Yerel Haberler
Gümüşhane
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz 06 Mart 2026 Cuma - 22:41:43 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Kürtün süper meyve “Aronya” ile kalkınacak
01 Kasım 2023 Çarşamba - 15:24 Kürtün süper meyve “Aronya” ile kalkınacak Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde üreticilere Kızılderililerin şifa niyetiyle tükettiği ve sağlık üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle “süper meyve” olarak tanımlanan Aronya meyvesi fidesi dağıtıldı. Ana vatanı Kuzey Amerika olan, içerdiği mineraller ve vitaminler sayesinde hücreleri yenileyip vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen Aronya meyvesi deneme üretimlerinin ardından başarılı olunca Kürtün’deki 20 köyde 71 dönüm arazide 60 üreticiye dağıtıldı. Kürtün Ziraat Odasının talebi üzerine Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından desteklenen “Orman Köyleri Aronya Yetiştiriyor” projesi kapsamında üreticilere fidan ve malzeme dağıtımı gerçekleştirildi. Dönümde 1-1,5 tona kadar verim sağlaması beklenen ve 2-3 yıl içerisinde bugünün fiyatlarıyla üreticisine dönümde 150-200 bin lira civarında gelir sağlayacağı değerlendirilen Aronya meyvesi katma değeri çok yüksek bir ürün olarak biliniyor. Tarımsal üretim olarak fasulyeden sonra alternatif bir ürün olacak Aronya meyvesi küçük tarım arazileri bulunan ilçede vatandaşlara yüksek verim oranıyla ayrıca bir gelir kapısı aralayacak. Özkürtün Orman Deposunda gerçekleştirilen dağıtım töreninde üreticilere su tankından damlama sulama sistemine, çitine varıncaya kadar kurum tarafından dağıtılırken fideler de Orman Bölge Müdürlüğü’nün Of ilçesindeki fidanlığından getirildi. “El ele verirsek fasulyeden sonra bir tarımsal ürünü daha ilçemize kazandırmış olur” Kızılderililer tarafından şifa niyetiyle tüketildiği bilinen, güçlü bir antioksidan içeriğe ve kansere karşı koruyucu özelliğe sahip Aronya meyvesini önceki görev yeri olan Ankara’da araştırdığını hatırlatan Vali Alper Tanrısever, “Kaymakam bey bu program için davet ettiğinde çok heyecanlandım. Hem coğrafya hem iklim Aronya yetiştiriciliğine çok uygun. Bunun için gerekli ekipmanlar da size bu proje kapsamında verildikten sonra size yetiştirmek kalıyor. Bir ürünü bu Gümüşhane coğrafyasına çok uygun olan bir ürünü burada canlandırmak sizlerin hane bütçenize katkıda bulunmak adına buradayız. Sizlere düşen sadece ve sadece tarımdaki arkadaşların tavsiyeleri ve telkinlerine uyarak bu ürünü burada canlandırmak. El ele verirsek fasulyeden sonra bir tarımsal ürünü daha ilçemize kazandırmış oluruz. Devleti yöneten biz arkadaşlar olarak ne yapıyoruz? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket ediyoruz. Sizler için buradayız. Sizlerden tek istediğimiz bu ürüne sahip çıkmanız, bu ürünü Kürtün’ün bir marka değeri haline getirmeniz” dedi. “Normalde 3-4 yılda üretim aşamasına gelecek fidanlar Kürtün’de daha kısa sürede bu aşamaya geldi” Trabzon Orman Bölge Müdürü Emin Yılmaz ise Kürtün ilçesinin ormancılık faaliyetleri açısından yoğun bir bölge olduğunu belirterek, “Bundan 2 yıl önce Ziraat Odası Başkanımız ve ekibi beraber bizi ziyaretleri sırasıyla da Aronya üzerine bir talepleri bize gelince biz de arkadaşımızla incelemiştik. Aronya yetişme açısından şartların uygun olduğunu görünce de böyle bir proje yapma fikrimiz oluştu. Geçen yıl burada fidan dağıtımı yaparak denemesini yaptık. Dağıttığımız fidanların çok iyi gelişim gösterdiğini belirledik. Normalde 3-4 yılda üretim aşamasına gelecek fidanların daha kısa sürede bu aşamaya geleceğini görünce proje bizi daha da umutlandırdı. Aronya fidanlarımızı Of’taki kendi fidanlığımızda sertifikalı fidanları kullanıyoruz. En kaliteli, en iyi fidanlarla projeyi yapacağız. Bu nedenle vatandaşlarımız projeye avantajlı bir şekilde başlayacaklar. Eğer takipleri de düzgün olursa inşallah başarılı sonuçları kısa sürede alacağız” ifadelerini kullandı. “Bugün dağıtacağımız 18 bin fidan 2-3 yıla meyve verecek” Kürtün’de bir kısmı vatandaş katkılı, büyük kısmı da DOKAP tarafından finans edilen projeyi 71 dönüm arazide 60 kişiyle ve 20 değişik köyde uygulayacaklarını ifade eden Yılmaz, “Biz bugün burada yaklaşık 18 bin fidan dağıtacağız. Bu fidanların 2-3 yıl içerisinde de meyveye dönecek. Gümüşhane’de zaten meyve suyu fabrikası var. Alım garantisi de veriyor. Bunun dışında piyasada talebi olan bir ürün. Trabzon’da Belediyeler yoğun bir şekilde çalışıyorlar, Aronya bahçeleri kuruyorlar. Bu çalışmanın Kürtün ilçesi için bir çığır açacağını düşünüyoruz” diye konuştu. “Gümüşhane’de bu ve buna benzer üzümsü meyvelerin yaygınlaştırılmasını destekleyeceğiz” DOKAP Başkan Vekili Şeref Demir ise 11 yıldır faaliyeti devam eden DOKAP açısından bu projenin farklı bir önemi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bölgesel bir kuruluş olan Orman Bölge Müdürlüğüyle sorumlu olduğu illerden Gümüşhane’nin, Kürtün ilçesinde farklı bir lokasyonda proje uygulama geleneğini bu şekilde başlatmış olduk. Önümüzdeki dönemde de bu ve buna benzer faaliyetleri bütün bölge müdürlüklerimizden bekliyoruz. Önümüzdeki yıllardan itibaren Gümüşhane’de bu ve buna benzer üzümsü meyvelerin yaygınlaştırılarak tıpkı kuşburnu gibi Aronyanın ve diğer meyvelerinde yaygınlaştırılması, çeşitlendirilmesi bizim bölge kalkınma programımızda önemli bir hedeftir. Kürtün ilçemizdeki tarımsal faaliyette yenilikçi nitelikli olarak başlattığımız bu projemizin hayırlı olmasını diliyorum.” “Bir dönümde 1,5 ton ürün veriyor. Kürtün’de bundan daha iyi gelir elde edilebilecek başka bir ürün yok” Projenin fikir babalarından Kürtün Ziraat Odası Başkanı Yunus Karakaş da 2 yıl önce Orman Bölge Müdürlüğüyle çalışma yaptıklarını ve başarılı olduklarını belirterek, “5-6 kişiye örnek bahçeler oluşturduk ve gördük ki bir yıl içerisinde çok iyi bir gelişme gösterdi. Kürtün’de küçük ölçekli tarım arazileri mevcut. Küçük arazilerden daha yüksek verimi nasıl elde edebiliriz diye Aronyayı tercih ettik. Çünkü Aronya bir dönüm yerde 1-1,5 tona kadar verim sağlayan ve kilosu 150-200 lira civarında olan bir ürün. Dönümde 4-5 yıl sonra 150-200 bin lira gibi bir gelir sağlayacak. Kürtün’de bundan daha iyi gelir elde edilebilecek başka bir ürün yok. Sadece fasulye var. Şimdi alternatif ürün olsun diye Aronya’yı tercih ettik” diye konuştu. “Kansere bile iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlamış bir bitki” Projeye çok talep olduğunu ve artırarak devam etmeyi düşündüklerini dile getiren Karakaş, “Aronya bitkisi ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan ve katma değeri çok yüksek olan bir ürün. Meyve suyu, marmelat gibi ürünleri var. Hatta kansere bile iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlamış bir bitki. Bir de çok küçük alanlarda yüksek verim sağlaması bizim bölgemiz için öncelikle kıldı bize” ifadelerini kullandı. Yapılan konuşmaların ardından üreticilere fidanlar ve malzemeleri dağıtılırken törene Kürtün Kaymakamı Okan Dağlı, Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Mesut Kıraç, Orman İşletme Müdürlüklerinin görevlileri ve üreticiler de katıldı.
Gümüşhane’de çengel boynuzlu dağ keçileri dronla görüntülendi
30 Ekim 2023 Pazartesi - 14:58 Gümüşhane’de çengel boynuzlu dağ keçileri dronla görüntülendi Türkiye’de en düşük rakımda Gümüşhane’nin sıra dışı coğrafyasında evlerini kuran koruma altındaki çengel boynuzlu dağ keçileri (Şamua) dronla görüntülendi. Uzmanların 600 metreden 3 bin 331 metreye kadar oluşan rakım farkı, Türkiye’de görülen üç iklim türünden ikisi olan karasal ve Karadeniz ikliminin görülmesi nedeniyle enteresan ve sıradışı coğrafya olarak nitelendirdiği Gümüşhane coğrafyası bir kez daha bu kavramı doğrular nitelikte görüntü verdi. Türkiye’de görüldüğü yüksek zirvelere göre en düşük rakımda Gümüşhane’de görüntülenen koruma altındaki Çengel Boynuzlu Dağ Keçilerine Şamua da deniliyor. Sayıları 2 bini aşan dağ keçilerinin yanında çengel boynuzlu dağ keçilerine de ev sahipliği yapan Gümüşhane coğrafyasının süsü olan bu hayvanların rengi kışın siyah, yazın ise açık soluk veya turuncuya yakın kahverengiye bürünüyor. Tırnaklarının altı kalın olduğu için sarp kayalıklarda rahatça hareket edebilen ve yükseklerde yaşamak için sağlam bir kalbi bulunan çengel boynuzlu dağ keçisinin 3 bin 500 metre yüksekliğe uyum için alyuvar yapısı da normalin çok üzerinde olmasının yanında çok iyi bir koşucu, tırmanıcı ve gözlemci olmasıyla biliniyor. Gümüşhane’de av koruma faaliyetleri ve bölge halkının da sahiplenmesiyle Şamuaların sayısı istikrarlı bir şekilde artarken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) de şamuaların dronla çekilmiş görüntülerini sosyal medya hesaplarından “En sarp kayaların, en dar patikaların, en sık ormanların gözü pek keçisi” notuyla paylaştı. DKMP Gümüşhane Şube Müdürlüğünün son teknoloji dronlarıyla hem av koruma hem de bu tür yaban hayatının güzelliklerini kayıt aldığı ve Genel Müdürlük tarafından paylaşılan o anlar çok fazla beğeni ve yorum aldı.
21 yıl sonra gelen 100.yıl mektubu
30 Ekim 2023 Pazartesi - 10:34 21 yıl sonra gelen 100.yıl mektubu Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde yaşayan esnaf Ertuğrul Hakan Taştan’ın 21 yıl önce Cumhuriyetin 100. yılı nedeniyle oğlu ve eşine yazdığı mektup ellerine ulaştı. PTT tarafından 2022 yılında düzenlenen “2023’e Mektup’ kampanyasına katılan Taştan’ın 25 Haziran 2002 tarihinde oğlu ve eşine yazdığı mektup Cumhuriyetin 100.yılında ellerine ulaştı. Babasının mektubu yazdığı zaman 8 yaşında olduğunu ve bu olaydan kendilerine hiç bahsetmediğini kaydeden Şiran Devlet Hastanesi Personeli Oğuzhan Taştan, “Babamın ben 8 yaşındayken yazdığı bu mektuptan bize hiç bahsetmemesi tam bir sürpriz oldu. Şaşırdık ve çok mutlu olduk. Cumhuriyet’in 100.yılına özel başlatılan mektup projesi kapsamında ailesi ve çocukları için mektup yazmaya karar vermiş. Bana ve anneme ayrı ayrı yazılan mektup çok net ve berraktı. Çok iyi koşullarda saklanmış. İçinden 3 tane de fotoğraf çıkması ayrı bir güzellikti” diye konuştu. 21 yıl sonra gelen mektubu yoğun duygular içinde okuduklarını kaydeden Taştan, “Bir insana 100 yılda bir şans gelir derler işte öyle oldu ve bize denk geldi. Müthiş bir duygu. Mektupta birlik, beraberlik, iyi olun, okuyun, okutun gibi güzel temenniler ifade etmiş babam. Teknoloji çağında olmamız nedeniyle ben ilk ve son kez bir mektup aldım. Benim için çok hoş bir miras oldu. Ömür boyu saklayacağım. Bana bu duyguları bana yaşatan, beni mutlu eden babama ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.
Gümüşhane’de fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi
29 Ekim 2023 Pazar - 22:54 Gümüşhane’de fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi Gümüşhane’de Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları kapsamında son olarak yaklaşık 2 bin kişinin katılımıyla fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü önünden başlayan yürüyüşe Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, eşi Sema Tanrısever ve çocuklarıyla Belediye Başkanı Ercan Çimen de katıldı. Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği fener alayı yürüyüşüne katılanlar marşlar eşliğinde ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle Atatürk Parkı’na kadar yürüdü. Burada sona eren yürüyüşün ardından vatandaşlar, kent protokolü, ilçe kaymakamları, ilçe ve belde belediye başkanlarının, siyasi partilerin ve STK temsilcilerinin katılımıyla resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda Atatürk Parkı’nı hınca hınç dolduran vatandaşlara seslenen Vali Alper Tanrısever, “Büyük çilelerle, büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyetimiz 100. yılında çok daha güçlü birlik ve beraberlik içerisinde inşallah nice 100 yıllara yelken açmıştır. Bu 100 yıl içerisinde emperyalist güçlerin bizi kanla ve savaşla yıkamadığını anladıktan sonra bizim başımıza kötü badireler açmış lakin Türk milleti birlik ve beraberliği sayesinde bu badirelerin tamamının üstesinden gelmeyi başarmıştır. Şu tabloyu gördükten sonra bizi hiçbir gücün sindiremeyeceğini tüm cihana ilan ediyoruz. Son yıllarda kaybetmeye yüz tuttuğumuz hasretlerden bir tanesi de şükürdür, şükretmeyi maalesef unutuyoruz. Bugün bu coğrafyada çevremizdeki ülkelere baktığımız zaman böyle bir ecdada, böyle bir lidere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına ne kadar minnet ve şükran duysak azdır. O cenabı Allah’ın bize bir lütfu, o cenabı Allah’ın Türk milletine muhterem bir hediyesidir” diye konuştu. Etkinliğin sonunda “Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun” yazılı dev pasta davetliler tarafından kesilerek vatandaşlara ikram edildi.
Gümüşhane’de fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi
29 Ekim 2023 Pazar - 22:41 Gümüşhane’de fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları kapsamında son olarak yaklaşık 2 bin kişinin katılımıyla fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü önünden başlayan yürüyüşe Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, eşi Sema Tanrısever ve çocuklarıyla Belediye Başkanı Ercan Çimen de katıldı. Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği fener alayı yürüyüşüne katılanlar marşlar eşliğinde ellerinde Türk Bayrakları ve meşalelerle Atatürk Parkı’na kadar yürüdü. Burada sona eren yürüyüşün ardından vatandaşlar, kent protokolü, ilçe kaymakamları, ilçe ve belde belediye başkanlarının, siyasi partilerin ve STK temsilcilerinin katılımıyla resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda Atatürk Parkını hınca hınç dolduran vatandaşlara seslenen Vali Alper Tanrısever, “Büyük çilelerle, büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyetimiz 100. Yılında çok daha güçlü birlik ve beraberlik içerisinde inşallah nice 100 yıllara yelken açmıştır. Bu 100 yıl içerisinde emperyalist güçlerin bizi kanla ve savaşla yıkamadığını anladıktan sonra bizim başımıza kötü badireler açmış lakin Türk milleti birlik ve beraberliği sayesinde bu badirelerin tamamının üstesinden gelmeyi başarmıştır. Şu tabloyu gördükten sonra bizi hiçbir gücün sindiremeyeceğini tüm cihana ilan ediyoruz. Son yıllarda kaybetmeye yüz tuttuğumuz hasretlerden bir tanesi de şükürdür, şükretmeyi maalesef unutuyoruz. Bugün bu coğrafyada çevremizdeki ülkelere baktığımız zaman böyle bir ecdada, böyle bir lidere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına ne kadar minnet ve şükran duysak azdır. O cenabı Allah’ın bize bir lütfu, o cenabı Allah’ın Türk milletine muhterem bir hediyesidir” diye konuştu. Etkinliğin sonunda “Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlu olsun” yazılı dev pasta davetliler tarafından kesilerek vatandaşlara ikram edildi.
Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. Yılı büyük bir coşkuyla kutlandı
29 Ekim 2023 Pazar - 15:29 Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. Yılı büyük bir coşkuyla kutlandı Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. Yılı kutlama programına Gümüşhaneli vatandaşlar adeta akın ederken, bayram coşkuyla kutlandı. Cumhuriyetin 100. Yılı için düzenlenen etkinliklerde ilk olarak Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever makamında tebrikleri kabul etti. Vali Tanrısever daha sonra Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen ile birlikte Yenişehir Stadyumu’nda gerçekleştirilen kutlama programına katıldı. Burada öğrencileri ve stadı dolduranları selamlayan Vali Tanrısever, vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Alanda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Bayramı kutlama mesajı okundu. Törende günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, “Bugün yurdumun dört bir yanında, dağlarında, ovalarında meydanlarında, Cumhuriyet türkülerinin eşliğinde şanlı Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutluyoruz, kıvançlıyız, gururluyuz. Bugün bu meydanlarda tarihin şahitliğinde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere son devletimizi kuranların, manevi değerleri huzurunda yıllar önce sabrımız, gücümüzü, azmimizi gösterdiğimiz 7 düvele birliğimizi ve beraberliğimizi göstermek Cumhuriyetimizi kuranlara minnet ve şükranlarımızı sunmak için toplandık. Büyük Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin ebediyen yaşayacağına olan inancımla tüm milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Anadolu’yu vatan yapan ve vatan uğruna bayrak uğruna hiç çekinmeden canını veren şehit ve gazi olan tüm kahramanlarımızı minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. Bayramımız kutlu olsun, ne mutlu Türk’üm diyene” dedi. Konuşmaların ardından okulların gösterilerine geçildi. Öğrenciler tarafından okunan şiirler ve ront gösterilerinin ardından halk oyunları ekipleri davul zurna eşliğinde yöresel dans gösterilerini sergiledi. Okulların gösterilerinin ardından Jandarma Uzman Çavuş Erhan Özdemir, bomba arama köpeği ‘Maske’ ile birlikte bomba arama ve itaat gösterisi gerçekleştirirken, bu gösteri vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Daha sonra Kürtün Jandarma Asayiş Komando Bölüğü komandoları tarafından gösteri gerçekleştirildi, vatandaşlardan büyük alkış alan gösterinin ardından Polis Özel Harekât Timi marşlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Programın sonunda Cumhuriyet koşusunda dereceye giren öğrenciler tarafından Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever’e Türk bayrağı takdimi yapıldı. Program gerçekleştirilen geçit töreninin ardından sona erdi.
Öğretmenler Cumhuriyetin 100. yılını 3 bin 331 metre yükseklikte kutladılar
29 Ekim 2023 Pazar - 10:09 Öğretmenler Cumhuriyetin 100. yılını 3 bin 331 metre yükseklikte kutladılar Gümüşhane’de üç öğretmen, Cumhuriyetin 100. yılını kentin en yüksek noktası olan Abdalmusa Zirvesi’ne tırmanış gerçekleştirerek kutladı. 3 bin 331 metrede şanlı Türk bayrağını dalgalandıran öğretmenler, nice yüz yıllar diledi. Yusuf Çiftçioğlu İlkokulu’nda doğaya ve dağlara olan tutkusuyla tanınan sınıf öğretmeni Ersin Kalay’ın teklifi üzerine üç öğretmen, Cumhuriyetin 100. yılını sıra dışı bir şekilde kutlama kararı aldı. Kentin en yüksek noktası olan 3331 rakımlı Abdalmusa Zirvesi’ne tırmanış yapmaya karar veren sınıf öğretmeni Ersin Kalay, okulun müdür yardımcısı Mehmet Zeki Bektaş, 6 Şubat depremini Hatay’da yaşayan ve ardından Gümüşhane’ye tayin olan İngilizce öğretmeni Hanifi Gültekin birlikte yola koyuldu. Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ köyünün Yılanlı Yaylası’na kadar araçla ulaşan öğretmenler, buradan sırt çantalarını yüklenerek zirve yoluna çıktı. Oldukça rüzgarlı ve soğuk havada gerçekleşen yürüyüşte yaklaşık 2 saat sonra zirveye ulaşıldı. Yüksek kesimleri karla kaplı alana ulaştıktan sonra zirvede Türk bayrağı açan öğretmenler. Cumhuriyete nice yüz yıllar dileğinde bulundu. “İki öğretmen arkadaşım da hayatlarında ilk kez bu kadar yüksek rakıma çıktılar” Organizasyonu yapan sınıf öğretmeni Ersin Kalay, Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılına özel zirvelere çıkmak için yola çıktıklarını ve 3 bin 331 metrelik Abdalmusa Zirvesi’ne tırmanış gerçekleştirdiklerini söyledi. Başarıyla tamamladıkları zirve faaliyetinin ardından duygularını kelimelerle ifade etmenin mümkün olmadığını söyleyen Kalay, “Hem dağların coşkusu var bizde hem de bayramımızın mutluluğu var. Böyle güzel bir günde böyle güzel bir zirve tırmanışını ekip arkadaşlarımızla sağlıklı bir şekilde tamamladık. İnşallah nice nice zirvelere diyorum. Gümüştuğ köyü Yılanlı Yaylası’ndan yürüyüşe başlayıp 1 saat 40 dakikada zirveye çıktık. İki öğretmen arkadaşım da hayatlarında ilk kez bu kadar yüksek rakıma çıktılar. Gayet başarılı çıkış yaptılar. Zirve defterini imzalayıp şanlı bayrağımızı dalgalandırıp geri döndük” diye konuştu. “Böyle anlamlı bir günde anlamlı bir zirve yaptık” Soğuk havada ve şiddetli rüzgarda zirve tırmanışı yapan okulun müdür yardımcısı Mehmet Zeki Bektaş ise bu kadar zorlanacağını düşünmediğini ve bu rakıma ilk defa çıktığını belirterek, “Manzara çok güzel. Gelmemize değdi. Böyle anlamlı bir günde anlamlı bir zirve yaptık. Gümüşhane’nin en yüksek dağına ilk kez zirve tırmanışı yaptık. Ersin hocama teşekkür ediyorum bu zevki yaşattığı için” ifadelerini kullandı. “Bir nebze de olsa yaşadığımız o kötü hatıraları bize unutturmaya bir vesile oldu” İngilizce öğretmeni Hanifi Gültekin ise depremlerin ardından mücbir sebeplerle geldiği Gümüşhane’de ilk zirvesini Abdalmusa’ya yaptığını kaydederek, “Benim için iki şekilde anlamlı. Özellikle Hatay’da 6 Şubat depremini yaşayan bir öğretmen olarak mecbur sebeplerden buraya geldik, yerleştik. Bu bir nebze de olsa yaşadığımız o kötü hatıraları bize unutturmaya bir vesile oldu. Cumhuriyetimizin 100. yılında 3331 metrede Türk bayrağını dalgalandırdık. Bu da bizim için ayrı bir mutluluk oldu. Buna vesile olan Ersin Kalay hocama çok teşekkür ediyorum. Gümüşhane’nin doğasıyla, insanlarıyla harika bir memleket olduğunu gördük. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun, nice nice yüz yıllara” dedi. Depremzede öğretmen Hanifi Gültekin’in zirve defterine yazdığı duygu yüklü mesaj ise şöyle: “6 Şubat 4.27 depreminden sonra Gümüşhane’ye geldim. Hatay’da emekli olurum derken buraya, bu zirveye çıkmak nasip oldu. Allah daha nelerle karşılaştıracak, daha ne güzellikler gösterecek bilemem ama Elhamdülillah.”
Gümüşhane’de bin kişi Filistin için yürüdü
27 Ekim 2023 Cuma - 21:07 Gümüşhane’de bin kişi Filistin için yürüdü Gümüşhane Sivil İnisiyatif Platformu tarafından yaklaşık bin kişinin katılımıyla Filistin’e destek için yürüyüş gerçekleştirildi. Tarım İl Müdürlüğü önünden başlayan yürüyüşe başta STK’lar ve siyasi parti temsilcileri olmak üzere yaklaşık bin kişi katıldı. Cumhuriyet Caddesi ve Atatürk Caddesi boyunca yürüyen kalabalık, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşıdı. Postane önünde sona eren yürüyüşün ardından Sivil İnisiyatif Platformu adına Gümüşhane Memur-Sen İl Temsilcisi Ergin Aslan basın açıklaması yaptı. “Batılı ülkeler siyonistleri kınamaktan imtina etmiştir” Memur-Sen İl Temsilcisi Ergin Aslan, batılı devletlerin İsrail’in yanında olduklarını ve katliamları kınamaktan imtina ettiklerini söyleyerek, “ABD’nin başını çektiği İsrail destekçisi Batılı ülkeler, bu vahşet karşısında zalimden yana açıklamalar yapmış, siyonistleri kınamaktan imtina etmiştir. Üstelik ABD, soykırımda kullanılan silahları İsrail’e göndermeye devam edeceklerini, utanmazca, arlanmazca beyan etmiştir. Soykırımcı devlet, kendisine verilen şartsız ve kayıtsız desteği fırsata dönüştürmüş, bütün dünyanın dehşet verici bir öfkeyle izlediği hastane saldırısını açıkça ve alçakça bir katliam amaçlayarak en yıkıcı füzelerle gerçekleştirmiştir. Yaşanan vahşetin farkında oldukları ve bunu dünya kamuoyuna izah edemeyeceklerini bildikleri için inkâr ediyorlar. Oysa bütün dünya, İsrail ve destekçilerinin kirli yüzünü bir kez daha bütün çıplağıyla görmüş oldu. Buradan açık ve net söylüyoruz. Bu soykırımın ortağı Akdeniz’e gemilerini gönderen ABD’dir, İngiltere’dir. Ülkesinde Filistin’e destek eylemlerini yasaklayan Fransa’dır. Hala İsrail’in kendini savunma hakkı vardır diyen Almanya’dır” dedi. “Filistin’in savunması meşrudur ve desteklenmelidir” Filistin’in yıllardır insani krizin pençesinde olduğunun altını çizen Aslan, “Gazze başta olmak üzere bütün Filistin yıllardır insani krizin pençesinde olan bir ülkedir. İsrail’in bu saldırıları, bölgedeki acıyı, yıkımı ve çaresizliği daha da artırmaktadır. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere masum sivillerin ölümüne neden olan bu vahşetin sorumluları acilen adalet önünde hesap vermelidir. Her savaşın bir hukuku vardır. Ne olursa olsun mabetlere, mekteplere ve hastanelere dokunulmaz. Fakat kandan ve irinden beslenen bu terör örgütü, vahşetini sınırlayacak hiçbir değere ve hukuka sahip değildir. Filistin’in kendisini bu işgalci ve soykırımcı İsrail’e karşı savunması meşrudur ve desteklenmelidir. Bunun için Gümüşhane’den Gazze’ye direnişe bin selam diyoruz” ifadelerini kullandı. Grup, basın açıklaması sonrası edilen duaların ardından dağıldı.