Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane Üniversitesi’nde akademisyenler için "meyve bahçesi" oluşturuldu 05 Mayıs 2026 Salı - 17:19:24 Gümüşhane Üniversitesi yerleşkesinde akademisyenler adına yerel meyve fidanları dikilerek yaklaşık 1 hektarlık alanda bahçe oluşturuldu. Gümüşhane Üniversitesi ana yerleşkesinde düzenlenen etkinlikte, son bir yıl içerisinde doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına atanan akademisyenler adına elma ve armut başta olmak üzere yerel meyve fidanları toprakla buluşturuldu. Gümüşhane’nin geçmişten bugüne özellikle elma ve armut çeşitleriyle öne çıkan bir şehir olduğu vurgulanırken, bu kadim mirasın yaşatılması amacıyla yerel türlerden oluşan bahçe oluşturulduğu belirtildi. Etkinlikte Hacı Hamza, Cinci, Menende, Miski ve Şalgam armudu ile Göbek, Misket, Sandık, Gelin, Bey ve Eşek elması gibi yerel türlere ait 80 fidan dikilirken, alana ayrıca dut fidanları da eklendi, ilerleyen süreçte ceviz ağaçlarıyla genişletileceği ifade edildi. Dikilen her fidan akademisyenlerin unvanlarıyla ilişkilendirilirken, koordinatlarının kendilerine verildiği ve ağaçlara sahip çıkmalarının istendiği kaydedildi. Gümüşhane’de meyvecilik kültürünün korunması ve üniversite yerleşkesinde kalıcı bir yerel meyve bahçesi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. "Kalıcı bir meyve bahçesi oluşturmayı hedefliyoruz" Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Gümüşhane Üniversitesi ana yerleşkesinde bir meyve dikim etkinliği gerçekleştirdik. Gümüşhane, geçmişten bugüne özellikle elma ve armut çeşitleriyle meyvecilik geleneğini sürdüren, meyvesiyle ünlü şehirlerden biridir. Üniversiteler akademisyenlerin yetiştiği kurumlardır. Biz de son bir yıl içinde doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına atanan hocalarımıza anlamlı bir jest yapmak istedik. Bu kapsamda, her biri için Gümüşhane’ye özgü elma ve armut fidanlarından yaklaşık 1 hektarlık alanda bir bahçe oluşturduk. Gümüşhane meyveleriyle meşhur bir şehirdir. Nitekim Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde bu şehrin meyvelerinin lezzetinden övgüyle bahseder. Akademisyenlerimizin her biri adına, koordinatlarını da verdiğimiz yerel meyve ağaçları diktik. Hacı Hamza, Cinci, Menende, Miski ve Şalgam armudu ile Göbek, Misket, Sandık, Gelin, Bey ve Eşek elması gibi birçok yerel türü bu alanda bir araya getirdik. Ayrıca dut fidanları da diktik, ilerleyen süreçte ceviz ağaçlarıyla alanı genişleteceğiz. Hocalarımıza sadece tebrik belgesi vermek yerine bir sorumluluk da verdik: Ağaçlarına sahip çıkmalarını, onları büyütmelerini istedik. Bu geleneği sürdürerek Gümüşhane’de geçmişten gelen meyve türlerini korumayı ve üniversite içerisinde kalıcı bir meyve bahçesi oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. "Atanan her akademisyen için bir fidan dikilecek" Fidan dikim etkinliğinden memnuniyetini dile getiren Gümüşhane Üniversitesi Tasarım Bölümü Grafik Programı Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Piyadeoğlu, "Biraz şaşırdık, bu etkinlik beklediğimiz bir şey değildi ama keyifli oldu. Akademik anlamda kurumunuza bir sadakat, bağlılık hissettirmenin yollarından biri olarak iyi düşünülmüş bir etkinlik. Hepimizin ismini taşıyan, atamalarımızı temsil eden bu fidanların dikilmesi motive ediciydi. Keyifli anlar geçirdik, toprakla haşır neşir olduk. Hepimizin bir meyve ağacı oldu. Bundan sonra her atanan akademisyen için de bu bir geleneğe çevrilecek" diye konuştu. Gümüşhane TEMA Vakfı Başkanı ve akademisyen Neva Doğan ise, "Kampüsümüzde çeşitli yeşillendirme faaliyetleri yürütüyoruz sağ olsun rektörümüz de bu konuda çok özverili çok destek sağlıyor. İnşallah kampüsümüzü daha yeşil daha yaşanabilir bir hale getireceğiz. Bu tip etkinliklere katılmaktan da çok büyük zevk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:11 Gümüşhaneli doğaseverler baharı Şiran’da karşıladı Gümüşhane’de doğaseverler hafta sonu rotayı Şiran ilçesinin eşsiz doğasına çevirdi. Tomara Şelalesi’nin coşkun sularından başlayan 12 kilometrelik yürüyüşte doğaseverler, karlı zirveler, yeni açan çiçekler ve saklı göller eşliğinde baharın uyanışına tanıklık etti. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Müdürlüğü’nün Doğa Turizmi kapsamında rehberlik desteği sunduğu Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü (GÜDAK) etkinliğine aralarında Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da olduğu 23 doğasever katıldı. Yürüyüşün başlangıç noktası, Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken 10 şelalesinden biri olan ünlü Tomara Şelalesi oldu. Bahar yağmurlarıyla coşan ve dağın bağrındaki 40 ayrı kaynaktan dökülen suların oluşturduğu görkemli manzara karşısında büyülenen ekip, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Tomara’dan hareket eden grup, Çimen Dağları’nın yamaçlarında 12 kilometrelik zorlu ama keyifli bir parkura imza attı. Yağmurlu havanın eşlik ettiği yürüyüşte doğaseverler; Karaburun Tepesi’nde verilen yemek molasının ardından Karataş Tepe ve Başköy üzerinden Pelitli köyüne ulaşarak parkuru tamamladı. Yol boyunca erimeyen karlar, yeni açan çiçekler ve masalsı küçük göller yürüyüşe eşsiz bir atmosfer kattı. Yürüyüşe katılan Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökcem Duru, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çekerek "Bugün Tomara Şelalesi gibi eşsiz bir doğa harikasıyla başladık. Burası sadece bir yürüyüş alanı değil; doğanın gücünü, dinginliğini aynı zamanda hissedebildiğimiz özel bir yer. Bu tür etkinlikler hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bize iyi gelen etkinlikler. Doğayla temas etmenin ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor. Doğayı korumak aslında kendimizi korumak demek. Manzara zaten her şeyi anlattı, biz sadece eşlik ettik bu manzaraya. Karlı zirvelerin eteğinde yeşillikle yürüyüşümüzü tamamladık. Göller gördük, onları zaten seyretmek eşsizdi. Baharın yeniden uyanışı bizi zaten etkiledi. Keyifliydi, herkesi bekliyoruz" dedi. İlk kez bir doğa yürüyüşüne katılan Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Semanur Keskin ise duygularını, "Parkur eğlenceli ve orta dereceydi. Çiçeklerin açışına, doğanın yeniden canlanışına şahit olmak süperdi. Her adımda bir sonrakini planlıyorum, kesinlikle devamı gelecek" sözleriyle ifade etti. Yürüyüşün ardından yorgunluk kahvesi ve çay molası için durak, Şiran’ı kuşbakışı gören Bayraktepe Mevkii oldu. Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, doğaseverleri bizzat ağırlayarak onlara kentin tescilli ürünleri olan pestil ve köme ikram etti.
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:04 Gümüşhanelilerin ayılarla imtihanı devam ediyor Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı 2 bin 100 metre rakımlı Minarli Yaylası’nda aç kalan ayıların evlere girmesi büyük korkuya neden oldu. Pencereleri kırarak içeri giren, mutfakları talan eden ve buzdolaplarını boşaltan ayıların geride bıraktığı kan izleri, saldırının şiddetini gözler önüne serdi. Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi, her gün başka bir evin yıkıldığını belirterek çözüm istedi. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan 2 bin 100 rakımlı Minarli Yaylası, son günlerde ayı saldırılarıyla sarsıldı. Kış uykusundan uyanan ve yiyecek arayışına giren ayıların hedefinde, henüz sezonu açılmamış olan boş yayla evleri yer aldı. Mutfaklar savaş alanına döndü Yayla sakinlerinden Mürsel Selvi tarafından kaydedilen görüntülerde, ayıların evlere girmek için kapılar yerine pencereleri ve çerçeveleri parçaladığı görüldü. Evlerin içine giren vahşi hayvanlar, mutfak bölümlerindeki erzakları hedef aldı. Buzdolaplarını devirerek içindeki malzemeleri tüketen ayıların, eşyalara da ciddi zarar verdiği gözlemlendi. Evlerin içindeki mobilyaların parçalandığı ve mutfak araç gereçlerinin etrafa saçıldığı tespit edildi. "Ayılarla imtihanımız bitmiyor" Yaşananları "ayı faciası" olarak nitelendiren Mürsel Selvi, bölgedeki durumun her geçen gün kötüye gittiğini ifade etti. Selvi, yaptığı açıklamada, "Gün geçmiyor ki her gün başka bir evi kırmasın. Ayılarla imtihanımız nedir, bilmiyorum. Nasıl bir çare bulunacağını düşünüyoruz. Hemen hemen her gün ayrı bir evin camını, çerçevesini, penceresini kırıp döküp gidiyor" dedi. Yaralı ayı izi: Her yer kan içinde Evlerin içinde yoğun kan izleri görülmesi, saldırıyı gerçekleştiren ayının veya ayıların cam kırıkları nedeniyle yaralanmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Selvi, yerdeki kanları göstererek, "Ayağını kesmiş herhalde, her taraf kan. Mutfağı dağıtmış, dolabı boşaltmış. Kapıyı açmak yerine kırmış" sözleriyle dehşet anlarını anlattı. Yayla sakinleri, her yıl benzer manzaralarla karşılaştıklarını belirterek, bölgedeki yaban hayatı popülasyonu ve yerleşim alanlarının korunması konusunda somut adımlar atılmasını talep etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:11 Gümüşhane’de iki beyazın büyüleyici buluşması Gümüşhane’nin yüzyıllarca idari ve ticari merkezi olan, "hoşgörü şehri" Süleymaniye Mahallesi, baharın gelişiyle birlikte adeta bir tabloya dönüştü. Yüksek kesimlerdeki kar örtüsü ile vadideki meyve ağaçlarının beyaz çiçeklerinin aynı karede buluştuğu mahalle, tarih ve doğaseverlere görsel bir şölen sundu. Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek il olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve bugünkü kent merkezine 3 kilometre mesafede bulunan tarihi Süleymaniye Mahallesi bahar mevsimiyle birlikte ayrı bir güzelliğe büründü. Doğa ve tarihi iç içe barındıran yapısının yanı sıra yüzyıllarca farklı kültürlerin huzur içinde yaşadığı tarihi Süleymaniye Mahallesi, ilkbaharın gelişiyle birlikte kuş seslerinin eşliğinde zirvelerinde de beyaz örtü, ağaç dallarında da beyaz çiçeklerle birlikte mahalleyi saran halı gibi yeşil örtüyle enfes bir görünüme kavuştu. "Gümüş" madenlerinin bereketiyle şekillenen ve madenci kenti kimliğiyle bilinen bölge, bu yıl havaların soğuk seyretmesi nedeniyle baharı gecikmeli de olsa coşkuyla karşıladı. İl merkezine sadece 3 kilometre mesafede bulunan mahallede, yüksek rakımlı noktalardaki kar örtüsü ile vadi tabanındaki meyve çiçekleri "iki zıt beyazı" aynı manzarada birleştirdi. Tarih boyunca Türk, Rum ve Ermeni toplumlarının bir arada yaşadığı Süleymaniye, bu kültürel zenginliğini günümüze kadar taşıdı. Günümüzde "Kentsel ve Doğal Sit Alanı" statüsünde korunan bölgede, cami ve kiliselerin yan yana yükselen siluetleri, hoşgörü ikliminin en somut kanıtı olarak dikkat çekti. Mahalledeki han, hamam, köprü, çeşme ve camisiz minareler, baharın yeşil ve beyaz tonlarıyla birleşerek fotoğraf sanatçıları için doğal bir plato oluşturdu. Yüz yıllık miras turizmle canlandı Yaklaşık bir asır önce yerleşim merkezinin mevcut şehir konumuna taşınmasıyla sessizliğe bürünen Süleymaniye, son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla turizmin odak noktası haline geldi. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlardan Mehmet Kaçan, mahallenin eski bir madencilik şehri olduğunu hatırlatarak, her mevsimin ayrı bir güzellik sunduğunu ifade etti. Kaçan, şehir merkezine 10 dakika mesafede bulunan bu kadim yerleşimin, özellikle bahar aylarında sunduğu renk cümbüşünün mutlaka görülmesi gerektiğini belirtti. Fotoğrafçıların yeni gözdesi Gümüşhane’de yaşayan fotoğraf tutkunu Metin Aydın ise Süleymaniye’nin sunduğu görsel imkanlara değindi. Aydın, yükseklerdeki karın henüz erimediği, aşağılarda ise ağaçların çiçek açtığı bu dönemin nadir sahneler sunduğunu dile getirdi. Hafta sonu huzur arayanlar ve kuş sesleri eşliğinde tarih yolculuğuna çıkmak isteyenler için Süleymaniye Mahallesi, şehrin en önemli cazibe merkezi olma özelliğini sürdürdü.
Kelkit ABDülhamit Han Anadolu İmam Hatip Lisesi Törenle Açıldı
16 Mayıs 2015 Cumartesi - 19:56 Kelkit ABDülhamit Han Anadolu İmam Hatip Lisesi Törenle Açıldı İl Bank A.Ş. tarafından Türkiye’de bir ilk olarak Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine kazandırılan Abdulhamithan İmam Hatip Lisesi’nin açılış töreni büyük bir coşku ile gerçekleştirildi.Okul bahçesinde düzenlenen törene Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Gümüşhane Milletvekilleri Doç.Dr. Kemalettin Aydın ve Feramuz Üstün, Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel, İl Bank A.Ş Genel Müdürü Turgut Dedeoğlu, İl Bank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysel Ekmen, Trabzon Bölge Müdürü Salih Devran, İl Genel Meclis Başkanı Şeref Bayraktar, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya, kurum müdürleri, öğretmen, öğrenciler ve aileleri katıldı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program okul öğrencilerinden Oğuzhan Nas’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın açılış konuşmasını yapan İmam Hatip Lisesi öğrencisi Tuğba Duran, imam hatip gençlerinin silahı, öfkeyi, nefreti değil, Kur’an-ı Kerim’i, Hadis-i Şerifleri, edebi, hayayı, sevgiyi kuşanmış, Peygamber sevgisiyle tutuşan, zihinlerinde fikir, dillerinde zikir, gönüllerinde iman dolu iksirle yürüyen gençler olduklarını söyledi.Törende yaptığı konuşmada İller Bankası’nın, Belediyelere, İl Özel İdarelerine ve köylere yönelik altyapı ve üstyapı ihtiyaçlarını gidermek gayesiyle kurulduğunu ifade eden Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, “Son yapılan değişikliklerle anonim şirket haline getirilen İller Bankası’nın, değişen ülkemizde zamana ayak uydurma anlamında yapılan sosyal sorumluluk projelerine el atıklarının en somut göstergesi ve ülkemiz için belki de en önemli husus olan eğitim konusunda yaptıkları ilk hayırlı hizmetin açılışını gerçekleştirmek için buradayız.” dedi.Türkiye’nin ilerlemeye başladığı her dönemde içten ve dıştan engellemelerle karşılaştığını kaydeden Vali Yavuz, yakın geçmişte bizi birbirimize düşürmeye ve geleceğimizi sarsmaya yönelik çok değişik senaryolar uygulandığını ve bunların en barizinin de herkesin malumu olan o karanlık dönem olduğunu dile getirerek, ”Bu dönemde mesleki eğitimle ilgili zorunlu eğitim adı altında bir takım düzenlemeler yapıldı. İşte o projeler kapsamında İmam Hatip okulları ve diğer meslek okulları maalesef bilinçli bir şekilde uygulanan senaryo gereği hedef alındı. İmam Hatip öğrencilerinin sayısı bir anda 600 binden 60 bine düştü. Ama şimdi yapılan düzenlemelerle İmam Hatip liselerindeki öğrenci sayısı şu an itibariyle bir milyonu buldu.” şeklinde konuştu.Türk Milleti olarak içinde bulunduğumuz coğrafyadaki kaos ortamından ülkemizin zarar görmemesi için sağlam iradeli bir nesle ihtiyaç olduğunu dile getiren Vali Yavuz, şöyle konuştu: “Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz İslam dininin özellikle İmam Hatip okullarında layıkıyla öğretilmesi yönünde yapılan düzenlemelere destek olmalı, bu konuda eksiklerimiz var ise tespit edip giderme konusunda hep birlikte gayret etmeli, Allah’tan korkan, kuldan utanan, dini ve imanı bütün bir nesil yetiştirebilmek için eğitimde kaliteyi artırmalıyız.”Sadece İmam Hatip okullarında değil bütün okullara devletimizin bütün gücüyle her türlü imkanı sağladığını ifade eden Vali Yavuz, yine İller Bankası tarafından Kelkit’te hem kız hem de erkek öğrencilerin kalabileceği büyük bir yurt yapılacağının müjdesini vererek, “Eğer niyetlerimiz halis olursa ve eğer birbirimizle değil de bizimle uğraşanlara karşı hep beraber mücadele etmeyi başarabilirsek, ki; artık bunu başardığımızı düşünüyorum, bizim geleceğimiz çok parlak olacaktır. Bu düşüncelerle, bu güzel binanın Kelkit’e kazandırılmasında emeği geçen herkese en derin saygı ve şükranlarımı sunuyorum, Allah onlardan razı olsun.” şeklinde konuştu.AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün ise böyle güzel bir okulun Gümüşhane’ye ve Kelkit’e kazandırılmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek hayırlı olmasını temennisinde bulundu.İller Bankasının gelişiminin AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin gelişimiyle aynı istikamette arttığını belirten Milletvekili Üstün, kapatılmak üzere olan, kendi personelinin maaşının diğer bankalardan aldığı kredilerle karşılayan İller Bankasının bugün illerdeki, ilçelerdeki köylerin altyapısına yüz milyonlarca lira kaynak sağladığını söyledi.İller Bankasıyla istişareli çalışarak alt yapı çalışmalarını tamamladıklarını dile getiren Milletvekili Üstün, okulun yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.OKULUN YANINA 200 KİŞİLİK YURT YAPILACAKTörende konuşan İl Bank A.Ş Genel Müdürü Turgut Dedeoğlu ise Milletvekili Feramuz Üstün’le daha önce yönetim kurulunda beraber çalıştıklarını hatırlatarak bölgede yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.İl Bank olarak sosyal sorumluluk kapsamında okul ve yurt yapmayı öncelikli sosyal proje hedef olarak belirlediklerini kaydeden Dedeoğlu, “Bundan 1 yıl önce çok yağmurlu havada bu okulumuzun temelini attık kısa bir sürede bitirdik bu bitmiş haliyle bizde gerçekten çok mutlu ve mesut olduk Kelkitlimize bir güzel okul kazandırdık, tabi sadece okul yapmakla olmuyor kırsal kesimde gelen öğrencilerimiz var onların kalacağı yurt lazım biz buraya gelirken onunda kararını aldık inşallah çok kısa zamanda yurt inşaatına başlayacağız İnşallah önümüzdeki eğitim öğretim yılına yetiştirmeye çalışacağız buradan vatanını yurdunu seven güzel insanlar yetişmesini temenni ediyorum.” dedi.Tören açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Kelkit Kaymakamlığı Mehteran ekibi ve Kırgızistan Halk Dansları topluluğu ekibinin gösterisiyle son buldu. Törenin ardından katılımcılar okulu gezdi.
Gümüşhane Kaynak Suyuna Kavuşuyor
16 Mayıs 2015 Cumartesi - 19:22 Gümüşhane Kaynak Suyuna Kavuşuyor Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, İller Bankası heyeti ile bir araya gelerek başta şehrin içme suyu olmak üzere diğer projeleri için destek aldı.Belediye Başkanı Çimen’in ev sahipliği ettiği Balyemez Konağı Bahçesindeki kahvaltıya AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, İller Bankası Genel Müdürü Turgut Dedeoğlu ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysel Ekmen, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, AK Parti İl başkanı Hakkı Gündüz, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, İller Bankası Trabzon Bölge Müdürü Salih Devran, Belediye Başkan Yardımcıları Yusuf Erdem ve Kubilay Bozalan katıldı.Kahvaltı sorası basın mensuplarına açıklamada bulunan belediye Başkanı Çimen, desteklerinden dolayı iller bankası yetkililerine teşekkür etti. Yeni yapılacak 5 adet su deposu ve otomasyon projesi ihalesinin sözleşmesinin Ankara’da dün imzalandığını belirten Başkan Çimen, “Bahçecik Barajı içme suyu projemize destek olacak Deveboynu’ndan getireceğimiz kaynak suyu başta olmak üzere diğer projelerimize desteklerinizi müjdelemenizden büyük mutluluk duydum. Yalnızca Gümüşhane merkezine değil diğer ilçelerimize yaptığınız desteklerden dolayı sizlere Gümüşhane halkı adına teşekkür ediyorum” dedi.“İÇME SUYU İLE PROJENİZDE GEREKENİ YAPACAĞIZ”Gümüşhane’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen İller Bankası Genel Müdürü Turgut Dedeoğlu ise “Benim Gümüşhane’ye üç yada dördüncü kez gelişim. İller bankası olarak Gümüşhane’nin her bölgesinde yapılan arıtma tesisi, kanalizasyon ve içme suyu projelere desteğimiz var. Gümüşhane olarak yapacağınız tüm projelerinizde her zaman arkanızdayız. Yanınızdayız. İçme suyu ile projenizde bölge müdürlüğümüz gerekli çalışmaları başlattı. Gerekeni yapacağız. Biz içme suyunu her türlü yatırımları önünde görüyoruz. Bu anlamda her türlü yardımı yapıyor ve öncelik veriyoruz. Vatandaşın evindeki çeşmesinden temiz, sağlıklı ve düzenli bir şekilde suyu akmadıktan sonra orada vereceğiniz diğer hizmetlerin hiçbir kıymeti kalmıyor. Dolayısıyla her zaman önceliğimiz içme suyundadır. O konuda hiç şüpheniz olmasın. Ne yapmamız gerekiyorsa inceler ve gereğini yaparız. Projenin takipçisi oluruz. Bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın. İnşallah Gümüşhane’ye daha güzel hizmetlerimiz olmaya devam edecektir” diye konuştu.Gümüşhane’nin beklentisinin şehrin içme suyunun halledilmesi olduğuna dikkat çeken milletvekili Feramuz Üstün de “İller Bankası çok önemli, çok değerli bir kurum. Gümüşhane merkez içme suyu projemizde İller Bankası’nın desteği bizim için çok önemlidir. İlimize her zaman gereken desteği verdiler. Başta genel müdürümüz, yönetim kurulu üyeleri ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane'de Engelliler Şenliği Düzenlendi
15 Mayıs 2015 Cuma - 17:11 Gümüşhane'de Engelliler Şenliği Düzenlendi Gümüşhane’de 10-16 Mayıs Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında Engelliler Şenliği düzenlendi.Gümüşhane Özel Eğitim Uygulama Okulu ve İş Uygulama Merkezi tarafından gerçekleştirilen etkinlik Zafer Meydanı’nda icra edilirken, programa Vali Yardımcısı İsmail Özkan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, Özel Eğitim Rehberlik Hizmetleri Daire Başkanı Seyfettin Toraman, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya, kamu kurum müdürleri, okul müdürleri, öğretmen ve öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Özel Eğitim Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, toplumda engelli ya da engelsiz insanlar diye bir ayrım olmadığını, önüne engel koyulan insanlarla, önündeki engelleri kaldıran insanlar diye ayrım olduğunu söyledi. Bu tür etkinliklerle engellilerin neler yapabildiklerini gösterdiklerini kaydeden Güngör, “Göreceğiz ki onların hiçbir farklılığı yoktur. Hiçbir eksikliği yoktur. Tüm eksiklik bizimdir. Onların önünden engelleri ne kadar hızlı bir şekilde kaldırırsak, o eksikliğimizi toplum olarak gidermiş olacağız. Bu vazifemizi hatırlatmak ta bizim görevimiz. Hepimize, arkadaşlarıma, emeği geçen öğretmenlerimize, öğrencilerimize peşinen teşekkür ediyorum az sonra seyredeceğiniz faaliyetleri için. Kolaylıklar diliyorum hepimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.“MEVCUT HALİMİZE ŞÜKREDİP ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI HER ORTAMDA DESTEKLEMELİYİZ”İl Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya ise Türkiye’de son yıllarda engellilere yönelik yapılan yasal düzenlemelerle Avrupa Birliği standartlarının aşıldığını belirterek, “Aileler ve engelliler artık evlerde mahsur değil, sokaklarda ve normal hayatımızda birer paydaşımız durumundadırlar. Bir gün bizler de engelli olabiliriz. Her gün yaşanan trafik kazaları, hastalıklar sonucu bizlerde engelli olma özelliğine sahip olabiliriz. Mevcut halimize şükredip engelli vatandaşlarımızı her ortamda desteklemeliyiz. Engelli vatandaşlarımız bizlerden acınma istemiyorlar. Kendilerini imkan tanınması, üretmesi ve mutlu olmak istiyorlar. Engelliler Haftası’nın ülkemize ve insanlığa hayırlı olması temennisiyle arz ederim" diye konuştu.ENGELLİLER MÜZİK GRUBU MEST ETTİKonuşmaların ardından Fevzipaşa İlkokulu Özel Eğitim sınıfının gösterileri ve sandalye kapmaca oyunu renkli görüntüler oluştururken, müzik öğretmeni Şahin Kazancı yönetimindeki engelliler müzik grubu birbirinden güzel parçalar söyledi. Enstrüman çalan engelli öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okunurken, alanı dolduran öğrenciler de söylenen parçalara eşlik etti.Gümüşhane Özel Eğitim Uygulama Okulu ve İş Uygulama Merkezi öğrencilerinin gösterilerini sunmasının ardından, engelli öğrenciler balon patlatma, halat çekme, yumurta taşıma gibi oyunlar oynadı.Programın son bölümünde ise oyunlarda başarılı olan engelli öğrencilere kupa ve madalyaları takdim edildi. Daha sonra öğretmen ve öğrenciler tarafından hazırlanan hediyelik eşya ve resim sergisi gezildi.
Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi
15 Mayıs 2015 Cuma - 11:30 Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Coşkun Erüz, ekoturizmin kitle turizmi değil, duyarlılık ve nitelikli turizm olduğunu söyledi.Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi’ devam ediyor.Mühendislik Fakültesi Çok Amaçlı salonda düzenlenen kongrenin ikinci gününde eko-turizm üzerine bir konuşma yapan KTÜ öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz, Japonya örneği üzerinden ekoturizm konusunda değerlendirmelerde bulundu.“JAPONYA DOĞAL VE İKLİMSEL YAPISIYLA DOĞU KARADENİZ’E BENZİYOR”Japonya’nın yüzde 60’nın yeşil alan olduğuna değinen Erüz, korunan alanların yasak alan olmadığını, halkın alanı olduğunu söyledi. Japonya’da eko-turizmin marka değerler üzerinden gerçekleştirildiğini dile getiren Erüz, iklim ve doğal yapısı Doğu Karadeniz’e benzeyen Japonya’da sistemin nasıl işlediği ile ilgili katılımcılara sunum eşliğinde bilgiler aktardı.Eko-turizmin kitle turizmi olmadığını, duyarlılık ve nitelikli turizm olduğuna vurgu yapan Erüz, eko-turizm için bir yol haritası, manifesto ve master plan hazırlanmalı ve kesinlikle yerel halkın katılımının sağlanması gerektiğini belirtti.“YOL YAPILARAK EKOTURİZM YAPILMAZ”Doğu Karadeniz’de yayla turizmi denildiğinde “Haydi Zigana’ya çıkıp bir et yiyelim” algısı oluştuğunu ifade eden Erüz, bunun yanlış olduğunu, bölgede kamu eliyle sürdürülen "Yayla turizmi koridoru", "Yeşil Yol", "Yayla turizmi", "Ekoturizm" kavramlarını da eleştirerek, “Yol yapılarak eko turizm yapılmaz” değerlendirmesinde bulundu.“HER YEŞİL ALANDA, KÖYDE, YAYLADA, HAYVANCILIK YAPILABİLİR AMA TURİZM YAPILAMAZ”Herkesin turizmden kazanç sağlayabileceğini fakat herkesin turizm yapmaması gerektiği gerektiğine değinen Erüz, "Ekoturizm ancak yerel, kendine has, benzerlerinden farklı, cezbecidi, marka değeri olan özelliklerin var olduğu alanlarda yapılır. Karadeniz’de çokta bulunan her yeşil alan, her orman, her yayla, her köy ekoturizm alanı değildir. Her yeşil alanda, köyde, yaylada, hayvancılık yapılabilir ama turizm yapılamaz." dedi.“TURİZM SEKTÖRÜ İHRACAT SEKTÖRÜNÜ GEÇTİ”Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise turizm sektörünün 35 milyar dolarlık kaynağıyla ihracat sektörünün önüne geçtiğini ve ülke için hem lokomotif hem de stratejik bir sektör olduğunu vurguladı.Kongrenin açılış konuşmalarının ardından akademisyen ve katılımcılar sürdürülebilir turizm işletmeciliği (çevreye duyarlı otel işletmeciliği), Doğu Karadeniz Bölgesinde sürdürülebilir turizm uygulamaları, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, kavram ve uygulamalar, sürdürülebilir turizm çeşitleri, somut ve somut olmayan kültürel miras çalışmaları, turizm işletmelerinde kurumsal sosyal sorumluluk ve pazarlama, sürdürülebilir mutfak kültürü, sürdürülebilir turizm planlaması, sürdürülebilir turizm göstergeleri bağlamında turizmin ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel etkileri konularındaki bildirilerini paylaşacak.
Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi Başladı
14 Mayıs 2015 Perşembe - 17:03 Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi Başladı Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) işbirliği ile düzenlenen Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilir Turizm Kongresi başladı.Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi çok amaçlı salonda açılışı gerçekleştirilen ve 16 Mayıs’ta sona erecek olan kongrede 2 gün boyunca bilim adamları tarafından 14 oturumda 75 bildiri sunulacak.Kongrenin açılışında konuşan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın kongrenin amacının Doğu Karadeniz Bölgesi’nde turizm açısından idealin neler olduğunu ve bu kapsamda yapılması gerekenleri ortaya çıkarmak olduğunu belirtti.Doğu Karadeniz bölgesinin özellikleri dikkate alındığında doğa turizmi, eko turizmi, kırsal turizm, yavaş turizm çeşitlerinin bölgeye daha uygun olduğu şeklinde görüş bildiren Günaydın, sürdürülebilir turizm ile sürdürülebilir kalkınmanın insan ve çevre arasındaki ilişkileri konu edindiğini söyledi.AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın ise kongreye katılan bilim adamlarından Gümüşhane’nin ve Doğu Karadeniz’in güzelliklerini korumada kendilerine yardımcı olmalarını istedi ve turizmde yaşanan gelişmeleri aktararak, Doğu Karadeniz Turizm Master planı çalışmaları ile ilgili bilgi paylaştı.“GÜMÜŞHANELİ TURİZMİN NE OLDUĞUNU TURİZM KALKINMA HAMLELERİ BAŞLAMADAN ÖNCE ANLAMALI”Programda konuşan Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cevat Tosun ise sürdürülebilir turizmin gelişmesindeki temel problemleri ele aldığı konuşmasında, “Gümüşhane’de Turizmsel ya da herhangi bir kalkınma sağlanacak ise öncelikle Gümüşhaneli halkın kapasitesinin geliştirilmesi gerekir. Turizm gelişecek ise Gümüşhaneli turizmin ne olduğunu turizm kalkınma hamleleri başlamadan önce anlamalı. Yatırımlar Gümüşhane’nin kalkınmasına, Gümüşhane’nin Gümüşhane olmasına katkı sağlayan insanlara teşviklerde öncelik sağlanmalı.” ifadelerini kullandı.Tosun, Türkiye’nin tarihsel gelişiminde ki önemli olayların turizmi şekillendirmesinden, küresel ısınmanın turizme olan etkilerine kadar geniş kapsamda bir konuşma gerçekleştirdi.Kongrenin ilk gününde sürdürülebilir bölgesel büyüme ve kalkınma, sürdürülebilir turizm çeşitleri, sürdürülebilir destinasyon yönetimi, sürdürülebilir kent yönetimi ve cittaslow (yavaş şehirler) hareketi, sürdürülebilir turizmde paydaş yönetimi, Gümüşhane ili ve sürdürülebilir turizm konuları ele alındı.Kongreye AK Parti Gümüşhane Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın, Belediye Başkan Yardımcısı Şevki Aşkın, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Celalettin Vatandaş ve Prof. Dr. Murat Küçük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Kongrenin ikinci gününde ise akademisyen ve katılımcılar sürdürülebilir turizm işletmeciliği (çevreye duyarlı otel işletmeciliği), Doğu Karadeniz Bölgesinde sürdürülebilir turizm uygulamaları, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, kavram ve uygulamalar, sürdürülebilir turizm çeşitleri, somut ve somut olmayan kültürel miras çalışmaları, turizm işletmelerinde kurumsal sosyal sorumluluk ve pazarlama, sürdürülebilir mutfak kültürü, sürdürülebilir turizm planlaması, sürdürülebilir turizm göstergeleri bağlamında turizmin ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel etkileri konularındaki bildirilerini paylaşacak.Kongre için çeşitli bölgelerden Gümüşhane’ye gelen katılımcılar kongrenin son gününde Karaca Mağarası, Limni Gölü Tabiat Parkı, Zigana Dağı Kış Turizm Merkezi ile Sümela Manastırını ziyaret edecek.
Gümüşhane'de Kırgızistan Rüzgarı
14 Mayıs 2015 Perşembe - 11:07 Gümüşhane'de Kırgızistan Rüzgarı Gümüşhane’de Belediye Başkanlığı’nın ev sahipliğinde Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği’nin (EkoAvrasya) katkılarıyla ‘Kırgızistan’dan Esen Yeller’ Dans ve Müzik Gösterisi icra edildi.Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Kazakistan eski Kültür Bakanı, Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Prof.Dr. Düsen Kaseinov, Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz ve çok sayıda davetli katıldı.Programda konuşan AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün aynı millet, aynı dinin mensupları olunmasına rağmen çok uzun yıllar birbirinden kopuk halde yaşandığını belirterek, “İslam ümmetinin önünde tek çıkış ve kurtuluş yolu Türk milletinin birliği ve beraberliğinden, güçlü olmasından geçiyor. Türk-İslam ülküsünün ne kadar kıymetli, ne kadar önemli bir unsur olduğunu biliyoruz. Görev ve sorumluluğumuzun ne olduğunu biliyoruz. Bir milletvekilinin sadece kendi konularıyla alakalı olmadığını, kendi ilinin problemlerinin yanında diğer mazlum milletlere de el uzatması gerektiğini biliyoruz” dedi.“TÜRKLERİN UNESCO’SU TÜRKSOY’DUR”Kazakistan eski Kültür Bakanı, Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Prof.Dr. Düsen Kaseinov ise TÜRKSOY’un kurulduğu günden itibaren ortak Türk kültürünün araştırılması, ortaya çıkartılması, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılması ve insanlık tarihi içinde layık olduğu yeri alması için bugüne kadar emsalsiz çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. TÜRKSOY’un Türk dünyasının UNESCO’su olduğunu, Türk halklarının kardeşliği için çalışan en eski uluslararası örgüt olduğunu kaydeden Kaseinov, TÜRKSOY’un kurucu üyesi olan Kırgızistan’ın aynı zamanda en aktif üye ülkelerden birisi olduğunu kaydetti.Gerçekleştirilen konserde izleyicilerin Kırgızistan’ın zengin kültürüyle tanışacağını, müzik ve halk dansları ile Tanrı Dağları’ndan buraya bir sanat esintisi ulaşacağını dile getiren Kaseinov, bu sayede aradaki kardeşlik bağlarının daha da sağlamlaşacağına, ortak geleceğin inşası çalışmalarına katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen ise programda emeği geçen başta Milletvekili Feramuz Üstün olmak üzere herkese teşekkür ederek bundan sonra da bu tür programlara devam edeceklerini söyledi. İki kültür arasında her konuda bağları bundan sonra da devam ettireceklerini ifade eden Çimen, “Gümüşhane ile Kırgızistan arasında kültür köprümüzü kuracağız” diye konuştu.“MİLLETVEKİLİ ÜSTÜN SADECE GÜMÜŞHANE’NİN DEĞİL TÜRK DÜNYASININ DA MİLLETVEKİLİDİR”Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren ise Milletvekili Üstün’ün sadece Gümüşhane’nin milletvekili değil, Kerkük, Bişkek, Doğu Türkistan, Üsküp milletvekili de olduğunu, Türk dünyası kavramı vizyonunu getiren bir siyasetçi olduğunu belirterek teşekkür etti.Milletvekili Üstün ve Belediye Başkanı Çimen’e kalpak hediye edilen, her iki ülkenin milli marşlarının çalındığı ve bayraklarının açıldığı programda İmam Hatip Ortaokulu halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından Kırgızistan’dan Türkiye’ye gelen “Ay Biy” müzik ve dans topluluğu sanatçıları izleyenlere müzikal ziyafet ile dans ve müzik gösterisinin yanı sıra renkli kostümleriyle Kırgız geleneksel koreograflarından örnekler sundu.
Gümüşhane'de Üniversite Öğrencileri Soma Maden Şehitlerini Andı
13 Mayıs 2015 Çarşamba - 17:04 Gümüşhane'de Üniversite Öğrencileri Soma Maden Şehitlerini Andı Gümüşhane Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Kulübü öğrencileri Soma Maden kazasının birinci yıldönümünde hayatını kaybeden 301 madenciyi andı.Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu bahçesinde düzenlenen etkinlikte ellerinde dövizlerle Soma, iş güvenliği, madenler ve iş kazalarıyla ilgili mesajlar veren öğrenciler daha sonra madende meydana gelen patlama ve ardından yaşanan olayları canlandıran tiyatro sahneledi.Etkinliği izleyen çok sayıda öğrenci oyun sırasında ilk olarak patlama sesiyle irkilirken, ardından arkadaşını kucağında madenden çıkaran madenciyi ve ölen madencinin eşi ve çocuğunun yaktığı ağıtlar karşısında duyarsız kalamayarak gözyaşlarına boğuldu.Maden kazasının ardından kamuoyuna yansıyan görüntülerin ve konuşmaların birebir canlandırıldığı oyunun ardından konuşan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Aydın Kıvanç, olayın üzerinden bir yıl geçtiğini, çok kişinin farkında bile olmadığını söyledi.“BİR YIL GEÇTİ BİZ HAYATLARIMIZI LAYLAYLOM GEÇİRİYORUZ”Kendilerinden başka anma etkinliği yapılmamasını da eleştiren Kıvanç, “301 can kolay değil. Canın parayla pulla ölçüsü yok. Kömür kara ölüm oldu. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, sözün bittiği yere geldik. Bir yıl geçti bir hayatlarımızı hep beraber laylaylom geçiriyoruz. Evlatsız kalan babalar o acıları hala yüreklerinde taşıyorlar. Biz ne yaptık? Hiçbirşey.” dedi.“SAĞLIK, YAŞAM VE GÜVENLİK HERKESİN EN DOĞAL HAKKIDIR”Soma’da ki kazada hayatını kaybeden 301 madencinin ne uğruna öldüğünü de sorgulayan Kıvanç, sağlık, yaşam ve güvenlik hakkının herkesin en doğal hakkı olduğuna değinerek, “Kazanın ardından geçen bir yılda çok bir gelişme göremedik. Olumlu bir gelişmeye rastlayan varsa biz ancak ahla, vahla, konuşmakla bu süreyi geçirdik.” ifadelerini kullandı.Oyunun ardından programı düzenleyen öğrenciler hep bir ağızdan “Soma’yı unutmadık, unutturmayacağız” diye seslendi.