Yerel Haberler
Gümüşhane
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz 06 Mart 2026 Cuma - 22:41:43 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Ömer Dede’nin adı 2 bin 23 fidanla yaşatılacak
11 Kasım 2023 Cumartesi - 15:02 Ömer Dede’nin adı 2 bin 23 fidanla yaşatılacak Gümüşhane’de 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Gününde Köse ilçesinde diktiği fidanlar yanmasın diye çıkan yangına müdahale ettiği sırada hayatını kaybeden 79 yaşındaki Ömer Bulut adına oluşturulan hatıra ormanına 2 bin 23 adet fidan dikildi. İlçeye bağlı Kayadibi köyünde geçtiğimiz Eylül ayında meydana gelen yangında ‘çocukluk hayalim’ dediği ve elleriyle dikerek büyüttüğü çam ağaçları yanmasın diye alevlere müdahale ederken hayatını kaybeden Ömer Bulut’un adının verildiği fidanlığa 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Gününde saatler 11.11’i gösterdiğinde düzenlenen törenle ve dualar eşliğinde fidan dikildi. Merhum Ömer Bulut’un abisi Abdurrahman Bulut’un (85) da katıldığı etkinlikte konuşan Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, diktiği ağaçlarının yok olmaması için canından olan Ömer Bulut adına oluşturulan hatıra ormanına "Geleceğe nefes, Cumhuriyete nefes" sloganıyla Cumhuriyetin 100. yılına özel "2023" adet fidan diktiklerini söyledi. “Ömer amcamızın vasiyetini yerine getirmek için buradayız” Tüm Türkiye’de olduğu gibi Gümüşhane’de de pek çok alanda “Geleceğe nefes, cumhuriyete nefes” parolasıyla milyonlarca fidanın toprakla buluştuğunu kaydeden Vali Tanrısever, “Burada olduğu gibi Türkiye’nin Cumhuriyet’in 100.yılına ithafen 2 bin 2023 noktasında milyonlarca fidanı sizler gibi toprakla buluşturmak için heyecanla bekleyen insanlarla aynı duyguları paylaşıyoruz. Köse ilçemizin Kayadibi Köyü’nü Gümüşhanemizdeki noktalardan biri olarak seçmemizin sebebi bundan yaklaşık 1,5 ay önce rahmeti rahmana kavuşan Ömer amcamızın vasiyetini yerine getirmek içindi” dedi. Ömer Bulut’un çocukluğunu geçirdiği köyüyle ilgili hayalinin köyün etrafının yemyeşil olması, ağaçlık bir köy olduğunu hatırlatan Vali Tanrısever, “Geçimini sağlamak için yurt dışına gitmek zorunda kaldı ama bu hayalini sürekli içinde taşıdı. Emekli olduktan sonra abisiyle beraber, ailesiyle beraber buraları fidanla buluşturup etrafını yeşillik yapmaya çalıştı. Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce hemen altımızda olan bölgede bir örtü yangını, kuru otların yanması sonucu bu zamana kadar diktiği fidanların tehlikede olduğunu hisseden Ömer amca hemen koşarak geldi ve yangına müdahale etmeye çalıştı. Maalesef 79 yaşında, ilerlemiş yaşının da etkisiyle yangından kurtulamayarak hayatını kaybetti” diye konuştu. Bulut’un bu arzusunu kendilerine vasiyet olarak görüp bu bölgeyi Ömer Bulut ve ailesinin adına ağaçlandırarak onun ruhunu şad etmeye gayret ettiklerini ifade eden Vali Tanrısever, başta Ömer Bulut olmak üzere bugüne kadar orman yangınlarıyla mücadele sırasında hayatını kaybeden orman teşkilatı mensuplarına ve vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasını sonlandırdı. Vali Tanrısever ve beraberindekiler daha sonra Ömer Bulut’un abisi Abdurrahman Bulut’la birlikte yanan fidanların yerine 2 bin 23 adet fidanı elleriyle toprakla buluşturdu, can suyunu verdi.
Ömer dedenin ismi yangını söndürmeye çalışırken can verdiği fidanlıkta yaşatılacak
10 Kasım 2023 Cuma - 13:41 Ömer dedenin ismi yangını söndürmeye çalışırken can verdiği fidanlıkta yaşatılacak Gümüşhane’nin Köse ilçesinde ‘çocukluk hayalim’ dediği fidanlar yanmasın diye çıkan yangına müdahale ettiği esnada hayatını kaybeden 79 yaşındaki Ömer Bulut’un ismi, uğruna canını verdiği fidanlıkta yaşatılacak. İlçeye bağlı Kayadibi köyünde geçtiğimiz eylül ayında meydana gelen yangında ‘çocukluk hayalim’ dediği ve elleriyle dikerek büyüttüğü çam ağaçları yanmasın diye alevlere müdahale ederken hayatını kaybeden Ömer Bulut’un ismi Gümüşhane Valiliği tarafından hayatını kaybettiği fidanlıkta yaşatılacak. Ağabeyi Abdurrahman Bulut (85) ile birlikte yıllarını vererek diktiği çam ağaçlarının yok olmaması için canından olan Ömer Bulut adına oluşturulan hatıra ormanına "Geleceğe nefes, Cumhuriyete nefes" sloganıyla 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde Cumhuriyetin 100. yılına özel "2023" adet fidan dikilecek. “Hatırası ağaçlarda kaldı, o acı ölene kadar benim içimde kalacak” Almanya’dan köyüne döndükten sonra kardeşinin kendisine bölgede çamlık oluşturmak istediğini söylediğini ve 12 bin fidan diktiklerini ifade eden Abdurrahman Bulut, “Ben Fransa’da çalıştım, kardeşim de Almanya’daydı, o da buraya döndü. Döndükten sonra bana ’Kardeşim buraları bir çamlık yapalım, köyümüz güzel görünsün’ dedi. Ondan sonra o bölgeye çam dikmeye başladık, 12 bin tane çam diktik. 2 binini devletten aldık, geri kalan hepsini parayla aldık. İşçi çalıştırdık, bölgeyi çevirdik çamları diktik. Biz o çamları buraya dikeli 15 sene oldu. Köyümüz güzel görünsün diye masraf ettik, emek harcadık ama sonu böyle oldu. Kardeşim doğayı çok severdi. Buraya 500 bin TL masraf yaptık. O gün çamları sulamaya gitmişti, bana ’Sen de gel tankı su doldur’ dedi. Ben de dışarıya çıktım, baktım oradan bir duman yükseliyor. Buradan traktöre bindim gittim, baktım ki o yangını söndürmeye çalışıyor. Ben yukarı tarafa çıktım, o elinde bir çalıyla vurarak yangını söndürmeye çalışıyordu. Ben yukarda yangın yayılmasın diye söndürmeye çalışırken, kardeşim aşağıda dumandan zehirlenmiş ölmüş. Köyden yangını söndürmeye yardıma gelenler bana ’Sen o tarafa gitme’ dediler. ’Kardeşim ne yapmış, gideyim bakayım’ dedim, meğerse kardeşim yanmış orada. Kardeşimin hayatını kaybettiği yere ağaç dikilecek. Acımızı hafifletir ama giden de geri gelmiyor. O acı ölene kadar da benim içimden çıkmaz. Hatırası ağaçlarda kaldı. Belki doğayı sevenler kardeşimi rahmetle anarlar” dedi.
Atatürk vefatının 85. yılında Gümüşhane’de anıldı
10 Kasım 2023 Cuma - 13:26 Atatürk vefatının 85. yılında Gümüşhane’de anıldı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 85. yılında Gümüşhane’de düzenlenen törenlerle anıldı. Hükümet Konağı önündeki Atatürk heykeline Vali Alper Tanrısever ve Belediye Başkan Vekili Özcan Ulutaş’ın çelenk sunmasının ardından 2 dakikalık saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Saatler 09.05’i gösterdiğinde siren sesleriyle birlikte Gümüşhane kent merkezinde vatandaşlar işlerini bırakarak saygı duruşunda bulundu, araçlar oldukları yerde kaldı. Törenin ardından Gümüşhane Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, Dumlupınar Ortaokulu öğrencilerinin "Atatürk" temalı resim sergisinin gezilmesiyle başladı. Öğrencilerin eserlerinin büyük beğeni topladığı serginin ardından Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan programda günün anlam ve önemiyle ilgili konuşan okul müdürü Hanife Akyol, Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşlardaki başarılarıyla büyük bir asker, yönetimiyle büyük bir devlet adamı, görüşlerindeki sağlamlık, doğruluk, geçerlilik, uluslararası ilişkilerde güvenirlik, barış ve insan severlik değerleri ile de evrensel bir kişi olduğunu söyledi. 10 Kasımların Atatürk’ün fikirlerinin daha iyi anlaşılarak tatbik edileceği günler olması gerektiğinin altını çizen Akyol, “Bugün bizler onu her zamankinden daha iyi anlayarak düşüncelerinden daha iyi istifade ederek, bilimin ışığında ülkemiz ve milletimiz için daha iyi neler yapabiliriz onu düşünmeli ve zaman geçirmeden işe koyulmalıyız” ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından aynı okul öğrencileri tarafından Atatürk konulu oratoryo gösterisi yapıldı. Gösterinin ardından Vali Tanrısever ve protokol üyeleri öğrencileri tebrik ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Öğrencilerin 100.yıl hediyesi dron oldu
08 Kasım 2023 Çarşamba - 11:33 Öğrencilerin 100.yıl hediyesi dron oldu Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. yılı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Alper Tanrısever tarafından takdim edildi. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle okullar arasında düzenlenen resim, şiir, kompozisyon ve koşu yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri düzenlenen törenle verildi. Törende bir ilk yapılarak öğrencilere dron hediye edilirken sevinçleri yüzlerinden okundu. Valilik Toplantı Salonunda düzenlenen programda Milli Eğitim Müdür Vekili Mesut Olgun, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay, antrenör ve okul müdürleri de hazır bulundu. Vali Tanrısever, törende yaptığı konuşmada “Cumhuriyetimizin 100.yılında düzenlediğimiz yarışmalarda dereceye giren sizlere bugün ödüllerinizi takdim edeceğiz. Hepinizi gönülden tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum. İnşallah Cumhuriyetin 100.yılındaki coşkunuzu, başarınızı hayatınız boyunca devam ettirirsiniz. İnşallah hem kendi gelişinizi hem de ülkenin gelişimini gözetir Türkiye Cumhuriyeti bayrağını en yükseklere taşırsınız” dedi. Koşu yarışmasında dereceye giren öğrencilere madalya ve spor ayakkabısı hediye eden Vali Tanrısever, resim, şiir ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere ise dron hediye etti. Gümüşhane’de ilk kez bir yarışmada hediye olarak verilen dronla ilgili bir gazetecinin sorusunu cevaplandıran Vali Tanrısever, “Çocuklarımız sadece cep telefonu ve tabletle kapalı alanlarda oynamak zorunda kalıyorlar. Dron da teknolojik ve çağdaş bir cihaz ama doğada, parklarda, dağlarda, ovalarda, yaylalarda rahatlıkla oynayabilecekleri bir cihaz. Hem buralarda rahatlıkla oynayıp kendilerini dışarıya atabilsinler hem de teknolojiyle hemhal olsunlar diye bu kez dron hediye ettik” diye konuştu.