Yerel Haberler
Gümüşhane
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz 06 Mart 2026 Cuma - 22:41:43 Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
06 Mart 2026 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Gümüşhane’nin karlı dağlarının arasından dünyaya balık ihracatı
01 Aralık 2023 Cuma - 10:21 Gümüşhane’nin karlı dağlarının arasından dünyaya balık ihracatı Denize kıyısı olmayan Gümüşhane’de elektrik için üretilen baraj göllerinde yetiştirilen alabalıklar Karadeniz somonu olarak başta Rusya, Çin, Şili ve Japonya’ya ihraç edilerek ülke ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlıyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Kirazlık köyünde, Türkiye’nin en hızlı akan çaylarından birisi olan Harşit Çayı üzerine elektrik enerjisi üretmek için kurulan Torul Baraj Gölünde yıllardır hem elektrik üretiliyor hem de göl yüzeyinde balık üreticiliği gerçekleştiriliyor. Torul Baraj Gölü üzerine kurulan 14 adet kafes alabalık yetiştiriciliği tesisine 10 ila 30 gram arasında getirilen gökkuşağı alabalıkları burada 1 kilogram ağırlığa ulaşıncaya dek yetiştirilerek daha sonra Karadeniz kıyısında bulunan tesislere gönderiliyor. Buradaki tesislerde işlemleri devam eden balıklar 3 ila 5 kilogram ağırlığa ulaştıktan sonra Rusya, Çin, Şili, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere ihraç ediliyor. Suyunun soğuk ve temiz olması nedeniyle yıl boyu balık üretiminin gerçekleştirilebildiği karlı dağların arasındaki gölde düzenlenen balık hasadına Torul Kaymakamı Muhammet Kılıçaslan, Tarım ve Orman İl Müdürü Dr. Ahmet Mesut Kıraç, İl Genel Meclisi üyeleri Hüseyin Bedir, Kemal Emiroğlu, Torul Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yusuf Rakan’la katılarak yetkililerden ve üreticilerden bilgi alan Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, baraj gölünde bulunan ve zaman zaman dümenine geçtiği tekne ile ulaştığı kafeslerde incelemelerde bulundu, balıkları yemledi. , “Balık yetiştiriciliği ilimizde hızlı bir şekilde artıyor” Gümüşhane genelinde faaliyet gösteren toplam 28 tesiste yıllık 5 bin 500 ton üretimin gerçekleştiğini belirterek bu sayının artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini ve kentte balık üretimi ve ihracatının artırılması için çalışmalar gerçekleştirileceğini söyleyen Vali Alper Tanrısever, “İç sulardaki balık yetiştiriciliği ülkemizde olduğu gibi ilimizde de hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. İlimizde 5 bin 500 ton kapasiteyle devam eden balık üretimi, Torul ilçemizdeki Torul Baraj Gölündeki 14 tesis, Kürtün Barajındaki 11 tane tesis ve Kelkit ilçemizdeki Sadak Barajındaki 3 tesisle hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Torul ilçemizde Musalla deresinin yanındaki tesislerde üretilen yavru Gökkuşağı alabalıkları Torul Baraj Gölüne getirilip bir süre burada beslendikten sonra özellikle soğuk havalardan da nasibini aldıktan sonra Karadeniz’e götürülüyor ve orada 3 ila 5 kilo haline geldikten sonra yurt dışına ihraç ediliyor. İhraç pazarlarımız arasında en büyük pazarımız Rusya, Çin, Şili, Japonya gibi ülkeler bulunmakta. Bu tür ürünlerin özellikle ihracata yönelik olması sebebiyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla bu tür üretimleri destekleyeceğimizi, kapasitemizi mümkün olan en üst seviyeye çıkarabilmek için elimizden geleni yapacağız” dedi. “2023 yılında 2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik” 15 yıldır bölgede balık üretimi gerçekleştiren ve Torul Baraj Gölünün balık üretimi için çok elverişli olduğunu söyleyen Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi Ramazan Çolak, “Bu alabalıklar bize yavru olarak 2 gram civarında geliyorlar. 500 gram veya 1 kilogram ağırlığa ulaşıncaya kadar burada yetiştiriciliğini gerçekleştiriyoruz. Daha sonra Karadeniz’e indiriyoruz. Burada da yaklaşık 3-5 kilograma ulaşınca yurtdışına ihraç ediliyor. Bu balıklar taze olarak, ileri işleme teknolojisiyle fileto haline getirilerek ihraç ediliyor. Başta Rusya, Japonya, Şili ve bu sene yoğun olacak şekilde Çin’e ihracat yapıyoruz. Gümüşhane’de denizimiz yok ama balık üretimi yapıyoruz. Patentli Karadeniz Türk somonu ihracatı 2022 yılında 1 milyar dolar civarındaydı. 2023 yılında da 2 milyar dolar civarında bir ihracat yapıldı. Biz bu çiftliklerde, Karadeniz’in hırçınlığı, doğası ve suyunun temizliğiyle yüzde 99 oranında doğal balık üretimi gerçekleştiriyoruz. Torul Barajı da bu noktada temiz ve berrak olması nedeniyle alabalık ve somona çok elverişli” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’nin karlı dağlarının arasından dünyaya balık ihracatı
01 Aralık 2023 Cuma - 10:14 Gümüşhane’nin karlı dağlarının arasından dünyaya balık ihracatı Denize kıyısı olmayan Gümüşhane’de elektrik için üretilen baraj göllerinde yetiştirilen alabalıklar Karadeniz somonu olarak başta Rusya, Çin, Şili ve Japonya’ya ihraç edilerek ülke ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlıyor. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Kirazlık köyünde, Türkiye’nin en hızlı akan çaylarından birisi olan Harşit Çayı üzerine elektrik enerjisi üretmek için kurulan Torul Baraj Gölünde yıllardır hem elektrik üretiliyor hem de göl yüzeyinde balık üreticiliği gerçekleştiriliyor. Torul Baraj Gölü üzerine kurulan 14 adet kafes alabalık yetiştiriciliği tesisine 10 ila 30 gram arasında getirilen gökkuşağı alabalıkları burada 1 kilogram ağırlığa ulaşıncaya dek yetiştirilerek daha sonra Karadeniz kıyısında bulunan tesislere gönderiliyor. Buradaki tesislerde işlemleri devam eden balıklar 3 ila 5 kilogram ağırlığa ulaştıktan sonra Rusya, Çin, Şili, Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere ihraç ediliyor. Suyunun soğuk ve temiz olması nedeniyle yıl boyu balık üretiminin gerçekleştirilebildiği karlı dağların arasındaki gölde düzenlenen balık hasadına Torul Kaymakamı Muhammet Kılıçaslan, Tarım ve Orman İl Müdürü Dr. Ahmet Mesut Kıraç, İl Genel Meclisi üyeleri Hüseyin Bedir, Kemal Emiroğlu, Torul Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yusuf Rakan’la katılarak yetkililerden ve üreticilerden bilgi alan Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, baraj gölünde bulunan ve zaman zaman dümenine geçtiği tekne ile ulaştığı kafeslerde incelemelerde bulundu, balıkları yemledi. , “Balık yetiştiriciliği ilimizde hızlı bir şekilde artıyor” Gümüşhane genelinde faaliyet gösteren toplam 28 tesiste yıllık 5 bin 500 ton üretimin gerçekleştiğini belirterek bu sayının artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini ve kentte balık üretimi ve ihracatının artırılması için çalışmalar gerçekleştirileceğini söyleyen Vali Alper Tanrısever, “İç sulardaki balık yetiştiriciliği ülkemizde olduğu gibi ilimizde de hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. İlimizde 5 bin 500 ton kapasiteyle devam eden balık üretimi, Torul ilçemizdeki Torul Baraj Gölündeki 14 tesis, Kürtün Barajındaki 11 tane tesis ve Kelkit ilçemizdeki Sadak Barajındaki 3 tesisle hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Torul ilçemizde Musalla deresinin yanındaki tesislerde üretilen yavru Gökkuşağı alabalıkları Torul Baraj Gölüne getirilip bir süre burada beslendikten sonra özellikle soğuk havalardan da nasibini aldıktan sonra Karadeniz’e götürülüyor ve orada 3 ila 5 kilo haline geldikten sonra yurt dışına ihraç ediliyor. İhraç pazarlarımız arasında en büyük pazarımız Rusya, Çin, Şili, Japonya gibi ülkeler bulunmakta. Bu tür ürünlerin özellikle ihracata yönelik olması sebebiyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla bu tür üretimleri destekleyeceğimizi, kapasitemizi mümkün olan en üst seviyeye çıkarabilmek için elimizden geleni yapacağız” dedi. “2023 yılında 2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik” 15 yıldır bölgede balık üretimi gerçekleştiren ve Torul Baraj Gölünün balık üretimi için çok elverişli olduğunu söyleyen Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi Ramazan Çolak, “Bu alabalıklar bize yavru olarak 2 gram civarında geliyorlar. 500 gram veya 1 kilogram ağırlığa ulaşıncaya kadar burada yetiştiriciliğini gerçekleştiriyoruz. Daha sonra Karadeniz’e indiriyoruz. Burada da yaklaşık 3-5 kilograma ulaşınca yurtdışına ihraç ediliyor. Bu balıklar taze olarak, ileri işleme teknolojisiyle fileto haline getirilerek ihraç ediliyor. Başta Rusya, Japonya, Şili ve bu sene yoğun olacak şekilde Çin’e ihracat yapıyoruz. Gümüşhane’de denizimiz yok ama balık üretimi yapıyoruz. Patentli Karadeniz Türk somonu ihracatı 2022 yılında 1 milyar dolar civarındaydı. 2023 yılında da 2 milyar dolar civarında bir ihracat yapıldı. Biz bu çiftliklerde, Karadeniz’in hırçınlığı, doğası ve suyunun temizliğiyle yüzde 99 oranında doğal balık üretimi gerçekleştiriyoruz. Torul Barajı da bu noktada temiz ve berrak olması nedeniyle alabalık ve somona çok elverişli” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane’de fırtına yüzlerce yıllık ağacı devirdi
27 Kasım 2023 Pazartesi - 00:36 Gümüşhane’de fırtına yüzlerce yıllık ağacı devirdi Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi sınırlarında, doğanın eşsiz güzelliklerinden biri olarak kabul edilen Örümcek Ormanları Tabiatı Koruma alanında, yüzyıllardır ayakta duran anıt ağaç şiddetli fırtınanın etkisiyle devrildi. Gümüşhane’nin doğal güzellikleri arasında önemli bir yere sahip olan Kürtün ilçesi sınırlarındaki Örümcek Ormanları’nda yüzyıllardır ayakta duran anıt ağaç şiddetli rüzgarın etkisiyle fırtınaya direnemeyerek yıkıldı. Türkiye’nin en önemli karışık ormanlarından birisi olmasının yanı sıra içerisindeki yüzlerce yıllık ağaçların göğe uzandığı canlı ağaç müzesi Örümcek Ormanları Tabiatı Koruma alanında Avrupa ve Kafkaslar’ın en boylu ve çaplı ladin ve göknarları yer alıyor. Anıt ağaçlardan birisi olan yaklaşık 450 yıl yaşındaki Göknar ağacı bölgede etkili olan fırtınaya daha fazla dayanamayarak kırıldı. Son yıllarda kuruma emaresi gösteren ve dip tarafı çıra olarak kullanılmak üzere çok eski zamanlarda koparılan ağaç rüzgarın şiddetiyle yıkıldı. Özellikle sonbahar aylarında ağaçların renk değişimi ve doğanın tüm tonlarının bir arada olduğu büyülü bir manzaraya dönüşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği alanda kimsenin olmaması olası faciayı da önledi. Şiddetli rüzgarın Kürtün’ün yüksek zirvelerindeki yaylalarda bulunan evlerin çatılarını da uçurduğu öğrenilirken, ilgili kurumların devrilen anıt ağaçla ilgili işlem yapması ve ağacı yıkıldığı yerden kaldırmaları bekleniyor.
Gümüşhane’de elma ağacının Kasım sürprizi
26 Kasım 2023 Pazar - 09:09 Gümüşhane’de elma ağacının Kasım sürprizi Gümüşhane’de Kasım ayının son günlerinde olağan döngüsünden farklı olarak bir dalında çiçek bir dalında meyve bulunan elma ağacı görenleri şaşırtıyor. Aralık ayına ve kış mevsimine sayılı günler kala Gümüşhane’de ilginç bir görüntü ortaya çıktı. Oltanbey Mahallesinde Harşit Çayı kenarında beton duvarın dibine dikilen genç bir elma ağacı Kasım ayının soğuk ve kuru havasına rağmen mevsim normallerinin dışında bir görüntü sergiliyor. Ağacın bir dalında taptaze çiçekler açarken diğer dalında ise elma meyvelerinin olması görenleri şaşırtıyor. Ağaçtaki bazı çiçekler meyvelenme aşamasına geçerken geçtiğimiz günlerde etkili olan soğuk hava dalgasına çiçeklerin nasıl dayandığı da merak konusu oldu. Açan çiçeklerinin üzerinde arıların uçuştuğu elma ağacının beton duvarın dibinde, az topraklı bir yerde olması da dikkat çekti. “Böyle bir şeyi ben ilk defa gördüm Gümüşhane’de” Kasım ayının son günlerinde betonun içerisinde bitmiş bir elma ağacının çiçek açmasını düşündürücü bir olay olduğunu ifade eden mahalle sakinlerinden Sait Terzi, “Bu ağaç yaklaşık 20 gündür böyle. Üzerinde hem elma meyvesi var hem de çiçekleri var. Bu şekilde milyonda denk gelebilecek bir şeyi ben ilk defa gördüm Gümüşhane’de. Yaklaşık bir ay önce de kendi köyümde evin yanında armut ağacının çiçek açtığına şahit oldum” dedi. “Enteresan olan da üzerinde meyvesinin olması” Yaşanan bu durumu mevsim değişikliğine bağlayan Terzi, “Mevsimlerin değişiminin sonucu bu. Yaz mevsimi ne kadar kurak geçti ki ufak bir yağmurda bu ağaç suyu alıp sıcakların da artmasıyla son aylarda çiçek açmış. Sıcakların artmasından kaynaklanan bir olay. Akşamları soğuk oluyor ama gündüzleri oldukça sıcak. Büyüklerimiz bu tarihler için ‘Kara kış ayı geldi’ derdiler. Kara kış ayında bu kadar sıcak olmasa bu ağaç çiçek açmazdı. Enteresan olan da üzerinde meyvesinin olması” diye konuştu.
Gümüşhane’de Öğretmenler Günü kutlandı
24 Kasım 2023 Cuma - 17:39 Gümüşhane’de Öğretmenler Günü kutlandı Gümüşhane’de 24 Kasım Öğretmenler Günü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul edişinin yıldönümü düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Kutlama programı ilk olarak Hükümet Konağı önündeki Atatürk Anıtına İl Milli Eğitim Müdürü Adnan Gürbüz ve eğitim camiasının çelenk sunması, saygı duruşunda bulunması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Buradaki programın ardından anma programı ise Gümüşhane Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Atatürk Ortaokulu tarafından düzenlenen programda konuşan Vali Vekili Bahar Kaya, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünün ağır ve kutsal bir mesuliyet içerdiğini belirterek, “Her bir mesleğin kendi içerisinde bir önemi vardır. Ama her bir mesleği şekillendiren, başarıya ulaştıran, bizi biz yapan ve bilinçlendiren en önemli meslek öğretmektir. Bu yüzden her birimizin başarısında, belli vasıflara sahip olmamızda öğretmenlerimizin sonsuz emeği vardır” dedi. Çocukların hangi mesleği yapacağından ziyade nasıl bir insan olacaklarının çok daha önemli olduğunu vurgulayan Kaya, “Vatanını, milletini seven, bayrağına sahip çıkacak, bizi biz yapan manevi değerlerimizi taşıyacak ahlaklı ve erdemli nesiller yetiştirecek olan sizlersiniz. Çocuklar sadece sizin ağzınızdan çıkan sözcükleri değil hareketlerinizi, düşünce yapınızı, davranışlarınızı, üslubunuzu yani her şeyinizi örnek alıyorlar. Çoğu durumda ailelerinden daha fazla sizi rol model olarak alıyorlar” diye konuştu. Vali Vekili Bahar Kaya’nın emekli, en kıdemli ve göreve yeni başlayan öğretmenlere belge ve buketlerini vermesinin ardından adaylığı kaldırılan öğretmenler yemin etti. Okul öğretmenlerinin hazırladığı şiir, video, oratoryo ve koro gösterisiyle program sona erdi.
Gümüşhane’nin şifa dolu hazinesi Kuşburnu Nektarı coğrafi işaret aldı
24 Kasım 2023 Cuma - 09:16 Gümüşhane’nin şifa dolu hazinesi Kuşburnu Nektarı coğrafi işaret aldı Ülke genelindeki 27 kuşburnu türünün 17’sine ev sahipliği yapan ve bu nedenle de Türkiye’nin gen merkezi kabul edilen Gümüşhane’de ilk kez bir kuşburnu ürünü coğrafi işaret belgesi aldı. Türkiye’nin kuşburnuya dair ilk fabrikalarından birisinin 49 yıl önce kurulduğu Gümüşhane’de Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) tarafından kentin 12.coğrafi işaret belgesi yıllardır Gümüşhane’ye özgü olarak üretilen doğal C vitamini deposu Kuşburnu Nektarına alındı. Coğrafyasının yüzde 60’ını oluşturan dağlarında bolca bulunan ve 100 gramında bir kasa portakala eşdeğer oranda C vitamini bulunan şifa deposu kuşburnunun ülkedeki gen merkezi, 17 türün doğal olarak yetişmesi nedeniyle Gümüşhane olarak kabul ediliyor. Yüksek C vitamini içeriği ve antioksidan özelliğiyle hiçbir katkı maddesi kullanılmadan yapılan Gümüşhane Kuşburnu Nektarı da sağlığa dost bir içecek olmasının yanında eşsiz aromasıyla da damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor. Bölgenin iklimi, sanayi artıklarıyla kirlenmemiş toprak yapısı, güneşli gün sayısı ve doğal koşullarıyla dağlarında bolca bulunan “Rosa Canina” adlı kuşburnu çeşidinden üretilen “kuşburnu nektarı” adına bir zamanlar festivaller düzenlenen kentte kuşburnu için alınan ilk coğrafi işaret belgesi olma özelliği taşıyor. Uzmanların 600 metreden 3 bin 331 metreye kadar oluşan rakım farkı, Türkiye’de görülen üç iklim türünden ikisi olan karasal ve Karadeniz ikliminin görülmesi nedeniyle enteresan ve sıradışı coğrafya olarak nitelendirdiği Gümüşhane’nin bereketli topraklarından doğan kuşburnu meyvesi son yıllarda oldukça popüler bir ürün haline geldi. Lezzetli olmasının yanında sağlık dolu bir içecek deneyimi sunan Gümüşhane Kuşburnu Nektarının GTSO’nun coğrafi işaret belgesini aldığı 4.ürün olduğunu kaydeden GTSO Başkanı İsmail Akçay, bu ürünü 49 yıldır yapıldığı Tekke köyündeki fabrikada inceleyerek fabrika müdürü Yüksel Demir’den bilgi alıp coğrafi işaret belgesini kendisine teslim etti. Burada gazetecilere açıklama yapan GTSO Başkanı İsmail Akçay, Gümüşhane’de yetişen kuşburnuların çiçeklenme zamanının geç olması nedeniyle güneş ışığından daha fazla yararlandığını ve bu nedenle de fenolik madde ve C vitamini miktarının yüksek olduğunu söyledi. Dünyada coğrafi işaretli ürün pazarının yıllık 200 milyar dolara ulaştığını ifade eden Akçay, yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin bir zenginlik ve milli değer olduğunu belirterek, Gümüşhane’nin tescilli 12 coğrafi işaretli ürününün geçmişte sofralarda tüketilirken bugün artık önemli bir ticari boyuta kavuştuğunu hatırlattı. "Tüketicimiz coğrafi işaretli olan ürünleri daha çok tercih ediyor" Kentin köklü ve marka fabrikalarından birisi iken 7 yıl atıl kaldıktan sonra 2018 yılında Gümüşhane Belediyesi tarafından yeniden hizmete açılan Gümüşsu Fabrikasının tesislerini yenilemesinin ardından saatte 12 bin, ayda 3 milyon şişe üretim kapasitesine ulaştığını hatırlatan Akçay, “Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası olarak ilimize, ilimizin ürünlerine, ilimizin üretim, istihdam ve ekonomisine katkı sağlamaya yönelik çalışmalarımızı aralıksız devam ettiriyoruz. Bugün coğrafi işaretini almış olduğumuz kuşburnu nektarı GTSO olarak aldığımız 4.coğrafi işaretli ürünümüzdür. Coğrafi işaretli ürünlerin hem ulusal hem de uluslararası piyasada daha çok rağbet gördüğünü biliyoruz. Tüketicimiz coğrafi işaretli olan ürünleri daha çok tercih ediyor. Bu itibarla bizim de Gümüşhane’de ürettiğimiz kuşburnu nektarının pazar payının bu aldığımız coğrafi işaretle beraber daha çok artacağını düşünüyoruz. Pazar payının artması demek ilimizde istihdamın artması demek, üretimin artması demek, ilimize kaynak girişinin artması manasına geliyor” dedi. "Kuşburnunun en değerli cinsi Rosa Canina Gümüşhane’de yetişiyor" Akçay, yöresel ürünlerin tescil edilmesi aşamasında kendilerine önemli destekler veren Prof.Dr. Oktay Yıldız’a da teşekkür ederek, “Gümüşhane kuşburnu nektarının coğrafi işaretini almamızın en büyük faktörlerinden birisi Gümüşhane kuşağında yetişen kuşburnuların kuşburnu cinsleri içerisinde en önemli, en değerli cinsi olan Rosa Canina cinsinin Gümüşhane’de yetişiyor olması. Bizim bu kuşburnu nektarına coğrafi işaret almamızda en büyük faktörlerden birisiydi. Bu itibarla Rosa Canina cinsi diğer cinslerine göre vitamin ve gıda zenginliği bakımından enerji verici özelliği bakımından diğer cinslerinden daha fazla önem arz etmektedir. Bu itibarla onun ayrıcalığından kaynaklı olarak almış olduğumuz kuşburnu nektarının coğrafi işaretinin ilimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Gümüşhane’de bugüne kadar Gümüşhane Dut Pestili, Gümüşhane Kömesi, Gümüşhane Ekmeği, Gümüşhane Sironu, Kürtün Araköy Ekmeği, Gümüşhane Şeker Fasulyesi, Gümüşhane Deleme Peyniri, Gümüşhane Dölek Güveci, Kelkit Zilli Kilimi, Kelkit Şeker Fasulyesi, Kelkit Ketesi ve son olarak Gümüşhane Kuşburnu Nektarı için Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesi alındı.