Yerel Haberler
Gümüşhane
"Aromatör" ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor 11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:18:51 Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor. Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor. Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu "Aromatör" teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor. Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor. "Aromatör" ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi. "Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz" Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir" dedi. "Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek" "Aromatör" cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:21 Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı Gümüşhane’de maden ocağında göçük ve patlama senaryosu ile gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı. Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde Süleymaniye Mahallesi Kırkpavli mevkiinde bulunan özel bir firmaya ait maden sahasında düzenlenen kapsamlı eğitim tatbikatı, bölgede faaliyet gösteren maden ocaklarında meydana gelebilecek olası göçük ve patlama olaylarına karşı hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 75 personelin katıldığı tatbikatta, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ekiplerinin yanı sıra AFAD ve maden arama kurtarma ekipleri de yer aldı. Senaryo gereği maden ocağında meydana gelen göçük sonrası enkaz altında kalan yaralılar ekipler tarafından çıkarıldı. Maden ağzında ilk müdahaleleri yapılan 20 yaralı, kurulan sahra hastanesine güvenli şekilde nakledildi. Tatbikatta görev alan ekipler, kriz anlarında koordinasyon, hızlı müdahale ve teknik becerilerini geliştirme imkânı bulurken, yüksek stres altında çalışma deneyimi de kazandı. Gümüşhane’nin maden potansiyeli nedeniyle seçilen tatbikat temasının, ekiplerin olası afet ve acil durumlara karşı müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediği belirtildi. "Acil olaylar ve doğal afetlere karşı sürekli hazırlıklıyız" Tatbikatın başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, "Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü, Gümüşhane UMKE Birimi olaraktan acil olaylara, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu hazırlıklar kapsamında da belirli aralıklarla, belirli periyotlarla bir takım tatbikat eğitimleri planladık. Konu olarak madende göçüğü seçtik. Madende göçük altında kalan yaralılarımızın tahliyesiyle başlayan UMKE birimimizin kurmuş olduğu Sahra Hastanesi’nin nakliyle devam edip bitirdiğimiz güzel bir tatbikatımız oldu. Tatbikatımızda yaklaşık 75 personel yer aldı. UMKE birimimize ek olaraktan AFAD birimimiz ve maden firmasına ait arama kurtarma ekipleri ile beraber koordine olarak bu tatbikatımızı gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizim için gayet verimli, güzel, özverili bir çalışma oldu" dedi. "Maden arama kurtarma ekipleriyle koordineli çalıştık" Yaralıların ekiplerin koordineli özverili çalışmasıyla sahra hastanesine nakillerinin sağlandığını belirten Gümüşhane UMKE Sorumlusu Neşe Öztürk, "Bu aslında tatbikattan ziyade bir eğitim tatbikatıydı. 20 tane yaralıyla çalıştık. Maden ocağının biraz daha dış alanında bir alana sahra hastanesi kurduk. 4 tane sarı hasta, 2 tane kırmızı hasta, geriye kalan 14 tane hasta da yeşil olacak şekilde sahra hastanesine naklini sağladık. Bizim şehrimiz madenleriyle bilinen bir şehir. Biz de bu nedenle konu olarak maden göçüğü, maden patlamasını tercih etmek istedik. Alan içerisine girme yetkisi olan tek birim maden arama kurtarma birimi. Onlar kendi çıkardıkları hastaları maden ocağının ağzından UMKE ekiplerine teslim ettiler. Hep beraber koordineli bir şekilde çalışıp Sahra Hastanesine nakillerini sağladık" diye konuştu. Maden Mühendisi Şerafettin Küçüköner ise "Tabii böyle olayların yaşanmaması en büyük arzumuzdur. Yaptığımız tatbikatla olay anındaki aksiyon, heyecan, tansiyon gibi şeylerin tespit edilmesi; olayla alakalı gerçek olmamasına rağmen bu olayın atmosferine dâhil olunup neler olabileceği hakkındaki düşüncelerin tecrübe edilmesi güzel" ifadelerini kullandı. "Yaşanmasını istemediğimiz olayları tecrübe ettik" İleride maden sahalarında yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bu tür eğitimlerin sürmesi gerekliliğini vurgulayan İş Güvenliği Uzmanı Mehmet Emre Ertürk, "Yaşanmasını istemediğimiz olayları burada tecrübe etmeye çalıştık. Arama kurtarma ekibimizle beraber UMKE koordinasyonunda ileride oluşabilecek istemediğimiz kazaların önüne geçmek için bizim için de ufak bir senaryo oldu. Gelişimi ve geliştirmeye açık bir şey olarak devam edecek" dedi.