Yerel Haberler
Gaziantep
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:00 Gaziantep’te çocuk kaçırma olaylarına karşı gerçeği aratmayan ’pembe kod’ tatbikatı Gaziantep’te hastanede çocuk kaçırma olaylarına karşı uygulanan ’pembe kod’ tatbikatı gerçeğini aratmadı. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Hastalıkları Ek Binası’nda, çocuk kaçırma olaylarına karşı uygulanan ’pembe kod’ kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Hastane Afet Planı (HAP) çerçevesinde düzenlenen tatbikatla, hastanenin afet ve acil durumlara hazırlık düzeyinin test edilmesi, personelin görev ve sorumluluklarının pekiştirilmesi, muhtemel aksaklıkların önceden tespit edilmesi ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesi amaçlandı. Hastane koridorlarından gerçeği aratmayan tatbikat Senaryo gereği hastanede yaşanan çocuk kaçırma girişiminin ardından "pembe kod" alarmı verildi. Güvenlik ekipleri, sağlık personeli ve Olay Yönetim Ekibi eş zamanlı harekete geçerken, hastane içerisinde güvenlik önlemleri artırıldı ve ilgili alanlarda tahliye süreçleri uygulandı. Tatbikat kapsamında hastane personelinin olaylara hızlı ve koordineli müdahalesi, güvenlik önlemlerinin etkinliği, hasta ve personel tahliye süreçleri, birimler arası iletişim ve kriz yönetimi uygulamalı olarak test edildi. Senaryo doğrultusunda rehine alma, yaralılara müdahale ve olayın kontrol altına alınmasına yönelik süreçler de başarıyla gerçekleştirildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:44 Gaziantep’te IBAN mağduriyeti: "Şefime güvendim, hakkımda 4 dava açıldı" Gaziantep’te yaşayan Servet Uzunöz hakkında, banka hesabını kullandırdığı gerekçesiyle 4 dava açıldı. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki Servet Uzunöz, hesabını kullandırdığı gerekçesiyle hakkında açılan davalar nedeniyle mağdur olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 yıl önce çalıştığı inşaat firmasında şantiye şefinin isteği üzerine banka hesabını kullandırdığını belirten Uzunöz, süreç sonunda farklı illerden hakkında dosyalar açıldığını ifade etti. Uzunöz, askere gitmeden önce inşaat malzemeleri sektöründe çalıştığını belirterek, "Şantiye şefim bana, inşaat malzemelerinin ödemesinin benim hesabıma geleceğini söyledi. Kendi hesaplarının blokeli olduğunu ve açıklama kısmında da inşaat malzemesi yazacağını belirtti. Gelen paraları çekip kendisine elden teslim ettim" dedi. Yargılandığı suçlamalar kapsamında 5 ila 10 yıl arasında ceza istemiyle karşı karşıya olduğunu belirten Uzunöz, yaşadığı süreci tam olarak anlayamadığını ifade ederek yetkililerden yardım istedi. "Şu anda devam eden 4 aktif davam var" Asker dönüşünde hakkında çeşitli soruşturmalar açıldığını söyleyen Uzunöz, "Yozgat, Afyon ve Bursa’dan dosyalar açılmaya başladı. Şu anda devam eden 4 aktif davam var. İlk dosyam nedeniyle Gaziantep’te yaklaşık 18-20 gün tutuklu kaldım. Daha sonra Afyon Bolvadin Cezaevi’nde de yaklaşık 1 ay yattım. Dosyalarım halen devam ediyor" dedi. "Kimse hesabını başkasına kullandırmasın" Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Uzunöz, "Kimse hesabını başkasına kullandırmasın. Nakitse nakit alışveriş yapılsın. Kim olursa olsun, hesap üzerinden başkası adına para alıp vermesinler. Çok kişi bu konuda mağdur oluyor. Ben yetkililerden yardım bekliyorum" ifadelerini kullandı. "IBAN bilgisini, mobil bankacılık erişimini veya para transfer yetkisini üçüncü kişilerle paylaşmamalıdır" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ferhat Kurt, son dönemde kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen olayların ciddi bir hukuki ve toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Avukat Kurt, "Bugün kamuoyunda ‘IBAN mağdurları’ olarak bilinen çok ciddi bir hukuki ve toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Elbette organize dolandırıcılık suçlarıyla etkin şekilde mücadele edilmelidir. Ancak hukuk devletinin temel ilkesi şudur: Ceza sorumluluğu şahsidir. Kast olmadan, yani kişinin suç işleme iradesi somut şekilde ortaya konulmadan, yalnızca banka hesabı üzerinden ağır cezalar verilmesi toplum vicdanında ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle gençler, öğrenciler ve ekonomik sıkıntı yaşayan kişiler, ‘hesabını kirala’, ‘para transferi yap’, ‘komisyon kazan’ gibi yöntemlerle kandırılabilmektedir. İş bulma vaadi, ticari ortaklık ya da güvene dayalı kişisel ilişkiler gibi gerekçelerle banka hesaplarını üçüncü kişilerin kullanımına açan kişiler, ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Çoğu zaman organize yapıların gerçek boyutunu bilmeden kendilerini ağır ceza yargılamalarının içinde bulmaktadırlar. Nitekim kamuoyunda da TCK 158’in uzlaşma kapsamına alınması, ölçülülük ilkesinin güçlendirilmesi ve iyi niyetli vatandaşların korunmasına yönelik yasal düzenleme talepleri yoğun şekilde gündemdedir. Buradan vatandaşlarımıza çok net bir uyarıda bulunmak istiyorum: Hiç kimse banka hesabını, IBAN bilgisini, mobil bankacılık erişimini veya para transfer yetkisini üçüncü kişilerle paylaşmamalıdır. ‘Kolay para’ vaadiyle yapılan bu teklifler, kişileri çok ağır cezai süreçlerle karşı karşıya bırakabilmektedir" diye konuştu.
GAÜN’de Organ Bağışı Haftası Etkinlikleri düzenlendi
08 Kasım 2024 Cuma - 11:20 GAÜN’de Organ Bağışı Haftası Etkinlikleri düzenlendi 03-09 Kasım Organ Bağışı Haftası nedeniyle, Gaziantep Üniversitesi(GAÜN) Organ Nakli Merkezi ve GAÜN Organ Nakli Öğrenci Topluluğu tarafından organ bağışına dikkat çekmek amacıyla birçok yerde stant açıldı. Etkinliklerle ilgili bilgi veren GAÜN Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sacid Çoban, “Organ nakli; son dönem organ yetmezliği olan hastalar için kesin tedavi yöntemidir. Organ nakli konusundaki bilinç son yıllarda oldukça artmasına rağmen tüm Dünya’da ve Türkiye’de de organ nakli bekleyen insan sayısı da günden güne artmaktadır. Gaziantep Üniversitesi Organ nakli merkezi ve üniversitemiz Organ Nakli Öğrenci Topluluğu ile birlikte 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışına farkındalık oluşturmak, kamuoyunu bu konuda daha fazla bilinçlendirmek ve organ bağışını arttırmak amacıyla hastanemiz poliklinik girişinde, Gaziantep Üniversitesi merkezi yemekhane önünde ve alışveriş merkezinde stantlar açıldı. Yaşama yeniden merhaba demeyi bekleyen binlerce hastanın umutlarını arttırmak için ‘Emanetin Hayat Versin’ diyoruz ve herkesi organ bağışına davet ediyoruz” şeklinde konuştu. Etkinlikler kapsamında organ bağışına dikkat çekmek amacıyla kurulan stantlar büyük ilgi gördü. Standa başvuranlara organ bağışı ile ilgili bilgiler verildi, bağışta bulunmak isteyenlerin ise kayıtları alındı.
Meslek lisesi öğrencileri günde 18 bin kişilik yemek üretiyor
08 Kasım 2024 Cuma - 09:44 Meslek lisesi öğrencileri günde 18 bin kişilik yemek üretiyor Gaziantep’te GAHİB Halıcılık ve Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri günde 18 bin kişiye ekmek ve yemek üreterek hem mesleki becerilerini geliştiriyor hem de ailelerine ekonomik katkı sağlıyor. Gaziantep’te GAHİB Halıcılık ve Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gören 100 öğrenci, okul bünyesinde kurulan imalathanelerde uzman öğretmenlerin rehberliğinde görev alarak günlük 18 bin kişiye 3 öğün olmak üzere 4 çeşit yemek ve 30 bin ekmek üretiyor. Bu üretimden elde edilen gelir ise döner sermaye ile okul bünyesine kazandırılıyor. Proje kapsamında üretilen ekmek ve yemekler, Gaziantep genelindeki hastane, okul ve çeşitli kamu, kurum ve kuruluşlara gönderilirken bu gerçekleştirilen projede öğrencilerin hem mesleki becerilerinin geliştirilmesi hem de toplumsal ihtiyaçların karşılanması hedefleniyor. Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetimi tarafından desteklenen projede öğrenciler, mezun olduklarında iş hayatına daha donanımlı bir şekilde adım atabiliyor. Gastronomi şehri Gaziantep’in ihtiyaç duyduğu nitelikli aşçıları yetiştirmeyi amaçlayan okul aynı zamanda öğrencilerin sigortasını da yaparak performanslarına göre aylık maaş veriyor. Harçlıklarını kazanan öğrenciler aile bütçelerine destek olarak sadece mesleki beceriler değil, aynı zamanda ailelerine gelir sağlama imkanı da buluyor. Hijyen, kalite ve lezzetten ödün vermeden hazırlanan yemekler, öğrencilere hem iş tecrübesi kazandırıyor hem de onlara geleceğe dair umut veriyor. Bu çalışmalarla GAHİB Halıcılık ve Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, eğitimde örnek bir model olarak büyük takdir topluyor. “Günlük 18 bin kişinin yemek ve ekmek ihtiyacını karşılanıyor” 100 öğrenci ile günlük 18 bin kişiye yemek ve ekmek ürettiklerini aktaran Okul Müdürü Samet Akyıldız, “Okulumuzda hem ekmek hem yemek üretimi yapıyoruz. Çeşitli kamu, kurum ve kuruluşlara yemek ve ekmek hizmeti sunuyoruz. Bu işi MESEM öğrencileri ile birlikte yapıyoruz. Okulumuzda 100 MESEM öğrencisi çalışıyor ve günlük 18 bin kişinin yemek ve ekmek ihtiyacını karşılıyor. Her öğrencimiz burada asgari ücret üzerinden maaş alıyor. Kısacası öğrencilerimiz hem lise hayatına devam ediyor ve maddi anlamda kazanç sağlıyorlar” dedi. “Gıda ve fırın sektörüne öğrenciler yetiştiriyoruz” Gıda ve fırın sektörüne öğrenci yetiştirdiklerini belirten Akyıldız, “Burada çalışan çocuklar lise öğretimi görmeyen gençler olduğu için buradan mezun olduklarında lise diploması almaya hak kazanıyorlar. Aynı zamanda teorik eğitimlerini pratiğe dökme imkanı buluyorlar. Bizler burada gıda ve fırın sektörüne öğrenciler yetiştiriyoruz. Her biri usta olacak kapasitede. Aynı zamanda çocuklarımız aile bütçelerine destek olmanın gururunu da yaşıyor” dedi. "Burada olmak benim için büyük avantaj" Hem okuyup hem çalışarak evine destek olduğunu söyleyen Esma Karahan, aldığı eğitimlerin büyük avantaj olduğunu ifade ederek, “Arkadaşlarımla beraber burada çalışıyorum. Hem okuyup hem çalışarak evime destek oluyorum. Doğrama işlerimiz var. Kasap, pastane aşçılık, ekmek üretimi tüm işler aynı anda devam ediyor. Burada olmak benim için büyük avantaj. Burada hem öğrenip, hem de para kazanıyoruz. Arkadaşlarımızla aynı ortamda yemek yapıyor olmak mutluluk veriyor” şeklinde konuştu. “İleride aşçı olmak istiyorum” Meslek lisesinde eğitim aldığı için mutlu olduğunu söyleyen ve ileride aşçı olmak istediğini söyleyen Murat Yılmaz, “Burada Kasap, pastane aşçılık, ekmek üretimi alanlarında ekip olarak çalışıyoruz. Çalıştığım bölümden çok memnunum. Burada hem paramızı kazanıyoruz hem de meslek ediniyoruz. Bu bölümü kendi isteğimle seçtim. İleride aşçı olmak istiyorum” diye konuştu.
10 Kasım Atatürk’ü anma günü mesajı
08 Kasım 2024 Cuma - 09:34 10 Kasım Atatürk’ü anma günü mesajı SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında “10 Kasım 1938 yılından bu yana yüreklerimizdeki ateş hiç sönmedi” dedi. Prof. Dr. Dağlı, kendisini milletine adayan Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün zekâsı, kararlılığı ve inancıyla yüce Türk Milletine önderlik edip aziz vatan topraklarını işgalden kurtaran büyük bir lider olduğunu vurgulayarak, 10 Kasım’ın, anma günü olduğu kadar, O’nun fikirlerini, düşüncelerini ve ilkelerini de anlama günü olduğunu belirtti. Prof. Dr. Dağlı, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, büyük Türk devletinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşması amacıyla Cumhuriyeti ilan ederek siyasi, sosyal ve ekonomik alanda yaptığı yenilikler ile yolumuzu ve yönümüzü aydınlatmaktadır” ifadelerin kullandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” sözünü hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, mesajını şöyle sürdürdü: “Türk İstiklalini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak en önemli vazifemizdir. Atamızı 86 yıl önce ebediyete uğurladık. O’nun açtığı yolda, gösterdiği hedefe doğru ilerleyeceğimize ve yaktığı bağımsızlık meşalesinin sonsuza dek yanması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86’ncı yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”
GAÜN’de 6. Uluslararası Geleneksel ve Yöresel Değerler Sempozyumu başladı
07 Kasım 2024 Perşembe - 16:25 GAÜN’de 6. Uluslararası Geleneksel ve Yöresel Değerler Sempozyumu başladı Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Güzel Sanatlar Fakültesi ile Akdeniz Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen "6. Uluslararası Geleneksel ve Yöresel Değerler Sempozyumu", GAÜN Cenani Konağı Kültür ve Sanat Merkezi’nde başladı. Programın açılış konuşmasını yapan GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sarıbıyık, Geleneksel Sanatlar ve Yöresel Değerler Sempozyumu’nun köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyleyerek, sempozyumun Gaziantep’te yapılmasının anlamlı bulduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sarıbıyık, “İçinde bulunduğumuz Bey Mahallesi Gaziantep’in en tarihi mahallelerinden biridir ve bu mahallede yer alan Cenani Ailesi’nin geleneksel konağı sempozyumun yapıldığı mekân olarak büyük bir anlam taşımaktadır. Bu sempozyumun burada düzenlenmesi hem şehrin kültürel mirasını yansıtması hem de farklı kültürleri bir araya getirmesi açısından oldukça önemli" dedi. Konuşmasında GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Sanatlar Bölümünün sempozyum organizasyonuna büyük katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ayhan Özer, “Kültür ve sanat merkezi olan Gaziantep’te, bu tarihi mekanda bir sempozyum deneyimi yaşamak bize nasip oldu. Katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ali Eroğlu ise konuşmasında şehrin tarihî ve kültürel önemine dikkat çekti. Eroğlu, Gaziantep’in Gazilik unvanı almış bir şehir olduğunu hatırlatarak, “Bu kadar önemli bir şehirde sempozyum düzenliyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Gaziantep hem gastronomisi hem de kültürel mirasıyla önemli bir değer taşıyor" diye konuştu. 17 farklı üniversiteden katılımcıların yer aldığı ve Gaziantep Olgunlaşma Enstitüsü’nün desteğiyle gerçekleştirilen sempozyum, hem yüz yüze hem de çevrimiçi olarak 13 Kasım 2024 tarihine kadar devam edecek.
Şahinbey Belediyesi’nin destekleri ile hayvan yetiştiriciliği arttı
07 Kasım 2024 Perşembe - 16:17 Şahinbey Belediyesi’nin destekleri ile hayvan yetiştiriciliği arttı Şahinbey Belediyesi tarafından 313 aileye verilen hayvan desteği sayesinde aileler hayvan yetiştiricisi olurken, ilçedeki hayvan varlığı arttı. Şahinbey Belediyesi tarafından hem tarım ve hayvancılığa katkıda bulunmak hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlara gelir kapısı açmak amacıyla yapılan projeler kapsamında, ilçedeki 80 kırsal mahallede yaşayan 313 aileye 16 koyun bir koç veya isteyen aileye 2 gebe inek verilerek hayvancılığın gelişmesi sağlandı. “Hayvancılığa önem veriyoruz” Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu Tarıma ve hayvancılığa büyük önem verdiklerini belirterek, "Köylerde yaşayıp maddi imkanı olmayan 313 ailemize küçük ve büyükbaş hayvan desteği verdik. Onların kendi ayakları üzerinde durması için tabiri caizse onlara balık tutmasını öğrettik. Bunların içerisinde iki inek verdiğimiz ailelerde sayıyı 10’a çıkaranlar oldu. Kuzuları 100’ün üzerine çıkaran ve satış yapanlar, kendi ihtiyaçlarını karşılayan ailelerimiz var. Bu ailelerimiz artık kendi ayakları üzerinde durabiliyor. Hayvanlardan elde ettikleri gelirlerle çocuklarını okutabiliyorlar" dedi. Önemli bir destek sağlandı Şahinbey Belediyesi tarafından kendilerine verilen hayvanlar sayesinde geçimlerini sağladıklarını ifade eden hayvan yetiştiricileri, "Başkanımızın verdiği hayvancılık desteğiyle geçimimizi sağlıyoruz. Hayvanlarımızı verdi, yemlerini verdi. 16 koyun, bir koç almıştık, şu anda 100‘ün üzerinde hayvanlarımız oldu. İhtiyaçlarımızı buradan elde ettiğimiz gelirle gideriyoruz" diye konuştu.
Helal Belgelendirme GTO’da konuşuldu
07 Kasım 2024 Perşembe - 16:17 Helal Belgelendirme GTO’da konuşuldu Gaziantep Ticaret Odasında (GTO), “Ticarette Helal Belgelendirmenin Önemi ve Güncel Gelişmeler” konulu bilgilendirme semineri düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı projesi kapsamında GTO, Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğinde gerçekleşen seminerde pek çok sektöre hitap eden helal ürün ve hizmetlerin belgelendirmesi konusu masaya yatırıldı. Seminerin açılışında yaptığı konuşmada helal belgeli ürünlerin gerek üretici gerekse tüketiciler açısından önem arz ettiğini belirten GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, ticaretin küreselleşmesiyle birlikte helal belgelendirmenin de dünya çapında önem kazanan, ticari işleyişleri doğrudan etkileyen kritik bir konu haline geldiğini söyledi. Başkan Yıldırım konuşmasının devamında, “Üstelik helal belgelendirme sadece İslam ülkelerinde değil, tüm dünyada önemli bir güven göstergesi olarak kabul görmektedir. Gıdadan kozmetiğe, ilaçtan lojistiğe kadar pek çok sektörü etkileyen helal belgelendirme süreci, tüketicilerin güvenle tercih yapmasını sağlamakta, aynı zamanda işletmelere de uluslararası pazarlarda yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu anlamda, konunun çok daha iyi anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bu toplantının düzenlenme amacı tam olarak bu” dedi. Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen ve helal belgelendirmeyle ilgili ayrıntılı bir sunum gerçekleştiren Helal Akreditasyon Kurumu Başkanı Zafer Soylu, dünyanın çeşitli ülkelerindeki helal belgelendirme uygulamaları, Türkiye’nin bu alandaki konumu, helal belgesinin işletmelere sağladığı avantajlar ve helal belgelendirmede denetleme süreçleri gibi konularda katılımcıları bilgilendirdi.
Gaziantep’te şebeke suyunda herhangi bir olumsuzluk yok
07 Kasım 2024 Perşembe - 12:26 Gaziantep’te şebeke suyunda herhangi bir olumsuzluk yok Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ), şebeke suyuyla ilgili bazı medya kanallarında ortaya atılan iddialara yanıt verdi. GASKİ, Gaziantep genelinde sağlanan şebeke suyunun TS 266 ve “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik” standartlarına uygun olduğunu belirterek vatandaşların sağlığı açısından herhangi bir olumsuz durum bulunmadığını açıkladı. Yapılan açıklamada, GASKİ ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin her gün şehrin çeşitli noktalarından su numuneleri aldıkları, bu numunelerle düzenli bakiye klor ölçümleri yaptıkları ifade edildi. Alınan numunelerin, GASKİ’ye bağlı akredite Su Kalite Kontrol Laboratuvarları’nda analiz edildiği ve Halk Sağlığı Laboratuvarları’ndaki testlerle sürekli olarak karşılaştırıldığı vurgulandı. Su kalitesi 7 gün 24 saat izleniyor GASKİ, suyun kalitesini izlemek amacıyla şehrin farklı noktalarına yerleştirilen online klor kontrol sistemi ile 7 gün 24 saat bakiye klor ölçümlerinin sürekli izlendiğini belirtti. Şebekenin çeşitli noktalarından alınan su numunelerinin düzenli analizlerinde mikrobiyolojik ve kimyasal kirliliğe rastlanmadığı ve bu nedenle şebeke suyunda herhangi bir olumsuz durum bulunmadığı açıklandı. Açıklamada ayrıca, insan sağlığını tehdit eden ishal, kusma ve ateş gibi belirtilere neden olan mikrobiyolojik kirliliklerin kontrolsüz kullanılan kuyu sularından veya yıkanmadan ya da şebeke suyuyla yıkanmadan tüketilen meyve ve sebzelerden kaynaklanabileceği belirtildi. Apartman, site, okul, hastane ve cami gibi yerleşim alanlarında kullanılan su depolarında zamanla tortuların oluşabileceği ve bu tortuların çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulanarak bu depoların belirli aralıklarla temizlenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Söz konusu depoların temizliğinin GASKİ sorumluluğunda olmadığı da açıkça ifade edildi. Sağlık açısından analizleri yapılmamış kuyu sularının asla içilmemesi ve kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken GASKİ, vatandaşlara tükettikleri sebze ve meyveleri özellikle şebeke suyuyla iyice yıkamaları, su depolarını belirli aralıklarla temizlemeleri ve depoda beklemiş suyu kullanmamaları tavsiyesinde bulundu. GASKİ, temiz ve güvenilir su hizmeti sunmak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirterek vatandaşların bu konularda hassasiyet göstermelerini rica etti.