Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gaziantep
Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor
22 Şubat 2026 Pazar - 11:38:24
Gaziantep’te memur olarak görev yaptığı belediyeden istifa ederek açtığı iş yerinde ilk önce gelinlik satmaya başlayan ve daha sonra üretime geçen kadın girişimci Serpil Karuserci, dünya markalarına gelinlik üretiyor ve 32 ülkeye de ihracat yapıyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 11:36
Sadece Ramazan’da yapılan lezzet: Halep kahkesi
Türkiye’nin ilk gastronomi şehri olan Gaziantep’te Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, tadı, yapım aşamaları ve gördüğü ilgiyle dikkat çeken ’Halep kahkesi’, yılda sadece bu ayda yapılıyor. Yıllardır çocuklara oruç tutmayı sevdirmek amacıyla sadece Ramazan ayında yapılan bir tür simit olan "Halep kahkesi" veya "Ramazan kahkesi" özel aroması, tokluk hissini artırması ve damakta bıraktığı lezzetten dolayı tercih ediliyor. Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tezgahtaki yerini alan Halep kahkesi için mesai başladı. Gaziantep’in köklü lezzetlerinden biri olan, Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında tercih edilen ve damakları şenlendiren Halep kahkesi, Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece Ramazan ayında yapılan, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Halep kahkesi için ustalar büyük emek harcıyor. Un, şeker, zeytinyağı ve mahlep gibi maddelerle hazırlanan kahke, "Halep kahkesi" veya "Ramazan kahkesi" olarak da biliniyor. Fırınlarda yoğun mesai Gaziantep’te yüzyıllardır süregelen bir lezzet olarak bilinen ve bir tür simit çeşidi olan Halep kahkesi için simit imalathanelerinde ve fırınlarda yoğun mesai harcanıyor. Hummalı çalışmayla hazırlanan ve iftar saatinde de tezgaha çıkarılan Halep kahkesi için simitçilerin ve fırınların önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Gaziantep’in bu önemli lezzetini sadece Ramazan ayında bulabilen vatandaşlar, iftar saatine saatler kala sokaklarda kokusu yayılan kahkeyi almak için sıraya giriyor. Sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor Ramazan boyunca her gün rağbet edilen kahkenin hazırlandığı ve tezgaha çıkarıldığı andan itibaren sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor. Özel bir lezzet olarak sofralardaki yerini alan kahkenin tadına bakan vatandaşlar, aroması ve lezzetiyle damaklarda farklı bir tat bıraktığı için kahkeyi tekrar yiyebilmek için bir sonraki Ramazan ayını adeta iple çekiyor. Gaziantep’te sadece Ramazan ayı boyunca üretilen Halep kahkesinin iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer aldığını belirten simit işletmecisi Ömer Aksu, Halep kahkesinin 7’den 70’e herkesin severek iftar ve sahur sofralarında tükettiğini söyledi. "İftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetidir" Her yıl Ramazan ayında Halep kahkesine ciddi bir talebin olduğunu belirten Aksu, "Gaziantep’te 3 kuşaktır bu mesleği yapmaktayız. Ramazan kahkesi Şaban ayının son günlerinde üretime başlanıp Ramazan ayının son günlerine kadar üretilen bir üründür. Fırınlardan çıkan mahlep kokusuyla biz Gaziantepliler Ramazan’ın geldiğini hissederiz. İçerisinde bulunan un, su, yağ, mahlep ve şeker ile hem çok lezzetli bir ürün olup hem de uzun süre insanı tok tutar. Gaziantep’imizin iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" dedi. "Gaziantep’e özgü Ramazan kahkesi haline gelmiştir" Halep kahkesinin geçmişinin Osmanlı dönemine dayandığını belirten Aksu, "Halep veya Ramazan kahkesini normal sıradan unlu mamul ürünleriyle karıştırmamamız gerekiyor. Çünkü çok meşakkatli bir üründür. Kahke akşam saatlerinde iftara saatler kala sıcak sıcak fırından çıktığından dolayı çoğu insanımız ’akşam kahkesi’ de demektedir. Bu da yine kahkenin taze tüketilmesi gerektiğini gösterir. Ramazan kahkesinin geçmişi Halep’e dayanmaktadır. Fakat bu lezzet Gaziantep’e geldikten sonra yapımı değiştirilerek, Gaziantep’e özgü Ramazan kahkesi haline gelmiştir. Ramazan kahkesi Gaziantep’imizde kültürün, geleneğin ve bereketin bir sembolü haline gelmiştir. Ramazan Kahkesi iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" şeklinde konuştu. "Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" Kahkenin yapımıyla ilgili de bilgi veren Aksu, "Ramazan kahkesinin çok meşakkatli bir yapımı vardır. Tek tek el ile yapılır. Önce bir fitil halinde gözlük şekli verilir. Ardından çerçeve şekli verilerek 14 parça halinde bir bütün haline getirilir. Üzerine yumurtası sürülür. Daha sonra ise üzerine susam basılarak fırına verilir. İçerisinde un, yağ, şeker, mahlep ve tuz bulunmaktadır. Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" ifadelerini kullandı. Simit ustası Celalettin Aksu da, "Bu ay yoğunluğumuz diğer 12 aya bakarsak en yoğun olduğumuz ay Ramazan ayıdır. Bu ayımız diğer 11 aydan daha çok yoğundur. Sahurda mesaimiz başlıyor ve iftar saatinde de işimiz biter" diye konuştu.
22 Şubat 2026 Pazar - 11:28
Memurluğu bıraktı, şimdi dünya markalarına gelinlik dikiyor
Gaziantep’te memur olarak görev yaptığı belediyeden istifa ederek açtığı iş yerinde ilk önce gelinlik satmaya başlayan ve daha sonra üretime geçen kadın girişimci Serpil Karuserci, dünya markalarına gelinlik üretiyor ve 32 ülkeye de ihracat yapıyor. 1974’te sınırlı imkanlarla üretime başlayan 65 yaşındaki Serpil Karuserci, el işçiliğine dayalı tasarım anlayışı ve kalite odaklı yaklaşımıyla kısa sürede hayalini gerçekleştirdi. Yıllar içerisinde istikrarlı büyüme gösteren hem üretim kapasitesini hem de tasarım gücünü artıran Karuserci, Türkiye’nin gelinlik sektöründeki güçlü temsilcilerinden biri haline geldi. 1970’li yıllarda Gaziantep Belediyesinde 5 yıl memur olarak görev yapan Karuserci, belediyede görev yaptığı dönemde mesai bitiminden sonra çocukluğundan beri ilgi duyduğu dikiş ve nakış kursuna katılmak için mahallelerindeki kız meslek lisesinin akşam kurslarına gitmeye başladı. 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştı Kursta dikiş, nakış ve tasarım alanında kendini iyice geliştiren Karuserci, 5 yıl Gaziantep Belediyesinde çalıştıktan sonra ilk çocuğunu dünyaya getirince istifa etti. Daha sonra ikinci çocuğunu dünyaya getiren Karuserci, çocukları büyüdükten sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmek ve aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kendi iş yerini kurmaya karar verdi. 1974’te 55 metrekarelik küçük bir butik açan Karuserci, evlenen ve nişanlanan kızlara gelinlik, abiye, kaftan kiralayarak ve satarak iş hayatına atıldı. Çevresinde tanınmaya başlayan ve işinde kendini iyice geliştiren Karuserci’nin hayatı Almanya’dan gelen gurbetçi bir ailenin kızının katalogda gördüğü ve çok beğendiği gelinliği sipariş vermesiyle değişti. Evde gelinlik dikmeye başladı Mağazasını işlettiği esnada evde de gelinlik dikmeye başlayan ve aldığı siparişin ardından evdeki dikiş makinesini iş yerine getiren Karuserci, ilk üretiminin ardından gelinlik üretimi yapmaya karar verdi ve zamanla seri üretime başladı. İlk olarak birkaç dikiş makinesi ve elemanla gelinlik ile abiye üretimine başlayan Karuserci, kısa sürede işleri artınca hem makine hem de elaman sayısını artırdı. Satış ve üretim yapmaya başladığı dönemde İstanbul’da moda tasarım eğitimi kurslarına katılıp sertifikalar alan, moda tasarım konusunda kendine özgü ve çok özel sezgilere sahip olan Karuserci’nin ürettiği gelinlikler çok beğenilmeye başladı. Kendi işinin patronu oldu Küçük ve butik bir mağazayı büyük bir endüstriye çeviren Karuserci, en büyük kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu’nu İngiltere ve İtalya’daki moda tasarım okullarında okuttu. Kızı Çağnur’u moda tasarım alanında yetiştiren Karuserci, hayallerini gerçekleştirmek ve genç kızların hayali olmak için atıldığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu. Ürünlerine ilginin her geçen gün artması ve siparişlerin çoğalması üzerine işlerini büyütmek isteyen Karuserci, Şehitkamil ilçesinin Güvenevler Mahallesi’nde 3 bin 750 metrekarelik 7 katlı binada kendi işletmesini kurdu. Kendi markasıyla üretim yapıyor 51 yıldır kendisine ait iş yerinde gelinlik, abiye, nişanlık ve kaftan üretimi yapan Karuserci, büyük bir başarı ortaya koyduğu girişimcilik yolunda kendi markasıyla üretime devam etti. Her geçen gün vizyonunu genişleten bir bakış açısıyla kızı Çağnur Karuserci Konukoğlu ile birlikte 100 kişiyi istihdam ettiği işletmesinde üretime devam eden Karuserci, Türkiye’nin en büyük perakende gelinlik mağazası, 7 bayisi, 46 ayrı şehirdeki 140’dan fazla satış noktasıyla aralarında dünya moda başkentlerini de barındıran 32 ülkeye yaptığı ihracatla, 2006 yılında temellerini attığı ve 54 ülkede uluslararası tescilli kendi markasıyla artık sektörün en bilinen firmalarından biri olmayı başardı. Kadınlara istihdam sağlıyor Çoğunluğu kadın çalışan olan 100 işçi ile ürettiği gelinlikleri, abiyeleri, nişanlıkları ve kaftanları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki birçok ülkeye ihraç etmeye devam eden Karuserci, kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen kadınlara da istihdam sağlıyor. Azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına örnek olan, zor şartlar altında başladığı iş hayatındaki bu başarı hikayesi ile hayalini gerçekleştirmek isteyen kadınlara destek olan Karuserci, meslek hayatı boyunca girişimciliği nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan başta olmak üzere birçok kişi ve kurumdan onlarca ödül ile sertifika aldı. Kadın girişimci olarak kadınlara pozitif ayrımcılık yapan Karuserci, ürettiği gelinlikleri 32 ülkeye ihraç ediyor ve en çok ihracatı ise İtalya’ya yapıyor. İtalya’ya yılda 2 bin adedin üzerinde gelinlik gönderen ve 300 farklı modelde gelinlik üreten Karuserci, torunlarının da kendisi ve kızı gibi kadın girişimci olmasını istiyor. Uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ediyor Küçük bir atölyede başlayan yolculuğunu bugün uluslararası ölçekte sürdüren ve Türkiye’nin gelinlik modasında yarım asrı geride bırakan Karuserci, markasını Gaziantep merkezli köklü bir moda evine dönüştürdü. Gaziantep’in üretim gücünü küresel moda sahnesine taşımayı başaran Karuserci, yarım asrı aşan tecrübesi, güçlü aile yapısı ve ihracat odaklı stratejisiyle faaliyetlerini sürdürüyor, girişimcilik ruhunu koruyarak Türkiye ekonomisine ve istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. Her yıl ortalama 8 farklı ulusal ve uluslararası fuara katılarak koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturan Karuserci, Avrupa’dan Ortadoğu’ya ve Amerika’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. "Küçük bir butikle işe başladık" Küçükken bebeklerine gramafon kağıtlarından kıyafetler yaptığını belirten Serpil Karuserci, "Ben küçük yaşlarda bebeklerime kıyafetler dikerek işe başlamıştım. Eğitim sonrası belediyede çalışmaya başladım. Belediyede çalıştığım sırada akşamları bayanlar için kursların olduğunu duydum. Her akşam işten çıkınca kursa gidiyordum. Kursta dikiş, nakış ve el sanatlarını öğrendim. Sertifikalar cebimdeydi. Evlendikten sonra çocuklarım olunca çocuklarımı daha iyi yetiştirebilmek için belediyeden ayrılmak zorunda kaldım. Küçük bir butikle işe başladık. Çalışarak, emek vererek önce yurt içine daha sonra da yurt dışına ihracat yapmaya başladık. Çocuklarla birlikte işletmemizi bir aile şirketine dönüştürdük. Şu anda kızım Çağnur işin başında ve birlikte çalışıyoruz. Şirketimiz ikinci kuşak olarak devam ediyor. Kız torunlarımda inşallah üçüncü-dördüncü kuşak olarak şirketimizi devam ettirirler" dedi. "Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz" Annesinin izinden gittiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu belirten Çağnur Karuserci Konukoğlu da, "Yaklaşık 51 yıllık olan bu markanın ikinci nesil ortaklarından biriyim. Annemden devraldığımız bu atölyeyi ikinci nesil olarak ben yürütüyorum. Bu meslek benim DNA’ma geçti. Çünkü yıllardır bu işin içerisinde yani atölye ortamında büyüdüm. Çocukluğumdan itibaren kumaşlarla bir aradaydım ve moda sektörünün içerisindeydim. O yüzden aslında benim için kaçınılmaz bir son gibiydi. Sıraların üzerine ortaokuldayken çizim yapıyordum. Her halde içten gelen bir sevgi diye düşünüyorum. O yüzden sonrasında okuluyla devam etmek, okulunda okumak benim için ekstra bu mesleğe katabileceklerimi gösteren bir yol haritası oldu. Dünyanın en büyük firmalarıyla çalışıyoruz. Biz annemin hayali olan bir butikten yola çıktık. Şu an 54 ülkeye de tescilli bir marka olmanın, 46 farklı ülkeye ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. Annemin çocukluk hayali bir anda dev bir hikayeye dönüşmüş oldu. Bu da bizim için aile olarak gurur verici" diye konuştu.
22 Şubat 2026 Pazar - 11:23
Sadece Ramazan’da yapılan lezzet: Halep Kahkesi
Türkiye’nin ilk gastronomi şehri olan Gaziantep’te Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, tadı, yapım aşamaları ve gördüğü ilgiyle dikkat çeken Halep Kahkesi, yılda sadece bu ayda yapılıyor. Yıllardır çocuklara oruç tutmayı sevdirmek amacıyla sadece Ramazan ayında yapılan bir tür simit olan "Halep Kahkesi" veya "Ramazan Kahkesi" özel aroması, tokluk hissini artırması ve damakta bıraktığı lezzetten dolayı tercih ediliyor. Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tezgahtaki yerini alan Halep kahkesi için mesai başladı. Gaziantep’in köklü lezzetlerinden biri olan, Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında tercih edilen ve damakları şenlendiren Halep Kahkesi, Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece Ramazan ayında yapılan, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Halep Kahkesi için ustalar büyük emek harcıyor. Un, şeker, zeytinyağı ve mahlep gibi maddelerle hazırlanan kahke, "Halep Kahkesi" veya ‘Ramazan Kahkesi" olarak da biliniyor. Fırınlarda yoğun mesai Gaziantep’te yüzyıllardır süregelen bir lezzet olarak bilinen ve bir tür simit çeşidi olan Halep Kahkesi için simit imalathanelerinde ve fırınlarda yoğun mesai harcanıyor. Hummalı çalışmayla hazırlanan ve iftar saatinde de tezgaha çıkarılan Halep Kahkesi için simitçilerin ve fırınların önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Gaziantep’in bu önemli lezzetini sadece Ramazan ayında bulabilen vatandaşlar, iftar saatine saatler kala sokaklarda kokusu yayılan kahkeyi almak için sıraya giriyor. Sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor Ramazan boyunca her gün rağbet edilen kahkenin hazırlandığı ve tezgaha çıkarıldığı andan itibaren sokaklar mis gibi kokmaya başlıyor. Özel bir lezzet olarak sofralardaki yerini alan kahkenin tadına bakan vatandaşlar, aroması ve lezzetiyle damaklarda farklı bir tat bıraktığı için kahkeyi tekrar yiyebilmek için bir sonraki Ramazan ayını adeta iple çekiyor. Gaziantep’te sadece Ramazan ayı boyunca üretilen Halep Kahkesinin iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer aldığını belirten simit işletmecisi Ömer Aksu, Halep Kahkesi"nin 7’den 70’e herkesin severek iftar ve sahur sofralarında tükettiğini söyledi. "İftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez lezzetidir" Her yıl Ramazan ayında Halep Kahkesi’ne ciddi bir talebin olduğunu belirten Aksu, "Gaziantep’te 3 kuşaktır bu mesleği yapmaktayız. Ramazan Kahkesi Şaban ayının son günlerinde üretime başlanıp Ramazan ayının son günlerine kadar üretilen bir üründür. Fırınlardan çıkan mahlep kokusuyla biz Gaziantepliler Ramazan’ın geldiğini hissederiz. İçerisinde bulunan un, su, yağ, mahlep ve şeker ile hem çok lezzetli bir ürün olup hem de uzun süre insanı tok tutar. Gaziantep’imizin iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" dedi. "Gaziantep’e özgü Ramazan Kahkesi haline gelmiştir" Halep Kkahkesi’nin geçmişinin Osmanlı dönemine dayandığını belirten Aksu, "Halep veya Ramazan Kahkesi’ni normal sıradan unlu mamul ürünleriyle karıştırmamamız gerekiyor. Çünkü çok meşakkatli bir üründür. Kahke akşam saatlerinde iftara saatler kala sıcak sıcak fırından çıktığından dolayı çoğu insanımız ‘akşam kahkesi’ de demektedir. Bu da yine kahkenin taze tüketilmesi gerektiğini gösterir. Ramazan Kahkesi’nin geçmişi Halep’e dayanmaktadır. Fakat bu lezzet Gaziantep’e geldikten sonra yapımı değiştirilerek, Gaziantep’e özgü Ramazan Kahkesi haline gelmiştir. Ramazan Kahkesi Gaziantep’imizde kültürün, geleneğin ve bereketin bir sembolü haline gelmiştir. Ramazan Kahkesi iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmez bir lezzetidir" şeklinde konuştu. "Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" Kahkenin yapımıyla ilgili de bilgi veren Aksu, "Ramazan Kahkesi’nin çok meşakkatli bir yapımı vardır. Tek tek el ile yapılır. Önce bir fitil halinde gözlük şekli verilir. Ardından çerçeve şekli verilerek 14 parça halinde bir bütün haline getirilir. Ardından üzerine yumurtası sürülür. Daha sonra ise üzerine susam basılarak fırına verilir. İçerisinde un, yağ, şeker, mahlep ve tuz bulunmaktadır. Asıl aromasını mahlep bitkisi vermektedir" ifadelerini kullandı Simit ustası Celalettin Aksu da, "Bu ay yoğunluğumuz diğer 12 aya bakarsak en yoğun olduğumuz ay Ramazan ayıdır. Bu ayımız diğer 11 aydan daha çok yoğundur. Sahurda mesaimiz başlıyor ve iftar saatinde de işimiz biter" diye konuştu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:40
Boğazına kaçan pirinç tanesi canına mal oluyordu: O anları anlattı
Gaziantep’te bir lokantada yemek yediği esnada boğazına kaçan pirinç tanesi nedeniyle nefessiz kalan ve ölümden dönen Ömer Bilen, kendisini heimlich manevrası ile kurtaran Hüseyin Seçkin’i ziyaret ederek teşekkür etti. Olay, Şahinbey ilçesinin Ünaldı Mahallesi’ndeki bir lokantada meydana geldi. İddiaya göre, lokantada yemek yiyen Ömer Bilen, pirinç tanesinin boğazına kaçması sonucu nefes almakta zorlanarak fenalaştı. O esnada lokantada yemek yiyen Hüseyin Seçkin, Bilen’in nefes alamadığını ve bir anda fenalaştığını görünce hemen masaya doğru giderek Bilen’e durumunu sordu. Bilen’in ellerini boynuna götürdüğünü ve nefes alamadığını gören Seçkin, aldığı ilk yardım eğitimi sayesinde Bilen’e heimlich manevrası yaparak boğazında kalan pirinç tanesini çıkardı. Boğazına kaçan pirinç tanesi canına mal oluyordu Bilen, yapılan heimlich manevrasıyla boğazında kalan pirinç tanesinin çıkmasıyla rahat bir nefes aldı. Bilen’in hayatını kurtaran Seçkin, soğukkanlı davranışıyla takdir topladı. Bilen ve lokanta çalışanları ile çevredeki vatandaşların kısa süreli panik yaşadığı olay anı iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Olaydan sonra Bilen, hayatını kurtaran Seçkin’e teşekkür etmek istedi ancak Seçkin’in lokantadan ayrıldığını görünce üzüldü. Seçkin’i aramaya başlayan ve iki gün önce Seçkin’e ulaşan Bilen, Seçkin’i avukatlık ofisinde ziyaret ederek teşekkür etti. Kurtarıcı o anları anlattı Avukat olan ve geçtiğimiz yıl ilk yardım eğitimi alan Hüseyin Seçkin, herkesin ilk yardım eğitimi alması gerektiğini söyledi. Olay anını anlatan Seçkin, "Biz arkadaşlarla birlikte lokantada yemek yediğimiz esnada Ömer beyin davranışlarında tuhaflık hissettim. Hemen Ömer beyin yanına gidip kendisinin iyi olup olmadığını sordum. Kafasını sallayarak iyi olmadığını belirtti. Boğazında bir şey olup olmadığını sordum. O da kafasını sallayarak ‘evet’ dedi. Ben de o andan itibaren kendisine müdahale etmeye çalıştım. O arada biraz fenalaştı ama sonuç olarak boğazındaki pirinç tanesini çıkardım ve kendisini tekrar sandalyeye oturttum. Ömer bey elini yüzünü yıkayarak kendisine geldi. Ondan sonra kendisi de bize bu konuda çok teşekkür etti. Kendisine öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi. "Bir insanın hayatını kurtarmak güzel bir duygu" Ömer Bilen’in hayatını kurtardığı için çok mutlu olduğunu ve herkesin mutlaka ilk yardım eğitimi alması gerektiğini ifade eden Seçkin, "Daha önce ilk yardım eğitimi almıştım ve iyi ki de almışım. Herkese bu sağlık eğitimini almasını tavsiye ediyorum. Bir insanın hayatını kurtarmak güzel bir duygu. Biz zaten ülke olarak milliyetçi bir insanız, vatanseveriz. O yüzden her zaman insanlara yardım etmeyi seviyoruz. Bu konuda her zaman herkese yardım etmeye de hazırız. Biz görevimizi yaptık. Aslında yaptığımızda abartılacak bir durum yok. İnsanlık görevimizi yaptık. Ömer bey bizi ziyarete geldi. Kendisine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Şuan nefes alıyorsam önce Allah, sonra Hüseyin beyin sayesinde" Yemek yediği esnada boğazına pirinç tanesi kaçtığını ve nefes alamadığını belirten Ömer Bilen ise "O arada ben kendimi kaybettim. Yardım istedim ama nefessiz kaldığım için isteyemedim. O arada hiç kendimi iyi hissetmiyordum. Allah razı olsun Hüseyin bey nefessiz kaldığımı fark etti ve yanıma geldi. ‘Neyin var’ diye sordu. O arada tam cevap veremedim. Kötü olduğumu kendisi de hissetti. Hemen bana müdahale etti. Allah razı olsun. Şu an nefes alıyorsam önce Allah, sonra Hüseyin beyin sayesinde nefes alıyorum. Bütün insanları böyle duyarlı olmaya davet ediyorum. Olaydan sonra da telefonunu arkadaşlardan aldım. Ulaşmaya çalıştım. Bir iki gün içinde ulaşamadım. Sonradan ulaştım. Kendisine teşekkür ziyarete geldim. Çocuklarımı da kendisiyle tanıştıracağım. Hüseyin beye çok çok teşekkür ediyorum. Her gün ailece kendisine dua ediyoruz" diye konuştu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:38
Ressam Hatice Aydoğan SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı
Ressam Hatice Aydoğan, "Hatice Aydoğan ile Mavi Nefes" resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Hatice Aydoğan, sergide yer alan eserlerinde kent, bellek ve kimlik kavramlarını soyut ve figüratif bir anlatım dili üzerinden bir araya getirdiğini söyledi. Eserleri, bireysel hafıza ile kolektif mekan arasında kurulan ilişkiyi, süreklilik ve kopuş kavramları üzerinden ele aldığını anlatan Aydoğan, "Bu yaklaşım, izleyiciyi kent göstergeleri ve insan yüzleri arasında dolaşan çok katmanlı görsel okumaya davet ediyor. Sergi, çağdaş resim pratiği içinde mekân ve figür arasındaki dönüşen ilişkiye dair düşüncel bir alan açmayı amaçlıyor" dedi. Resimlerinde yaşadığı kente ve onun içinden geçen duygu akışlarına yeniden bakmanın yollarını aradığını belirten Aydoğan, "Benim için kent yalnızca binalardan, sokaklardan ya da topografyadan ibaret değildir, insanın iç sesini, hafızasını ve görünmez yaralarını taşıyan çok katmanlı bir dokudur. Bu nedenle tuallerimde beliren her yapı, her çizgi ve her renk aslında kişisel bir hikâyenin soyutlanmış halidir. Akrilik boyanın katmanlı yapısını kullanarak zamanın izlerini resmin yüzeyine kazımayı seviyorum. Çalışmalar çizgisel müdahaleler ile lekesel yayılımın dengelendiği bir yapı kurar; böylece kent, gerçeklik ile göstergeler arasında salınan kırılgan bir topografyaya dönüşür. Sanatçı gündelik gürültüsünü soyutlayarak izleyiciyi sessiz ama yoğun bir dahili manzaraya davet eder. Bu sergi kentin şeklini, insanın benlik katmanlarıyla eşleştirerek, görünür olanla silikleşen arasındaki o ince sınırı araştırır. Gaziantep’te sergi açmaktan büyük memnuniyet duydum" ifadelerini kullandı. Aydoğan, SANKO Sanat Galerisinde sergi açması için davet eden galeri küratörü Aslı Özen’e de teşekkür etti. SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek ise Hatice Aydoğan’ın sergisi ile 358’inci sergiye ev sahipliği yaparak bugüne kadar 723 sanatçıyı Gaziantepli sanatseverler ile buluşturduklarını kaydetti. Sergi açılışına SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Can Gizir, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, Ressamlar Alya Bodur, Dilek Külek, Gülgün Mert, Zehra Palacı, Makbule Kocahal, Zeynep Kuyucu, SANKO Park AVM Kurumsal Pazarlama Yöneticisi Melihşah Ateş ve sanatseverler katıldı. Hatice Aydoğan’ın 35 eserinin yer aldığı "Hatice Aydoğan ile Mavi Nefes" resim sergisi SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 27 Şubat 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 arasında gezilebilecek.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:19
Şahin: "Ramazan, birlikteliğimizi, bir arada olma gücümüzü pekiştirecektir"
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mübarek Ramazan ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mesajında, Gaziantep’in tarih boyunca paylaşmayı, dayanışmayı ve kardeşliği hayatının merkezine alan bir şehir olduğunu belirterek, Ramazan ayının bu köklü anlayışı daha da güçlendirdiğini ifade etti. Gaziantep’in sadece üretimiyle, kültürüyle ve medeniyet birikimiyle değil, aynı zamanda güçlü sosyal dayanışma geleneğiyle de örnek bir şehir olduğunu vurgulayan Şahin, belediyecilik anlayışlarının da bu dayanışma ruhunu büyütmek üzerine kurulu olduğunu kaydetti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Ramazan ayı boyunca şehrin dört bir yanında kurulan iftar sofraları, kültür ve sanat etkinlikleri ile Ramazan’ın manevi atmosferini tüm şehirde yaşatmaya devam ettiklerini belirten Şahin, belediyeciliğin yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda gönüllere dokunan bir hizmet anlayışını da kapsadığını ifade etti. Başkan Fatma Şahin mesajında, "Gaziantep, asırlardır paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerini yaşatan kadim bir şehirdir. Bizim belediyecilik anlayışımızın merkezinde de insan vardır, gönül vardır, birlik vardır. Ramazan ayı, bu anlayışımızı daha da güçlendirdiğimiz, hemşerilerimizle aynı sofranın bereketinde buluştuğumuz müstesna bir zaman dilimidir. Ramazan, birlikteliğimizi, bir arada olma gücümüzü pekiştirecektir. Bu mübarek ay boyunca şehrimizin her köşesinde Ramazan’ın ruhunu yaşatmaya, birlik ve beraberliğimizin verdiği hissiyatı derinden hissedecek, hayatımızın devamına önemli izler bırakacağız. Bu vesileyle başta Gaziantepli hemşerilerimiz olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyor, sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:39
İlk sahur öncesi uzmandan kritik uyarı
Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, ilk sahurda yapılan beslenme hatalarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Zişan Sobacı, uzun sürecek açlık dönemine sağlıklı bir başlangıç yapmanın ay boyunca enerjiyi korumak açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Uzun saatler aç kalacağız düşüncesiyle aşırı ve ağır yemek tüketmek en sık yapılan hatalardan biri, özellikle kızartmalar, hamur işleri ve fazla tuzlu gıdaların gün içinde susuzluk hissini artırır ve mide problemlerine yol açabilir" dedi. Sahurda doğru beslenme İdeal sahur öğünü ile ilgili bilgi veren Diyetisyen Sobacı, "Yumurta, peynir, yoğurt gibi kaliteli protein kaynakları, tam buğday ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, bol yeşillik ve lifli sebzeler, ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar, yeterli miktarda su içermeli, sahurda kan şekerini dengede tutan ve uzun süre tokluk sağlayan besinler tercih edilmeli. Aksi halde gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı görülebilir" ifadelerini kullandı. "Çay ve tatlı tüketimine dikkat" Sahurda aşırı çay ve kahve tüketiminin vücuttan su atımını artırarak susuzluğa neden olabileceğini belirten Sobacı, şerbetli tatlılardan ise özellikle uzak durulması gerektiğini vurguladı. Diyetisyeni Zişan Sobacı, iftar ile sahur arasında en az 8-10 bardak suyun zamana yayılarak tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı. Diyetisyen Zişan Sobacı, "Ramazan ayı bir denge ayıdır. İlk sahurdan itibaren bilinçli ve ölçülü beslenmek hem sağlığımızı hem de ibadet sürecimizi olumlu etkiler" diye konuştu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:30
Gaziantep’te hatalı park eden araçlara 9 milyon 795 bin TL ceza
Gaziantep’te polis ekipleri tarafından son bir hafta içerisinde yapılan denetimlerde hatalı park eden 8 bin 532 araç sürücüsüne 9 milyon 795 bin 352 TL cezai işlem uygulandı. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde hatalı park denetimi gerçekleştirdi. Denetimlerde son bir hafta içerisinde hatalı park eden 8 bin 532 araca 9 milyon 795 bin 352 TL cezai işlem uygulandı. Emniyet, yaya geçitleri, engelli rampası ve kaldırımlara araçların park edilmemesi gerektiği konusunda vatandaşları uyardı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 09:28
Diyet Uzmanı Başkülekçi: "Doğru Sahur, kontrollü iftar"
Anka Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Başkülekçi, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil, bedensel denge açısından da önemli bir dönem olduğunu belirtti. Gün boyu süren açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihlerinin halsizlik, baş ağrısı, mide yanması ve hızlı kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, doğru planlanan sahur ve iftar ile Ramazan’ın hem enerjik hem de sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Sahurun oruç tutmanın adeta sigortası olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başkülekçi, sahura kalkmadan tutulan orucun kan şekerinin hızlı düşmesine ve gün içinde yoğun acıkmaya neden olabileceğini belirtti. En doğru sahurun kahvaltı tarzında ve dengeli içeriklerden oluşması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, protein açısından zengin yumurta, peynir ve yoğurt gibi besinlerin, tam buğday ekmeği ya da yulaf gibi kompleks karbonhidratların, zeytin ve ceviz gibi sağlıklı yağların ve mutlaka sebzelerin yer aldığı bir öğünün gün boyu tokluk süresini uzatacağını söyledi. Buna karşılık börek, poğaça, salam, sucuk gibi işlenmiş ve aşırı tuzlu gıdaların susuzluğu artırabileceğini, fazla çay ve kahve tüketiminin de gün içinde daha fazla susamaya yol açabileceğini dile getirdi. İftarda ise en sık yapılan hatanın gün boyu boş kalan mideye bir anda yüklenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, orucun 1-2 hurma ve su ile açılmasının ardından kısa bir mola verilmesini önerdi. Bu molanın sindirim sistemini hazırladığını ve aşırı yemek tüketimini engellediğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, iftarın önce çorba ile başlaması, ardından kısa bir ara verilerek ana yemek ve salata ya da yoğurt ile devam edilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğunu söyledi. Ana yemeklerde kızartma yerine ızgara, fırın ya da zeytinyağlı seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tatlı tüketiminin iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra yapılmasının daha doğru olacağını belirten Diyetisyen Başkülekçi, sütlü tatlılar veya meyvenin daha dengeli bir tercih olduğunu, şerbetli tatlıların ise seyrek tüketilmesi gerektiğini ifade etti. İftar ile sahur arasında ortalama 2-2,5 litre su içmenin baş ağrısı, kabızlık ve halsizlik gibi şikayetleri büyük ölçüde önlediğini vurguladı. Ramazan ayında önemli olanın çok yemek değil, doğru ve dengeli beslenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, dengeli bir sahur, kontrollü bir iftar ve yeterli su tüketimi ile bu mübarek ayın hem sağlıklı hem de rahat geçirilebileceğini ifade ederek sağlıklı ve bereketli bir Ramazan temennisinde bulundu.
17 Şubat 2026 Salı - 21:10
Gaziantep’te silahlı, maskeli ve biber gazlı kuyumcu soygunu: 1 kilo altın çalan 2 soyguncu yakalandı
Gaziantep’te maskeli ve silahlı 3 soyguncu, girdikleri kuyumcuyu biber gazı ile etkisiz hale getirdikten sonra yaklaşık 1 kilo altını çaldı. Altınlarla kaçan saldırganlardan 2’si polis ekiplerince yakalanırken, diğer şüpheliyi yakalamak için çalışmalar devam ediyor.
17 Şubat 2026 Salı - 20:50
Gaziantep’te silahlı, maskeli ve biber gazlı kuyumcu soygunu
Gaziantep’te maskeli ve silahlı 3 soyguncu, girdikleri kuyumcuyu biber gazı ile etkisiz hale getirdikten sonra yaklaşık 1 kilogram altın çaldı. Olay sonrası altınlarla kaçan saldırganlardan 2’si polis ekiplerince yakalanırken, diğer şüpheli ve çalınan altınları arama çalışmaları devam ediyor. Olay, akşam saatlerine doğru Şahinbey ilçesi Vatan Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Vatan caddesi üzerindeki bir kuyumcuya giren maskeli ve silahlı İ.P. (17), İ.P.Ç.(17) ve E.Y.Ç. (17) isimli 3 soyguncu, kuyumcuyu biber gazı ile etkisiz hale getirdikten sonra yaklaşık 1 kilogram altını çalarak kaçtı. Yaşanan olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak kuyumcuda inceleme yaptı. Yapılan incelemelerin ardından çalışma yapan polis ekipleri, kaçan saldırgandan İ.P. ve İ.P.Ç.’yi kısa sürede yakaladı. Ekiplerin diğer soyguncu E.Y.Ç. ve çalınan yaklaşık 1 kilogram altını arama çalışmaları ise devam ediyor. Olayla ilgili soruşturma ise sürüyor.
17 Şubat 2026 Salı - 17:20
Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök göreve başladı
Tekirdağ İl Müftüsü iken Gaziantep İl Müftülüğü görevine atanan Mustafa Soykök, dualarla yeni görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 31 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Gaziantep İl Müftülüğü görevine atanan Mustafa Soykök, bugün itibariyle göreve başladı. Geçtiğimiz aylarda Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar’ın Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olarak atanmasının ardından boşalan İl Müftülüğü görevine atanan Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Soykök için İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda program düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, "16 Şubat 2026 tarihi itibariyle çok büyük, çok onurlu ve değerli bir emanet olan Gaziantep İl Müftülüğü görevini üstlenmiş bulunuyorum. Gazi şehrimize hizmet etmek gerçekten büyük bir şükür vesilesidir. Bu emanete bizleri layık gören devlet büyüklerimize teşekkür ederim. Destek, katılım, iyi dilek ve dualarınız için sizlere çok teşekkür ederim. Bu görevi üstlenirken en büyük melceim Cenab-ı Hakk’ın yardım ve desteğidir. Bu ulvi yolda en büyük temennimiz istikamet üzere ayağımız sürçmeden, Allah’ın rızasına uygun olarak görevimizi layıkıyla yapmak olacaktır. Ekip arkadaşlarıma güveniyorum. Gazi şehrimizin iyiliğin yeryüzüne egemen olması için seferber olan gönül ehli insanlarına seviniyorum. Bugün çektiğimiz bu besmele hep birlikte yazacağımız nice güzel hikayelerin başlangıcı olacaktır" dedi. Soykök, "Mübarek Ramazan ayının gölgesi başımıza düştü. Erkek, kadın, genç, ihtiyar herkesi her zamankinden daha çok camilerimize bekliyoruz. Kur’an kurslarımıza mukabele ve vaazlarımıza bekliyoruz. Şatafata sapmadan, Ramazan’ın ruhunu zedelemeden ibadet coşkusunu artırmalı ve birbirimizle daha çok kardeşleşmeliyiz. Bu Ramazan hayatlarımıza yeni bir başlangıç olmalı, her birimiz için bir muhasebe fırsatı olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu. İl Müftü Yardımcısı Şakir Aktaş’ın yeni İl Müftüsü Mustafa Soykök’e cübbesini giydirmesinin ardından program yapılan dua ile sona erdi.
17 Şubat 2026 Salı - 16:59
Şehitkamil’den gönüllere dokunan ‘Vefa Hizmeti’
Şehitkamil Belediyesi tarafından yürütülen "Vefa Hizmeti" kapsamında, Ramazan Ayı öncesinde vatandaşların evlerinde temizlik, kişisel bakım ve sağlık hizmetleri gerçekleştirildi. Belkız ve Gazikent mahallelerinde yaşayan Zengin ve Ceylan aileleri, sunulan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ramazan Ayı öncesinde gerçekleştirilen Vefa Hizmeti çalışmalarıyla yaşlı, engelli ve kronik hastalığı bulunan vatandaşların hem evleri temizleniyor hem de kişisel bakım ve temel sağlık kontrolleri yapılıyor. Şehitkamil Belediyesinin sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürdüğü hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. "Onlar yapmasaydı perişan olurdum" Belkız Mahallesi’nde ikamet eden 65 yaşındaki Fatma Zengin, karaciğer nakli sonrası yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle günlük işlerini yapmakta zorlandığını belirtti. Nakil sonrası kullandığı ilaçların böbreklerine zarar verdiğini, böbrek yetmezliği, tansiyon ve şeker hastalığıyla mücadele ettiğini ifade eden Zengin, Vefa Hizmeti ekibinin düzenli olarak evine gelerek temizlik yaptığını söyledi. Zengin, "Vefa Hizmeti ekibine çok teşekkür ederim. Belediye Başkanımıza teşekkür ederim. Ben karaciğer nakli oldum, ilaçlar böbreklerimi vurdu. Böbrek yetmezliğim var. Tansiyon ve şeker hastasıyım. Çok hastaydım, hiçbir iş yapamıyordum. Gelip evimi siliyorlar, süpürüyorlar, tozunu alıyorlar. Camlarımı, kapımı siliyorlar, balkonlarımı yıkıyorlar. Allah razı olsun. Onlar yapmasaydı perişan olurdum" dedi. "Evimizi temizlemekte zorlanıyorduk" Gazikent Mahallesi’nde yaşayan, doğuştan yürüme engelli olan ve dört çocuk babası Talip Ceylan da hem kendisinin hem de eşinin engelli olması nedeniyle ev işlerinde büyük zorluk yaşadıklarını kaydetti. Belediyeye başvurmalarının ardından düzenli aralıklarla destek almaya başladıklarını ifade eden Ceylan, verilen hizmetlerin hayatlarını kolaylaştırdığını vurguladı. Ceylan, "Yürüme engelliyim, çocukluktan beri. Eşim de yürüme engelli. Durumumuzdan dolayı evimizi temizlemekte zorlanıyorduk. Belediyeyi aradım, sağ olsunlar yönlendirdiler. Belirli aralıklarla gelip kapıları, pencereleri, yerleri temizliyorlar. Berber arkadaş gelip tıraşımı yapıyor. Sağlık ekipleri de geliyor; tansiyonumuzu, şekerimizi ölçüyor, durumumuza bakıyor. Sağlık hizmeti de çok güzel" diye konuştu.
17 Şubat 2026 Salı - 16:59
Gaziantep Büyükşehir’den Ramazan öncesi yaşlı ve engellilere kapsamlı destek
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı öncesinde Evim Dünyalara Bedel Birimi aracılığıyla, ihtiyaç sahibi yaşlı ve engelli bireylerin yaşam alanlarını daha sağlıklı ve güvenli hale getirmek amacıyla çalışmalarını yoğunlaştırdı. Kent genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle yalnız yaşayan, bakıma muhtaç ve sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bireylerin yaşam alanları hijyen ve güvenlik açısından Ramazan ayına hazır hale getiriliyor. Ramazan öncesinde gerçekleştirilen çalışmalarda genel ev temizliği, ev ortamında saç-sakal kesimi hizmeti, boya-badana uygulamaları ile basit sıhhi ve elektrik tesisatı işlemleri yer alıyor. Birimin faaliyetleri kapsamında ayrıca ev kazalarını önlemeye yönelik olarak banyo tutunma barı, kaydırmaz bant, seyyar WC, otomatik priz koruyucu, banyo taburesi, yatak yanı tutunma barı ve pencere emniyet kilidi gibi malzemelerin temini ve kurulumu gerçekleştiriliyor. Hizmetten 65 yaş ve üzeri yalnız yaşayan yaşlılar, yüzde 70 ve üzeri engelli bireyler ile bakıma muhtaç ve dar gelirli vatandaşlar yararlanabiliyor. Başvuru sahiplerinin herhangi bir kurumdan evde bakım hizmeti almıyor olması gerekiyor. Günlük yaşam ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan ve tıbbi bakım ihtiyaçlarını bulunmayan bireyler de kapsam dahilinde değerlendiriliyor. Hane içinde ya da yakın çevresinde destek unsuru bulunmasına rağmen bakım konusunda yetersizlik tespit edilen durumlarda da hizmet sunuluyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda Ramazan ayı öncesinde yürüttüğü çalışmalarla yaşlı ve engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olmayı sürdürüyor. 2025 yılında 852 haneye ulaşılan çalışma kapsamında 635 hanede temizlik hizmeti verildi, 102 hanede kişisel bakım sağlandı, 115 hanede ise boya-badana ve tadilat çalışmaları gerçekleştirildi.
17 Şubat 2026 Salı - 15:26
Gaziantep’in Gençleri "Kitapkurdu" ile geleceğe kanat açıyor
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gaziantep İl Temsilciliği, Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran "Kitapkurdu" yarışmasının Gaziantep lansmanını coşkulu bir törenle gerçekleştirdi. Ortaokul öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığını eğlenceli bir rekabete dönüştüren projenin tanıtımında, çocukların heyecanı gözlerinden okundu. "Okuyan bir nesil, güçlü bir gelecek" Lansman programında konuşan TÜGVA Gaziantep İl Temsilcisi, projenin sadece bir yarışma değil, gençlerin dijital dünyanın kuşatmasından kurtulup kitapların güvenli limanına sığınmaları için bir fırsat olduğunu belirtti. Yapılan açıklamada, "Gaziantep’in her köşesindeki ortaokullu kardeşlerimize ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız, bilgiyi hikmetle harmanlayan, analiz yeteneği gelişmiş bir nesil inşasına katkı sunmaktır" ifadelerine yer verildi. Binlerce çocuk kitaplarla buluşacak Lansmana katılan öğrenciler, seçilen kitapları okuyarak hem kişisel gelişimlerini sürdürecek hem de yarışma sonunda verilecek büyük ödüller için ter dökecekler. Etkinlik sırasında mikrofon uzatılan minik "Kitapkurdu" adayları, "Kitaplar bizim en yakın arkadaşımız, Gaziantep’in en çok okuyan şehri olması için biz de varız!" diyerek projeye olan inançlarını dile getirdiler.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder