Yerel Haberler
Gaziantep
GTB’den ihracatta yeni nesil müşteri bulma stratejileri eğitimi 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:38:50 Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), ihracatta rekabet gücünü artırmak ve firmaların uluslararası pazarlarda daha etkin yer almasını sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, "İhracatta Müşteri Bulma Yöntemleri Eğitimi" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından, 5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Proje Desteği Genelgesi kapsamında desteklenen Gaziantep Ticaret Borsası Gıda Sektörü 3. UR-GE Projesi çerçevesinde gerçekleştirilen eğitim programında, ihracatta değişen ticaret dinamikleri, dijital müşteri geliştirme yöntemleri ve yapay zekâ destekli ihracat süreçleri ele alındı. GTB idari hizmet binasında, borsa üyesi işletmelerin temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen eğitimde Baz Girişim Ar-Ge Koordinatörü Mustafa Azdural, katılımcılara küresel pazarlarda doğru müşteriye ulaşma stratejileri konusunda kapsamlı bilgiler aktardı. Program çerçevesinde; hedef pazar seçimi ve önceliklendirme, hedef müşteri profili oluşturma, dijital ve geleneksel müşteri bulma kanalları, B2B platformların etkin kullanımı, LinkedIn üzerinden karar alıcılara ulaşma yöntemleri, Google ve sektör dizinleri aracılığıyla ithalatçı ve distribütör tespiti ile fuar, alım heyeti ve networking süreçlerine ilişkin uygulamalı bilgiler paylaşıldı. Eğitimde ayrıca, LinkedIn Sales Navigator, Apollo.io, Kompass, Europages, ImportYeti ve Panjiva gibi uluslararası müşteri araştırma ve veri analiz platformlarının kullanım alanları detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılara, hedef müşteri analizi, karar alıcı tespiti, dijital müşteri geliştirme süreçleri ve sektörel veri kaynaklarının etkin kullanımına yönelik örnek uygulamalar da sunuldu. Programın önemli başlıklarından birini ise yapay zekâ destekli ihracat uygulamaları oluşturdu. Eğitimde; Claude, ChatGPT, Perplexity AI, Gamma.app ve Notion AI gibi yapay zekâ araçlarının pazar araştırması, teklif hazırlama, müşteri iletişimi, veri analizi ve ihracat operasyonlarının yönetiminde sağladığı avantajlar değerlendirildi. Eğitmen Mustafa Azdural, günümüzde ihracatta yalnızca üretmenin yeterli olmadığını, doğru pazara doğru stratejiyle ulaşabilen firmaların küresel rekabette öne çıktığını belirterek, dijitalleşme, veri analizi ve yapay zeka destekli araçların ihracat süreçlerinde firmalara önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:00 GİBTÜ ev sahipliğinde "Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı" düzenlendi Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı", aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ’dür. 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından böyle bir çalıştayın elzem olduğunu fark ettik. Aileyi korumak ve muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz" dedi. GİBTÜ ev sahipliğinde, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Aile Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda; hukukçular, akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve farklı disiplinlerden katılımcılar aile yapısının korunmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından aile merkezli politikaların önem kazandığına dikkat çekilen çalıştayda, boşanma süreçleri, aile içi uyuşmazlıklar ve arabuluculuk mekanizmasının toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Çalıştayın temel hedefinin, Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek olduğu ifade edildi. Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ Programın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aile kurumunun toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren yapılar olması gerektiğini söyledi. Rektör Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’dir. Bu nedenle aileyi korumak zorundayız. Aileyi muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz. Aile yapısının korunmasına yönelik bu tür çalıştaylar büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyuluyor Prof. Dr. Şehmus Demir konuşmasında, son yıllarda artan boşanma oranlarının yalnızca eşleri değil çocukları, yakın çevreyi ve toplumsal yapıyı da doğrudan etkilediğini ifade ederek, aile içi uyuşmazlıkların çözümünde yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çalıştayın temasının toplumun geleceğini ilgilendiren hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Demir, aile arabuluculuğu sisteminin sağlıklı iletişim ve uzlaşı kültürünü güçlendirebileceğini kaydetti. Ailenin korunması toplumsal huzurun temel şartlarından biri Çalıştayın ana konuğu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç da, aile kurumunun korunmasının toplumsal huzurun temel şartlarından biri olduğunu ifade etti. Aile yapısının son yıllarda çeşitli sosyal ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Malkoç, aile arabuluculuğu mekanizmasının bu sorunların çözümünde önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerek Malkoç konuşmasında, mevcut hukuk sisteminin çoğu zaman evlilik kurumunu korumaktan ziyade boşanma süreçlerini kolaylaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirterek bunun toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Özellikle boşanma davalarının resmi ve gergin bir ortamda ilerlemesinin taraflar arasındaki husumeti artırdığına dikkat çeken Malkoç, aile arabuluculuğunun ise taraflara yeniden konuşma, birbirini anlama ve çözüm üretme imkânı sunduğunu dile getirdi. Aile yapısının korunmasının geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu vurgulayan Malkoç, toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Boşanmaların önemli bir kısmı evliliğin ilk yıllarında gerçekleşiyor Çalıştay kapsamında yapılan sunumlarda, Türkiye’de boşanma oranlarının hızla arttığı ve bunun sosyal doku üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edildi. TÜİK verilerine göre boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk yıllarında gerçekleştiğine dikkat çekilirken, aile içi uyuşmazlıkların büyük bölümünün "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle yaşandığı belirtildi. Katılımcılar, uygun iletişim ortamı ve etkili arabuluculuk süreçleriyle birçok sorunun çözülebileceğini değerlendirdi. Programda ayrıca mevcut hukuk sisteminde aile arabuluculuğuna ilişkin sistematik bir yapının bulunmadığı, dava süreçlerinin çoğu zaman taraflar açısından yıpratıcı hale geldiği ifade edildi. Aile arabuluculuğunun yasal bir zemine kavuşmasının hem aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağı hem de mahkemelerin iş yükünü azaltabileceği yönünde görüşler paylaşıldı. Çalıştayın oturumlarında aile arabuluculuğunun hukuki, sosyal, psikolojik ve dini boyutları ele alınırken; hukuk, psikoloji, sosyoloji, ilahiyat ve sosyal hizmet gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildi. Uzmanlar, aile hakemliği sisteminin nasıl yapılandırılabileceği, hangi aşamalardan oluşacağı ve süreçlerin nasıl yönetilebileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılar, aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm odaklı çalışmaların artırılması gerektiğini ifade ederek, aile arabuluculuğu mekanizmasının Türkiye açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti. Aile arabuluculuğu mekanizması çalıştayı’na kimler katıldı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı"na; Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu, İstanbul Aile Vakfı Başkan Yardımcısı Cüneyt Altıparmak, Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Kübra Çinkılıç, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Necibe Maraz Çiftçi, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, protokol üyeleri, akademisyenler, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:58 Dülük Antik Kenti’nde sanat ve tarih aynı tuvalde buluştu Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen Dülük Antik Kenti Resim Çalıştayı, sanat ile tarihi, aynı atmosferde buluşturdu. Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte resim bölümü öğrencileri, tarihi dokunun içinde sanat üretmenin eşsiz deneyimini yaşadılar. Dülük Antik Kenti’nde düzenlenen çalıştay kapsamında geleceğin sanatçıları, antik kentin mistik atmosferinden ilham alarak birbirinden özel eserler ortaya koydu. Tarihin izlerini taşıyan mekânda gerçekleştirilen etkinlik, öğrenciler için hem akademik hem de sanatsal açıdan önemli bir kazanım sundu. Tarihi doku, sanatın ilham kaynağı oldu Mitras Tapınağı’nın bulunduğu alanda gerçekleştirilen çalıştayda öğrenciler, antik kentin doğal ve tarihi yapısını tuvallerine yansıttılar. Gün boyunca süren etkinlikte ortaya çıkan eserler, bölgenin kültürel mirasını sanatın evrensel diliyle yeniden yorumladı. Sanatın tarihi mekânlarla buluşmasının önemine dikkat çeken etkinlik, aynı zamanda genç sanatçıların saha deneyimi kazanmasına da katkı sağladı. "Burada yaşam hiç kesintiye uğramamış" Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Karslıgil Marakoğlu, Dülük Antik Kenti’nin taşıdığı tarih ve kültürel değere vurgu yaptı. Marakoğlu, "Bugün Dülük Antik Kenti yani Doliche dediğimiz alanda, Mitras Tapınağı’nın önünde çok güzel bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Burası kutsal bir alan. Aynı zamanda birçok dinin tapındığı, yaşadığı oldukça etkileyici bir bölge. Burada olmaktan ve burada resim yapıyor olmaktan dolayı oldukça mutluyuz. Çünkü burada yaşam hiç kesintiye uğramamış, sürekli devam etmiş. Biz de yaptığımız resimlerle bu yaşamın hâlâ sürdüğünü gösteriyoruz. Bu süreçte bize çalışma imkânı sunan Şehitkamil Belediyesine teşekkür ediyoruz" dedi. Şehitkamil Belediyesinin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlediği çalıştay, genç sanatçıların tarihi ve kültürel mirası sanat aracılığıyla keşfetmelerine imkan sağladı.
Şahin, Gastroantep için basın mensuplarıyla bir araya geldi
13 Eylül 2024 Cuma - 09:22 Şahin, Gastroantep için basın mensuplarıyla bir araya geldi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen GastroAntep Kültür Yolu Festivali için basın toplantısı düzenlendi. Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı. Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekili İrfan Çelikaslan katıldı. GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi. “Kültür, medeniyetin özüdür” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi. “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi” Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu. Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı.
En hızlı baklava yeme yarışmasında birinci oldu: Bir tepsi baklavayı kaptı
13 Eylül 2024 Cuma - 00:17 En hızlı baklava yeme yarışmasında birinci oldu: Bir tepsi baklavayı kaptı Gaziantep’in yöresel lezzetleri ve coğrafi işaretli ürünlerinin bulunduğu ‘Gaziantep Yemek Şenliği’ Ankara’da ziyaretçilere kapılarını açtı. Ankaralılara, Gaziantep kültürünü deneyimleme ve lezzetlerini tatma fırsatının sunulduğu şenlikte düzenlenen en hızlı baklava yeme yarışmasında birinci olan vatandaşa bir tepsi baklava ödül verildi. Gaziantep’in yöresel lezzetleri Ankaralı vatandaşlarla buluştu. Ankara Atatürk Kültür Merkezi Millet Bahçesi’nde bugün açılan ve 15 Eylül tarihine kadar devam edecek olan ’Gaziantep Yemek Şenliği’nde başkentli vatandaşlar, Gaziantep’in lezzetlerine doyacak. Şenliğe gelen vatandaşlar duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür organizasyonların daha sıklıkla yapılması gerektiğini söyledi. Gaziantep mutfağının yanı sıra tarih ve kültürel değerlerinin simgesi haline gelen hediyeliklerin de stantlarda yer aldığı etkinlikte her yaştan katılımcıya hitap eden yarışmalar da düzenlendi. Katılımcıların kıyasıya yarıştığı ‘En Hızlı Baklava Yeme Yarışması’nda birinci olan Özcan Aksoy, bir tepsi baklava, yarım kilo antep fıstığı ve yarım kilo da özel Gaziantep baharatının sahibi oldu. Ankaralı vatandaşlara, kendi memleketlerinde Gaziantep kültürünü deneyimleme ve lezzetlerini tatma fırsatı bulacağı ‘Gaziantep Yemek Şenliği’ 15 Eylül Pazar gününe kadar devam edecek.
Dr. Barut, prostat kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekti
12 Eylül 2024 Perşembe - 14:12 Dr. Barut, prostat kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekti Gaziantep Medical Point Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, prostat kanserinde erken teşhis ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi. Gaziantep Medical Point Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Osman Barut, prostat kanserinin erken teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Barut, “Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar ve gelişmeler, hastalığın erken teşhisi ve tedavisinde umut verici ilerlemeler sağladı” dedi. Dr. Barut, prostat kanserinin erkeklerde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunu olduğunu ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. Dr. Barut, "Prostat kanseri, erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezinde oluşan kötü huylu tümörlerle karakterizedir. Prostat kanseri, genellikle yavaş gelişir ve erken aşamalarda belirgin semptomlar göstermeyebilir. Bu nedenle, düzenli tarama ve kontrol testleri, hastalığın erken evrede teşhis edilmesine imkan tanır" ifadelerini kullandı. Erken teşhis için prostat spesifik antijen (PSA) testi ve dijital rektal muayene gibi yöntemlerin önemine değinen Dr. Barut, "PSA testi, prostat bezinden salgılanan bir protein olan PSA’nın kan düzeylerini ölçer. Yüksek PSA seviyeleri, prostat kanseri riskinin bir göstergesi olabilir. Ancak PSA testi tek başına yeterli olmayabilir, bu yüzden dijital rektal muayene ile birlikte değerlendirilmesi gerekir” ifadelerine yer verdi. Dr. Barut, prostat kanserinin tedavi seçeneklerinin hastalığın evresine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değiştiğini belirtti. Dr. Barut, "Tedavi yöntemleri arasında cerrahi müdahale, radyoterapi, hormon tedavisi ve kemoterapi bulunur. Her hastanın durumu farklı olduğundan, kişiye özel bir tedavi planı oluşturmak önemlidir. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli egzersiz yapmak ve dengeli beslenmek genel sağlık için önem taşır. Ayrıca, 50 yaşından itibaren erkeklerin düzenli olarak prostat kontrollerini yaptırmalarını öneriyorum" diye konuştu.
Yılmaz’dan gençlere destek mesajı
12 Eylül 2024 Perşembe - 13:02 Yılmaz’dan gençlere destek mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, gençlerin eğitime erişimini kolaylaştırmak ve yaşam şartlarını iyileştirmek adına önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Başkanı Yılmaz, yaptığı açıklamada gençlerin yanında olduklarını vurguladı ve eğitime verilen desteğin önemine dikkat çekti. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, gençlere ve ailelerine seslendiği konuşmasında, bugüne kadar belediye tarafından yapılmayan bir ilki gerçekleştirerek eğitime önemli bir katkı sağlayacaklarını açıkladı. Yılmaz, gençlerin barınma, gıda ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarında karşılaştıkları zorlukların farkında olduklarını belirterek, bu sıkıntılı süreçte gençleri yalnız bırakmayacaklarını dile getirdi. “Gençlerimizi hayatlarına terk etmeyeceğiz” Başkan Yılmaz, özellikle gençlerin barınma ve geçim konularında büyük zorluklar yaşadıklarının altını çizerek, “Kıymetli gençler, barınmakta zorlanıyorsunuz. Gıdada, ulaşımda, her şeyde zorlanıyorsunuz. Bunların farkındayız. Ama tam da bu zamanda sizlerin yanınızdayız. Sizleri, terk etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. “Hiçbir zümreyi Amerika’da okutmak gibi bir derdimiz yok” Gençlere ve ailelerine hitap eden Yılmaz, belediye olarak amacının hiçbir zümreyi veya kişiyi yurt dışında pahalı eğitimlerle desteklemek olmadığını vurguladı. Yılmaz, “Kıymetli anneler, babalar, bizim derdimiz, hiçbir zümreyi, hiçbir kişiyi yüzbinlerce dolar harcayarak Amerika’da okutmak değil. Bizler, sizin çocuklarınıza eğitim anlamında sahip çıkmak istiyoruz” dedi. “Eğitime yapılan katkı, yardımların en kıymetlisidir” Başkan Yılmaz, eğitime verilen desteğin en değerli yardım olduğuna inandıklarını kaydederek, “Eğitime yapılan katkı, eğitime yapılan yardım, yardımların en kıymetlisidir. Biz, bunun farkındayız” şeklinde konuştu. “Öğrenciye yapılan yardımın rengi olmaz, partisi olmaz” Başkan Yılmaz, öğrencilere yapılan yardımın parti farkı gözetmeksizin her kesime eşit şekilde ulaşması gerektiğini savundu. Yılmaz, “Keşke şu videoda, sizler adına yaşamış olduğunuz sıkıntıları gönül rahatlığıyla söyleyebilseydim. Öğrenciye yapılan yardımın rengi olmaz, partisi olmaz” sözleriyle gençlerin siyaset üstü bir anlayışla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Mustafa Kemal, bu memleketi sizlere emanet etti” Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere olan güvenine atıfta bulunan Başkan Yılmaz, gençlerin ülkeyi terk etmemeleri gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Genç kardeşlerim, Mustafa Kemal, bu memleketi sizlere emanet etti. Lütfen, memleketinizi terk etmeyin. Biz, belediye olarak, Şehitkamil’deki gençlerin her zaman bir abileri olarak yanında olacağız. Mustafa Kemal rehberiniz, yolunuz açık olsun” diye konuştu.
Şef Öztan, “Festivaller kentlerin uluslararası arenadaki penceresidir”
12 Eylül 2024 Perşembe - 12:50 Şef Öztan, “Festivaller kentlerin uluslararası arenadaki penceresidir” Gaziantep’in sahip olduğu değerlerin tanıtımı ve geleceğe aktarılmasında festivallerin büyük önem taşıdığını ifade eden Gaziantepli Ünlü Şef Tahir Tekin Öztan, GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nin başarılı geçeceğine inandığını ifade ederek, “Festivaller kentlerin dünyaya açılan penceresidir, yaşayan kültür unsurlarının geleceğe intikalinde de büyük önem taşır” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin marka değerine katkıda bulunmak üzere bu yıl 16 şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 10. durağı Gaziantep’te Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğinde 14-22 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali olacak. GastroAntep Kültür Yolu Festivali heyecanı kenti sararken festivallerin önemine dikkat çeken Gaziantepli Ünlü Şef Tahir Tekin Öztan yaptığı değerlendirmede, “Yıllar önce ilk kıvılcımını attığımız Gastronomi Festivalinin bugün meşaleye dönüşerek dünyaya yayılmasına şahitlik etmek elbette hepimizin ortak gurur kaynağı. Burada özellikle Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’e kentim ve ülkem adına teşekkür etmek istiyorum. Festivalin gelişmesi ve uluslararası standartlara taşınmasında değerli bakan başkanımızın büyük emekleri ve çabası var” dedi. "Yemek kültürümüzü yaşatarak geleceğe taşımak zorundayız" Gelişen teknoloji ve değişen yaşam şartları sonucunda yemek alışkanlığı ve kültürünün de büyük oranda değişmeye başladığına dikkat çeken Ünlü Şef Tahir Tekin Öztan, “Son yıllarda ülkemizde insanların beslenme alışkanlıkları ve yemek tercihlerinin hızla değiştiğini ve geleneksel yemeklerimizin büyük kısmının unutulma noktasına geldiğini görmek üzücü bir durum. Burada annelere büyük görev düşüyor ve annelerin mutfaklarında yöresel ve geleneksel yemeklerin sürdürülebilirliğini korumak için gelecek nesillere, kendi evlatlarına kültürümüzü tanıtmak, tattırmak ve sihirli reçeteleri öğretmek zorundadır. Aksi halde yaşayan kültür öğelerimiz arasında en önemli unsur olan yemek kültürümüz zaman içerisinde unutulacak ve yeni nesil sağlıksız beslenme alışkanlıkları geleneksel kültürlerimizin yerini alacaktır” dedi. Ünlü Şef Tahir Tekin Öztan’ın 14-22 Eylül tarihleri arasında sürecek festivalde bir söyleşiye katılacağı ve geleneksel bir çok yemeğin yapımında görev alacağı da açıklandı.
GİBTÜ, Tıp Eğitimine Yenilikçi Yaklaşımıyla Avrupa Birliği’nden destek aldı
12 Eylül 2024 Perşembe - 11:35 GİBTÜ, Tıp Eğitimine Yenilikçi Yaklaşımıyla Avrupa Birliği’nden destek aldı GİBTÜ uluslararasılaşma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında Avrupa Birliği (AB) Projelerine ağırlık vermeye devam ediyor. Erasmus+ Yükseköğretimde Stratejik Ortaklık Projesi kapsamında, GİBTÜ Koordinatörlüğünde, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kabul edilen KA220-HED-“Gamification in Medical Education ile Tıp Eğitimine Yenilikçi Yaklaşım” başlıklı proje, Avrupa Birliği’nden önemli bir destek aldı. Araştırma ve geliştirme alanında önemli adımlar atarak üniversitenin akademik başarısını daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini vurgulayan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, “Araştırma geliştirmede öncelikli alanlarda en iyi araştırmacıları ve projeleri çekerek kurumun ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü artırmak GİBTÜ’nün en öncelikli hedeflerindendir. Bu stratejik hedef doğrultusunda, öğretim elemanlarının araştırmalarında ve bilimsel faaliyetlerinde uluslararası iş birliklerinin kurulması teşvik ediyoruz. Uluslararası alanda üniversiteler ile iş birliğini önemsiyoruz” dedi. Dev bütçeli proje Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ayşegül Burçin Yıldırım’ın koordinatörlüğünü üstlendiği ve Dr. Öğr. Üyesi Seçil Eroğlu ile Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra Alkış Koçtürk’ün proje ekibinde yer aldığı "Gamification in Medical Education" başlıklı proje, Avrupa Birliği’nden önemli bir destek alarak başarıyla onaylandı. Avrupa Birliği Yükseköğretim alanında işbirliği çerçevesinde, KA220-HED programı kapsamında yer alan proje, tıp eğitimi alanında yenilikçi araştırma ve uygulamaları içeriyor. 250.000 Avro bütçeye sahip olan proje, tıp eğitiminde oyunlaştırma tekniklerinin entegrasyonunu araştırarak, eğitim süreçlerini daha etkili ve ilgi çekici hale getirmeyi amaçlıyor. Projenin uluslararası işbirliği ağı oldukça güçlüdür Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ayşegül Burçin Yıldırım’ın koordinatörlüğünü üstlendiği projede Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin yanı sıra, İspanya’dan Malaga Üniversitesi, Slovakya’dan Comenius Üniversitesi, Portekiz’den Porto Üniversitesi ve İtalya’dan Genoa Üniversitesi Tıp Fakülteleri de proje ortakları arasında yer alıyor. Proje GİBTÜ’nün uluslararası düzeydeki etkisini bir kez daha ortaya koydu Doç. Dr. Ayşegül Burçin Yıldırım, Dr. Öğr. Üyesi Seçil Eroğlu ile Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra Alkış Koçtürk’ün yer aldığı proje üniversitemizin tıp eğitimi alanındaki yenilikçi yaklaşımını ve uluslararası düzeydeki etkisini bir kez daha ortaya koydu. Projenin, hem akademik hem de öğrenci odaklı uygulamalarda önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.
Baba oğul aynı hastanede şifa dağıtıyor
12 Eylül 2024 Perşembe - 09:56 Baba oğul aynı hastanede şifa dağıtıyor Acil Tıp Uzmanı babası Dr. Yemliha Aksoy gibi Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren pratisyen Dr. Mehmet Zahit Aksoy, Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde de babasıyla birlikte doktorluk yapmanın mutluluğunu yaşıyor. Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Başhekim Yardımcısı olan Acil Tıp Uzmanı Dr. Yemliha Aksoy, kendisini örnek alan oğlu Mehmet Zahid Aksoy’un, tıp eğitiminin ardından pratisyen doktor olarak görevlendirilmesinin ve oğlunun kendisiyle aynı hastanede mesleğini yapmasının sevincini yaşıyor. Babası Dr. Yemliha Aksoy gibi Konya Selçuklu Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren pratisyen Dr. Mehmet Zahit Aksoy da, Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde de babasıyla birlikte görev yapmanın mutluğunu ve gururunu yaşıyor. Babasını örnek alarak Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren 25 yaşındaki Dr. Mehmet Zahit Aksoy, mezun olduktan sonra ilk görevine babasının çalıştığı Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başladı. Aynı hastanede birlikte görev yapmanın mutluluğunu yaşayan baba ile oğlu, zaman zaman hastaları beraber muayene ederek zaman zaman tedavi sürecinde de bilgi alışverişinde bulunuyorlar. 2000 yılından beri doktorluk yapan, 5 yıl Kilis, 2 yıl Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü ve 3 yılda Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı görevini çok başarılı bir şekilde yürüten 58 yaşındaki Acil Tıp Uzmanı Dr. Yemliha Aksoy, 25 yaşındaki doktor oğlu ile aynı hastanede görev yapmanın mutluluğunu yaşıyor. Babası ile aynı hastanede görev yapmaktan son derece mutlu olduğunu ifade eden genç Doktor Mehmet Zahit Aksoy ise babasının mesleğini yapmayı çocukluktan itibaren hayal ettiğini ve bu hayalini gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu belirtiyor. “Oğlum ile çalışmaktan gurur duyuyorum” 2000 yılında Kahramanmaraş Devlet Hastanesinde acil servis sorumlusu olarak başlayan görevinin 24 yıldır devam ettiğini belirten Dr. Yemliha Aksoy, “Mesleğime aşığım. Konya Selçuklu Üniversitesi Tıp Fakültesini tercih ederken de yine bu bölümü severek ve isteyerek tercih ettim. Okurken yine aynı aynı haz, zevk ve iştiyakı yaşadım. İnsanın mesleğini severek yapması hem başarı sürecini artırıyor ve hızlandırıyor hem de ayrı bir zevk veriyor. Ben bu haz ve zevki sadece kendimde kalsın istemedim ve evlatlarımın da bu şekilde bir meslek tercihinde bulunsunlar, bu haz ve zevki çocuklarımda yaşasın istedim. En büyük oğlum diş hekimliğini tercih etti. Mehmet Zahit ise ’ben de senin gibi hekim olmak istiyorum’ dedi. En büyük oğlum diş hekimi olarak görev yapıyor. Mehmet Zahit ile aynı hastanede hekim olarak görev yapıyoruz. Bu duygu yaşanmadan bilinmez, yaşamak gerekir” dedi. Güne evde birlikte başladıklarını ve hastanede de aynı mesaiyi paylaştıklarını belirten Aksoy, kişinin çalıştığı yerde oğluyla aynı mesleği yapmasının güzel bir duygu olduğunu vurguladı. “Babamın tecrübelerinden ve meslek aşkından faydalanıyorum” Babası ile aynı hastanede görev yapmaktan son derece mutlu olduğunu ifade eden Doktor Mehmet Zahid Aksoy ise babasının deneyimlerinden faydalandığını ifade ederek, “2 yıldır Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde pratisyen hekimlik yapıyorum. Babam ile aynı hastanede çalışıyorum. Biraz babamızın peşinden koşuyor gibi olduk. Belki ihtisasta da yine babamın bölümünden devam ederim. Babam ile aynı hastanede çalışmak ve aynı görevi yapmak benim için çok büyük bir avantaj oluyor. Bu meslek çoğu zaman usta-çırak ilişkisine dayalıdır. Bu ustalardan birinin babam olması benim için diğer hekimlere nazaran ekstra bir avantaj oldu. Çünkü bunun faydasını çok gördüm” diye konuştu.
Görme engelli okul müdürü azmiyle örnek oluyor
12 Eylül 2024 Perşembe - 09:53 Görme engelli okul müdürü azmiyle örnek oluyor Gaziantep’te görme engeline rağmen tüm zorlukları aşarak eğitimci olan Mehmet Yıldız, görev yaptığı Tülay Yıldırım Anaokulu’ndaki öğrencilerini geleceğe hazırlamak için özveriyle çalışıyor. 1987 yılında ilkokul birinci sınıfı Kahramanmaraş’ta okuduktan sonra 2’nci sınıfta Gaziantep’teki GAP Görme Engelliler ilkokuluna kayıt yaptıran 47 yaşındaki Mehmet Yıldız, girdiği sınavda gösterdiği başarı nedeniyle ikinci sınıfı hiç okumadan 3’ncü sınıfa geçti. İlkokulu ve ortaokulu burada tamamlayan Yıldız, 1994 yılında mezun olduktan sonra ise İzmir Buca Lisesinde eğitim-öğretim ve ardından üniversite sınavına girerek Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü kazandı. 2001 yılında mezun olan ve çeşitli okullarda görev yaptıktan sonra 13 yıl eğitim-öğretim aldığı GAP Görme Engelliler Ortaokuluna müdür olarak atanan Yıldız, öğrencisi olduğu ve eğitim-öğretimini de tamamlayarak mezun olduğu okulda 5 yıl boyunca görev yaptıktan sonra Tülay Yıldırım Anaokulu’na atandı. 2 yıldır Tülay Yıldırım Anaokulu’nda müdür olarak görev yapan Yıldız, azmiyle öğrencilerine ve kendisi gibi engelli bireylere örnek oluyor. Müdürlük görevini severek yürüten Yıldız, mesleğinin ilk yıllarında karşılaştığı zorluklara rağmen hiçbir zaman eğitimci olmaktan vazgeçmesi ve zorluklar onu yolundan çevirmedi. Mezun olduğu okula yıllar sonra müdür olarak atanmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıktan sonra 2 yıldır Tülay Yıldırım Anaokulu’nda müdür olarak görev yaptığını anlatan Yıldız, öğrencilik yıllarından itibaren göstermiş olduğu azmin karşılığını almanın sevincini yaşadığını söyledi. Dünyaya geldiğinde gözleri az da olsa gören, göz tansiyonu nedeniyle 2,5 yaşında iken arka arkaya iki ameliyat geçiren ve ardından görmeyi tamamen kaybeden Yıldız, lise ve üniversite öğrenimi boyunca arkadaşlarının kitapları kasetlere okuduğunu, o kasetleri dinleyerek ders çalıştığını ve göstermiş olduğu azmin sonunda da öğretmen olduğunu ifade etti. Uzun yıllar öğretmen olarak görev yaptıktan sonra ilk ve orta öğrenimini tamamladığı GAP Görme Engelliler İlk ve Ortaokuluna müdür olarak atandığını belirten Yıldız, mezun olduğu okulda 5 yıl boyunca görev yaptığını anlattı. Her zaman mesleğine ve öğrencilerine aşık bir eğitimci olduğunu belirten Yıldız, mesleğine olan aşkı ve sevgisi nedeniyle hem kendi yolunu hem de öğrencilerinin yolunu aydınlatmayı sürdüreceğini ifade etti.