Yerel Haberler
Hatay
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:06 Girişimde Kadın Gücü Projesi’nin Hatay etkinliği yapıldı Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteğiyle beş yıldır sürdürülen Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında Hatay’da ‘İlham Buluşması’ düzenlendi. Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile 2021 yılında başlatılan Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında Hatay’da ‘İlham Buluşması’ düzenlendi. Etkinliğe Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin ile DASİFED Başkanı Gülay Gül’ün yanı sıra iş dünyası ve sivil toplum liderleri katılım gösterdi. "Kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız" Deprem felaketinin yaralarını sarmaya devam eden Hatay’daki iş gücü piyasasını değerlendiren TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez "Şehrin kapasite kullanım oranları ülke ortalamasına yaklaşmış olsa da fiziksel altyapı, kalıcı üretim istihdamı ve talep tarafındaki kırılganlıklar sürüyor. Öte yandan kadın-erkek arasındaki gelir, eğitim ve benzeri fırsat eşitsizlikleri depremin etkisiyle belirgin biçimde derinleşmiş durumda. Her şeye rağmen burada kalan, kendisi ve kenti için fayda üretmeye hazır kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız. Biz de Girişimde Kadın Gücü Projesi ile üretme, ilerleme, bu ülkeye katkı sunma ve kendi kaderini kendi tayin etme kararlılığına sahip olan kadınlara yeni bir başlangıcın kapısını açıyoruz" dedi. "Piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açılmalı" Son yirmi yılda inşa edilen serbest ticaret sistemi ve küresel tedarik zincirlerinin art arda gelen şoklarla sarsıldığını söyleyen Sönmez, "Ülkemizde ise yakın coğrafyamızdaki istikrarsızlık, sanayicimizi enerji, lojistik ve sipariş belirsizliği kanallarından vuruyor. Buna bir de ABD’nin gümrük tarifeleriyle yükselen korumacılık dalgasını eklemeliyiz. Bu iç ve dış baskılara rağmen büyük bir dirençle faaliyetlerini sürdüren KOBİ’lerimize finansmana erişim başta olmak üzere, piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açmak aciliyet arz ediyor" diye konuştu. Sönmez sözlerine şöyle devam etti: "Öte yandan Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan paket bizler için bir ışık oldu. Kurumlar vergisi düzenlemeleri, transit ticaret teşvikleri, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini ülkemize çekmeye yönelik vergi avantajları ve teknoloji girişimciliğini destekleyen yaklaşımın, iş dünyamızda pozitif yönlü bir hareketlilik oluşturacağına inanıyoruz. Bu adımların kalıcı ve kapsayıcı büyümeye dönüşmesi için ise mali disiplin, yapısal reformlar ve güven ortamının iyileştirilmesi konularının çözüme kavuşturulması gerekiyor." "Sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor" Refahı artırmak, sanayide dönüşümü hızlandırmak ve ihracatta rekabet gücü için öncelikle enflasyonda kalıcı iyileşme sağlanması gerektiğini ifade eden TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, "Kısa vadede, enflasyonla mücadeleden taviz vermeden, reel kesimin finansman ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yanıt verecek, sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor. Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretimi ve ihracatı artıran, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıran, verimliliği merkeze alan kapsamlı bir sanayi stratejisinin ortak akılla geliştirilmesi belirleyici olacaktır" açıklamasında bulundu. Diren, deprem bölgesinin durumu ve kadınların eşit koşullarda hayata katılımıyla ilgili olarak ise şunları söyledi: "6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canları rahmetle anıyorum. Böylesine büyük bir yıkımın ardından bölgenin yeniden cazibe merkezi haline gelmesi; teşviklerin yanı sıra ve daha da ötesinde, güçlü altyapı ve nitelikli insan kaynağını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Öte yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmanın, kadınların hayatın her alanına eşit hak ve fırsatlarla katılımıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği için farklı alanlarda eş zamanlı ilerlemeyi kritik görüyoruz; eğitim ve istihdamda fırsat eşitliği, bakım ekonomisinin güçlendirilmesi, karar alma mekanizmalarında eşit temsil ve şiddete karşı sıfır tolerans. Kadınların yönetimde, karar mekanizmalarında eşit temsilini ve kadın girişimciliğini, daha fazla kadına ilham veren ve onları ekonomik hayata dahil eden temel kaldıraçlar olarak görüyoruz." "Katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla fırsatları yakalayabiliriz" Anadolu Grubu Onursal Başkanı Tuncay Özilhan, "İçinden geçtiğimiz bu çoklu krizler çağında jeopolitik gelişmelerin, tedarik zincirlerindeki kırılmaların ve güven erozyonunun ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskı artarken, Türkiye’nin mevcut risklere rağmen çok önemli fırsatlara sahip olduğuna inanıyorum. Bu fırsatları yakalamamız ancak katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla mümkün olacak. Bu çerçevede, şimdiye kadar yararlanamadığımız kadın iş gücünü devreye sokmamız gerekiyor. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, gençler eğitimle desteklenirse geleceğe güven artar, iş dünyası sorumluluk aldıkça umut çoğalır. Hepimize düşen görev, bu anlayışı sözde bırakmamak, kararlarımızda, yatırımlarımızda ve kurum kültürümüzde hayata geçirmektir" dedi. "Kamu, iş dünyası ve STK’lar kadın dayanışmasını desteklemeli" TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı & İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Kadınların toplumdaki yeri ve statüsü olması gerekenin ve özlenenin çok gerisinde. ‘Ne Eğitimde Ne İstihdamda’ olan gençler içerisinde kadınların oranına baktığımızda, OECD sıralamasına göre %31’i aşan bir oranla maalesef ilk sıradayız. Bu da sistemin kadınları dışarıda bıraktığının bir göstergesi. Bölgesel olarak eşitsizlikler daha da derinleşiyor. Ancak bölgedeki kadim dayanışma kültürü, kadınların omuzlarında can bulmayı sürdürüyor. Deprem sonrasında kadınların ekonomik hayata katılımını sağlamak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla çok sayıda kadın kooperatifi aktif hale geldi. Kamuya, iş dünyasına ve STK’lara da somut politika önerileri ve özel teşviklerle bu dayanışmayı desteklemek düşüyor. Girişimde Kadın Gücü’nün de bu doğrultuda tetikleyici olacağını umuyoruz" açıklamasında bulundu. Özel oturumda ‘dayanıklılık’ vurgusu Açılışın ardından Index Grup Kurucu CEO’su Erol Bilecik’in moderatörlüğünde, ‘Dayanıklı Ekonominin Anahtarı: Kapsayıcılık ve Dönüşen Tedarik Zincirleri’ başlıklı özel oturum yapıldı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve Sütaş Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Veral’in katılımıyla düzenlenen oturumda krizlere karşı dayanıklı yapı kurmak, girişimci kadınların karşılaştığı zorluklar, büyük şirketlerin ve finans sektörünün bu süreçteki rolü gibi konular ele alındı. "Kadınlar çadır ortamında bile üretme, markalaşma gayreti gösterdi" Aran, oturumda yaptığı konuşmada 6 Şubat deprem felaketlerinin ardından çok sık geldiği Hatay’da kadın üretim kooperatiflerinin hangi şartlar altında ayağa kalkmaya çalıştığına yakından tanık olduğunu ifade ederek, "Konteynerlerin bile lüks olduğu deprem sonrası ilk dönemlerde çadır ortamında yaşamlarını sürdüren kadınların üretme gayreti, markalaşma çabası ve bunların oluşturduğu ekonomik değer kalkınma açısından takdire değerdi. Beni çok etkileyen bu hikayelerin hepsi deprem sonrasında kadının iyileştirme gücünü, azmini ve çabasını göstermesi bakımından çok önemli, kıymetli" dedi. TÜRKONFED ile yürüttükleri Girişimde Kadın Gücü projesi ile şimdiye kadar 12 binin üzerinde kadına ulaştıklarını belirten Aran, 2023’te yayımladıkları Kadının Güçlenmesi Bildirgesi ile taahhüt ettikleri girişimci kadınlara 5 yıl içinde 100 milyar TL finansman sağlanması hedefine 2025 yılının ilk çeyreğinde ulaştıklarını söyledi. Aran, taahhütlerini 2028 sonuna kadar 250 milyar TL’ye çıkardıklarını, bu kaynakla kadınlara özellikle finansmana erişim noktasında yaşadıkları zorluklar konusunda destek olmaya devam edeceklerini söyledi. Etkinlikte; Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz da bankanın kadın girişimcilere sağladığı destekler hakkında bilgi verdi. İlham Buluşması paneli yapıldı Etkinliğin ana panelinin moderatörlüğünü ise TEK Bilişim Kurucu CEO’su ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu üstlendi. Erdem Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, HATAY KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı ve KEBO Kurucu Ortak Çiğdem Kıral ile Delta Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve İSİFED Başkanı Ayşe Nur Selçuki’nin konuşmacı olduğu panelde kapsayıcılık, dayanıklılık ve tedarik zincirleri odağında, girişimci kadınların bu sürecin neresinde konumlandığı değerlendirildi. Mesleki eğitime anlamlı destek Etkinliğin ardından TÜRKONFED Heyeti, Türkiye İş Bankası yetkilileri, iş insanları ve STK temsilcileri, Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesi içinde açılan ve Erol Bilecik’in merhum anne ve babasının adını taşıyan Semiha & Abbuş Bilecik Atölyeler Binası’nın açılışına katıldı. Beş yılda 12 bin girişimci kadına ulaşıldı Girişimde Kadın Gücü Projesi; Türkiye’nin farklı bölgelerindeki girişimci kadınların dijitalleşmeye uyum sağlamalarını desteklemeyi, girişimcilik ekosisteminde kadınların görünürlüğünü artırmayı, iş birliği ağlarını güçlendirmeyi ve iş dünyasında daha etkin bir konumda yer almalarını sağlamayı hedefliyor. 2021 yılından bu yana 12 binden fazla kadının eğitim aldığı proje kapsamında ayrıca 149 girişimci kadına mentörlük, 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi desteği, 26 girişimci kadına iş geliştirme desteği verildi. 3 girişimci kadının Silikon Vadisi’ndeki ekosistemle buluşturulduğu projede, podcast serileri, ilham buluşmaları ve üretici kadınlara özel satın alma günleri de gerçekleştirildi. Sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir ekosistem oluşturulacak Projenin 2026-2027 yıllarını kapsayan iki yıllık yeni döneminde; çevrim içi ve yüz yüze eğitimler, saha etkinlikleri ve dijital platformlar aracılığıyla toplam 7 bin 500 girişimci ve girişimci adayı kadına daha erişim sağlanacak. 120 girişimci kadına, her yıl 6 ay süreyle mentörlük desteği verilecek. Bu programa katılan girişimciler arasından jüri tarafından başarılı bulunan 60 girişimci kadına iş geliştirme ödülü verilecek. Yeni dönemde ayrıca dijital içerikler, mezunlar ağı ve uçtan uca destek mekanizmalarıyla girişimci kadınların sürdürülebilir büyümesini destekleyen güçlü bir ekosistem oluşturulması amaçlanıyor.
İlk kez duyanları şaşırtsa da 2 bin nüfuslu mahallede herkes ‘Dadük’ soy ismini taşıyor
12 Ekim 2025 Pazar - 09:44 İlk kez duyanları şaşırtsa da 2 bin nüfuslu mahallede herkes ‘Dadük’ soy ismini taşıyor HATAY (İHA) – Hatay’da bulunan 2 bin nüfuslu Gözene Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların hepsi ‘Dadük’ soy ismini taşıyor. Bölgede ‘Dadük’ olarak tanınan mahalleye ilk kez gelenler herkesin aynı soy ismi taşıması karşısında şaşkınlık yaşıyor. Samandağ ilçe merkezine 8 kilometre uzaklıkta dağ yamacında yer alan 410 hanelik Gözene Mahallesi’nde yaklaşık 2 bin vatandaş yaşıyor. Nüfusunun kalabalık olmasıyla tanınmış bir mahalle olan Gözene’yi ön plana çıkaransa mahallede yaşayan herkesin soy isminin ‘Dadük’ olması. İnsanların birine kendini tanımakta anne ve baba ismini kullanırken Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının hayata girmesiyse resmi işlerde yaşanan karışıklıkların son yıllarda önüne geçti. Mahallede en çok dikkat çeken unsurlardan biriyse mahalle mezarlığında bulunan mezarlardaki insanların hepsinin soy isminin aynı olması. "Öğretmenler ve yabancı kişiler hariç diğer yaşayanlar ‘Dadük’ soy ismine sahipler Gözene Mahallesi Muhtarı Yusuf Dadük, mahalleye ilk kez gelenlerin ‘Dadük’ soy ismi karşısında şaşkınlık yaşadıklarını belirterek "Bütün Hataylılar ve Samandağlılar normalde bize Dadükler derler. Yabancı yerlerden gelenler ‘Dadük köyü’ olarak biliyorlardı. Köyün ismi Dadük değil Gözene’dir. Bütün köyde yaşayan insanların hepsinin soy isimleri ‘Dadük’. Öğretmenler ve yabancı kişiler hariç diğer yaşayanlar ‘Dadük’ soy ismine sahipler. Köyümüzde yaklaşık 410 hane olarak 2 bin kişi yaşıyor. Bu köyde herkesin soy ismi ‘Dadük’. Bu durum karışıklığa sebep oluyor. Genelde babaların isimlerini söylediğinde kim olduğunu çıkartıyoruz. Köyde 8 aile olduğu ve onlarında kökünü bildiğimiz için sorun olmuyor. Dışardan gelen öğretmenler veya başka birileri geldiği zaman sorular soruyorlar. Öğretmenler soru olmuyor ve vatandaşlarda sorun oluşturmuyor. Öğretmenler ilk geldiklerinde şaşırıyorlar ama sonra alışıyorlar" dedi. "Hepimizin soy isimleri ‘Dadük’ ve dededen gelen soy ismi, hala taşımaya devam ediyoruz" Atalarından kendilerine kalan ‘Dadük’ soy ismini taşımaya devam ettiklerini belirten Muhsin Dadük, "Hepimizin soy isimleri ‘Dadük’. Dededen gelen soy ismi, hala taşımaya devam ediyoruz. Bundan önce değişiklik olmadı ve olmayacak. Eskiden kimlik numaraları olmadan çok karışıklık çıkardı. Kimlik numarası çıktıktan sonra sorun çözüldü. Benim ismim de Muhsin Dadük, köyde herkesin soy ismi ‘Dadük’ oldu" ifadelerini kullandı.