Yerel Haberler
Hatay
LC Waikiki, Hatay Sörf Merkezi ile gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor
04 Kasım 2025 Salı - 09:59 LC Waikiki, Hatay Sörf Merkezi ile gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor Depremden hem fiziksel hem de ruhsal olarak derinden etkilenen Hatay’da gençlerin yeniden hayata tutunmalarına destek olmak amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, bölgenin sosyal ve ekonomik iyileşme sürecine ilham veren bir hikaye yazıyor. LC Waikiki’nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Bu hikaye ise "Hayatın Çizgisi" adlı belgeselle aktarılıyor. Depremin ardından zorlu günleri geride bırakmaya çalışan Hatay’da gençlerin yeniden hayata tutunmalarını sağlamak, özgüvenlerini geri kazanmalarına destek olmak ve sosyal yaşamla bağlarını güçlendirmek amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, kısa sürede bölgenin umut veren dönüşüm hikayelerinden biri haline geldi. LC Waikiki’nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturarak, toplumsal dayanışmanın, psikolojik iyileşmenin ve ekonomik kalkınmanın da sembolü haline geliyor. Sörf aracılığıyla gençlerin fiziksel ve ruhsal olarak güçlenmelerini hedefleyen merkez aynı zamanda bölgenin uzun vadede sörf turizmiyle yeniden canlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Hatay Samandağ’da kurulan merkez, 13-16 yaş arası gençlere üç aşamalı ücretsiz sörf eğitimi sunuyor. Temel sörf eğitiminden liderlik programına uzanan bu süreçte gençler hem sporla buluşuyor hem de özgüven, dayanıklılık ve takım ruhu kazanıyor. Proje, aynı zamanda yerel eğitmenlerin yetişmesini sağlayarak bölge için sürdürülebilir bir spor kültürü oluşturuyor. Bugüne kadar bin 500 öğrenciye temel sörf eğitimi veren merkez önümüzdeki yıllarda bu sayıyı artırmayı planlıyor. Proje, aralarında IPRA Golden World Awards, Hermes Creative Awards ve Best Business Awards olmak üzere ulusal ve uluslararası arenada pek çok ödül alırken örnek gösterilen sosyal sorumluluk projelerinden biri haline geldi. "Hayatın Çizgisi" belgeseli gençlerin yolculuğunu anlatıyor Hatay Sörf Merkezi’nin ilham veren bu hikayesi, "Hayatın Çizgisi" adlı belgeselde hayat buldu. Belgesel, depremin ardından yeniden doğan umudu, gençlerin denizle kurduğu bağı ve Hatay Sörf Merkezi’nin toplumsal iyileşmeye katkısını içten bir anlatımla yansıtıyor. Sörf yapan çocukların hikayeleri üzerinden, dayanışmanın ve yeniden başlamanın gücünü izleyiciye aktaran belgeselin özel gösterimi Hatay’da, basın mensupları, proje paydaşları, sörf yapan çocuklar ve ailelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. "Birlikte hayal kurabilmenin mümkün olduğunu görüyoruz" LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, proje hakkında şu ifadeleri kullandı: "Depremin ardından sadece şehirler değil, insanların umutları da yeniden inşa edilmeye ihtiyaç duydu. Hatay Sörf Merkezi, gençlerin yeniden güven kazandığı, birlikte üretmenin değerini öğrendiği bir alan haline geldi. Burada sörf bir spordan çok daha fazlası, dayanışma, paylaşım ve iyileşmenin dili. LC Waikiki olarak bu hikayenin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Çünkü bu proje birlikte hayal kurmanın ve beraber yeniden inşa etmenin mümkün olduğunu gösteriyor." Projenin kurucularından ve eğitmenlerinden Deniz Toprak ise merkezin etkisini şu sözlerle anlattı: "Bu proje, bölge halkı için bir başlangıç noktası oldu. Burada sadece sörf öğretmedik. Gençlerle birlikte yeniden başlamayı, umut etmeyi bırakmamayı, birlikte başarmayı öğrendik. Samandağ’ın doğası sörf için çok uygun. Amacımız, Samandağ’ı Türkiye’nin sörf turizmi açısından bilinen bir noktası haline getirmek. Burada yetişen gençlerin de sadece sporcu değil, bu dönüşümün yerel liderleri olmasını istiyoruz."
Aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen vatandaş, bakiyesi yetersiz olunca dolandırılmaktan kurtuldu
04 Kasım 2025 Salı - 09:50 Aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen vatandaş, bakiyesi yetersiz olunca dolandırılmaktan kurtuldu Hatay’da aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen adam, dalgınlık esnasında Ziraat Banka mobil uygulaması üzerinden gelen 20 bin TL ödeme isteğini kabul etse de hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Aracını satmak isterken dolandırılmaktan kurtulan adam, dolandırıcıların yeni tuzağına karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Antakya ilçesinde yaşayan Cem İbrahim Alkan, kent merkezinde bulunan bir işletmede çalışarak geçimini sağlıyor. Alkan, uzun süredir kullandığı otomobilini internet üzerinden ilana koyarak satmak istedi. Alkan’ın iş yerinde yoğun olarak çalıştığı esnada kendisinin Antalya’dan aradığını söyleyen bir şahıs, aracı satın almak istediğini söyleyerek 20 bin TL kapora göndermek için hesap numarası istedi. Şahsın aracı satın almak için kapora göndereceğini düşünen Alkan, şahsın kendisine Ziraat Bank Mobil uygulaması üzerinden gönderdiği 20 bin TL’lik ödeme isteğini kabul etti. Alkan’ın ödeme isteğini kabul etmesine rağmen hesabında 18 bin TL bulunduğu için karşı tarafın hesabına para geçmeyince dolandırıcı şahıs, bu defa Alkan’a 15 bin TL’lik ödeme isteğinde bulundu. İkinci gelen ödeme isteğinde, karşı tarafın kendisinden para talep ettiğini fark eden Alkan, dolandırılmaya çalıştığını anlayarak isteği reddetti. Aracını satın almak istediğini söyleyen dolandırıcı şahsı arayan Alkan, ‘Sen bana göndermiyorsun, benden para talebinde bulunuyorsun’ diyerek tepki gösterince dolandırıcı bir daha telefonları açmadı. Hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtulan Alkan, internet alışverişlerinde ve para transferlerinde dikkatli olmaları konusunda vatandaşları uyardı. "Alıcıdan bana 20 bin TL para talebi olan bir bildirim geldi, benim kafam dağınıktı ve bakmadan bildirimi onayladım" Aracını satmak için arayan şahsın ısrarla kendisinden ödeme isteyerek kapora atma bahanesiyle dolandırmaya çalıştığını anlatan esnaf Cem İbrahim Alkan, "Ben iş yerindeyken bir yabancı numara beni aradı. Aracımı bir satış ilan sayfasına koymuştum. Bir alıcı da araçla ilgili birkaç soru sordu. Alıcı aracının ekspertizini istedi ve biraz pazarlık yaptı. Alıcı bana, ‘Abi aracınızı beğendim, Antalya’dan arıyorum, cuma günü eşimle birlikte geleceğim ve bana iban atın ben size parayı göndereyim’ dedi. Ben de tamam dedim. İş yerinde yoğunluk olduğu için çalışıyordum. Alıcıdan bana 20 bin TL para talebi olan bir bildirim geldi. Benim kafam dağınıktı ve bakmadan bildirimi onayladım. Sonra birkaç dakika sonra alıcı beni arayarak ‘Abi ben sana parayı gönderdim ama gitmedi’ dedi. Benden tekrardan denememi istedi. Bankadan 15 bin TL para talebi olan bildirim geldi. Bildirime dikkatlice bakınca ‘Alıcı sizden şu kadar para talep ediyor ve onaylıyorsanız aşağıdaki linke tıklayın’ bildirime dikkatlice okuyunca onaylamadım. Onaylamadıktan sonra adamı alıcıyı aradım. ‘Kardeşim sen benden para talep ediyorsun, bu ne iş diye sordum. Alıcı bana, ‘Abi o önemli değil bankalar böyle yapıyor ve sen o linke tıkla’ dedi. Bildirime baktığımda ‘sen benden para talep ediyorsun ve bana para göndermiyorsun’ dedi. Alıcı bana linke tıkla diye ısrar etti ve sonra telefonu kapattı" dedi. "İlk bildirimde 20 bin TL istemişti ve ben de onay verdim ama hesabımda 18 bin TL vardı ve yetersiz bakiye olduğu için işlem gerçekleşmedi" Hesabında yeterli bakiye olmadığı için dolandırılmaktan kurtulduğunu ifade eden Alkan, "İlk bildirimde 20 bin TL istemişti ve ben de onay verdim. Hesabımda 18 bin TL vardı ve yetersiz bakiye olduğu için işlem gerçekleşmedi. İkinci bildirimde 15 bin TL para talebin bulunduğu bir bildirim daha geldi. Ben de bildirime dikkatli bakınca dolandırıcı olduğunu anladım ve onay vermedim. Bu paralar kolay kazanılmıyor. Herkesin başına geldiği gibi benimde başıma geldi. Benim şansım bakiyemde para olmadığından olmadı. Vatandaşlara sesleniyorum, internet alışverişlerinde ve para transferlerinde biraz daha dikkatli olalım" ifadelerini kullandı.
Kümesindeki 100 tavuk içerisinde mavi yumurtlayan 2 tavuğuna 10 yıldır gözü gibi bakıyor
04 Kasım 2025 Salı - 09:02 Kümesindeki 100 tavuk içerisinde mavi yumurtlayan 2 tavuğuna 10 yıldır gözü gibi bakıyor Hatay’da kümesinde bulunan 100 tavuğuyla yumurta üretimi yapan Nafile Sürmeli, 10 yıldır kendisinde olan ve mavi yumurtlayan Araucana cinsi 2 tavuğuna adeta gözü gibi bakıyor. Sürmeli’nin tavuklarının mavi yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Arsuz ilçesine bağlı Gözcüler Mahallesi’nde yaşayan Nafile Sürmeli, evinin bahçesindeki 100 tavuğuyla yumurta üretimi yaparak para kazanıyor. Sürmeli’nin 100 tavuğu içinden gözü gibi baktığı 2 tavuğuysa mavi yumurtlayan Araucana cinsi tavuklar. Özel yemlerle beslediği mavi yumurtlayan tavuklarının yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölge halkı tarafından tercih ediliyor. Mavi yumurtaların bölgede büyük ilgi gördüğünü söyleyen Sürmeli, komşularının da doktor tavsiyesiyle bu yumurtaları istediğini ifade etti. Sürmeli, "Yaklaşık 100 tavuğum var, bunların içinde sadece 2 tanesi mavi yumurtluyor. Daha önce 4 taneydi, ikisini sattım. Kalan iki tavuğa özel bakım yapıyorum, hastalıktan koruyorum. Yumurtaları da isteyen komşularıma doktor tavsiyesi üzerine veriyorum. Çocuklara faydalı olduğunu söylüyorlar" dedi. Mavi yumurtaların kabuğunun diğerlerine göre daha kalın olduğunu söyleyen Sürmeli, bu özelliğin yumurtaları daha uzun ömürlü hale getirdiğini belirterek, "Bu tavuklar bende 10 senedir var. Özel yemlerle besliyorum, dikkat ediyorum. Yumurta kabukları kalın, kırılmıyor. Çocuklara da iyi geliyor" ifadelerini kullandı.
Hatay’da kırsal mahallelere 200 durak yerleştirilecek
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:46 Hatay’da kırsal mahallelere 200 durak yerleştirilecek Hatay Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı sonuna kadar kırsal mahallelere 200 adet durak montajı gerçekleştirerek kent içi ulaşım sistemini daha erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), 15 ilçede modern, erişilebilir ve entegre bir toplu taşıma sistemi oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ulaşım ihtiyacını karşılamayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen HBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı, toplu ulaşım hizmetinin daha önce hiç sunulmadığı kırsal bölgelerde ulaşım ağını genişletmek amacıyla geçtiğimiz aylarda birçok ilçede yeni hatları devreye almıştı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri, yeni ulaşım hatlarının devreye alındığı kırsal bölgelerde vatandaşların talepleri doğrultusunda ihtiyaç olan noktalarda durak çalışması gerçekleştiriyor. Ekipler, il genelinde 200 adet durak montajı gerçekleştirerek kent içi ulaşım sistemini daha erişilebilir ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda; Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde bulunan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılan durağın yetersiz kalması nedeniyle mevcut durağa ek olarak yeni hastane durağı düzenlenerek montajı gerçekleştirildi. Yeni düzenleme ile birlikte vatandaşların hastaneye ulaşımı kolay ve konforlu hale gelirken hastane bölgesine erişim sağlayan toplu taşıma araçları da yeni durak üzerinden hizmet vermeye devam edecek. Ulaşım Dairesi yetkilileri, il genelinde toplu ulaşım hizmetlerini vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeyi sürdüreceğini ve ulaşım altyapısında yapılan bu tür iyileştirmelerle hem trafik akışının düzenlenmesini hem de vatandaşların günlük yaşamının kolaylaştırılmasını hedeflediklerini iletti. Yetkililer, kırsal bölgelerde ise 200 duraktan 150’sinin montajının tamamlandığını belirterek, 2025 yılında durak takılmamış hiçbir kırsal mahallenin kalmayacağını kaydetti.
Evinin yanındaki araziye çöp atanlardan bıktı, çözümü "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazısıyla buldu
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:40 Evinin yanındaki araziye çöp atanlardan bıktı, çözümü "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazısıyla buldu Hatay’da evinin yanı başında bulunan araziye çöp atanlara laf anlatamayan Ali Tancı, "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazılı tabelayı çitlere asarak çözüm buldu. Tancı, ilk görenleri gülümseten tabela sonrası çöp atılma oranında yüzde 80 düşüş yaşandığını söyledi. Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’nde yaşayan Ali Tancı, evinin yanı başında bulunan boş araziye atılan çöplerden dolayı muzdarip durumdaydı. Aralıklarla çevredeki evlere rahatsızlık veren arazideki çöpleri toplayan Tancı, altı ayda bir yaptığı temizliklerde iki kamyona yakın çöp toplar hale geldi. Vatandaşların çöpleri ve deprem sonrası yıkılan binaların hafriyat atıklarıyla kaplanan çöplerle başa çıkamayan Tancı, çözümü arazinin etrafında çevrili olan çitlere "Buraya çöp atan şerefsizdir" yazılı tabelayı asarak buldu. İlk görenleri gülümseten tabela sonrası, çöp atanların oranında yüzde 80 azalma olduğu görüldü. "Tabelada ’buraya çöp atan şerefsizdir’ yazısını ben yazdım, sebebi ise maalesef vatandaşlarımız çok bilinçsizler" Vatandaşların çöpleri boş araziye dökmesine tepki göstermek için tabelayla yazı astığını söyleyen Ali Tancı, çevreye yayılan kokudan dolayı tabeladan önce altı ayda bir iki kamyon çöp topladığını belirterek, "Tabelada ’buraya çöp atan şerefsizdir’ yazısını ben yazdım. Sebebi ise maalesef vatandaşlarımız çok bilinçsizler. Adam evinde tadilat yapıyor ve molozunu getirip kamyonla buraya döküyor. Adam evinden çöpüyle birlikte buraya kadar geliyor ve çöp konteynerine beş metre kala uzaktan atıyor. Uzaktan attığı çöp konteynerin yanına düşüyor. Hurdacılar gelip çöp konteynerinin içindekileri çöpleri çıkarıp karıştırıyorlar. İşine lazım olanı alıyor ve döktüğü çöpleri yerde bırakıyor. Dolayısıyla bu çöpler birikiyor. Ben her altı ayda bir buradan iki kamyon çöp çıkardım" dedi. "Bu yazıyı yazdıktan sonra yüzde 80 azalma oldu ama atanlar var, çöpü hala atanlar da herhalde kendisine bu yazıyı yakıştırıyordur" Yazıyı yazdıktan sonra çöp atanların oranında yüzde 80 azalma olduğunu söyleyen Tancı, "Özellikle evinin bahçesini temizleyenler çöpünü, maalesef çöp konteynerinin yanına bırakıyor. Temiz bir çevrede yaşamak varken insanlar pislik içinde yaşamayı seçiyor. Biz bu duruma alışık değiliz. Bu yüzden bu yazıyı yazdım. Bu yazının da faydası oldu. Bu yazıyı yazdıktan sonra yüzde 80 azalma oldu ama atanlar var. Çöpü hala atanlar da herhalde kendisine bu yazıyı yakıştırıyordur. Önceden olsa burada duramazdık. Kendi imkanlarımla buradan iki kamyon çöp çıkardım. Hala burada bir kamyon çöp var. Burası altı ay sonra geldiğimizde tekrardan çöpleri göreceksin, maalesef insanlarımız buna dikkat etmiyor. Burası zaten deprem bölgesi, toz toprak içinde yeniden yapılanma sürecindeyiz. Biraz temiz nefes almak istiyorsak çevremizi temiz tutalım ve temiz kalsın. İnsanlar evlerinin önü değil diye eline ne gelirse ne varsa atıyorlar. Bu çöp konteynerlerini boşa koymamışlar, çöp konteynerinin içine atın. Buraya evinin bahçesini temizleyip, evini tadilat yapıp molozunu dökenler var. Burası çöp toplama merkezi değil. Molozların döküleceği yerler var. Bunlara neden uymuyoruz arkadaşlar" ifadelerini kullandı.
Çakmağını tamir ettiği doktorun kendine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanıyla 40 yıldır ekmek parasını kazanıyor
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:24 Çakmağını tamir ettiği doktorun kendine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanıyla 40 yıldır ekmek parasını kazanıyor Hatay’ın İskenderun ilçesinde 63 yaşındaki esnaf, 40 yıl önce başladığı mesleğini 30 yıldır 2 metrekarelik dükkanında yaşatmaya devam ediyor. Bölge halkı tarafından "Çakmak Doktoru" olarak bilinen esnaf, tamir edemediği çakmak olmadığını söyledi. İskenderun kent merkezi Şehit Pamir Caddesi’nde bulunan 2 metrekarelik dükkanında 30 yıldır mesai yapan 63 yaşındaki Mehmet Çetin, 40 yıldır bozulan çakmaklara hayat veriyor. Meslek hayatına başladığı Gaziantep’te çakmağını tamir ettiği doktorun kendisine verdiği "Çakmak Doktoru" unvanını yıllardır taşıyan Çetin, Türkiye’nin dört bir yanından insanların çakmaklarını tamir ettirmek için kendine gönderdiğini söyledi. Mini iş yerinde büyük bir azimle çalışan Çakmak Doktoru Çetin, çevredeki esnaf tarafından işine duyduğu saygı ve emeğiyle takdir topluyor. Gaziantep’te başladığı meslek hayatında "Çakmak Doktoru" unvanını aldığını belirten Çetin, "Gaziantep Devlet Hastanesi’nin önünde çakmak tamirciliği yaparken bir gün başhekim bana bozuk bir çakmak getirdi. ’Bunu yapabilir misin’ diye sordu. Dört gün sonra gidip çakmağı teslim ettim, adam bir şey demeden gitti. İki gün sonra hastanenin tabelasıyla geldi, üzerine ’Çakmak Doktoru’ yazmış. ’Bu unvanı hak ettin’ dedi. O günden beri bu lakapla anılıyorum" 1984 yılından bu yana İskenderun’daki 2 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren Mehmet Çetin, Bugüne kadar tamir edemediği bir çakmak olmadığını söyleyerek "Henüz tamir edemediğim bir çakmak icat edilmedi. Yurt dışından, şehir dışından binlerce liralık çakmaklar tamir için gelir. Ben işimi severek yapıyorum, helal kazancımla rızkımı buradan çıkarıyorum" dedi. Komşu esnaf olan Halise Özen, "Çakmak Doktoru" Mehmet Çetin’i dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insanlığıyla tanımlayarak "Mehmet Bey çok iyi bir insan, çok iyi bir esnaf. 9 yıldır tanırım, komşuluğundan da işinden de hiç şikayetim olmadı. Üç çocuğunu bu küçücük dükkanda büyüttü, üniversiteye gönderdi. Gerçekten azmin ve alın terinin ne olduğunu gösteriyor" dedi.