Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03:19 Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:39 Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:37 Süleymaniye Mahallesinde taştan fışkıran ’Draba Çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane´nin tarih kokan sokakları ve devasa kayalıkları, baharın gelişiyle birlikte adeta altın rengine büründü. Şehrin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde, halk arasında "Dolama" çiçeği olarak bilinen Draba çiçekleri, sert kayaların arasından fışkırarak görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin kadim yerleşimi Süleymaniye Mahallesi, bugünlerde doğanın sıradışılığına tanıklık ediyor. Hiç toprak olmayan devasa kayalıkların göbeğinden fışkıran sarı Draba çiçekleri hem tarihi dokuyu süslüyor hem de görenlere taşın can bulmuş halini sunuyor. Gümüşhane´nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı Draba olan, yöre halkının ise "Dolama" çiçeği dediği bu özel tür, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahallenin yerlisi olan Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek bu görsel şöleni şu sözlerle anlattı: "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında Draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimliğe bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor." Yağmur bereketiyle taşlar bile çiçek açtı Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhanemize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (Dolama) Çiçeği Nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen Draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor. Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. (RE-ÖS-Y)
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:35 Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’de İptal Edilen Yayla Şenliğinin Yerine Filistin İçin Program Düzenlendi
01 Ağustos 2014 Cuma - 08:54 Gümüşhane’de İptal Edilen Yayla Şenliğinin Yerine Filistin İçin Program Düzenlendi Gümüşhane’de Birleşen Altın Köyler Derneği (BAKDER) tarafından 29 Temmuz günü için planlanan ve İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliam nedeniyle iptal edilen yayla şenliğinin yerine mevlidi şerif okutuldu.Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa Milletvekili Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Zor ve yöneticiler, BAKDER Başkanı Engin Çelik ve vatandaşlar katıldı.Programda konuşan Milletvekili Üstün, Gümüşhane’de ki şenliklerin iptal etmelerinin ve formatlarını değiştirmelerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, bu duyarlılıkları için hepsine teşekkür etti.Türk milletinin asaletini ve büyüklüğünü gösterenin kardeşinin acısını hissetmesi olduğunu belirten Üstün, “Yaşadığımız acı ve sıkıntılar nedeniyle her yaz sezonunda şenlikler ve insanların bir araya gelip kaynaşmalarına vesile olacak programlar iptal edilir. Bunların tek amacı yaşadığımız acı ve sıkıntılardır.” dedi.Dünya nüfusunun yüzde 23’ünün Müslümanlardan oluştuğunu fakat akan kan ve zulmün yüzde 100’ünün Müslümanların olduğu bölgelerde olduğuna vurgu yapan Milletvekili Üstün, bunda herkesin vebali olduğunu, bir araya gelememenin, beraber hareket edememenin sıkıntısının olduğunun bilinmesi gerektiğini söyledi.“OSMANLI’DAN SONRA İSLAM COĞRAFYASI BİR ARAYA GELEMEDİ”Bütün Müslüman ülkelerin bir kardeşinin acısında hep beraber ayağa kalkabilse, bu acı ve bu zulümlerin yapılamayacağını dile getiren Üstün, Osmanlı’dan sonra bölünen İslam coğrafyasının çeşitli sebeplerle bir araya gelemediğine değindi.Artık buğz eden veya diliyle düzeltmeye çalışandan ziyade eliyle düzeltmek zorunda olan bir İslam ülkesine ihtiyaç olduğunun altını çizen Milletvekili Üstün, bu görevin Türk milletine ait olduğuna inandığını belirterek, “Onun için hep beraber daha güçlü bir ülke olmak zorunda olduğumuzu, Allah rızası için çalışarak, kol kola verip, kenetlenip daha güçlü bir ülke olmak zorunda olduğumuzun bilincinde olmamız gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.Milletvekili Üstün, konuşmasını bütün İslam coğrafyasındaki zulmün biran önce sonlanması dileği ve bu konuda ki dua çağrısıyla sonlandırdı.“DİN KARDEŞLERİMİZ BU ACIYI YAŞARKEN, BİZİM ŞENLİK DÜZENLEMEMİZ UYGUN OLMAZDI”BAKDER Başkanı Engin Çelik ise vefa ve kardeşliği, birlik ve beraberliği yaşamak için böyle bir program tertiplediklerini belirterek, 29 Temmuz tarihi için planladıkları yayla şenliğinin tüm hazırlıklarının tamamlandığını fakat İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar sonrası başta çocuklar olmak üzere çok sayıda Müslüman’ın hayatını kaybetmesinin tüm İslam aleminde olduğunu gibi kendilerinde de çok büyük üzüntüye sebep olduğunu, bu nedenle de "Din kardeşlerimiz bu acıyı yaşarken, bizim şenlik düzenlememiz uygun olmaz" düşüncesiyle şenlik programının yerine böyle bir programı tertip ettiklerini söyledi.Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda merkez Kemaliye camii din görevlilerinden oluşan heyetin mevlid okurken ayrıca Filistin’le ilgili şiirler de seslendirildi.Sinevizyon gösterisinin de gerçekleştirildiği program çıkışında Gazze için yardım toplandı.
Gümüşhane İl Özel İdaresinde Bayramlaşma Töreni Yapıldı
31 Temmuz 2014 Perşembe - 11:12 Gümüşhane İl Özel İdaresinde Bayramlaşma Töreni Yapıldı Gümüşhane İl Özel İdaresi, son 20 yıldır aralıksız her bayram sonrası gerçekleştirdiği personel bayramlaşmasını Ramazan Bayramı tatilinin ardından ilk mesai gününde gerçekleştirdi.Kurumun Yeni Mahallede ki hizmet binasında bulunan sosyal tesislerde gerçekleşen bayramlaşma törenine İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, Genel Sekreter Yardımcıları Bayram Akçay, Selahattin Kocaman, birim müdürleri, Yol-İş Sendika Temsilcisi İlyas Kocaman, işçi ve memur personel tam kadro katıldı.Törende personeline seslenen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, bayramın feyzine uygun olarak her günü bayram gibi idrak edip yaşamayı diledi.“VATANDAŞIN AYAĞINI ÇAMURDAN KORUYORSAK, SAĞLIKLI BİR İÇME SUYU VE SULAMA SUYU İLE BENZERİ ALTYAPI TESİSLERİ GÖTÜREBİLİYORSAK BUNLAR ÖNEMLİ MEMNUNİYET DUYGULARIDIR”Özel İdare olarak çok geniş kapsamlı görevleri ifa ettiklerini ve bunun yansımalarını da bazen arazide bazen sokakta, caddede gördüklerini belirten Akdoğan, “Bu manada vatandaşlarımızdan sık sık memnuniyet alıyoruz. Vatandaşın ayağını çamurdan koruyorsak, sağlıklı bir içme suyu ve sulama suyu ile benzeri altyapı tesisleri götürebiliyorsak bunlar önemli memnuniyet duygularıdır. Bu tür memnuniyetler, hayır duaları kesinlikle maddi bir değerler ölçülemez, maddi karşılığı yoktur. Bu manada alın ve beyin teri sarf eden herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” dedi.“YETERLİ YAĞIŞ OLMAYINCA KÖYLERDE İÇME VE SULAMA SULARINDA BARİZ AZALMA OLDU”Gümüşhane’de bu yıl yeterli yağış olmaması nedeniyle özellikle içme ve sulama sularında bariz bir azalma olduğunu ve köylerdeki sıkıntıların had safhada olduğunu ifade eden Akdoğan, bu noktada içme ve sulama sularıyla ilgili personelden daha fazla özveri isteyerek, problemleri çözerken yeni problemler çıkarmamalarını istedi.Özel İdare olarak yasalarla kendilerine verilen görevleri iş ahlakına ve etiğine uygun olarak titiz bir şekilde devam ettirmeleri konusunda personeline uyarılarda bulunan Akdoğan, tüm idareci ve çalışanların Ramazan Bayramını kutladı.Törende daha sonra bayramlaşma etkinliği gerçekleştirildi.
Gümüşhane'nin 5 Günlük Kaza Bilançosu: 18 Kaza 2 Ölü 47 Yaralı
30 Temmuz 2014 Çarşamba - 19:35 Gümüşhane'nin 5 Günlük Kaza Bilançosu: 18 Kaza 2 Ölü 47 Yaralı Gümüşhane'de geçtiğimiz Cuma günü başlayan Ramazan Bayramı tatilinin beş günlük ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası bilançosu ortaya çıktı.İl Sağlık Müdürü Dr. Emre Boşnak, tatil süresince il genelinde 18 ayrı trafik kazasında 2 kişinin öldüğünü, 47 kişinin yaralandığını söyledi.Son yılların en kalabalık bayramını geçiren Gümüşhane'de özellikle il dışından gelen gurbetçilerin yoğun bir şekilde sıla-i rahim yaptıklarını kaydeden Boşnak, tüm uyarılara rağmen 5 günde 18 trafik kazasının çok fazla bir rakam olduğunu söyledi.Ölümlü kazalardan birisinin Zigana Dağındaki tarihi yolda, diğerinin de Şiran ilçesinde gerçekleştiğini dile getiren Boşnak, kazalarda yaralananların büyük bir çoğunluğunun Gümüşhane Devlet Hastanesine kaldırıldığını, il dışına 6 vakanın gönderildiğini kaydetti.Boşnak, bayram tatilinde trafik kazası kaydı olmayan tek ilçenin Kelkit ilçesi olduğunu, Merkez ilçede 9, Torul ilçesinde 4, Şiran ilçesinde 3, Kürtün ve Köse ilçelerinde de birer kaza gerçekleştiğini sözlerine ekledi.En çok kazanın arefe günü ve bayramın ilk günü olduğunu ifade eden Boşnak, 25 Temmuz günü 2, 26 Temmuz günü 2, 27 Temmuz günü (Arefe) 4, 28 Temmuz günü 4 (Bayramın ilk günü), 29 Temmuz günü 3 ve 30 Temmuz günü de 3 kaza meydana geldiğini belirtti.
Bakanlar Çimen Yaylasında
29 Temmuz 2014 Salı - 23:46 Bakanlar Çimen Yaylasında Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Gürleyik köyü sınırları içerisindeki Çimen yaylası 2 bakan, 2 vali, 4 milletvekili ve 2 belediye başkanını ağırladı.Helikopterle Erzincan'dan yaylaya gelen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, vatandaşlarla buluştu.Katılımcıların uzun kuyruklarla karşılandığı programa Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Gümüşhane Milletvekilleri Doç. Dr. Kemalettin Aydın, Feramuz Üstün, Erzincan Milletvekili Selahattin Karakelle, Erzincan Valisi Abdurrahman Akdemir, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, İstanbul Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Hakkı Gündüz, kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.Gümüşhane ve Erzincan illerinin ortak kullandığı 2 bin 300 metre rakımlı yaylada vatandaşlara seslenen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Türklerin hiçbir zaman devlet başkanını kendisinin seçmediğini hatırlatarak 10 Ağustos tarihinde yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi için destek istedi.Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle birlikte Çankaya’nın sahibinin millet olacağını belirten Bakan Yılmaz, “Siz kimi seçerseniz onu denetlersiniz. Beğendiklerinizle yola devam, beğenmediklerinize teşekkür ediyorsunuz. Bu bir bayrak yarışıdır. Ama Çankaya’yı bugüne kadar millet seçmiyordu” dedi.“ÇANKAYA SİSTEMİN KİLİT TAŞI”Çankaya’nın sistemin kilit taşı olması nedeniyle çok önemli olduğunu belirten Bakan Yılmaz, Türkiye’de vesayet makamlarının var olduğunu, milletin yüzde 99’unun ne derse desin geriye kalan azınlığın dediğinin olduğu bir dönemin yaşandığını söyledi.“ATATÜRK CHP BAŞKANI DEĞİL MİYDİ?”Türkiye’de 1961 yılına gelinceye kadar bir kuvvetler ayrımı olmadığını, bundan sonra gelen kuvvetler ayrımının ise bu milletin egemenliğinin tecelli ettiği Büyük Millet Meclisinden güvenoyu almış hükümete fren uygulamak olduğunu kaydeden Bakan Yılmaz, “Cumhurbaşkanı siyaset dışı olsun diyorlar. Atatürk CHP’nin başkanıydı, İnönü hem cumhurbaşkanlığı hem de CHP’nin başkanlığını yaptı, Celal Bayar DP’nin kurucusudur. Türkiye’de son dönemde 4-5 kişi uzlaştığı zaman milletin, cumhurun başına bir başkan gelmiştir. Siyaseti dışı kalsın demek, halkın taleplerine duyarsız kalsın demektir. Ama halkın taleplerine duyarsız kaldığınızda da Türkiye’nin ileri gidebilmesi mümkün değil.” diye konuştu.“TÜRKİYE ŞUANDA SON 200 YILIN EN GÜÇLÜ DÖNEMİNDE”Türkiye’de şuanda Cumhurbaşkanı ile uyumlu bir iktidarın olduğunu ve ondan dolayı da Türkiye’nin şuanda son 200 yıllık Türk devletinin en güçlü döneminde olduğunun bilim adamları tarafından ifade edildiğini dile getiren Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:“Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki fark şu: Türkiye eskiden yardım alan bir ülkeydi. Bugün ise dünyada en fazla yardım yapan dördüncü ülke. İsrail’e işgalci diyen, darbeciye darbeci diyen, işgalciye işgalci, Beşer Esed’e katil diyen, Maliyi’ye de yanlış politika uygulayansın diyebilen bir ülke.”Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ile Binali Yıldırım’ın yaptığı konuşmaların ardından vatandaşlar bakan ve milletvekilleri ile valilere sorunlarını doğrudan aktarma imkanı buldukları sohbet gerçekleştirdi.
Bakan Işık Gümüşhane’de
29 Temmuz 2014 Salı - 14:16 Bakan Işık Gümüşhane’de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gümüşhane’de paralel yapıya ilişkin açıklamalarda bulundu.Bir dizi inceleme ve bayram ziyaretlerinde bulunmak üzere Gümüşhane’ye gelen Bakan Işık, milletvekilleri Doç. Dr. Kemalettin Aydın ve Feramuz Üstün’le birlikte valilik ve belediyeyi ziyaret etti. Vali Yücel Yavuz ve Belediye Başkanı Ercan Çimen’den brifing alan Bakan Işık, belediye ziyareti sırasında bir gazetecinin, “Teknolojinin etkin olduğu bir operasyon sürecini yaşıyoruz” sözleri üzerine bir değerlendirme yaptı. Teknolojinin çok hızlı geliştiği bir çağda yaşadığımızı ve bu çağın adının da dijital çağ olduğunu belirten Bakan Işık, dijital çağda teknolojin insanlara çok önemli fırsatlar sunduğunu fakat bu fırsatların iyiye kullanılmasının topluma hizmet, kötüye kullanılmasının da toplumu tehdit ettiğini söyledi. Özellikle belli alanların devlet güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştığını dile getiren Bakan Işık, “Bu kriptolu telefonların dinlenmesi Türkiye’de devlet güvenliğinin tehdidi anlamına geliyor” dedi.“EĞİTİMLE, HİZMETLE UĞRAŞAN NİYE BU ÜLKENİN BAŞBAKANINI DİNLESİN”Paralel yapıyla mücadeleyi kavrayamayanlara “Bir ülkenin Başbakanını, Genelkurmay Başkanını, MİT Müsteşarını, Anayasa Mahkemesi Başkanını, hatta Cumhurbaşkanını, devletin tüm üst düzey görevlilerini kim dinlemek ister ve niçin ister?” sorusunu yönelten Bakan Işık, "Bizim bildiğimiz bir ülkenin üst düzey devlet görevlilerini başka ülkelerin istihbarat birimleri dinler veya izler. Şimdi kritik soru şu; bu paralel yapı hangi istihbarat örgütüne hizmet ediyor? Yoksa kendi halinde eğitimle, hizmetle uğraşan bir yapı niye Genelkurmay Başkanını dinlesin, niye Başbakanını, MİT Müsteşarını, niye Dışişleri Başkanını dinlesin? Buna bir ihtiyaç duymaz ki. Eğitimle, Dışişleri Bakanlığı’nı dinlemenin ne bağlantısı olabilir? Hizmetle MİT Müsteşarlığı’nın ne bağlantısı olabilir?” diye konuştu.“BU ÜLKE YENİÇERİ OCAĞI’NI LAĞVETMİŞ BİR ÜLKEDİR”Bu konunun devletin güvenliği meselesi haline geldiğini dile getiren Bakan Işık, yargının bu paralel yapının tüm bağlantılarını ortaya çıkarıp mutlaka mahkeme önünde hesap vermesini sağlaması gerektiğinin altını çizerek, “Bu Türkiye’nin geleceği meselesidir. Bu ülke Yeniçeri Ocağı’nı lağvetmiş bir ülkedir. Kendi sınırlarının dışına çıktığı için Yeniçeri Ocağı’nı, komple bir orduyu kaldırmış bir ülkedir. Öyle devletin içine sızan çetelerle mücadele etmekten çekinmez. Paralel yapıyla mücadele de bu noktada yürüyor” dedi.
Kelkit'te İsrail Lanetlendi
26 Temmuz 2014 Cumartesi - 21:32 Kelkit'te İsrail Lanetlendi Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde İsrail’in Gazze’de uyguladığı katliam düzenlenen dev mitingle lanetlendi. Mitingde İsrail bayrağı yakıldı.Kelkit Özgür Filistin Platformu tarafından gerçekleştirilen mitingle Kelkit halkı, Gazze’ye sesini ulaştırarak, mazlumun yanında zalimin karşısında yer aldığını gösterdi.Mitinge 22. dönem Milletvekili Sabri Varan, İl Genel Meclis Başkanı Şerif Bayraktar, Kelkit Kaymakamı Ozan Gazel, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz, AK Parti İlçe Başkanı Yusuf Aydın, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclis Üyeleri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.Müftülük önünde başlayan yürüyüşte, Aydın Doğan Caddesi geçilerek Ayvazoğlu Otel önünde kadar Siyonist İsrail'in saldırıları lanetlenerek protesto edildi.Mitinge katılan vatandaşlar “Gazze Halkı Yalnız Değildir!”, “Siyonist Elçilik Kapatılsın!”, “Kahrolsun İşbirlikçi Hainler!”, “Katil İsrail Filistin’den Defol!”, “Kuduz İsrail Hesap Verecek”, “Katil ABD Ortadoğu’dan Defol!”, “Gazze’ye Direnişe Bin Selam!”, “Hamas’a Selam Direnişe Devam!” sloganlarının atıldığı eylemde "Bebekler Ölüyor Dünya İzliyor", "Gazze Kelkit Elele", "Tek Çare İslam Birliği", "Mehmetçik Gazzeye", “Gazze Siyonist Katillere Mezar Olacak!”, “Yaşasın Filistin İslami Direnişimiz!”, “Filistine Uzanan Eller Kırılsın" “Gazze Seninleyiz!”, “Cihat Farzdır “Siyonizm Yenilecek, İslami Direniş Kazanacak!” pankart ve dövizlerini taşıdı.Milli Egemenlik Meydanında kurulan platformda meydandaki topluluğa hitaben bir konuşma yapan Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, İsrail’in Gazze katliamına tepkisini her fırsatta dile getiren Kelkit halkına teşekkür ederek, “İnsanlık tarihinin karanlık sayfalarına baktığımız zaman karşımıza hep İsrail oğullarının kirli ve kan dökücü katliamları çıkmaktadır. Peygamberler tarihinde de yine aynı karanlık ve elli kanlı yüzleri görmekteyiz. Dün olduğu gibi bu günde aynı senaryo ve o katillerin torunları sahnede yerlerini almış dedelerini aratmayacak hunharlıkları sergilemekte ve Müslümanların kanını akıtmaktadırlar. Kendilerine gelen Peygamberleri öldürmekten çekinmeye, yumurtalarını pişirmek için koca bir dünyayı ateşe verecek kadar acımazsız, Hz Musa vasıtasıyla Yüce Allah ile pazarlık yapmaya kalkışacak kadar sapıtmış bir milletten başka ne beklenir ki. Doğu Türkistan da, Arakan da, Myammar’da, Çeçenistan da ve Suriye’de Müslüman kanı döken bu caniler, isimleri farklı olsa da aslında hepsi İsrail Oğullarının torunları, evlatlarıdır. Çok şey söylemeye gerek yok. Orda bir savaş veriliyor ve bu Gazzelilerin savaşı değil. Bu Filistinlilerin de savaşı değil. Bu İslam’ın küfürle savaşı küfründe İslam’la savaşıdır.” dedi.Gazze’dekilerin İslam’ın izzetinin savaşını verdiğini belirten Yılmaz, “Allah’la savaşta hiçbir beşer savaşı kazanamamıştır. Hiçbir devlet savaşı kazanamamıştır. Allah’la savaşta her zaman asiler, mücrimler kaybetmişlerdir. Bugün Elhamdülillah Gazze’den cennetin yolcuları gidiyor, bebekler cennete gidiyor, kadınlar cennete gidiyor, Allah yolunun mücahit erleri cennete gidiyor. Gazze İslam’ın savaşını veriyor. Gazze’dekiler Kudüs’ün savaşını veriyor, İslam’ın izzetinin savaşını veriyor. Bizler bugün en azından diyoruz ki dert sahibi olalım. Derdimiz bizi söyletsin, derdimiz bizi Gazzeli kardeşlerimize sahip çıkmaya yöneltsin.” ifadelerini kullandı.Malatya Meşale Eğitim-Kültür ve Yardımlaşma Derneğinden gelen Araştırmacı Yazar Ebubekir Yaşa, bu katil rejime destek verenlerin ümmetin vicdanında asla affedilmeyeceğini belirterek, BM, ABD, Arap Birliği gibi güçlerden medet ummanın Müslümanlara yakışmayacağını söyledi ve Gazze’deki direnişle dayanışma içinde olmanın İslam aleminin görevi olduğunu söyledi.Konuşmaların ardından küçük bir çocuğun okuduğu "Gazze" şiiri duygusal anların yaşanmasına neden oldu.Konuşma kalabalık grubun sloganlarıyla sık sık kesilirken DİVA-Sen Gümüşhane İl Başkanı Şemşettin Cinemre tarafından dua edildi. İsrail bayrakları ateşe verildiği programda eyleme destek veren kadınlarda büyük Filistin bayrağı açarak sloganlar atarak tepkilerini dile getirdi.
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de
25 Temmuz 2014 Cuma - 16:05 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gümüşhane temaslarının ikinci gününde AK Parti İl Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'nü ziyaret etti.Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar’la birlikte parti binasında partililere seslenen Bakan Çelik, 10 Ağustos tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dikkati çekti.“HEM BÖLGE SORUNLARINA HEM DE ÜLKE SORUNLARINA VAKIF OLAN BİRİSİNİN CUMHURBAŞKANI OLMASI 77 MİLYON İÇİN BÜYÜK BİR ŞANSTIR”Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’yi karış karış bildiğini, 10 yıl içerisinde 20-25 kez gittiği iller olduğunu, gitmediği, uğramadığı il olmadığını hatta birçok ilçeye de gittiğini kaydeden Bakan Çelik, “Başbakanımız adım adım Türkiye’nin projelerini takip ediyor. Hangi noktadayız, gelecek yıl hangi noktaya geleceğiz, önümüzdeki beş yıl ne yapacağız, önümüzdeki on yıl ne yapacağız, önümüzdeki 50 yıl Türkiye’yi nasıl planlamalı, bunlarla meşgul. Bunlarla yatıp kalkan bir Başbakan var, siyasi lider var. ‘Ne olacak Suriye’nin hali diye dertlenen, ‘ne olacak Balkanların dağınık hali’ diye içi sızlayan, koskoca Osmanlı coğrafyasındaki kardeşlerimizi, dostlarımızı, akrabalarımızın sorununu kendisine dert edinen bir lider var. Dolayısıyla, böyle milimetrik olarak hem bölge sorunlarına hem de ülke sorunlarına vakıf olan birisinin cumhurbaşkanı olması 77 milyon için büyük bir şanstır. Çünkü bu vasıfları taşımak kolay bir hadise değil” dedi.“CHP İLE MHP’NİN BİR ARAYA GELMESİNİN TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ AÇISINDAN ÇOK NORMAL BİR ŞEY DEĞİL”Muhalefet partilerinin çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu’nu eleştiren Bakan Çelik, CHP ile MHP’nin bir araya gelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından çok normal bir şey olmadığını belirterek, “Haydi bunlar diyelim bunlar bir araya geldi, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin orada ne işi var. Başbakanımız bu hizmetleri yaptı, yaptı, yaptı, karış karış Türkiye’ye hizmet etti ve şimdi diyor ki, ‘ben bunu taçlandırmak istiyorum’ diyor. Onlarda böyle bir şey var mı? Hizmet anlayışı var mı, 5 yıllık, 1 yıllık, 6 aylık, 6 senelik bir plan ve proje var mı, yok. Bir proje var, böyle mahfillerde bu olayı oluşturalım, şu Tayyip Erdoğan’ı şu Türk siyasetinden uzaklaştıralım. Ana proje Erdoğan’ın gitmesi. Buna bu şekilde bunların gücü yetmez.” diye konuştu.CUMA NAMAZINI KEMALİYE CAMİİNDE KILDIParti ziyaretinin ardından Kemaliye Camiinde Cuma namazını kılan Bakan Çelik, Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesi'ndeki tarihi camide ve bölgede incelemelerde bulundu.Daha sonra Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz’un başkanlığındaki heyetle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğünü ziyaret eden Bakan Çelik, burada İl Müdürü Aytaç Üzülmez’den brifing aldı.“HEDEFİMİZ 81 İLDE BİN 700 MERKEZDEN SOSYAL GÜVENLİK HİZMETİ SUNMAK”Sosyal Güvenlik Kurumunun çok önemli bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Çelik, hedeflerinin Türkiye’de 81 ilde bin 700 merkezden sosyal güvenlik hizmetlerini vatandaşlara sunmak olduğunu söyledi.Türkiye’de yüzde 52’lerde olan kayıt dışı istihdamı yüzde 33’lere çektiklerini, bunun önemli bir gelişme olduğunu belirten Bakan Çelik, kayıt dışılığın önüne geçilmesi gerektiğini, yüzde 33’lük kayıt dışılığın takriben yıllık maliyetinin 25-30 milyar lira civarında olduğunu kaydetti.“ÇOK HASSAS, ÇOK DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BİR KURUMUMUZ”Türkiye’nin petrolü olan, doğalgazı olan bir ülke olmadığını dile getiren Bakan Çelik, “Vatandaştan aldığınız vergilerle, elde ettiğiniz imkanları vatandaşa döndüren bir ülkeyiz. İyi bir yönetim sergilerseniz, yatırımı yaparsanız vatandaşın günlük hayatını kolaylaştırırsınız. Ama iyi bir yönetim sergileyemezseniz başka bir kaynak olmadığı için, kaynak vatandaş olduğu için bu vatandaşın kaynağını da kötü kullanacağınızdan dolayı ülkenin geleceğini tehlikeye atarsınız. Bazı Bakanlıklarımızın bütçesi 500 milyar liradır. Sosyal güvenlikte ise sağlıkta bir kalemi yanlış oynatsanız 1 katrilyon lira kaybınız veya geliriniz olur. Bu kadar hassas. Onun için burası yanlış kabul etmeyecek, yanlışın hiç geçmeyeceği bir kurumdur. Çok hassas, çok dikkat edilmesi gereken bir kurumumuz” dedi.“DENETİM YAPACAĞIZ DİYE VATANDAŞIN BİR HAFTALIK MÜHLET İÇERİSİNDE ÇÖZEBİLECEĞİ BİR İŞİ DE VATANDAŞA SIKBOĞAZ YAPIP, HAYATINI KARATMAK DOĞRU OLMAZ”Rehberlik ve denetim hizmetlerinin vatandaşın hayatını bezdirmemesi gerektiğinin altını çizen Bakan Çelik, şöyle konuştu:“Denetim yapacağız diye vatandaşın bir haftalık mühlet içerisinde çözebileceği bir işi de vatandaşa sıkboğaz yapıp, hayatını karatmak doğru olmaz. Rehberlik görevi onun için zaten. Rehberlik ve teftiş dememizin sebebi yol gösterici olmak ve yapıcı bir yaklaşım içerisinde olmak. Vatandaşın bağrında yaşamaktan zevk duyduğu bir devlet anlayışını bu yönlendirmelerle, bu rehberliklerle yapabiliriz. Ama özellikle söylüyorum: Çok tehlikeli ve tehlikeli işlerde müsamaha olmaz. Çünkü orada insan canı tehlikeye giriyor. Oralarda çok daha hassas olunması gerekiyor.”“15 MİLYON İŞYERİ VE KİŞİYİ İLGİLENDİREN PRİM YAPILANDIRMASI TBMM’DE”Ülke genelinde yaklaşık 15 milyon işyeri ve kişiyi ilgilendiren 100 milyarlık bir prim yapılandırmasının şuanda TBMM’de görüşüldüğünü ifade eden Bakan Çelik, bu yapılandırmanın çok önemli olduğunu belirterek, yapılandırma yürürlüğe girer girmez alacakların tahsili konusunda ilave bazı birimler oluşturarak çalışma yapılması gerekebileceğini söyledi.Bakan Çelik, emekli memurlar ile Bağkurlular'ın emekli maaşlarının da Ramazan ayından önce ödenmeye başladığını sözlerine ekledi.Buradaki ziyaretinin ardından Torul ilçesine bağlı Cebeli köyü sınırlarındaki Damlataşı Karaca Mağarası'nı ziyaret eden Bakan Çelik, daha sonra Bayburt iline hareketle Gümüşhane’den ayrıldı.
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de (2)
24 Temmuz 2014 Perşembe - 23:27 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de (2) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Belediye Başkanlığı tarafından şehir tarihinde ilk kez düzenlenen “Gümüşhane Tek Sofrada Buluşuyor” etkinliğiyle yaklaşık 3 bin kişiyle aynı anda iftar yaptı.Gümüşhane temasları kapsamında ilk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Çelik’e burada Vali Yücel Yavuz tarafından brifing verildi. Bakan Çelik, daha sonra beraberinde Vali Yavuz, Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz ve İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar’la birlikte Belediye Başkanlığını ziyaret ederek Başkan Ercan Çimen’den brifing aldı.“GÜMÜŞHANE ŞANTİYEYE DÖNDÜ”Burada yaptığı açıklamada Gümüşhane’nin önemli ve güzel bir Anadolu şehri olduğunu ifade eden Bakan Çelik, “Büyük şehirlerde yaşamak artık bir çile. İnsanlar tatil olsun, bayram olsun, yaz gelsin de bir an önce doğduğumuz yere koşalım diye bir beklenti içerisindeler. O beklentiyi gerçekleştirirlerken doğdukları yerlere gidince keşke gitmeseydik dememeleri gerekiyor. Gümüşhane bu noktada şantiyeye döndü. İnanıyorum ki buradan göç eden birçok hemşehrimiz geri dönecektir” dedi.“YALNIZ 5-6 İLİN KALKINDIĞI BİR TÜRKİYE DEĞİL, 81 İLİN KALKINDIĞI BİR TÜRKİYE ÖZLEMİYLE BU YOLLAR, ALTYAPILAR YAPILIYOR”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetleri olarak gayretlerinin dengesiz büyüyen ve 30-40 yılını çok verimli kullanamayan Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresini dengeli hale getirmek ve her yeri yaşanabilir, özlenebilir hale getirmek olduğunu kaydeden Bakan Çelik, “Yalnız 5-6 ilin kalkındığı bir Türkiye değil, 81 ilin kalkındığı bir Türkiye özlemiyle bu yollar, altyapılar yapılıyor. Vatanseverlik de böyle bir şey. En ufak bir çakıl taşını bile seveceksiniz. Bu yatırımlar işte bunun için yapılıyor” diye konuştu.Bakan Çelik, kendisini takip eden belediye başkanlarına da Toplum Yararına Program (TYP) taleplerinin Eylül ayının ortalarından itibaren yerine getirileceğini belirterek, şunları söyledi: “Eylül ayının 15’inde bunları bize bildirin, geri çevirmeyeceğimizi de bilin. Yeter ki insanlarımız çalışsın, evlerine ekmek götürsünler.”BAKAN ÇELİK 3 BİN KİŞİLİK SOFRADA ORUCUNU AÇTIBakan Çelik, daha sonra Belediye Başkanlığı önünde Atatürk Caddesi'nin komple trafiğe kapatılarak masaların konulmasıyla oluşturulan 3 bin kişilik iftar sofrasında Gümüşhanelilerle birlikte orucunu açtı.“SİYONİST İSRAİL YÜZÜNDEN BU RAMAZAN AYI HÜZÜN VE GÖZYAŞI AYI OLDU”Bakan Çelik, burada yaptığı konuşmada bu yıl ki Ramazan ayının insanlıktan nasibini almayan Siyonist İsrail’in işlediği cinayetlerden dolayı hüzün ve gözyaşı ayı olarak geride bırakıldığını söyledi.“BU MAZLUMLAR HEM DÜNYADA HEM UKBADA BU HAKLARINI ONLARDAN SÖKE SÖKE ALACAKLARDIR”İftar ve sahur sofralarının matem sofrası haline geldiğini kaydeden Bakan Çelik, dünyanın insan olmaktan utanılır olduğu bir noktaya taşındığı bir süreci yaşadıklarını belirterek, “Elbet bir gün bu devran dönecek. Bu mazlumlar hem dünyada hem ukbada bu haklarını onlardan söke söke alacaklardır, bundan hiçbir endişemiz yok. Yuvayı yıkanın yuvası olmaz. Yükselen ahlar biz inanıyoruz ki adrese ulaşacak. Böyle zulüm dünyada görülmedi.” dedi.“FİRAVUNA KALMAYAN DÜNYA NETENYAHU’YA, ESED’E KALMAYACAK”“Firavuna kalmayan dünya Netenyahu’ya, Esed’e kalmayacak” tespitinde bulunan Bakan Çelik, şöyle konuştu: “Dünya Nemrutlara, Firavunlara, Hitlere kalmadı. İnanıyoruz ki Netenyahulara da, Esedlere kalmayacak inşallah. Lafa gelince herkes çok şey konuşuyor. İnsan hakları, demokrasi, hak hukuk dilden düşürülmüyor. Nerede hak, hukuk, insan hakları.”“ZALİMLİĞE KILIF UYDURMAYA ÇALIŞANLARLA NE YAZIK Kİ AYNI GÖK KUBBENİN ALTINDA YAŞIYORUZ”İstanbul’da 3 ağaç kesilecek diye bütün dünyanın ayağa kaldırıldığını dile getiren Bakan Çelik, “Dünyayı ayağa kaldıranlardan şimdi tek ses yok. Tırnaklarına zarar gelince dünyayı ayağa kaldırıyorlar ama İslam coğrafyasında yaşanan katliamlara karşı suskun bir vaziyetteler. Amerika da susuyor, hatta destek veriyor. Savunma ve kendisini koruma hakkıymış gibi yakıştırmalar yapıyorlar. Zalimliğe kılıf uydurmaya çalışanlarla ne yazık ki aynı gök kubbenin altında yaşıyoruz. İnsan buna da üzülüyor” ifadelerini kullandı.10 AĞUSTOS CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ“Türkiye her alanda güçlü olmalı” diyen Recep Tayyip Erdoğan için birilerinin rahatsızlık duyduğunu belirten Bakan Çelik, 10 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bütün vatandaşların neler olup bittiğini düşünerek ona göre tercih ve kararlarını vermek durumunda olduklarını söyledi.“ONLARIN ÇATI ADAYI VARSA BİZİM DE ÇAKI GİBİ ADAYIMIZ VAR”10 Ağustos seçimlerinin önemli bir kavşak olduğunu dile getiren Bakan Çelik, “12. Cumhurbaşkanını seçeceğiz. Odalarda belirlenen adaylar mı, yoksa millet mi, halk mı, halkın adayı mı seçilsin diye huzurlarınıza geliyoruz. Çatı, matı mı? Doğru 10 tane parti bir arada oldu, adlarını bilemediğimiz partiler bir araya geldi, çatı kurdular, çatı var da temel var mı? Kiriş, kolon, oda var mı? Onların çatı adayı varsa bu milletin de çakı gibi adayı var. Gecesini, gündüzünü bu millet için tüketen ve bu milletin güçlü olması için, emperyalistlere, bu topraklarda emelleri olanlara, bu milletin güçlü olmaması için mücadele edenlere karşı duran bir Başbakan var. 12 yılda 20 yaş ihtiyarlayan bir Başbakanımız var. O Başbakan 'milletimi arkama alarak ben Cumhurbaşkanı adayıyım' diyor. Diğerleri de tavanı olmayan bir çatıda buluşarak 'aday çıkarıyoruz' diyorlar. Bunları milletimiz çok güzel şekilde değerlendirecektir” diye konuştu.“BİZ KOLTUKLARDAN GÜÇ ALAN ADAM OLMADIK, KOLTUKLARA BİR ŞEY VERMEYE ÇALIŞTIK”Koltuklardan güç alan adam olmadıklarını, koltuklara bir şey vermeye çalıştıklarını kaydeden Bakan Çelik, şunları söyledi: “Koltuklardan güç alanların Türkiye’ye ne kadar zaman kaybettirdiklerini biliyorsunuz. Ben inanıyorum ki Sayın Başbakanımız Köşk'e çıktığı zaman Köşk’ten güç alan değil, oraya güç katan bir devlet başkanı, cumhurbaşkanı olacak. O orada çok koşacak. Biz de hangi konumda olursak olalım, bu ülkenin geleceği açısından, milletin birliği, bütünlüğü, çimentosu olması adına gecemizi gündüzümüze katarak el birliği içerisinde çalışacağız.”Programda konuşan Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz ise “Birlik, beraberlik, kardeşlik ruhuna uygun olan iftar sofralarının bütün Gümüşhane aynı sofrada mantığıyla organizasyonunu gerçekleştiren bu iftar programını son derece başarılı bir şekilde düzenleyen Gümüşhane Belediyemize teşekkür ediyorum” dedi.AK Parti Gümüşhane Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın da günün Gazze’de akşam sahuru evinde yapıp iftarı cennette yapanlar için dua etme günü olduğunu söyledi.Milletvekili Aydın, “Ateş çemberi içerisindeki Türkiye’nin bölgenin önderi ve dünyanın lideri olacak Türkiye’nin eşsiz liderinin o mazlumların sahibi olan liderinin, BM’nin kürsüsünde dünya beşten büyüktür diyerek, dünyayı gasp eden insanlara karşı dik durarak Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Ağustos seçimlerine de dua etmemiz gerekiyor. Müslüman coğrafyasında bir zulüm varsa, zalim mazluma zulmediyorsa buna karşı dik duran ve tüm İslam coğrafyasının lideri olarak karşı duran Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan’ın bu ülkenin lideri olmasından başka bir şansımız yoktur. Osmanlı’nın torunu Türkiye’nin Ortadoğu ve balkanlara barışı, huzuru ve kardeşliği getirecek olan liderinin yanında olacağımızı buradan tüm Gümüşhane halkıyla beraber tüm dünyaya duyuruyorum" dedi.“GÜMÜŞHANE BELEDİYE BAŞKANI OLARAK İSRAİL’İ ŞİDDETLE KINIYORUM”Etkinliğin ev sahibi Belediye Başkanı Ercan Çimen ise mübarek Ramazan ayında İslam coğrafyasında yaşanan elim hadiselerin herkesi derinden üzdüğünü belirterek, “Maneviyatımızın doruğa çıktığı bu kutsal ayda bile kan dökmeye devam eden İsrail'in Filistin'de, Gazze'de sürdürdüğü vahşet ve insanlık dışı katliamlarını bu vesileyle buradan Gümüşhane Belediye Başkanı olarak şiddetle kınıyorum. Sözde medeni dünyanın gözleri önünde vuku bulan bu hadiseler vicdan sahibi milletlerin adalet ve hakkaniyete olan inançlarını derinden sarsmaktadır. Bu kutsal Ramazan ayı maalesef inananların vicdanlarında derin bir hüzne, gözyaşına ve ıstıraba sebep olmaya halen devam ediyor. Ben inanıyorum ki masum ve mazlum halkların feryadı bu zulüm ve katliamlara son verecektir. Burada bir araya gelmiş tüm Gümüşhaneli kardeşlerimin niyazları da bu yöndedir” diye konuştu.“GÜMÜŞHANE OLARAK SAYIN BAŞBAKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A HAK ETTİĞİ DESTEĞİ VEREREK TÜRKİYE GENELİNDE İLK SIRALARDA YER ALACAĞIMIZDAN HİÇ ŞÜPHEM YOK”10 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusuna da görüşlerini açıklayan Başkan Çimen, Türk milletinin tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanını bizzat kendisi seçeceğini belirterek, “Gümüşhane olarak Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a hak ettiği desteği vererek Türkiye genelinde ilk sıralarda yer alacağımızdan hiç şüphem yok. Bu seçim ülkemizin birlik ve beraberliğinin yanı sıra tarihi bir fırsatı da ifade etmektedir. 2023-2053 ve 2071 vizyon hedefleri için 10 Ağustos seçimleri yeni Türkiye’nin kuruluş tarihi olarak inşallah milat olacaktır.” ifadelerini kullandı.Program daha sonra ünlü sanatçı Bedirhan Gökçe tarafından okunan şiirlerle son buldu.
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de
24 Temmuz 2014 Perşembe - 22:55 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Gümüşhane’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, torba yasayla birlikte taşeron işçilik sisteminin disipline edileceğini, taşeron işçilere toplu sözleşme, üç yıl ihale süreci, iş güvencesi, yıllık izin kullanma hakkı ve bunun gibi birçok düzenleme getireceklerini söyledi.Bir dizi temas ve incelemeler ile Belediye Başkanlığı tarafından şehir tarihinde ilk kez düzenlenen “Gümüşhane Tek Sofrada Buluşuyor” etkinliği için Gümüşhane’ye gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, TBMM’de görüşmeleri devam eden torba yasadaki taşeron düzenlemesiyle ilgili soruları cevapladı.“TAŞERON SİSTEMİ KEYFİLİKTEN KURTARILIYOR”Yeni düzenlemeyle birlikte taşeron sistemini disipline ettiklerini belirten Bakan Çelik, önemli bir yasa tasarısının TBMM’den geçtikten sonra yürürlüğe gireceğini belirterek, bu yasayla birlikte taşeron işçi olarak çalışacak olanlara çeşitli haklar getirilmesinin yanında asıl işçi olarak çalışacak kadrolarda da bir genişleme meydana geleceğini, böylelikle de sorunun disipline edilerek keyfilikten kurtarıldığını söyledi.“YARDIMCI İŞLER HİZMET ALIMI OLARAK GÖRÜLECEK VE BU İŞLERİ BAKANLAR KURULU TESPİT EDECEK”Hizmet alımı ve ucuz işçilik adı altında çalışan işçiler arasında bir adaletsizliğe vesile olunmasının çok yanlış ve emeğe yapılmış büyük bir haksızlık olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, “Hükümet olarak bu yaygınlaşan taşeron-hizmet alımı sistemini disipline etme adına bir düzenleme getirdik. Hangi işler yardımcı ise o işler hizmet alımı olarak görülecek. Bunu Bakanlar Kurulu belirleyecek. Hangi işler teknoloji, uzmanlık gerekiyorsa o işlerde hizmet alımı olacak ama bunun dışındaki bütün işler asıl iş olacak. Yani devlet hastanesinde bir tıbbi sekretere ihtiyaç varsa, hasta bakıcıya ihtiyaç varsa artık bu taşeron eleman olarak çalıştırılabilir. O tıbbi sekreter hastanenin asıl elemanıdır, o kadro açılacak ve ne kadar ihtiyaç varsa Türkiye’de açılacak bu kadrolara bu elemanlar asıl eleman olarak istihdam edilecekler. Ama yardımcı işler, teknolojik ve uzmanlık gerektiren işlerde ise hizmet alımı devam edecek” dedi.“TAŞERON İŞÇİ OLARAK ÇALIŞACAK OLANLARA ÇEŞİTLİ HAKLAR GETİRİLİYOR, ASIL İŞÇİ OLARAK ÇALIŞACAK KADROLARDA DA BİR GENİŞLEME MEYDANA GELİYOR”Taşeron olarak çalışmaya devam edecek işçilere de yeni getirilecek olan birçok hak olduğunun altını çizen Bakan Çelik, şunları söyledi: “Toplu sözleşme hakkı getiriyoruz, üç yıl ihale süreci getiriyoruz, iş güvencesi getiriyoruz, yıllık izinleri kullanma hakkı ve bunun gibi birçok düzenleme getiriyoruz. Yani hizmet alımında taşeron işçi olarak çalışacak olanlara da çeşitli haklar getiriliyor, bunun yanında asıl işçi olarak çalışacak kadrolarda bir genişleme meydana geliyor. Böylece sorun disipline edilmiş oluyor, keyfilikten kurtarılmış oluyor. Bir örnek daha vereyim: Diyelim bir hastanemizde temizlik ihalesi yapılıyor. Bu yardımcı iştir. Burada alınan elaman hastanede temizlik değil de başka bir işte görevlendiriliyor. Karayollarında çalışan işçilerimiz hem asıl işçi hem de taşeron işçisi olamayacak. Ya hizmet alımı yapacaksınız ya da buradaki işçilerin tamamını işçi kadrosuna alacaksınız. Bu yasa ile ciddi haksızlıkların önüne, yanlışların önüne geçilecek bir düzenleme inşallah yürürlüğe girmiş olacak. Asfalt yapan işçilerden biri kadrolu bir taşeron olamayacak. Ya hizmet alımı yapacaksınız ya kadrolu işçi yapacaksınız. Aynı işi yapmalarına rağmen farklı ücret alan işçiler hepimizin vicdanını sızlatıyordu.”