Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03:19 Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39 Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:37 Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:35 Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Genç Memur-sen’den 14 Ağustos Dünya Rabia Günü Bildirisi
14 Ağustos 2014 Perşembe - 14:05 Genç Memur-sen’den 14 Ağustos Dünya Rabia Günü Bildirisi Gümüşhane Genç Memur-Sen İl Başkanlığı, 14 Ağustos Dünya Rabia Günü nedeniyle düzenlediği basın açıklamasında, “Ey insanlık ayağa kalk” çağrısında bulundu.Zafer Meydanında gerçekleştirilen ve Memur-Sen İl Başkanı Veli Ağaç ve sendika üyelerinin katıldığı etkinlikte açıklamayı Genç Memur-Sen İl Başkanı İsa Aslan seslendirdi."Tüm mazlumlar ve insanlık için sesini yükselt" sloganı ve Mısır’dan çeşitli fotoğrafların pankart yapıldığı etkinlikte, “Ey İnsanlık” seslenişiyle konuşmasına başlayan Aslan, 14 Ağustos tarihinde Esma’ların Rabia Meydanındaki özgürlük ve demokrasi nidalarını, ölüm feryatlarına döndüren zulüm ve vahşetin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlattı.İnsanlığın, Mısır’da darbeci Sisi’nin, Suriye’de cani Esed’in, Gazze’de katil İsrail’in, Doğu Türkistan’da vahşi Çin’in insanlığı katledilmesini, insanlık onurunu çiğnemesini ne kadar seyredeceğini sorgulayan Aslan, “Ey insanlık ayağa kalk! Dünyadaki zulüm kuşatmasını sen bitireceksin” dedi.İslam ümmetine de “Ayağa Kalk” çağrısında bulunan Aslan, Ortadoğu’yu ve Arap yarımadasını küresel sömürü şebekelerinin petrol pazarlığı mekanı olmaktan, Siyonist İsrail eliyle “Müslüman Mezarlığı” yapılmaktan ancak ümmetin kurtarabileceğini belirterek, “Küresel adalet için, insanların ölmemesi için, insanlık onurunun korunması için, çocuklarımız için ayağa kalk ümmet!” diye konuştu.İnsanlığın ortak acısına son vermek için 14 Ağustos’un birlik günü olduğunu, insanlığın ortak düşmanı haline gelen katil ve vahşi yönetimlere karşı birlikte mücadele etme günü olduğunu olduğunun altını çizen Aslan, Rabia gençliği, Esma’nın yolundan giden dünya gençleri, insanlığın vicdanının bu çağdaki güçlü sesleri olduklarını belirterek şu çağrıda bulundu: “Ümmetin bu çağı kuşatan merhamet, adalet ve medeniyet nefesi ve neferleri olarak söz veriyor ve diyoruz ki; insanlığı ve ümmeti ayağa kaldıracağız, zulme direneceği, zalimin karşısında diz çökmeyeceğiz, insanlığı ve ümmeti ayağa kaldıracağız, Rabia Meydanında yakılan özgürlük ateşini söndürmeyeceğiz, emperyalistlere biat etmeyecek, küresel sömürü düzenine son vereceğiz, Mısır’ı Sisi’den, Suriye’yi Esed’den, Filistin ve Gazze’yi İsrail ve Siyonizm’den, Doğu Türkistan, Kerkük, Keşmir, Musul, Halep, Telafer, Orta Afrika Cumhuriyet, Patani ve Arakan’ı zulümden, zalim yönetimlerden ve onların küresel patronlarından kurtaracağız.”
Ambulans Alev Aldı
13 Ağustos 2014 Çarşamba - 19:34 Ambulans Alev Aldı Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde hasta nakli yapmak üzere olan ambulans acil servis önünde aniden alev aldı. Sağlık ekipleri ambulansın içindeki hastayı çıkarırken, yangının ardından araç kullanılamaz hale geldi.Edinilen bilgiye göre bugün saat 16.00 sıralarında meydana gelen olayda, Şiran İlçe Devlet Hastanesinden başka bir hastaneye hasta sevki yapacak olan 29 AH 152 plakalı ambulans, Acil Servis önünde hastaya oksijen bağlanmasının ardından bilinmeyen bir nedenle motor kısmından yanmaya başladı. Görevli personelin hızlı hareket etmesiyle birlikte ambulansın içindeki hasta anında dışarı alınırken, ambulansta bulunan oksijenin de etkisiyle büyüyen alevler Acil Servis önünde korku dolu anlar yaşanmasına neden oldu.Yangının büyümesiyle birlikte hastanenin Acil Servis önündeki bazı alanlarda da hasar meydana gelirken, ambulans 10 dakika içerisinde kullanılamaz hale geldi.İl Sağlık Müdürü Dr. Emre Boşnak, 2011 model olan ambulansın Şiran Devlet Hastanesinde kullanıldığını, yangının da hasta sevki sırasında henüz belirleyemedikleri elektronik bir arıza nedeniyle alev aldığını tahmin ettiklerini belirterek, olay olur olmaz kontrol altına alınarak hastanın ambulanstan başka bir ambulansla sevk edildiğini söyledi. Ambulansların sürekli bakımlarının sürekli yapıldığını kaydeden Boşnak, konuyla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattıklarını da sözlerine ekledi.
Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda Şehit Mezarları Araştırması Yapıldı
08 Ağustos 2014 Cuma - 09:33 Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda Şehit Mezarları Araştırması Yapıldı Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında yer alan Artabel Gölleri Tabiat Parkı'ndaki şehitlik ve savaş bulgularının araştırılması için oluşturulan komisyon saha çalışması yaparak Gülaçar köyünün yaşlılarını dinledi.Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdür Yardımcısı Cüneyt Aloğlu başkanlığında, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12 Bölge Müdürlüğü Şube Müdürü Ayşenur Yapar Şavşatlı, Bilgi Teknolojileri Uzmanı Mustafa Akça, Gümüşhane Şube Müdürü Emel Mazlum, Orman Mühendisi Nurten Lermioğlu, kurum görevlileri ve komisyon üyeleri Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda incelemelerde bulundu.Yaklaşık 5 saat boyunca daha önce ilde görev yapan gazeteciler tarafından tespiti yapılan 3 bin 136 metre rakımlı bölgeye ulaşmak için tırmanış gerçekleştiren komisyon üyeleri, önce Ahtabur Gölü'nün sırtlarında bulunan şehit mezarına ulaştı. Burada yapılan çalışmada insan kafatası ve kemiklerine ulaşan heyet üyeleri daha sonra mezarlığın hemen üzerinde yer alan siperlerin bulunduğu bölgeyi inceledi.Osmanlı-Rus savaşından kalma çok sayıda siper, karargah ve diğer binaların kalıntılarına rastlayan komisyon üyeleri buraların tamamının GPS ile koordinatlarını alarak fotoğraf ve video kamera kaydını da gerçekleştirdi.Buradaki çalışmalarını tamamlayan komisyon üyeleri daha sonra Gülaçar köyü yaylasına inerek burada çok sayıda insan kafatası ve kemik bulunduğu ifade edilen hastane kalıntılarında incelemelerde bulundu.Aloğlu, inceleme sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nın 1998 yılında 5 bin 859 hektarlık alanının tabiat parkı olarak ilan edildiğini hatırlattı.“OSMANLI-RUS HARBİNE AİT ÇOK SAYIDA VE CİDDİ BULGULARA ULAŞTIK”Tabiat Parkı sınırları içerisinde 18 adet buzul gölü bulunduğunu belirten Aloğlu, şunları söyledi:“Komisyon olarak Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın 3 bin 136 rakımında şehitlikle ilgili çalışmamız oldu. İnceleme yaptığımız alanda 1916-1918 yılları arasında Osmanlı-Rus Harbi yaşandı. Bu bilgiye Milli Savunma Bakanlığı’ndaki kayıtlardan ulaştık. Alanda yapılan çalışmalarda özellikle, hastanevari yapıların, siperlerin hatta mezarlıkların olduğunu birlikte çıktığımız araştırmacı gazetecilerle birlikte tespit ettik. Bugünkü çalışmamız 5 saatlik tırmanma, 2,5 saat dönüş olarak toplam 7,5 saatlik bir çalışmaydı. Bu çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz doneleri bir rapor halinde getirip Gümüşhane Valiliğine ve Milli Savunma Bakanlığı sunacağız.”Alanda yapılan incelemeler sonucunda 1916-1918 tarihlerinde Osmanlı-Rus Savaşı’nın yaşandığına dair ciddi bulgular elde ettiklerini dile getiren Aloğlu, “Kolay değil, 98 yıl önceki bir dönem. Alanda ciddi manada siperlerimiz mevcut. Alan 3 bin 136 rakım olduğu için yılın yaklaşık 10 ayı kar altında. Aynı zamanda yayla alanı, otlatma ve mera alanı olarak da kullanılan bir alan. Tahrip edilmiş. Dolayısıyla bizim tespit ettiğimiz 4-5 tane siperden ziyade çok daha fazla siperin olabileceğini tahmin ediyoruz. Bu inceleme araştırma komisyonu 7-8 kişiden kuruldu. Hep birlikte fotoğraflar ve kamera görüntüleriyle birlikte raporumuzu yazdığımızda Milli Savunma Bakanlığı’mızın bu konu üzerinde duracağını kanaati şahsen ekibin başı olarak bende oluştu” diye konuştu.Heyet daha sonra Gülaçar köyüne giderek Artabel Tatil Köyü Serender Evleri ve Atlı Turizm Merkezi'nde köyün yaşlılarından Fazlı Yüzüak (75), Necmi Yılmaz (65) ve eski muhtar Yüksel Yalçın’ı (58) yöreyle ilgili anlatılarını dinleyip not etti.“ŞEHİDİN KAFASINDAKİ OSMANLI FESİNİ BİLE GÖRDÜM”Anne ve dedelerinin anlattıklarından rivayetle bölgede sıcak savaşın olmadığını, karşılıklı top atışlarının olduğunu belirten 75 yaşındaki Fazlı Yüzüak, “Asker burada 2 yıl kaldı. Ben göllere yakın bir bölgede bulduğum bir şehit mezarında şehidin kafasındaki Osmanlı fesini de gördüm. Yaylanın karşısında hastane var. Biz çocuktuk, giderdik oraya. o taşların arasında metrelerce yükseklikte kemik yığınları vardı. Bir kısmını hayvanlar yedi, bir kısmını da köylüler gömdü” dedi.Yüzüak, bölgede farklı yerlerde çok sayıda alay, bölük kalıntıları, siper ve diğer kalıntıların bulunduğunu belirterek, “Bu dağlarda fakirlik zamanlarında kazmalarla kazıp, sırtlarında çuvallarla bulunan silah, mermi, Rus’ların kullandığı konservelerin kutularını ve diğer değerli metalik eşyaları bulup sattılar” şeklinde konuştu.“ŞEHİDİN PALASKASI ÜZERİNDEYDİ”Köy sakinlerinden Necmi Yılmaz ise heyetin inceleme yaptığı mezarlığı kendisinin gördüğünü belirterek, "Şehidin belinin olduğu kısım henüz çürümemişti. Atletimi çıkarıp onu sardım ve tekrar defnettim. Belinde palaskası hala duruyordu" ifadelerini kullandı. Köylüler mevcut siperlerde hala mermilerin bulunduğunu da sözlerine ekledi.Gümüşhane’de görev yapan bir grup gazeteci bölge halkının beyanlarına ve Genelkurmay Başkanlığı’nın “Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi 3. Ordu Hareketi” kitabına dayanarak geçtiğimiz Eylül ayında 3 bin 136 metre rakımlı bölgede siper ve şehit mezarlıklarının yerini belgelemiş ve kamuoyuna aktarmıştı.