Yerel Haberler
Hatay
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:56 OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş: "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, stratejik ortaklıkların uluslararası ilişkilerde belirleyici unsur olduğunu belirterek, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" dedi. OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu. Yalçıntaş, profesyonel yaşamındaki tecrübelerini, savunma sanayiindeki stratejik dönüşümü ve Türkiye’nin yerli-milli üretim vizyonunu gençler ile paylaştı. Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayiinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin önemine dikkat çeken Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi’nin gelişim sürecine ve bu süreçte karşılaşılan kritik aşamalara değindi. Yalçıntaş, "Altay’ın hikayesi, Türk ordusunun tank yapma hikayesi. 2000 yılından başlıyor. 26 yıl süren, birçok defa durma noktasına gelen bir mücadele. Türkiye o anlamda vazgeçseydi, dursaydı ne Altay tankı, ne İHA’lar ne de gemiler olacaktı" ifadelerini kullandı. "Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes desteği anında kesti" Türkiye’nin geçmişte savunma sanayii alanında dışa bağımlı bir yapı içerisinde bulunduğunu belirten Yalçıntaş, "1974 yılına kadar Türkiye, tüm savunma sanayii ihtiyaçlarını ithal ediyordu. Gemisini, uçağını, tankını ABD, Almanya ve başka ülkelerden satın alıyordu. ‘Biz NATO üyesiyiz, bize her zaman destek olurlar’ deniliyordu. Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes her türlü desteği anında kesti" dedi. "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" Uluslararası ilişkilerde stratejik çıkarların belirleyici olduğunu ifade eden Yalçıntaş, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi kapasitesini oluşturma kararlılığının bu süreçte şekillendiğini belirten Yalçıntaş, "Biz Türkiye olarak kendi işimizi kendimiz yapalım dedik. ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ o zaman başladı" ifadelerini kullandı. Altay Projesi’nde seri üretim aşamasında yaşanan motor krizine de değinen Yalçıntaş, "Otokar firması ilk denemesini yaparken motoru Almanya’dan aldı. Seri üretimde de oradan alınacağı söylendi. Ancak seri üretim safhasına gelindiğinde ‘Biz size motor vermeyiz’ dediler. Bütün çalışmalar bir anda sıfıra indi" dedi. Savunma sanayiinde bağımsızlığın önemine dikkat çeken Yalçıntaş, "Stratejik anlamda savunma alanında ülkelerin kendi kendine yeterli olması şarttır" şeklinde konuştu. Gençlere kariyer planlaması konusunda da tavsiyelerde bulunan Yalçıntaş, büyük hedefler doğrultusunda çalışmanın önemini vurguladı. Program sonunda öğrencilerin sorularını cevaplayan Prof. Dr. Yalçıntaş, "Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi" kitabını üniversiteli gençler için imzaladı.
Enkaz altındaki kardeşiyle yaptığı konuşmayı unutamayan kadın, Yağmur Apartmanı’nda kaybettiği 13 yakını için adalet istiyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47 Enkaz altındaki kardeşiyle yaptığı konuşmayı unutamayan kadın, Yağmur Apartmanı’nda kaybettiği 13 yakını için adalet istiyor Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde depremde çöken ve 26 kişiye mezar olan Yağmur Apartmanı’nda 13 yakınını kaybeden Zübeyde Kahraman, enkaz altında kalarak kurtarılmayı bekleyen kardeşi Zeynep ile yaptığı son konuşmayı unutamıyor. Kahraman, karar çıkmayan Yağmur Apartmanı’nın 16 Ocak 2026 tarihinde görülecek 4’üncü davasında adaletin sağlanmasını istiyor. Kahramanmaraş merkezli depremde en çok hasara uğrayan Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken, yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Kırıkhan ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Yağmur Apartmanı, depremin ilk saniyelerinde yerle bir olmuş ve 26 vatandaş hayatını kaybetmişti. Kırıkhan ilçesi Gazi Mahallesi’nde yaşayan Zübeyde Kahraman’ın 13 yakını Yağmur Apartmanı enkazında hayatını kaybetti. Depremin üzerinden günler geçmesine rağmen Kahraman, ailesinin acısını ilk günkü gibi hissediyor. Apartmanın enkazında kalan kız kardeşi Zeynep Kahraman ile depremin 4’üncü gününde iletişime geçen Kahraman’ın yürekleri dağlayan son konuşma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yağmur Apartmanı’nın müteahhiti Ahmet Kefsiz ve diğer sorumlular hakkında açılan davada ilk duruşma 13 Şubat 2024 tarihinde görüldü. Depremin üzerinden bin gün geçerken yakınları için adalet peşinde koşan Zübeyde Kahraman, 16 Ocak 2026 tarihinde görülecek davada suçluların cezalandırılmasını istiyor. "Depremin üzerinden yıllar geçse de acılarımız hala taze ve istediğim tek şey adalet, başka bir şey istemiyorum" Deprem sırasında yıkılan Yağmur Apartmanı’nın enkazında kalan kardeşiyle 4’üncü gün iletişime geçen Zübeyde Kahraman, kardeşiyle yaptığı konuşmayı ömrü boyunca unutmayacağını belirterek aynı bina enkazında hayatını kaybeden 13 yakını için adalet çağrısı yaptı. Kahraman, "Kırıkhan ilçesinde bulunan Yağmur Apartmanı’nda depremde ailemden kız kardeşim, eniştem, yeğenlerim ve kuzenlerim olan 13 kişiyi kaybettim. Yağmur Apartmanı’nın enkazında arama kurtarma ekipleri, depremde enkaz altında kalan kız kardeşim olan Zeynep’i kurtarma çalışmaları yapıyordu. Enkaz altında Zeynep, ’ben buradayım’ diyerek arama kurtarma ekipleriyle iletişime geçti. Ben de depremin dördüncü gününde kız kardeşimle sesli iletişime geçtim. Kız kardeşimi teselli edebilmek için güçlü olmak zorundaydım ama güçlü olurken de nasıl acı çektiğimi ancak ben biliyorum. Bunu yaşayan bilir, kardeşimin sesiyle hala yaşıyorum. Yağmur Apartmanı’nda toplam 26 kişi hayatını kaybetti. Benim ailemden 13 kişi depremde öldü. Deprem anında görgü tanıkların ifadesine göre apartman ilk 8 saniye içinde yıkıldı. Depremin üzerinden bin gün geçti ve adalet istiyoruz. Yağmur Apartmanı hakkında ilk duruşmamız 13 Şubat 2024 iken 4’üncü duruşmamız 16 Ocak 2026 gününde görülecek. Depremin üzerinden yıllar geçse de acılarımız hala aynı ve 6 Şubat’tan çıkamıyoruz. Ben her gün evde annemin ağıt sesini dinliyorum. Bu acılarla nasıl yaşanılabilir ki bu şekilde yaşamak bana ağır geliyor. Ben artık yoruldum ve gücümü kaybediyorum. Benim depremden önce bambaşka bir hayatım vardı ama şimdi bambaşka bir insan oldum. İstediğim tek şey adalet, başka bir şey istemiyorum" ifadelerini kullandı.