Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gümüşhane
Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39:34
Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:37
Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor
Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:35
Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı
Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:26
Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı
Gümüşhane’de, düzenlenen afet tatbikatı programında üniversite öğrencileri gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES (Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, AFAD ve UMKE ekiplerinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun, üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Enes Kaplan ise, "Tırmanma alanında zorlandık bu ilerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
09 Ekim 2014 Perşembe - 10:03
Gümüşhane İl Genel Meclisinden Vali Yardımcılarına Ziyaret
Gümüşhane İl Genel Meclisi üyeleri son kararname ile Gümüşhane Vali Yardımcılıklarına atanan İsmail Özkan ve Şenol Turan’ı makamlarında ziyaret etti.İl Genel Meclisi Şerif Bayraktar başkanlığında gerçekleştirilen ziyarete İl Genel Meclisi’nin 14 üyesinin tamamı katıldı.Her iki Vali Yardımcısına da yeni görevlerinde başarı dileklerinde bulunan Başkan Bayraktar ve meclis üyeleri, Gümüşhane’de kamu hizmetlerinin hoşgörü, birlik ve beraberlik içerisinde yürütüldüğünü belirterek, Meclis çalışmaları hakkında Vali Yardımcılarına bilgi aktardı.Gümüşhane İl Genel Meclisi’nin aldığı kararların büyük bir çoğunluğunun farklı siyasi görüşler olmasına rağmen oy birliği ile alındığına vurgu yapan Bayraktar, bu birlikteliğin devam etmesi ve Gümüşhane insanının daha fazla ve daha kaliteli hizmet alması için çaba gösterdiklerini de sözlerine ekledi.Vali Yardımcıları Özkan ve Turan da İl Genel Meclisi üyelerine ziyaretlerinden ötürü teşekkür ederek, duydukları memnuniyeti ifade etti.
08 Ekim 2014 Çarşamba - 17:33
Gümüşhane İl Genel Meclisinin Ekim Ayı Toplantıları Devam Ediyor
Gümüşhane İl Genel Meclisi’nin Ekim ayı toplantıları bayram tatilinin ardından bugün tekrar başladı.İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar başkanlığında yapılan ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan’ın da katıldığı toplantılarda Türkiye Elektrik İletim A.Ş’ye (TEİAŞ) ait Tekke köyünde bulunan Trafo Merkezi ve Gümüşhane-Torul enerji iletim hattıyla ilgili nazım imar planı ile uygulama imar planı görüşüldü.Bir önceki toplantıda İmar ve Bayındırlık Komisyonuna havale edilen konuyla ilgili hazırlanan rapor ve çalışmayı komisyon başkanı Hüseyin Güvendi aktardı. Güvendi, tesis ve çalışmanın kamu yararına olduğunu dile getirerek, komisyonunun ilgili planları uygun gördüğünü söyledi. Madde mevcudun oy birliği ile kabul edildi.Mülkiyeti İl Özel İdaresine ait olan Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) Gümüşhane Belediye Başkanlığı’nın talebi üzerine geçici süreyle tahsisi konusunda ise Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Hüsamettin Şahin meclis üyelerine bilgi verdi. Şahin, Belediye Başkanlığının bu talebinden vazgeçtiğine dair komisyona şifahi bilgilendirme yaptığını ve İl Genel Meclisi’nin Atatürk Kültür Merkezinin ihaleyle kiralanması konusunda daha önce karar aldığını hatırlatarak, bunların üzerine komisyonun ilgili madde hakkında olumsuz görüş beyan ettiğini söyledi ve madde oy birliği ile kabul edildi.“YILDA 70 GÜN KULLANILAN BU TESİS BİRAN ÖNCE HALKIN HİZMETİNE SUNULMALI”İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar ise yaptıkları incelemede Atatürk Kültür Merkezinin yılın 70 gününde kullanıldığının tespit edildiğini belirterek, yaklaşık 15 bin üniversite öğrencisinin bulunduğu bir şehirde böyle bir tesisin biran önce şehre kazandırılması ve halkın hizmetine sunulması gerektiğini belirtti. Bayraktar, daha önce İl Genel Meclisi tarafından alınan kiralama kararının arkasında olduklarını belirterek, Belediye’nin de talebinden vazgeçmesiyle birlikte bu sürecin hızlandırılmasını istedi.
08 Ekim 2014 Çarşamba - 16:53
Gümüşhane İl Özel İdaresi Bayramlaştı
Gümüşhane İl Özel İdaresinin geleneksel hale gelen bayramlaşma töreni 5 günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından mesainin başladığı ilk günde işçi ve işveren katılımı ile gerçekleştirildi.Kuruma ait sosyal tesiste düzenlenen bayramlaşma törenine İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, Genel Sekreter Yardımcıları Bayram Akçay, Selahattin Kocaman, sendika temsilcisi İlyas Kocaman, birim müdürleri ile memur ve işçi personel katıldı.Törende personeline seslenen Genel Sekreter Akdoğan, bayramların özel anlamlar yüklenmiş istisnai günler olduğunu hatırlatarak, Allah’tan bayramlarda oluşan rahmet ve bereketin yılın diğer günlerinde de daim olmasını diledi.“İNŞALLAH KURBANDA AKITILAN KANLAR, İNSANLARIN KANLARININ AKMAMASINA VESİLE OLUR”Türkiye’nin yakın coğrafyasının kan gölüne döndüğünü, ülke içinde de çeşitli bahanelerle istenmeyen hadiselerin yaşandığını dile getiren Akdoğan, “İnşallah kurbanlarda akıtılan kanlar, insanların kanlarının akmamasına vesile olur. Aramızda ki kırgınlık ve dargınlıkların sıfırlanarak bayramların yeni bir milatın habercisi olmasını temenni ediyorum. Daha nice bayramlara sağlık ve huzur içerisinde erişmemizi Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” dedi.“HAYIR DUASI ALIYORUZ”Özel İdare olarak köylerde, kırsalda yol yapıp su getirdiklerini ve buna benzer altyapı hizmetleri yaptıklarını kaydeden Akdoğan, bunların önemli hayır hizmetleri olduğuna vurgu yaparak, “Yaptığımız çalışmaların sonucu bir hayır duası olarak bize yansıyorsa bu bizim için önemlidir.” diye konuştu.“KARLA MÜCADELEYE HAZIR OLUN”İş sezonunun sonuna yaklaşılan bu günlerde ayrıca yaklaşan kış mevsimiyle ilgili görevli personeline talimat veren Akdoğan, “Yaz bitti önümüzde karla mücadele dönemi var. Geçen yıl kış çok hafif atlatıldı. Bu bizim için bir rehavet olmayacak. Şimdiden karla mücadelede görev alacak personel ve araçları hazır tutalım, bakımlarını yaparak, eksiklerini giderelim.” ifadelerini kullandı.Yol-İş Sendika Temsilcisi İlyas Kocaman’ın da işçiler adına yaptığı konuşmanın ardından tüm personel kendi arasında bayramlaştı.
08 Ekim 2014 Çarşamba - 10:53
Gümüşhane’deki Araç Sayısı Yüzde 39 Arttı
Gümüşhane’de trafiğe kayıtlı araç sayısında son beş yılda yüzde 39’luk artış yaşandı.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan rakamlara göre. Gümüşhane’de 2009 yılında toplam 13 bin 710 araç bulunurken, 2014 yılı ortasında bu rakam yüzde 39 artarak 19 bin 74’e ulaştı.Bir önceki yıla göre toplam araç sayısında yüzde 4 artışın yaşandığı Gümüşhane’de 2009 yılında her 100 kişiden 10’u araç sahibi iken 2014 yılında bu rakam 13’e yükseldi. Nüfusunu her yıl artıran Gümüşhane’de kişi başına düşen araç sayısının da her yıl yüzde 1 oranında artması dikkatlerden kaçmadı.KAMYONET SAYISINDA ARTIŞHesaplamalara göre 2009 yılına kıyasla araç sayısında en fazla artış oranı yüzde 81 ile kamyonette yaşanırken, en az artış ise yüzde 3 ile minibüste gerçekleşti. Otomobilin yüzde 47, otobüsün yüzde 36 ve kamyonun yüzde 15 arttığı anlaşıldı.TÜİK’in son rakamlarına göre Gümüşhane’deki araç sayıları ve yüzdeleri şöyle:Otomobil 7 bin 695 (yüzde 40), Minibüs bin 150 (yüzde 6), Otobüs 167 (yüzde 1), Kamyonet 4 bin 266 (yüzde 22), Kamyon bin 343 (yüzde 7)
03 Ekim 2014 Cuma - 21:49
Kelkit’te Kitap Ve Oyuncak Evi Projesi Hayata Geçti
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde Belediye Başkanlığı tarafından yaptırılan ‘Kitap ve Oyuncak Evi’ törenle hizmete girdi.Kelkit Milli Egemenlik meydanına yerleştirilen kitap ve oyuncak evi için düzenlenen törenle Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel, Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Temel Uğur Meydan, Belediye Meclis Üyeleri, Milli Eğitim Şube Müdürleri, Okul Müdürleri ve Projeye destek veren Kız Teknik Meslek Lisesi Okul Müdürü Hakkı Güler ve okul öğrencileri katıldı.Burada konuşan Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, ‘her kitap bir gelecek, her oyuncak bir hayal kurdurur’ sloganıyla çocuklara ve gençlere paylaşma duygusunu ve kardeşlik sevgisini yaşatmak adına yeni bir proje kapsamında, kitap ve oyuncak evi ile tanıştırdıklarını ve bu projenin bölgede bir ilk olduğunu söyledi.
03 Ekim 2014 Cuma - 10:29
Doğu Karadeniz İnsanı En Uzun Ömürlü İnsanlar
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bu yıl ilk kez yayınladığı “Hayat Tabloları, 2013” istatistiklerine göre Türkiye’de en uzun ömürlü insanların Doğu Karadeniz illerinde yaşayan insanlar olduğu belirlendi.GİRESUN TÜRKİYE’DE EN UZUN ÖMÜRLÜ İNSANLAR ŞEHRİHer yaştaki nüfusun ölümlülük olasılıklarını ve hayatta kalma sürelerini ayrıntılı olarak açıklayan tablolara göre kadın-erkek karma ortalamada Giresun 78,9 yaşla birinci sırada, Rize 78,7 yaşla ikinci sırada, Ordu 78,3 yaşla dokuzuncu sırada, Trabzon 77,6 yaşla 13. sırada, Artvin 77 yaşla 24. sırada ve Gümüşhane 76,8 yaşla 33. sırada yer aldı.GİRESUN İLK, GÜMÜŞHANE SON SIRADAİstatistiklere göre Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan 6 il arasında en uzun ömürlü insanların yaşadığı şehir olarak Giresun ilk sırada yer alırken, Giresun’u Rize, Ordu, Trabzon, Artvin ve Gümüşhane izledi.DOĞU KARADENİZ KADINLARI 80’İ GÖRÜYORErkek nüfusunun doğuşta beklenen yaşam süreleri şöyle: Giresun ve Ordu 75,6 Rize 75,4, Trabzon 75, Artvin 73,9, Gümüşhane 73,2.Kadın nüfusun doğuşta beklenen yaşam süreleri ise şöyle: Giresun 82,2, Rize 81,9, Ordu 80,9, Gümüşhane 80,4, Trabzon 80,2, Artvin 80,1
02 Ekim 2014 Perşembe - 18:14
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Basın Toplantısı Düzenledi
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu’nun yeni binasının açılışının ardından düzenlediği basın toplantısında devlete küskünlük, kırgınlık ve rövanş alma diye bir durum olmayacağını söyledi.Baro başkanlığında gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandıran Feyzioğlu, son dönemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la kırgınlık yaşadıklarına dair bir soruya, “Devletin ne anlama geldiğini, o devlet adamlığını da yaşayarak görmüş insanlarız. Dolayısıyla ne Cumhurbaşkanlığına ne de Başbakanlık makamına kırgınlığımız olmaz. O makamlardan savunmanın en üst temsilcisine kırgınlık olursa milletimiz o makamları temsil edenleri sorgulaması gerekir, o da milletimizin takdiridir” diye cevap verdi.Hükümetin okullardaki başörtü yasağını kaldırmasıyla ilgili bir değerlendirme de bulunan Feyzioğlu, hiçbir şekilde insanların kılık kıyafetine karışmadıklarını söyleyerek, “Anayasa Mahkemesi’ne açtığımız davada ilkokullarda, ortaokullarda kız çocuklarının örtünmesine ilişkin davadır. Çok açık ve net söyleyeyim, bugün ülkemizde kadınlarımızın, kızlarımızın örtünmesi asla tehdit altında değildir, aksine örtünmeyenlerin üzerinde baskı ve tehdit vardır. Buna hepimizin birlikte karşı çıkması gerektiğini söylüyorum. Başı örtülü olmayan rektör olamazken, emniyette, yargı camiasında yükselemez hale geldi. Dün neden şikayetçiydik bugün de aynı şekilde şikayetçiyiz. Türkiye siyasi iktidarın uyguladığı baskıya uyan bir ülke haline geldi. İnsanların kılık kıyafetini devlet belirleme haline gelmiştir. Bir uçtan öbür uca kaydığımızı görüyorum. Normalleşmiyoruz, bir uçtan öbür uca gidiyoruz. Askeri yönetimlerin diktasından şikayet ederken başka bir diktaya doğru gidiyoruz” diye konuştu.“TÜM DÜNYA HSYK SEÇİMLERİNE KİLİTLENDİ”HSYK seçimleri ve hükümetin referanduma gideceği konusundaki bir soruyu da cevaplandıran Feyzioğlu, tüm dünyanın HSKY seçimlerine kilitlendiğini belirterek, yaşanan süreçle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yargı eğer bir tarafın eline geçerse, bir siyasi gücün eline geçerse o ülkede hukuki güvenlik kalmıyor ve insanların hiçbir şekilde geleceklerinden güven duyma ihtimali bulunmuyor. Böyle bir ülkeye ne yatırım yapılabilir, ne özgürce yaşanabilir, ne ifade özgürlüğü kalır. Burada bir anormallik olduğunu herkes görüyor ve yaşıyor. İlk defa biz bunu adeta bir siyasi partilerin girdiği seçim gibi tartışıyoruz. Sanki bir genel seçime gidiliyor ve taraflar var. Yargı HSYK’sına üye seçiyor. Ne demek taraflar? Bu taraflar seçimlerini yapıp HSYK’ya üye gönderdiklerinde o üyelerin yönettiği bir yargı tarafsız olabilecek mi? Bakın taraflar var. Hükümet tarafı var, cemaat tarafı var, birleşik bilmem ne tarafı var, o taraf var bu taraf var. Yargı ve taraf aynı anda, aynı cümlenin içerisinde kuruluyor. Ne kadar acı ve vahimdir. Ben çok açık söylüyorum yargının ne bir cemaatin elinde olmasına izin vermeliyiz, ne siyasi iktidarın elinde olmasına izin vermeliyiz. Eğer bunu bugün el birliği ile yapamazsak yargı öç alma mekanizması olmaya devam edecek. Onun için biz bu kısır tartışmanın içine Türkiye Barolar Birliği olarak girmedik. Tam aksine bir yıl önce bu yargıyı nasıl bağımsız, tarafsız, adil yargılama yapabilen ve güven hissini uyandırıp hesap verebilir hale getiririz diye sorguladık. Çeşitli kriterler, ilkeler, direktifleri önümüze koyduk ve bir bağımsız, tarafsız, hesap verebilir yargı düzenlemesini yaptık. Bunu da bütün siyasi partilere gönderdik ama maalesef hiçbir siyasi parti ilgilenmedi. Çünkü yargı nasıl bize bağlı olabilir diye sorarlarsa doğru cevap alamayız. Yargı nasıl bağımsız, tarafsız olur diye sorarlarsa doğru cevap alabiliriz ama bu soruyu sormuyorlar.”“REFERANDUMA GİDİLMESİ, SANDIK TARTIŞILMAZ DİYEN İKTİDARIN ÇELİŞKİSİDİR”Hükümet kanadının “Referanduma gideriz” şeklinde bir ifade kullandığının hatırlatılması üzerine konuşan Feyzioğlu, hükümetin HSYK’da RTÜK modeli uygulamak istediğini ifade ederek, “Siyasi iktidar demek parti olarak HSYK seçiminin içine girmiş. Siyasi iktidar HSYK seçimini kaybederse veya cemaat HSYK seçimini kazanırsa ben bunun hangisini tercih edeyim ki. Bu durumda referanduma gideriz denilmesi, sandık tartışılmazdır diyen bir iktidarın anladığım kadarıyla en büyük çelişkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her haksızlarında ve hukuksuzluklarında ’ama sandıktan biz yüzde 50 aldık’ diyen bir siyasi iktidar demek ki buradaki sandığı beğenmiyor. Bu bir çelişkidir. Ama Türkiye’nin bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğu açıktır. HSYK’nın yapısını değiştiren bir değişikliğe ihtiyaç var. Ama hükümetin kafasındaki RTÜK modelidir. RTÜK modeli malum iktidar partisine belli bir kontenjan, muhalefet partilerine biraz daha az kontenjan veren bir modeldir. RTÜK’ten bu millet memnunsa, RTÜK’ün televizyon ve radyolarda, basın özgürlüğünü sağladığını düşünen bir Allah kulu varsa buyursunlar HSYK’ya da RTÜK modelini uygulasınlar. O zaman bugünkü yargıyı da hepimiz elimize mumları alır ve ararız. Çünkü o zaman Türkiye’de yargı doğrudan doğruya bir siyasi partinin yargısı haline gelir ve burada hakimler ilçe başkanlarının karşısında ceketlerinin önünü ilikleyip hazır ola geçerler. Bu ilçe başkanı benim partimdendir deyip sakın rahat etmesin kimse, yarın öbür gün başka iktidar gelir başka ilçe başkanı olur o zaman da o kök söktürür. Gelin burada hazır fırsat varken biz parti devleti olmayalım, hep birlikte hukuk devleti olmayı başaralım” diye konuştu.
02 Ekim 2014 Perşembe - 17:47
Gümüşhane-bayburt Bölge Barosu Yeni Binasına Taşındı
Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosunun yeni hizmet binası ve Mahmut Oltan Sungurlu Sosyal Tesislerinin açılışı düzenlenen törenle yapıldı.Karşıyaka Mahallesi transit yol kenarındaki bir apartmanın iki katı Baro’nun yeni hizmet binası olurken, açılışını ise Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu yaptı.Açılışa Feyzioğlu’nun yanısıra Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı Said Serhan Hançerkıran, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı Avukat İsmail Taştan, Erzurum Baro Başkanı Faruk Terzioğlu, Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu üyeleri, hakim, savcı ve avukatlar ile eski Belediye Başkanı Mustafa Canlı katıldı.TBB Başkanı Feyzioğlu, binanın giriş katında kurdelelerin kesilmesinin ardından Avukat Murat Öztekin Çok Amaçlı Salonda düzenlenen törenin başlangıcında bir avukatın kendisine verdiği çiçeği 19 yıl önce bürosunda uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Baro Başkanı Ali Günday’ın eşi Türkan Günday’a takdim etti.“YARGI ÜZERİNDE SİYASETİN VEYA CEMAATLERİN GÖLGESİNİN DERHAL KALDIRILMASI GEREKLİ”Burada yaptığı konuşmada yargı üzerinde siyasetin veya cemaatlerin gölgesinin derhal kaldırılması gerekli olduğuna vurgu yaparak, “Yargı, hiç kimsenin tarafı olamaz, yargı milletin bağımsız ve tarafsız yargısıdır” dedi.TBB olarak avukatlara yönelik yaptıkları bir dizi çalışmalardan da bahseden Feyzioğlu, Türkiye’de binlerce namuslu, fedakar ve çalışkan, avukat, hakim ve savcı olduğunu belirterek, onların topyekün suçlanması, bu camiaların hedef haline getirilmesinin adaleti mülkün temeli olmaktan çıkaracağını ve ülkeyi temelsiz bırakacağını söyledi.“AVUKATLIK SINAVI İÇİN DÜĞMEYE BASTIK”Konuşmasının bir bölümünde Türkiye Barolar Birliği olarak en önemli sorunları olan avukatlık sınavı için düğmeye basıldığını ifade eden Feyzioğlu, “Şuanda 84 bin avukatız. Hali hazırda 109 Hukuk Fakültesinde 80’e yakın öğrenci kabul edenin de tam 48 bin öğrenci okumaktadır. Eğer böyle giderse, beş yıl içerisinde yaklaşık 43 bin yeni avukat, yani mevcut sayımızın yarısı saflarımıza eklenecektir. Üstelik bu fakültelerin anlamlı bir kısmının profesörü yoktur. Şu halde avukatlık sınavı sadece mesleğimizin değil, Anayasa Mahkemesinin tespitine göre avukatlık hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu için demokrasinin ve hukuk devletinin de sağlanabilmesinin şartıdır. Sınav olmadığı takdirde hukuk devletini yaşatmamız mümkün değildir. Maalesef 2009’dan bu yana Anayasa Mahkemesinin emredici kararına rağmen siyasi iktidar sınavı getirmekte direnmektedir. Aslında bu direniş hukuk devletine karşı bir direniştir. Zabıt katibi olurken, kalem memuru olurken sınava tabi tutuluyoruz ama avukat olurken hiçbir sınav olmadan sisteme giriyoruz. Bunun kabulü mümkün değildir. Dünyada kendisine çağdaşım diyen hiçbir devlette sınavsız avukatlık yoktur. Biz yasama organından ümidimizi kestiğimiz için yönetmelikle staja giriş ve stajdan çıkış değerlendirmesini düzenledik, maalesef son torba kanunda siyasi iktidar bırakınız sınav getirmeyi Türkiye Barolar Birliği sınav yada bir sınav yerine geçebilecek bir düzenlemeyi yönetmelikle yapamaz diye hüküm koymuştur. Ama mücadeleye devam ediyoruz. Bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürüyoruz bu kanunu” diye konuştu.“HUKUK FAKÜLTELERİNİN YETERLİLİĞİNİ TESPİT KOMİSYONU KURDUK”Feyzioğlu, ayrıca bütün hukuk fakültelerinin stajer yetiştirme yeterliliğini tespit etmek üzere bir ölçme ve değerlendirme komisyonu da kurduklarını, bu komisyonun bir yıl içerisinde hangi fakültenin yeterli stajer yetiştirebileceği hakkında ki çalışmasını tamamlayacağını ve hangi hukuk fakültesindeki eğitim seviyesinin yeterli olup olmadığını duyuracaklarını sözlerine ekledi.Yeni Baro binasının bütün masraflarının Türkiye Barolar Birliği tarafından karşılandığını belirterek, bu nedenle yönetim kurulu ve başkan Feyzioğlu’na teşekkür eden Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı İsmail Taştan, yeni tesisin Baro’nun kurumsal kimliğine güç kattığını söyledi.Törende daha sonra Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve yönetim kurulu üyelerine çeşitli hediye ve plaketler takdim edildi.
02 Ekim 2014 Perşembe - 09:55
Bir Tonluk “toraman” Sahibini Bekliyor
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde bir üretici 970 kilogramlık “Toraman” adını verdiği boğayı satılığa çıkardı. Ağır olduğu için pazara götürülemeyen boğanın fiyatı ise 11 bin 500 lira olarak belirlendi.İlçede Atatürk Mahallesi Sazlar Mevkisindeki çiftliğinde beslediği simental cinsi boğasını 11 bin 500 liraya satılığa çıkaran üretici Gökhan Yeğin, çok ağır olduğu için Toraman’ı kurban pazarına götüremediğini söyledi.Buzağıyken satın aldığı Toraman’ın bu yıl Kelkit’in en büyük boğası olduğunu iddia eden Yeğin, “Boğamız yaklaşık 970 kilogram yani bir ton ağırlığında. Besicilerimiz kusura bakmasın, Kelkit’in en büyük boğası bizim besi damından çıkıyor. Bu konuda çok iddialıyım. Kim varsa hodri meydan diyorum.” dedi.Güçlü ve iri olduğu için boğaya “Toraman” adını verdiklerini dile getiren Yeğin, Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla boğanın da taliplilerinde artış yaşandığını belirterek, Toraman’ı 11 bin 500 liradan satışa çıkardığını dile getirdi ve Kelkit’in en büyük boğası ünvanını elinde bulunan Toraman’ı özel beslenme programı ile bu hale geldiğini de sözlerine ekledi.
02 Ekim 2014 Perşembe - 09:54
Doğu Karadenizin Kurs İstatistikleri
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 yılı Yaygın Eğitim Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre Gümüşhane, Doğu Karadeniz Bölgesinde açılan kurslara katılan kursiyer sayısını artıran tek il oldu.Kurumun web sitesinde yayımlanan istatistiklerin derlenmesi sonucu ortaya çıkan sonuçlara göre Gümüşhane’de 2013 yılında açılan kurs sayısında bir önceki yıla göre yüzde 10 düşüş yaşanırken, kursiyer sayısında ise yüzde 25’lik bir artış gerçekleşti.AÇILAN KURS SAYISINDA GÜMÜŞHANE VE ORDU DÜŞÜŞTEYaygın eğitim faaliyetleri kapsamında 2013 yılında bakanlık ve bağlı kurum/kuruluşlar, üniversite, belediye, konfederasyon, sendika, vakıf ve dernekler aracılığı ile düzenlenen kursların tamamını kapsayan araştırmaya göre Gümüşhane ve Ordu da açılan kurs sayısında bir önceki yıla göre yüzde 10’luk bir azalma olduğu ortaya çıktı.İstatistiklere göre 2013 yılında Artvin’de açılan kurs sayısı bir önceki yıla göre yüzde 55 artarak 508 olurken, Giresun’da yüzde 27 artışla 495, Gümüşhane’de yüzde 10 düşüşle 218, Ordu’da yüzde 9 düşüşle 371, Rize’de yüzde 7 artışla 435 ve Trabzon’da yüzde 4 artışla 953 kurs düzenledi.KURSİYER SAYISINDA TEK ARTIŞ GÜMÜŞHANE’DEAçılan kurslara katılan kursiyer sayılarında ise bölgede kursiyer sayısını bir önceki yıla göre artıran tek il Gümüşhane oldu. Açılan kurslara Artvin de bir önceki yıla yüzde 53 düşüşle 3 bin 798, Giresun’da yüzde 27 düşüşle 11 bin 988 kişi, Gümüşhane’de yüzde 25 artışla 9 bin 673 kişi, Ordu’da yüzde 43 düşüşle 7 bin 579 kişi, Rize’de yüzde 26 düşüşle 13 bin 220 kişi ve Trabzon’da yüzde 44 düşüşle 29 bin 604 kişi katıldı. 2012 yılında açılan bu kurslara katılanların yüzde 96’sı kursları bitirtirken, 2013 yılında bu oran yüzde 99,9 oldu.KURSLARI BİTİRENLERİN YÜZDE 61’İ ERKEKDoğu Karadeniz Bölgesi’nde 2013 yılında açılan kurs sayısı toplamda bir önceki yıla göre yüzde 11 oranında artarken, bu kursları bitiren kişi sayısının 75 bin 670, eğitici sayısının ise 4 bin 702 olduğu anlaşıldı. Ayrıca kursları bitirenlerin yüzde 61’inin erkek, yüzde 39’unun da kadın olduğu ortaya çıktı.
01 Ekim 2014 Çarşamba - 22:12
Kelkit’te Halk Eğitimi Planlama Ve İşbirliği Komisyonu Toplandı
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde 2014-2015 öğretim yılı hayat boyu öğrenme, halk eğitimi planlama ve işbirliği komisyon toplantısı yapıldı.Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel başkanlığında yapılan ve Halk Eğitimi Merkezi çok amaçlı salonunda gerçekleştirilen toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Ertan Uyar, İlçe Emniyet Müdürü Nihat Dönmez, İlçe Milli Eğitim Müdürü Temel Uğur Meydan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlç Müdürü Hüsamettin Meral, İlçe Müftüsü Selim Işık ve komisyon üyesi kurum amirleri ile okul müdürleri ve sendika temsilcileri katıldı.Kaymakam Gazel özellikle aile eğitimi ile ilgili yoğun bir talep olduğunu belirterek, bunun memnuniyet verici olduğunu ve bu kursların devam etmesi gerektiğini söyledi.Öğrencilere yönelik yetiştirici ve destekleyici kursların iyi bir planlama yapılarak açılması ve öğretmen seçimi ile ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce komisyon oluşturularak yürütülmesini isteyen Kaymakam Gazel, Halk Eğitim bünyesinde ilçede müzik alanında yetenekli kişilerle iletişime geçilerek musiki alanında koro oluşturulmasını da istedi.Kaymakam Gazel, kurumlar arasında karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde koordineli bir biçimde çalışılması gerektiğini ifade ederek toplantının hayırlı olması temennisi ile katılımcılara teşekkür etti.Toplantıda konuşan Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Mehrali Can ise 2013-2014 öğretim yılında, 149 adet kurs açtıklarını 3 bin 326 kursiyerin bu kurslara katıldığını söyledi. İlçede okuryazar oranının yükseldiğini ve hedeflerinin yüzde 100 olduğunu dile getiren Can, öğrencileri destekleyici ve yetiştirici kurslara ise 627 öğrencinin katıldığını açıkladı.Komisyon üyelerinin 2014-2015 öğretim yılında açılması planlanan kurslar hakkında görüş ve önerilerini belirtmelerinin ardından Gümüşhane İş Kur İl Müdürlüğü ile Kelkit Halk Eğitimi Merkezi arasında düzenlenen Aşçı Yardımcılığı Kursunu başarı ile biten kursiyerlerin belgeleri dağıtıldı ve katılımcılara kursiyerlerin kendi hazırladıkları yemekler ikram edildi.
01 Ekim 2014 Çarşamba - 17:15
Kelkit’te Yaralı Doğan Ve Şahin Bulundu
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Dereyüzü ve Tütenli köyü kırsalında bulunan yaralı doğan ile şahin Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkililerine teslim edildi.Her iki köyün de kırsalında köylüler tarafından bulunan yaralı doğan ve şahini Kelkit Avcılar Derneği Başkanı Nizam Zorlu ’ya teslim eden köylüler gerekli işlemlerin dernek tarafından yapılmasını istedi.Dernek Başkanı Nizam Zorlu da çarpma kaynaklandığı düşünülen doğan ve şahini Erzurum’da ki kliniğine teslim etmek üzere Doğa Koruma ve Milli Parkla Şube Müdürlüğü yetkililerine verdiklerini ve tedavilerin ardından kendi yaşam alanları olan doğaya bırakılacağını söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder