Yerel Haberler
Gaziantep
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:28 GİBTÜ’den büyük başarı: İlahiyat ve Teknoloji SosyalFest’te finale yürüyor Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) İlahiyat Fakültesi öğrencileri, Türkiye’nin ilk sosyal bilimler festivali SosyalFest’te "MARİFET" projesiyle Türkiye genelinde ilk 10’a girerek İstanbul’daki büyük finale adını yazdırdı. Teknoloji ile manevi değerleri bir araya getiren GİBTÜ, SosyalFest Sosyal Bilimler Festivali’nde dev bir başarıya imza attı. "İslam’da Bilişim Uygulamaları" kategorisinde yarışan GİBTÜ İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden kurulu TEKNO-İRFAN ekibi, geliştirdikleri yenilikçi projeyle binlerce başvuru arasından sıyrılarak Türkiye finaline yükseldi. "Marifet" Üniversitenin Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü bünyesinde kurulan ekip; yapay zeka, oyunlaştırma ve sosyal dayanışmayı aynı çatıda buluşturan MARİFET adlı bir dijital platform geliştirdi. Özellikle genç kuşağın dijital mecralarda maruz kaldığı bilgi kirliliğine karşı "güvenilir liman" olma özelliği taşıyan uygulama, modern teknolojiyi manevi rehberlikle harmanlıyor. MARİFET uygulamasının öne çıkan özellikleri ise şunlar: Yapay Zeka Destekli Rehberlik: Kullanıcılara özel manevi danışmanlık modülleri. İyilik Oyunlaştırması: Sosyal sorumluluk görevlerini eğlenceli ve teşvik edici hale getiren sistem. Şeffaf Bağış Altyapısı: Sosyal destek ve yardımlaşma faaliyetleri için güvenilir bir ağ. Çok Dilli İçerik: Küresel ölçekte rehberlik sunan dil seçenekleri. İlahiyatın gençlerinden geleceğin vizyonu Projenin mimarları olan İlahiyat Fakültesi öğrencileri Muhammed Emin Yalınız (Teknoloji ve Geliştirme Sorumlusu) ve Abdulbaki Deniz (Operasyon ve Strateji Sorumlusu), akademik bilgilerini teknolojik yetkinlikle birleştirdi. GİBTÜ Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Devrim Ertuğrul’un danışmanlığında hazırlanan proje, disiplinler arası çalışma modelinin en başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İlk durak Gaziantep, hedef tüm Türkiye TEKNO-İRFAN ekibi, MARİFET’i sadece bir uygulama değil, sürdürülebilir bir sosyal etki projesi olarak tanımlıyor. İlk etapta Gaziantep’te pilot uygulaması gerçekleştirilecek olan projenin, kısa sürede Türkiye geneline yayılarak dijital dünyada iyiliği kurumsallaştırması hedefleniyor. GİBTÜ heyeti, İstanbul’da düzenlenecek büyük finalde projelerini tanıtarak Gaziantep’i ve üniversitelerini temsil edecekler.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:01 TÜRSİD Yönetim Kurulu Toplantısı, Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi TÜRSİD Yönetim Kurulu Toplantısı, UITP İş Birliği İmza Töreni ve 25. İşletme Komisyonu Toplantısı Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. Tüm Raylı Sistem İşletmecileri Derneği (TÜRSİD) Yönetim Kurulu Toplantısı, Gaziulaş ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden raylı sistem ve toplu ulaşım alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluş temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, sektörün mevcut durumu ve geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunuldu. TÜRSİD Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra İZBAN’ın da katılım gösterdiği toplantıda; raylı sistemlerin daha güvenli, çevreci, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik birçok olumlu karar alındı. Özellikle toplu taşıma hizmetlerinde teknolojik dönüşümün hızlandırılması, enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve kurumlar arası iş birliklerinin artırılması konularında ortak görüş birliğine varıldı. Program kapsamında ayrıca, uluslararası toplu ulaşım alanının en önemli kuruluşlarından biri olan UITP ile Tüm Raylı Sistem İşletmecileri Derneği (TÜRSİD) arasında sektörün gelişimine katkı sağlayacak önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. İmza törenine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan ile Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Halil Uğur da katılım sağladı. İmzalanan protokolün; bilgi paylaşımını artırması, uluslararası tecrübelerin ülkemize kazandırılması ve raylı sistemler alanındaki ortak projelerin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor. İşletme Komisyonu 25. Buluşmasında Gaziantep’te bir araya geldi Yönetim kurulu programının ardından TÜRSİD 25. İşletme Komisyonu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya; Antalya Ulaşım, BURULAŞ, ESTRAM AŞ, Gaziulaş , İzmir Metro AŞ., Kayseri Ulaşım AŞ, Metro İstanbul ve SAMULAŞ temsilcileri katılım sağladı. Türkiye’nin raylı sistemler alanındaki önemli paydaşlarını bir araya getiren organizasyonda; sürdürülebilir ulaşım politikaları, işletme verimliliği, yolcu memnuniyeti, dijitalleşme süreçleri, güvenlik uygulamaları ve şehir içi raylı sistemlerin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Sektör temsilcileri ise toplantının oldukça verimli geçtiğini, alınan kararların gelecekteki raylı sistem yatırımlarına ve işletme süreçlerine olumlu yansıyacağını ifade ederek organizasyonda emeği geçen Gaziulaş ’a teşekkür etti. Gaziulaş yetkilileri, böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, raylı sistemler alanında kurumlar arası dayanışmanın güçlenmesinin Türkiye’nin ulaşım vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
Bakan Memişoğlu: "Türkiye nakil merkezi haline gelmiş durumda"
17 Ekim 2024 Perşembe - 15:29 Bakan Memişoğlu: "Türkiye nakil merkezi haline gelmiş durumda" Gaziantep’te, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği 15. Kongresi’nde konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ naklinin önemine vurgu yaparak, "Türkiye nakil merkezi haline gelmiş durumda" dedi. Bir dizi program ve ziyaret için Gaziantep’e gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği 15. Kongresi’ne katıldı. Bakan Memişoğlu, burada yaptığı konuşmada, organ naklinin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin organ bağışı ve organ nakli başarısı noktasında çok önemli bir noktaya geldiğini söyledi. "Türkiye nakil merkezi haline gelmiş durumda" Programda organ nakli çalışmaları ile ilgili önemli veriler paylaşan Bakan Memişoğlu, "Türkiye bugün geldiğimiz noktada 76 tane böbrek, 52 tane karaciğer, 15 tane kalp, 2 tane akciğer nakli merkeziyle senede 5 bin nakille ki sadece bunların bin 700 üzerinde karaciğer nakli olmak üzere dünyada çoğu yerde yapılamayan ve bir yerde yapılan yedili çapraz nakillerle dünyanın nakil merkezi haline gelmiş durumda. Bu büyük bir özveri ve çaba ve çalışkanlıkla oldu. Ben hepinize minnet duyuyorum. Burada Hasan Taşçı hocamdan, Uluğ hocamdan, Alper Demir başkan, Akın Tekin’den ve Sezai Yılmaz hocamla, Mehmet Haber hocamla, bunlarla birebir çalıştım. Binlerce, yüzlerce gönül insanının da işte bu başarı çıktı. Çok zor bir şey. Lakin sadece bir cerrahi ekibin değil, bütün ekibin bütün altyapının, anestezisine kadar çok büyük bir organizasyon ve bilgi gerektiren bir şey" ifadelerini kullandı. "Türkiye sağlıkta bilim ve teknoloji üretmek zorunda" Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlıkta bilim ve teknoloji üreten tarafta olması gerektiğini de vurgulayarak, "Dünyanın en iyi sağlık hizmetini, en iyisini bilen ve onu bu millete hizmet olarak sunan ekip var. Bundan değerlisiniz. Bunu her zaman gösterdiniz, göstermeye de devam edeceksiniz. Onun için Türkiye sağlığında sadece hizmet tarafında değil, artık bilim ve teknoloji tarafında üretmek zorunda. Yani yeni bir şey söylemek durumundayız artık. Bunun için çabalıyoruz. Bizim hedefimiz özellikle sağlık bilgisi üretmek, sağlık bilgisiyle esasında ekonomik güç ve sosyal güç de elde etmek" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle program sona erdi.
Meme kanseri farkındalık ayı
17 Ekim 2024 Perşembe - 14:35 Meme kanseri farkındalık ayı SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı / Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, meme kanserinin kadınlarda daha yaygın olmakla birlikte, erkeklerde de görülebileceğini söyledi. Prof. Dr. Yıldırım, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle yaptığı açıklamada, “Çoğu durumda, meme ile ilgili sorunlar meme kanserinden kaynaklanmaz. Ancak yaşanabilecek herhangi bir sorunda da mutlaka bir doktorla görüşmek gerekir” dedi. Prof. Dr. Yıldırım, yaygın meme sorunlarından bazılarını şöyle sıraladı: “Memelerde yumru oluşumu, tek meme kitlesi, memede ağrı, meme hassasiyeti, meme ucu akıntısı (Meme uçlarından gelen berrak, beyaz, sarı, yeşil veya kırmızı renkteki sıvı), meme ucunun içe doğru dönmesi (Meme uçlarının dışarıya doğru değil içeriye doğru bakması), meme derisinde kızarıklık veya buruşma gibi değişiklikler.” Bu sorunların her yaşta ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Yıldırım, “Bu sorunlardan herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza görünün. Meme sorunları genellikle acil bir durum değildir, ancak mümkün olan en kısa sürede kontrole gitmelisiniz. Ciddi bir şey varsa, bunu hemen öğrenmek önemlidir. Doktorunuz sadece bir muayene yaparak ne olduğunu söyleyebilir. Aksi takdirde, bazı testler isteyebilir veya sizi bir uzmana yönlendirebilirler” şeklinde konuştu. Meme kanseri nedir? Meme kanserinin, memedeki normal hücreler değiştiğinde ve kontrolden çıktığında meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, şöyle devam etti: “İnsanlar bazen meme kanseri olduklarını, memelerinde bir kitle buldukları için keşfederler. Diğer zamanlarda, kanser, kitle hissedilmeden önce rutin bir tarama testi sırasında bulunur. Memenizde bir yumru hissederseniz, hemen doktorunuza veya hemşirenize görünün. Göğüs yumruları kanser olmayan rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Ancak tüm yumruları kontrol ettirmelisiniz.” Yapılabilecek testler “Doktorunuz, bireysel durumunuza göre hangi testlere ihtiyacınız olduğuna karar verecektir” diyen Prof. Dr. Yıldırım, meme sorunlarını değerlendirmek için kullanılan yaygın testleri ise şu şekilde belirtti: Meme ultrasonu: Bu, göğsünüzün iç kısmının resimlerini oluşturmak için ses dalgalarını kullanan bir görüntüleme testidir. Diğer şeylerin yanı sıra, bir yumrunun katı mı yoksa sıvıyla dolu mu olduğunu gösterebilir. Meme biyopsisi: Biyopsi sırasında, doktor bir iğne kullanarak şüpheli meme dokusundan bir veya daha fazla küçük örnek alır. Örnekler daha sonra kontrol edilmek üzere laboratuvara gönderilir. amogram: Mamogramlar, memenin özel röntgenleridir. Meme kanseri tedavisi Prof. Dr. Yıldırım, meme kanseri teşhisi konulan kişilere genellikle uygulanan tedavileri şöyle sıraladı: “ Ameliyat: Meme kanseri genellikle kanseri çıkarmak için ameliyatla tedavi edilir. Meme kanseri olan birçok kişi iki tip ameliyat arasında seçim yapabilir: "Mastektomi, tüm memenin çıkarıldığı bir ameliyattır (Bu seçenekte memenin yeniden yapılandırması için ameliyat olup olunmayacağı ve zamanına karar vermek gerekebilir). Meme koruyucu cerrahi, kanseri ve etrafındaki sağlıklı doku bölümünü çıkarmak için yapılan bir cerrahidir. Bu seçenekte meme korunur. Ancak genellikle ameliyattan sonra radyasyon tedavisi gerekir. Radyasyon tedavisi: Radyasyon kanser hücrelerini öldürür. Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldüren veya büyümelerini durduran ilaçlar için kullanılan tıbbi terimdir. Bazı insanlar kanseri küçültmek ve çıkarılmasını kolaylaştırmak için ameliyattan önce bu ilaçları alırlar. Bazıları ise kanserin büyümesini, yayılmasını veya geri gelmesini önlemek için ameliyattan sonra bu ilaçları alırlar. Endokrin tedavisi: Bazı meme kanseri türleri östrojen hormonuna yanıt olarak büyür. "Endokrin tedavisi", östrojeni bloke eden veya vücudunuzun östrojen üretmesini engelleyen tedaviler anlamına gelir. Hedefli tedavi: Bazı ilaçlar yalnızca belirli özelliklere sahip kanserlerde işe yarar. Doktor tarafından hastanın bu tedaviye yanıt verecek bir kanser türü olup olmadığını görmek için test yapılabilir. İmmünoterapi: Bu, kanser büyümesini durdurmak için vücudun enfeksiyonla savaşma sistemiyle birlikte çalışan ilaçlar anlamına gelir. İmmünoterapi, belirli tipteki ileri meme kanserlerini tedavi etmek için kemoterapiyle birlikte kullanılabilir. Meme kanseri tedavisi görmek birçok seçim yapmayı gerektirir. Hastanın hangi ameliyatı olacağına karar vermesinin yanı sıra, hangi ilaçları ne zaman alacağını da seçmesi gerekebilir.” Kanser haberi almanın stresli ve üzücü olabileceğini ancak meme kanseri olan birçok kişinin tedaviden sonra çok iyi durumda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, sonraki süreçte yapılması gerekenlerle ilgili şu önerilerde bulundu: “İlaçlarınızın hepsini talimatlara uygun şekilde alın. Doktorunuzun ziyaretler ve testler konusunda verdiği tüm talimatlara uyun. Tedavi sırasında herhangi bir yan etki veya sorun yaşarsanız doktorunuzla görüşün. Duygusal sağlığınıza da dikkat etmeniz önemlidir. Bazı insanlar destek gruplarına katılmayı veya benzer bir deneyim yaşayan diğer insanlarla konuşmayı faydalı bulur.”
GAÜN’de ESPS Projesi kapsamında sosyal uyum etkinliği düzenlendi
17 Ekim 2024 Perşembe - 11:19 GAÜN’de ESPS Projesi kapsamında sosyal uyum etkinliği düzenlendi Gaziantep Üniversitesinde (GAÜN), Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinin (HBVÜ) koordinatörlüğünde yürütülen EU Scholarships for Perspective Students (ESPS) Projesi kapsamında GAÜN öğrencileri için sosyal uyum etkinliği düzenlendi. Türk, uluslararası koruma statüsündeki ve geçici koruma statüsü altındaki öğrencilere eğitim desteği sunmayı amaçlayan projenin etkinliğine GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ve GAÜN Genel Sekreteri Doç. Dr. Musa Budak katıldı. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Özaydın, burs almanın önemine dikkat çekerek, öğrencilere parayı doğru kullanmanın gerekliliğini vurguladı. Burs imkanlarının öğrencilerin eğitim süreçlerinde ne denli önemli bir rol oynadığını belirten Özaydın, bu desteklerin öğrencilerin kariyer hedeflerine ulaşmada büyük katkı sağladığını ifade etti. HBVÜ Öğretim Üyesi ve ESPS Koordinatörü Prof. Dr. Celal Taşdoğan ise projeye sağladıkları desteklerden dolayı Gaziantep Üniversitesi ve Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın’a teşekkür etti. Prof. Dr. Taşdoğan, daha fazla öğrenciye burs imkanı sunmayı hedeflediklerini belirterek, proje kapsamında başarılı bursiyerlere, 8 ay boyunca çalıştıkları yerlerde Avrupa Birliği fonları aracılığıyla maaş ödeneceğini ve bu sayede istihdama katkıda bulunacaklarını ifade etti. Programda ayrıca ESPS projesinde görevli yetkililer tarafından gerçekleştirilen sunumlarla proje hakkında detaylı bilgiler verildi. Sunumlarda ESPS projesinin amacı, öğrencilerin eğitim desteği alma süreçleri, burs imkanları konularında bilgiler paylaşıldı.
Güneydoğu’nun 9 aylık hububat ihracatı 2,5 milyar dolar
17 Ekim 2024 Perşembe - 10:30 Güneydoğu’nun 9 aylık hububat ihracatı 2,5 milyar dolar Güneydoğu Anadolu’nun en fazla ihracat gerçekleştiren sektörü hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında bölgenin 9 aylık ihracatı 2,5 milyar dolar oldu. Türkiye’nin toplam 720 milyon dolarlık makarna ihracatının yüzde 64,4’ü, 678 milyon dolarlık ayçiçek yağı ihracatının yüzde 55,8’i Güneydoğu’dan yapıldı. Sektörel ihracatı miktar bazında yüzde 15,5 azalarak 3,3 milyon ton olan bölge, ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 13,1’lik artış sayesinde değer bazında geçen seneye yaklaştı. İhracatın yüzde 2,5 arttığı Irak’ın bölgedeki payı bu dönemde yüzde 33,9’a ulaştı. “Ayçiçek yağı ihracatında ton başına fiyat bin 270 dolar” Miktar bazındaki ihracat düşüşünün, ithalat kısıtlaması bulunan buğdaydan kaynaklı un ihracatındaki gerilemeye bağlı olduğunu belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, “Dünyanın en fazla rafine ayçiçek yağı ihraç eden ülkesi olarak, son dönemde uluslararası piyasalardaki fiyat gerilemesinden olumsuz etkilendik. Küresel iklim şartlarına bağlı olarak tarımsal üretimde ortaya çıkan sorunların neticesinde ayçiçek tohumu ve ham yağ fiyatlarında artışlar olması, bu maliyetlerin de ayçiçek yağı ihracat fiyatlarımıza yansıması kaçınılmazdı. Yılın ilk döneminde ton başına bin 180 dolar seviyelerinde seyreden ihracat birim fiyatlarımız üçüncü çeyrekte yüzde 7’ye yakın yükselişle bin 270 dolar seviyelerine geldi. Geçtiğimiz yıl bu dönemlerde ortalama fiyatların bin 400 doların üzerine olduğu düşünülürse, bu seviyeler henüz istenen kârlılığı sağlamıyor. Yurt içinde hammadde fiyatlarının yükseldiği bu dönemde rafine yağ ihracatçısı firmalarımız, 2024’ü iyisiyle kötüsüyle geride bırakmaya hazır olarak; yıl başı itibarıyla verilecek tarife kontenjanı kapsamındaki ithalat iznini bekliyor” dedi. “Ayçiçek yağı ihracatımız miktar bazında yüzde 21 arttı” Türkiye’nin toplam ayçiçek yağı ihracatının ilk 9 ayda geçen yıla göre yüzde 7,5 kadar gerilerken, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 4’e yakın yükseldiğine dikkat çeken Kadooğlu, “Geçen yıl bu dönemlerde Türkiye’nin toplam ayçiçek yağı ihracatında bölgemizin payı yüzde 49,7 seviyelerindeydi. Bu yıl 378,9 milyon dolar ihracatla ülke genelindeki payımızın yüzde 55’i aşması, ayçiçek yağı dış ticaretinde artan ağırlığımızın bir göstergesi. Özellikle Orta Doğu ve Afrika pazarlarındaki bitkisel yağ talebi, bize yeni pazar imkanları tanıyor. Bu bölgelerdeki ticari hacmimiz yeni bağlantılarla sürekli genişliyor. Bu yıl ayçiçek yağı ihracatımızın miktar bazında yüzde 21 oranında arttığı düşünülürse, fiyatların geçmiş dönem seviyelerine doğru yaklaşmasının dış ticaret gelirlerimiz açısından getirdiği fırsatlar daha net anlaşılıyor” diye konuştu.
Değişen mevsimle birlikte aktarlara ilgi arttı
17 Ekim 2024 Perşembe - 10:27 Değişen mevsimle birlikte aktarlara ilgi arttı Gaziantep’te sonbahar aylarının gelmesi ve mevsim değişikliklerinin etkisiyle aktarlarda yoğun mesai başladı. Gaziantep’te vatandaşlar, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmak için doğal ürünlere yöneliyor. Özellikle ıhlamur, ada çayı, zencefil, zerdeçal gibi bitkiler, bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla sıkça tercih ediliyor. Şehrin yerel lezzetlerinden zahter de bu dönemde vatandaşlar arasında büyük ilgi görüyor. Almacı Pazarı’nda aktar dükkanı işleten Semih Sepin, mevsimsel hastalıklara karşı korunmak isteyen vatandaşların taleplerini karşılayabilmek için yoğun mesai yaptıklarını ve doğal ürünlerin satışlarında her geçen gün artış yaşandığını ifade etti. “Ses kısıklığı ve öksürük gibi rahatsızlıklara zahter çayını öneriyoruz” Grip ve soğuk algınlığına iyi gelen çayları anlatan Semih Sepin, “Mevsim değişikliği dolayısıyla genelde nezle, grip çok arttı. Ihlamur, adaçayı ve zahter gibi çaylara ilgi arttı. Onun haricinde boğaz ağrısına iyi gelen zencefil ve zerdeçala da talep arttı. Ses kısıklığı ve öksürük gibi rahatsızlıklara zahter çayını öneriyoruz. Doğal antibiyotik olarak zencefil, zerdeçal, pekmez ve hardal özünü karıştırıp içmelerini de öneriyoruz” dedi. “Vatandaşlara bu çayları sabah ve akşam içmelerini öneriyoruz” Bitki çaylarının ne sıklıkta tüketileceğini anlatan Sepin, “Vatandaşlar genellikle zahter çayına ilgi gösteriyor. Zencefil ve zerdeçal acı olduğu için yetişkinler daha çok tüketiyor. Vatandaşlara bu çayları sabah ve akşam içmelerini öneriyoruz. Zahter çayının içine limon sıkılarak içilirse daha etkili olacaktır” diye konuştu.
Çocuklar, trafik kurallarını eğlenerek öğreniyorlar
17 Ekim 2024 Perşembe - 10:14 Çocuklar, trafik kurallarını eğlenerek öğreniyorlar Şehitkamil Belediyesi tarafından kurulan Şehitkamil Trafik Eğitim Parkı, çocuklara trafik kurallarını hem teorik hem de uygulamalı olarak öğretmeye devam ediyor. Belkıs Mahallesi’nde, 20 bin metrekarelik alana kurulu olan bu tematik parkta verilen eğitimler, geleceğin sürücü ve yayalarının bilinçli bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor. Son olarak, Olcay Külah İlkokulu ve Kıbrıs İlkokulu’nun 4. sınıf öğrencileri bu eşsiz parkta eğitim aldı. Parkta, hafta içi her gün yaklaşık 200 öğrenciye eğitim veriliyor. Bugüne kadar toplam 71 bin 705 öğrenci bu parkta eğitim alarak trafik bilinci kazanma fırsatı buldu. Minyatür şehir düzeninde eğitim Şehitkamil Trafik Eğitim Parkı, çocukların gerçek hayattaki trafik şartlarına deneyimleyebilecekleri minyatür bir şehir düzenine sahip. Parkta; 24 kişilik 2 sınıf, 51 kişilik amfi, trafik sinyalizasyon sistemleri, alt ve üst geçitler, yaya geçitleri ve kavşaklar yer alıyor. Ayrıca, itfaiye, hastane, okul, akaryakıt istasyonu ve otobüs durağı gibi yapıların bulunduğu bir ortamda, öğrenciler eğitimlerini gerçek hayata en yakın şekilde gerçekleştiriyor. Teorik ve uygulamalı eğitim Öğrenciler, parkta ilk olarak trafik kuralları hakkında teorik eğitim alıyor, ardından akülü ve pedallı araçlar kullanarak öğrendiklerini uygulamalı olarak hayata geçiriyor. Ayrıca, bisiklet öğrenimi için özel olarak hazırlanan 650 metrelik bir bisiklet yolunda güvenli sürüş deneyimi de yaşanıyor. Eğitimlerin sonunda katılımcılara su matarası hediye ediliyor, başarılı öğrenciler ise parkın oyun alanında keyifli zaman geçiriyor. Güvenli sürüş ve bilinçli yaya eğitimi Şehitkamil Trafik Eğitim Parkı, öğrencilere sadece trafik kurallarını öğretmekle kalmayıp, güvenli sürüş ve bilinçli yaya olma konusunda da farkındalık kazandırmayı hedefliyor. Bu eğitimler, güvenli bir gelecek için önemli bir yatırım olarak görülüyor ve çocukların hem trafik kurallarına uymayı hem de sorumluluk sahibi bireyler olmayı öğrenmelerine katkı sağlıyor.
GİBTÜ’de Erasmus günleri 2024 gerçekleştirildi
17 Ekim 2024 Perşembe - 10:12 GİBTÜ’de Erasmus günleri 2024 gerçekleştirildi Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Dış İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Erasmus Günleri 2024 etkinliği, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’nın katılımıyla GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu ve Fuaye Alanı’nda gerçekleştirildi. Astarcı, “ Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bir dünya markası. Türkiye’deki 208 üniversite arasında da adında İslam kelimesi geçen tek üniversite. GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz” dedi. Erasmus+’ın tanıtılması, faydalarına işaret edilmesi ve öğrencilerin etkin katılımını teşvik etmek amacıyla Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Dış İlişkiler Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ErasmusDays 2024 (Erasmus Günleri 2024) etkinlikleri, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’nın katıldığı açılış programı ile başladı. Gerçekleştirilen programa GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Başkan Yardımcısı Yunus Alper Altay, Yükseköğretim Koordinatörlüğü Daire Başkanı Kemal Başcı, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. “Kaliteyi hedefleyen bir üniversiteyiz” GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, “ Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı ve ekibiyle Erasmus+ ve ESC Programlarında kurumlarımız arasında gerçekleştirilebilecek ihtimal iş birliklerinin değerlendirildiği bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerimiz çok olumlu geçti. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin bir misyon üniversite olduğunu anlattık. GİBTÜ, İslam kelimesinin olduğu tek üniversite. Uluslararası alanı hedefleyen, yurt dışını hedefleyen global düzeydeki kaliteyi hedef alan bir üniversiteyiz. Bugünü bize aslında anlamlı hale getiren ana unsur 208 tane üniversite arasından bizim üniversitemizi seçerek bizimle bugün olan Türkiye Ulusal Ajans başkanımız ve ekibi. Dolayısıyla bizleri onurlandırdıkları için gerçekten içtenlikle kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi. “60 bin kişiyi yurtdışına gönderiyoruz” Konuşmasında yaptıkları faaliyetler hakkında bilgiler veren Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı da, “Erasmus+ programını Türkiye’de yürüten kuruluşuz. Alanımız eğitim ve gençlik. 2024 yılında 150 milyon avroluk bir bütçemiz var ve bu bütçenin 2027 yılına kadar 200 milyon avroya yükselmesi bekleniyor. Bu bütçelerin 2/3’ü proje kapsamında hibe şeklinde dağıtılıyor. 1/3’ü ise üniversite öğrencilerinin yurtdışı eğitim ve staj hareketliliği için kullanılıyor. Her yıl 20 bin üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 60 bin insanımızı yurtdışına eğitime gönderiyoruz. Türkiye Ulusal Ajansı, Türkiye’nin yerli ve milli kaynaklarını; Avrupa Birliği mekanizmaları ile gençlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların Uluslararasılaşma amacıyla hizmete sunmaktadır. Sizlerin bu imkanlardan faydalanmanızı, uluslararası standartları yakından tanıyıp, ülkemiz için yararlı işler yapmanızı arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı. “GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz” Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji, Üniversitesi’nde övgüyle de bahseden Astarcı, "Gaziantep islam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bir dünya markası. Türkiye’deki 208 üniversite arasında da adında İslam kelimesi geçen tek üniversite. GİBTÜ’nün yaptıklarıyla gurur duyuyoruz. GİBTÜ projelerdeki başarıları ile her geçen gün artan dinamik bir yapıya sahip Dış İlişkiler Koordinatörlüğü ve ERASMUS Koordinatörlüğünü tebrik ederim” diye konuştu. Öğrencilere uluslararası eğitim ve kültür paylaşımı fırsatları sunmayı amaçlayan Erasmus+ programına dair kapsamlı bilgiler, deneyim paylaşımları ve soru-cevap oturumları etkinlikte yer aldı. GİBTÜ’lü öğrenciler, Erasmus+ programının sunduğu yurt dışı eğitim imkanlarını ve kültürlerarası deneyim fırsatlarını yakından tanıma şansı buldu. Erasmus Günleri 2024 etkinliği, GİBTÜ öğrencilerini Avrupa’nın farklı kültürleri ile tanıştırmayı, uluslararasılaşma yolculuklarında yeni kapılar açmayı hedefliyor.