Yerel Haberler
Giresun
Teori pratiğe dönüştü, Sivil Savunma ve İtfaiye Bölümü öğrencileri öğrendiklerini tatbikatta uyguladı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 08:56 Teori pratiğe dönüştü, Sivil Savunma ve İtfaiye Bölümü öğrencileri öğrendiklerini tatbikatta uyguladı Giresun Üniversitesi Espiye Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri, yıl boyunca aldıkları teorik eğitimi bir tatbikatla pratiğe döktü. Tatbikat senaryosu kapsamında, yangın söndürme, trafik kazasına müdahale, enkazdan kurtarma ve yüksek açıdan yaralı tahliyesi gibi hayati müdahaleler gerçekleştirildi. Özellikle okulun üçüncü katında mahsur kalan yaralıların yüksek açı kurtarma teknikleriyle tahliyesi izleyenlere heyecanlı anlar yaşattı. Elektrikli bir aracın yangın söndürme operasyonu ve araç içinde sıkışan kazazedeye yapılan müdahale ise tatbikatın en dikkat çekici bölümleri arasında yer aldı. Öğrencilerin yıl boyunca teorik olarak öğrendikleri bilgi ve teknikleri uygulama fırsatı bulduğu etkinlik, hem katılımcılar hem de izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Tatbikatla ilgili açıklama yapan Espiye MYO Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı Öğr. Gör. Ali Şükrü Cihan, "Öğrencilerimize yangına müdahale, yüksek açıdan iniş ve yatay geçiş teknikleri, sel istasyonu çalışmaları, sedye ile kurtarma, trafik kazalarına müdahale ve özellikle elektrikli ve hibrit araç yangınlarına müdahale tekniklerini hem teorik hem uygulamalı olarak öğretiyoruz. Deprem gibi afet senaryoları da tatbikatlarımızda yer alıyor. Okulumuzun ekipman ve araç kapasitesi oldukça güçlü. Mezunlarımız, büyükşehir ve ilçe itfaiyelerinde hızlıca adapte olarak görev alabilecek düzeye geliyor" dedi. Gerçeğini aratmayan tatbikat, öğrencilere sadece mesleki beceri kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda izleyicilere de afet anlarında nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda farkındalık kazandırdı.
Giresun’dan dünya tıbbına yeni tanı: "Karadeniz sendromu"
18 Mayıs 2025 Pazar - 10:31 Giresun’dan dünya tıbbına yeni tanı: "Karadeniz sendromu" Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, dünya tıp literatürüne geçecek nitelikte önemli bir başarıya imza attı. Hastanede görevli gastroenteroloji uzmanları, bugüne kadar tıpta birlikte görülmemiş üçlü hastalık kombinasyonunu tanımlayarak literatüre "Karadeniz Sendromu" adıyla kazandırdı. Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, yaptığı açıklamada, genetik kökenli Polikistik Karaciğer Hastalığı (PCLD) ile birlikte Ülseratif Kolit (ÜK) ve Crohn Hastalığı (CH) gibi İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları’nın (İBH) aynı hastada birlikte görülmesinin, dünya tıp literatüründe ilk kez tanımlandığını belirtti. Prof. Dr. Dülger, "Giresunlu ve Ordulu iki ayrı kadın hastada daha önce hiç rapor edilmemiş olan bu üçlü hastalık birlikteliğini tespit ettik. Tespitimizi bilimsel temellere oturtarak uluslararası literatüre sunduk. Tanımladığımız bu yeni klinik tabloyu, hastaların memleketlerinden esinlenerek ‘Karadeniz Sendromu’ olarak adlandırdık. Yaklaşık bir ay içinde bu vakaları topladık, tedavi planlarını oluşturduk, tanısal doğrulamaları yaptık ve sonuçlarını uluslararası İBH kongresinde sunduk ve kabul edildi. Bu kombinasyon daha önce dünyada hiç tanımlanmamıştı" dedi. Tedavi yönteminde yeni bir yaklaşım Polikistik karaciğer hastalığının genetik kökenli ve ilerleyen evrelerde karaciğer nakli gerektirebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dülger, "İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında kullanılan ilaçların polikistik karaciğer hastalığı üzerindeki etkisi bugüne kadar bilinmiyordu. Bu iki durumun eş zamanlı görüldüğü vakalarda uyguladığımız tedavilerin karaciğere olumsuz bir etkisi olmadığını gözlemledik. Böylece tedaviye ilişkin literatüre yeni ve güvenli bir bakış açısı kazandırmış olduk" dedi. Karadeniz’de görülme sıklığı yüksek Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Aydın ise, Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Giresun ve çevresinde, hem polikistik karaciğer hastalığına hem de inflamatuvar bağırsak hastalıklarına sık rastlandığını kaydederek, "Bu hastalıklar bölgemizde oldukça sık görülse de birliktelikleri çoğu zaman tanımlanamadan gözden kaçıyordu. Artık bu klinik tablo tıbben tanımlanmış durumda. Böylece hem tanı süreçlerinde hem de tedavi planlamalarında daha bilinçli ve sistematik bir yaklaşım benimsenebilecek. Ayrıca, Karadeniz Sendromu’nun genetik altyapısı da ilerleyen dönemlerde ayrıntılı biçimde araştırılması gereken bir durum. Bu tanı koyma süreçlerini kolaylaştıracağı gibi, hastalara uygulanacak tedavi protokollerine de yol gösterici olacaktır" dedi. Giresun Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Çıtlak ise, hastanede sağlık hizmetinin yanı sıra akademik çalışmaları da ihmal etmeyerek uluslararası düzeyde başarı gösterdikleri için teşekkür etti.
Giresun’dan dünya tıbbına yeni tanı: "Karadeniz sendromu"
18 Mayıs 2025 Pazar - 10:21 Giresun’dan dünya tıbbına yeni tanı: "Karadeniz sendromu" Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, dünya tıp literatürüne geçecek nitelikte önemli bir başarıya imza attı. Hastanede görevli gastroenteroloji uzmanları, bugüne kadar tıpta birlikte görülmemiş üçlü hastalık kombinasyonunu tanımlayarak literatüre "Karadeniz Sendromu" adıyla kazandırdı. Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, yaptığı açıklamada, genetik kökenli Polikistik Karaciğer Hastalığı (PCLD) ile birlikte Ülseratif Kolit (ÜK) ve Crohn Hastalığı (CH) gibi İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları’nın (İBH) aynı hastada birlikte görülmesinin, dünya tıp literatüründe ilk kez tanımlandığını belirtti. Prof. Dr. Dülger, "Giresunlu ve Ordulu iki ayrı kadın hastada daha önce hiç rapor edilmemiş olan bu üçlü hastalık birlikteliğini saptadık. Tespitimizi bilimsel temellere oturtarak uluslararası literatüre sunduk. Tanımladığımız bu yeni klinik tabloyu, hastaların memleketlerinden esinlenerek ‘Karadeniz Sendromu’ olarak adlandırdık. Yaklaşık bir ay içinde bu vakaları topladık, tedavi planlarını oluşturduk, tanısal doğrulamaları yaptık ve sonuçlarını uluslararası İBH kongresinde sunduk ve kabul edildi. Bu kombinasyon daha önce dünyada hiç tanımlanmamıştı" dedi. -Tedavi yönteminde yeni bir yaklaşım Polikistik karaciğer hastalığının genetik kökenli ve ilerleyen evrelerde karaciğer nakli gerektirebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dülger, "İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında kullanılan ilaçların polikistik karaciğer hastalığı üzerindeki etkisi bugüne kadar bilinmiyordu. Bu iki durumun eş zamanlı görüldüğü vakalarda uyguladığımız tedavilerin karaciğere olumsuz bir etkisi olmadığını gözlemledik. Böylece tedaviye ilişkin literatüre yeni ve güvenli bir bakış açısı kazandırmış olduk"dedi. -Karadeniz’de görülme sıklığı yüksek Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Aydın ise, Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Giresun ve çevresinde, hem polikistik karaciğer hastalığına hem de inflamatuvar bağırsak hastalıklarına sık rastlandığını kaydederek, "Bu hastalıklar bölgemizde oldukça sık görülse de birliktelikleri çoğu zaman tanımlanamadan gözden kaçıyordu. Artık bu klinik tablo tıbben tanımlanmış durumda. Böylece hem tanı süreçlerinde hem de tedavi planlamalarında daha bilinçli ve sistematik bir yaklaşım benimsenebilecek. Ayrıca, Karadeniz Sendromu’nun genetik altyapısı da ilerleyen dönemlerde ayrıntılı biçimde araştırılması gereken bir durum. Bu tanı koyma süreçlerini kolaylaştıracağı gibi, hastalara uygulanacak tedavi protokollerine de yol gösterici olacaktır" dedi. Giresun Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Çıtlak ise, hastanede sağlık hizmetinin yanı sıra akademik çalışmaları da ihmal etmeyerek uluslararası düzeyde başarı gösterdikleri için teşekkür etti.
Giresun’da hastanede gerçeği aratmayan tatbikat
16 Mayıs 2025 Cuma - 09:21 Giresun’da hastanede gerçeği aratmayan tatbikat Giresun’da gerçeğini aratmayan tatbikatta senaryo gereği depremde zarar gören hastanede yangın çıktı, hastalar camlardan tahliye edildi. Giresun Ali Menekşe Göğüs Hastanesi’nde Hastane Afet Planı (HAP) kapsamında geniş katılımlı bir tatbikat gerçekleştirildi. Gerçeğini aratmayan tatbikatta senaryo gereği bir deprem meydana geldi, ardından hastanenin eksi birinci katındaki mutfak bölümünde yangın çıktı. Tatbikatta UMKE, AKUT, itfaiye ekipleri ve hastane personeli aktif rol aldı. Senaryoya göre, depremin hemen ardından mutfakta çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Aynı anda UMKE ve AKUT ekipleri hastane içinde kalan hastaların tahliyesini gerçekleştirdi. Dışarı çıkarılan hastalara ilk müdahale yapıldıktan sonra toplanma alanlarına nakledildi. "Hedefimiz, afetlere karşı hazırlıklı olmak" Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Ali Menekşe Göğüs Hastanesi Başhekimi Dr. Cengiz Cindemir, bu tür tatbikatların afetlere karşı hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek "AKUT, UMKE, itfaiye ve hastane personelimizle birlikte, Sağlık Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda her yıl Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP) kapsamında bu tatbikatları düzenliyoruz. Bu çalışmalarla hem personelimizin bilgi ve beceri düzeyini artırmayı hem de olası afetlerde can kayıplarını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Tatbikat senaryomuzda hastanemiz depremde hasar görüyor ve mutfakta yangın çıkıyor. Yangına ilk müdahale ediliyor, ardından görevli ekiplerimiz organize bir şekilde hastaları güvenli alanlara tahliye ediyor. 112 ambulanslar, itfaiye, AKUT ve UMKE’nin desteğiyle tatbikat başarıyla tamamlandı" dedi. "Amacımız farkındalık oluşturmak" Tatbikatta görev alan AKUT Giresun Ekibi Eğitim Sorumlusu Duygu Topal ise etkinliğin hem teorik hem pratik açıdan önemli kazanımlar sağladığını vurgulayarak, "Tatbikatlar, personelin kriz anlarında doğru ve hızlı müdahale edebilmesi açısından kritik önemde. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen bu tatbikatlarla hem sağlık çalışanlarımızın hem de kurtarma ekiplerinin koordinasyonu güçleniyor. Deprem gibi afetler kaçınılmaz olabilir ancak hazırlıklı olmak elimizde. Bu tür eğitimlerle halkın ve kurumların farkındalık düzeyini artırmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.