ülke ihracatımızda katma değerin yanında ihracatın artırılması amaçlanmaktadır. Rekoltenin bu kadar fazla olduğu bir dönemde, gönlümüz ham maddenin yurt dışından temininden yana olmasa da, ülkemizdeki ham madde fiyatlarının küresel fiyatların çok üzerinde seyretmesi ve ham madde tedariğinde yaşanan problemler sebebiyle ticaretin ve ihracatın sürdürülebilirliği, istihdamın ve işleme kapasitesinin devamlılığı amacıyla alternatif çözümlere mecbur kalınmaktadır” şeklinde konuştu. İhracatçıların sorunlarına hızlı çözüm için kurumlarla ortak çalışmalar yapılacak Sorunların çözümü için de kurumlarla ortak çalışma yapılacağını belirten ve konu hakkında bilgi veren Çıkmaz, “Gaziantep Valisi Kemal Çeber ile ortak çalışmalar için mutabakata varan Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, istikrarın sağlanması, sektörde istihdamın ve ülkeye döviz girmesi açısından ihracatın önünü açılması gerektiğine, ivedi bir şekilde sınırlı sürede, sınırlı miktarda olmak üzere Dahilde İşleme Rejiminin aktifleştirilmesi için çalışma yapılacağına ve orta vadede sektöre istikrar sağlanması, kooperatif kurma çalışmalarına başlanılması gerekliliği kararı verildi. Ayrıca Vali Kemal Çeber şehrimizin önemli tarım ürünü olan Antep fıstığında kayıt dışı ürünlere göz açtırılmayacağına, uygunsuz ve kayıtsız depolamaya müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti” diye konuştu.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 12:50
Sacır Mahallesi’ne 15 bin metrekarelik park ve otopark
Şehitkamil’de yıllardır park ve yeşil alan hasretini çeken Sacır Mahallesi sakinlerinin bu özlemi sona eriyor. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın talimatıyla bölgeye 15 bin metrekarelik alan üzerine kurulacak parkın çalışmaları başladı. Kısa sürede tamamlanacak parkla vatandaşlar, parkına kavuşacak. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yeşil alan sayısını artırmaya yönelik çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. 7 aylık süreçte birçok mahalleye yapılan parklara bir yenisi daha eklendi. Kentin yıllardır hizmetten mahrum bırakılan mahallelerinden Sacır’a Başkan Yılmaz’ın talimatıyla park yapımına başlandı. 15 bin metrekarelik yeni park Sacır Mahallesi’nin çehresini değiştirecek park, 15 bin metrekarelik alan üzerine kuruluyor. 2 adet oyun alanı 1adet fitness alanı ve 2 adet futbol sahasına sahip parkta 520 metrelik dökme kauçuk yürüyüş yolu da bulunuyor. Ayrıca 5 bin 671 metrekarelik çim alanında ise 16 çeşit ağaç ve ağaççık olmak üzere toplamda 393 adet bitki dikilecek. Parkta otomatik sulama sistemi yapılarak, su tasarrufu sağlanacak. Otopark sorunu da çözülüyor Sacır Mahallesi’nin heyecanla beklediği parkta, 92 araçlık otopark da yapılıyor. Mahalle sakinlerinin büyük ihtiyaç duyduğu otopark sorunu parkın tamamlanmasıyla sona erecek. Öte yandan park yapımı tamamlandığında Şehitkamil Belediyesi bünyesinde öz kaynaklarla üretilen bank, masalı bank ve çöp kutuları yerleştirilecek. Bu sayede belediye bütçesinden de tasarruf sağlanacak. Çalışmaların doludizgin devam ettiği park, kısa sürede tamamlanarak, vatandaşların hizmetine sunulacak.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 11:36
Ressam Ayşen Can SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açacak
Ressam Ayşen Can, tuval üzerine karışık teknikle yaptığı akrilik çalışmalarından oluşan “Denizcinin Umudu” temalı resim sergisini, 15 Kasım 2024’te SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Eşinin denizci olması nedeniyle altı yıl boyunca dünya denizlerini gezdiğini anlatan Can, “Denize ve denizcilerimize daha fazla önem vermemiz gerektiğini düşündüğüm için farkındalık oluşturmak amacıyla eserlerimde deniz temasını tercih ettim” dedi. Eserlerinde yaşanmışlık olduğunu ifade eden Can, “Denizdeki yaşam karadakinden çok farklı. Denizde yaşam daha zor. 45 gün boyunca hiç karayı görmeden denizde seyahat ettim. Bu tecrübelerimi eserlerimi anlatmaya çalışıyorum” diye konuştu. Ayşen Can’ın 28 eserinin yer alacağı “Denizcinin Umudu” temalı resim sergisi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 15 Kasım 2024 Cuma günü saat 17.30’da açılacak. Ayşen can kimdir Ressam Ayşen Can, eğitim hayatını Ankara’da tamamlamıştır. Kaptan olan eşiyle 6 sene dünya denizlerini dolaşan sanatçı, gittiği 30’dan fazla ülkede sanat müzelerini gezip, araştırmalar yapmıştır. Sanatçı, gemi şartları nedeniyle karakalem, pastel ve suluboya çalışıp, bol bol fotoğraf çekmiştir. Türkiye’ye döndükten sonra deniz ve denizdeki yaşamdan çok etkilenip deniz konulu resimler çalışmaya başlamıştır. Şimdiye kadar 5 kişisel, 28 karma sergi, 7 çalıştay ve sempozyum ile 7 fuara katılan sanatçının Türkiye’de ve yurt dışında resmi ve özel koleksiyonlarda resimleri yer almaktadır. İki eseri Denizcilik Müzesinde sergilenen ve çalışmalarını İstanbul’da kendi atölyesinde sürdüren sanatçı, resim dersleri de vermektedir.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 11:08
Sanayiden sanata sergi
Türk sanayisinin öncü şirketlerinden SANKO Holding, 120’nci yaşını kutladı. Kutlamada geçmiş hikayesini sanatla buluşturduğu “Sahre” sergisi vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. SANKO, 120’nci yılında, Sahre geleneğinin ruhundan beslenerek kurumun aile, bağlılık, kolektif çalışma, sürdürülebilirlik gibi ortak değerlerini kutladığı, geleneği çağdaş sanatla buluşturan Ayça Okay küratörlüğündeki, Leyla Emadi, Fırat Engin, Murat Germen, Jennifer İpekel, Nergiz Yeşil ve Hakan Yılmaz’ın davet edildiği Sahre başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanatçılar, SANKO’dan aldıkları ilhamla 120 yıllık hafızadan esinlenerek sanat üretimlerini gerçekleştirdiler. SANKO’nun faaliyet alanlarıyla bağlantılı çeşitli materyaller ve üretim süreçleri çağdaş sanatçılar tarafından yorumlanarak sanat üretimine dönüştü. Serginin temasını oluşturan “Sahre” sözcüğü, Gaziantep ve bölgesinde geçmişten günümüze uzanan bir geleneği anlatıyor. “6 gün çalış, bir gün dinlen” felsefesiyle Gaziantep halkının bir araya gelip vakit geçirdikleri, birlikte sofralarını, dertlerini paylaşarak çözüm aradığı, güzel gelişmeleri kutladığı ve müşterek geleceklerini planladıkları zamanlara işaret ediyor. Bu gelenek, dayanışmanın ve toplumsal bağları güçlendirmenin de önemini anlatıyor. Sergide altı çağdaş sanatçının eserleri yer alıyor Sahre başlıklı sergide SANKO Holding’in varlık gösterdiği farklı sektörlerdeki üretimleri çağdaş sanatçıların yorumlayabileceği deneysel bir biçimde buluşturuyor. Ayrıca sergide izleyiciye bu köklü kurumsal tarihin yolculuğunu anlatan Hakan Yılmaz’a ait “Zamanın İlmekleri” başlıklı dijital deneyim alanı konvansiyonel ve dijital sanat arasında bir bağ oluşturarak SANKO Holding’in 120 Yıllık hikayesini anlatıyor. Makine ve endüstri estetiği üzerine yoğunlaşan pratiği ile Murat Germen ise SANKO Holding’in dinamik, disiplinli ve profesyonel üretim tesislerini lensinden yorumlarken SANKO Holding çalışanlarının katıldığı atölye çalışması ile kolektif bir projeye dönüştürüyor. Bu görsel anlatım, holdingin Anadolu topraklarından global arenaya uzanan yolculuğunda uzun yıllar boyu nasıl sağlam ve dimdik ayakta durabildiğini gözler önüne seriyor. Leyla Emadi, beton ve kökleri iç içe kullanarak aile bağlarını, kuşaklararası güç birliğini yücelten bir çalışma sunuyor. Eser, SANKO’nun sağlamlık, bağlılık, dayanıklılık değerlerini yansıtırken, holdingin bölgesel kalkınma ve topluma kök salmış mirasını da hatırlatıyor. Avlunun orta yerinde konumlandırılan eser, toplumsal yararlara odaklanan SANKO’nun sosyo-ekonomik katkılarına da işaret ediyor. Sahrenin ‘paylaşım’ teması burada ‘hafıza paylaşımı’ olarak öne çıkıyor. Fırat Engin, neon tipografilerle SAHRE geleneğine atıfta bulunan “Rafık”, “Hasbihal”, “Elden Ele”, “Vuslat” kelimelerini eserine taşıyor. Süper Film’in ambalaj filmlerini kullandığı eserinde SANKO’nun geçmişini ve değerlerini korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaç edinirken SANKO’nun kültürel mirası koruma konusundaki kararlılığına da işaret ediyor. Jennifer İpekel, geri dönüşümlü kumaşlar ve batik, dikiş ve kırkyama gibi geleneksel tekniklerle bölgenin efsane/destan, gelenek ve öğretilerini soyut bir biçimde yeniden canlandırıyor. Eseri, SANKO’nun enerji yatırımları ve sürdürülebilirlik vizyonuyla paralellik gösteriyor. Doğa ve insan arasındaki dengeyi yansıtan bu çalışma, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma uğraşını olarak anlatıyor. Ayrıca eser unutulmakta olan geleneksel bir üretim biçimini yeniden sahneye taşıyarak Kilis’teki yorgan ustası Aziz Akkaya’nın iş birliğiyle gerçekleşmiştir. Nergiz Yeşil, bio sanat çalışmalarıyla doğa ve sürdürülebilirliği bir araya getiriyor. SANKO’nun geri dönüştürülmüş elyafları kombucha mantarlarıyla dönüştürerek sergilediği eseri, hem ekolojik döngüye vurgu yapıyor hem de toplumsal fayda sağlama hedefine uyum sağlıyor. Deneysel olarak gözlemlenebilecek olan yeni türün gelişimi sergi boyunca izlenebilecek. Bu eser, yaşamaya ve gelişmeye devam eden SANKO’nun çevreye duyarlı yaklaşımını somut bir şekilde ortaya koyuyor. Hakan Yılmaz, ilmek ve düğüm metaforlarıyla SANKO’nun tarihini dijital bir deneyim alanında sunuyor. Bu eser, her ilmeğin bir dönemi, her düğümün ise kritik bir başarıyı simgelediği uzun yolculuğu temsil ediyor. Yılmaz’ın çalışması, holdingin istikrarlı büyümesini ve sürdürülebilirlik odağını dijital bir hikaye ile izleyiciye aktarıyor. Ayrıca, açılışa özel olarak Hakan Yılmaz tarafından hazırlanan mapping gösterisinde SANKO’nun 120 yıllık yolculuğunu anlatan hikâye, tarihi Han duvarlarında hayat buldu. Tekstil sektörü başta olmak üzere Türkiye ve küresel arenada pek çok alanda liderliğini sürdüren SANKO, Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji, çimento ve ambalaj üreticileri arasında yer alıyor. Farklı sanayi alanlarında teknolojiye yaptığı yatırımlarla sektöre öncülük eden Holding, tekstilden enerjiye, inşaattan ambalaja kadar geniş bir yelpazede yenilikçi projelere imza atıyor. Ülke ekonomisine ve toplumuna katkı sağlamayı sürdüren SANKO, gelecekte de aynı ilkeyle yatırımlarını artırmayı hedefliyor.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 10:18
Karı koca aynı hatta vatman
Gaziantep’te bir çocuk annesi Senem ve eşi Hüseyin Üstünsoy, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin raylı sistem hattında vatman olarak görev yapıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin raylı sistem hattında 8 yıldır tramvay sürücüsü olarak çalışan Hüseyin Üstünsoy ile aynı hatta 10 yıldır görev yapan eşi Senem Büyüköz Üstünsoy, 2021 yılında yaptıkları düğünle hayatlarını birleştirdi. Her gün yolcu taşıdıkları tramvayı gelin arabası yapan tramvay sürücüsü Üstünsoy çifti, düğünden sonra da mesai arkadaşı olarak çalışmaya devam etti. Aynı hatta vatman olarak görev yapan Üstünsoy çifti, gün boyu tramvay ile Gaziantep halkına hizmet etmenin mutluğunu yaşıyor. Aynı hatta eşi Hüseyin Üstünsoy ile birlikte çalışan Senem Üstünsoy, özellikle hemcinslerinden takdir görüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tramvayda eşi Hüseyin Üstünsoy ile birlikte çalışan Senem Üstünsoy, işinin severek yaptığını söyledi. “Eşimle aynı alanda görev yapmak gurur verici” Eşiyle birlikte aynı hatta tramvay sürücüsü olarak görev yapmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Senem Üstünsoy, “2014 yılından beri Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tramvayda vatman olarak görev yapıyorum. Bulunduğum işletmede 10 vatman kadından birisiyim. 2021 yılında kendisi de vatman olan eşim Hüseyin ile evlendim. Şu anda bir buçuk yaşında bir kızımız var. Yaptığımız işi severek yapıyoruz. Bu yüzden mutluyuz ve gururluyuz. Eşimle aynı alanda görev yapmak tabi ki avantajlı ve gurur vericidir. Yaptığımız iş dolayısıyla birbirimizi anlayabiliyoruz. İşletmemizin de bize desteği çok fazla” dedi. “Eşim en büyük destekçim” Tramvayda bir kadın vatmanı görenlerin önce şaşırdıklarını daha sonra ise kendisini tebrik ettiklerini belirten Üstünsoy, “Göreve ilk başladığımda yolcular ve vatandaşlar tarafından ilk önce yadırganıyorduk ama şu an daha çok olumlu tepkiler alıyoruz. Hatta her geçen gün güzel mesajlar alıyoruz. Yaptığımız işin tabi ki zorluğu var ama zaten hiçbir işi kolay değil. İşinizi severek yapınca daha keyif verici oluyor. Eşimde benimle aynı meslek grubunda olduğu için birbirimizi daha kolay anlayabiliyoruz ve dolayısıyla birbirimize daha fazla destek olabiliyoruz” şeklinde konuştu. “10 vatman kadından biri eşim olduğu için mutluyum” Eşiyle birlikte çalışmaktan gurur duyduğunu ifade eden Hüseyin Üstünsoy ise “8 yıldır vatmanlık yapıyorum. Eşimle 4 yıl önce tanıştık. 6-7 yıldır birlikte aynı işi yapıyoruz ama aynı hatta çalışmamız 4 yıl öncesine dayanıyor. 2021 yılında da bir karar aldık ve evlendik. Bir çocuğumuz var ve mutluyuz. Aynı hatta vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Birlikte çalışmanın güzellikleri de, zorlukları da var. Hem işyerinde hem de evde birlikteyiz. Bazen çalışma saatlerimizden dolayı birbirimizi göremesek de bir şekilde evliliği idame ettirmeye çalışıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz ve mutluyuz” diye konuştu.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 10:13
Gaziantep’te FETÖ terör örgütü üyesi şüpheli şahsı jandarma yakaladı
Gaziantep’te FETÖ/PYD silahlı terör örgütü üyesi şüpheli şahıs Nizip ilçesinde saklandığı adrese JASAT timlerince yapılan operasyon sonucu yakalandı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne yönelik çalışma yapıldı. Çalışma kapsamında FETÖ/PYD silahlı terör örgütü üyesi olduğu tespit edilen Ş.Ö. isimli şüpheli şahıs Nizip ilçesinde saklandığı adrese JASAT timlerince yapılan operasyon sonucu yakalandı. Yakalanan şüpheli şahsın 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ortaya çıktı. Şüpheli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
13 Kasım 2024 Çarşamba - 10:10
Pelvik taban rehabilitasyonu
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzm. Fizyoterapist Selver Seval Ergücen, pelvik taban rehabilitasyonunun sağlığa yapabilecek bir yatırım olduğunu söyledi. Pelvik taban kaslarının leğen kemiğinin iç tabakasında yer alan mesane, rahim, prostat, rektum (Bağırsağın son kısmı) vb. organları destekleyen kas grubu olduğunu belirten Uzm. Fizyoterapist Ergücen, “Doğru fonksiyonda çalışamayan pelvik taban kasları zayıflar veya gevşeme fazını doğru yönetemez. Bunun sonucunda idrar kaçırma, kabızlık, pelvik ağrı, cinsel işlev bozuklukları, pelvik organ sarkmaları, idrar boşaltamama problemleri görülebilmektedir” dedi. Pelvik taban rehabilitasyonu nedir Uzm. Fizyoterapist Ergücen, pelvik taban rehabilitasyonunun pelvik taban kaslarını güçlendirmeye ve fonksiyonellik kazandırmaya yönelik egzersizler çeşitli solunum teknikleri, manuel terapi, biofeedback eğitimi, elektrik stimülasyonu, davranışsal terapi teknikleri, sağlıklı mesane ve bağırsak eğitimini içeren hastaların yaşam kalitesini arttırmaya ve pelvik taban kaslarının normal işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bir tedavi bütünü olduğunu ifade etti. Koruyucu pelvik taban rehabilitasyonu nedir Koruyucu pelvik taban rehabilitasyonu olarak tanımlanan pelvik taban kaslarının düzenli olarak güçlendirilmesi ve doğru şekilde çalıştırılmasının pelvik taban kaslarının fonksiyon kaybını önlemeye yardımcı olduğunu anlatan Uzm. Fizyoterapist Ergücen, bu rehabilitasyondan özellikle fayda görecekleri ve faydalarını şöyle sıraladı: “Hamilelik ile doğum pelvik taban kaslarının zayıflamasına ve idrar kaçırma problemlerine neden olabilmektedir. Doğum esnasında zorlamaya bağlı da pelvik taban kaslarında sarkmalar görülebilmektedir. Yaşla birlikte pelvik taban kasları güç kaybeder. Pelvik taban rehabilitasyonu yaşa bağlı kas zayıflamasını yavaşlatır ve idrar kaçırma gibi sorunların ortaya çıkmasını önleyebilmektedir. Ağır kaldırma gibi fiziksel aktivite ve sporla ilgilenen bireylerin pelvik taban kaslarının güçlü olması yaralanmaları ve kas zorlamalarını önleyebilmektedir. Yapısal ve genetik olarak bazı bireyler pelvik taban sorunlarına daha yatkındır. Düzenli pelvik taban eğitimi bireylerin ileride yaşayabilecekleri problemleri önlemektedir. Pelvik taban problemleri çözülemediği taktirde cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Rehabilitasyon, cerrahi riskleri ve ihtiyaçları azaltabilmektedir. Pelvik taban kaslarının güçlü olması karın içi basıncı dengeler ve duruşu destekler. Aynı zamanda mesane ve bağırsak kontrolünü iyileştirip genel sağlık üzerinde etkilidir.” Pelvik taban rehabilitasyonun koruyucu olarak uygulanmasının, bireyin sağlığını uzun vadede korumak için yapılabilecek önemli bir yatırım olduğunun altını çizen Uzm. Fizyoterapist Ergücen, sözlerini şöyle tamamladı: “Kasların güçlendirilmesi, sadece mevcut şikayetleri azaltmakla kalmaz aynı zaman da bu bölgedeki organların uzun vadeli işlevini korumaya da katkıda bulunur. Hayat kalitenizi korumak ve artırmak için pelvik taban terapistine başvurmalısınız.”
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder