Yerel Haberler
Gümüşhane
06 Mart 2026 Cuma - 22:41 Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
Gümüşhane’de film gibi olay
04 Eylül 2023 Pazartesi - 14:42 Gümüşhane’de film gibi olay Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde iki amcaoğlu arasında çıkan kavganın ardından sevdiği gencin intihar ettiğini duyduktan sonra canına kıyan 22 yaşındaki Havva Bayrak gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı. İlçeye bağlı Özkürtün Beldesinin Süme Mahallesinde dün gece gerçekleşen olayda Salihcan Kaya (21) amcasının oğlu S.K. (20) ile kız meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesinin ardından çıkan arbedede Salihcan Kaya elindeki bıçakla S.K.’yı boğazından bıçakladı. Kanlar içinde yere serilen S.K.’yı gören Salihcan Kaya ise kuzeninin öldüğünü düşünerek evine giderek silahla intihar etti. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri Salihcan Kaya ve S.K’ya olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Kürtün Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan yaralılardan silahla intihar eden Salihcan Kaya burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Salihcan Kaya’nın sevgilisi olduğu iddia edilen Havva Bayrak ise (22) ise ölüm haberini alınca evindeki silahla intihar etti. Ağır yaralı olarak Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Havva Bayrak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayda ağır yaralanan S.K, Gümüşhane Devlet Hastanesindeki müdahalesinin ardından gece yarısı Trabzon’daki hastanede tedavi altına alındı. Yapılan otopsisinin ardından Süme Mahallesine getirilen Bayrak’ın cenazesi helallik alınmasının ardından öğle namazına müteakip evlerinin önündeki alanda kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanında toprağa verildi. Genç yaşta kızlarını toprağa veren Bayrak ailesi bireylerinin güçlükle ayakta durduğu cenaze namazını ilçe müftüsü İsa Akbaş kıldırırken, cenaze namazına Kürtün Kaymakamı Okan Dağlı, Kürtün Belediye Başkanı Enver Şen, Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, babası Salih Bayrak, aile bireyleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Olayda hayatını kaybeden Salihcan Kaya (21) ise ikindi namazının ardından aynı yerde toprağa verilecek. Kavgada yaralanan S.K’nın (20) tedavisi sevk edildiği Trabzon KTÜ Farabi Tıp Fakültesi hastanesinde devam ediyor.
Gümüşhane’de mahalle sakinlerini tedirgin eden dev kayalar dağcılar tarafından temizleniyor
02 Eylül 2023 Cumartesi - 09:44 Gümüşhane’de mahalle sakinlerini tedirgin eden dev kayalar dağcılar tarafından temizleniyor Gümüşhane’de Eskibağlar mahallesinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı yolun kenarındaki yamaçta asılı halde tehlikeye davetiye çıkaran devasa kayalar dağcılar tarafından temizleniyor. Kentte, Eskibağlar mahallesinde bulunan ve mahalleliyi tedirgin eden kayalar dağcılar ve karayolları ekipleri tarafından temizleniyor. Çevreyolu ayrımı olarak da kullanılan yol güzergahında bulunan dağ yamaçlarında bulunan devasa kayalar nedeniyle mahalle sakinleri korkuyla yolculuk yaparken, başlatılan çalışmayla birlikte tehlikenin en aza indirilmesi hedefleniyor. Çalışmadan memnun olduklarını dile getiren mahalle sakinleri ise çalışmanın bitmesiyle birlikte rahat bir nefes alacaklarını dile getirdi. “Tamamlandığında rahatça seyahat edebileceğiz” Eskibağlar mahallesinden kent merkezine ulaşımda tedirginlik yaşadıklarını dile getiren mahalle sakini Rıdvan Kullukçu, “Burası jeolojik açıdan kayaların olduğu bir bölge, dağ yamacına yakın olduğu için kullandığımız yolda kayalar var. Bu kayalar sağlam değil altları boş, her an kendiliğinden düşebilecek taşlar. Buradan yaya da gidilebiliyor, araçla da geçilebiliyor bu nedenle bu taşlar sıkıntı teşkil ediyordu. Bununla ilgili çalışma başlatıldı bundan sonra insanların oradan geçerken herhangi bir korkusu kalmayacak. Daha öncesinde çünkü biz bu yoldan aşağıya inerken kopan taşları görüyorduk zaten umarım tamamlandığında bir problem yaşamayacağız” dedi. “Buradan aşağıya inerken korkuyoruz” Tehlike arz eden yolu kullanmak için farklı alternatiflere yönelmek zorunda kaldıklarının altını çizen Bülent Kullukçu, “Taşlardan dolayı buradan ne aşağı inip ne yukarı çıkabiliyoruz, taksiyle farklı bir güzergâhtan gelip evimize gidiyoruz ulaşımda sıkıntılarımız oluyordu. Bu sıkıntının çözülmesini istiyoruz, korkuyoruz buradan aşağıya giderken oradan bir kaya gelse ki geçmişte bunun örnekleri oldu, yaşlıyız kaçamayız sağlığımızdan oluruz. Çalışmalardan memnunuz bitince rahat rahat kullanacağız aracımızla hayati tehlike olmadan gidip geleceğiz” diye konuştu. Öte yandan çalışmalar esnasında çekilen görüntülerde yamaçtan yuvarlanan kayaların devasa boyutları ise tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Gümüşhane’de “Mavi Ay” için zirvelere çıktılar, umduklarını bulamadılar
31 Ağustos 2023 Perşembe - 00:41 Gümüşhane’de “Mavi Ay” için zirvelere çıktılar, umduklarını bulamadılar Gümüşhane’de bir grup doğa ve fotoğraf tutkunu, iki dolunay arasındaki süreçte meydana gelen ekstra dolunayı ifade eden “Mavi Ay” fotoğrafı çekmek için şehrin 2 bin 200 metre rakımlı bölgesine çıktı ama umduğunu bulamadı. İnternetten gördükleri ve kendilerine oldukça ilginç gelen bu doğa olayı için ilk olarak kent merkezinde günlerce gözlem ve keşif yapan ekip teknolojik imkanlardan da faydalanarak fotoğraf çekimi için kentin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesi’nin 2 bin 200 metre rakımlı zirvesine karar verdi. Araçlarla erkenden bölgeye ulaşarak çadırlarını kurup çaylarını demleyen ekip “Mavi Ay” olarak adlandırılan fakat nadir ve beklenmedik bir olayı anlatmak için kullanılan, Ay’ın rengiyle ilgili olmayan doğa olayını çekmek için fotoğraf ekipmanlarını hazırladı. Güneş battıktan kısa bir süre sonra yüzünü gösteren dolunayı bulutların arasından çıktıktan sonra en iyi şekilde yakalamak için çeşitli açılardan çekimler yapan ekip aşırı rüzgar nedeniyle soğuyan havaya aldırmadan altın sarısı renge bürünen “Mavi Ay” görüntülerini ölümsüzleştirdi. Şehrin coğrafi yapısı nedeniyle beklentilerinin aksine ayın yeterince büyük görünmemesi nedeniyle umduklarını bulamayan ekip hayal kırıklığı da yaşadı. “İstediğimiz gibi olmamasına rağmen gayet mutlu olduk” Ekipteki profesyonel fotoğrafçıların yanında onlara arkadaş olmak ve bu doyumsuz anı ölümsüzleştirmek için 2 bin 200 metre rakımlı zirveye çıktığını kaydeden Şener Odabaş, “Bugün Mavi Ay olarak adlandırılan dolunayı çekmeye geldik. Ben amatör olarak cep telefonuyla çekimlerimi yaptım. İstediğimiz gibi olmamasına rağmen gayet mutlu olduk. Çekimlerin ardından çayımızı içtik, doğanın tadını çıkarıp dolunayı izledik” dedi. “Ay beklediğimizden çok küçüktü” Ekip üyesi Burak Soydaş ise “Beş arkadaşımızla Süleymaniye Mahallesi’nin zirvesinde ay pozlamaya geldik. İstediğimiz ve beklediğimiz gibi elverişli bir ortam olmadı. Hem rüzgar hem de arazinin zorlu olmasından dolayı bazı problemler yaşadık ama her türlü kendimizi adapte edip fotoğrafları çektik. Profesyonel arkadaşlarımızın sayesinde çok güzel fotoğraflar çektik, çay demleyip içtik. Ay beklediğimizden çok küçüktü. Mavi Ay çekmeye geldik ama güneşin batışıyla beraber ay kızıl rengini verdi fotoğraflara. Beklediğimiz görüntüyü alamadık. İnşallah bir sonrakinde daha güzel pozlar alırız” ifadelerini kullandı. “Dört gün boyunca mekan aradık” Bu alana çıkmadan önce Gümüşhane’de dört gün boyunca ayı gözlediklerini, daha güzel fotoğrafı nereden çekebilirizin araştırmasını yaptıklarını anlatan Soydaş, “En son 2 bin 200 rakımlı bu tepeyi uygun gördük. Arkadaşlarımızla geldik ama ay yeterince bize istediğimiz pozları vermedi. İnşallah daha sonraki çekimlerimizi daha güzel manzarayla yapacağız. Bu sefer yüksek zirvedeydik istediğimizi alamadık, bir sonrakinde farklı illerde veya ilçelerde daha düşük rakımda güzel fotoğraflar almayı düşünüyoruz” diye konuştu.
Gümüşhane’de 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı
30 Ağustos 2023 Çarşamba - 12:17 Gümüşhane’de 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı Gümüşhane’de 30 Ağustos Zafer Bayramının 101.yıldönümü düzenlenen törenlerle kutlandı. Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtında gerçekleştirilen törende ilk olarak Vali Alper Tanrısever ve Belediye Başkanı Ercan Çimen tarafına Atatürk Anıtına çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşan Jandarma Teğmen Seyid Ahmet Ertürk, 30 Ağustos 1922 tarihinin Türk Ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı kadınıyla, çocuğuyla, ordusuyla topyekün verdiği bir savaşın ve milletin ulusal benliğini kurtardığı Zafer Destanı’nın yazıldığı gün olduğunu söyledi. Türk tarihinin dönüm noktasında kazanılan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sağlamlaştıran büyük zaferin 101. yıldönümünü ilk günkü gurur ve heyecandan hiçbir şey kaybetmeden aynı duygularla kutladıklarını ifade eden Teğmen Ertürk, “30 Ağustos Zaferi ile Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki yüce Türk ulusu, emperyalist güçlerin işgalci ordularını, anavatan topraklarından kesin olarak atarak ebedi özgürlük ve bağımsızlığına kavuşturmuştur. Bu zafer bütün otoritelerin tartışmasız bir askeri deha olarak kabul ettiği Ulu Önder, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk tarafından, Anadolu’da sağlanan milli birlik ve beraberliğin mutlak bir sonucu olarak kazanılmıştır. Her safhası tek tek düşünülerek hazırlanan bu zafer, aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eserdir. Anadolu halkı tek bir yumruk olarak, diş ve iç odakların ihanetleri karşısında ve yokluklar içerisinde, büyük fedakârlıklarla verdiği kurtuluş savaşının en son safhası olan, başkomutanlık meydan muharebesini de kazanarak, kesin bir zafere ulaşmıştır. ’Ya istiklal, ya ölüm’ parolası ile başlayan muharebede elde edilen bu büyük zaferin Türk’ün bağrına dayanan hançerin ulusça sökülmesi, özgürlük ve haysiyetimizi yok etmek isteyenlerin dize getirilmesinin destanıdır” diye konuştu. Bir öğrencinin “Bayrak” şiirini okuduğu programın ilk kısmı halk oyunları gösterisi ve anıt önünde hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu. Anıt önündeki etkinliğin ardından Vali Tanrısever ve Başkan Çimen Valilik makamında tebrikleri kabul ettikten sonra Valilik fuaye alanında kabul töreni yapılması ve ardından şehit kabirlerinin ziyaret edilmesiyle program son buldu.
Gümüşhane’de 68 yıl önce 3 boyutlu olarak yapılan tabela görenleri hayrete düşürüyor
30 Ağustos 2023 Çarşamba - 09:33 Gümüşhane’de 68 yıl önce 3 boyutlu olarak yapılan tabela görenleri hayrete düşürüyor Gümüşhane’nin Kale köyünde yaklaşık 68 yıl önce bir ressam tarafından yapılan 3 boyutlu reklam tabelası görenleri hayrete düşürüyor. Gümüşhane il merkezine 24 kilometre mesafede yer alan Kale köyünde bulunan bir kara lastik ayakkabı üretim imalathanesinin tabelası görenleri hayrete düşürüyor. Yaklaşık 68 yıl önce Ali Saraç adlı bir ressam tarafından yapılan 3 boyutlu tabelada yer alan ayakkabı ve elinde ayakkabı tutan kadın figürü tabelaya bakan kişinin gittiği yöne göre hareket ediyor. Tabela ile ilgili son dönemde sosyal medyada yapılan paylaşımlar ise tabelanın şöhretine şöhret katıyor. Hizmet verdiği yıllarda bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören imalathaneden geriye harabe kalırken tabela ise yıllar içerisinde aşınmış olmasına rağmen 3 boyutlu özelliğini korumaya devam ediyor. “Biz döndükçe lastikler kadın da bizimle beraber dönüyor” Aradan yıllar geçmesine rağmen tabelanın önünden her geçişlerinde şaşırdıklarını söyleyen Bahattin Ülker (67), “Ben küçükken Ürer lastikleri vardı fabrikası Ünye’deydi, Zeynel isminde birisi geldi bunu buraya açtı. Bu tabela yaklaşık 65 yıllık o günden bugüne burada durur. Biz döndükçe lastikler kadın da bizimle beraber dönüyor bunu yapan ressama helal olsun gerçekten ressammış yani. İlk yıllarında anlayamadık ama seneler sonra lastiğinde bizimle beraber döndüğünü anladık. Her geçtiğimizde bakıyoruz” dedi. "Çocukken bu bize sihir gibi gelirdi" Çocukluk yıllarında söz konusu tabelayı görünce kendilerine sihir gibi geldiğini ifade eden Refik Alemdar, “Bu tabela o zamanın sihiri sağa dön sola dön nereye gidersen git sana dönüyor insanları büyüledi yani. Bizzat beni de büyüledi. O dönem bunu görmek bize sihir gibi geldi, normal bir resim gibi değil bu. O günlerden bu günlere hala gelip gideni bakanı olur yani. Hatta bunu alıp götürmeye çalışanlar oldu ama izin vermedik” diye konuştu.
Gümüşhane, İzmirli doğaseverleri büyüledi
28 Ağustos 2023 Pazartesi - 10:14 Gümüşhane, İzmirli doğaseverleri büyüledi Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleri İzmirli doğaseverleri kendine hayran bıraktı. 7 gün boyunca kenti karış karış gezen grup, şehrin coğrafyasını ve insanlarını çok beğendi. İzmir’den gelen ve Karadeniz bölgesinde gezmedikleri tek yer olan Gümüşhane’yi 7 gün boyunca doya doya gezen doğaseverler şehrin tarihi ve doğal güzellikleriyle coğrafyasına hayran kalarak “Gümüşhane cennetten bir köşeymiş” sözleriyle yine gelmek üzere şehre veda etti. Uzun yıllardan beri Türkiye’nin değişik bölgelerini gezen 17 kişilik doğasever grup 7 gün boyunca karış karış gezdikleri Gümüşhane’den mutlu bir şekilde ayrıldı. İzmir’in kavurucu sıcağından kaçan 17 kişilik doğasever grup internetten görerek çok beğendikleri ve Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneğiyle (GÜDAK) irtibat kurarak geldikleri Gümüşhane’de macera dolu bir haftalık yolculuk boyunca Gümüşhane’nin doğal ve tarihi zenginliklerini adım adım deneyimledi Karaca Mağarası’nın gizemli derinliklerini, Limni Gölü Tabiat Parkı’nın huzur dolu manzarasını, Zigana Dağı’nın etkileyici manzarasını, Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın göz alıcı güzelliklerini deneyimleyen grup üyeleri birinci gün Karaca Mağarası, Limni Gölü Tabiat Parkı ve Zigana Dağı, ikinci gün Artabel Gölleri Tabiat Parkı, üçüncü gün Santa Harabeleri, Taşköprü Yaylası, dördüncü gün Krom Antik Kenti, İmera Manastırı, beşinci gün Abdalmusa Tepesi, altıncı gün Örümcek Ormanları, Çağlayandibi Şelalesi Tabiat Parkı, Çıkrıkdüzü ve Güvende Yaylaları ve yedinci gün Tomara Şelalesi, Çakırkaya Manastırını gezdi. Bir hafta boyunca Tarihi Süleymaniye Mahallesindeki uygulama otelinde kalan İzmirli doğaseverler şehrin 600 metre rakımlı bölgesinden 3 bin 331 metre rakımlı en yüksek noktası olan Abdalmusa Zirvesine kadar hemen her bölgesini doya doya gezdi. “Gezdiğimiz yerlerin hepsi ayrı ayrı güzelliklere sahip yerlerdi” Gümüşhane organizasyonu yapan Müşerref Çevik, daha önce Gümüşhane’ye hiç gelmediklerini hatırlatarak, “Gümüşhane’de 17 kişilik grubumuzla bir hafta boyunca gezdik. Grubumuzu en çok etkileyen yerler Artabel Gölleri Tabiat Parkı, Santa Vadisi ve Örümcek Ormanları oldu. Gezdiğimiz yerlerin hepsi ayrı ayrı güzelliklere sahip yerlerdi. İnternetten paylaşım ve fotoğrafları gördük ama çokta hayal edemedik güzellikler konusunda. Bu kadar güzellik beklemiyorduk. Beklentimizin çok çok üzerinde yerler gördük Gümüşhane’de” dedi. “Gümüşhane cennetten bir köşe ve kesinlikle ölmeden önce görülmesi gereken yerlerden birisi” “Yine gelecek misiniz?” sorusuna “Kesinlikle” diye cevap veren Çevik, “Gümüşhane cennetten bir köşe ve kesinlikle ölmeden önce görülmesi gereken yerlerden birisi bence. Bugüne kadar Türkiye’nin birçok noktasını gezdik. Bizi Gümüşhane’nin en çok insanları etkiledi. Coğrafyası kadar yürekleri güzel insanlarla dolu bir şehir burası. Ben yıllardır Türkiye’yi gezerim ama Gümüşhane insanının samimiyeti, doğallığı ve temiz yüreğini hiçbir yerde görmedim” diye konuştu. Grupta yer alan emekli güzel sanatlar öğretmeni Mümtaz Saygın ise Gümüşhane’nin hakkında hiç bilgi sahibi olmadığı bir kent olduğunu hatırlatarak, “Buranın milattan önce 4.yüzyıldan itibaren yerleşimin olduğunu, Helenistik dönem, Roma dönemi ve Hristiyanlığın bu bölgede çok etkin olduğunu gözlemledim. Özellikle Krom Vadisinde 40 civarında kilise ve şapel olması beni çok etkiledi” dedi. “Birçok şehirdekinden daha fazla kilise ve şapel Krom ve Santa vadilerinde var” Türkiye’de birçok şehirdeki toplam kilise sayısından daha fazla kilise ve şapelin Krom Vadisinde olduğunu ifade eden Saygın, “Planları birbirine benzeyen bu binalar bakımsız kalmış. Sadece İmera Manastırı kısmen restore edilmiş ama kapısı kilitliydi giremedik. Orada bir bekçi olması ve gelen konukların içeriye girmesini isterdim. Bu vadideki kiliselerin adını da bilemedik çünkü tabelaları yok. Hemen hemen tüm eserlerde define aramışlar hatta bazılarında insan kemikleri bile vardı. Bu tablo bizi çok üzdü. Tam bir roman ve gotik sanatları kiliseleri vardı. Krom ve Santa vadilerinde çok sayıda Hıristiyanlık tarihi eseri var ama ilgi yok, bakım yok. Harabe deniliyor ama restore edildikten sonra ören yeri denmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Malzeme bol ama bakım yok, ilgi yok” Gelirken Gümüşhane’de bu kadar tarihi eser göreceğinin aklının ucundan bile geçmediğini belirten Saygın, “Süleymaniye Mahallesi, Santa, Krom Vadilerinde eşsiz eserler var. Malzeme bol ama bakım yok, ilgi yok. Bu şekliyle bura insanlar kilise görmeye gelmezler. Ancak doğa çok güzel. Karaca Mağarası gibi yerler çok güzel ama hiç değilse şu tarihi yapılar, özellikle kiliseler biraz restore edilse sanırım daha çok ilgi çeker. Buralar tamamen bakımdan yoksun. Biz dağcı olmasak oralara gelmezdik. Bir de rehber sıkıntısı var. Şimdi ben olmasam bu grupta o tarihi eserleri kim anlatacaktı?”diyekonuştu.
Gümüşhane’deki kazada yaralanan gelin ve annesi kurtarılamadı
25 Ağustos 2023 Cuma - 17:09 Gümüşhane’deki kazada yaralanan gelin ve annesi kurtarılamadı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde kendi kınasına giderken gerçekleşen trafik kazasında ağır yaralanan gelin düğün gününde, annesi de bir gün sonra vefat etti. Acı olaydan geriye çiftin düğün davetiyesi kaldı. Geçtiğimiz çarşamba günü düğünlerinden önce kendi kınaları için 29 AZ 345 plakalı otomobille köyleri Balıklı’ya giden damat Ahmet Enes Can (25), Kelkit-Erzincan karayolunun Yukarı Özlüce mevkiinde hafif ticari araçla çarpışmış ve kazada 2’si ağır 7 kişi yaralanmıştı. Feci kazada otomobil sürücüsü damat Ahmet Enes Can ile aynı araçta bulunan resmi nikahlı eşi Evin Can, kayınvalidesi Şehristan Okuş, Hiranur Okuş, Emine Okuş, Elif Can ile çarpıştığı hafif ticari aracın sürücüsü Fethi Tok ve Enes Tok yaralanmış, kazada ağır yaralanan gelin Evin Can ile annesi Şehristan Okuş ileri tetkik ve tedavi için Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne sevk edilmişti. Düğün gününde hayatını kaybetti Düğünlerinden bir gün önce yaptıkları kazanın ardından ağır yaralanan Şırnaklı gelin Evin Can (21) hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak düğün günü olan 24 Ağustos’ta vefat ederken annesi Şehristan Okuş ise bugün aynı hastanede kurtarılmayarak vefat etti. Otomobil sürücüsü Ahmet Enes Can ile Evin Can’ın 3 Ağustos tarihinde Kelkit’te resmi nikah kıydıkları ve Çarşamba günü gerçekleşecek kına gecesi için Kelkit’e geldikleri öğrenildi. Geriye çiftin düğün davetiyesi kaldığı acı olayın ardından gelin Evin Can’ın cenazesi bugün Şırnak’ın İdil ilçesinde toprağa verilirken, kızından bir gün sonra hayatını kaybeden anne Şehristan Okuş’un cenazesi toprağa verilmek üzere bugün aynı ilçeye gönderildi.