Yerel Haberler
Giresun
55 yıllık cami imar planında yok sayıldı, yıkım riski ortaya çıktı 08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:27:27 Giresun’da yaklaşık 55 yıllık caminin Belediye Meclisi’nin imar revizyonunda yer almaması, tepkilerin yanı sıra hukuki tartışmalara da yol açtı. Aksu Mahallesi Sahil Yolu üzerinde 1971 yılında hayırsever bir vatandaş tarafından inşa edilen ve o tarihten bu yana ibadete açık olan Hacı Muharrem Öztürk Camii’nin CHP’li belediyenin yeni imar revizyonunda yer almaması dikkat çekti. Bölge halkının ibadet ihtiyacını karşılayan ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olan caminin, plan dışı bırakılmasıyla birlikte hukuki statüsünün de riske girdiği belirtildi. "Caminin geleceği tehlikede" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Avukat Ertuğrul Genç, caminin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve ilgililere bildirim yapılmadan imar planından çıkarıldığını belirterek, "Bu cami 1971 yılından bu yana kullanılan, resmi statüsü bulunan bir ibadethanedir. Ancak Giresun Belediyesi Meclisi’nde yapılan imar revizyonunda hiçbir sebep gösterilmeden plan dışı bırakılmıştır. İmar planında yer almaması ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bu durum yalnızca mevcut yapıyı değil, gelecekte yapılabilecek işlemleri de doğrudan etkileyecektir. Daha net ifadeyle hem caminin yıkılabileceği anlamına geliyor hem de ileride yapılmak istenecek herhangi bir tadilat ya da restorasyonun önünü kesiyor. Çünkü artık burası imar planında ‘ibadet alanı’ olarak görünmüyor. Bu nedenle yeniden yapılmak istense dahi ruhsat verilmesi mümkün olmayacaktır" dedi. Hukuki süreç başlatılıyor Yapılan plan değişikliğinin kamu yararına aykırı olduğunu kaydederek, imar planının iptali için yargı yoluna başvuracaklarını da açıklayan Genç, "Bu imar revizyonunun iptali ve yürütmesinin durdurulması için gerekli hukuki başvuruları yapacağız. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Revizyon planına yönelik kamuoyunda da tepkiler bulunmaktadır. Benzer durumların başka alanlarda da yaşanmış olması muhtemeldir. Bu nedenle herkes kendi yakınındaki okul, cami ve park alanlarını yeni revizyon imar planı içerisinde kontrol etmesinde fayda var" diye konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 21:59 Mahkeme kararına rağmen yapılmak istenen sondaja köylüler müdahale etti Giresun’un Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırında maden arama faaliyetleriyle ilgili verilen "ÇED olumlu" kararına karşı açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesine rağmen yapılmak istenen sondaja köylüler müdahale etti. Görele ilçesine bağlı Karlıbel köyü ile Tirebolu ilçesi Sekü köyü sınırlarında Alagöz firması tarafından yapılması planlanan "yarma ve sondaj yöntemiyle IV. Grup maden arama faaliyeti" projesine karşı açılan davada Giresun İdare Mahkemesi, 24 Şubat tarihinde yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Karara rağmen Alagöz firmasının yarma ve sondaj yöntemiyle maden arama faaliyeti girişiminde bulunmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Mahkeme kararına rağmen şirketin sondaj çalışması yapmak üzere makinelerini alana getirme girişimine köylüler tepki gösterdi. Bölgede tedbir alan güvenlik güçleri, vatandaşları sakinleştirdi. Köylüler sondaj çalışmalarının geri dönüşü olmayan çevresel zararlara yol açabileceğini belirterek tepkilerini dile getirdi. Alandaki kolluk kuvvetlerinin durumu valilik ve ilgili müdürlüğe bildirdiği, valiliğin konunun değerlendirilmesi için toplantı yapılacağını açıkladığı kaydedildi. "Mahkeme kararı bağlayıcıdır" Giresun’un Görele Karlıbel köyü ve Tirebolu Sekü köyleri adına mahkeme sürecini yürüten Avukat Sevda Karataş Şahin, "Yürütmenin durdurulması kararı idare açısından bağlayıcıdır. Bu karar verildiği anda idarenin işlemi askıya alınır ve derhal uygulanması gerekir. Aksi durumda açık bir hukuka aykırılık oluşur" dedi. Şahin, kararın uygulanmaması halinde idarenin hem tazminat hem de cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Valilikten toplantı kararı Yetkililerin konuyu değerlendirmek üzere toplantı yapacağını bildirdiği, ancak alınacak kararda Giresun İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının esas alınması gerektiği vurgulandı.
İlk bayramda hüzün: Sinem Topaloğlu’nun ailesi mezarı başında müebbet hapis cezası talep etti
20 Mart 2026 Cuma - 15:28 İlk bayramda hüzün: Sinem Topaloğlu’nun ailesi mezarı başında müebbet hapis cezası talep etti Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından tabancayla vurularak öldürülen kaptan Sinem Topaloğlu’nun ailesi, ilk kez torunları olmadan geçirdikleri bayramda mezarı başında gözyaşı dökerek, sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Yaklaşık 8 ay önce meydana gelen olayda hayatını kaybeden genç kaptan Sinem Topaloğlu’nun Giresun’un Eynesil ilçesindeki mezarını ziyaret eden dedesi ve büyükannesi, bayramı buruk geçirdiklerini ifade etti. Aile, hayatının baharında, mesleğine ve denizlere tutkuyla bağlı olan Topaloğlu için adaletin yerini bulmasını beklediklerini dile getirdi. Dede Ali Hayri Topaloğlu, torununun hayallerinin yarım kaldığını belirterek, "Eğer ölmeseydi bir hafta sonra Mersin Limanı’nda kendisi için hazırlanan gemiyle kaptan olarak yurt dışına açılacaktı. Tüm planlarını yapmıştı, bana da anlatmıştı" dedi. Aile, olayın failinin cezaevinden mektup gönderdiğini ve mezarla ilgili tehditte bulunduğunu öne sürerek, bu durumun ardından mezarlıkta güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtti. Belediye tarafından mezarlığa kamera sistemi kurularak, mezarın 24 saat izlenmeye başlanacağını ifade edildi. Dede Topaloğlu, "Torunumun katili bulunduğu cezaevinden bana mektup yazmış. Mektubunda cezaevinden çıkınca mezarı kendi köyüne götürecekmiş. Buna razı gelmezsek zorla alıp taşıyacağını yazmış. Bu durumu mezarın bulunduğu belediyemize ilettik onlarda duyarlılık göstererek mezarlığa güvenlik kamera sitemiyle 24 saat izleneceğini yönünde bilgi verdi" diye konuştu. Anneanneden "iki kez ağırlaştırılmış müebbet" talebi Torununun kaptanlık kıyafetlerini sakladığını belirten anneanne Gülnaz Topaloğlu ise, 15 Mayıs’ta görülecek duruşmanın karar duruşması olmasının beklendiğini söyleyerek, "Benim canımdan can aldılar. En ağır cezayı almasını istiyorum. Tek tesellimiz adaletin tecelli etmesi olacak. Bizim şuan acımız tarifsiz her bayram mutlaka gelemezse de görüntülü arayarak bayramlaşırdı. Bu bayram biz ziyaretine geldik. Bizim acımızı adaletin yerini bulması hafifletir. 15 Mayıs’ta üçüncü duruşması olacak inşallah karar duruşması olur ve iki kez ağırlaştırılmış cezaya mahkum edilir" şeklinde konuştu. Topaloğlu, torunun kaptanlık kıyafetlerini sakladığını da belirterek, "Bir kaptanlık kepi burada mezar başında duruyor diğeri ise evde saklıyorum, Mezarını yaptırdığımda mezar taşına kaptanlık kıyafetini de resmetmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi 13 Ağustos 2023 tarihinde evlenen Sinem Topaloğlu, evliliğinden kısa süre sonra Ali Eren S. ile boşanmak için mahkemeye başvurdu. Bu süreçte tehdit aldığı iddiasıyla emniyete başvuran Topaloğlu hakkında koruma kararı alındı. Olay gecesi, Beşikdüzü ilçesinde arka balkondan eve giren Ali Eren S. ile Topaloğlu arasında tartışma çıktı. Bu sırada devriye görevinde bulunan mahalle bekçisi Emrah Erata, sesleri duyarak kapıya yöneldi. Şüpheli, kapıyı açtıktan sonra elindeki silahla bekçiyi bacağından vurdu. Ardından kaçmaya çalışan Sinem Topaloğlu’na ateş eden saldırgan, genç kadını sırtından vurarak ağır yaraladı. Topaloğlu, olay yerinde hayatını kaybetti. Genç kaptanın ailesi, şimdi 15 Mayıs’ta görülecek duruşmadan çıkacak kararı bekliyor.
Ramazan Bayramı öncesi fındık fiyatları 240 liraya geriledi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Ramazan Bayramı öncesi fındık fiyatları 240 liraya geriledi Giresun’da serbest piyasada Ramazan ayı boyunca 250-260 lira bandında seyreden fındık fiyatı, bayram öncesinde düşüşe geçerek 240 liraya kadar geriledi. Giresun’da serbest piyasada işlem gören fındık fiyatlarında bayram öncesi düşüş yaşandı. Ramazan ayı boyunca 250 ila 260 lira arasında alıcı bulan fındık, son günlerde 240 liraya kadar gerileyerek dikkat çekti. Serbest piyasadaki düşüşü değerlendiren fındık tüccarı Ahmet Ergün, fiyatların Ramazan ayında yükseldiğini ancak bayram öncesi gerilediğini belirtti. Ergün, "Ramazan ayı dolayısıyla serbest piyasada fındık fiyatı 260 liraya kadar yükselmişti. Ancak bayram öncesinde yaklaşık 20 lira düşerek 240 liraya geriledi. Bundan sonra fındık fiyatlarında önemli bir yükseliş beklemiyoruz" dedi. Yeni sezon beklentilerine de değinen Ergün, mevsim şartlarının üretim açısından olumlu seyrettiğini ifade ederek "Mevsim şartları yeni sezon mahsulü için verimli geçiyor. Şubat ayında yapılan karanfil sayımlarının da iyi olduğu görüldü. Bundan sonra yeni sezon için ciddi bir zirai don afeti yaşanmadığı sürece, fındık fiyatlarının serbest piyasada 240 lira seviyelerinde stabil seyredeceğini öngörüyoruz. Dolayısıyla bölgede fındık piyasasının seyrinin önümüzdeki süreçte hava koşulları ve rekolte beklentilerine bağlı olarak şekillenmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Değirmen taşının dilinden anlayan son usta
17 Mart 2026 Salı - 12:12 Değirmen taşının dilinden anlayan son usta Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, babasından ve atalarından öğrendiği taş ustalığını yıllardır sürdürüyor. Bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak bilinen Karaman, gurbete gitmeden yıllarca emeğiyle "ekmeğini taştan çıkaran" ustalardan biri olarak dikkat çekiyor. Taş ustalığının geçmişte bölgede oldukça yaygın bir meslek olduğunu belirten Karaman, bugün ise bu işi yapan kimsenin kalmadığını söyledi. Mesleğin yok olma noktasına geldiğini dile getiren Karaman, "Dışarıda bir gurbet hayatım olmadı. Bu taş işçiliği babadan, atadan kalma bir meslek. Biz de devralıp devam ettirdik. Ama artık bu taş işçiliği bitme noktasına geldi. Halkın hala buna ihtiyacı var ama bu işi yapan kimse kalmadı" dedi. "Taş ne hızlı, ne yavaş, sadece sabırla işlenmeli" Mesleğin en önemli özelliğinin sabır olduğunu vurgulayan Karaman, değirmen taşının işlenmesinin büyük bir ustalık istediğini belirterek, "Bu işin en büyük inceliği sabırdır. Taşa hızlı vurursan kırılır, çok yavaş vurursan iş ilerlemez. Onun için sabırla, yavaş yavaş çalışmak gerekir. Taşın dili vardır, onu dinlemek gerekir. Değirmen taşı da her taştan yapılmaz. Taş tek parça ve çatlak olmaması gerekir. Taşın yiv dediğimiz çatlağı olmayacak, tek parça olacak. Suya dayanıklı olacak. Bizim yöredeki taşlar bu özellikleri taşıdığı için çok tercih edilir. Yapıldıktan sonra da değirmen çalıştıkça taş yavaş yavaş aşınarak görevini tamamlar. Eskiden değirmenler çok işlek olduğu için en fazla 20 yıl dayanırken, şimdi çok çalışmadığı için 50-100 yıl da dayanabilir" diye konuştu. Mesleğin en büyük sorunu, çırak yetişmemesi Bugün ise mesleğin en büyük sorununun çırak bulamamak olduğunu belirten Karaman, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini belirterek, "Bugünkü gençlik bu işe pek önem vermiyor. Parasıyla da olsa bir çırak bulamıyorum. Hatta kendi çocuklarımdan bile bu işi öğrenmek isteyen olmadı. Benden sonra ne olur ben de bilmiyorum. Belki birileri görür, merak eder de devam ettirir diye umut ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölgede değirmen taşı yapan tek usta olduğunu söyleyen Karaman, mesleğin kendisiyle birlikte yok olmasından endişe ettiğini sözlerine ekledi.
Değirmen taşının dilinden anlayan son usta
17 Mart 2026 Salı - 12:06 Değirmen taşının dilinden anlayan son usta Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, babasından ve atalarından öğrendiği taş ustalığını yıllardır sürdürüyor. Bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak bilinen Karaman, gurbete gitmeden yıllarca emeğiyle "ekmeğini taştan çıkaran" ustalardan biri olarak dikkat çekiyor. Taş ustalığının geçmişte bölgede oldukça yaygın bir meslek olduğunu belirten Karaman, bugün ise bu işi yapan kimsenin kalmadığını söyledi. Mesleğin yok olma noktasına geldiğini dile getiren Karaman, "Dışarıda bir gurbet hayatım olmadı. Bu taş işçiliği babadan, atadan kalma bir meslek. Biz de devralıp devam ettirdik. Ama artık bu taş işçiliği bitme noktasına geldi. Halkın hala buna ihtiyacı var ama bu işi yapan kimse kalmadı" dedi. "Taş ne hızlı, ne yavaş, sadece sabırla işlenmeli" Mesleğin en önemli özelliğinin sabır olduğunu vurgulayan Karaman, değirmen taşının işlenmesinin büyük bir ustalık istediğini belirterek, "Bu işin en büyük inceliği sabırdır. Taşa hızlı vurursan kırılır, çok yavaş vurursan iş ilerlemez. Onun için sabırla, yavaş yavaş çalışmak gerekir. Taşın dili vardır, onu dinlemek gerekir. Değirmen taşı da her taştan yapılmaz. Taş tek parça ve çatlak olmaması gerekir. Taşın yiv dediğimiz çatlağı olmayacak, tek parça olacak. Suya dayanıklı olacak. Bizim yöredeki taşlar bu özellikleri taşıdığı için çok tercih edilir. Yapıldıktan sonra da değirmen çalıştıkça taş yavaş yavaş aşınarak görevini tamamlar. Eskiden değirmenler çok işlek olduğu için en fazla 20 yıl dayanırken, şimdi çok çalışmadığı için 50-100 yıl da dayanabilir" diye konuştu. Mesleğin en büyük sorunu, çırak yetişmemesi Bugün ise mesleğin en büyük sorununun çırak bulamamak olduğunu belirten Karaman, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini söyledi. Karaman, "Bugünkü gençlik bu işe pek önem vermiyor. Parasıyla da olsa bir çırak bulamıyorum. Hatta kendi çocuklarımdan bile bu işi öğrenmek isteyen olmadı. Benden sonra ne olur ben de bilmiyorum. Belki birileri görür, merak eder de devam ettirir diye umut ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölgede değirmen taşı yapan tek usta olduğunu söyleyen Karaman, mesleğin kendisiyle birlikte yok olmasından endişe ettiğini sözlerine ekledi. (AB-ÖS-Y)
Ayıların Sis Dağı’ndaki yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:29 Ayıların Sis Dağı’ndaki yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı Giresun ve Trabzon il sınırında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda ayıların yayla evlerine girme mesaisi yeniden başladı. Yayladaki Eynesil obasına bağlı Büyükdüz mevkiinde yaklaşık 10 yayla evine giren ayılar, evlerin içini dağıtarak maddi hasara neden oldu. Karadeniz Bölgesi’nde sahile en yakın yaylalardan biri olarak bilinen Sis Dağı, sahile olan yakınlığı nedeniyle yayla sahiplerinin sık sık ziyaret ettiği yerlerden biri olarak biliniyor. Yayla sahipleri özellikle hafta sonları yaylaya çıkarak evlerini kontrol ediyor ve ihtiyaçlarını karşılıyor. Son olarak hafta sonu kara rağmen yaylaya çıkan yöre sakinleri, evlerinin ayıların saldırısına maruz kaldığını gördü. Evlerin içinde bulunan gıda ve çeşitli eşyaları dağıtan ayılar, yayla evlerinde büyük tahribata yol açtı. Yaklaşık 15 yıldır Sis Dağı’nda yaylacılık yapan 62 yaşındaki Hasan Cebeci, ayıların son yıllarda yayla sahipleri için ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Cebeci, bazı evlerin çatılarının karla kaplı olması nedeniyle ayıların içeri giremediğini ancak karların erimesiyle riskin arttığını söyledi. Cebeci, "Çoğu evi yoklamışlar ancak kar olduğu için bazılarına girememişler. Kar eridikçe daha fazla eve girmelerinden endişe ediyoruz. Son 4-5 yıldır özellikle kış aylarında aynı durumu yaşıyoruz ve henüz bir çözüm bulunamadı" dedi. Ayıların özellikle kış aylarında boş kalan yayla evlerine yöneldiğini belirten Cebeci, yaşanan maddi kayıpların her geçen yıl arttığını dile getirerek yetkililerden önlem alınmasını istedi. Karların tamamen erimesiyle birlikte ayıların yayla evlerine daha fazla girmesinden endişe ettiklerini belirten Cebeci, bölgede gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu. "Ayı eve girmiş bir de üzerine çarşafı çekip yatmış" Öte yandan Hasan Cebeci’nin cep telefonu ile kayda aldığı görüntülerde bir ayının evlerden birine girerek içeride dolaştığı anların yer aldığı öğrenildi. Yaşananları esprili bir dille anlatan Cebeci, ayının kapı ve pencereyi zorlayarak eve girdiğini belirterek, "Ayı eve girip kanepenin üzerine uzanmış. Üzerine de çarşafı çekmiş, sanki ev sahibi gibi yatmış" ifadelerini kullandı.
Fındıkta doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı
13 Mart 2026 Cuma - 14:39 Fındıkta doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Ali Turan, fındık üretiminde komşudan duyma bilgilerle yapılan uygulamaların verim kaybına yol açtığını belirterek gübreleme ve ilaçlamanın mutlaka toprak analizi ve zararlı sayımına göre yapılması gerektiğini söyledi. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Ali Turan, fındık üretiminde özellikle gübreleme ve ilaçlama konusunda doğru bilinen birçok yanlış uygulama bulunduğunu belirtti. Turan, üreticilerin rastgele gübreleme ve bilinçsiz ilaçlama yerine tahlil sonuçlarına ve zararlı yoğunluğuna göre hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Kış mevsiminin ardından fındık bahçelerinde yapılacak bakım çalışmalarına değinen Turan, "Mart ayında yapılacak toprak analizi sonuçlarına göre gübreleme yapılmasının büyük önem taşımaktadır. Halk arasında ’yazlık gübre’ olarak bilinen azotlu gübreler, özellikle kıştan yeni çıkan fındık bahçelerinde doğru zamanda uygulanması bitki gelişimini destekler. Üreticilerin en sık yaptığı hatalardan biri ise analiz yaptırmadan gübre kullanmak, her bahçenin toprak yapısı farklı. Bu nedenle gübrelemenin komşu bahçelerde yapılan uygulamalara göre değil, toprak tahlili sonuçlarına göre planlanması gerekmektedir. Bir üreticinin kendi bahçesinde uygulayıp verim aldığı gübrelemenin, aynı şekilde başka bir üreticinin bahçesinde de etkili olacağı anlamına gelmez. Çünkü her iki bahçenin ihtiyacı farklıdır" dedi. Zararlılara karşı mücadele yöntemi Fındık bahçelerinde ilkbahar döneminde görülebilecek hastalıklara değinen Turan, "Geçmiş yıllarda ciddi zarar oluşturan külleme hastalığı için yapraklanma döneminden itibaren bahçelerin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Hastalığın erken tespiti halinde zamanında müdahale verim kaybını önleyecektir. Son yıllarda üreticilerin en büyük sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarca zararlısıyla mücadelede bilinçsiz ilaçlama doğru değildir. Analiz sonuçlarına göre doğru gübre seçimi yapılmalıdır. Hastalık ve zararlılarla mücadele yapraklanma dönemiyle birlikte bahçelerin yakından gözlemlenmesi gerekir. Külleme Hastalığı, yapraklar oluştuktan sonra bahçeler bu hastalığa karşı kontrol edilmelidir. Havaların yaklaşık 17 dereceye ulaşmasıyla birlikte kahverengi kokarca çıkışları başlıyor. Bu dönemde mutlaka bahçelerde sayım yapılmalı. Eğer 10 dekara kadar olan bahçelerde 10 ocakta bir ergin kahverengi kokarca tespit edilirse, ekonomik zarar eşiği aşılmış sayılır ve ilaçlı mücadeleye başlanmalıdır. Üreticilerin verim kaybı yaşamaması için bakım, gübreleme ve zararlı mücadelesinde uzman görüşü alması önemlidir" diye konuştu.
Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye
12 Mart 2026 Perşembe - 14:59 Cinsel taciz suçlamasıyla tutuklu CHP’li Görele Belediye Başkanı Dede’ye tahliye "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz ay tutuklanan Giresun’un Görele ilçesinin CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede, ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Dede hakkında isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Dava, Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu bulunduğu Samsun Kavak S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Dede’nin savunması alındı. Duruşmada mağdur olduğu belirtilen T.T. ile annesi N.T.’nin ifadeleri dinlenirken, sanık avukatlarının yanı sıra T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da mağdur kız çocuğu T.T.’nin avukatı olarak davaya müdahil olarak katıldı. İfadelerin alınmasının ardından mahkeme heyeti ara karar için kısa süreli ara verdi. Verilen ara karar kapsamında Hasbi Dede’nin tutuksuz yargılanmasına hükmedildi. Dede hakkında haftada iki gün karakola imza verme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 24 Nisan tarihine erteledi. İddianamede yer alan bilgilere göre, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiası üzerine yürütülen soruşturma tamamlandı. Olayla ilgili olarak 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ile annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak şikâyette bulundu. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Hasbi Dede tutuklanmıştı.
Tarihi sokakta paylaşım sofrası
11 Mart 2026 Çarşamba - 19:52 Tarihi sokakta paylaşım sofrası Giresun’un Tirebolu ilçesinde "Bir kap fazla yap" geleneği, sokakta kurulan iftar sofrası mahalle kültürünü yaşatıyor. Giresun’un Tirebolu ilçesinde tarihi evlerin bulunduğu Yeniköy Mahallesi’nde mahalle sakinleri, evlerinde hazırladıkları yemeklerle sokakta kurdukları iftar sofralarında buluşuyor. "Bir kap fazla yap" sloganıyla sürdürülen gelenek, Ramazan ayında komşuluk bağlarını güçlendiriyor. Giresun’un Tirebolu ilçesinde tarihi dokusuyla dikkat çeken Yeniköy Mahallesi’nde, mahalle kültürünü yaşatan anlamlı bir gelenek sürdürülüyor. Mahalle sakinleri, Ramazan ayında evlerinde hazırladıkları yemekleri sokağa kurulan iftar sofralarına getirerek birlikte oruç açıyor. Yeniköy Mahallesi Muhtarlığı öncülüğünde 2016 yılında başlatılan ve "Bir kap fazla yap" sloganıyla hayata geçirilen sokak iftarı geleneği, her yıl artan katılımla devam ediyor. Mahalle sakinlerinin tencere ve kaplarla getirdiği yemekler masalarda paylaşılıyor. Çorba ve tatlı ise hayırseverler tarafından ikram ediliyor. İftar sofraları yalnızca mahalle halkını değil, üniversite öğrencilerini, ihtiyaç sahiplerini ve ilçe dışından gelen misafirleri de bir araya getiriyor. Tarihi sokakta kurulan uzun masalar, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtıyor. Yeniköy Mahallesi Muhtarı Osman Altay, etkinliğin temel amacının komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğunu belirterek, "Buradaki amaç beraber iftar yapıp olanın olmayana vermesi mantığıyla eski komşuluk bağlarını güçlendirmek. Bu yıl Allah izin verirse ‘Bir Kap fazla yap" iftar yemeğinin 10’uncusunu gerçekleştirdik" dedi. Altay, iftarın belirli bir konseptle hazırlandığını ifade ederek, sosyal farklılıkların oluşmaması için herkesin benzer yemekler hazırladığını söyledi. Altay, "Mahalleli genellikle fırında tavuk ve pilav yapıp getiriyor. Böylece herkes aynı sofrayı paylaşıyor, kimse kendini farklı hissetmiyor" diye konuştu. Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan da iftar programına ailesiyle birlikte katıldığını belirterek, Ramazan’ın birlik ve beraberlik için önemli bir vesile olduğunu söyledi. Kotan, "Ben de bu mahallenin bir sakiniyim. Bir kaymakamdan ziyade bir komşu olarak buradayım. Herkes kendi evinde yaptığı yemeği getirip paylaşıyor. Bu çok güzel bir gelenek" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri ise sokakta kurulan iftar sofralarının özellikle çocuklar için unutulmaz hatıralar oluşturduğunu belirterek, geleneğin uzun yıllar devam etmesini istediklerini dile getirdi.
Giresun’da Mukaddes Emanetlet Sergisi açıldı
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:27 Giresun’da Mukaddes Emanetlet Sergisi açıldı Giresun’da Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi ziyaretçilere kapılarını açtı. Can Akengin Sanat Galerisindeki serginin açılışı Giresun Valisi Mustafa Koç, eşi Neslihan Gül Koç, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal ve Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışın ardından sergiyi gezen vatandaşlar, İslam tarihine ait mukaddes emanetleri yakından inceleme fırsatı buldu. Sergide Peygamber Efendimize ait Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif’in yanı sıra Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali ve Abdülkadir Geylani Hazretleri’ne ait emanetler ile Kâbe örtüsü, Kâbe kilidi gibi kutsal mekânlardan getirilen yaklaşık 100 adet mukaddes emanet yer alıyor. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse yaptığı açıklamada, Mukaddes Emanetler Sergisi’nin yalnızca tarihi eserlerin sergilendiği bir etkinlik olmadığını belirterek "Asırlardır korunan ve manevi değeri yüksek olan İslam tarihine ait bu kıymetli emanetler gönüllerimizi aydınlatan değerlerimizin birer hatırasıdır. Yerel yönetimler olarak şehirlerimizi sadece fiziki anlamda değil, kültürel ve manevi değerler açısından da zenginleştirmeyi görev biliyoruz" dedi. Köse ayrıca serginin düzenlenmesinde emeği geçen başta MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal olmak üzere katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Bugün ziyarete açılan sergi, 15 Mart Pazar akşamına kadar Can Akengin Sanat Galerisinde ziyaret edilebilecek.
Değirmenlerin dönmesi onun ellerinde
10 Mart 2026 Salı - 12:30 Değirmenlerin dönmesi onun ellerinde Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar Beldesi’nde yaşayan 66 yaşındaki Yaşar Yılmaz, su değirmeni çarkı yapan son ustalardan biri olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Köy değirmenlerinin bulunduğu Kızılkaya deresi üzerindeki değirmende demir çarkların kısa sürede paslanıp yıpranması üzerine yeniden ahşap çark yapımına yönelen Yılmaz, hem kendi köyünde hem de çevre köylerdeki değirmenler için çark yapıyor. Mesleği eski ustalardan görerek öğrendiğini anlatan Yılmaz, yaklaşık 20 yıl önce ilk değirmen çarkını yaptığını söyledi. Yılmaz, "Eskiden demir çarklar yoktu eski ustalar ahşap çark yapardı. Sonra demir çarka yöneldiler, ancak demir çarklar da kısa sürede paslanıp yıpranıyordu. Sonra yeniden ahşap çarka dönüş oldu. Fakat artık eski ustalar kalmamıştı. Ben çok eskiden yapan ustalardan bir şeyler görmüştüm. Değirmenin çarkı kırılmıştı. Kızılağaç ağacını yarıp şekil vererek değirmeni yeniden döndürdük" dedi. Bakırlı su demiri çürüttü, ahşap çark değirmeni yeniden döndürdü Bölgedeki suyun yapısının da çarkların ömrünü etkilediğini belirten Yılmaz, Kızılkaya’daki maden nedeniyle sudaki bakır oranı yüksek bu nedenle metal çarklar kısa sürede yıpranmasına yol açıyor. Yaz mevsiminde dere sanki kırmızı boyayla boyanmış gibi akıyor. Sudaki bakır oranı yüksek olduğu için metal çarklar kısa sürede çürüyor. Bir yıl içinde kullanılamaz hale geliyor. Bu yüzden ahşap çark yapmaya karar verdik. Ahşap çarklar daha dayanıklı. Ağaçtan yaptığımız çarkların ömrü daha uzun oluyor. Şu anda değirmen bizim yaptığımız çarklarla dönüyor ve eskisinden daha verimli çalışıyor" ifadelerini kullandı. Eski ustalar kalmadı Değirmen ustalığının giderek unutulduğunu vurgulayan Yılmaz, kendisinden önce bu işi yapan ustaların artık hayatta olmadığını söyledi. Mesleği dayısından gördüğünü dile getiren Yılmaz, "Dayım bu işin ustasıydı. Kaşık, kepçe yapardı, değirmen işleriyle uğraşırdı. Değirmenin kepçeleri kırılınca hemen yenisini yapıp takardı. Biz de onlardan gördük, öğrendik. Bir şeyi görmek önemli ama yapmak için de yetenek gerekiyor" şeklinde konuştu. Su değirmeni hala önemli bir ihtiyaç Bölgedeki hayvancılık faaliyetleri nedeniyle değirmenlerin hala önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Yılmaz, "Köylerimizde geçim kaynağı genellikle tarım ve hayvancılıktır. Özellikle hayvancılık oldukça yaygındır. Bu nedenle hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için yetiştirilen arpa ve mısır değirmenlerde öğütülür. Ayrıca mısır unu elde etmek için de değirmenler kullanılmaktadır. Bu yüzden değirmenler yöremizde hala önemli bir ihtiyacı karşılamaya devam ediyor" diye konuştu.