Yerel Haberler
Gümüşhane
25 Şubat 2026 Çarşamba - 08:56 Geçit Köyü’nde 18 yıllık iftar geleneği yoldan geçenleri sofrada buluşturuyor Gümüşhane’nin Geçit Köyü’nde 18 yıldır sürdürülen gelenek kapsamında, ana yol üzerindeki sürücüler ve yolcular iftar saatinde durdurularak köy meydanında kurulan sofralara davet ediliyor. Gümüşhane-Bayburt karayolu üzerindeki Geçit Köyü sakinleri, muhtarlık ve yerel derneğin öncülüğünde her Ramazan ayında yoldan geçen vatandaşlara ücretsiz iftar yemeği ikram ediyor. Ana güzergâh üzerinde bulunan köyde, iftar vakti yaklaşırken gönüllüler yol kenarında araçları durdurarak sürücü ve yolcuları sofraya davet ediyor. Kış aylarında nüfusu azalan köyde organizasyon, gönüllülerin yanı sıra İstanbul’da yaşayan hemşehrilerin desteğiyle yürütülüyor. Her gün onlarca kişiye sıcak yemek ikram edilirken, hazırlıklar imece usulüyle gerçekleştiriliyor. İftar için köyde ağırlanan vatandaşlar, gösterilen misafirperverlikten ve sunulan yemeklerin kalitesinden memnuniyet duyduklarını ifade ederek geleneğin sürdürülmesini temenni ediyor. "Geçit Köyü’nden kimse aç geçemez" Geleneği yıllardır muhtarlık ve köy derneğinin imkânlarıyla sürdürdüklerini belirten Gümüşhane Geçit Köyü Muhtarı Hayri Osmanoğlu, "Bu gelenek, muhtarlık ve derneğin organize ederek başlattığı bir gelenektir. 18 yıldır devam etmektedir. Ramazan ayı paylaşma, birlik ve beraberlik ayıdır. Biz de soframızdaki ekmeği yoldan gelen geçen şoförler ve vatandaşlarla burada paylaşıyoruz. Hep birlikte mutluluk içinde bir Ramazan ayı geçiriyoruz. Bu gelenek önce köylülerimiz arasında devam ediyordu. Daha sonra yoldan gelen geçen insanların da katılımıyla büyüyerek sürmeye başladı. Yolda pankartlarımız var. Onları görenler buraya geliyor. Vatandaşları yolda durduruyoruz. Zaten burayı biliyorlar, sürekli geliyorlar. Bu konuda çok mutlu oluyorlar. Aynı zamanda geleneğin devam etmesini istiyorlar. Biz de inşallah bu geleneği sürdüreceğiz. Geçit Köyü’nden kimse aç geçmez" dedi. "Günlük yaklaşık 70 kişiye iftar veriyoruz" İstanbul’dan özel olarak bu geleneği sürdürmek için köyüne geldiğini söyleyen Gümüşhane Geçit Köyü Derneği Başkanı Abdulkadir Osmanoğlu, "Bu gelenek öncelikle köy içinde yapılıyordu, daha sonra yoldan geçenlere de açtık. 18 yıldır devam ediyor. Gün geçtikçe katılım sayısı artıyor. Günde ortalama 65-70 kişiyle iftar yapıyoruz. Köyümüzde kışın kalan 4 hane var. Diğerleri yoldan geçen yolcular ve misafirlerimiz. Allah onlardan razı olsun, burada durup iftarlarını açıyorlar. Namazlarını kılıp çaylarını içerek dualarını edip gidiyorlar. Bu da bize memnuniyet veriyor. Dernek olarak İstanbul’da organizasyonu yapıp buraya geliyoruz. Muhtarlıkla birlikte bir ekip halinde hizmet ediyoruz. Ben İstanbul’da yaşıyorum. Ramazan programı için buraya geliyorum. Bir ay burada kalıp Ramazan’dan sonra dönüyor, yazın tekrar geliyorum. Bundan da büyük bir zevk duyuyorum. Çünkü çok güzel bir duygu. Buradan geçen insanların iftar açıp dua etmesi bizi mutlu ediyor" diye konuştu. Şükrü Osmanoğlu da, "Buraya gelen vatandaşlar ayrılırken eşlerine, dostlarına ve çevrelerine güzel duygularla bahsediyorlar. Bu da köyümüz adına güzel bir tanıtım oluyor. Sosyal medyada da geniş yankı bulan bir etkinlik. Bu da bizi gururlandırıyor. Her sene daha iyisini yapabilir miyiz diye mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Yoldan geçen araçları durdurup davet ediyorlar" Geçit Köyü’ne sadece iftar için değil insanların güzel davranışlarıyla da karşılaşmak için de geldiğini belirten Zekeriya Çelik, "Biz buraya sadece karnımızı doyurmak için gelmedik. Geçit Köyü halkı çok özverili, insanlara çok iyi davranıyorlar. Bazı yerlerde iftar yemeği diye iki pide koyuyorlar ya da sıradan bir yemek veriyorlar. İnsan zaten evinde de o yemeği yiyebiliyor. Ama burada farklı ve özenli yemekler hazırlanıyor. Geçen sene de özellikle gelmiştik. Gerçekten güler yüzlüler, insanlara çok iyi davranıyorlar. Yoldan geçen araçları durdurup davet ediyorlar. Tebrik ediyorum, gurur duyuyorum. Allah hepsinden razı olsun. Garibanlara, yoldan geçen sürücülere, kamyonculara burada yemek veriliyor" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk"
09 Eylül 2025 Salı - 15:18 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen dünyada 11 ülkeden biri olduğunu söyledi. Bakan Mehmet Fatih Kacır, Gümüşhane ziyaretinde ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Buradaki temaslarının ardından Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) ile imza törenine katılan Kacır, daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin dünyada kritik ve stratejik alanlarda söz sahibi bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Kritik ve stratejik alanlarda dünyada söz sahibi bir ülke olarak göğsümüzü kabartan, iftihar vesilemiz olan nice başarıya sahibiz. İnsansız hava araçlarından helikopterlere, kara araçlarına, deniz platformlarına, hava savunma sistemlerinden beşinci nesil savaş uçaklarına, geniş bir yelpazede sistemler tasarlayan, geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını hep birlikte inşa ettik. Yalnızca 780 bin kilometre karelik vatan toprağında değil, aynı zamanda mavi vatanda, gök vatanda ve siber vatanda hak ve menfaatlerini koruyan, sahada da masada da oyun kuran, caydırıcılığı yüksek bir ülke inşa ettik. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hayalini, milli elektrikli aracımız TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Otomotiv sektörünün geleceğine yön veren, öncü ve güçlü bir oyuncu olma yolunda irademizi ortaya koyduk. Uydu teknolojisinde tasarım, test ve mühendislik kabiliyetlerimizin eseri yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A hizmete girdi. Kendi haberleşme uydusunu üretebilen dünyada 11 ülkeden biri olduk" dedi. "Bayburt-Gümüşhane Havalimanı 2026’da hizmete açılacak" Bayburt-Gümüşhane Havalimanı ile ilgili çalışmalar hakkında da bilgi veren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Milli gelirimiz 1,5 trilyon dolara, kişi başı gelirimiz 17 bin dolara yaklaştı. 23 yıl önce sadece 36 milyar dolar olan ihracatımız, gelişmiş sanayi altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve lojistik avantajlarımızla 270 milyar dolara ulaştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla dün yürürlüğe giren orta vadeli programda ülkemizin yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat ekseninde nitelikli büyümesi için atacağımız adımların bir göstergesi. Yatırımın, istihdamın, üretimin haritasını adil ve kapsayıcı bir anlayışla 81 ilimizin tamamını ihya edecek şekilde çiziyoruz. Gümüşhane’miz de elbette bu büyük kalkınma hamlesinin bereketini yaşıyor. Son 23 yılda eğitimde derslik başına düşen öğrenci sayısını ilköğretimde 20’den 13’e, orta öğretimde 24’ten 14’e indirdik. Bilgi, inovasyon ve katma değer üretiminde şehrimizi önemli bir merkez konumuna taşımak üzere Gümüşhane Üniversitemizi kurduk. Sağlıkta hem yatak kapasitemizi artırdık hem hizmet kalitesini yükselttik. Günümüz teknolojisinin en ileri cihazlarıyla donatılan, modern bir ortamda nitelikli ve insan odaklı sağlık hizmeti sunan 200 yataklı Gümüşhane Devlet Hastanesi’ni hizmete aldık. Ulaştırmada AK Parti iktidara geldiğinde sadece 1 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu Gümüşhane’de 130 kilometreye çıkardık. Gümüşhane çevre yolumuzu tamamladık. Doğu Karadeniz’i Anadolu’nun içlerine bağlayan ana arterin yükünü omuzlayan, mesafeleri ve gönülleri yakınlaştıran 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüplü Zigana Tüneli’ni hizmete aldık. 6,5 kilometrelik uzunluğuyla zorlu coğrafyayı aşan KOP Tüneli tamamlandığında bölgenin ulaşımını hızlandıracak simge bir başka eser olacak. Hava ulaşımında da inşallah malumunuz Bayburt-Gümüşhane Havalimanımızın altyapı çalışmalarını tamamlamış durumdayız. 3.000 metre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde pisti ve 17 bin metrekare terminaliyle tasarlanan bu önemli eseri inşallah önümüzdeki yıl tamamlayacak ve havalimanımızı Gümüşhanelilerin, Bayburtluların, bölgenin ve aziz milletimizin hizmetine sunacağız" diye konuştu. Programına Gümüşhane Belediyesi ziyareti ile devam eden Kacır, MHP İl Başkanlığı’nda da temaslarda bulundu.
Gümüşhane’de mevsimi şaşıran elma ağacı Eylül ayında çiçek açtı
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:36 Gümüşhane’de mevsimi şaşıran elma ağacı Eylül ayında çiçek açtı Gümüşhane’de sonbaharın ortasında çiçek açan bir elma ağacı görenleri şaşkına çevirdi. Kent merkezindeki Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki elma ağacı, Eylül ayında yalnızca bir dalında açan çiçekleriyle dikkat çekti. Sonbahar mevsiminin başladığı Eylül ayının ortalarına doğru Gümüşhane’de sıra dışı bir olay yaşandı. Sonbaharın yaprak dökümünü beklerken elma ağacının yalnızca bir dalında açan çiçekler dikkatleri üzerine çekti. Sonbahar mevsiminde Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki bir elma ağacında yaşanan bu durum esnafların dikkati sayesinde ortaya çıktı. Geniş yaprakların arasında çok fark edilmeyen çiçekler esnafların dikkati sonucu ortaya çıkarken dükkanının önündeki elma ağacında çiçeği görünce oldukça şaşırdığını kaydeden esnaf Bayram Çelik, ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını söyledi. Ağacın bakımını sürekli yaptıklarını, bu yıl meyve vermediğini kaydeden Çelik, "Bunu biz geçen hafta arkadaşımızla birlikte burada çay içiyorduk. Arkadaşımızın dikkati sonucu biz bunu fark ettik. Burada elma dedi çiçek açmış. Bende olmaz dedim öyle şey bu ayda çiçek açar mı falan. Yani gerçekten ayağa kalktık baktık ki Eylül ayında Gümüşhane’de elmalar çiçek açmış. Çok şaşkınız. Bunun sebebi de biz devamlı bunu suluyoruz, bakımını yapıyoruz, budamasını falan yapıyoruz. Ben buna bağlıyorum. Bir de havaların sıcak gitmesinden dolayı böyle bir olayla karşılaştık. Yani şaşkınız. Gümüşhane’de 9. ayda elma ağacı çiçek verdi. Ben 2016’dan beri buradayım. 10 yaşında falan var" dedi. Bayburt’tan gelen Ahmet Sezek ise "Haftanın 4-5 günü buradayım ben. Değişik bir mevsim var burada. Ağaçlar bu mevsimde yaprak dökmeye başlaması lazımken Gümüşhanemizde çiçek açıyorlar. Meyve ağaçları çiçek açıyor. Değişik bir mevsim var Gümüşhane’de. Çok güzel de havası var. Kışı da güzel geçiyor buranın. Mevsim değişikliğinden olabilir bu durum. Ağaçta hiç meyve yok. Sadece birkaç tane çiçek var. Eylül’ün ortalarında da çiçek açması bu senenin kışının güzel geçeceğini habercisi bence" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden Gümüşhane - Bayburt Havalimanında incelemede bulundu
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:49 Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden Gümüşhane - Bayburt Havalimanında incelemede bulundu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapımı devam eden Gümüşhane-Bayburt Havalimanında incelemede bulundu ve havalimanının 2026 yılında tamamlanmasını hedeflediklerini kaydetti. Bakan Uraloğlu, Bayburt’ta Kop Tüneli’ndeki çalışmaları yerinde inceledi. Tünelin 2027 yılında kullanıma açılacağını belirten Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla 55 dakikalık yolculuk süresinin 15 dakikaya düşeceğini ifade etti. Uraloğlu, projeleri, vatandaşın vergisini doğru zamanda, doğru yere harcayarak hayata geçirmeye uğraştıklarını anlattı. Kop Tüneli inşaatında inceleme yaptığını ifade eden Uraloğlu, "6,5 kilometre tünel yapıyoruz. Mevcut yolu da aşağı yukarı 6,5-7 kilometre kısaltmış olacağız. Normal şartlarda 45-50 dakika süren yolu, 10-15 dakikalara indirmiş olacağız." dedi. Uraloğlu, tünelin yapımında yüzde 77 seviyesine gelindiğini, 5,5-6 kilometresinin bitirildiğini vurguladı. Tünel inşaatı zemininin, Türkiye’nin en zor zeminlerinden olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti: "Yoğun su var, gaz çıkışı var. Bunun için istediğimiz hızla gidemiyoruz. Hedefimiz önümüzdeki sene oranın kazı işlerini bitirip ışığı görmek. Yani arabayla da olsa orayı servis yolu anlamında trafiğe açacağız. 2027 yılında da inşallah Kop Tüneli’ni sizlerin kullanımına açacağız. Gümüşhane-Trabzon tarafında 8,5-9 kilometrelik iki tünel inşaatı sürüyor. Kop kadar kıymetlidir. Orada da durmadan devam ediyoruz. Orayı da inşallah Kop Tüneli ile eş zamanlı bitirelim diye gayret ediyoruz." Bayburt-Gümüşhane Havalimanı inşaatında da incelemelerde bulunan Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Son iki aylık süreçte çok ciddi bir ivme kazandırdık. Kış şartları müsaade ettiği müddetçe çalışacağız, altyapıyı zaten bitirdik. Altyapıdan kasıt nedir? Pistidir, apronudur. Bütün altyapı bitti. Sadece ne kaldı? Binalar kaldı. Binalarla ilgili de devam ediyoruz. Hedefimiz önümüzdeki sene içerisinde orayı bitirmek, hizmete açmaktır."
Doğanın şifa kaynağı Likarpa, Gümüşhane’de şenliğe dönüştü
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:06 Doğanın şifa kaynağı Likarpa, Gümüşhane’de şenliğe dönüştü Gümüşhane’nin Torul ilçesinde dağların zirvesinde sağlık ve doğa bir araya geldi. Bu yıl 3.’sü düzenlenen Likarpa Şenliği’nde doğaseverler sağlık deposu Likarpa (yaban mersini) topladı. Etkinlikte, 7’den 70’e 63 doğa tutkunu Zigana Dağları silsilesinde yer alan Ziyaret Tepe mevkiinde bir araya geldi. Katılımcılar, yaklaşık 3 kilometrelik yürüyüşün ardından ellerinde poşet ve kaplarla doğal ortamda yetişen şifa kaynağı doğal yaban mersinlerini (likarpa) eşsiz manzaralar eşliğinde topladı, taze taze tüketmeyi de ihmal etmedi. Her yıl artan bir ilgiyle gerçekleşen ve yüksek antioksidan oranıyla herkesin ilgini çeken, "Kanser düşmanı" olarak bilinen likarpa, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Sporcular, topladıkları meyveleri taze taze tüketerek hem doğanın tadını çıkardı hem de yöresel lezzetle tanıştı. Araçlarla Cebeli köyü sınırlarındaki Ziyaret Tepe bölgesine ulaştıktan sonra yanlarında getirdikleri kaplara saatler süren çalışmanın ardından minik minik doğal likarpa toplayan katılımcılar daha sonra piknik yaparak yorgunluk attı. Konumu ve denizden 2 bin 300 metrelik yükseltisiyle eşsiz bir manzara sunan bölgede Gümüşhane’nin neredeyse tüm zirvelerini gözlemleme şansı bulan sporcular bu eşsiz manzaranın tadını çıkardı. "Tadı çok güzel, inanılmaz bir aroması var Etkinliğe katılan Kübra Sarıkaya, "Çok güzel bir ortamdayız. Çok güzel vakit geçirdik, eğlendik. Serinlikler içinde, ağaçların serinlikleri arasında meyveleri hep birlikte topladık. Çok güzel bir etkinlik oldu. Meyve küçük olduğu için toplanması zor ama aynı zamanda doğayla biraz daha fazla baş başa kalıyorsun. Bu meyveyi daha önce hiç toplamamıştım. More falan toplamıştım. Diken olmaması güzel ama küçük olması bizi gerçekten yordu. Tadı çok güzel. İnanılmaz bir aroması var" dedi. "Likarpa, Likapa, Yaban Mersini, Çalı Çileği=Mavi Yemiş" Bölgede "Likarpa" denilen meyvenin farklı isimlerle anıldığını, Likarpa, Likapa, Yaban Mersini, Çalı Çileği gibi farklı isimler aldığını kaydeden Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğretim Üyesi Fatma Cebeci Aydın, bahse konu meyvenin "mavi yemiş" olduğunu söyledi. "Sağlığa faydaları saymakla bitmeyecek kadar fazla" Mavi yemişin sağlık üzerine olan etkilerinin saymakla bitmeyecek kadar kıymetli bir meyve olduğunu ifade eden Aydın, "Her şeyden önce çok kuvvetli çok güçlü bir antioksidan olduğunu biliyoruz. Yapılan çalışmalar bunu kanıtlıyor. Bunun yanı sıra antidiyabetik etkisi var. Şeker hastalığına karşı koruyucu etkiler gösterdiğini biliyoruz. Ancak bunların üstünde çok önemli bir etkisi var ki kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Özellikle yapısında bulunan flavonoidler kalp damar hastalıklarına karşı ciddi koruyucu etkiler gösteriyor ve bu yapılan bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış durumda" dedi. Bölgedeki meyvenin kültüre edilmemiş ve vahşi bir cins olması ve herhangi bir tarım ilacı barındırmaması nedeniyle yöre halkının fazlasıyla dikkatini çektiğini vurgulayan Aydın, "Bu meyveyle yörede reçel yapıyorlar, farklı şekilde içeceklerle bunları değerlendirebiliyorlar. Bu da tabii ki bu meyvenin bir katma değer olarak geri dönüşümünü sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Buraya likarpanın ana yurdu diyebiliriz" GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut ise bu yıl 3. kez yaptıkları şenliğin Zigana, Cebeli, Gelinkaya-Godanas üçgeninde yer alan Ziyaret Tepe mevkiinde gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "Buraya likarpanın ana yurdu diyebiliriz. Ben bu köylüyüm. Civar köylerden, bizim köyden gelenlerle burası her gün doluyor. Likarpa toplanıyor. Şimdiye kadar bir 500-600 kişi gelmiştir. Bugün biz de 63 kişiyiz. Hala bir 500 kişi daha toplar. Burada çok güzel oluyor. Biz bunu köyümüze getirdik. Büyütmek, yetiştirmek istedik. Tutuyor fakat ertesi sene kuruyor. Yeri burası. Burada çok güzel meyve veriyor. Antioksidan deposu bir meyve. Doktorlarımızın çok tavsiye ettiği, kanserin düşmanı diye tabir ettikleri bir meyve. Biz de 3 sene önce başlamıştık şenliğimizi. Her sene yapıyoruz. Daha büyüterek yapacağız bundan sonra. Arkadaşlarımız aileleriyle buraya gelip hem likarpa topluyorlar hem piknik yapıyor hem de eğleniyorlar" dedi. Vücuda zarar verebilecek serbest radikallerle savaşan yüksek miktarda antioksidan içeren yaban mersini, hücreleri koruduğu için yaşlanmayı da geciktirmesiyle, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olması ve kalp-damar sağlığını desteklemesiyle, kan şekerini dengelemeye ve insülin hassasiyetini artırmaya yardımcı olmasıyla biliniyor.
Gümüşhane’de 143 yıllık camide deprem ve heyelan uyarı sistemi
31 Ağustos 2025 Pazar - 11:22 Gümüşhane’de 143 yıllık camide deprem ve heyelan uyarı sistemi Gümüşhane’de 143 yıl önce inşa edilen Güzeloluk Camii, giriş kapısındaki bulunan ve deprem ve heyelan uyarı sistemi olarak kullanılan "denge taşlarıyla" dikkat çekiyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde bulunan Bin 850 metre rakımdaki Güzeloluk Köyü’nde Hekim Hasan Zirver Efendi tarafından 1882 yılında yaptırılan Güzeloluk Camii, Türkiye’de nadir camilerde bulunan özelliğiyle öne çıkıyor. Caminin cümle kapısının sağ ve sol tarafında mimarı tarafından "denge taşı" adı verilen silindirik taşlar yer alıyor. Cami zemininde herhangi bir kayma, çökme veya deprem yaşanması halinde çalışmaz hale gelen bu taşlar, yapının sağlamlığını gösteren bir uyarı sistemi işlevi görüyor. Caminin yapıldığı günden bugüne kadar denge taşlarının hiç durmadan dönmesi ise yapının ve zemininin bunca yıldır sapasağlam ayakta kaldığını gösteriyor. Öte yandan Osmanlı döneminden kalma az sayıdaki kitabeli camiden biri olan Güzeloluk Camii, tarihi izleriyle de önem taşıyor. 1916 yılındaki Rus işgali sırasında Rus ve Osmanlı askerleri arasındaki çatışmalarda atılan mavzer mermilerinden bir tanesi caminin kitabesinin alt kısmına isabet etti. Bu hasar kitabedeki yazılara zarar vermedi ancak kurşun izi geçmişin acılarına hatırlatırcasına ilk günden bu yana varlığını koruyor. "Camideki denge taşları özelliklerini hiçbir zaman yitirmedi" Tarihi yapının yıllar içerisinde tahribata ve akabinde değişikliğe uğradığını ancak "denge taşlarının" özelliğini hiçbir zaman yitirmediğini söyleyen Veysel Armağan, "1600’lü yıllarda cami ilk olarak odunla yapılmıştır. Daha sonra cami harap olunca bu kez taş ve kireçle yapılmıştır, bu da 1700’lü yıllarda olmuştur. Sonra ahşap olarak tekrar inşa edilmiştir. Ancak yanmış, 1800’lü yıllarda yeniden taş ve kireçle yapılmıştır. Biz de bu caminin bazı yerlerinde bozulmalar olduğu için geçen sene tadilatını yaptık. Bu caminin üstü ilk önce ahşap kaplama idi. Ahşap kaplama çürüyünce köylüler tarafından sac kaplama ile kaplanmış. O da çürüdükten sonra son olarak kurşunla kaplanmıştır. Caminin bir diğer özelliği ise Türkiye’de yalnızca 7 veya 8 tane bulunduğu söylenen deprem taşlarıdır. Girişte yer alan bu taşlar deprem sırasında oturur ve hareket etmez. Ancak bugüne kadar, Erzincan depremi burayı sallamasına rağmen, bozulmamışlardır. Şu anda Türkiye’de 7 veya 8 örneğinden biri olan bu tarihi camimiz ayakta durmaktadır. Caminin hiçbir tarihinde eksiklik olmamış, sadece çürüyen kısımlar aynı şekilde onarılmıştır" dedi. "Camiyi bu özelliğinden dolayı sürekli ziyarete geliyorlar" Yapının barındırdığı özelliklerle çok nadir bir cami olduğunu söyleyen Hüseyin Pir, "Buraya sık sık ziyarete geliyorlar. En büyük özelliği de Türkiye’de yalnızca 5-6 ya da 8 tane bulunan deprem saati dediğimiz düzeneklerin caminin ilk girişindeki kapının sağında ve solunda yer almasıdır. Deprem olduğu zaman bu saatler duruyor, deprem olmadığı sürece ise çalışmaya devam ediyor. Demek ki bugüne kadar yaşanan depremlerde bu cami hiçbir zaman özelliğini kaybetmemiş ve hâlâ o deprem saatleri çalışmaktadır" diye konuştu.
Gümüşhane’de sanayi sitesinde heyelan riski nedeniyle 25 iş yeri boşaltıldı
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:42 Gümüşhane’de sanayi sitesinde heyelan riski nedeniyle 25 iş yeri boşaltıldı GÜMÜŞHANE (İHA) – Gümüşhane’de sanayi sitesinde heyelan meydana gelen ve riskin hala devam ettiği bölgede 25 iş yeri tedbir amacıyla boşaltıldı. Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesinde geçtiğimiz günlerde çatlamalar meydana gelen alanda heyelan meydana geldi ve istinat duvarı çöktü. Heyelan yaşanmadan önce çatlakları fark ederek ihbarda bulunan bölge esnafının dikkati sayesinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Heyelan ve çatlamaların bölgenin üst kısmında bulunan su deposundaki su kaçakları nedeniyle meydana geldiği iddia edilirken bölgede kayma riski sürüyor. Bölgede ekipler inceleme yaparken 25 iş yeri ise tedbir amacıyla boşaltıldı. Günlerdir iş yerlerinin kapalı olduğunu ve mağdur olduklarını söyleyen sanayi esnafı ise yetkililerden yardım istedi. "Bu bölgede daha önce de yarılmalar olmuştu" Heyelan yaşanan bölgesinin kapatılmasının işlerini etkilediğini ve acil çözüm beklediklerini söyleyen Turan Sağır, "Burada daha önceden de yarılmalar olmuştu. Yetkililere haber de vermiştik sonrasında geldiler. Ancak mağduriyeti şu anda buradaki bütün esnaf arkadaşlar yaşıyor. Burası güvenlik önlemi için kapatıldı. Biz bunun bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. İşlerimizi de etkiledi, müşterilerimizin işleri bekliyor yetiştiremedik" dedi. Sanayi esnafı Raşit Ayaz da, "Olay aslında yeni değil daha önceden başlıyor. Su kaçağı vardı burada. Belediyenin su depolarından zaman zaman akıyordu bu su. Bunu defalarca söyledik ama biraz geç kalınmış gibi geldi. Çarşamba günü biraz daha kayma oldu, belediyeye söyledik. Geldik burada önlem aldılar. Girişi çıkışı yasakladılar burada yaklaşık 23 tane esnaf var şu anda mağduruz. Yetkililerden de herhangi bir bilgilendirme yapılmıyor bize" diye konuştu. "Yetkililerden yardım istiyoruz" Su deposundaki kaçağı günler önce bildirdiklerini ifade eden Samet Kara, "Yukarıda su deposu var oradan su kaçağı oldu bunu biz 13 gün içinde bildirmemize rağmen gelinmedi. Bu nedenle sonra biz kendimiz fark ettik. İleride yerin şiştiğini fark ettik. Duvarın da çatladığını gördük. Belediyeye haber verdik, geldiler. Durum bu şekilde. Burada kim olursa olsun biz buradaki ürünlerimize para ve emek verdik. Toz toprağın içinde güneşin altında çalışarak. 3 gündür çalışamıyoruz, herkesin çeki var, ödemeleri var ama çalışamıyoruz. Biz yetkililerden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.