Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane yaylalarında ayı dehşeti devam ediyor 20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:33:00 Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü Büyük Yücebelen Yaylası’nda kış sessizliğini ’davetsiz bir misafir’ bozdu. Bahri Yolcu’ya ait yayla evine çatıdan giren ayı, içerideki eşyaları ve erzakları darmadağın ederek büyük çapta maddi hasara yol açtı. Gümüşhane genelinde ayıların yerleşim alanlarındaki tahribatlarıyla ilgili haberler artarak devam ediyor. Son olay, Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün yüksek kesimlerinde bulunan Büyük Yücebelen Yaylası’nda meydana geldi. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte ıssızlaşan yaylada, Bahri Yolcu’ya ait taş ve ahşap karışımı evin çatısı, aç kaldığı tahmin edilen bir ayının hedefi oldu. Bölgede etkili olan yoğun kar yağışı sonrası kar kalınlığının yer yer 2 metreyi aşması, ayının evin çatısına ulaşmasını kolaylaştırdı. Evin sac kaplama çatısını fiziksel gücüyle delerek içeri giren yabani hayvan, evin içinde adeta savaş alanı manzarası oluşturdu. Mutfak bölümündeki erzaklara ulaşmaya çalışan ayı; dolapları parçaladı, kapıları yerinden söktü ve evdeki eşyaları kullanılamaz hale getirdi. Evinin halini gören Bahri Yolcu, karşılaştığı manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. Evin içindeki mutfak gereçlerinin, yağ bidonlarının ve mobilyaların parçalandığını belirten Yolcu, ayının evin çatısından girip aynı yolu kullanarak çıktığını ifade etti. Bölgedeki diğer yayla sakinleri de benzer olayların yaşanmasından endişe duyduklarını dile getirdi. Yetkililer, kış aylarında yayla evlerinde kalan yiyecek maddelerinin ayıların koku duyusunu harekete geçirdiğini vurguladı. Özellikle yağ, un ve şeker gibi temel gıdaların yayla evlerinde bırakılmaması gerektiği, aksi takdirde bu tür saldırıların kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
19 Nisan 2026 Pazar - 17:24 Gümüşhane’nin saklı hazinesi "Eski Mardin" hayran bırakıyor Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK), geleneksel hafta sonu yürüyüşleri kapsamında rotasını Gümüşhane’nin "Eski Mardin"i olarak bilinen Tekke beldesi Ötedere mevkiine çevirdi. Tarihi Roma yollarından geçen, peri bacaları ve gürül gürül akan şelalelere tanıklık eden 24 kişilik sporcu kafilesi, sisli ve karlı doğada 10 kilometrelik parkuru tamamladı. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK), şehrin bilinmeyen doğal güzelliklerini ve unutulmaya yüz tutmuş tarihi patikalarını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Her hafta düzenlenen geleneksel doğa yürüyüşlerinin bu haftaki adresi, taş mimarisiyle Mardin’in eski yerleşim yerlerini andıran Tekke beldesi Ötedere mevkii oldu. Yürüyüşe Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da aralarında bulunduğu 24 sporcu katıldı. Etkinlik, il merkezine bağlı Akçakale Mahallesi Parti mevkiinden sisli bir havada başladı. Sporcular, zaman zaman etkili olan yağmur ve karlı zemine rağmen disiplinli bir şekilde ilerledi. Parkurun ilk önemli durağı olan Sevedek Yaylası’nda verilen kısa molanın ardından ekip, dereleri aşıp, çeşmelerden su içtikten sonra Almalı mevkiinde yemek molası verdi. Yürüyüşün en dikkat çekici kısmını Roma döneminden kaldığı rivayet edilen tarihi ticaret yolları oluşturdu. Bu kadim patikaları takip eden sporcular, Tekke beldesi Ötedere mevkiinde yer alan bölgenin saklı hazinelerinden Çolçol Şelalesi ile peribacalarına ulaştı. Bölgenin eşsiz manzarasında yorgunluk atan kafile, ardından "Eski Mardin" olarak adlandırılan tarihi taş evlerin arasından geçerek belde merkezine ulaştı. Etkinliğe katılan sporculardan İrem Yasan, "Antalya’dan gelerek Gümüşhane’nin Özkürtün beldesine yerleştim. GÜDAK sayesinde Gümüşhane’nin saklı kalmış güzelliklerini tanıma fırsatı buluyorum. Bugün Tekke’de adeta bir doğa ve tarih şölenine tanıklık ettik. Karın üzerinden geçtik, yağmura yakalandık ama o eşsiz patikalarda yürümek tüm yorgunluğumuza değdi. Benim için Gümüşhane’yi keşfetmek eşsiz bir deneyim haline geldi" dedi. Etkinliğe katılan ve Tekke beldesinden olan Burak Işık da, "Yürüdüğümüz rota aslında Tekke’nin eski yerleşim merkezi. Burası, mimari yapısı ve kullanılan taş işçiliği nedeniyle ’Eski Mardin’ olarak anılıyor. 1993 yılında meydana gelen heyelan sonrası afet alanı ilan edilince maalesef kaderine terk edilmiş. Oysa Roma dönemi haritalarında bile bu bölgenin stratejik bir ticaret yolu olduğu görülüyor. Bu harika dokunun konaklama ve gastronomi turizmine kazandırılması, Gümüşhane’ye büyük bir katma değer sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Bir diğer sporcu Ceylan Vargün ise, "Yaklaşık 10 kilometrelik, bol oksijenli ve kuş sesleri eşliğinde bir yürüyüş gerçekleştirdik. Ara ara yağmur yağsa da doğanın uyanışına tanık olmak ruhumuzu dinlendirdi. Parkurun sonuna doğru karşılaştığımız peri bacaları ve şelale manzarası tam bir ödül gibiydi. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp tarihin içinde çayımızı içmek harika bir duyguydu" diye konuştu. GÜDAK yönetimi ve sporcular, yürüyüşün tamamlanmasının ardından il merkezine dönüş yolunda kendilerine ulaşım desteği sağlayan Tekke Belediye Başkanı Kemalettin Demirkıran’a nezaketi ve spora olan desteği için teşekkürlerini iletti.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:02 Gümüşhaneli girişimcinin geleneksel çözümü dünya pazarına açıldı Gümüşhane’de kurumsal hayatın stresinden uzaklaşmak için hobi olarak ahşap işlerine başlayan Hasan Yavuz Can, geliştirdiği "Yün Kabartma Makinesi" ile dikkat çekiyor. Yarım günlük yün işleme süresini 20 dakikaya indiren makinesi Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyor. Gümüşhaneli genç girişimci Hasan Yavuz Can, eğitim hayatının ardından döndüğü memleketinde, evinin altındaki küçük bir atölyede başlattığı ahşap tutkusunu üretim merkezine dönüştürdü. Çocukluk yıllarında yaylalarda çobanlık yaparken dedesinin hediye ettiği bir çakıyla ahşabı yontmaya başlayan Can, o günlerde filizlenen bu tutkuyu, bugün gelişmiş makinelerin ve profesyonel işçiliğin merkezine taşıdı. "Yapılamaz" denileni başardı Hasan Yavuz Can’ın dönüm noktası, bir arkadaşının piyasada bulamadığı ve yerel ustaların "uğraşmam" diyerek geri çevirdiği yün kabartma makinesi talebi oldu. Yaklaşık iki aylık bir AR-GE süreci ve yarım metreküplük kereste sarfiyatıyla deneme yanılma yöntemlerini kullanan Can, sosyal medyadan gelen geri bildirimlerle cihazı mükemmel hale getirdi. Özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve geleneksel yün yorgan kültürünü yaşatanların büyük ilgisini çeken makine, yünün yanı sıra pamuk ve elyaf kabartma işlemlerini de başarıyla gerçekleştiriyor. Yarım günlük iş 20 dakikaya düştü Makinenin sağladığı en büyük avantaj, zaman ve emek tasarrufu olarak öne çıkıyor. Klasik yöntemlerle bir kişinin yarım gününü alan yün kabartma işlemi, bu cihaz sayesinde sadece 20 dakikada tamamlanıyor. Tozu dışarı atan ve yüne hacim kazandıran sistem, aynı zamanda yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor. Sosyal medyada büyük ilgi gördü Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarının yaklaşık 27 milyon izlenme almasıyla birlikte, Gümüşhane’deki bu küçük atölye bir anda ilgi odağı haline geldi. Rusya, Kuzey Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda sipariş alan Hasan Yavuz Can, başlangıçta günde sadece bir adet üretebildiği bu meşakkatli makineden, atölyesini büyütüp makine parkurunu genişleterek bugün günde 7-8 adet üretebilecek kapasiteye ulaştı. Can, "Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik" ifadelerini kullandı. Her bir parçanın tek tek işlendiği, havşalandığı ve zımparalandığı bu süreçte kaliteden ödün vermediklerini belirten girişimci, "Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir ek işe dönüştü" ifadelerini kullandı. Can ayrıca, geleneksel el aletlerinden olan ’kirmen’ ve diğer unutulan ürünleri de modernize ederek yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:46 Kayalıklardan süzülen zarafet kameralarda Gümüşhane kent merkezine yakın noktalarda doğanın en asil sakinlerinden olan yaban keçileri görsel şölene imza attı. Kentte 12 yıldır ikamet eden Zehra Yılmaz, yıllardır hayalini kurduğu o anlara eşiyle çıktığı öğle molasında ulaştı. Sayıları 3 bini geçen ve koruma çalışmalarıyla kent merkezine kadar inen yaban keçilerinin insanlarla olan barışçıl teması kameralara anbean yansıdı. Gümüşhane’nin sembolü haline gelen ve koruma çalışmalarıyla sayıları il genelinde 3 bini aşan yaban keçileri, bu kez kent merkezinin hemen üzerindeki bölgede görüntülendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibi ve Gümüşhane halkının yüksek duyarlılığı sayesinde popülasyonu artan bu nadide türler, yerleşim yerlerine yakın noktalarda özgürce dolaşmaya başladı. 12 yıllık bekleyiş mutlulukla sonlandı Gümüşhane’de 12 senedir ikamet eden Zehra Yılmaz, bugüne dek yalnızca videolardan izlediği yaban keçileriyle yüz yüze gelmenin heyecanını yaşadı. Eşiyle birlikte öğle saatlerinde dağ gezmek amacıyla kente yakın noktalara giden Yılmaz, bir anda karşısına çıkan keçi sürüsünü görünce büyük bir şaşkınlık yaşadı. O anları anlatırken "Arabadan fırladım ve arkalarından koşarak videolarını çektim" ifadelerini kullanan Yılmaz, hayvanların kendisinden ürkmemesini ve bir süre durup kendisine bakmalarını "heyecan verici bir atmosfer" olarak nitelendirdi. "Çok merak ediyordum ve canlı bir şekilde görmek istiyordum" diyerek duygularını aktaran Yılmaz, "Çok mutlu oldum onları görünce. Arabadan fırladım arkalarından koşup videolarını çektim. Beni görünce çok ürkmediler. Hatta bir ara durup bana doğru baktılar. Çok heyecan vericiydi onları seyretmek. Onların doğada özgürce dolaşmaları harika bir atmosferdi. İnşallah tekrardan karşılaşırız" ifadelerini kullandı. Korumacı yaklaşım meyvelerini verdi Gümüşhane dağlarında av koruma faaliyetlerinin artırılması ve vatandaşların yaban hayatına karşı bilinçlenmesi, yaban keçilerinin kent merkezine kadar inmesine olanak sağladı. Gümüşhane dağlarının süsü olarak adlandırılan bu hayvanların turistik noktalarda bile insanlarla bu denli yakınlaşması, şehrin doğa turizmi potansiyelini de pekiştirdi. Özgürce kayalıklardan süzülen keçilerin o anları, Zehra Yılmaz’ın kamerasıyla ölümsüzleşerek Gümüşhane’nin doğal zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.