Yerel Haberler
Gümüşhane
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 08:58 Kar kütlelerinden bahar çiçeklerine yürüdüler Gümüşhane’de bahar mevsiminin en canlı günlerinde Torul ilçesinin büyüleyici coğrafyasında 12 kilometrelik unutulmaz bir yürüyüş gerçekleştirildi. 24 sporcunun katılımıyla Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki tarihi rotada ilerleyen ekip; kar kütleleri, bahar çiçekleri ve coşkuyla akan dereler eşliğinde doğanın kalbine yolculuk yaptı. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) bu hafta sonu 24 sporcusuyla birlikte Torul ilçesinin Yücebelen ve Kirazlık köyleri arasındaki parkuru arşınladı. Etkinlik, Yücebelen köyü Büyük Silve Mahallesi’nden başladı. Araçlarından inerek hazırlıklarını tamamlayan sporcular, ilk olarak dünya çapında bir görselliğe sahip olan Livade Yaylası’na ulaştı. Burada fotoğraf çekimleri yaparak anı ölümsüzleştiren grup, ardından orman içi yollardan ilerledi. Kar kütlelerinin üzerinden geçip, çiçek tarlalarından yürüdüler Zaman zaman kıştan kalan kar kütlelerinin üzerinden geçen, zaman zaman ise yeni açan bahar çiçeklerinin arasından süzülen sporcular, Kirazlık köyünün Mezere bölgesi ile Çayırlar Yaylası’na ulaştı. Bölgenin gürül gürül akan dereleri ve bozulmamış mimarisi, katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Kurusakız sırtından Kirazlık köyünün Küskürme mahallesine ulaşan sporcular 12 kilometrelik yürüyüşü burada noktaladı. Katılımcıların "hayatım boyunca görmediğim manzaralar" olarak tanımladığı rota, Torul Barajı’nın eşsiz görüntüsüyle taçlandı. Yıllar sonra ilk kez dolu savaktan su tahliye eden barajın görkemi, yorgun sporcular için unutulmaz bir final ödülü oldu. "Doğada benliğimi buldum" Yürüyüşe katılan akademisyen Aleyna Gün, doğanın insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine dikkat çekti. Gün, yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katıldığını belirterek "Kendimi burada çok rahat hissediyorum, benliğimi buluyorum açıkçası. Şunu dile getirmek istiyorum; yaklaşık bir yıldır bu yürüyüşlere katılıyorum. Bu yürüyüşlere katılmadan evvel içimde bir boşluk hissediyordum, tanımlayamadığım bir şey vardı, bir eksiklik vardı. Şunu fark ettim; Aslında her şeyi günümüzde yüzeysel yaşıyoruz. Duygularımızı yüzeysel yaşıyoruz, hislerimizi yüzeysel yaşıyoruz. Ben şuna karar verdim sonrasında; o tozlu raflardan hislerimi kaldırıp tekrar hayatıma dahil ettim. Her çiçeğin rengi bana tekrardan hissettiğimi, yaşadığımı fark ettirdi" dedi. Akademisyen Fatma Cebeci Aydın ise "Patikanın içinde yer yer kar kütleleri vardı, üzerlerinden geçtik. Hemen yanı başında ise menekşeler ve sümbüller açmıştı. Elektriğin olmadığı, doğanın tam anlamıyla korunduğu yaylaları görmek paha biçilemezdi. Yağmur bizi ıslatsa da güneşin ve baharın tadını sonuna kadar çıkardık" diye konuştu. Niğde’den Gümüşhane Dağları için geldi Gümüşhaneli olan ancak Niğde’de çalışan Esin İnce, bu özel gezi için iki günlüğüne kente geldiğini belirtti. İnce, "Parkur o kadar güzeldi ki, yeşilin her tonunu gördük. Eski patikalar ve yayla evleri beni çok etkiledi. Özellikle daha önce görmediğim değişik çiçek türlerini keşfetmek harikaydı" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:32 Gümüşhane’nin kartal yuvası: Canca Kalesi Gümüşhane’de "kartal yuvası"nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane’yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. "Ayaklarımız titredi ama değdi" Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: "Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi’nden Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir." Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı "müthiş bir ambiyans" olarak nitelendirdi. Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı’nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, "Gümüşhane’yi, Harşit Çayı’nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası" ifadelerini kullandı. Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer" uyarısında bulundu. Canca Kalesi Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03 Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
Gümüşhane'de Atık Su Arıtma Tesisi Hizmete Girdi
23 Mart 2014 Pazar - 21:18 Gümüşhane'de Atık Su Arıtma Tesisi Hizmete Girdi Gümüşhane Belediyesi tarafından yaptırılan ‘Atık Su Arıtma Tesisi ve Ek Kollektör Hattı’ tesisi tamamlanarak hizmete girdi.Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Atık Su Arıtma Tesisi ve Ek Kollektör Hattı Tesisi'nin hizmete girmesi ve şehrin atık su sorununun tarihe kavuşmasından dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, tesisin 7 milyon liraya mal olduğunu söyledi.Şehrin önemli sorunlarından birisinin atık su arıtma tesisinin olmaması olduğunu belirten Başkan Canlı, “Bu zamana kadar maalesef bütün atık sular, bizim can damarımız olan Harşit Çayı'na dökülüyordu. Bundan sonra Harşit Çayı'nın kirlenmesi tarihe karışıyor. Bu tesisi Gümüşhane'ye kazandırmamız bir milat olup, çok önemli bir hadisedir.” dedi.Karadeniz bölgesinde Ordu ve Gümüşhane’den başka atık su problemini çözen il olmadığını ifade eden Başkan Canlı, şunları söyledi: “Çevreye duyalı bir Belediye olarak, önemli projelerimizden biri olan atık su tesisimizi bitirip, hayata geçirdik. Tesislerinin yaklaşık maliyeti ise 7 Milyon liradır. Harşit çayı üzerindeki tesisimiz tamamen biyolojik bir tesis olup, kanalizasyonda bulunan pis sular bakteriler sayesinde damıtılıp, daha temiz bir şekilde Harşit Çayına bırakılıyor. Harşit Çayımız artık daha temiz ve pırıl pırıl akıyor. Bu tesisimiz ile birlikte Gümüşhane'ye daha sağlıklı, temiz ve yaşanılabilir bir çevre kazanırdık. Şehrimize hayırlı uğurlu olsun.”
Gümüşhane’de Muhabbet Geceleri Programı
22 Mart 2014 Cumartesi - 01:10 Gümüşhane’de Muhabbet Geceleri Programı Gümüşhane’de Semerkand İl Temsilciliği tarafından organize edilen 'Muhabbet Geceleri Gençlik&Aile' programında Peygamber Efendimize atfedilen naat-ı şerifleri seslendirmesiyle tanınmış şair Dursun Ali Erzincanlı sahne aldı.Aydın Doğan Spor Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Vali Dr. Yusuf Mayda, Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın, Belediye Başkan Yardımcısı Şevki Aşkın, AK Parti İl Başkanı Hakkı Gündüz, MHP İl Başkanı Orhan Mazman, AK Parti Belediye Başkan Adayı Ercan Çimen, Saadet Partisi Belediye Başkan Adayı Hüseyin Duman, dernek yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.“BİZ, GECE İBADETİNE KALKARKEN HANIMINDAN İZİN ALAN BİR PEYGAMBERİN ÜMMETİYİZ”İstiklal Marşı ve Kuranı Kerim okunmasıyla başlayan programın sunumunu Mikail Şimşek yaptı. Şimşek, gecenin teması olan aile ve gençlik üzerine verdiği mesajlarda, sadece 2012 yılında 123 bin çiftin boşandığını, son 10 yılda da 1 milyondan fazla yuvanın yıkıldığını belirterek, “O çocukların hatırına hayatımızı tekrar gözden geçirmeliyiz. İncir çekirdeğini doldurmayan sebeplerle yuvalar yıkılıyor. Biz, gece ibadetine kalkarken hanımından izin alan bir peygamberin ümmetiyiz. Ona göre hareket etmeliyiz.” dedi.“MUHABBET RUH DÜNYASINA YAĞAN RABBANİ BİR İKRAMDIR”Semerkand İl Temsilcisi Mehmet Meral ise yaptığı açılış konuşmasında muhabbetin sevgi, hürmet, vefa ve sadakat olduğunu belirterek, muhabbetin ruh dünyasına yağan rabbani bir ikram olduğunu ve bir gönle girmenin gayretiyle tüm gönüllere hizmet etmek olduğunu söyledi.Gönüllerin fethedilerek birçok sorunun çözülebileceğini vurgulayan Meral, toplumun ancak muhabbetin sağlam temelleri üzerine inşa edilerek sarsılmadan, yıkılmadan varlığını devam ettirebileceğini dile getirdi.Programda Veysel Çelikdemir’in 'Semerkand'dan Anadolu'ya’ kum sanatı gösterisi izleyenler tarafından büyük beğeni toplarken, Bayram Büyükoruç ise ilahi seslendirdi.Gecenin finalinde sahneye çıkan Dursun Ali Erzincanlı ise seslendirdiği şiir ve naatlarla salonu dolduran çok sayıda vatandaşa duygu dolu anlar yaşattı.
Mhp Lideri Devlet Bahçeli Gümüşhane’de
19 Mart 2014 Çarşamba - 20:22 Mhp Lideri Devlet Bahçeli Gümüşhane’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan TBMM’ye gelen fezlekelerin görüşülmesinin mutlak suretle sağlanmasını ve gereğinin yapılmasını isteyerek, “Türkiye’yi de akla, sende kurtul, bu millette kurtulsun” dedi.Partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Gümüşhane’ye gelen Bahçeli, Belediye Başkanlığı önünde vatandaşlara seslendi. Önümüzdeki 30 Mart tarihinde yapılacak olan seçimlerin ardından Türkiye’nin çok kısa bir süre içerisinde bir dizi seçimler daha geçireceğini belirten Bahçeli, bu seçimlerin millet için çok önemli olduğunu belirterek, seçmenlerden sandığa sahip çıkmalarını, mutlak suretle gidip oy kullanmalarını istedi.“TELEVİZYONLAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN DİZİSİ YAPIP DÖNDERİP DÖNDERİP DURUYOR”Türkiye’nin gerilim stratejisine dayalı olarak huzursuzluğunun arttığına değinen Bahçeli, “Yuvalar yıkılıyor, cinayetler işleniyor, şiddet devam ediyor. İşte iki günden bu yana en azından 7 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Ama bundan çok daha ağırı kadına yapılan şiddet ve yuvaların yıkımı meselesidir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunlardan hiç haberi yokmuş gibi başka şeyler anlatıyor. Televizyonlarda dönderip dönderip Recep Tayyip Erdoğan dizisi haline getirip sizleri aldatıyor ve kandırıyor. Böyle bir durum karşısında Türkiye’nin gerçekleri saklanıyor” dedi.“YOLSUZLUK VE RÜŞVET KANSER GİBİDİR TOPLUMU ÇÜRÜTÜR, DEVLETİ ÇÖKERTİR”Toplumdaki gerilim ve çatışma eğiliminin tırmanışa geçmesinde ki önemli faktörlerden birisinin işsizlik, diğerinin de yolsuzluk ve rüşvet olduğuna değinen Bahçeli, 17 Aralık tarihinden bugüne kadar 93 gün geçtiğini hatırlatarak, “Bir ülkede yolsuzluk ve rüşvet var ise ve artış gösteriyorsa, aynı zamanda kalkıp yolsuzluk ve rüşvet gerekli tedbirlerle önlenemiyor, azaltılamıyor ise bu bir yönüyle kanser gibi, kangren gibi toplumu sarar ve toplumu çürütür, devleti de çökertir. Yiyenlerle yemeyenler arasındaki bu uçurumu fark eden toplum yavaş yavaş kımıldamaya başlar. Toplumda huzursuzluklar olur. Toplumda suç unsurları artar, insanların birbirine olan saygısı kalmaz. Böyle bir durumda bu toplumsal selin karşısında kimsenin kalması mümkün değildir. Önce ülkem ve milletim sonra partim demek mecburiyetindeyiz. Bugün 93 gün oldu. 17 Aralık 2013’ten bu yana yolsuzluk ve rüşvet her tarafta tartışılıyor, her tarafta görüşülüyor, konuşuluyor” uyarısında bulundu.“TÜRKİYE’Yİ DE AKLA, SENDE KURTUL, BU MİLLETTE KURTULSUN”TBMM’de şuanda görüşülen fezlekeler olduğunu belirten Bahçeli, bu fezlekelerin görüşülmesinin mutlaka sağlanması gerektiğine değinerek, “Recep Tayyip Erdoğan; bir korkun yoksa bir panik içerisinde değilsen sana uzanan bazı olaylar yoksa o zaman bu fezlekeleri harekete geçir ve gereğini yap. Ama onunla da yetinme, savcıları, hakimleri, kolluk kuvvetlerini teşvik et. Arkasında olduğunu söyle. Nerede yolsuzluk ve rüşvet varsa kökünü kazıt. AK Parti gibi Türkiye’yi de akla, sende kurtul, bu millette kurtulsun. Ama bunu yapacağa hiç benzemiyor. Hala inat ediyor, hala gereğini yaparım diyor, asıyor, kesiyor. Sanki sonuç alacakmış gibi. Sayın Başbakan, gittiğin yol yanlış. Sana akıldanelik yapan insanlar seni baştan çıkartıyor, seni felakete sürüklüyor. Üç aklı uçuk danışmanını önce sen görevden al. Yoksa onlar ilerde yüce divanlık adamlardır. Bu durum karşısında cenabı Allah nasip eder Milliyetçi Hareketin iktidarında yolsuzluk ve rüşvete yakın, uzak kim bulaşmışsa yedi göbeğinden hesap sormazsam namerdim. Recep Tayyip Erdoğan kurtuluşun yok. Şuanda zaten dün sevgiyle seni karşılıyorlardı şimdi istenmeyen adam olarak ilan ediyorlar, sen gözden düştün, sen bittin Recep Ağa. Senin siyasi ömrün tükendi. O sebepten dolayı yüce divana gitmeden evvel, kendi hesabını kendin gör de sana oy vermiş insanlarımız biraz rahatlasınlar. Ama onu yapacak halin yok. Hala saldırgansın. Nereye güveniyorsun. Seni iktidara getirenler ‘dayan Recep dayan, geliyoruz yanına’ diyorlar ama hiçte geldikleri yok. El altından diyorlar ki yıkın bu adamı. Bunların hepsi Türkiye’de gerçek” dedi.Konuşmasında gençliğe de “sokağa değil, sandığa gidin” çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’de 18-25 yaş arası 10 milyon 36 bin gencin bulunduğunu belirterek, “Siz öyle bir dinamik güçsünüz ki; 10 milyon 36 bin gencin birlikte ve bir arada bir milli iradeyi ortaya koyması, yatanı kaldırır iktidar yapar, iktidarı havada dört takla attırır yere çakar” dedi.“SOKAK KARANLIKTIR, TEHLİKELİDİR, SOKAKTA KİM KİMDİR BİLİNMEZ, SOKAKTA KAN VARDIR”Bu yaş grubunda olanların 2023 yılında lider ülke Türkiye’yi yöneteceklerini kaydeden Bahçeli, “Sizler milletimizin teminatısınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin lider ülke olma yolunda adımlarını sizler atacaksınız. Sizler milletimizin geleceğisiniz. Hal böyle olunca önünüzde iki yol var. Birisi sandık, birisi sokak. İkisinin arasında sarkaç gibi sallanmanın gereği yok. Tercihiniz sokak olmasın. Sokak karanlıktır, tehlikelidir, sokakta kim kimdir bilinmez, sokakta kan vardır. Değerli evlatlarımız bu hataya düşmeyiniz. Ajan ve provokatörlerin tesiri altında kalmayınız. Sokak yerine her türlü demokratik hakkınızı kullanırsınız. Pankartlar taşırsınız, eylemlerde bulunursunuz, toplantılar yapabilirsiniz ama bunlar yasa çerçevesi içerisinde olmalı. Polislerle çatışmaya gerek yok. Esnafımızı taşlayıp camını kırmanın hiçbir gerekçesi yok. Sokağa kim sizi davet ediyorsa bilin ki sizi, ailenizi, milletinizi, devletinizi geleceğini karanlıklaştırarak üzerinde emperyal güçlerin oyunu oynamaya çalışanlardır. Bunlara dikkat ediniz.” diye konuştu.Vatandaşlardan sandığa giderek gereğini yapmalarını isteyen Bahçeli, demokrasi içerisinde çözümün seçim olduğunu, seçimin sandık olduğunu ve en yakın sandığın 30 Mart’ta olduğunu belirterek, vatandaşlardan oy pusulasının en son sırasında yer alan MHP’ye oy vermelerini istedi.Mitingin ardından Belediye Başkanlığı tarafından yaptırılan yeni Belediye Binası önünde mehter takımı ile karşılanan Bahçeli, daha sonra binanın açılışını gerçekleştirdi.Binayı gezdikten sonra Belediye Başkanı Mustafa Canlı’yı makamında ziyaret eden Bahçeli, buradan ayrıldıktan sonra karayoluyla Erzincan üzerinden Ankara’ya hareket etti.
Gümüşhane’de Ygs Sınav Koordinasyon Kurul Toplantısı Yapıldı
19 Mart 2014 Çarşamba - 19:43 Gümüşhane’de Ygs Sınav Koordinasyon Kurul Toplantısı Yapıldı Ölçme, Seçme ve Yerleşme Merkezi (ÖSYM) tarafından 23 Mart 2014 tarihinde yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) öncesinde Gümüşhane Üniversitesi (GÜ) ÖSYM İl Sınav Merkezi Koordinatörlüğünce Sınav Koordinasyon Kurul Toplantısı yapıldı.ÖSYM Sınav Koordinasyon Kurul Başkanı ve İl Sınav Koordinatörü GÜ Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın başkanlığında rektörlük makamında gerçekleştirilen toplantıya, Vali Yardımcısı Cahit Karatepe, Emniyet Müdür Yardımcısı Kazim Gül, Milli Eğitim Müdür Vekili Murat Şükrü Baş, Belediye Başkan Yardımcısı Şevki Aşkın ile Nüfus ve Vatandaşlık İl Müdürü Ruşen Kalaycı katıldı.ÖSYM Sınav Koordinasyon Kurul Başkanı ve İl Sınav Koordinatörü Prof. Dr. İhsan Günaydın, burada yaptığı konuşmada, adayların mağduriyet yaşamamaları için sınav binalarına giderken sınava giriş belgeleri ile nüfus cüzdanlarını mutlaka yanlarında bulundurmaları gerektiğini hatırlattı.Sınavın huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi için tüm yetkili, görevli ve vatandaşlara önemli vazifeler düştüğünü ifade eden Günaydın, sınava girecek adaylara başarılar diledi.ÖSYM Başkanlığının belirlediği gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantıda, sınavın tüm aşamalarının güvenli ve kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için sınav öncesi, esnası ve sonrasında uygulanacak bazı tedbirler alınması kararlaştırıldı.Toplantıda alınan kararlardan bazıları şöyle: “ÖSYM tarafından açıklanan güvenlik tedbirlerinin titizlikle yerine getirilmesinin sağlanması. Sınav evraklarının ilimize gelişinden gidişine kadar güvenliğinin sağlanması, Nüfus cüzdanını olmayan adayların mağdur olmaması için İl Nüfus Müdürlüğü’nün sınav günü 07:00 ile 10:00 saatleri arasında açık tutulması. Acil durumlarda kullanılmak üzere İl Sınav Koordinatörlüğü’nde kullanılmak üzere 2 adet aracın hazır tutulması. Adayların sınav binalarına ulaşım sorunu yaşamamaları için belediyece toplu taşıma araçlarının sayısının artırılması. Adayların mağdur olmamaları için diğer tedbirlerin alınması ve ilgililere bilgilendirme yapılması (Elektrik kesintisi olmaması, seçim propaganda araçlarının sınav günü saat 14:00’a kadar yayın yapmamaları konusunda uyarılması, trafik düzeninin sağlanması vb.)”
Böbrek Hastaları Artıyor
19 Mart 2014 Çarşamba - 14:30 Böbrek Hastaları Artıyor Panelin açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Emre Boşnak, paneli düzenlemelerindeki amacın toplum böbrek sağlığına dikkati çekmek olduğunu belirterek, her geçen gün böbrek kayıplarının arttığını söyledi.Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Anadolu Böbrek Vakfı Başkanı Prof.Dr. Ayla San tarafından yönetilen panelde katılımcı Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Organ Nakli Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Ulusoy, Şiran Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Mustafa Kaya tarafından “Ülkemizde dünden bugüne diyaliz ve böbrek nakli,” “Kronik böbrek yetmezliği hastalarında tedavi yöntemleri” ve “Bölgemizde diyaliz ve böbrek nakli” konularında bilgi aktarıldı.Panelde sunumunu gerçekleştiren ve Türkiye’de ilklere imza atan Gümüşhaneli akademisyenlerden Prof.Dr. Ayla San, Türkiye’de diyaliz ve böbrek nakli ile ilgili geniş bilgi aktardı.San, Türkiye’de diyalizin öneminin 1963 yılında Ulus Meydanına düşen uçaktan sonra varıldığını belirterek, diyaliz makinelerinin böbreğin fonksiyonlarından sadece birisini yaptığını söyledi.Diyalizin arttıkça sorunların da artığını dile getiren San, bu noktadan sonra kalitenin yakalanmasında zorlanıldığını belirterek, bu konuda hem akademik hem de Anadolu Böbrek Vakfı aracılığıyla yapılan çalışmalardan bahsetti.Türkiye’de 859 hemodiyaliz merkezi ve 16 bin civarında cihaza karşın 53 bine yakın hasta olduğunu kaydeden San, hasta sayısının her geçen yıl artmasına rağmen sektörde personel sıkıntısı yaşandığını söyledi.Tıp dünyasında büyük heyecan uyandıran çeşitli gelişmeler olmasına rağmen böbreklerin asli fonksiyonuna ulaşmanın imkansız olduğuna vurgu yapan San, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böbreklerimiz o kadar üstün organlar ki 150 gramlık ağırlıklarıyla günde 180 litre suyu süzerek, 1-1,5 litresini idrar yoluyla dışarı atmamızı sağlıyor. Öncelikle böbreklerimizi korumamız gerek. Bunun altın kuralları var. Egzersiz yapmalıyız, sigara içmemeliyiz, tuzu kesmeliyiz, kan şekerini sürekli takip etmeliyiz, sağlıklı beslenmeliyiz ve yeteri kadar sıvı tüketmeliyiz. Son günlerde moda olan aktarlardan herşeyi alıp içmemeliyiz.”Katılımcılara kronik böbrek yetmezliği hastaları Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Organ Nakli Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Ulusoy da vücuttaki en önemli hayati fonksiyonlardan birisinin böbrekler olduğunu söyledi.Kalbin pompaladığı kanın beşte birinin direk böbreğe katkı sağladığını ifade ederek böbreğin önemine vurgu yapan Ulusoy, böbrek hastalıklarından korunmak için yapılabilecek en basit şeyin her sabah güne bir bardak su içerek başlanması olduğunu belirtti. Böbrekteki en ufak bir sorunun tüm vücudu ve organları etkilediğini dile getiren Ulusoy, Türkiye’de böbrek hastalıkları oranının yüzde 15,7, Karadeniz bölgesinde yüzde 16,1 olduğunu belirterek, “Türkiye’de 7,5 milyon civarında kronik böbrek hastası var. Son dönem dediğimiz beşinci evredekilerin sayısı 70 bin civarında. Son döneme adım adım giren 7,5 milyon hasta var” diye konuştu.Kronik böbrek hastalığının belirtilerinin silik olduğunu, o nedenle de erken teşhisin çok zor olduğunu kaydeden Ulusoy, şunları söyledi: “Şeker hastası değilseniz ve gece uykudan uyanıp idrara çıkıyorsanız bu kronik böbrek hastalığının en erken işaretidir.”Hem dünya hem de Türkiye’de bu hastalığın hızla arttığını, Türkiye’deki sağlık bütçesinin yüzde 5’inin böbrek hastaları için kullanıldığını hatırlatan Ulusoy, sözlerine şöyle devam etti: “Hiçbir diyaliz makinesi böbreğin asli fonksiyonlarını yerine getiremiyor. En etkili tedavi yöntemi böbrek naklidir. Ülkemizde nakil sorunu kadar bağış sayısının azalması da büyük sorunlardan birisidir.”Bölgedeki diyaliz ve böbrek nakli konusunda bilgi veren Şiran Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kaya da, Gümüşhane’de ilk diyaliz ünitesinin 1992 yılında Gümüşhane Devlet Hastanesinde iki cihazla kurulduğunu söyledi. Merkez, Kelkit, Şiran ve Kürtün ilçelerinde vatandaşlara diyaliz hizmeti sunulduğunu belirten Kaya, genel olarak fiziki şartların iyileştirilmesi ve diyaliz sertifikalı personel konularına yoğunlaştıklarını dile getirerek, “Biz hastalarımızın ne kadar yaşatabilirizin değil, nasıl konforlu yaşatabilirizin derdindeyiz” dedi.Panelin sonunda panelistlere plaketlerini veren Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda ise Gümüşhane’nin yetiştirdiği akademisyenlerden Prof.Dr. Ayla San nezdinde tüm panelistlere teşekkür ederek, tüm vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti.Vali Mayda, hiçbir tedavi yönteminin organların orijinali gibi olamayacağını belirterek, “Hocalarımızın belirttiği 9 şarta mutlaka uyalım. Şimdiden tedbirlerimizi alalım. Hepimiz hasta ve organ nakline aday kişileriz” diye konuştu.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş
18 Mart 2014 Salı - 20:14 Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Ne kadar farklı düşünüyor olursak olalım, hiç kimsenin ikinci bir Türkiye’si yok” dedi.Partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Gümüşhane’ye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Vali Dr. Yusuf Mayda’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret öncesinde Valilik Şeref Defterini imzalayan Kurtulmuş, makamda yaptığı konuşmada seçim kampanyası dolayısıyla bugün üçüncü mitingi Gümüşhane’de yaptıklarını söyledi. Gümüşhane’nin özellikle son 11 yılda çok büyük hizmetler aldığını ifade eden Kurtulmuş, “4,5 milyar liralık büyük hizmetler alındı. Yollar, köprüler, üniversite. Kimin aklına gelirdi ki Gümüşhane’de bir üniversite olur ve o üniversitede 13 bin öğrenci seviyesine ulaşır. Bunlar Türkiye için önemli şeylerdir” dedi.Bütün bunların yapılacak işlerin bittiği anlamına gelmediğini belirten Kurtulmuş, “Yapılması gereken işlerin belki yarısına bile ancak gelindi. Türkiye aslında bu safhalara 20-30 yıl önce gelmeliydi. Havaalanlarının, üniversitelerin, hızlı trenlerin, ulaşım imkanlarının çok daha önceden bitirilmesi gerekirdi” diye konuştu.Türkiye’nin kendine yeni yeni geldiğini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin birliği, dirliği, düzeni bozulmadan daha da ileriye gitmesi için kamu yöneticilerini hem de siyasetçilerin el birliğiyle bu mücadeleyi vermesi gerektiğinin altını çizdi.“NE KADAR FARKLI DÜŞÜNÜYOR OLURSAK OLALIM, HİÇ KİMSENİN İKİNCİ BİR TÜRKİYE’Sİ YOK”Siyasetçiler olarak birbirlerinin düşmanı değil rakipleri olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, şöyle konuştu:“Siyaseten farklı görüşlerimiz, farklı partilerimiz, farklı dünya görüşlerimiz, farklı düşünceleri destekliyor olabiliriz ama sonuçta siyasi partiler olarak birbirimizin düşmanı değil, birbirimizin rakipleriyiz. Rekabet duygusu içerisinde, rekabet dili kullanarak bu mücadelenin yapılması lazım. Ama sonuçta ne kadar farklı düşünüyor olursak olalım, hiç kimsenin ikinci bir Türkiye’si yok. Hepimizin vatanıdır burası. Bütün farklı görüşlerle, hayat tarzlarıyla vatanıdır. Dolayısıyla bu vatanımızın daha ileriye gitmesini temin etmek hepimizin el birliğiyle üzerine yoğunlaşmamız gereken bir mesele.”Gümüşhane’nin de bu anlamda vatanına, milletine, inançlarına, medeniyetine bağlı olan insanların yaşadığı bir yer olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Her türlü hizmeti fazlasıyla hak ediyor. Zaten çok sayıda okumuş insanı Türkiye’nin dört bir tarafında Gümüşhane’yi gayet güzel temsil ediyor. Sizlerin de bütün arkadaşlarımızla birlikte Gümüşhane’ye çok büyük değerler katacağınıza, hizmetler üreteceğinize inanıyoruz” diye konuştu.