Yerel Haberler
Gümüşhane
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz 06 Mart 2026 Cuma - 22:41:43 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin 23 yıllık değişimini fotoğrafladı
27 Ekim 2023 Cuma - 09:02 Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin 23 yıllık değişimini fotoğrafladı Gümüşhane’de Kocaeli Üniversitesi Yabancı Diller Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. İsmail Hakkı Paslı tarafından tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin 23 yıllık değişimini vurgulayan ’23 Yıl Önce 23 Yıl Sonra’ sergisi açıldı. Gümüşhane İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasında sergilenen 17 fotoğrafta tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan tarihi yapıların 23 yıl önceki ve günümüzdeki halleri yer alıyor. Yıllar önce geldiği memleketi Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’nde çektiği fotoğraflardaki yapıların aradan geçen yıllar içerisinde bir bölümünün yenilendiğini bir bölümünün de aynı kaldığını söyleyen Paslı, bu sergiyle birlikte yeni nesillerde Gümüşhane tarihi hakkında bilinç oluşturmak istediğini ifade etti. “Yeni nesillerde tarihi bilinç oluşturmak istedim” Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin etkileyiciliğinden bahseden Kocaeli Üniversitesi Yabancı Diller Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İsmail Hakkı Paslı (53) "Mesleğimden arta kalan zamanlarda çok profesyonel olmasa da fotoğraf çekimi yapıyorum. Fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi seviyorum. Bu fotoğraflar 23 yıl öncesinden kalma, o günlerde bu fotoğrafları çekerken sergi yaparım düşüncem yoktu. Bu tip çalışmalar çok yapılabilen çalışmalar değil, eski halini bulup yeni halini çekeceksiniz bu açıdan sıra dışı bir fotoğraf sergisi aslında. Ben de bunları değerlendireyim dedim. Tüm fotoğraflarda yüzde 100 bir değişim yok ama tadilat yapılan, yenilenen tarihi kalıntılar var. Eski Gümüşhane’ye bir Gümüşhaneli olarak bir katkı sağlamak istedim. Önümüzde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var bu vesile ile okullardan çocuklar da gelecek, tam hitap etmek istediğimiz kitle aslında öğrencilerimiz. Okullarda öğrencilerimizin tarih bilinci bu tür sanat, tarihi ve coğrafi olarak değerler bakımından bilinç oluşturmak için çok önemli” dedi. Serginin tarihe sahip çıkma açısından çok önemli olduğunu söyleyen Altan Gümüşhaneli, “Şehrimizin tarihini yansıtmaya ve anlatmaya çalıştı, tebrik ediyorum. 23 yıl önce çektiği resimlerin yanına bir de yeni çektiği resimleri koydu. Bu sürede yıkıntılar arasında onarılan yapılar olmuş çok güzel bir görüntü, tarihimize sahip çıkma açısından çok güzel bir sergi” diye konuştu. İ
Gümüşhane Barosu’ndan İsrail hakkında suç duyurusu
26 Ekim 2023 Perşembe - 16:54 Gümüşhane Barosu’ndan İsrail hakkında suç duyurusu Gümüşhane Barosu, İsrail’in Gazze’de kadın, çocuk demeden katletmesi, hastaneleri, okulları bombalayarak soykırım yapması nedeniyle İsrail’e yönelik suç duyurusunda bulundu. Gümüşhane Barosu adına Baro Başkanı Metin Aslan, imzasıyla hazırlanan suç duyurusu Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığı’na gönderilmek üzere Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’ne iletildi. Başta İsrail Cumhurbaşkanı ve Başbakanı olmak üzere diğer tüm sorumlular hakkında soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, kasten adam öldürme, yaralama, gayri insani muamele ve işkence suçlarından gerçekleştirilen suç duyurusunun ardından açıklama yapan Gümüşhane Barosu Av. Metin Aslan, gıda, su, ilaç gibi temel insani ihtiyaçların dahi girişine izin vermeyen İsrail’in insanlık dramının yaşandığı, sivillerin ölüme terk edildiği ve temel insani ihtiyaçlara erişilemeyen Gazze’de hedef gözetmeksizin sivilleri katleden, sivillerin yaşadığı-sığındığı binaları füzelerle yerle bir ettiği, hastaneleri bile bombalayarak insanlığa karşı suç, soykırım ve savaş suçlarını en ağır biçimde işlediğini söyledi. İsrail’in Birleşmiş Milletler Antlaşması’na da aykırı hareket ettiğini ve uluslararası hukuku yok saydığını dile getiren Gümüşhane Baro Başkanı Av. Metin Aslan, “İsrail yönetimi ve silahlı kuvvetlerinin Gazze’ye yönelik halen devam etmekte olan saldırıları neticesinde sivil halkı, hastaneleri acımasızca hedef aldığı, soykırım suçu, insanlığa karşı suçları ve savaş suçu işlediği, sistematik olarak masum insanların öldürüldüğü ve özellikle belirtmek gerekirse çocukların bomba ve ağır silahlarla katledildiği sabit olduğundan şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın başlatılarak neticesinde cezalandırılmaları için dava açılmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Şüpheliler hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğünün 6., 7. ve 8. maddelerinde sayılan suçlardan dolayı cezalandırılmaları için haklarında soruşturma başlatılmasını ve neticesinde ceza davası açılmasına karar verilmesini istiyoruz” dedi.
Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever: "Genel itibariyle turizme ve madenciliğe odaklanacağız"
24 Ekim 2023 Salı - 15:04 Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever: "Genel itibariyle turizme ve madenciliğe odaklanacağız" Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, 17 Ağustos’ta göreve başlayıp ilçe ziyaretleri ve diğer tespitlerinin ardından basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelerek genel bir durum değerlendirmesi yaptı. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Engin Doğru, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Köprülü, gazete sahipleri, çalışanları ve ulusal haber ajanslarının temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Balyemez Konağında gerçekleştirilen etkinlikte Vali Tanrısever göreve başladığı günden sonra en çok dikkatini çeken şeyin Gümüşhane insanının sıcakkanlılığı, samimiyeti ve temiz kalpliliği olduğunu, gelir gelmez insanların kısa bir sürede kendisini bağrına bastığını, uzun zamandır sanki buradaymış gibi ilişkiler kurduklarını söyledi. İlçe ziyaretlerini tamamladığını, şehrin tarihi ve turistik alanlarının büyük bir kısmında incelemelerde bulunduğunu hatırlatan Vali Tanrısever, “Geldiğim günden beri Gümüşhane halkı ve herkes turizmden bahsetti. Gümüşhane’yi kalkındırırsa turizm kalkındırır şeklinde söylemler var. Bunun çok doğru olduğunu ifade edebilirim ama madencilik sektörünün de yabana atılmaması gerektiğini, Gümüşhane’nin il olmasının, bu coğrafyaya insanların yerleşmesinin yegane sebebinin de madenler olduğunu hatırlatayım. Madencilik sektörünü biraz canlandırmamız gerekiyor. Yeni maden sahaları açarak işletmenlerin buraya getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yönde de ciddi girişimlerimiz olacak yakında” dedi. “Türkiye’de ikinci bir Göbeklitepe Satala’da yatıyor” İlçe ziyaretleriyle ilgili notları basın mensuplarına anlatan Vali Tanrısever, Özellikle Kelkit ilçesinin Sadak köyü sınırlarındaki Satala Antik Kentiyle ilgili “Burası ortaya çıkarsa Göbeklitepe tüm dünyada meşhur olması gibi Türkiye’de ikinci bir Göbeklitepe Satala’da yatıyor. Valilik imkanlarıyla yapılamayacak kadar değerli bir hazine yatıyor orada. Çok ciddi bir hazine orada yatıyor. Kelkit’teki en önemli işimiz oradaki kazıların güçlü bir şekilde devam etmesi için biliyorsunuz bir takım çözüm önerileri var. Önemli iş adamlarımızdan birinin davet edilmesi söz konusu. Bu yönde de girişimlerimiz var” diye konuştu. Zigana Tünelinin Gümüşhane’de Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı olduğunu ve hatta Gümüşhane’nin Kızıl Elması olduğunu hatırlatan Vali Tanrısever, Köse’deki havalimanının Gümüşhane’ye Cumhuriyet tarihinin en büyük ikinci yatırımı olduğunu hatırlatarak birden fazla bağlantı yolunun yapılması için girişimlerde bulunduklarını ve konunun takipçisi olduklarını söyledi. Gümüşhane’de nereye bakılırsa bir hazinenin yattığını bir güzellik olduğunu bir dünya harikası olduğunu aktaran Vali Tanrısever, Kürtün ilçesinde de Örümcek Ormanlarının o güzelliği bozmadan, çok fazla müdahale etmeden bazı çalışmalar yapılabileceğini ifade etti. Şiran’da Tomara Şelalesi ve Araköy kaya mezarları, Torul’da Karaca Mağarası, Limni Gölü, Zigana dağlarından bahseden Vali Tanrısever, Limni Gölü ile Karaca Mağarası arasındaki yolun bir şekilde yapılması gerektiğine vurgu yaparak, Karaca’dan sonra ikinci olarak Arılı Mağarasının da bir hazine olduğunu ve orasının da yatırım yapılmayı beklediğini belirtti. “Süleymaniye’de taş mağazalarda gümüşle ilgili satış noktaları oluşturmak istiyoruz” İlçelerin ardından il merkezindeki turizm potansiyelinden de bahseden Vali Tanrısever, “Süleymaniye, Rumların, Ermenilerin ve Müslümanların bir arada yaşadığı Anadolu coğrafyasında örnek kültürel hayatın olduğu bir yer. Hem o bölgedeki madenlerin kapanması hem de bazı siyasi gelişmelerin olmasıyla o bölge terk edilmiş. Orada uygulama oteli yapılmış, Belediyenin yapmış olduğu konak ve hamam inşaatı var. Bu konağın işletimi konusunda belediye başkanımızla görüşüyoruz. Ortak ve akıl üzerinde bir fikir bulacağız inşallah. Onun üstünde Sarı Mektep var. Orayı Gümüşhane’nin kent hafıza merkezi olarak düşünüyoruz. Canca Kalesiyle ilgili bir proje yapılmış. Kasım ayında koruma kuruluna sunulacak. Bahardan itibaren de orada o kaleyi vatandaşlarımızın kullanımına açacağız. Özellikle Süleymaniye Mahallesindeki tesislerin işletmesini o bölgede yaşayan vatandaşlara verelim istiyoruz. Bizim anlayışımız şu şekilde olacak. Biz restorasyonu yapacağız ondan sonra işletmeyi özel sektöre devredeceğiz. Biz kamu olarak işletme tarafında olmayı düşünmüyoruz. Çünkü bizim işimiz hizmet etmek, işletmek profesyonellerin işi. Ayrıca Süleymaniye’de taş mağazalar var. Onlardan birkaç tanesini restorasyonunu yapıp gümüşle ilgili satış noktaları oluşturmak istiyoruz. Şehrin adı Gümüşhane olduğu için gümüşü biraz daha ön plana çıkartmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Gümüşhane’ye önce kendi insanımızı getirmemiz gerekiyor” Gümüşhane’de esnaf ziyaretlerinde “Yazlıkçılar ayaklarını çekince işler durdu” cümlesini çok duyduğunu ifade eden Vali Tanrısever, “Gümüşhane dışında yaşayan hemşerilerimizin bazılarının serzenişlerini işittim. Gümüşhane’ye geleceğiz, köyümüze ev yapacağız, yurt yapacağız ama yerimiz yok. Parayla satın almak istiyoruz ama yerimiz yok şeklinde. O yüzden dün Kaymakamlarımız, İl Özel İdaremiz ve Çevre ve Şehircilik müdürümüzle bir araya geldik. Talep eden köylerde gerek köy yerleşim alanlarının belirlenmesi gerekse köylerde imar yapılacak alanların belirlenmesi konusunda bir çalışma yapacaklar. Gümüşhaneli olup, kökenleri burada olup köyünde yer yapmak isteyen, ev yapmak isteyen vatandaşlarımıza yer yapabilecekleri alanları çıkartacağız. Bunları mevcut köy yapısı içerisinde derli toplu, planlı, programlı, altyapısı tamamlanmış, yolu, içme suyu, kanalizasyonu bitmiş alanlarda yapılması için gereken tüm gayreti göstermemiz gerekiyor. Gümüşhane’ye yurt dışını bırakın önce bizim kendi insanımızı getirmemiz gerekiyor. Kendi insanımızın İstanbul’da, Ankara’da özellikle buradan göçüp gitmiş gitmek zorunda kalmış üçüncü kuşağın, dördüncü kuşağın Gümüşhane kültür kaynağından su içmesi gerektiğine inanıyorum. Böylece ülkeye de büyük bir hizmet olacaktır” ifadelerini kullandı. “Doğa en büyük önceliğimiz olacak” Harşit Çayına kent merkezinden yukarıda bulunan bazı köylerin kanalizasyonlarının karışması nedeniyle çok büyük bir projeyle kanalizasyonların karışmasını engelleyip Belediye’nin yaptığı arıtma tesisine kadar Harşit Çayının eski güzelliğine, doğallığına, kavuşması için hem kanalizasyon hem de evsel atıkların atılmaması için bir çalışma başlattıklarını ifade eden Vali Tanrısever, “Bazı şeyleri yaparken doğa en büyük önceliğimiz olacak. Bizim aldığımız miras, atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza düzgün, tertemiz, hatta aldığımızdan daha da iyi bir şekilde devretmemiz gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. Toplantı Vali Tanrısever’in gazetecilerin sorularını cevaplandırmasının ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Cumhuriyetin 100. yılında 100 metrelik bayrakla Örümcek Ormanları’nda yürüdüler
23 Ekim 2023 Pazartesi - 09:01 Cumhuriyetin 100. yılında 100 metrelik bayrakla Örümcek Ormanları’nda yürüdüler Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları kapsamında Vali Alper Tanrısever’in de katılımıyla 300’ü aşkın genç sonbaharın büyülü renklerine bezenen Örümcek Ormanları’nda 100 metrelik Türk Bayrağını 7,5 kilometre taşıyarak yürüdü. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan ve sonbaharın gelmesiyle birlikte ağaçların renk değişimi ve doğanın tüm tonlarının bir arada olduğu büyülü bir manzaraya dönüşen Örümcek Ormanları Tabiatı Koruma Alanı Cumhuriyetin 100. Yılı vesilesi ile anlamlı bir etkinliğe sahne oldu. Türkiye’nin en önemli karışık ormanlarından birisi olmasının yanı sıra içerisindeki yüzlerce yıllık ağaçların göğe uzandığı canlı ağaç müzesi Örümcek Ormanları’nda gerçekleştirilen yürüyüşe, Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever ile eşi Sema Tanrısever ve çocukları, Vali Yardımcısı Bahar Kaya, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Kürtün Kaymakamı Okan Dağlı, Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay ve 300’ü aşkın doğasever katıldı. Çıkrıkdüzü Yaylasından başlayan yürüyüşte Türkiye’nin 81’ilinden Gümüşhane’de eğitim görmeye gelen üniversite öğrencileri tarafından Cumhuriyetin 100.yılına özel olarak hazırlattırılan 100 metrelik Türk Bayrağı yaklaşık 7,5 kilometrelik yürüyüş boyunca taşındı. Sonbaharın eşsiz manzarasında gerçekleştirilen etkinliğin sonunda gençler 400’ü aşan yaşları bulunan anıt ağaçların bulunduğu bölgede Kürtün Belediyesi tarafından ikram edilen sıcak çay ve kahvaltılıkla yorgunluklarını attı. “Bu müthiş coğrafyaya hep beraber sahip çıkacağız” Yürüyüşe katılan ve ilk kez geldiği Örümcek Ormanları’nın doğasına hayran katıldığını ifade eden Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, “Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlama programı kapsamında Kürtün ilçemize bağlı Örümcek Ormanları’ndayız. Örümcek Ormanları yüzlerce yıldan oluşan anıt ağaçları, olağanüstü renk cümbüşü ve vahşi doğasıyla ünlü. Gümüşhane’de okuyan, özellikle şehir dışından gelen gençlerimizle birlikte bu doğa harikasını, Allah’ın bir lütfu olan bu coğrafyayı hep beraber tanıma imkanı bulduk. Benim ilk defa geldiğim ama görür görmez aşık oldum bir coğrafya. Cumhuriyetin 100. yılında sevgili gençlerimizle birlikte Cumhuriyetimiz Atatürk’ün gösterdiği hedefe doğru, muasır medeniyet seviyesine doğru yükselteceğiz. Gençlerimizle beraber bu olağanüstü coğrafyaya, atalarımızın mirası bu müthiş coğrafyaya hep beraber sahip çıkacağız ve gelecek nesillere aktarmanın yollarını arayacağız” dedi. “Herkesin bu doğan harikasını ziyaret etmesini tavsiye ediyorum” 81 ilden gelen üniversite öğrencileriyle birlikte Cumhuriyet yürüyüşü yapıldığını söyleyen Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen de “Örümcek Ormanlarımızda genelde sonbahar aylarındaki renk cümbüşüne Türkiye genelinden insanlarımız gelerek bu güzelliğe şahit oluyorlar. Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılı dolayısıyla 81 ilden öğrencinin bulunduğu grupla Cumhuriyet yürüyüşü yaptık. Gümüşhane Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün organize ettiği etkinliğe biz de Kürtün Belediyesi olarak katkı sunduk. Endemik bitkisinin yanında Avrupa’nın ve Kafkasya’nın en uzun ağaçlarını bünyesinde barındıran, şelaleleri ile 3 asırdan fazla ömrü olan ağaçlarıyla burası eşsiz bir mekan. Mevsim geçmiş değil. Bu doğa harikasını insanların ziyaret etmesini tavsiye ediyorum” diye konuştu. “Gençler 100 metrelik Türk Bayrağını 7,5 kilometre taşıdılar” Üniversite öğrencilerinin etkinlikten çok memnun kaldığını söyleyen Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) İl Temsilcisi Osman Yılmazer ise “Bugün Cumhuriyetimizin 100. yılı dolayısıyla Örümcek Ormanları’na, Gümüşhane’nin bu doğal güzelliğine bir yürüyüş düzenledik. 300’e yakın sporcumuzla bu yürüyüşü gerçekleştirdik. Yürüyüşte 100 metrelik Türk Bayrağımız vardı. Arkadaşlarımız bu bayrağı 7,5 kilometre boyunca ellerinde taşıdılar, yoruldular. Ben onlara yanlarından geçerken “Arkadaşlar yoruldunuz ama Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamak bize nasip oldu, bu bayrağı taşımak sizlere nasip oldu” dedim. Bütün arkadaşlarımız çok mutlu oldular. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun” dedi. Etkinliğe katılan sporculardan Sevcan Özdal da “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün düzenlediği Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlamaları kapsamında burada bulunduk. Öğrencilerin hepsi çok mutlu yeşille ve doğayla iç içe olduk. 7,5 kilometre yürüdükten sonra sonbaharın renkleriyle şenlendik ve mutlu bir şekilde sonlandırdık” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’de 29 bisikletçi Cumhuriyetin 100. yılında Zigana Tüneli’ni bisikletle geçti
21 Ekim 2023 Cumartesi - 15:16 Gümüşhane’de 29 bisikletçi Cumhuriyetin 100. yılında Zigana Tüneli’ni bisikletle geçti Gümüşhane’de Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları kapsamında 29 bisikletçi Avrupa’nın en uzun, dünyanın üçüncü en uzun karayolu tüneli olan yeni Zigana Tüneli’ni bisikletle geçti. Türkiye’nin vizyon projelerinden birisi olan ve Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni birbirine bağlayan ve geçtiğimiz mayıs ayında açıldıktan sonra bugüne kadar 1 milyondan fazla aracın geçtiği Yeni Zigana Tüneli bu kez bisikletçilere ev sahipliği yaptı. Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Cumhuriyetin 100. yılı kutlamaları kapsamında alınan özel izinle gerçekleştirilen etkinliğe hem Gümüşhane’nin plakası olan 29 ve Cumhuriyetin ilan tarihi olan 29 Ekim’e ithafen her yaş grubundan 29 bisikletçi katıldı. Zigana Tüneli’nin Gümüşhane tarafında boş bir alanda toplanan sporcular ilk olarak bisikletlerini ve teçhizatlarını hazırladı. Daha sonra bisikletlerine Türk bayrağı asan sporcular Zigana Tüneli önüne gelerek bisikletleriyle birlikte ay ve yıldız şeklini alarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Polis ve Jandarma ekipleri tarafından alınan geniş güvenlik önlemlerinin ardından sporcular kısa süreliğine ulaşıma kapatılan Zigana Tüneli’ne giriş yaptı. Aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da yer aldığı bisikletçiler 14,5 kilometrelik tüneli 40 dakikalık bir sürede katederek Trabzon tarafında etkinliği bitirdi. “Katılımcılarımızı sembolik olarak 29’da tuttuk” Cumhuriyetin 100. yılı vesilesiyle etkinliği gerçekleştirdiklerini söyleyen Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay, “Cumhuriyetimizin 100. Yılı vesilesi ile Zigana Tüneli’nde 29 bisikletlimizle bir geçiş etkinliği yaptık. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum tabi ki Zigana Tüneli dünyanın üçüncü, Avrupa’nın ise en uzun karayolu tüneli. İnsanlarımız bu tünel yapılmadan önce olumsuz kış şartlarında geçerken çok ciddi sıkıntılar yaşıyordular. Geçilmez denilen Zigana Dağı bu tünel vesilesi ile geçilir oldu. Muhteşem bir eser, tek başına bir turistik değer ifade ediyor. Bu ilimiz ve bölgemiz için, ülkemiz için muhteşem bir yatırım. Bu yatırımı buraya yapan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Cumhuriyetimizin 100. yılı gerçekten bizim için önemli bir dönüm noktası. Burada hem Cumhuriyetimizin 100. Yılında etkinlik olarak hem de bölgemizde böyle bir kıymetli şaheser olan Zigana Tüneli’nde böyle bir etkinlik planladık, hava koşulları da çok iyiydi. Katılımcılarımızı sembolik olarak 29’da tuttuk ve 40 dakikalık bir sürede tüneli geçtik, bütün katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Gümüşhane Bisiklet İl Temsilcisi Mehmet Safa Ekicioğlu da “Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde 29 bisiklet sever ile birlikte Zigana Tüneli’ni geçmiş bulunuyoruz. Dünyanın üçüncü Avrupa’nın da en uzun tünelini 40 dakikada geçtik” diye konuştu. “100. yılda Cumhuriyetin en önemli eserlerinden birinden geçmek bizi gururlandırdı” Zigana Tüneli’ni bisikletle geçmenin çok güzel bir his olduğunu söyleyen genç bisikletçilerden Utku Berk Akyazı ise “Gümüşhane’de böyle bir etkinliğin yapılması çok güzel. Bu etkinlik bizi de çok mutlu etti. Bisikletle buradan geçmek beni özgür hissettirdi, çok güzel bir histi. Cumhuriyetimizin 100. Yılında, Cumhuriyetimizin en önemli eserlerinden birisi olan Zigana Tüneli’nden geçmek bizi çok gururlandırdı” ifadelerini kullandı. Gümüşhane Üniversitesi akademisyenlerinden Ayşe Dağlı da “İlk defa bu tünelde bisiklet sürdüm benim için güzel bir deneyim oldu. Bugün Cumhuriyetimizin 100. Yılı için pedalladık. Güzel bir aktiviteydi düzenleyenlere teşekkür ederim. Hiçbir endişem olmadı zaten aktif bisiklet sürücüsüyüm. Burada da gerekli önlemler alınmıştı zaten. Önce yavaş daha sonra da hızlanarak etkinliği tamamladık. Benim için güzel bir deneyim oldu” dedi.