Yerel Haberler
Gaziantep
GTB’den ihracatta yeni nesil müşteri bulma stratejileri eğitimi 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:38:50 Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), ihracatta rekabet gücünü artırmak ve firmaların uluslararası pazarlarda daha etkin yer almasını sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, "İhracatta Müşteri Bulma Yöntemleri Eğitimi" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından, 5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Proje Desteği Genelgesi kapsamında desteklenen Gaziantep Ticaret Borsası Gıda Sektörü 3. UR-GE Projesi çerçevesinde gerçekleştirilen eğitim programında, ihracatta değişen ticaret dinamikleri, dijital müşteri geliştirme yöntemleri ve yapay zekâ destekli ihracat süreçleri ele alındı. GTB idari hizmet binasında, borsa üyesi işletmelerin temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen eğitimde Baz Girişim Ar-Ge Koordinatörü Mustafa Azdural, katılımcılara küresel pazarlarda doğru müşteriye ulaşma stratejileri konusunda kapsamlı bilgiler aktardı. Program çerçevesinde; hedef pazar seçimi ve önceliklendirme, hedef müşteri profili oluşturma, dijital ve geleneksel müşteri bulma kanalları, B2B platformların etkin kullanımı, LinkedIn üzerinden karar alıcılara ulaşma yöntemleri, Google ve sektör dizinleri aracılığıyla ithalatçı ve distribütör tespiti ile fuar, alım heyeti ve networking süreçlerine ilişkin uygulamalı bilgiler paylaşıldı. Eğitimde ayrıca, LinkedIn Sales Navigator, Apollo.io, Kompass, Europages, ImportYeti ve Panjiva gibi uluslararası müşteri araştırma ve veri analiz platformlarının kullanım alanları detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılara, hedef müşteri analizi, karar alıcı tespiti, dijital müşteri geliştirme süreçleri ve sektörel veri kaynaklarının etkin kullanımına yönelik örnek uygulamalar da sunuldu. Programın önemli başlıklarından birini ise yapay zekâ destekli ihracat uygulamaları oluşturdu. Eğitimde; Claude, ChatGPT, Perplexity AI, Gamma.app ve Notion AI gibi yapay zekâ araçlarının pazar araştırması, teklif hazırlama, müşteri iletişimi, veri analizi ve ihracat operasyonlarının yönetiminde sağladığı avantajlar değerlendirildi. Eğitmen Mustafa Azdural, günümüzde ihracatta yalnızca üretmenin yeterli olmadığını, doğru pazara doğru stratejiyle ulaşabilen firmaların küresel rekabette öne çıktığını belirterek, dijitalleşme, veri analizi ve yapay zeka destekli araçların ihracat süreçlerinde firmalara önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:00 GİBTÜ ev sahipliğinde "Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı" düzenlendi Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı", aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ’dür. 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından böyle bir çalıştayın elzem olduğunu fark ettik. Aileyi korumak ve muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz" dedi. GİBTÜ ev sahipliğinde, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Aile Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayda; hukukçular, akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve farklı disiplinlerden katılımcılar aile yapısının korunmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edilmesinin ardından aile merkezli politikaların önem kazandığına dikkat çekilen çalıştayda, boşanma süreçleri, aile içi uyuşmazlıklar ve arabuluculuk mekanizmasının toplumsal etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Çalıştayın temel hedefinin, Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modeli geliştirmek olduğu ifade edildi. Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı GİBTÜ Programın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aile kurumunun toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren yapılar olması gerektiğini söyledi. Rektör Demir, "Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’dir. Bu nedenle aileyi korumak zorundayız. Aileyi muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiç bir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz. Aile yapısının korunmasına yönelik bu tür çalıştaylar büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyuluyor Prof. Dr. Şehmus Demir konuşmasında, son yıllarda artan boşanma oranlarının yalnızca eşleri değil çocukları, yakın çevreyi ve toplumsal yapıyı da doğrudan etkilediğini ifade ederek, aile içi uyuşmazlıkların çözümünde yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çalıştayın temasının toplumun geleceğini ilgilendiren hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Demir, aile arabuluculuğu sisteminin sağlıklı iletişim ve uzlaşı kültürünü güçlendirebileceğini kaydetti. Ailenin korunması toplumsal huzurun temel şartlarından biri Çalıştayın ana konuğu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç da, aile kurumunun korunmasının toplumsal huzurun temel şartlarından biri olduğunu ifade etti. Aile yapısının son yıllarda çeşitli sosyal ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Malkoç, aile arabuluculuğu mekanizmasının bu sorunların çözümünde önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerek Malkoç konuşmasında, mevcut hukuk sisteminin çoğu zaman evlilik kurumunu korumaktan ziyade boşanma süreçlerini kolaylaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirterek bunun toplumsal açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Özellikle boşanma davalarının resmi ve gergin bir ortamda ilerlemesinin taraflar arasındaki husumeti artırdığına dikkat çeken Malkoç, aile arabuluculuğunun ise taraflara yeniden konuşma, birbirini anlama ve çözüm üretme imkânı sunduğunu dile getirdi. Aile yapısının korunmasının geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu vurgulayan Malkoç, toplumun güçlü kalabilmesi için aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Boşanmaların önemli bir kısmı evliliğin ilk yıllarında gerçekleşiyor Çalıştay kapsamında yapılan sunumlarda, Türkiye’de boşanma oranlarının hızla arttığı ve bunun sosyal doku üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edildi. TÜİK verilerine göre boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk yıllarında gerçekleştiğine dikkat çekilirken, aile içi uyuşmazlıkların büyük bölümünün "şiddetli geçimsizlik" nedeniyle yaşandığı belirtildi. Katılımcılar, uygun iletişim ortamı ve etkili arabuluculuk süreçleriyle birçok sorunun çözülebileceğini değerlendirdi. Programda ayrıca mevcut hukuk sisteminde aile arabuluculuğuna ilişkin sistematik bir yapının bulunmadığı, dava süreçlerinin çoğu zaman taraflar açısından yıpratıcı hale geldiği ifade edildi. Aile arabuluculuğunun yasal bir zemine kavuşmasının hem aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağı hem de mahkemelerin iş yükünü azaltabileceği yönünde görüşler paylaşıldı. Çalıştayın oturumlarında aile arabuluculuğunun hukuki, sosyal, psikolojik ve dini boyutları ele alınırken; hukuk, psikoloji, sosyoloji, ilahiyat ve sosyal hizmet gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildi. Uzmanlar, aile hakemliği sisteminin nasıl yapılandırılabileceği, hangi aşamalardan oluşacağı ve süreçlerin nasıl yönetilebileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılar, aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm odaklı çalışmaların artırılması gerektiğini ifade ederek, aile arabuluculuğu mekanizmasının Türkiye açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti. Aile arabuluculuğu mekanizması çalıştayı’na kimler katıldı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kurumsal Bir İhtiyaç Olarak Aile Arabuluculuğu Mekanizması Çalıştayı"na; Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu, İstanbul Aile Vakfı Başkan Yardımcısı Cüneyt Altıparmak, Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Kübra Çinkılıç, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Necibe Maraz Çiftçi, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, protokol üyeleri, akademisyenler, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:58 Dülük Antik Kenti’nde sanat ve tarih aynı tuvalde buluştu Şehitkamil Belediyesi tarafından düzenlenen Dülük Antik Kenti Resim Çalıştayı, sanat ile tarihi, aynı atmosferde buluşturdu. Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte resim bölümü öğrencileri, tarihi dokunun içinde sanat üretmenin eşsiz deneyimini yaşadılar. Dülük Antik Kenti’nde düzenlenen çalıştay kapsamında geleceğin sanatçıları, antik kentin mistik atmosferinden ilham alarak birbirinden özel eserler ortaya koydu. Tarihin izlerini taşıyan mekânda gerçekleştirilen etkinlik, öğrenciler için hem akademik hem de sanatsal açıdan önemli bir kazanım sundu. Tarihi doku, sanatın ilham kaynağı oldu Mitras Tapınağı’nın bulunduğu alanda gerçekleştirilen çalıştayda öğrenciler, antik kentin doğal ve tarihi yapısını tuvallerine yansıttılar. Gün boyunca süren etkinlikte ortaya çıkan eserler, bölgenin kültürel mirasını sanatın evrensel diliyle yeniden yorumladı. Sanatın tarihi mekânlarla buluşmasının önemine dikkat çeken etkinlik, aynı zamanda genç sanatçıların saha deneyimi kazanmasına da katkı sağladı. "Burada yaşam hiç kesintiye uğramamış" Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Karslıgil Marakoğlu, Dülük Antik Kenti’nin taşıdığı tarih ve kültürel değere vurgu yaptı. Marakoğlu, "Bugün Dülük Antik Kenti yani Doliche dediğimiz alanda, Mitras Tapınağı’nın önünde çok güzel bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Burası kutsal bir alan. Aynı zamanda birçok dinin tapındığı, yaşadığı oldukça etkileyici bir bölge. Burada olmaktan ve burada resim yapıyor olmaktan dolayı oldukça mutluyuz. Çünkü burada yaşam hiç kesintiye uğramamış, sürekli devam etmiş. Biz de yaptığımız resimlerle bu yaşamın hâlâ sürdüğünü gösteriyoruz. Bu süreçte bize çalışma imkânı sunan Şehitkamil Belediyesine teşekkür ediyoruz" dedi. Şehitkamil Belediyesinin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlediği çalıştay, genç sanatçıların tarihi ve kültürel mirası sanat aracılığıyla keşfetmelerine imkan sağladı.
Bakan Tekin: "Eğitim-öğretim sistemimiz daha başarılı olur diyerek BİZ projesini başlattık"
11 Eylül 2024 Çarşamba - 12:11 Bakan Tekin: "Eğitim-öğretim sistemimiz daha başarılı olur diyerek BİZ projesini başlattık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte hayata geçirilen Bilinçle İlerleme Zamanı (BİZ) projesi kapsamında Gaziantep’te düzenlenen kortej yürüyüşüne katıldı. Programda konuşan Bakan Yusuf Tekin, "Eğitim-öğretim sistemimiz daha başarılı olur diyerek BİZ projesini başlattık" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim öğretim dönemiyle birlikte Bilinçle İlerleme Zamanı (BİZ) projesini hayata geçirdi. Hayata geçirilen BİZ projesi kapsamında Gaziantep’te Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev, kent protokolü, öğrenci, öğretmen, veli ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla bando eşliğinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Yüzlerce öğrencinin ellerinde Türk bayrakları renk kattığı kortej yürüyüşü tarihi Gaziantep Kalesi’nden başlayarak Balıklı Meydanı’nda sona erdi. Bakan Tekin ve beraberindekiler, meydanda minik öğrenciler tarafından düzenlenen halk oyunları gösterisini de ilgiyle takip etti. "Çocuklarımız okula başladıkları günü unutmasınlar istiyoruz" Programda konuşan Bakan Yusuf Tekin, "Bizim birinci amacımız, çocuklarımız okula başladıkları günü unutmasınlar istiyoruz. Etkinliğimizin ilk sebebi bu. bundan sonra 1,5 milyona yakın velimizle bütün okullarda böyle bir etkinlik yapalım istiyoruz. Çocuklarımıza uyum haftasıyla beraber, aileleriyle birlikte nasıl bir eğitim alacaklarını, heyecanla, aşkla ve şevkle okula gelmeleri için bir başlangıç oluşturalım istedik. Bu etkinliğe katılan herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. "Eğitim-öğretim sistemimiz daha başarılı olur diyerek BİZ projesini başlattık" Konuşmasında Türkiye maarif modeli hakkında da bilgili veren Bakan Tekin, "Türkiye’nin maarif modellerinin ana noktalarından bir tanesi çocuklarımızın severek, isteyerek, koşarak okula gitmelerini teşvik etmek. Bu da bunun bir başlangıcı. 2. amacımız ise OECD başta olmak üzere dünyada eğitim adına istatistik tutan, rapor tutan bütün birimlerin ortak bir verisi var. Diyorlar ki tek başına öğretmenler ve okul, bir öğrencinin eğitim sisteminin başarısında maksimum yüzde 50 etkindir. Yüzde 50’nin dışında başka unsurlar da var. bunun dışındaki en önemli pay aileye ait. Biz şunu istiyoruz, aileler sürecin içerisine dahil olurlarsa, aileler çocukların eğitim süreçlerini daha yakından takip ederlerse ve öğretmenlerle istişare içerisinde velilerden beklediğimiz toplumsal rolleri, veli rollerini yaparlarsa eğitim-öğretim sistemimiz daha başarılı olur diyerek bir süreç başlattık. “Biz” adını verdiğimiz bu projenin aslında velivizyon diye tanıttığımız aile, okul, öğretmen iş birliği projeksiyonunun bir parçasıyız. Orada okula ilk başlayan çocuklarımızın velilerinden başlamak üzere bütün velilerimize sistemin içerisine dahil olabilecekleri bir mekan tanıtmak istiyoruz. Okullar başladıktan sonra velilerimizle çocuklarıyla nasıl ilgileneceklerini, ilgilendiklerinde çocuklarının akademik başarılarının daha fazla artacağının bilgilerini paylaşacağımız bir dizi etkinliğimiz olacak. Diziler çektik, bilimsel raporlar hazırladık. Broşürler hazırladık. Veli toplantılarında sizlerle paylaşılması için içerikler, sunumlar hazırladık ve okullar başladığında bir aile okulu adını verdiğimiz ve her okulun içerisinde olan okulun içerisine ebeveyn okulu, veli okulu başlığında bir program daha koyduk. İnşallah derdimiz meramımız şu, ailelerle birlikte daha bilinçli bir şekilde eğitime el atma zamanı gelmiş. Bu yaptığımız işte şu şekilde faydamız olacak, öğretmen arkadaşlarımızdan çok fazla iş bekliyoruz. Anne, baba, abi, kardeş amca, dayı, arkadaş olmalarını istiyoruz. Biz diyoruz ki öğretmenlerimiz asli işlerini yapsınlar, diğer işleri de bizler yapalım istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye–Azerbaycan kardeşliği, dostluğu devam edecek" Programda konuşan Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Amrullayev, "Biz bir aileyiz. Türk dünyası büyük bir aile ve inanıyorum ki Gaziantep bu ailenin çok büyük bir parçası. Türkiye–Azerbaycan kardeşliği, dostluğu devam edecek ve Türk ailesi dünyanın en gurur duyulanı olacak" şeklinde konuştu. "Türkiye maarif modeli hedefine emin adımlarla Gaziantep’te de yürüyoruz" Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise "Biz de Türkiye’nin 80 vilayeti gibi bugün büyük bir coşku yaşıyoruz. Gaziantep’te 750 bin civarında öğrencimiz, 34 bin civarında öğretmenimiz ve bin 580 okulumuzla büyük bir eğitim ordusu olarak eğitim-öğretim sezonuna başladık. Bugün programını icra ettiğimiz BİZ projesi gibi birçok yeni proje Milli Eğitim Bakanlığı’mızın devreye aldığı birçok yeni projeyle hem Türkiye yüzyılı hedeflerine hem de Türkiye maarif modeli hedefine emin adımlarla Gaziantep’te de yürüyoruz. Ben destekleri için Milli Eğitim Bakanımıza teşekkür ederim" diye konuştu. Konuşmaların ardından düzenlenen dans ve halk oyunları gösterileriyle program sona erdi.
Gaziantep’te kadınlar ekmeklerini ’acı’dan çıkarıyor
11 Eylül 2024 Çarşamba - 10:04 Gaziantep’te kadınlar ekmeklerini ’acı’dan çıkarıyor Gaziantep’in bereketli topraklarında kadınlar, biber salçası yaparak geçimlerini sağlıyor. Yaz aylarının sonlarına doğru biber hasadıyla başlayan bu süreç, evlerin avlularında, güneşin altında devam ediyor. Biber salçası, Gaziantep mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra, yerel ekonominin de önemli bir parçası. Salça yapımı, kadınların hem ev ekonomisine katkı sağladığı hem de geleneksel mirası yaşattığı bir uğraş olarak öne çıkıyor. Kadınlar, biber salçasını hazırlarken yalnızca evlerinin ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda fazla ürettikleri salçaları satarak aile bütçesine katkıda bulunuyor. Gaziantep’te üretilen biber salçası, lezzeti ve kalitesiyle Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. “Gaziantep salçası hiçbir şehirde yok” Gaziantep salçası hiçbir şehirde olmadığını söyleyen 60 Gülay Ateş, “Gaziantep salçası hiçbir şehirde yok. Konu Antep salçası olunca dünya durur. Önceden çok zahmetli bir işti salça yapmak. Fakat artık eskisi kadar zor değil. Bir salça yaklaşık olarak 5 günde güneşe serilerek yapılır. Salçayı biz önce güneş sereriz. Salça katılaştıktan sonra içerisine tuzunu atarız. Domates salçasını karıştırırız. Sonrasında salçamız hazır olur” dedi. “Biz burada ekmeğimizi acıdan çıkarmaya çalışıyoruz” Kazançlarını acıdan çıkarttıklarını belirten 40 Zeynep Yıldız, “Kadınlar salçalarını bize emanet ediyor. Bizde onlar için burada titizlikle çalışıyoruz. Biz burada salçaları hazır hale getiriyoruz. Aileme maddi olarak katkı sağladığım için çok mutluyum. Kadınların ekonomisine katkı sağlıyor. Biz burada acıyı tatlı hale getirip insanlara sunuyoruz. Biber yapmak kolay bir iş değil. Acının içerisindeyiz. Biz burada ekmeğimizi acıdan çıkarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Antep fıstığını kavlatma mesaisi sürüyor
11 Eylül 2024 Çarşamba - 09:58 Antep fıstığını kavlatma mesaisi sürüyor Gaziantep’te son yılların en yüksek rekoltesinin elde edildiği Antep fıstığında hasat devam ederken kavlatma tesisleri ise sezonun en yoğun ve hareketli günlerini geçiriyor. Türkiye’nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinin başında gelen ve baklava başta olmak üzere birçok alanda kullanılan Antep fıstığı, hasat sürecinin ardından fabrikalarda işlendikten sonra tezgâhlardaki yerini alıyor. Gastronomi kenti Gaziantep’te fıstık, kavlatma tesislerinde dış kabuğu soyularak güneşte kurutulan Antep fıstığı, daha sonra çiftçiye teslim ediliyor. Antep fıstığı üretiminde önemli bir yere sahip olan Gaziantep’te fıstık hasadı tüm güzelliğiyle devam ediyor. Baklavadan yemeklere, tatlılardan çerezlere kadar hemen her alanda mutfakların da değişmez lezzetleri arasında yer alan Antep fıstığının tarladan tezgâha zorlu yolculuğu, renkli görüntülere neden oluyor. Gastronomi şehri Gaziantep’te, fıstık yetiştiricilerinin bin bir zahmetle yetiştirdikleri, kentin en önemli geçim kaynaklarından olan ve bölgede “yeşil altın” olarak da nitelendirilen Antep fıstığının kabuğunun soyma işlemi için kavlatma tesislerinde yoğun bir mesai harcanıyor. Çiftçinin sabah erken saatlerinde tarlasına gelmesiyle başlayan fıstık hasadı, altına bez serilen ağaçtan fıstıkların salkım salkım toplanıp çuvallara konulmasıyla yapılırken, hasada temmuz ayında baklava yapımında kullanılan “boz” fıstığın hasadı ile başlayan üreticiler, eylül ayının başından itibaren de “kırmızı beng” fıstığı toplayarak devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde işe koyulan üreticiler, akşam saatlerine kadar fıstık topluyorlar. Çiftçinin tarlasına gelmesiyle başlayan fıstık hasadı, ağaçların altlarına yaygı serilmesi ile gün boyunca devam ediyor. Ağaçların üstlerine çıkan işçiler, fıstık salkımlarını tek tek kopararak yaygıların üzerine atıyor. Yaygılarda biriken fıstıklar ise çuvallara konulduktan sonra salkımlarından da ayrıştırılmak için fıstık tesislerine götürülüyor. Hasat ettikleri fıstıklarını traktör ve kamyonlarla kavlatma tesislerine getiren çiftçiler, 3 gün sonra ise kabuğu soyulan fıstıklarını teslim alıyor. Fıstık tesislerine getirilen fıstıklar, burada fıstık soyma makinesinde kabuğu soyularak kavlak haline getirildikten sonra kuruması için tesislerde çalışan işçiler tarafından geniş alanlara serilerek kurutulmaya bırakılıyor. Gün boyunca tesislerde çalışan işçiler tarafından erken kuruması için sürekli tırmıklarla karıştırılan fıstıklar, 3 gün boyunca güneşte kurutulduktan sonra çiftçiye ve tüccara teslim ediliyor. Çiftçiler ile birlikte fıstık işletme tesisleri de hummalı bir çalışma içine girerken fıstığın işlenmesi için işçiler 40 derece sıcağın altında çalışıyor. Yeşil renkli görünümünden dolayı boz olarak adlandırılan baklavalık fıstık hasadının başlamasıyla tesislerde kavlatma mesaisi yoğun geçerken, tesislerde temizleme, kırma ve kavlama işleminden geçirilen fıstıklar güneşin altına serilerek kurutulduktan sonra tüketime hazır hale geliyor. Tesislerde meşakkatli geçen 2-3 günün ardından kabuğu soyulan ve kavlak haline getirilen fıstıklar baklava, çikolata, tatlı ve yemeklerde tüketiliyor. Kentte binlerce kişiye iş ve ekmek kapısı olan, her zaman bolluk ve bereketin simgesi olarak da kabul edilen Antep fıstığında yüksek rekolte ise yüzleri güldürüyor. 30 yıldır kavlatma tesisi işleten Serkan Söylemez, Antep fıstığı rekoltesinin yüksek olması nedeniyle yoğunluk yaşadıklarını söyledi. “Çiftçilerimiz işçilerle birlikte köyde fıstık toplamaya başladı” Hasat dönemi başladığından dolayı bir ayı aşkın süredir hummalı bir çalışma içerisine girdiklerini ve eylül ayının sonuna kadar da yoğun olarak çalışacaklarını söyleyen Söylemez, “Çiftçilerimiz işçilerle birlikte köyde fıstık toplamaya başladı. Fıstık hasadının serüveni yaklaşık 3 ay sürer. Boz fıstık dediğimiz baklavada kullanılan fıstık ile başlayan hasat, kırmızı ben fıstık dediğimiz fıstık ile devam eder. Bu 3 aylık sürecin yaklaşık 45 günü fıstık boz olarak, son süreçte ise kırmızı olarak toplanılır. Boz dediğimiz fıstık baklavada kullanılır. Kırmızı dediğimiz fıstık ise tatlı çeşitlerinde ve çerez olarak kullanılır. Şu anda kırmızı fıstık toplanmaya başladı. Çifçitler tarafından toplanan fıstıklar kavlatılması için tesislere getirilir. Gaziantep’te fıstık kavlatma tesislerinin sayısı çoktur. Gaziantep’in dört bir tarafından ve ilçelerinden hasat edilen fıstıklar tesislere getiriliyor” dedi. “Tesislerde fıstık son sistem makinelerde işlem görüyor” Fıstık işleme tesisleri sayesinde çiftçinin yükünün azaldığını belirten Söylemez, “Tesislerde fıstık son sistem makinelerde işlem görüyor. Kabuğu soyulan fıstık, ortalama 2-3 gün sergi dediğimiz alanda seriliyor, tırmık ile karıştırılıyor, dolusu, boşu ve çöpü ayrıştırılıp çuvallara konularak çiftçiye teslim ediyoruz” ifadelerini kullandı. “Bu yıl rekolte çok yüksek olduğundan dolayı ağaç güç getiremedi” Antep fıstığında bu yıl rekoktenin çok yüksek olduğunu belirten Söylemez, “Bu yıl rekolte çok yüksek olduğundan dolayı ağaç güç getiremedi. Fıstığın bir kısmında boş olayı var. Şu anda boş ile dolu fıstığı ayırmakta zorlanıyoruz. Ama her şeye rağmen çiftçimizi memnun etmeye çalışıyoruz. Bu yıl rekoltenin yüksek olmasından çiftçi de bizde memnunuz. Bereketli bir sene yaşıyoruz ve sezonu kazasız belasız geçirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Antep fıstığının şu anda ekonomik olarak birçok kişinin geçim kaynağı olduğunu ifade eden Söylemez, tesislerde hazır halee getirilen fıstıkların yurt içinin yanı sıra yurt dışına da satıldığını bildirdi.
Gaziantep FK yeni forvetini renkli transfer videosuyla açıkladı
10 Eylül 2024 Salı - 17:23 Gaziantep FK yeni forvetini renkli transfer videosuyla açıkladı Gaziantep Futbol Kulübü, son olarak İtalya’nın US Cremonese takımında forma giyen Nijeryalı forvet David Okereke’yi satın alma opsiyonlu kiralık olarak kadrosuna kattı. Gaziantep ekibinin yeni transferini renkli transfer videosuyla açıklaması ise dikkat çekti. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gaziantep Futbol Kulübü, hücum bölgesini önemli bir isimle takviye etti. Gaziantep ekibi, son olarak İtalya’nın US Cremonese takımında forma giyen 27 yaşındaki Nijeryalı forvet David Okereke ile satın alma opsiyonlu kiralık olarak anlaşma sağladı. Yeni transfer David Okereke, Kulüp Başkanı Memik Yılmaz, Başkan Yardımcısı İbrahim Dicle, Futbol Şube Sorumlusu Mustafa Kara ve yönetim kurulu üyesi İskender Kaplan’ın da katıldığı imza töreniyle resmi sözleşmeye imza attı. Gaziantep ekibinin yeni transferini kültürel ezgilerin de yer aldığı renkli transfer videosuyla açıklaması ise dikkat çekti. Kendisi adına söylenen ve ’Hele bakın kim gelmiş, Gaziantep’e futbolcu David gelmiş, asaletiyle, duruşuyla, güzelliğiyle hoş gelmiş sefa gelmiş’ sözlerini içeren yerel şarkıyla karşılandı. Okereke de videonun sonlarında, "Merhabalar, Gaziantep’te olduğum için çok mutluyum. Takıma güzel şeyler yapmak için stadyumda buluşalım. Haydi Gaziantep" ifadelerini kullandı. David Okereke kimdir? Nijerya’nın Lagos kentinde dünyaya gelen golcü oyuncu, futbola ülkesi takımlarından Abuja College takımında başladı. 2016 yılında İtalya Serie A takımlarından Spezia Calcio takımına transfer olan David, 2019 yılında ise 9 Milyon € bonservis karşılığında Club Brugge’e transfer oldu. Burada iki sezon forma giydikten sonra, 2022 yılında 2.5 Milyon Euro karşılığında tekrar Serie A’nın yolunu tutarak Cremonese’ye transfer oldu. Güçlü fizik yapısı, hızı ve bitiriciliği ile adından söz ettirmeyi başaran Okereke, kariyerinde 268 maça çıkarken 57 kez gol atarak 26 kez de asist yapma başarısı gösterdi.
Şahin’in yoğun Ankara mesaisi başladı
10 Eylül 2024 Salı - 16:02 Şahin’in yoğun Ankara mesaisi başladı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ankara’daki bakanlıkları ziyaret ederek, Gaziantep’te gerçekleştirilecek yeni yatırımlar ve projeler hakkında istişarelerde bulundu. Yerel yönetim ile merkezi yönetim arasındaki iletişimin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi ve Gaziantep’te yapılacak projelerin artırılması amacıyla Başkan Şahin, gıda, konut, turizm, altyapı ve tarım alanlarında yapılacak yeni yatırımları ziyaretleriyle gündeme aldı. Görüşmelerde iş birliği adımları atıldı ve çeşitli projeler için ortak çözümler konuşuldu. Başkan Fatma Şahin’e ziyaretlerinde Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, oda başkanları ve AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Fedaioğlu gibi isimlerden oluşan kalabalık bir heyet de eşlik etti. Konut, turizm ve tarım konuları konuşuldu Yoğun program kapsamında ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ziyaret eden Başkan Şahin, Gaziantep için yapılacak yatırımlar konusunda iş birliği vurgusu yaptı. Daha sonra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile bir araya gelen Şahin, turizm alanındaki gelişmelerden, özellikle kentteki kongre turizminin potansiyelinden bahsetti ve bu alanda yapılacak yatırımlar üzerine konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda Bakan Mehmet Kaçır ile yapılan görüşmede, işçilere yönelik konut projelerinde iş birliği imkânları değerlendirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile gerçekleştirilen görüşmede ise, tarımsal sulama ve diğer yatırımlar konusunda Gaziantep’teki mevcut durum ele alındı.
TEKNOFEST Akdeniz’de en çevreci projeler ödüllendirildi
10 Eylül 2024 Salı - 15:10 TEKNOFEST Akdeniz’de en çevreci projeler ödüllendirildi TEKNOFEST’in ana paydaşlarından SANKO Holding’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nda dereceye giren takımlar ödüllendirildi. Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Akdeniz kapsamında Antalya’da düzenlenen teknoloji yarışları sonunda dereceye giren takımlar, ANFAŞ Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreniyle ödüllerine kavuştu. Denizli Merkezefendi Bilim Sanat Merkezi 4’üncü sınıf öğrencileri Ayşe Küloğlu, Egemen Kocagöz ve Yusuf Arda Balay, danışman öğretmenleri Gürkan Çelik rehberliğinde hazırladıkları “Akıllı Şarj Cihazı” projesiyle “İlkokul /Ortaokul” seviyesinde “En İyi Sunum” ödülünün sahibi oldu. Gebze Fen Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi Elif Berra Demir, danışman öğretmeni Selin Sağdıç rehberliğinde hazırladığı “Fındık Zurufu ve Makroalglerden Döngüsel Ekonomiye Katkı Sağlayacak Gıda Ambalajı Sentezi ve Karakterizasyonu” projesiyle Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nda “En İyi Sunum” ödülüne değer görüldü. Manisa Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi 10’uncu sınıf öğrencileri Beren Bağlan, Eylül Güner, Gül Dirier, Nihal Dirier, danışman öğretmenleri Nurbanu Sayracı rehberliğinde hazırladıkları “Rüzgar Tribünlerinin İç Bakımını Görüntü İşlemiyle Birlikte Otonom Olarak Yapan Sistem” projesiyle “Lisesi Seviyesi” kategorisinde “Ticarileştirme Potansiyeli” ödülü aldılar. Üniversite ve üzeri kategorisi ödülleri Cerrahpaşa Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Adem Yurtsever, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Öğr. Üyesi Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, ERÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Doktora Öğrencisi Emine Büşra Çolakoğlu ve Yüksek Lisans Öğrencisi Hatice Elbir’in, ERÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uyanık danışmanlığında geliştirdiği “Atıksulardan Mikroplastikleri Gidermek İçin Yenilikçi Bir Çözüm - Yer Çekimi ile Çalışan Arıtma Sistemi” projesi “Üniversite ve Üzeri” kategorisinde “En İyi Sunum” ödülü kazandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Doktora Öğrencisi Gürkan Akarken ve Lisans Öğrencisi Gökçe Kayatepe, Enerji Kaynakları ve Yönetimi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Uğur Cengiz danışmanlığında hazırladıkları “Isı Yalıtımlı ve Kendi Kendini Temizleyen Jeopolimer Levha” projesiyle “Üniversite ve Üzeri” kategorisinde “Ticarileştirme Potansiyeli” ödülüne layık görüldüler. Ödülleri Selçuk Bayraktar takdim etti Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışmasında derece elde eden takımlara ödüllerini Antalya Valisi Hulusi Şahin, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar birlikte takdim etti. Yarışlarda birincilik, ikincilik ve üçüncülük dereceleri ise 2-6 Ekim 2024 tarihlerinde TEKNOFEST Akdeniz kapsamında Adana’da gerçekleştirilecek finallerde belirlenecek. Bakan Kacır ve Selçuk Bayraktar’dan yarışmacılara ziyaret Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SANKO Holding Yürütücülüğünde düzenlenen Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’na katılan öğrencileri ziyaret ederek, projeleri incelediler. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, öğrencilerin Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’nda geliştirdiği projeleri dinleyerek, yarışmacılara başarı dileklerini ilettiler. SANKO Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sunuyor Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması ile toplumda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliği kültürü oluşturulması, verimlilik ve çevre konularında farkındalığın artırılarak yenilikçi ve teknolojik fikirlerin geliştirilmesi hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl beşinci kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor. Yarışmanın amacı; endüstriyel işletmelerin uyguladığı enerji verimli ve çevre duyarlı uygulama projelerini ve teknolojileri ortaya çıkararak bilgi ve tecrübelerin paylaşılmasını sağlamak, genel anlamda endüstriyel alanda enerji verimliliğini artırmaktır. SANKO Holding tarafından çevre temalı hazırlanan Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması’na bu yıl 150 bin 181 takım başvuru yaparken, finale kalan 80 takım (240 öğrenci), TEKNOFEST Akdeniz kapsamında Antalya’da düzenlenen yarışlarda projelerini jüriye sunma heyecanı yaşadı.
Sel ve depremin olumsuz etkileri ortadan kaldırılıyor
10 Eylül 2024 Salı - 11:24 Sel ve depremin olumsuz etkileri ortadan kaldırılıyor Sofalıcı Mahalle Muhtarı Bülent Güvenç, Şehitkamil Belediyesinin hızlı ve etkili hizmet anlayışını övgüyle dile getirerek, Başkan Umut Yılmaz ve ekibine teşekkürler etti. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, kırsal mahallelerdeki sorunları yerinde tespit etmek ve çözümler üretmek adına sık sık ziyaretler gerçekleştiriyor. Ziyaretlerinde halkın taleplerini doğrudan dinleyen ve sorunlara anında çözüm üreten Başkan Yılmaz’ın hizmet anlayışı, takdirle karşılanıyor. Geçtiğimiz yıl Sofalıcı’da yaşanan sel ve deprem afetlerinin ardından mahallede hızla yürütülen çalışmaların memnuniyet oluşturduğunu kaydeden Muhtar Güvenç, bu zor süreçte Başkan Umut Yılmaz’ın desteği sayesinde sorunların hızlıca çözüldüğünü ifade etti. “Yılmaz’a çok teşekkür ederiz” Sofalıcı’da yaşanan sel afeti sonrası içme suyu alanının kullanılamadığını, yürütülen çalışma sonrası yaşanan sorunun ortadan kalktığını belirten Muhtar Bülent Güvenç, “Mahalle sınırlarımız içerisinde, içme dediğimiz şifalı su bulunuyor. Şu an içerisinde bulunduğumuz alanda, geçtiğimiz yıl 6. ayda, 40-50 yılda bir olacak bir sel felaketi yaşandı. Yaşanan felakete bağlı yollar tahrip oldu ve kullanılamaz hale geldi. Şehitkamil Belediyemize bağlı Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz, bu noktada güzel bir çalışma yaptı. Şehitkamil Belediye Başkanımız Sayın Umut Yılmaz’a çok çok teşekkür ederiz. Merkeze çok yakın bir mahalleyiz. Mahallemizin daha da güzelleşmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Yapılan çalışmalar sonrası memnuniyet had safhada” Sofalıcı Mahallesi’nde yürütülen yol çalışmalarının yalnızca bu mahalleye özgü olmadığını, ilçenin diğer kırsal mahallelerinde de benzer çalışmaların sürdüğünü aktaran Güvenç, “Arazi yollarımızda bu kadar kısa sürede, yaklaşık 2-3 ay içerisinde, sadece bizim köyde değil, köylerin tamamında güzel, hummalı bir çalışma var. Şu anda mıcırlama çalışması yapılıyor. Taleplerimize, anında cevap veriliyor. Bir şey istediğimiz zaman hemen geri dönüş yapılıyor. Mahalle sakinlerimiz, yapılan çalışmalardan memnun. 6 Şubat depreminden sonra bizim köyümüz, 5 kilometrekareye yayılmış durumda. Mahalle sakinlerimizin büyük bölümü kendi arazisi içerisinde ikamet ediyorlar. Bu yol çalışmaları yapılmadan önce mahalle sakinlerimiz sıkıntı yaşıyorlardı. Yapılan çalışmalardan sonra memnuniyet, had safhada” diye konuştu.