Yerel Haberler
Giresun
Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" 26 Mayıs 2026 Salı - 22:59:51 Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
26 Mayıs 2026 Salı - 20:44 Vali Koç, vatandaşların bayramını kutladı, sürücülere çikolata ikram etti Giresun Valisi Mustafa Koç, Kurban Bayramı dolayısıyla trafik uygulama noktalarını ziyaret ederek görevli personelle bayramlaştı. Uygulama noktasında vatandaşların da bayramını kutlayan Vali Koç, sürücülere çikolata ikram etti. Kurban Bayramı kapsamında kent genelinde alınan tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulunan Vali Koç, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirmesi için tüm kurumlarla koordineli şekilde çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. Vali Koç, "Yarın inşallah millet olarak mübarek Kurban Bayramı’nı kutlayacağız. Bir bayrama daha ulaştığımız için mutluyuz ve huzurluyuz. Bizler de İçişleri Bakanlığımızın öncülüğünde tüm yurtta olduğu gibi Giresun’da hemşehrilerimizin huzur içerisinde, kazasız belasız bir bayram geçirebilmesi için bütün birimlerimizle beraber tedbirlerimizi planlamış bulunuyoruz. Jandarmamız, emniyetimiz ve sahil güvenliğimizin yanı sıra ilgili tüm kurumlarımız gerekli tedbirleri almış vaziyette" dedi. Bayram boyunca kent genelinde yoğun güvenlik önlemleri alınacağını ifade eden Koç, "Bayram boyunca ortalama 90 uygulama noktasında 300’e yakın araç ve 1500’e yakın personel görev yapacak. Ayrıca yaklaşık 20 hava aracı, 2 deniz polisi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait 5 yüzer unsurla denetimlerimizi sürdüreceğiz" diye konuştu. Sürücülere trafik kurallarına uyma çağrısında bulunan Koç, "Hemşehrilerimizden ricamız, bayramın bayram gibi yaşanabilmesi ve gidecekleri yere güvenli şekilde ulaşabilmeleri için kurallara azami dikkat göstermeleridir. Biz tedbirlerimizi uygulayacağız ancak vatandaşlarımızın dikkatli olması her şeyden daha önemlidir. Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm Giresunlu hemşehrilerimize sağlık, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum. Ayrıca Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar tüm mazlum coğrafyaların kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Vali Koç, geçtiğimiz günlerde Giresun Liman Kavşağı’nda meydana gelen ve aynı aileden 5 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin de yaralandığı trafik kazasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Kazanın sürücü kaynaklı olduğunu düşündüklerini belirten Koç, "Yaşanan üzücü kazada muhtemelen sürücünün uyuduğunu değerlendiriyoruz. Bu kazanın kavşaktaki herhangi bir eksiklikten değil, sürücü hatasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Biz ne kadar tedbir alırsak alalım, sürücülerin dikkati ve kurallara uyması her şeyin üstündedir. Önümüzdeki süreçte emniyetimiz, belediyemiz ve karayollarımızla birlikte mevcut kazaları değerlendirerek varsa eksiklikler konusunda gerekli çalışmaları yapacağız" şeklinde konuştu.
Ramazan Bayramı öncesi fındık fiyatları 240 liraya geriledi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Ramazan Bayramı öncesi fındık fiyatları 240 liraya geriledi Giresun’da serbest piyasada Ramazan ayı boyunca 250-260 lira bandında seyreden fındık fiyatı, bayram öncesinde düşüşe geçerek 240 liraya kadar geriledi. Giresun’da serbest piyasada işlem gören fındık fiyatlarında bayram öncesi düşüş yaşandı. Ramazan ayı boyunca 250 ila 260 lira arasında alıcı bulan fındık, son günlerde 240 liraya kadar gerileyerek dikkat çekti. Serbest piyasadaki düşüşü değerlendiren fındık tüccarı Ahmet Ergün, fiyatların Ramazan ayında yükseldiğini ancak bayram öncesi gerilediğini belirtti. Ergün, "Ramazan ayı dolayısıyla serbest piyasada fındık fiyatı 260 liraya kadar yükselmişti. Ancak bayram öncesinde yaklaşık 20 lira düşerek 240 liraya geriledi. Bundan sonra fındık fiyatlarında önemli bir yükseliş beklemiyoruz" dedi. Yeni sezon beklentilerine de değinen Ergün, mevsim şartlarının üretim açısından olumlu seyrettiğini ifade ederek "Mevsim şartları yeni sezon mahsulü için verimli geçiyor. Şubat ayında yapılan karanfil sayımlarının da iyi olduğu görüldü. Bundan sonra yeni sezon için ciddi bir zirai don afeti yaşanmadığı sürece, fındık fiyatlarının serbest piyasada 240 lira seviyelerinde stabil seyredeceğini öngörüyoruz. Dolayısıyla bölgede fındık piyasasının seyrinin önümüzdeki süreçte hava koşulları ve rekolte beklentilerine bağlı olarak şekillenmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Değirmen taşının dilinden anlayan son usta
17 Mart 2026 Salı - 12:12 Değirmen taşının dilinden anlayan son usta Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, babasından ve atalarından öğrendiği taş ustalığını yıllardır sürdürüyor. Bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak bilinen Karaman, gurbete gitmeden yıllarca emeğiyle "ekmeğini taştan çıkaran" ustalardan biri olarak dikkat çekiyor. Taş ustalığının geçmişte bölgede oldukça yaygın bir meslek olduğunu belirten Karaman, bugün ise bu işi yapan kimsenin kalmadığını söyledi. Mesleğin yok olma noktasına geldiğini dile getiren Karaman, "Dışarıda bir gurbet hayatım olmadı. Bu taş işçiliği babadan, atadan kalma bir meslek. Biz de devralıp devam ettirdik. Ama artık bu taş işçiliği bitme noktasına geldi. Halkın hala buna ihtiyacı var ama bu işi yapan kimse kalmadı" dedi. "Taş ne hızlı, ne yavaş, sadece sabırla işlenmeli" Mesleğin en önemli özelliğinin sabır olduğunu vurgulayan Karaman, değirmen taşının işlenmesinin büyük bir ustalık istediğini belirterek, "Bu işin en büyük inceliği sabırdır. Taşa hızlı vurursan kırılır, çok yavaş vurursan iş ilerlemez. Onun için sabırla, yavaş yavaş çalışmak gerekir. Taşın dili vardır, onu dinlemek gerekir. Değirmen taşı da her taştan yapılmaz. Taş tek parça ve çatlak olmaması gerekir. Taşın yiv dediğimiz çatlağı olmayacak, tek parça olacak. Suya dayanıklı olacak. Bizim yöredeki taşlar bu özellikleri taşıdığı için çok tercih edilir. Yapıldıktan sonra da değirmen çalıştıkça taş yavaş yavaş aşınarak görevini tamamlar. Eskiden değirmenler çok işlek olduğu için en fazla 20 yıl dayanırken, şimdi çok çalışmadığı için 50-100 yıl da dayanabilir" diye konuştu. Mesleğin en büyük sorunu, çırak yetişmemesi Bugün ise mesleğin en büyük sorununun çırak bulamamak olduğunu belirten Karaman, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini belirterek, "Bugünkü gençlik bu işe pek önem vermiyor. Parasıyla da olsa bir çırak bulamıyorum. Hatta kendi çocuklarımdan bile bu işi öğrenmek isteyen olmadı. Benden sonra ne olur ben de bilmiyorum. Belki birileri görür, merak eder de devam ettirir diye umut ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölgede değirmen taşı yapan tek usta olduğunu söyleyen Karaman, mesleğin kendisiyle birlikte yok olmasından endişe ettiğini sözlerine ekledi.
Değirmen taşının dilinden anlayan son usta
17 Mart 2026 Salı - 12:06 Değirmen taşının dilinden anlayan son usta Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, babasından ve atalarından öğrendiği taş ustalığını yıllardır sürdürüyor. Bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak bilinen Karaman, gurbete gitmeden yıllarca emeğiyle "ekmeğini taştan çıkaran" ustalardan biri olarak dikkat çekiyor. Taş ustalığının geçmişte bölgede oldukça yaygın bir meslek olduğunu belirten Karaman, bugün ise bu işi yapan kimsenin kalmadığını söyledi. Mesleğin yok olma noktasına geldiğini dile getiren Karaman, "Dışarıda bir gurbet hayatım olmadı. Bu taş işçiliği babadan, atadan kalma bir meslek. Biz de devralıp devam ettirdik. Ama artık bu taş işçiliği bitme noktasına geldi. Halkın hala buna ihtiyacı var ama bu işi yapan kimse kalmadı" dedi. "Taş ne hızlı, ne yavaş, sadece sabırla işlenmeli" Mesleğin en önemli özelliğinin sabır olduğunu vurgulayan Karaman, değirmen taşının işlenmesinin büyük bir ustalık istediğini belirterek, "Bu işin en büyük inceliği sabırdır. Taşa hızlı vurursan kırılır, çok yavaş vurursan iş ilerlemez. Onun için sabırla, yavaş yavaş çalışmak gerekir. Taşın dili vardır, onu dinlemek gerekir. Değirmen taşı da her taştan yapılmaz. Taş tek parça ve çatlak olmaması gerekir. Taşın yiv dediğimiz çatlağı olmayacak, tek parça olacak. Suya dayanıklı olacak. Bizim yöredeki taşlar bu özellikleri taşıdığı için çok tercih edilir. Yapıldıktan sonra da değirmen çalıştıkça taş yavaş yavaş aşınarak görevini tamamlar. Eskiden değirmenler çok işlek olduğu için en fazla 20 yıl dayanırken, şimdi çok çalışmadığı için 50-100 yıl da dayanabilir" diye konuştu. Mesleğin en büyük sorunu, çırak yetişmemesi Bugün ise mesleğin en büyük sorununun çırak bulamamak olduğunu belirten Karaman, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini söyledi. Karaman, "Bugünkü gençlik bu işe pek önem vermiyor. Parasıyla da olsa bir çırak bulamıyorum. Hatta kendi çocuklarımdan bile bu işi öğrenmek isteyen olmadı. Benden sonra ne olur ben de bilmiyorum. Belki birileri görür, merak eder de devam ettirir diye umut ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölgede değirmen taşı yapan tek usta olduğunu söyleyen Karaman, mesleğin kendisiyle birlikte yok olmasından endişe ettiğini sözlerine ekledi. (AB-ÖS-Y)
Ayıların Sis Dağı’ndaki yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:29 Ayıların Sis Dağı’ndaki yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı Giresun ve Trabzon il sınırında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda ayıların yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı. Yayladaki Eynesil obasına bağlı Büyükdüz mevkiinde yaklaşık 10 yayla evine giren ayılar, evlerin içini dağıtarak maddi hasara neden oldu. Karadeniz Bölgesi’nde sahile en yakın yaylalardan biri olarak bilinen Sis Dağı, sahile olan yakınlığı nedeniyle yayla sahiplerinin sık sık ziyaret ettiği yerlerden biri olarak biliniyor. Yayla sahipleri özellikle hafta sonları yaylaya çıkarak evlerini kontrol ediyor ve ihtiyaçlarını karşılıyor. Son olarak hafta sonu kara rağmen yaylaya çıkan yöre sakinleri, evlerinin ayıların saldırısına maruz kaldığını gördü. Evlerin içinde bulunan gıda ve çeşitli eşyaları dağıtan ayılar, yayla evlerinde büyük tahribata yol açtı. Yaklaşık 15 yıldır Sis Dağı’nda yaylacılık yapan 62 yaşındaki Hasan Cebeci, ayıların son yıllarda yayla sahipleri için ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Cebeci, bazı evlerin çatılarının karla kaplı olması nedeniyle ayıların içeri giremediğini ancak karların erimesiyle riskin arttığını söyledi. Cebeci, "Çoğu evi yoklamışlar ancak kar olduğu için bazılarına girememişler. Kar eridikçe daha fazla eve girmelerinden endişe ediyoruz. Son 4-5 yıldır özellikle kış aylarında aynı durumu yaşıyoruz ve henüz bir çözüm bulunamadı" dedi. Ayıların özellikle kış aylarında boş kalan yayla evlerine yöneldiğini belirten Cebeci, yaşanan maddi kayıpların her geçen yıl arttığını dile getirerek yetkililerden önlem alınmasını istedi. Karların tamamen erimesiyle birlikte ayıların yayla evlerine daha fazla girmesinden endişe ettiklerini belirten Cebeci, bölgede gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu. "Ayı eve girmiş bir de üzerine çarşafı çekip yatmış" Öte yandan Hasan Cebeci’nin cep telefonu ile kayda aldığı görüntülerde bir ayının evlerden birine girerek içeride dolaştığı anların yer aldığı öğrenildi. Yaşananları esprili bir dille anlatan Cebeci, ayının kapı ve pencereyi zorlayarak eve girdiğini belirterek, "Ayı eve girip kanepenin üzerine uzanmış. Üzerine de çarşafı çekmiş, sanki ev sahibi gibi yatmış" ifadelerini kullandı.
Fındıkta doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı
13 Mart 2026 Cuma - 14:39 Fındıkta doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Ali Turan, fındık üretiminde komşudan duyma bilgilerle yapılan uygulamaların verim kaybına yol açtığını belirterek gübreleme ve ilaçlamanın mutlaka toprak analizi ve zararlı sayımına göre yapılması gerektiğini söyledi. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Ali Turan, fındık üretiminde özellikle gübreleme ve ilaçlama konusunda doğru bilinen birçok yanlış uygulama bulunduğunu belirtti. Turan, üreticilerin rastgele gübreleme ve bilinçsiz ilaçlama yerine tahlil sonuçlarına ve zararlı yoğunluğuna göre hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Kış mevsiminin ardından fındık bahçelerinde yapılacak bakım çalışmalarına değinen Turan, "Mart ayında yapılacak toprak analizi sonuçlarına göre gübreleme yapılmasının büyük önem taşımaktadır. Halk arasında ’yazlık gübre’ olarak bilinen azotlu gübreler, özellikle kıştan yeni çıkan fındık bahçelerinde doğru zamanda uygulanması bitki gelişimini destekler. Üreticilerin en sık yaptığı hatalardan biri ise analiz yaptırmadan gübre kullanmak, her bahçenin toprak yapısı farklı. Bu nedenle gübrelemenin komşu bahçelerde yapılan uygulamalara göre değil, toprak tahlili sonuçlarına göre planlanması gerekmektedir. Bir üreticinin kendi bahçesinde uygulayıp verim aldığı gübrelemenin, aynı şekilde başka bir üreticinin bahçesinde de etkili olacağı anlamına gelmez. Çünkü her iki bahçenin ihtiyacı farklıdır" dedi. Zararlılara karşı mücadele yöntemi Fındık bahçelerinde ilkbahar döneminde görülebilecek hastalıklara değinen Turan, "Geçmiş yıllarda ciddi zarar oluşturan külleme hastalığı için yapraklanma döneminden itibaren bahçelerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Hastalığın erken tespiti halinde zamanında müdahale verim kaybını önleyecektir. Son yıllarda üreticilerin en büyük sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarca zararlısıyla mücadelede bilinçsiz ilaçlama doğru değildir. Analiz sonuçlarına göre doğru gübre seçimi yapılmalıdır. Hastalık ve zararlılarla mücadele yapraklanma dönemiyle birlikte bahçelerin yakından gözlemlenmesi gerekir. Külleme Hastalığı, yapraklar oluştuktan sonra bahçeler bu hastalığa karşı kontrol edilmelidir. Havaların yaklaşık 17 dereceye ulaşmasıyla birlikte kahverengi kokarca çıkışları başlıyor. Bu dönemde mutlaka bahçelerde sayım yapılmalı. Eğer 10 dekara kadar olan bahçelerde 10 ocakta bir ergin kahverengi kokarca tespit edilirse, ekonomik zarar eşiği aşılmış sayılır ve ilaçlı mücadeleye başlanmalıdır. Üreticilerin verim kaybı yaşamaması için bakım, gübreleme ve zararlı mücadelesinde uzman görüşü alması önemlidir" diye konuştu.
Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye
12 Mart 2026 Perşembe - 14:59 Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz ay tutuklanan Giresun’un Görele ilçesinin CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede, ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Dede hakkında isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Dava, Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu bulunduğu Samsun Kavak S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Dede’nin savunması alındı. Duruşmada mağdur olduğu belirtilen T.T. ile annesi N.T.’nin ifadeleri dinlenirken, sanık avukatlarının yanı sıra T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da mağdur kız çocuğu T.T.’nin avukatı olarak davaya müdahil olarak katıldı. İfadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti ara karar için kısa süreli ara verdi. Verilen ara karar kapsamında Hasbi Dede’nin tutuksuz yargılanmasına hükmedildi. Dede hakkında haftada iki gün karakola imza verme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 24 Nisan tarihine erteledi. İddianamede yer alan bilgilere göre, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiası üzerine yürütülen soruşturma tamamlandı. Olayla ilgili olarak 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ile annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak şikâyette bulundu. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Hasbi Dede tutuklanmıştı.
Tarihi sokakta paylaşım sofrası
11 Mart 2026 Çarşamba - 19:52 Tarihi sokakta paylaşım sofrası Giresun’un Tirebolu ilçesinde "Bir kap fazla yap" geleneği, sokakta kurulan iftar sofrası mahalle kültürünü yaşatıyor. Giresun’un Tirebolu ilçesinde tarihi evlerin bulunduğu Yeniköy Mahallesi’nde mahalle sakinleri, evlerinde hazırladıkları yemeklerle sokakta kurdukları iftar sofralarında buluşuyor. "Bir kap fazla yap" sloganıyla sürdürülen gelenek, Ramazan ayında komşuluk bağlarını güçlendiriyor. Giresun’un Tirebolu ilçesinde tarihi dokusuyla dikkat çeken Yeniköy Mahallesi’nde, mahalle kültürünü yaşatan anlamlı bir gelenek sürdürülüyor. Mahalle sakinleri, Ramazan ayında evlerinde hazırladıkları yemekleri sokağa kurulan iftar sofralarına getirerek birlikte oruç açıyor. Yeniköy Mahallesi Muhtarlığı öncülüğünde 2016 yılında başlatılan ve "Bir kap fazla yap" sloganıyla hayata geçirilen sokak iftarı geleneği, her yıl artan katılımla devam ediyor. Mahalle sakinlerinin tencere ve kaplarla getirdiği yemekler masalarda paylaşılıyor. Çorba ve tatlı ise hayırseverler tarafından ikram ediliyor. İftar sofraları yalnızca mahalle halkını değil, üniversite öğrencilerini, ihtiyaç sahiplerini ve ilçe dışından gelen misafirleri de bir araya getiriyor. Tarihi sokakta kurulan uzun masalar, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtıyor. Yeniköy Mahallesi Muhtarı Osman Altay, etkinliğin temel amacının komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğunu belirterek, "Buradaki amaç beraber iftar yapıp olanın olmayana vermesi mantığıyla eski komşuluk bağlarını güçlendirmek. Bu yıl Allah izin verirse ‘Bir Kap fazla yap" iftar yemeğinin 10’uncusunu gerçekleştirdik" dedi. Altay, iftarın belirli bir konseptle hazırlandığını ifade ederek, sosyal farklılıkların oluşmaması için herkesin benzer yemekler hazırladığını söyledi. Altay, "Mahalleli genellikle fırında tavuk ve pilav yapıp getiriyor. Böylece herkes aynı sofrayı paylaşıyor, kimse kendini farklı hissetmiyor" diye konuştu. Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan da iftar programına ailesiyle birlikte katıldığını belirterek, Ramazan’ın birlik ve beraberlik için önemli bir vesile olduğunu söyledi. Kotan, "Ben de bu mahallenin bir sakiniyim. Bir kaymakamdan ziyade bir komşu olarak buradayım. Herkes kendi evinde yaptığı yemeği getirip paylaşıyor. Bu çok güzel bir gelenek" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri ise sokakta kurulan iftar sofralarının özellikle çocuklar için unutulmaz hatıralar oluşturduğunu belirterek, geleneğin uzun yıllar devam etmesini istediklerini dile getirdi.
Giresun’da Mukaddes Emanetlet Sergisi açıldı
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:27 Giresun’da Mukaddes Emanetlet Sergisi açıldı Giresun’da Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi ziyaretçilere kapılarını açtı. Can Akengin Sanat Galerisindeki serginin açılışı Giresun Valisi Mustafa Koç, eşi Neslihan Gül Koç, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal ve Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışın ardından sergiyi gezen vatandaşlar, İslam tarihine ait mukaddes emanetleri yakından inceleme fırsatı buldu. Sergide Peygamber Efendimize ait Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif’in yanı sıra Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali ve Abdülkadir Geylani Hazretleri’ne ait emanetler ile Kâbe örtüsü, Kâbe kilidi gibi kutsal mekânlardan getirilen yaklaşık 100 adet mukaddes emanet yer alıyor. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse yaptığı açıklamada, Mukaddes Emanetler Sergisi’nin yalnızca tarihi eserlerin sergilendiği bir etkinlik olmadığını belirterek "Asırlardır korunan ve manevi değeri yüksek olan İslam tarihine ait bu kıymetli emanetler gönüllerimizi aydınlatan değerlerimizin birer hatırasıdır. Yerel yönetimler olarak şehirlerimizi sadece fiziki anlamda değil, kültürel ve manevi değerler açısından da zenginleştirmeyi görev biliyoruz" dedi. Köse ayrıca serginin düzenlenmesinde emeği geçen başta MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal olmak üzere katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Bugün ziyarete açılan sergi, 15 Mart Pazar akşamına kadar Can Akengin Sanat Galerisinde ziyaret edilebilecek.
Değirmenlerin dönmesi onun ellerinde
10 Mart 2026 Salı - 12:30 Değirmenlerin dönmesi onun ellerinde Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar Beldesi’nde yaşayan 66 yaşındaki Yaşar Yılmaz, su değirmeni çarkı yapan son ustalardan biri olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Köy değirmenlerinin bulunduğu Kızılkaya deresi üzerindeki değirmende demir çarkların kısa sürede paslanıp yıpranması üzerine yeniden ahşap çark yapımına yönelen Yılmaz, hem kendi köyünde hem de çevre köylerdeki değirmenler için çark yapıyor. Mesleği eski ustalardan görerek öğrendiğini anlatan Yılmaz, yaklaşık 20 yıl önce ilk değirmen çarkını yaptığını söyledi. Yılmaz, "Eskiden demir çarklar yoktu eski ustalar ahşap çark yapardı. Sonra demir çarka yöneldiler, ancak demir çarklar da kısa sürede paslanıp yıpranıyordu. Sonra yeniden ahşap çarka dönüş oldu. Fakat artık eski ustalar kalmamıştı. Ben çok eskiden yapan ustalardan bir şeyler görmüştüm. Değirmenin çarkı kırılmıştı. Kızılağaç ağacını yarıp şekil vererek değirmeni yeniden döndürdük" dedi. Bakırlı su demiri çürüttü, ahşap çark değirmeni yeniden döndürdü Bölgedeki suyun yapısının da çarkların ömrünü etkilediğini belirten Yılmaz, Kızılkaya’daki maden nedeniyle sudaki bakır oranı yüksek bu nedenle metal çarklar kısa sürede yıpranmasına yol açıyor. Yaz mevsiminde dere sanki kırmızı boyayla boyanmış gibi akıyor. Sudaki bakır oranı yüksek olduğu için metal çarklar kısa sürede çürüyor. Bir yıl içinde kullanılamaz hale geliyor. Bu yüzden ahşap çark yapmaya karar verdik. Ahşap çarklar daha dayanıklı. Ağaçtan yaptığımız çarkların ömrü daha uzun oluyor. Şu anda değirmen bizim yaptığımız çarklarla dönüyor ve eskisinden daha verimli çalışıyor" ifadelerini kullandı. Eski ustalar kalmadı Değirmen ustalığının giderek unutulduğunu vurgulayan Yılmaz, kendisinden önce bu işi yapan ustaların artık hayatta olmadığını söyledi. Mesleği dayısından gördüğünü dile getiren Yılmaz, "Dayım bu işin ustasıydı. Kaşık, kepçe yapardı, değirmen işleriyle uğraşırdı. Değirmenin kepçeleri kırılınca hemen yenisini yapıp takardı. Biz de onlardan gördük, öğrendik. Bir şeyi görmek önemli ama yapmak için de yetenek gerekiyor" şeklinde konuştu. Su değirmeni hala önemli bir ihtiyaç Bölgedeki hayvancılık faaliyetleri nedeniyle değirmenlerin hala önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Yılmaz, "Köylerimizde geçim kaynağı genellikle tarım ve hayvancılıktır. Özellikle hayvancılık oldukça yaygındır. Bu nedenle hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için yetiştirilen arpa ve mısır değirmenlerde öğütülür. Ayrıca mısır unu elde etmek için de değirmenler kullanılmaktadır. Bu yüzden değirmenler yöremizde hala önemli bir ihtiyacı karşılamaya devam ediyor" diye konuştu.